SAĞLIK
Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor 24 Mart 2026 Salı - 16:56:58 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Şahin, "144 yıl önce Robert Koch tarafından M. Tuberculosis Basilinin keşfedildiği ve hastalığın teşhis ve tedavisinin yolunu açan 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl 24 Mart ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak anılmaktadır" dedi. Verem hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Özşahin, "Verem mikrobik bir hastalıktır. Tanısı kolay, tedavisi ucuz ve ülkemizde parasızdır. Hastalık kesin olarak tedavi edilebilmektedir. Ancak yine de dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişi verem olmakta ve bunların 1/4’ü bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği vb. bu sorunun nedenleridir" diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verem hastalığı için 1993 yılında acil durum ilan ettiğine ve Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirdiğine dikkat çeken Özşahin, "Balgam incelemesine dayalı kesin tanı, düzenli sağlanan ilaçlar ile en az 6 ay süre tedavi, ilaçların hastaya gözetim altında yutturulması ve uygun bir kayıt kontrol sistemi, bu stratejinin bileşenleridir. DSÖ’nün hedefi 2050 yılında tüberkülozdan arınmış bir dünyaya kavuşmaktır" dedi. Ülkemizde her yıl, her 100 bin kişiden yaklaşık 15’inin vereme yakalandığının altını çizen Özşahin, "Bu hastalar Verem Savaş Dispanserlerinin takibinde tedavi edilmektedir. Ülkemizde nüfus hareketlerinin yoğunluğu bu sorunun günümüzde ve ileride kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, zayıflama, terleme gibi yakınmaları olan hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmaları tanı ve tedavideki ilk basamaktır" ifadelerini kullandı.
ESOGÜ Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kutlandı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:49 ESOGÜ Hastanesi’nde 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kutlandı Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde "Dünya Prematüre Günü" dolayısıyla bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte konuşan Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özge Aydemir, Dünya Prematüre Günü’nün her yıl 17 Kasım’da erken doğumun neden olduğu zorluklara dikkat çekmek ve ailelere destek olmak amacıyla kutlandığını ifade etti. Bu özel günün sembolü olan mor rengin prematüre doğumların yaygınlığını ve önemini simgelediğini ifade eden Prof. Dr. Aydemir, mor rengin gücü simgelediğini belirterek, prematüre bebeklerin hayatta kalma ve gelişim yolculuğunun zorluğunu vurguladı. Prematüre doğan bebeklerin sağlıklı bir geleceğe adım atmaları için Neonatoloji Yoğun Bakım Ünitesi ekibinin ailelerle el ele çalışmaya devam edeceğini belirten Prof. Dr. Aydemir, ESOGÜ Hastanesi Neonatoloji Yoğun Bakım Ünitesi’nin 2., 3. ve 4. düzey donanımıyla bölgenin referans merkezi olarak hizmet vermekte olduğunu ve burada Neonatoloji uzmanları, yan dal uzmanları ve deneyimli hemşirelerin yanında destek ekipleriyle prematüre bebeklerin sağlıklı bir şekilde hayata tutunmaları için büyük çaba sarf edildiğini ifade etti. Prof. Dr. Özge Aydemir, Neonatoloji uzmanları ve özelleşmiş yenidoğan hemşirelerinin, prematüre bebeklerin izlenmesi ve tedavisinde kritik bir role sahip olduğunu vurguladı. Etkinlikte, günün anlam ve önemine dikkat çekmek için mor süslemelerle hazırlanan bir pasta da kesildi. Etkinliğe Hastane Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Koray Harmancı, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Neslihan Tekin, Prof. Dr. Coşkun Yarar, Prof. Dr. Özge Aydemir, Prof. Dr. Özge Sürmeli Onay, Doç. Dr. Zeren Barış, Doç. Dr. Yusuf Aydemir, Doç. Dr. Gürkan Bozan, Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Barsan Kaya, Dr. Öğr. Üyesi Emre Güngör ve Hastane Başmüdürü Ayşe KIRCI ile ESOGÜ Hastanesi’nde prematüre olarak dünyaya gelerek mezuniyet belgesiyle uğurlanan bebekler ve aileleri katıldı.
Diyarbakır’da Dünya Prematüre Günü etkinliği
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:33 Diyarbakır’da Dünya Prematüre Günü etkinliği Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Etkinliğe Bağlar Kaymakamı Necdet Özdemir, Diyarbakır İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, Diyarbakır Orman İşletme Müdürü Davut Ayzit, Gazi Yaşargil EAH Başhekimi Doç. Dr. Öner Avınca ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. Programda Diyarbakır Personel Hizmetleri Başkanı Dr. Sıdıka Birgül Tezcan, prematüre bebeklere ve ailelerine ithafen şiir okudu. Ardından Doç. Dr. Nilüfer Okur, prematüre doğumla ilgili farkındalığın artırılması ve toplumsal bilincin güçlenmesi amacıyla bilgilendirme sunumu gerçekleştirdi. Etkinlik kapsamında, prematüre olarak dünyaya gelip verilen tedavilerle sağlığına kavuşan bebeklerin hastanedeki mücadele süreçlerini anlatan kısa bir video gösterildi. Aileler duygu dolu anlar yaşadı. Yakın zamanda taburcu olan ve büyüme süreçlerini sağlıklı şekilde sürdüren prematüre bebekler etkinliğe davet edildi. Minik misafirlere günün anısına çeşitli hediyeler verildi. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Emre Asiltürk, programda yaptığı konuşmada prematüre bakım hizmetlerinin bölgedeki önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: ‘’Diyarbakır’da dünyaya gelen her iki çocuktan biri Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanemizde takip ediliyor. Alanında yetkin, çok değerli hocalarımızın özverisiyle bölgemize güçlü ve nitelikli bir yenidoğan hizmeti sunuyoruz. Dünya Prematüre Günü, erken doğan bebeklerimizin hayata tutunma mücadelesini görünür kılmak, ailelerimizin yanında olduğumuzu göstermek ve toplumda bu konuda farkındalık oluşturmak için çok kıymetli bir gündür. Prematüre bebeklerimizin her bir adımı, hem sağlık çalışanlarımızın emeğini hem de ailelerimizin büyük sabrını temsil ediyor." Etkinliğin sonunda Diyarbakır Orman İşletme Müdürlüğü ile yapılan iş birliği kapsamında hastane bahçesinde oluşturulan ‘Prematüre Hatıra Ormanı’ için fidanlar dikildi. Aileler ve sağlık çalışanlarının hep birlikte diktiği her fidan, prematüre bebeklerin yaşam mücadelesinin simgesi olarak toprakla buluştu. Program, Dünya Prematüre Gününün rengi olan mor balonların hep birlikte gökyüzüne bırakılmasıyla son buldu. Mor balonlar, prematüre bebeklerin hayata tutunma umudunu ve ailelerin dayanışmasını simgeleyerek gökyüzüne yükseldi. Duygusal ve farkındalık dolu etkinlik, prematüre bebeklerin mücadelesine dikkat çekmenin yanı sıra kurumlar arası işbirliği ile de Diyarbakır’da güçlü bir dayanışma mesajı verdi.
Mardin’de 112’nin telefonla yönlendirmesiyle bir baba doğumu gerçekleştirdi
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:29 Mardin’de 112’nin telefonla yönlendirmesiyle bir baba doğumu gerçekleştirdi Mardin’de, sağlık personelinin telefonla yönlendirmesiyle doğum sancısı başlayan kadına, eşi tarafından doğum yaptırıldı. İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Mardin’in Artuklu ilçesinde doğum sancısı başlayan bir kadın için yakınları tarafından 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Çağrıyı karşılayan sağlık personeli, bir yandan bölgeye ambulans sevk ederken diğer yandan baba ile iletişim kurarak sakin kalmasını sağladı ve doğum adımlarını anlattı. Baba, sağlık personelinin yönlendirmeleriyle doğumu gerçekleştirdi. Kısa süre sonra adrese giden sağlık ekipleri anne ve bebeğin ilk kontrollerini yaptıktan sonra ikisini de ambulansla hastaneye nakletti. Anne ve bebeğin durumlarının iyi olduğu bildirildi. Sağlık personelini tebrik eden Mardin İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Saffet Yavuz, şöyle konuştu: ’’112 Acil Çağrı Merkezi’miz yalnızca acil durumlara yanıt veren bir hat değil, aynı zamanda insan hayatına dokunan bir güven köprüsüdür. Olay anında gösterilen soğukkanlılık, mesleki donanım ve ekip ruhu, sağlık çalışanlarımızın görevlerini ne denli özveriyle yerine getirdiklerini bir kez daha ortaya koymuştur." Acil tıp teknisyeni Elif Köseni ise yaşanan olayı şu sözlerle anlattı: ’’Komuta kontrol merkezine gelen ihbar üzerine aileye telefon ile rehberlik ettim. O an önceliğim annenin de bebeğin de doğumunu gerçekleştirmekti. Ekip olarak hızlıca organize olduk. Ambulans ekibim olay yerine ulaştığında anne de bebek de gayet sağlıklıydı. Bu tür anlarda ekip ruhu ile hareket etmenin ve hayata dokunabilmenin gururunu yaşıyorum.’’ Konuya ilişkin açıklama yapan Mardin İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Saffet Yavuz, 112 personelini tebrik ederek teşekkür belgesi takdim etti.
MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi’nde Dünya Prematüre Günü kutlandı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 16:03 MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi’nde Dünya Prematüre Günü kutlandı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi tarafından 17 Kasım Dünya Prematüre Günü, "Prematüre doğsan da yalnız değilsin" sloganıyla prematüre bebekler ve ailelerinin katılımıyla kutlandı. Prematüre bebeklerin yaşadığı zorluklara dikkat çekmek ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla 2011 yılından bu yana tüm dünyada kutlanan Dünya Prematüre Günü kapsamında, hastanede 40’a yakın aile bir araya geldi. Etkinliğe MCBÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, MCBÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artuner Deveci, başhekim Prof. Dr. İsmet Topçu, dekan yardımcıları, yenidoğan personeli ile prematüre bebekler ve aileleri katıldı. Etkinlikte hastanenin ilk prematüre doğan bebeğinden yalnızca 10 gün önce taburcu edilen en yeni prematüre bebeğe kadar birçok aile birbirleriyle kaynaşma imkânı buldu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Oktay Üçer, prematüre ailelerinin birbirini tanımasının önemine vurgu yaparak, "Aynı sağlık problemlerini yaşayan ailelerin fikir alışverişi yapması açısından bu etkinlikleri çok önemsiyoruz, devamını sağlamaya gayret ediyoruz." dedi. Yenidoğan Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sema Tanrıverdi, 2024 yılında hastanede doğan 1028 bebeğin 322’sinin prematüre olduğunu belirterek, son 6 yılda 3 bini aşkın prematüre doğum gerçekleştiğini ifade etti. Tanrıverdi, "Ülkemizde her 10 bebekten biri prematüre doğmakta. Bu bebeklerin yaşam kalitesi, erken dönemde sunulan sağlık hizmetinin kalitesi ile yakından ilişkilidir. Donanımlı ve deneyimli ekibimizle ileri düzey prematüre bebekleri sağlığına kavuşturmaya devam ediyoruz." diye konuştu. Prematürelerin simgesi olan mor rengin hâkim olduğu etkinlikte sunumlar yapıldı, aileler ile sağlık personeli pasta kesti. Tanrıverdi ayrıca dünya prematüre günü kapsamında bebeklere birer fidan hediye ettiklerini belirterek, "Fidanlarımız, bebeklerimizin geleceğine nefes olacaktır." dedi. Etkinlik, "Her nefeste birlikte" yazılı pastanın kesilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde "Prematüre Bebeklerin Yaşam Yolculuğu" paneli düzenlendi
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:22 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde "Prematüre Bebeklerin Yaşam Yolculuğu" paneli düzenlendi Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ), 17 Kasım Dünya Prematüre Günü kapsamında "Prematüre Bebeklerin Yaşam Yolculuğu: Farkındalık ve Destek Yaklaşımları" başlıklı önemli bir panel düzenledi. Panel, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi C Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliğe, prematüre bebeklerin zorlu yaşam mücadelesine dikkat çekmek, ailelere destek olmak ve sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarını onurlandırmak amacıyla çok sayıda katılımcı iştirak etti. Panelde konuşma yapan Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ethem Acar, açılış konuşmasında prematüre bebeklerin mücadelesine vurgu yaparak, "Bugün burada, hayat mücadelesine biraz daha erken başlamış ancak gerçekten güçlü bir mücadele veren çocuklarımızı; onların bu çetin yolunda hem stres ve sıkıntılarıyla, hem de onlara bakmakla zorlanan ailelerimizi ve aslında bu işin görünmez kahramanları olan sağlık çalışanlarımızı, eğitimcilerimizi ve hemşirelerimizi onurlandırmak için bir araya geldik" dedi. Prof. Dr. Acar, prematüre bebek bakımının sadece teknik bir hastane işi olmadığını, aynı zamanda "tüm sağlık sisteminin insana ve insanlığa vereceği değerlerle alakalı" olduğunu belirtti. Hastanenin yenidoğan ünitesi ve prematüre bebek bakımını güçlendirme çabalarına değinen Başhekim Acar, bu süreçteki en büyük emeğin sağlık çalışanlarına ait olduğunu ifade etti. Sağlık çalışanlarının "birer sessiz kahraman" olduğunu, gecelerini gündüzlerine katarak çalıştıklarını, prematüre çocukların aldıkları her bir nefesi bir zafer olarak değerlendirdiklerini söyledi. Prof. Dr. Acar, tüm sağlık çalışanlarına şükranlarını sunarak, bu panelin hem farkındalığı artırmasını hem de çocukların geleceği için daha güzel adımlar atılmasına vesile olmasını temenni etti. Konuşmaların arkasından Doç. Dr. Özkan İlhan, Uzm. Dr. İpek Kocaoğlu, Prof. Dr. Gonca Karayağız Muslu tarafından sunum gerçekleştirildi.
Muğla Büyükşehir, Kızılay’a kan bağışı desteğini Menteşe’de başlattı
17 Kasım 2025 Pazartesi - 15:14 Muğla Büyükşehir, Kızılay’a kan bağışı desteğini Menteşe’de başlattı Muğla Büyükşehir Belediyesi, Kızılay’ın artan kan ihtiyacına destek olmak amacıyla 17-21 Kasım tarihleri arasında il genelinde düzenlediği kan bağışı kampanyasını Menteşe’de Gazi Mustafa Kemal Kültür Merkezinde başlattı. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin gönüllü çalışanlarının katıldığı kampanya, hem farkındalık oluşturmayı hem de Kızılay’ın kan stoklarına katkı sunmayı amaçlıyor. Kampanya, 21 Kasım’a kadar 6 ilçede devam edecek. Büyükşehir’den yer ve organizasyon desteği Muğla Büyükşehir Belediyesi, yalnızca çalışanlarıyla bağış desteği vermekle kalmayıp, Kızılay ekiplerinin rahat çalışabilmesi için bağış noktalarında yer ve organizasyon desteği de sağlıyor. Kan bağışı noktaları ve tarihleri: 18.11.2025 / 11:00-18:00 | Bodrum | Konacık Hizmet Binası Eğitim Salonu, 18.11.2025 / 10:00-18:00 | Marmaris | Türkmenistan Parkı, 19.11.2025 / 10:00-18:00 | Milas | Atapark Meydanı, 20.11.2025 / 10:00-18:00 | Ortaca | Eski Devlet Hastanesi Bahçesi, 21.11.2025 / 10:00-18:00 | Fethiye | Uğur Mumcu Otoparkı ve 21.11.2025 / 10:00-17:00 | Datça | MUSKİ Abone İşleri Önü Başkan Aras: "Bir ünite kan, bir hayata umut demektir" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Kızılay’ın kan ihtiyacına destek olmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Menteşe’den başlattığımız bu kampanya ile hem farkındalığı artırmayı hem de kan stoklarına katkı sunmayı istedik. Gönüllü olarak bağışta bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma ve vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bir ünite kan, bir hayata umut olabilir. Tüm hemşehrilerimizi kan vermeye davet ediyorum." dedi.
Prematüre doğan bebeğinin annesi: "Süreç çok zor, bize sabretmeyi, güçlü olmayı öğretti"
17 Kasım 2025 Pazartesi - 13:56 Prematüre doğan bebeğinin annesi: "Süreç çok zor, bize sabretmeyi, güçlü olmayı öğretti" Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Seda Kunt ve 27’nci haftasında bin 80 gram olarak erken doğan İnci Hira’nın annesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kavuşmalarını ve yaşadıkları zorlu süreci anlattı. Dünya Sağlık Örgütü’nce her yıl 17 Kasım tarihinde kutlanan Dünya Prematüre Günü kapsamında Etlik Şehir Hastanesi’nde tedavi görmüş aileler ve çocuklar bir araya geldi. Yenidoğan Uzmanı Doç. Dr. Seda Kunt ve 27’nci haftasında bin 80 gram olarak erken doğan İnci Hira’nın ailesi yaşadıkları zorlukları ve geride bıraktıkları günleri İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. "27’nci gebelik haftasında bin 80 gram olarak doğmuştu" Prematüre bebeklere, zamanında doğan ama ek hastalığı olan, yenidoğan yoğun bakımı ihtiyacı olan tüm bebeklere hizmet verdiklerini vurgulayan Kunt, "İnci Hira, 27’nci gebelik haftasında bin 80 gram olarak doğmuştu. Akciğerlerinin gelişimi henüz tamamlanmadan doğduğu için solunum sıkıntısı nedeniyle hastamızı servisimize kabul ettik. Bu süreçte anne, baba ve bebeğimize gerekli desteklerini sağladık. Bu solunum desteğinde de bebeğimizin sadece burundan basınçlı hava desteği ihtiyacı oldu. Onun haricinde anne karnındaki büyümesini destekledik. Ardından beslenmesini toparladık. Destek tedavilerini, vitamin desteklerini, demir desteğini verdik ve büyümesini bekledik bebeğimizin" ifadelerini kullandı. "Önemli olan bebekleri hastalıksız yaşama kavuşturmak" Kritik aşamanın bebeğin kilosu ve haftası olduğunu belirten Kunt, "Solunum desteğinden entübasyona gitmemek bizim için önemliydi. Enfeksiyondan korumak önemliydi. Tüm bu oksijen, solunum desteğini verirken gözümüzü korumamız gerekiyordu. Çünkü erken doğan bebeklerde prematüre retinopatisi dediğimiz bir durum olmakta. İnci’de bu komplikasyonla karşılaşmadık çok şükür. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin ve anne karnındaki bakımın gelişmesi nedeniyle prematüre bebeklerimizin yaşam şansı arttı. Önemli olan bebekleri hastalıksız yaşama kavuşturmak. İnci’de biz bunu sağlayabildik. Herhangi bir sıkıntı olmadan bağırsaklarını, akciğerini, enfeksiyon olmasını, gözde herhangi bir sıkıntı olmadan, işitmede bir problem olmadan sağlıkla taburcu edebildik" diye konuştu. "Her yıl dünyada 15 milyon bebek prematüre nedeniyle dünyaya gelmekte" Dünya Prematüre Günü’nün 17 Kasım 2008 tarihinde ilan edildiğini hatırlatan Kunt, "Tüm dünyada ve ülkemizde çeşitli organizasyonlarla kutlanmakta. Bunun nedeni de prematürenin önemi ve hayatta kalmanın, onların nelerle savaştığına dikkati çekmek için bugün ilan edilmiştir. Biz mor rengini kullanmayı tercih ediyoruz. Gücü, savaşı ve hayatta kalmayı bize simgeliyor. Her 10 doğumdan biri dünyada da ülkemizde de prematüre ile sonuçlanmakta. Her yıl dünyada 15 milyon bebek prematüre nedeniyle dünyaya gelmekte ve maalesef halen 1 milyona yakın bebeği biz prematüre ve komplikasyonlar nedeniyle kaybetmekteyiz. Asıl amacımız, anne karnındaki süreci uzatmak. Bazen önüne geçemiyoruz, risklerimize engel olamıyoruz. Bebeklerimiz prematüre doğacaksa doğumu deneyimli bir merkezde, yenidoğan yoğun bakım ünitesinin 3’üncü basamak olması, deneyimli ellerde, bebeklerin takibinin olacağı yerde doğumu tercih ediyoruz. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerimizde bir ekip işi olarak bunu organize etmemiz gerekiyor. Prematüreyi engelleyemiyorsak da biz onun oluşturabilecek komplikasyonları önleyebilecek kapasitedeyiz. Hepimizin Dünya Prematüre Günü’nü kutluyorum" değerlendirmesini yaptı. "Sabretmeyi, güçlü olmayı öğretti bize İnci" Servikal yetmezlik nedeniyle sürece başladıklarını anlatan anne Seher Solak, "Hiç ummadığımız bir anda çıktı. Bir anda evde benim suyum geldi. 27-26’ncı haftada ve hastaneye buraya yatışım gerçekleşti. Burada 4 gün İnci’yi ne kadar geç olabilir doğum diye biraz daha tutmaya çalıştık ama maalesef olmadı. Gayet güzel tedavim gerçekleşti ve 27 artı 0’da İnci dünyaya geldi. Bir küvez sürecimiz başladı o arada. Burada İnci’yi bırakıp gitmek en zoruydu. Burada bir güven sağlanmışlardı bizim için. Çünkü ilk çocuğumuz ve ne olduğunu anlamadık bir anda böyle karşılaşınca. Süreç çok zor. Sabretmeyi, güçlü olmayı öğretti bize İnci. Her şey zordu bizim için ama farklı bir zaman oldu 85 gün bizim için. En kritik dönem bence ilk 1 aydı. Çünkü biz kucağımıza hiç alamadık. Doğum anında ben kucağıma almak istediğimde solunum sıkıntısından dolayı kucağıma alamadım. İlk temas bizle gerçekleşmedi" diye konuştu. "8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadının gücünü de gösterip o gün kavuştuk kızımla" Hemşire ve doktorlar ile olan iletişimini anlatan anne Solak, "Gayet güzeldi çünkü bizi anlayabiliyorlardı. Bir prematüre annesini, babasını nasıl bir umutla nasıl sakinleştirebileceklerini çok iyi biliyorlardı. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu süreçte bizim yanımızda bizi rahatlatan onlardı. İnci’nin sağlığında, oradaki bakımında en büyük görevi üstlenen onlardı. Taburcu olduğunda çok sevindim, çok tedirgindim. Çünkü doğduğunda alıp gidemediğim için o süreden sonra ne yapacağımı bilemedim. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde kadının gücünü de gösterip o gün kavuştuk kızımla. O gün biz taburcu olduk. O günden sonra aslında bizim için süreç başladı ve en güzel süreçti. İnci de adının anlamıyla parlayarak o kuvözden çıktı. Eşimin bana olan desteği, benim ona olan desteğimle biz bu süreci atlattık diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. "Gerçekten çok güçlüler ve hayata tutunuyorlar" İnci’nin durumunun iyi olduğuna değinen anne Solak, "Yaşıtlarına göre gayet yakalamış durumdayız. Buradaki tedavi süreci olsun hepsi gayet güzel ilerledi. Şu anda da fiziksel olarak hiçbir sıkıntımız yok. Bir tedavi sürecimiz de yok. Çok şükür devam ediyoruz. Taburcu olduktan sonra kontrollerimizi yaptırdık. Hiçbir şey yoktu. 2 senedir çok şükür iyiyiz. Prematüre annesi olmak çok zor ama bu bir başarı gibi. Onların güçleri bize güç veriyor. Çünkü çok güçsüzdük, umutsuz ve korkuluyduk. Korkmamalarını, güçlü olmalarını diliyorum. Gerçekten çok güçlüler ve hayata tutunuyorlar. Bugün çok onurlandırıcı ve gururlandırıcı bir gün. Bu süreci atlatmamız bizi çok gururlandırıyor. Bugünü hep değerlendirmek istiyoruz. Hastanemize ve Seda hocamıza da teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.