Son Dakika
|
Uşak Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ile birlikte 11 kişi gözaltına alındı
Galatasaray - Fenerbahçe derbisinin tarihi belli oldu
İstanbul'da 4 cezaevi aracı kaza yaptı
İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"
Üç kişinin öldüğü bar saldırısının dehşet anları
İran Devrim Muhafızları: "Hürmüz Boğazı kapalıdır, her türlü gemi geçişi sert karşılık bulacaktır"
Uşak Belediyesi’ne rüşvet operasyonu: Başkan da dahil 11 gözaltı
Trump: "İran, benimle anlaşma yapmak için yalvarıyor"
İran, ABD'nin 15 maddelik teklifine resmen yanıt verdi
Yenidoğan çetesi davasında ara karar!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
A Genocide Survivor Searching the Ruins of Sabra in Gaza
Diyarbakır’da bir günde 3 kuyumcu hedef alındı
Formula 1’de sıradaki durak Japonya
Uyuşturucu soruşturmasında Hande Erçel ifade verdi
Sürücüsüz araç trafiğe çıktı, kaza böyle geldi
Apartman dairesine tırmanıp girdi, dizüstü bilgisayar çaldı
Tokyo’daki AVM’de bıçaklı saldırı dehşeti: Saldırgan dahil 2 ölü
Suudi Arabistan ve Kuveyt'e yeni füze ve İHA saldırıları
SAĞLIK
Sağlıklı nesiller için bilim insanları Konya’da buluştu
27 Mart 2026 Cuma - 16:19:47
Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Tıp Fakültesi, NEÜ Hemşirelik Fakültesi ve NEÜ Seydişehir Kamil Akkanat Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından, iç ve dış paydaşların katkılarıyla çocuk sağlığının üç farklı alanını tek çatı altında toplayan IMPEDCON 2026 etkinliğinin açılış programı düzenlendi. 27-29 Mart tarihleri arasında devam edecek olan 1. Uluslararası Meram Pediatri Hemşireliği, 3. Uluslararası Meram Pediatri ve 4. Uluslararası J Project İmmün Yetmezlikler Kongrelerinin açılış programında konuşan NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, NEÜ’nün öncülüğünde çok sayıda kongre ve sempozyumların gerçekleştirildiğini aktardı. Prof. Dr. Zorlu, üniversite olarak bu alanda marka haline geldiklerini belirterek, "Markalaşmış çok sayıda kongre ve sempozyumumuz var. Bir taraftan Konya da bu programların merkezi olmaya başladı. Aynı anda 3 farklı kongreyi tek çatı altında gerçekleştirebilmek de ayrı bir maharet. Türkiye’nin ve dünyanın farklı bölgelerinden kıymetli bilim insanlarını bir araya getirmek, gerçekten ciddi bir organizasyon ve çalışma gerektirir" dedi. Son zamanlarda bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Prof. Dr. Cem Zorlu, "Bölgemiz adeta bir ateş çemberi içerisinde. Kongremize İran’dan katılan bilim insanlarının da bulunması bu açıdan ayrı bir anlam taşıyor. Artık Orta Doğu’da kanın akmadığı, barışın hakim olduğu ve insanların korku içinde yaşamadığı bir dönemin başlamasını ümit ediyoruz" diye konuştu. Kongrenin öneminden bahsederek konuşmasına başlayan Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz da, böyle bir organizasyonun Konya’da gerçekleştiriliyor olmasının onur ve gurur verici olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. "Hepimiz sağlıklı nesiller yetiştirmek için çalışıyoruz" IMPEDCON 2026’nın üç ana bakış açısıyla tasarlandığını ifade eden Kongre Başkanı Prof. Dr. İsmail Reisli ise, "Çocuk sağlığının sadece hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmadığına inanıyoruz. Koruyucu tıptan yenidoğan bakımına, kronik hastalık yönetiminden bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar uzan geniş bir yelpazeyi kapsar. Bu nedenle, çocuk sağlığı, disiplinler arası iş birliğinin en güçlü örneklerinden biridir. Ayrıca, güçlü bir hemşirelik altyapısı olmadan kaliteli çocuk sağlığı hizmetlerinin mümkün olmadığını da biliyoruz. Öte yandan bağışıklık sistemi ve hastalıkları, özellikle çocukluk döneminde günümüzde daha da önem kazanmıştır. Bu kapsamda İmmünoloji Kongresi, bağışıklık sisteminin temel mekanizmalarından klinik immünolojiye kadar geniş bir bakış açısı sunacaktır. Bu üç kongrenin eş zamanlı olarak düzenlenmesi, modern tıbbın ruhunu yansıtıyor: İş birliği, bilgi paylaşımı ve bütüncül bir yaklaşım. Çocuk doktorları, hemşireler, immünologlar ve diğer sağlık profesyonelleri olarak hepimiz aynı hedef için çalışıyoruz. Sağlıklı nesiller yetiştirmek. Bu kongre; yalnızca bilgi paylaşımını değil, aynı zamanda yeni iş birliklerinin temellerini atmayı, genç meslektaşlarımız için ilham verici bir bilimsel ortam oluşturmayı ve güçlü disiplinler arası etkileşimi amaçlamaktadır" şeklinde konuştu. Çocuk sağlığının geliştirilmesinin ortak bir çaba gerektirdiğine yürekten inandıklarını söyleyen NEÜ Hemşirelik Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Emine Geçkil de "Doktorlar, hemşireler ve tüm sağlık profesyonelleri, tek bir ekibin ayrılmaz parçalarıdır. Çocukların bakımına kattığımız her dokunuş, her karar ve her bilgi parçası, hayatları değiştirme ve geleceği şekillendirme gücüne sahiptir" ifadelerini kullandı. Açılış programına, NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, NEÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şükrü Nail Güner, NEÜ Hemşirelik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emel Ege, NEÜ Seydişehir Kamil Akkanat Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Kongre Başkanı Prof. Dr. İsmail Reisli, NEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Rıza Tunçdemir, NEÜ Nezahat Keleşoğlu Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ayhan Uludağ ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
27 Mart 2026 Cuma - 15:51
Genç Onkologlar Kemer’de Buluştu: Bilim ve hukuk aynı platformda
Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2’nci Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’nde genç onkologlar bir araya geldi. Antalya’nın Kemer ilçesinde düzenlenen ‘2. Ulusal Onkoloji Fellow Kongresi’, genç onkoloji uzmanları ile bilim insanlarını bir araya getirdi. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği tarafından organize edilen kongre, bu yıl ikinci kez gerçekleştirilirken, genç hekimlerin mesleki gelişimine odaklanan yapısıyla dikkat çekti. Kongrede, onkoloji alanında uzmanlık eğitimi alan ya da yeni uzman olmuş genç hekimlerin erken dönemde birlikte çalışması, sunum becerilerini geliştirmesi ve güncel bilimsel bilgilere erişiminin artırılması hedeflendi. Aynı zamanda mesleğe olan ilgi ve bağlılığın güçlendirilmesi, Türkiye’deki onkoloji alanındaki sorunların paylaşılması ve çözüm yollarının tartışılması da toplantının öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Kişiselleştirilmiş Onkoloji Derneği Genel Sekreteri Uğur Coşkun, kongrenin gençlere yönelik olması açısından önemli bir boşluğu doldurduğunu belirterek Avrupa’dan ve farklı ülkelerden katılan uzmanların da katkısıyla uluslararası bir vizyonun tartışıldığını ifade etti. Coşkun, özellikle Batı ülkelerindeki eğitim modellerine benzer şekilde, yoğun ihtisas sürecinde edinilen bilgi ve tecrübelerin genç hekimlere erken dönemde kazandırılmasının temel hedef olduğunu vurguladı. Kongrede bilimsel oturumların yanı sıra hukuki konular da geniş yer buldu. Danıştay ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nden hakimlerin katılımıyla, hekimlerin sıklıkla karşılaştığı malpraktis davaları, bilirkişi raporları ve ilaçların geri ödeme süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmeler yapıldı. Bu sayede katılımcılar, mesleki uygulamalarını doğrudan etkileyen hukuki süreçler hakkında birinci elden bilgi edinme fırsatı yakaladı. Aytuğ Üner ise kongrede bağırsak, akciğer ve baş-boyun kanserleri başta olmak üzere birçok kanser türünün ele alındığını belirterek, yapay zeka destekli tanı yöntemleri, hasta ile iletişim ve yeni tedavi yaklaşımlarının da detaylı şekilde incelendiğini aktardı. Üner, bilimsel içeriğin yanı sıra hukukçularla yapılan etkileşimin farklı bakış açıları kazandırdığını dile getirdi. Genç hekimleri temsilen İmdat Erolu, daha önce benzer etkinliklerde genellikle dinleyici konumunda olduklarını belirterek bu kez sahnede yer alıp güncel bilimsel gelişmeleri tartışma fırsatı bulduklarını söyledi. Erolu, bu yaklaşımın genç onkologlar için yol gösterici olduğunu ifade etti. Yurt dışından katılan konuşmacıların da yer aldığı kongrede, vizyoner yaklaşımlar ve uluslararası deneyimler paylaşılırken, genç hekimlerin mesleki donanımının artırılması adına önemli bir platform oluşturuldu. 29 Mart’ta sona erecek kongre, hem bilimsel hem de mesleki dayanışma açısından verimli oturumlara sahne oldu.
27 Mart 2026 Cuma - 15:39
Bozkır Devlet Hastanesi Diyaliz Ünitesi’nin kapasitesi artırıldı
Konya’nın Bozkır İlçe Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Diyaliz Ünitesi’nin cihaz ve yatak kapasitesi yükseltilerek tescilli cihaz ve yatak kapasitesi 9+1’e, toplam hizmet verecek diyaliz cihazı sayısı 14’e çıkartıldı. Bozkır’da özellikle yaz tatili döneminde artan diyaliz hasta taleplerini karşılamak, hastaların tedavi bekleme sürelerini azaltmak ve hizmet kalitesini yükseltmek amacıyla cihaz sayısı, yatak kapasitesi ve fiziksel alanın genişletilmesi için yapılan çalışmalar tamamlandı. Hastaneye yeni kazandırılan 5 adet hemodiyaliz cihazının temini ve kurulumu ile birlikte diyaliz ünitesinin kapasitesi 9+1’e çıkartıldı. Cihaz ve yatak tescil izin işlemleri tamamlanırken, diyaliz ünitesi yaz tatili diyalizinde kullanılması planlanan cihazlarla birlikte toplamda 14 adet diyaliz cihazı ile hizmet vermeye başladı. Yapılan çalışmalar sonucu diyaliz ünitesi 79 hastaya kadar hizmet verme kapasitesine ulaşmış oldu. Bozkır Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Gökhan Bilgehan, diyaliz ünitesinin Bozkır ve mahallelerinin yanı sıra diyaliz ünitesi bulunmayan Ahırlı, Yalıhüyük ilçeleri ile Hadim ve Akören ilçelerinin bazı mahallelerinde yaşayan hastalara da hizmet verdiğini belirterek, "Diyaliz ünitemizde mevcut durumda tedavi gören hasta sayımız bugün itibari ile 33’dür. Her ay ünitemizde tedavi gören hasta sayımıza göre yapılan tedavi seans sayımız farklılık göstermektedir. Diyaliz ünitemizde 2025 yılı içinde aylık ortalama 36,5 hastamıza, aylık ortalama 370 seans diyaliz yapılmıştır. Yaz tatili döneminde yapılan yaz tatil diyalizi ile birlikte 2025 yılı Haziran ve Temmuz ayı içinde 43, Ağustos ayında 49, Eylül ayında 44 hastamıza diyaliz hizmeti sunulmuştur. 2025 yılı yaz tatili döneminde diyaliz tedavisi verdiğimiz hasta sayımız bazı aylarda 49’a kadar yükselmiştir. Özellikle yaz tatili döneminde ve bayram tatillerinde diyaliz ünitemize tedavi için başvuru yapan hasta talebimiz fazla olmaktadır. Yaz tatil diyalizi yaptığımız ve maksimum kapasite de hasta aldığımız halde bu talepleri karşılamakta zorlanmaktaydık. Kurumumuza yeni kazandırılan diyaliz cihazlarımıza ek olarak yine envanterimizde bulunan ve tatil diyalizinde kullanılmak üzere ayrılan 4 adet diyaliz cihazı ile birlikte toplamda 14 cihaz ve yatak kapasitesi ile halkımızın diyaliz tedavi talepleri kurumumuzca karşılanmış olacaktır" dedi.
27 Mart 2026 Cuma - 14:26
Tavşanlı’da geleceğin odyometristlerine kariyer rehberliği
Kütahya Sağlık Bilimleri Üniversitesi (KSBÜ) Tavşanlı Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen "Kariyer Buluşması ve İşitme Günleri" etkinliği ile Odyometri bölümü öğrencileri sektörün önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Tavşanlı Kültür Sarayı’nda gerçekleştirilen programa akademik kadro, sektör temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan etkinlikte, işitme sağlığının dünü, bugünü ve geleceği masaya yatırıldı. Etkinliğin açılışında konuşan yetkililer, odyometrinin işitme sağlığının korunmasından rehabilitasyonuna kadar uzanan, teknolojiyle iç içe bir alan olduğunu vurguladı. Öğrencilerin sadece teorik bilgiyle yetinmemesi gerektiğini belirten konuşmacılar, bu tür buluşmaların mesleki bakış açısını geliştirmek ve güncel uygulamalarla tanışmak adına büyük fırsat sunduğunu ifade etti. "İşitme Günleri 2026" kapsamında, alanında uzman isimler öğrencilere deneyimlerini aktardı. Sektörde 20 yılı geride bıraktığını belirten Odyometrist Cenk Caba, işitme cihazı sektörünün sadece verilerden ibaret olmadığını, doğrudan bireyin yaşam kalitesine dokunan kritik bir süreç olduğunu söyledi. Caba, "Bu alana ulaştığınız andan itibaren kopamıyorsunuz. Sizlerin de mezun olduğunuzda bu alanda evrimleşeceğinize ve bizlerden daha iyi katkılar sağlayacağınıza inanıyorum" dedi. Eğitim seminerinde Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Fatih Sanver, Öğretim Görevlisi Büşra Türkoğlu ve Öğretim Görevlisi Ömer Faruk Demir akademik perspektif sunarken; Uzman Odyometrist Fatih Kırmızıgül ve Okan Hüdayet ise saha tecrübelerini paylaştı. İşitme cihazı teknolojilerindeki son gelişmelerin ve Türkiye distribütörlüğü yürütülen bazı markaların uygulama tekniklerinin anlatıldığı seminer, öğrencilerin sorularının yanıtlanmasıyla sona erdi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mart 2026 Perşembe- 17:04
Defne Devlet Hastanesi Fizik Tedavi Ünitesi 300 bin seans gerçekleştirdi
2
26 Mart 2026 Perşembe- 10:27
Boynunda kemoterapi, kalbinde meslek aşkı: İki farklı kanser ile mücadele eden hekimin sarsılmaz azmi
3
26 Mart 2026 Perşembe- 14:43
Nefes darlığı her zaman akciğer kaynaklı olmak zorunda değil
4
27 Mart 2026 Cuma- 12:50
Gıda etiketlemesinde yeni dönem: Menüde içerik ve kalori zorunlu olacak
5
25 Mart 2026 Çarşamba- 21:00
Hekimsen duyurdu: Sağlık camiasında ortak iktisadi yapı
10 Kasım 2025 Pazartesi - 11:10
Siirt’te mobil diş sağlığı hizmeti
Siirt’te mobil diş sağlığı hizmeti devam ediyor. İl Sağlık Müdürlüğü, ilin her noktasındaki vatandaşların ağız ve diş sağlığı hizmetlerine kolayca ulaşabilmesi için çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda Mobil Diş Kliniği aracı, Akyayla Köyü’nde hizmet verdi. Ulaşımın güç olduğu bölgelerde yaşayan vatandaşların tedavi erişimini kolaylaştırmak amacıyla gerçekleştirilen hizmette, 36 vatandaş muayene edildi ve toplam 42 işlem yapıldı. Yapılan işlemler arasında diş çekimi, dolgu, simantasyon, flor uygulaması, fissür örtücü uygulaması ve diş temizliği yer aldı. İl Sağlık Müdürü Besim Hacıoğlu, mobil sağlık hizmetlerinde, merkezden uzak bölgelerde yaşayan vatandaşların nitelikli ağız ve diş sağlığı hizmetlerinden faydalanmasını sağladıklarını söyledi. Hacıoğlu, "Halkımızın sağlığı bizim için her zaman önceliklidir. Mobil diş kliniğimiz, il genelinde planlı bir şekilde köy köy gezerek vatandaşlarımızın yanında olmaya devam edecektir" dedi. Açıklamada ağız ve diş sağlığı bilincini artırmak, erken teşhis ve koruyucu tedavi hizmetlerini yaygınlaştırmak amacıyla mobil diş kliniği faaliyetlerimin farklı köy ve bölgelerde süreceği belirtildi.
10 Kasım 2025 Pazartesi - 11:05
Şaphane’de kahvehane ve çay ocaklarında gıda denetimi
Kütahya’nın Şaphane İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü gıda kontrol görevlilerince, ilçe genelinde bulunan kahvehane ve çay ocaklarında denetimler gerçekleştirildiği bildirildi. Gıda güvenilirliğini sağlamak amacıyla yapılan denetimlerde hijyen, temizlik ve gıda güvenliği kurallarına uyum kontrol edilerek vatandaşların sağlıklı gıdaya erişimi için bilgilendirmeler yapıldı.
09 Kasım 2025 Pazar - 15:51
Van’da sağlık yöneticileri afet farkındalık kampında buluştu
Van İl Sağlık Müdürü Op. Dr. Muhammed Tosun’un başkanlığında, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı koordinatörlüğünde Gevaş ilçesinde "Sağlık Yöneticileri Afet Farkındalık Kampı" gerçekleştirildi. Van İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı koordinatörlüğünde düzenlenen kamp programına, il genelindeki tüm sağlık yöneticileri katıldı. 9 Kasım Van depreminin yıl dönümünde gerçekleştirilen kamp, hem depremde hayatını kaybedenleri anmak hem de afet bilincini canlı tutmak amacıyla düzenlendi. Cumartesi günü saat 14.00’te başlayan etkinlikler, pazar sabahı saat 07.00’de sona erdi. Program kapsamında muhtemel afetlere yönelik masa başı tatbikatı, saha tatbikatı ve teorik eğitimler gerçekleştirildi. Katılımcılar, afet çadırlarının kurulduğu alanda konaklayarak çadır kurma ve toplama uygulamaları ile gece alan taraması etkinliklerine katıldı. Acil Sağlık Hizmetleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan araçların tanıtımının da yapıldığı programda, UMKE ve acil sağlık ekipleri organizasyonu yürütürken, AFAD ve jandarma ekipleri ise dış paydaş olarak kampa destek verdi. Kamp boyunca sağlık yöneticilerinin afet farkındalığının artırılması, kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ve sahada ekip uyumunun pekiştirilmesi amaçlandı.
09 Kasım 2025 Pazar - 13:40
Prof. Dr. Alihan Gürkan: "Sigara ve obezite pankreas kanseri riskini artırıyor"
Genel Cerrahi uzmanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, pankreas kanserinin en ölümcül kanser türlerinden biri olduğunu belirterek, sigara ve obezite gibi risk faktörlerinin hastalığın görülme sıklığını her geçen gün artırdığını söyledi. Modern tıbbın en zorlu hastalıklarından biri olarak kabul edilen pankreas kanseri, geç belirti vermesi ve düşük erken teşhis oranı nedeniyle "sessiz katil" olarak adlandırılıyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, 2022 yılında dünya genelinde yaklaşık 500 bin yeni vaka teşhis edilirken, Türkiye’de yıllık yeni vaka sayısının 5 bini aştığı bildirildi. Uzmanlar, özellikle sigara kullanımı ve obezitenin hastalığın en önemli nedenleri arasında yer aldığını vurguluyor. Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, "1-30 Kasım Pankreas Kanseri Farkındalık Ayı" kapsamında pankreas kanseri hakkında önemli bilgiler verdi. "İleri evrede belirti veriyor" Pankreasın midenin arkasında yer alan, sindirim enzimleri ve insülin gibi hormonlar salgılayan bir organ olduğunu belirten Prof. Dr. Gürkan, pankreas kanserinin genellikle bezin hücrelerinde başlayan kontrolsüz bir büyüme sonucu geliştiğini söyledi. Gürkan, "Hastalık erken evrede belirti vermez. İlerlediğinde karın ağrısı, sarılık, iştahsızlık, ani kilo kaybı ve sindirim sorunları gibi şikayetlerle ortaya çıkar. Ne yazık ki çoğu zaman teşhis edildiğinde hastalık ileri evrededir" dedi. "Sigara ve obezite riski katlıyor" Pankreas kanserinde bazı grupların daha yüksek risk altında olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gürkan, "Sigara içenlerde risk 2-3 kat artıyor. Türkiye’de sigara, tüm kanser ölümlerinin yaklaşık yüzde 30’undan sorumludur. Obezite ve tip 2 diyabet hastalarında da risk iki katına çıkıyor" diye konuştu. Gürkan, yaş, genetik faktörler, kronik pankreatit ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının da riski artırdığını belirtti. "Basit önlemlerle risk azaltılabilir" Pankreas kanserlerinin yaklaşık yüzde 30-50’sinin önlenebilir nedenlere bağlı olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Gürkan, "En etkili adım sigarayı bırakmaktır. Sigarayı bıraktıktan 10 yıl içinde risk yarı yarıya azalır. Ayrıca Akdeniz diyetini benimsemek, ideal kiloyu korumak, alkolü sınırlamak ve diyabeti kontrol altında tutmak hastalığın önlenmesinde büyük rol oynar" ifadelerini kullandı. "Erken teşhis hayat kurtarır" Erken teşhisin pankreas kanserinde yaşam süresini uzattığını belirten Gürkan, "50 yaş üstü bireylerin düzenli check-up yaptırmaları, karın ağrısı, sarılık, ani kilo kaybı gibi belirtileri ciddiye almaları gerekir. Şüpheli durumlarda BT, MR veya endoskopik ultrasonografi gibi yöntemlerle tarama yapılmalıdır" dedi. "Cerrahi başarı oranı erken evrede yüzde 50’ye ulaşabiliyor" Pankreas kanserinde cerrahinin hastalığın erken evrelerinde en etkili tedavi yöntemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gürkan, "Whipple prosedürü adı verilen cerrahiyle tümörlü dokuların tamamen çıkarılması hedeflenir. Deneyimli merkezlerde uygulanan bu yöntemle 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 20-30’a kadar çıkabiliyor" diye konuştu. Gürkan, ameliyat sonrası dönemde pankreas yetmezliği, diyabet ve beslenme sorunlarının görülebileceğini belirterek, "Bu nedenle multidisipliner bir yaklaşımla hastaların takibi çok önemlidir" ifadelerini kullandı.
09 Kasım 2025 Pazar - 13:39
Beynindeki metastazdan ameliyatla kurtuldu
Kahramanmaraş’ta bir kadın beynindeki metastaz ve kistik lezyon nedeniyle görme problemi yaşarken, Özel HG Hospital Hastanesi’nde Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. İdris Altun tarafından gerçekleştirilen operasyonla sağlığına kavuştu. Hastaneye başvurduğunda beyni ve farklı bölgelerinde metastatik lezyonlar tespit edilen Mukaddes Ardıç isimli kadın, özellikle bir bölgedeki geniş ve kistik yapılı lezyonun problem oluşturduğu belirtildi. Küçük bir kafatası penceresi oluşturularak yapılan işlemde 3 milimetre çapındaki ince bir iğne ile kistik lezyon stereotaktik olarak hedeflenip tamamen boşaltıldı. Operasyonu değerlendiren Prof. Dr. İdris Altun, "Hastamızda birden fazla alanda metastaz vardı, özellikle bir alandaki lezyon geniş ve kistik yapıdaydı. Küçük bir kafatası penceresi oluşturarak, stereotaktik yöntemle 3 milimetre çapındaki ince bir iğneyle kisti boşalttık. Bu sayede beyin dokusuna zarar vermeden lezyonu ortadan kaldırdık ve hastamızın ameliyat öncesi yaşadığı görme problemi tamamen düzeldi. Hastamız kısa sürede mobilize olabilecek duruma geldi. Hastanemizde stereotaktik biyopsi ve aspirasyon gibi benzer girişimleri güvenle uygulayabiliyoruz" dedi. Ameliyat sonrası konuşan Ardıç, "Şükür rahatım. Görmem düzeldi. Artık duvara çarpmıyorum. Kafam eskisi gibi değil, her şey daha iyi" diye konuştu.
09 Kasım 2025 Pazar - 13:15
Siirt’te vatandaşlar organ bağışı hakkında bilgilendirildi
Siirt’te kurulan stantta vatandaşlar, organ bağışı hakkında bilgilendirildi. Bir alışveriş merkezinde organ bağışı standı kuruldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği stantta, organ bağışının önemi hakkında bilgilendirmeler yapıldı ve birçok gönüllü bağışta bulundu. Sağlık Hizmetleri Başkanı Uzm. Dr. Gökhan Çiflikli, standı ziyaret ederek görevli sağlık personelinden çalışmalar hakkında bilgi aldı. Organ bağışının, hayat kurtarmanın en anlamlı yollarından biri olduğunu vurgulayan Çiflikli, emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür etti. Vatandaşların ilgisi ve duyarlılığı sayesinde etkinlik boyunca çok sayıda bağış talebi alındı. Organ bağışına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen bu etkinlik, toplumda büyük bir memnuniyetle karşılandı.
09 Kasım 2025 Pazar - 12:54
Sağlık Bakanlığından Uşak Üniversitesine ‘Beslenme Dostu İş Yeri’ belgesi
Uşak Üniversitesi Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından verilen "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Belgesi"ni Almaya hak kazan ilk kurum oldu. Uşak Üniversitesi, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından tüm Türkiye genelinde yürütülen "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Programı" kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda "Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Belgesi" almaya hak kazandı. Program, iş yerlerinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi, obezitenin önlenmesi, fiziksel aktivitenin artırılması ve çalışanların sağlıklı yaşam biçimlerinin desteklenmesi amacıyla Türkiye genelinde uygulanıyor. Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, üniversite olarak çalışan sağlığını, iyi yaşam alışkanlıklarını ve hareketli yaşamı önceliklendirdiklerini vurguladı: "Uşak Üniversitesi, çalışanların sağlıklı yaşamını destekleyen uygulamaları ve fiziksel aktiviteyi teşvik eden faaliyetleriyle ‘Beslenme Dostu ve Fiziksel Aktiviteyi Destekleyen İş Yeri Programı’nın kriterlerini başarıyla yerine getirerek bu belgeyi almaya hak kazandı. Kaliteyi bir çalışma biçimi haline getirmiş bir kurum olarak, sağlıklı ve hareketli yaşamı destekleyen örnek kurumlar arasında yerimizi aldık." dedi. Program kapsamında yapılan değerlendirmelerde, iş yerlerinin beslenme ortamlarının uygunluğu, fiziksel aktiviteyi teşvik eden uygulamaları, çalışanlara yönelik sağlık farkındalığı faaliyetleri ve sağlıklı yaşamı destekleyen kurumsal politikaları dikkate alındı. Rektör Savaş, belgeye ilişkin değerlendirmesinde şunları da söyledi:"Sağlıklı beslenme alışkanlıklarını yaygınlaştırmayı ve fiziksel aktiviteyi destekleyen işyeri ortamlarını teşvik etmeyi amaçlayan bu ulusal program, belirli sağlık, beslenme ve fiziksel aktivite kriterlerini yerine getiren kurumlara veriliyor. Üniversitemiz Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı’nca oluşturulan ekibin titiz çalışmaları sonucunda belgeyi almaya hak kazandık. Belgemiz, Uşak Üniversitesi Bir Eylül Kampüsünü kapsamakta olup, 3 yıl süreyle geçerli olacaktır." dedi. Rektör Savaş, "Üniversitemizde, çalışanlarının fiziksel aktiviteye katılımını artırmak amacıyla kampüs içerisinde bisiklet yolları, yürüyüş alanları ve spor salonları var. Bu çalışmalarla birlikte Uşak Üniversitesi, sadece eğitimde değil, çalışan sağlığı ve yaşam kalitesini artırmaya yönelik uygulamalarıyla da öncü bir yükseköğretim kurumu olmayı sürdürüyor." dedi.
09 Kasım 2025 Pazar - 12:53
Yangın tahliyesinde hasta ve yakını rolündeki hastane çalışanlarından ’Oscar’lık performans
Manavgat Devlet Hastanesi’nde, muhtemel afet ve acil durumlara hazırlık amacıyla Hastane Afet Planı (HAP) kapsamında bir tatbikat gerçekleştirildi. Tatbikatta, senaryo gereği çıkan yangından etkilenen yoğun bakım ünitesindeki hastaların tahliyesinde 2 hastane çalışanının Oscarlık performansları dikkat çekti. Hasta ve hasta yakını rolündeki çalışanlar güvenlik görevlilerine zor anlar yaşatırken güçlükle sakinleştirilebildiler. Manavgat Devlet Hastanesi’nde 2025 yılı Hastane Afet Planı (HAP) çerçevesinde afet ve acil durum uygulama tatbikatı gerçekleştirildi. Gerçeğini aratmayan tatbikatta, senaryo gereği yoğun bakım ünitesinin bulunduğu katta çıkan yangın sırasında hastane personeli, UMKE ve itfaiye ekipleri koordineli bir şekilde çalıştı. Senaryo gereği yoğun bakım ünitesinin de bulunduğu ikinci katta yangın çıktı. Yangın alarmıyla birlikte yangına ilk müdahaleyi hastane personeli yaparken, olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangına müdahalede bulunarak kısa sürede diğer ünitelere yayılmadan söndürdü. Hastaneye gelen Manavgat Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler de çevre güvenliği önlemi aldı. Senaryo gereği ikinci katta çıkan yangında, dumandan etkilenen yoğun bakım ünitesinde bulunan hastalar acil koduyla güvenli şekilde tahliye edildi. Tahliye sırasında fenalaşan hasta ve hasta yakını hastane çalışanları ve güvenlik güçlerine zor anlar yaşattı. Rolünün hakkını veren hasta ve hasta yakını rolündeki 2 hastane çalışanı oscarlık bir performans sergilerken yoğun bakım ünitesi önünde bekleyen hasta yakınlarının tatbikatı gerçek zannetmelerini sağladılar. Manavgat Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Mehmet Deniz, "Gerçeği aratmayan tatbikatta görev alan arkadaşlarımıza, UMKE ve itfaiye ekiplerine çok teşekkür ediyorum. Yapılan tatbikat ile muhtemel afet durumlarına karşı hazırlık seviyemizi artırarak hastane çalışanlarımızın afetlere karşı koordinasyon ve müdahale yeteneğini geliştirmiş olduk" dedi.
09 Kasım 2025 Pazar - 11:37
Böbrek nakli olan hastalar buluştu
Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde böbrek nakli olup, sağlığına kavuşan vatandaşlar hastanede düzenlenen etkinlikte hekimleriyle bir araya geldi. Organ Bağışı Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinliğe Organ Nakli Sorumlu Cerrahı Prof. Dr. Murat Demirbaş, İç Hastalıkları A.B.D. Başkanı Prof. Dr. Serdar Kahvecioğlu, Nefroloji Uzmanı Dr. Okan Akacı, Radyoloji Uzmanı Dr. Nurcan Kat, sağlık çalışanları ve hem kadavradan hem de canlıdan nakil sayesinde hayat tutunan vatandaşlar katıldı. Etkinlikte konuşan Prof. Dr. Murat Demirbaş, Türkiye’de ilk böbrek naklinin yapıldığı 3 Kasım 1975 tarihinden sonra her yıl 3-9 Kasım tarihlerinin Organ Bağışı Haftası kapsamında kutlandığının bilgisini verdi. Organ bağışına yönelik farkındalığı arttırmak amacıyla bu etkinliği gerçekleştirdiklerini belirten Prof. Dr. Demirbaş, "Böbrek nakli olan hastalarımızı buraya davet ettik. Hepsinin ne kadar keyifli olduğunu gördük. Bu vesile ile tekrar hatırlatmak istiyorum. Lütfen organlarınızı bağışlayın" dedi. "Kana kana su içiyorum" Böbrek nakli olup sağlığına kavuşan 15 yaşındaki Medine Taş ise, "Organ naklinden önce 1,5 ay diyalize girdim ve diyaliz biraz zor sürecim geçti. Sonra nakil oldum. Nakil olduktan sonra hayatım daha güzel olmaya başladı. Ayrıca kana kana su içmeye başladım. 1,5 sene oldu hayatımdan aşırı mutluyum. Organ nakli için çok teşekkür ederim. Herkese de böbrek nakli için bağışta bulunması için rica ederim" şeklinde konuştu. Yakın süreçte babasının bağışladığı böbrek sayesinde hayata tutunan 13 yaşındaki Ubeydullah Fehmi Toğay ise, "Nakil öncesinde hastaneye girip, diyaliz görüyordum. Birkaç ay öyle devam ettim. Sonra nakil oldum. Şimdi kendimi biraz daha iyi hissediyorum. Çok şükür başarılı bir ameliyat geçirdim" diye konuştu.
09 Kasım 2025 Pazar - 11:24
Pansiyonda kalan 12 öğrenci akşam yemeği sonrası hastanelik oldu
Antalya’nın Akseki ilçesinde, Alaaddin Keykubat Üniversitesi Akseki Meslek Yüksekokulu’nda öğrenim gören öğrencilerin kaldığı özel pansiyonda 12 öğrenci karın ağrısı ve mide bulantısı şikayetiyle hastaneye kaldırıldı. Serum tedavisi uygulanan öğrenciler tedavilerinin ardından taburcu edildi. Edinilen bilgiye göre, pansiyonda kalan öğrenciler akşam yemeğinde yayla çorbası, makarna, schnitzel ve kakaolu puding tüketti. Yemekten bir süre sonra bazı öğrencilerde karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma şikayetleri başladı. Yurtta toplam 145 öğrenci bulunduğu, bunlardan 2’si kız, 10’u erkek olmak üzere 12 öğrencinin karın ağrısı, mide bulantısı ve kusma şikayetiyle Akseki Devlet Hastanesi’ne başvurduğu öğrenildi. Saat 21.00 ile 02.00 saatleri arasında yaşanan olayda hastanede öğrencilerden kan ve gaita örnekleri alındı, olayla ilgili adli vaka kaydı açıldı. Serum tedavisi uygulanan öğrenciler, yapılan gözlemlerin ardından taburcu edildi. Yetkililer, zehirlenmenin nedeninin belirlenmesi için inceleme başlattı.
09 Kasım 2025 Pazar - 11:19
Kütahya İl Sağlık Müdürü Durmuş’tan "Sahte Mesaj" uyarısı
Kütahya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Ensar Durmuş, son günlerde bazı vatandaşlara gönderilen sahte mesajlar konusunda uyarıda bulundu. Durmuş, vatandaşların "borcunuz nedeniyle randevu alamayacaksınız" veya "e-Nabız hesabınıza erişiminiz kısıtlanacaktır" gibi ifadeler içeren ve para talep eden mesajlar aldıklarını belirterek, bu mesajların dolandırıcılık amaçlı olduğunu söyledi. Kütahya İl Sağlık Müdürlüğü ya da bağlı kurumların vatandaşlardan hiçbir şekilde para talebinde bulunmadığının altını çizen Durmuş, "Bu tür mesajlara kesinlikle itibar edilmemelidir. Vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları için dikkatli olmaları büyük önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
09 Kasım 2025 Pazar - 10:45
Manyetik titreşimlerle, bağımlılığa karşı ’Sil baştan tedavi’
Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bağımlılık ve duygu durum bozukluklarında beyni adeta yeniden başlatarak tedavi etmeye imkan sağlayan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) hakkında bilgiler verdi. Yaşar, "Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), beynin belirli bölgelerine manyetik alan aracılığıyla uyarı gönderen, cerrahi gerektirmeyen bir nöromodülasyon tedavisidir. Kafa derisine yerleştirilen elektromıknatıslar aracılığıyla, beyinde nöronların elektriksel aktivitesi uyarılarak beyin aktivitesi modüle edilir" dedi. Bağımlılık ve duygu durum bozukluklarında beyni adeta yeniden başlatarak tedavi etmeye imkan sağlayan Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS) hakkında Medicana International İzmir Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar bilgi verdi. Bağımlılıkta, beyindeki ödül devresinin prefrontal korteks dopamin aracılığıyla aşırı uyarıldığını aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, TMS tedavisinde beynin madde arama davranışını tetikleyen nörokimyasal yolların sessizleştirilerek, bağımlılığın sonlanmasının hedeflendiğini bildirdi. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Transkraniyal Manyetik Stimülasyon (TMS), beynin belirli bölgelerine manyetik alan aracılığıyla uyarı gönderen, cerrahi gerektirmeyen bir nöromodülasyon tedavisidir. Kafa derisine yerleştirilen elektromıknatıslar aracılığıyla, beyinde nöronların elektriksel aktivitesi uyarılarak beyin aktivitesi modüle edilir. Bu uyarılar sinaptik plastisiteyi yani yeniden yapılanmayı etkileyerek, özellikle karar verme merkezimiz olan prefrontal korteks ve duygu motivasyon bölgemiz olan limbik sistem arasındaki iletişimi düzenleyebilmektedir. TMS ile beyin uyarıldığında, sinir hücreleri arasında bilgi alışverişini sağlayan serotonin ve dopamin gibi nörotransmitterlerin düzeylerinde ve bunların reseptörlerinde, sinir hücrelerinin kendini yenilemede kullandıkları yolaklarda olumlu yönde değişimler sağlanabiliyor" açıklamasını yaptı. Bağımlılığı tetikleyen yolları sessizleştiriyor Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, bağımlılık sürecinde beynin ödül devresinin adeta kontrolsüz çalıştığını belirterek, TMS’nin bu devreyi yeniden düzenlemeye odaklandığını anlattı. Özellikle mantıklı düşünme, karar verme ve dürtü kontrolünden sorumlu prefrontal korteks ile haz ve motivasyon merkezleri arasındaki iletişimin normalleşmesini sağladığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "TMS ile amaç, madde arayışını ve anlık haz beklentisini azaltarak kişinin öz denetimini güçlendirmektir. Böylece kişi, bir maddeye ya da davranışa yönelmeden önce durup düşünebilme kapasitesi kazanır" diye konuştu. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, yöntemin ilaçsız ve girişimsel olmayan yapısının, özellikle ilaç kullanmak istemeyen ya da ilaç tedavisine direnç gösteren bireyler için önemli bir avantaj oluşturduğunu aktardı. TMS tedavisinin her hasta için uygun olmadığını da belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, değerlendirme ve planlamanın psikiyatrist tarafından yapılması gerektiğinin altını çizdi. Epilepsi öyküsü bulunanlar, kafatasında metal implant veya kalp pili taşıyanlar ve gebeler için şu an için önerilmediğini belirten Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Bunun dışında birçok hasta grubu TMS’den yararlanabilmektedir. Önemli olan, kişinin klinik değerlendirmesinin doğru yapılması ve tedavi hedeflerinin net belirlenmesidir" dedi. Hastalar seans sonrası günlük hayatına devam ediyor Hastaların tedavi sırasında konforlu bir süreç yaşadığını dile getiren Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, seansların ayaktan uygulandığını, anestezi ya da sedasyon gerektirmediğini kaydetti. Tedavi sırasında hastanın rahat bir koltukta oturduğunu, baş bölgesine yerleştirilen elektromanyetik bobin aracılığıyla hafif tıklama sesleri ve yüzeysel bir titreşim hissi oluştuğunu söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Bu his kısa sürer, rahatsız edici değildir ve hasta seans biter bitmez normal hayatına dönebilir" dedi. Bağımlılık vakalarında genellikle günde bir seans olacak şekilde haftanın beş günü uygulandığını aktaran Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, toplam sürenin ise 20-30 seans arasında değiştiğini vurguladı. Öte yandan TMS’nin en verimli sonuçlarını psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisiyle birlikte uygulandığında verebildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Beyindeki biyolojik süreçleri TMS düzenleyebiliyor, terapi ise bu yeni öğrenmeleri pekiştirmede etkili olabiliyor. Kişinin sadece madde isteğinin azalması değil, aynı zamanda hayatı yeniden yapılandırması da önemlidir. Bu nedenle çoklu yaklaşım kalıcılığı artırabilir" diye konuştu. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tedavi sonrası bağımlılığın yeniden nüks etmesi konusuna da ışık tutarak, "Her hastanın tepkisi farklı olmakla birlikte, craving yani madde isteğinde anlamlı bir azalma gözlemleniyor. Bazı hastalarda ilerleyen dönemlerde destekleyici seanslar planlanabiliyor. Amaç, beynin yeniden kazandığı dengeyi korumasını sağlamak" dedi. Türkiye’de kullanım artıyor TMS’nin özellikle Avrupa ve ABD’de bağımlılık tedavisi protokollerinde yer almaya başladığını söyleyen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, Türkiye’de de son yıllarda daha fazla merkezde uygulanır hale geldiğini belirtti. Büyük şehirlerde erişimin daha kolay olduğunu, bağımlılık alanında farkındalığın giderek arttığını vurgulayan Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, "Önümüzdeki yıllarda TMS’nin bağımlılık tedavilerinde destekleyici standart yöntemlerden biri olması beklenmektedir" değerlendirmesinde bulundu. Son olarak TMS’ye dair doğru bilinen yanlışlara da değinen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, yöntemin zihin kontrolü ya da hafıza silme tekniği olmadığına dikkat çekti. "TMS, kişinin özgür iradesini ortadan kaldırmaz; tam aksine bilişsel kontrolünü güçlendirir" diyen Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, tedavinin beynin doğal iyileşme kapasitesini desteklediğini ifade etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder