SAĞLIK
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:37 Gördes’te STK’lara yönelik ‘hayat kurtaran’ eğitimler başladı Manisa’nın Gördes ilçesinde sivil toplum kuruluşlarına yönelik başlatılan ilk yardım eğitimlerinin ilk durağı Gördes Off-Road grubu oldu. Jandarma ve 112 Acil Servis İstasyonu iş birliğiyle düzenlenen eğitimler, ilçe genelindeki tüm STK’lara verilecek. Gördes’te olabilecek kaza ve acil durumlarda bilinçli müdahale kapasitesini artırmak amacıyla geniş kapsamlı bir eğitim seferberliği başlatıldı. Gördes 112 Acil Servis İstasyonu personelinin eğitim desteği verdiği, Gördes İlçe Jandarma Komutanlığının ise ev sahipliği yaptığı programın ilk konukları Gördes Off-Road Grubu üyeleri oldu. İlçe Jandarma Komutanlığı salonunda gerçekleştirilen eğitimde, 112 Acil Servis İstasyonu Acil Tıp Teknisyeni (ATT) İbrahim Arga tarafından hayati bilgiler aktarıldı. Özellikle doğa sporları ve zorlu arazi şartlarında faaliyet gösteren off-road ekibine, olay yerinde yapılacak ilk müdahalenin altın kuralları uygulamalı olarak anlatıldı. Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin’in de yakından takip ettiği eğitimde, doğru müdahalenin hayat kurtaracağı vurgulandı. Eğitim serisinin ilk katılımcısı olan Gördes Off-Road Grubu üyeleri, aldıkları bilgilerin sahada kendileri için kritik önem taşıdığını ifade etti. Grup adına yapılan açıklamada, "Doğada her an beklenmedik durumlarla karşılaşabiliyoruz. Bu eğitim sayesinde profesyonel ekipler gelene kadar neler yapabileceğimizi öğrendik. Bu anlamlı iş birliği için hem Jandarma Komutanlığımıza hem de 112 ekiplerine teşekkür ediyoruz" denildi. İlçe genelindeki tüm sivil toplum kuruluşlarını (STK) kapsayacak şekilde planlanan eğitim serisinin, belirlenen takvim doğrultusunda diğer gruplarla devam edeceği öğrenildi. Amaç, ilçedeki toplumsal duyarlılığı ve acil durumlara hazırlık seviyesini en üst düzeye çıkarmak olarak açıklandı.
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:01 Dijital çağın çocuk sağlığı üzerindeki etkileri Dijitalleşmenin çocukların yaşamına etkileri günümüzün en büyük problemlerinden birisi haline geldi. Dijital çağın getirdiği yeni tanımlanan çocuk hastalıkları, Türk Pediatri Kongresi’nde masaya yatırılacak. Artan postür bozuklukları, çocukluk çağı obezitesi ve azalan fiziksel aktivite gibi modern yaşamın getirdiği sağlık sorunları ve klinik yönetim yaklaşımları ele alınacak. Günümüz çocuklarının yoğun ekran maruziyeti, dikkat ve iletişim sorunlarıyla ilişkilendiriliyor. "Ekran, Dikkat ve İletişim" başlıklı oturumda pediatristlerin klinikte sık karşılaştığı bu zorlu durumlar bilimsel veriler ışığında masaya yatırılacak. Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur ve Kongre Başkanı Prof. Dr. Bülent Karadağ’ın ev sahipliğinde, pediatri alanının ulusal ve uluslararası ölçekteki önde gelen uzmanları, çocuk sağlığını tehdit eden güncel sorunlar, değişen yaşam alışkanlıkları ve yeni klinik yaklaşımlar kongrede çok yönlü olarak ele alacak. Pediatri alanındaki güncel gelişmelerin ve yeni tedavi yaklaşımlarının masaya yatırılacağı kongrede; geleceğimizin umudu olan çocuk sağlığını yakından ilgilendiren pek çok kritik konu bilimsel oturumlarda gündeme taşınacak. Kongrede, pediatri pratiğinde giderek daha fazla önem kazanan hasta hakları ve hekim sorumluluğu konusu da ele alınacak. Çocuk hastaların korunması, ailelerle iletişim süreçleri, etik sorumluluklar ve hukuki boyutlar uzmanlar tarafından kapsamlı biçimde değerlendirilecek. Son yıllarda giderek artan vitamin, mineral ve protein takviyesi kullanımı, "Gerektiğinde mi, rutinde mi?" sorusu üzerinden masaya yatırılacak. Uzmanlar, çocuklarda bilinçsiz takviye kullanımının muhtemel risklerine dikkat çekerek bilimsel rehberler doğrultusunda doğru kullanım yöntemlerini paylaşacak. Özellikle sporcu sağlığı ile ilgili güncel yaklaşımlar dile getirilecek. Kongrede öne çıkan başlıklardan biri de çocukluk çağında sık görülen sağlık sorunlarından biri olan anemi olacak. Aneminin erken tanısı, nedenleri ve güncel tedavi yaklaşımları multidisipliner bakış açısıyla değerlendirilecek. Çocuklarda sık karşılaşılan zehirlenme vakalarında erken tanı, acil ve doğru müdahale ile klinik yönetim stratejileri değerlendirilecek. Ayrıca kronik hastalığı olan çocuklar, bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar veya özel sağlık durumları bulunan çocuklarda aşılama konusuna da yer verilecek. Uzmanlar, özel durumlarda uygulanması gereken aşı takvimlerini ve klinik yaklaşımları paylaşacak.
28 Mart 2026 Cumartesi - 11:07 Konya’da "Yara Okulu" projesi hayata geçirildi Konya Numune Hastanesinde özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalar için hayati önem taşıyan bası yaralarını (yatak yaraları) önlemek ve tedavi sürecini profesyonelleştirmek amacıyla kurulan Yara Okulu, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Hastanede düzenlenen açılış programında konuşan Başhekim Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, uzun süre yatmak zorunda kalan hastalar için bası yaralarının önemli bir risk oluşturduğunu belirterek, Yara Okulu projesi ile toplumda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz ise, hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine önleyici sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekti. Özellikle evde bakım ve yoğun bakım hastalarında bası yaralarının kısa sürede oluşabildiğini, ancak tedavi sürecinin aylar sürebildiğini belirten Doç. Dr. Yavuz, "Bu proje ile bir hastaya dahi dokunabilmek büyük bir kazanımdır" ifadelerini kullandı. Programa katılan hasta ve hasta yakınlarına Yara Okulu Katılım Belgesi takdim edildi. Program, yapılan sunumların ardından dualar eşliğinde gerçekleştirilen kurdele kesimi ile sona erdi. Programa, Konya İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yusuf Yavuz, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Himmet Durgut, Personel Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Hakan Çetinkaya, Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. Hasan Çifci, Acil Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Ahmet Ergin, Beyhekim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Halil Ekrem Akkurt, Meram Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Ömer Adil İlhan, Numune Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Ali Haydar Dadacı, merkez hastane idarecileri, sağlık çalışanları, hastalar ve çok sayıda hasta yakını katıldı.
Üniversite öğrencilerine glütensiz üretim eğitimi
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:14 Üniversite öğrencilerine glütensiz üretim eğitimi Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde (TOGÜ) düzenlenen etkinlikte glütensiz beslenmenin önemi vurgulanarak çölyak hastalarına yönelik üretim ve toplumsal destek çalışmaları tanıtıldı. TOGÜ Tokat Meslek Yüksekokulu ile Engelsiz Üniversite Koordinatörlüğü iş birliğinde, "Çölyak farkındalığı: Herkes için ekmek" etkinliği gerçekleştirildi. Tokat Meslek Yüksekokulunda düzenlenen programa Rektör Prof. Dr. Fatih Yılmaz, Rektör Yardımcıları, Rektör Danışmanı Dr. Öğr. Üyesi Zafer Susoy, Çölyak Derneği Başkanı Selma Gülle ve dernek üyeleri katıldı. "Farkındalıkla beslen, sağlıkla yaşa" temasıyla bilgilendirme yapıldı Etkinlikte Öğr. Gör. Ercan Polat, Engelsiz Üniversite Koordinatörü Dr. Öğr. Üyesi Mihriban Sönmez ve Çölyak Derneği Başkanı Selma Gülle; çölyak hastalığı, glütensiz beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları konusunda katılımcılara bilgi verdi. Konuşmacılar, programın amacının çölyak hastalığına dikkat çekmek, toplumda farkındalık oluşturmak ve sağlıklı beslenme bilincini artırmak olduğunu vurguladı. Programda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı personeli tarafından çölyak hastalığı için evde bakım hizmeti konusunda da bilgilendirme yapıldı. Rektör Yılmaz: "Üniversitemiz bilgiyi toplumsal faydaya dönüştürüyor" Programda konuşan TOGÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Yılmaz, üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda üretilen bilginin toplumsal faydaya dönüştürüldüğü yerler olması gerektiğini ifade ederek; Tokat Meslek Yüksekokulu Aşçılık Programı bünyesinde unlu mamuller üretildiğini söyledi. Çölyak hastaları için de üniversitede üretim yapıldığını hatırlatan Rektör Yılmaz; "Çölyak hastalarına yönelik ürünlerin üretilmesi önemlidir. Üniversite olarak bu konuya ayrı bir hassasiyet gösteriyoruz. Ayrıca burada öğrencilerimiz bu konuda da eğitim görüyor. Temel amacımız, öğrencilerimizi glütensiz ürün üretimi konusunda da yetiştirip mezun olduklarında bu bilgi ve becerileri işletmelerde uygulamalarını sağlamak. Üniversite olarak ürettiğimiz buğdayla glütensiz ekmek ve diğer ürünleri üretmeyi hedefliyoruz. Ayrıca yaklaşık 50 ihtiyaç sahibi çölyak hastasına bu ürünleri ücretsiz ulaştıracağız" dedi. Glütensiz ürünler ikram edildi Etkinlik, çölyak hastalarına yönelik farkındalığın önemine dikkat çekilen konuşmaların ardından pasta kesimi ve glütensiz ürünlerin ikramı ile sona erdi.
Uzmanı uyarıyor: Ani ısı değişimleri bel ağrısını artırabilir
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:14 Uzmanı uyarıyor: Ani ısı değişimleri bel ağrısını artırabilir Toplumun yaklaşık yüzde 80’i yaşamlarının bir döneminde bel ağrısı sorunuyla karşılaşıyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Yaşar Karataş, mevsim geçişlerinde yaşanan sıcaklık farkları ve hava akımlarının kas-iskelet sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, bu durumun bel ağrılarının daha sık görülmesine neden olduğunu vurguladı. Günümüzde hareketsiz yaşam tarzı, kilo fazlalığı ve dengesiz beslenme alışkanlıklar omurga sağlığını olumsuz yönde etkileyerek birçok kişide omurga yıpranmasına neden oluyor. Yıpranmış omurgada yapılan ani hareketlerin kas ve eklem zorlanmalarına bağlı ağrılara yol açabileceğini kaydeden Medicana Konya Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahı Op. Dr. Yaşar Karataş, özellikle sonbahardan kışa geçiş döneminde bel sağlığına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak önemli uyarılarda bulundu. "D vitamini, kalsiyumla birlikte kemik gücünü artırır" Mevsim geçişlerindeki sıcaklık farklılıkları kaslarda ani kasılmalara ve dolaşım bozukluklarına yol açarak omurga çevresindeki kas dokusunun gerginleşmesine neden oluyor. Bu durumun özellikle yıpranmış omurgalarda ağrılara sebep olduğunu söyleyen Op. Dr. Yaşar Karataş, "Isı düşmesi kaslardaki kan akımını azaltır. Bu da iyileşme sürecini yavaşlatarak ağrıların uzamasına da neden olur" dedi. Soğuyan havalarla birlikte güneş ışığından daha az yararlanıldığını belirten Op. Dr. Yaşar Karataş, D vitamininin kemik sağlığı açısından önemine dikkat çekerek, "D vitamini, kalsiyumla birlikte kemik gücünü artırır. Güneş ışığı azaldığında D vitamini üretimi de düşer. Bu durum osteoporoza zemin hazırlayabilir ve iskelet sistemi ağrılarına yol açabilir. Uygun saatlerde güneşten faydalanmak ve dengeli beslenmek bu açıdan çok önemlidir" dedi. Kıyafet seçimi ve egzersiz önemli Soğuk havalarda mevsime uygun giyinmenin kas spazmlarını önlemede önemli rol oynadığını belirten Op. Dr. Yaşar Karataş, "İnce kıyafetler, araç kullanırken camı açık bırakmak veya terleme sonrası aniden soğuk havaya çıkmak kas spazmlarına ve tutulmalara yol açabilir" uyarısında bulundu. Bel sağlığını korumanın en etkili yollarından birinin düzenli egzersiz yapmak olduğunu vurgulayan Op. Dr. Karataş, "Egzersiz omurga kaslarını güçlendirir, eklem hareket açıklığını korur ve esnekliği artırır. Bu sayede ani hareketlerde sakatlanma riski azalır" dedi.
Sivaslı genç kadın şifayı İzmir’de buldu: "Artık korkmadan yaşıyorum"
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:08 Sivaslı genç kadın şifayı İzmir’de buldu: "Artık korkmadan yaşıyorum" Sivas’ta yaşayan 28 yaşındaki Reyhan Yiğitsoy, 4 yıl önce geçirdiği bir rahatsızlık sonucu trigeminal nevralji tanısı aldı. Yıllarca ilaç ve çeşitli tedavi yöntemleri deneyerek hastalığıyla mücadele eden Reyhan Yiğitsoy, Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’un yaptığı başarılı operasyon sayesinde sağlığına kavuştu. Reyhan Yiğitsoy, "Şu an çok iyiyim korkusuzca yaşamak çok güzel bir şey" dedi. Sivas’ta yaşayan 28 yaşındaki Reyhan Yiğitsoy’un, 2021 yılında yaşadığı sağlık sorunuyla hayatı değişti. Bir sabah uyandığında yüzünün sol tarafında ani bir çekme hissi ile uyandığını aktaran Reyhan Yiğitsoy, "Görünürde bir şey yoktu ancak felç geçirdiğim endişesiyle hemen bir nöroloji polikliniğine başvurdum. Orada yapılan tetkikler sonucu da trigeminal nevralji tanısı aldım" dedi. Reyhan Yiğitsoy, "Çeşitli ilaç tedavileri uygulandı. Ancak buna rağmen ağrılarımın şiddeti arttı. İki kez radyofrekans yapıldı ama fayda sağlamadı. İlaç tedavilerine sürekli eklemeler, çıkarmalar oldu. Kullandığım ilaçlardan ve şiddetli atak geçirmelerden sonra çenem kitlendi ve artrosentez yaptırmam gerekti. Uzun bir dönem gece plağı kullanmak zorunda kaldım. İlaçlara rağmen ağrılarım geçmeyince bir algoloğa başvurdum. Algolog tek şansımın ameliyat olduğunu ve başka türlü tedavi olamayacağımı söyledi" diyerek, tedavi sürecinde yaşadıklarını paylaştı. Tedavilerinden bir sonuç alamayan ve de hastalığıyla bir şekilde yaşamaya çalışan Reyhan Yiğitsoy, tatil için kız kardeşinin yanına geldiğinde geçirdiği atak tedaviye ulaşmasını sağladı. Yapay zekadan araştırdılar Kız kardeşinin yanında geçirdiği atak sonucunda kardeşinin, hastalığına çare bulmak için araştırma yapma ihtiyacı hissettiğini ve bu nedenle ilk iş olarak yapay zekadan faydalandığını aktaran Reyhan Yiğitsoy, "Ben hastalığı kabullendiğim için ekstra bir araştırmaya girmemiştim. Ancak kız kardeşim yapay zeka üzerinden ‘Bu alanda en iyi hekim kimdir?’ diye bir araştırma yaptığında ilk sırada Medicana International İzmir Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun’u görmüş. Bunun üzerine Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun ile iletişime geçtik. Ertesi gün de hastaneye geldik. Sonrasında ameliyat için uygun olup olmadığıma bakıldı. Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun ameliyat için uygun olduğumu söyledi. Bir ay sonra da ameliyat oldum" sözlerini kaydetti. Korkusuzca yaşamak çok güzel bir şey Hastalığı nedeniyle günde 4-5 kere atak geçirdiğini, çenesinin kitlendiğini ve yemek yerken, duş alırken atak geçirme endişesi yaşadığını paylaşan Reyhan Yiğitsoy, "Şu an çok iyiyim. Korkusuzca yaşamak çok güzel bir şey... Çünkü hastalık nedeniyle günlük hayatımda, sosyal hayatımda tamamen bitmişti. Yemek yemeğe bile korkuyordum. Düzgün bir şekilde uyuyamıyordum. Korkmadan yaşayabilmenin ne demek olduğunu, Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun sayesinde yeniden hatırladım. Kendisine teşekkür ederim" sözlerini kaydetti. Yüzünüzü yıkarken bile tetiklenebilir Trigeminal nevralji hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun, "Trigeminal nevralji, kafa ve yüz bölgesine uyarı götüren sinirlerden biri olan Trigeminal (5. Sinir) sinirin herhangi bir sebeple etkilenmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Toplumda ‘delirten hastalık’ veya ‘intihar hastalığı’ olarak bilinir. Beyincik damarlarının bu sinire basısı ile ortaya çıkan bu hastalıkta, üst ve alt çene, yanak ve göz bölgesinde ağrı şikayetleri oluşturabilir. Yüz yıkama, diş fırçalama, yemek yeme veya traş olma gibi faaliyetler ağrının tetiklenmesine neden olabilir. Çoğu hasta bu nedenle ilk olarak diş hekimine başvurur" dedi. Trigeminal nevralji hastalığının tedavisinin ilk olarak ilaçla başladığını belirten Prof. Dr. Özhan Merzuk Uçkun sözlerini şöyle tamamladı: "Uzun süre ilaç tedavisi fayda sağlayabilir. İlaç tedavisinin işe yaramadığı durumlarda; radyofrekans ile siniri düşük ısıda yakma, Gama Knife Işın, gliserol enjeksiyon ve cerrahi tedavi seçenekleri de bulunmaktadır. Bu yöntemler içinde cerrahi tedavi ilaç tedavisinden sonra en etkin ve en kalıcı tedavi yöntemidir. Başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir."
Şehir hastaneleri toplam 434 milyondan fazla muayene ile Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu
06 Kasım 2025 Perşembe - 10:00 Şehir hastaneleri toplam 434 milyondan fazla muayene ile Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu Türkiye’de ilk kez 2017 yılında faaliyete geçen şehir hastaneleri, 434 milyondan fazla muayene ile Türk Sağlık sisteminin bel kemiği oldu. Şehir hastaneleri, kamu-özel ortaklığı modeliyle sağlık hizmetlerinde verimlilik ve kalite artırımı amacıyla Türkiye’de ilk kez 2017 yılında Yozgat’ta faaliyete geçti. Daha sonra başta Ankara ve İstanbul olmak üzere birçok şehirde hizmete başlayan hastanelerin sayısı bugün Türkiye genelinde 25’e yükseldi. Modern ve yüksek sağlık hizmeti sunmak, tüm branşları tek çatı altında toplamak gibi amaçlarla yapılan şehir hastaneleri, yüksek yatak ve yoğun bakım ünitesi kapasitesi sayesinde koronavirüs ve 6 Şubat merkezli Kahramanmaraş depremleri gibi toplumsal olaylarda etkin rol oynadı. Bunun yanı sıra 2017 yılından bugüne kadar gerçekleştirilen 434 milyon 482 bin 41 muayene ile şehir hastaneleri, Türk sağlık sisteminin bel kemiği oldu. Şehir hastanelerinin istatistikleri İHA muhabirinin Sağlık Bakanlığı kaynaklarından edindiği bilgilere göre 2025 yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelindeki 25 şehir hastanesinde toplam 54 milyon 931 bin 60 muayene gerçekleştirildi. 2017 yılından 2024 yılının sonuna kadar yapılan 379 milyon 559 bin 981 muayene ile birlikte toplam muayene sayısı 434 milyon 481 bin 41 oldu. 2025 yılının ilk dokuz ayında Türkiye genelindeki şehir hastanelerinde 2 milyon 436 bin 632 ameliyat yapılmış olup, toplam ameliyat sayısı 13 milyon 442 bin 198’e ulaşmıştır.
’Ben’ler sadece cerrahi yolla çıkarılmalı
06 Kasım 2025 Perşembe - 09:31 ’Ben’ler sadece cerrahi yolla çıkarılmalı Lazer, koter, kriyoterapi (soğuk gaz tedavisi) ve asitli solüsyonlarla ben alma işlemleri sağlığa ciddi zararlar verebiliyor. Dermatolog Doç. Dr. Hatice Gamze Demirdağ, "Cildimizdeki ’ben’ sanılan oluşum, aslında bir deri kanseri olabilir ve bunların cerrahi dışı yöntemle çıkarılması istenmeyen kötü sonuçlar doğurabilir. Gerçek benler cerrahi olarak çıkarılıp patolojiye gönderilmelidir." dedi. Geçtiğimiz günlerde Antalya’da gerçekleştirilen 33. Ulusal Dermatoloji Kongresi’nde "Dermatoskop ile Nevüs Tipi Tanıma" başlıklı bir bildiri sunan Acıbadem Kent Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gamze Demirdağ, "ben"lerin cerrahi dışı yollarla çıkarılmasının ciddi sağlık riskleri oluşturabileceğini söyledi. Benler gerçek ben mi değil mi incelenmeli "Gerçek benlerin tedavisi sadece cerrahi yolla olmalıdır." diyen Doç. Dr. Demirdağ, benlerin varlığında öncelikle dermatoloğa başvurularak benlerin gerçek ben olup olmadığının, gerçek benler ise yapısının incelenmesi gerektiğini kaydetti. Demirdağ, halk arasında "et beni" olarak bilinen kabarık yapılar ile bazı tehlikeli benlerin birbirine karıştırıldığını, bu ayrımın yalnızca dermatolog muayenesi ile yapılabileceğini belirterek şöyle konuştu: "Et beni sanılan bazı benler gerçek benlerdir ve bunlara bazen hastalar, bazen eczacılar ve bazen de branş dışı hekimler bu benleri yakarak veya asitli ilaçlar vererek müdahale etmektedir. ‘Ben’ sanılan oluşum, aslında bir deri kanseri olabilir ve bunların cerrahi dışı yöntemle ortadan kaldırılmaları, kanserin geç tanı almasına ve hatta tanı alamayıp yayılmasına ve istenmeyen kötü sonuçlara sebep olabilir. Gerçek benlerin ister düz ister kabarık olsun, yalnızca cerrahi yöntemle çıkarılması ve patolojiye gönderilmesi gerekir. Koter ile yakma tedavisi, kriyoterapi denilen soğuk gaz tedavisi, lazer ışınları ile benlerin alımı veya bazı asitli yakan solüsyonların kullanımından kesinlikle kaçınılması gerekir. Her ben masum değildir. Müdahale edilmeden önce her ben öncelikle dermatoskop ile incelenmeli, kanser riski olup olmadığı belirlenmelidir. Sonrasında uygun müdahale yöntemi dermatolog tarafından önerilmeli ve verilmelidir."
Dr. Demiroğlu, "Lipödem kadınların sessiz çığlığı"
06 Kasım 2025 Perşembe - 09:22 Dr. Demiroğlu, "Lipödem kadınların sessiz çığlığı" Medical Point Gaziantep Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Sidar Burcu Ateş Demiroğlu, özellikle kadınlarda sık görülen lipödem hastalığına dikkat çekti. Dr. Demiroğlu, lipödemin yalnızca estetik bir problem olarak görülmesinin yanlış olduğunu vurgulayarak, erken tanı ve doğru tedaviyle yaşam kalitesinin önemli ölçüde artırılabileceğini belirtti. Uzm. Dr. Sidar Burcu Ateş Demiroğlu, hastalığın çoğu zaman yanlışlıkla obezite veya lenfödemle karıştırıldığını ifade ederek, "Lipödem, genellikle bacaklarda ve bazen kollarda simetrik yağ birikimiyle karakterize, kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Diyet veya egzersizle kolay kolay azalmayan bu durum, ağrı, hassasiyet ve hareket kısıtlılığına neden olabilir" dedi. Dr. Demiroğlu, "Lipödemin erken evrelerinde doğru tanı konulması çok önemlidir. Çünkü bu hastalık ilerledikçe hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara yol açar. Hastalar genellikle ‘neden kilo veremiyorum’ düşüncesiyle umutsuzluğa kapılır. Ancak lipödemde esas sorun, yağ hücrelerinin dağılımındaki anormalliktir. Tedavi yaklaşımında manuel lenf drenajı, kompresyon tedavisi, egzersiz programları, uygun beslenme planı ve ESWT (Şok Dalga Tedavisi) büyük önem taşır" şeklinde konuştu. Medical Point Gaziantep Hastanesi bünyesinde lipödem hastalarına özel tedavi programları uygulandığını belirten Dr. Demiroğlu, "Kişiye özel fizik tedavi yöntemleri ve ESWT cihazı ile yapılan tedaviler sayesinde ağrıyı azaltmak, ödemi kontrol altına almak ve hastanın yaşam kalitesini artırmak mümkündür" diye konuştu. Lipödemin sadece estetik değil, tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemi olduğunu vurgulayan Dr. Demiroğlu, kadınların bu konuda bilinçlenmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
"Aydın’da taşınacak hastanelerde yeni hizmet üniteleri planlanıyor"
06 Kasım 2025 Perşembe - 08:45 "Aydın’da taşınacak hastanelerde yeni hizmet üniteleri planlanıyor" Aydın Şehir Hastanesi’nin Aralık ayı itibariyle hizmete girmesi planlanırken, Aydın Valisi Yakup Canbolat, taşınacak olan hastanelerde bölgeye hizmet verebilecek ünitelerin oluşturulmasını istediklerini söyledi. Türkiye’nin 21. Şehir Hastanesi Aydın’da yükselmeye devam ederken, sağlık hizmetlerinin daha nitelikli sunulması amacıyla merkez ilçe Efeler’de inşaatına başlanan hastanede sona gelindi. Aydın ve Ege Bölgesi’nin uluslararası kalitede bir sağlık kampüsü haline gelmesi beklenen Şehir Hastanesi’ndeki cihazların testlerinin yapıldığını ve tefrişat çalışmalarının da Kasım sonuna kadar tamamlanacağını ifade eden Vali Canbolat, Aydın Şehir Hastanesi’nin Aralık ayı itibariyle hizmete girmeye hazır hale geleceğini belirtti. Aydın Şehir Hastanesi’nin tamamen devlet eliyle yapıldığını ‘Yap-İşlete-Devret" modelinin olmadığını ifade eden Vali Canbolat; "Burası genel bütçe imkanlarıyla yapıldı. Dolayısıyla buradaki bütün işletmeciliği de Sağlık Müdürlüğümüz ve buradaki Başhekimliğimiz gerekli ihale sistemlerini oluşturarak yapacaklar. Biz iki ay önce buraya bir yönetim oluşturduk. Atamalarımızı, görevlendirmelerimizi yaptık. O ekip de şu an kendi ekibini oluşturarak burada her türlü idari sorunların çözülmesi ve gerekli işlemlerin yapılması konusunda gece gündüz Cumartesi, Pazar çalışıyor. Biz Aralık ayı içerisinde burayı açmayı hedefliyoruz" dedi. "Oraları tamamen kapatalım, yıkalım gibi bir düşüncemiz yok" Şehir Hastanesi’nin açılmasının ardından taşınacak hastanelerin akıbetine ilişkin de açıklamalarda bulunan Vali Canbolat; "Bütün hastaneleri taşıyacağız ama biz mevcut hastanelerin yerinde sağlamlık durumuna göre yapılacak testlerle o bölgeye hizmet verebilecek ünitelerin de orada oluşturulmasını istiyoruz. Bunun için önce bir test yapacağız. Binaların hangisi dayanıklı, ayakta kalabilir diye. Daha sonra o ayakta kalan binaların ‘fonksiyonu ne olabiliri’ Sağlık Bakanlığımız’dan gelecek bir teknik ekip, sağlık ekibi karar verecek. Yoksa oraları tamamen kapatalım, yıkalım gibi bir düşüncemiz yok. O bölgeye hizmet verecek üniteler orada olmalı" dedi.
Karnı 2 ayda 9 aylık hamile gibi büyüyen kadının içinden karpuz kadar kitle çıkarıldı
06 Kasım 2025 Perşembe - 08:42 Karnı 2 ayda 9 aylık hamile gibi büyüyen kadının içinden karpuz kadar kitle çıkarıldı Amasya'da karnının 2 ayda 9 aylık hamile gibi büyümesi üzerine hastaneye başvuran kadının içinden 8,5 kilo ağırlığında kitle çıkarıldı. Karpuz büyüklüğündeki kitleyi görünce şaşıran doktorlar, yumurtalık ya da rahimde oluşan kitlelerin geç fark edilmesinin hayati riskler oluşturduğuna dikkat çekerek kadınların 6 ay ya da yılda 1 kez kadın doğum uzmanına genel kontrol yaptırmalarını tavsiye etti.30 santim çapında 8,5 kiloluk kitle çıkarıldı Amasya'nın Göynücek ilçesinde çiftçilik yapan Şule Akgül'ün karnı sadece 2 ayda giderek büyüdü. Evli ve 3 çocuk annesi kadın, 9 aylık hamile gibi olup nefes darlığı çekmeye başlaması üzerine Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Yapılan kontrollerde karnın içini tamamen saran bir kitle tespit edilerek ameliyata karar verildi. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Osman Fadıl Kara ile ekibinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonda 38 yaşındaki kadının karnından 30 santim çapında 8,5 kiloluk kitle çıkarıldı.Sağlığına kavuşan Akgül, "Karnımdaki şişlikten dolayı 2 ay içinde 9 aylık hamile gibi oldum. Korktuğum için hastaneye gelemedim. Zor nefes alıp, veriyordum. Eğilip, doğrulamıyordum. Şimdi ise sağlığıma kavuştum" dedi. "Hastamızın hayatı kurtuldu" Çıkartılan kitlenin 50 yıla yaklaşan meslek hayatında karşılaştığı en büyük kitleler arasında olduğunu belirten Prof. Dr. Kara, "Hastamız geç kalmasına rağmen hayatı kurtulmuş oldu. 8,5 kilo ağırlığında yumurtalık kisti çıkardık. Bütün lenfleri de temizleyerek rahatsızlığının ilerlemesini engellemiş olduk. Bu tip ameliyatları yapma şansımız he zaman var. Yeter ki hastalarımız sağlıklarından korkmadan bize ulaşsın" diye konuştu. "6 ay ya da yılda 1 kez genel kontrol yaptırılmalı" Yumurtalık ya da rahimde oluşan kitlelerin geç fark edilmesinin hayati riskler oluşturduğuna dikkat çeken Kara, kadınların 6 ay ya da yılda 1 kez kadın doğum uzmanına genel kontrol yaptırmalarını tavsiye etti. Murat Çelik