SAĞLIK
29 Mart 2026 Pazar - 14:22 Atakum’da vatandaşlara genel sağlık taraması gerçekleştirildi Samsun’un Atakum ilçesinde, 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik genel sağlık taraması yapıldı. Sağlıklı hayat konusunda vatandaşları bilgilendirmek için düzenlenen program yoğun ilgi gördü. Atakum Belediyesi, Samsun İl Sağlık Müdürlüğü ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) işbirliğinde düzenlenen ‘Kadın Sağlığını Geliştirme Programı’ kapsamında Özgecan Kadın Danışma Merkezi’nde vatandaşlara yönelik genel sağlık taraması gerçekleştirildi. Program, toplum sağlığını koruma, güçlendirme çalışmaları kapsamında 18 yaş üstü kadınlar ve 50 yaş üstü erkeklere yönelik düzenlendi. Uzman sağlık personeli eşliğinde kanser taramasına katılan vatandaşlar tansiyon, şeker ölçümü gibi hizmetlerden faydalanmanın yanı sıra kalp, böbrek, üreme sağlığı ve aile planlaması hakkında önemli bilgiler aldı. Kadınlar, programda rahim ağzı taramasına katılarak mobil kanser tarama aracında HPV ve DNA testi verdi. Kanserde erken tanı ve tedavi sürecine dikkat çekilen organizasyon, vatandaşlar tarafından büyük ilgi gördü. Programda konuşan OMÜ Halk Sağlığı Hemşireliği Ana Bilim Dalında görevli Dr. Öğretim Üyesi Figen Çavuşoğlu, "Bu program öncelikle, 35-70 yaş aralığındaki tüm kadınların ve 50-70 yaş aralığındaki tüm erkeklerin, ulusal kanser tarama programı çerçevesinde erken tanı ve tarama programına katılımlarını desteklemek için düzenlendi. Aynı zamanda cinsel sağlık ve üreme sağlığı kapsamında aile planlaması, menopoz ve menopoza uyum, kalp sağlığını koruma, diyabetle yaşam gibi başlıklar altında hakkında kadınlarımızı bilinçlendirmek ve kadın sağlığını güçlendirmek için buradayız. Stantlar açtık ve sağlık uygulamaları yapıyoruz. Sağlık İl Müdürlüğünün mobil kanser tarama aracı var. Bu aracın içerisinde rahim ağzı kanserine yönelik HPV ve DNA testi için tarama yapılıyor. Bugünkü programımızın yanı sıra 10 Nisan’da Ömer Halisdemir Parkı’nda ve 24 Nisan’da da Çakırlar Korusunda olacağız, tüm Atakumluları etkinliklere bekliyoruz" dedi. Sağlık taramaları devam edecek Atakum Belediye Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Şafak Ari Emir, programa yoğun katılım olmasından duydukları memnuniyeti ifade ederek "Burada kadın sağlığını güçlendirme başlığı altında OMÜ Halk Sağlığı ve Hemşirelik Bölümü öğrencileri ve İl Sağlık Müdürlüğü ile bir tarama programı gerçekleştirdik. Sağlık tarama programına, kadınların yoğun ilgisi oldu. Nisan ayı içerisinde 10 Nisan ve 24 Nisan tarihlerinde iki sağlık tarama faaliyeti gerçekleştireceğiz" diye konuştu. Sunulan sağlık tarama hizmetinden yararlanan vatandaşlar ise bu etkinliklerin kadın sağlığı ve kadının gelişimi açısından olumlu bulduklarını belirtti. Etkinliklerin devamını beklediklerini söyleyen vatandaşlar, "Her bilgiye her zaman, her yerde ulaşamıyoruz. Ayağımıza gelen böyle bir hizmet için üniversitemize, Atakum Belediyesi’ne ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz" ifadelerine yer verdiler.
29 Mart 2026 Pazar - 11:32 Ani baş dönmesi Vertigo habercisi olabilir Baş hareketiyle aniden ortaya çıkan baş dönmesi; vertigonun ilk belirtisi olabileceğini belirten Eskişehir Özel Ümit Hastanesi KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şiddetli baş dönmesi, denge kaybı ve çift görme gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Vertigo, kişinin kendisinin ya da çevresinin dönüyor, sallanıyor veya hareket ediyormuş gibi hissettiği bir baş dönmesi türü olarak tanımlanıyor. Bu durum çoğu zaman denge kaybı, mide bulantısı ve günlük aktiviteleri sürdürmede zorluk gibi şikâyetlerle birlikte görülüyor. Vertigo şikâyeti ile başvuran hastalarda ilk adımın ayrıntılı değerlendirme olduğunu belirten Salahova, "Baş dönmesi şikâyeti ile gelen hastalarımızın öncelikle detaylı hikâyesini alıyoruz. Baş dönmesinin nasıl başladığını, ne kadar sürdüğünü ve beraberinde başka şikâyetlerin olup olmadığını sorguluyoruz. Ardından muayene ile vertigonun kaynağını ayırt etmeye çalışıyoruz" dedi. Santral ve kulak kaynaklı vertigo ayrımı Vertigo farklı nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabildiğini aktaran Dr. Salahova, bazı durumlarda sorunun beyinden kaynaklanabildiğini, bu durumlarda; şiddetli baş dönmesi, yürüme güçlüğü ve belirgin dengesizlik ve çift görme gibi nörolojik belirtiler görülebildiğini söyledi. Bu tür durumlarda hastaların nöroloji uzmanına yönlendirildiğini ifade eden Salahova, "KBB alanında ise vertigonun en sık görülen nedeni kulak içindeki denge organıyla ilgili sorunlar. Bu hastalıkların başında halk arasında ‘kulak kristallerinin oynaması’ olarak bilinen Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo geliyor. Kısaca BPPV olarak tanımlanan bu rahatsızlık, adından da anlaşılacağı gibi iyi huylu, kısa süreli ataklar halinde ortaya çıkan ve başın belirli pozisyonlarıyla tetiklenen bir vertigo türüdür." İfadelerini kullandı. Hastalığın; özellikle 50 yaş sonrası bireylerde ve kadınlarda daha sık görüldüğünü belirten Salahova, BPPV’nin genellikle şu hareketlerle ortaya çıktığını söyledi: Yatağa uzanma veya yatakta dönme, başın yukarı ya da aşağı hareket ettirilmesi, ani baş hareketleri gibidir." Tanı ve tedavide manevralar kullanılıyor Salahova, "BPPV’nin tanı ve tedavisinde özel manevralar uygulanıyor. Bu manevralarla kulak içindeki denge kristallerinin doğru konuma yönlendirilmesi ve baş dönmesinin ortadan kaldırılması hedefleniyor"dedi. Bazı hastalarda vertigo rehabilitasyonuna da ihtiyaç duyulduğunu belirten Salahova, "Sık tekrarlayan vertigo ataklarında dengeyi güçlendiren egzersizler uyguluyoruz. Stabiliteyi artıran egzersizler, proprioseptif çalışmalar ve gövde stabilizasyonu bu tedavinin bir parçası" diye konuştu. Hareketsizlik vertigoyu artırabilir Vertigo yaşayan birçok kişinin baş dönmesinin tekrar etmesinden korktuğu için hareket etmekten kaçındığını belirten Dr. Salahova, bunun yanlış bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti ve tedavinin önemli bir parçasının hastayı yeniden hareket etmeye teşvik etmek ve hareketsizliğin önüne geçmek olduğunu vurguladı. Ne zaman doktora başvurulmalı Baş dönmesi kısa süreli ve hafif olsa bile bazı durumlarda mutlaka uzman değerlendirmesi gerektiğine dikkat çeken KBB Uzmanı Nargız Salahova, özellikle şu belirtiler varsa gecikmeden doktora başvurulmasını önerdi: Şiddetli ve uzun süren baş dönmesi, yürüme güçlüğü, çift görme veya konuşma bozukluğu ve şiddetli dengesizlik."
Prof. Dr. Ersanlı: "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca tedaviye indirgenemeyecek kadar çok boyutlu"
04 Kasım 2025 Salı - 11:24 Prof. Dr. Ersanlı: "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca tedaviye indirgenemeyecek kadar çok boyutlu" Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde (OMÜ) düzenlenen "Çocuk ve Gençlerin Dünyasında Bağımlılık: Riskler ve Koruyucu Yaklaşımlar" sempozyumunda konuşan Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, "Bağımlılıkla mücadele, yalnızca tedaviye indirgenemeyecek kadar çok boyutludur; eğitimden sağlığa, sosyal hizmetten hukuk sistemine, yerel yönetimlerden sivil topluma kadar uzanan geniş bir iş birliğini gerektiren bir süreçtir" dedi. OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölümü tarafından geleneksel hâle getirilmesi hedeflenen Çocuk Sempozyumu’nun ikincisi, bu yıl "Çocuk ve Gençlerin Dünyasında Bağımlılık: Riskler ve Koruyucu Yaklaşımlar" temasıyla gerçekleştirildi. Çocuk haklarını bilimsel bir bakış açısıyla ele alan sempozyumda; çocuk ve gençlerde bağımlılık olgusuna ilişkin risk faktörleri, koruyucu ve önleyici yaklaşımlar ile iyi uygulama örnekleri disiplinler arası bir çerçevede tartışıldı. Açılış konuşmasını yapan OMÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, çocukluk ve gençlik dönemlerinin önemine değinerek bağımlılığın sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Ersanlı, "Çocukluk ve gençlik dönemi, hayatın en kırılgan ama en umut veren evreleridir. Bu dönemde bağımlılık riski yalnızca bireysel bir sorun değil; aileleri, okulları, kurumları ve tüm toplumu etkileyen sosyal bir yaradır. Artık bağımlılık dediğimizde sadece madde kullanımını değil, teknoloji, dijital oyun, sosyal medya gibi davranışsal bağımlılıkları da konuşuyoruz. Çocuklar bazen bir ekrana sığınarak yalnızlığını unutmaya, bazen bir maddeyle acısını bastırmaya çalışıyor. Bu noktada biz yetişkinlere, profesyonellere ve akademisyenlere büyük sorumluluk düşüyor" ifadelerini kullandı. Ersanlı, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca klinik bir tedavi süreci değil, aynı zamanda hak temelli bir çocuk koruma sorunu olduğunu vurgulayarak, "Bir çocuğun bağımlılık riskiyle karşı karşıya kalması; onun güvenli bir aile ortamına, destekleyici bir okula, kapsayıcı bir sosyal çevreye ve erişilebilir hizmetlere ulaşabilmesiyle yakından ilişkilidir. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele, sadece tedaviye indirgenemeyecek kadar çok boyutludur" diye konuştu. Programda, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mahmut Yaran ile Samsun Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Vekili Sosyal Hizmet Uzmanı Hazal Cenik Delen de birer konuşma yaptı. Sempozyum, alanında uzman akademisyenlerin sunumları ve müzik dinletisiyle devam etti. Sempozyum, alanında uzman akademisyenler, profesyoneller ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşti.
Ruh Sağlığı Merkezi 211 hastanın tedavi süreçleriyle yakından ilgileniyor
04 Kasım 2025 Salı - 10:43 Ruh Sağlığı Merkezi 211 hastanın tedavi süreçleriyle yakından ilgileniyor Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı olarak 1 yıldır açılan Diclekent Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, 211 hastanın tedavi süreçleriyle yakından ilgilenerek hastaların toplum içerisinde sosyal olarak rehabilitasyonlarını sağlıyor. Diclekent Toplum Ruh Sağlığı Merkezi, 1 yıl önce Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesine bağlı olarak merkez Kayapınar ilçesinde açılarak hizmet vermeye başladı. Merkez, başvuran 211 hastanın yakın takibini yaparak toplum içerisinde sosyal olarak rehabilitasyonlarını sağlıyor. Merkezin psikiyatri uzmanı Dr. Handan Uysal Koç, toplum ruh sağlığı merkezlerinde şizofren, bipolar gibi kronik ruhsal hastaların takiplerini yaptıklarını söyledi. Burada psikiyatri uzmanı, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, ergoterapisti ve usta öğreticilerle hastalara hizmet vermekte olduklarını belirten Koç, hastaların burada randevu almadan düzenli olarak doktor kontrolüne gelmekte olduğunu, ilaç takiplerini burada yaptıklarını ifade etti. Koç, onun dışında her hastanın bir vaka yöneticisi olduğunu kaydederek, "Hastalarla düzenli olarak görüşmeler yapılmakta. Halk eğitim merkezi tarafından görevlendirilen usta öğreticilerimiz hastalarımıza resim, sanat, spor alanlarından günlük etkinlikler yapmakta. Bu şekilde hastaların toplum içerisinde sosyal olarak rehabilitasyonlarını sağlamaktayız" dedi. Hastalara ev ziyaretleri yaptıklarını aktaran Koç, "Hastalarımızı ev ortamında görerek ona göre değerlendiriyoruz. Belli aralıklarla hastalara psiko eğitimler düzenliyoruz. Sadece hastaya değil, hasta yakını da bu hastalı süreciyle ilgili bilgilendirmeler yapıyoruz. Diclekent Toplum Ruh Sağlığı Merkezi yaklaşık 1 yıldır hizmet vermekte, 211 hastaya hizmet vermekteyiz. Önce bir hekim tarafından görüşme yapılır, eğer uygun tanılı ise hastaya bir dosya açıyoruz. Hastaları, aile hekimleri yönlendirebilir, psikiyatri kliniklerinde taburcu olduklarında ya da psikiyatri uzmanlarında muayeneleri sırasında da uzmanlarımız buraya da yönlendirebiliyor. Kendileri rahatlıkla gelip başvurabilirler" diye konuştu. "Hasta, kayıtlı olduktan sonra istediği sürece takiplerini yapabiliriz" Hastaları burada mutlaka gördüklerini, ilaç takiplerini doktorların yaptığını kaydeden Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu şekilde düzenli bir takip yapıldığı için hastanın yatışları, hastaların atak dönemleri de bu şekilde azaltılmış oluyor. Hasta, kayıtlı olduktan sonra istediği sürece ömrünün sonuna kadar takiplerini yapabiliriz. Şizofreni tanılı bir hastamız vardı. Geçen yıl burada kaydı yapıldı. Hiç evden çıkmayan bir hastayken, şu an buraya düzenli olarak her gün gelip resim derslerine, müzik etkinliklerine katılmakta."
Op. Dr. Akgün Sayar’dan akıllı ve torik lens implantasyonu başarıları
04 Kasım 2025 Salı - 10:36 Op. Dr. Akgün Sayar’dan akıllı ve torik lens implantasyonu başarıları Medical Point Gaziantep Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Akgün Sayar, özellikle katarakt ve görme kusurları bulunan hastalarda uyguladığı Akıllı Lens ve Torik Lens İmplantasyonu operasyonlarıyla dikkat çekti. Op. Dr. Sayar, "Akıllı lensler, katarakt ameliyatı sırasında hastanın kendi merceği yerine yerleştirilen, uzak, orta ve yakın mesafede net görüş sağlayabilen gelişmiş göz içi lenslerdir. Bu sayede hastalar, ameliyat sonrası gözlük veya kontakt lense ihtiyaç duymadan günlük yaşamlarına konforla devam edebiliyorlar" dedi. Op. Dr. Sayar, "Akıllı lensler, yalnızca katarakt hastalarında değil, gözlük veya kontakt lens bağımlılığından kurtulmak isteyen kişilerde de etkili bir çözüm olarak öne çıkıyor. Trifokal özellikleri sayesinde birden fazla odakta net görüş sağlayan bu lensler, özellikle yakın, orta ve uzak görme sorunlarını aynı anda ortadan kaldırabiliyor" şeklinde konuştu. "Lens seçimini kişiye özel çok hassas bir planlamayla yapıyoruz" Lens seçimini kişiye özel çok hassas bir planlamayla yaptıklarını söyleyen Op. Dr. Akgün Sayar, "Astigmat problemi yaşayan kişiler için geliştirilen Torik Lensler, göz merceğindeki eğrilikleri düzelterek görüntülerin daha net algılanmasını sağlıyor. Bu sayede hastalar hem katarakt tedavisinden faydalanıyor hem de astigmat kaynaklı bulanıklıklardan kurtuluyor. Her hastanın göz yapısı farklıdır. Bu nedenle lens seçimini kişiye özel çok hassas bir planlamayla yapıyoruz. Uygun adaylarda sonuçlar son derece başarılı oluyor ve hastalar kısa sürede net bir görüşe kavuşuyor" ifadelerini kullandı. "Kısa sürede net görüş, uzun süreli konfor" Op. Dr. Akgün Sayar, "Göz içi lens implantasyonu, modern cerrahi tekniklerle dakikalar içinde tamamlanabilen bir işlem. Ameliyat sonrası iyileşme süreci oldukça hızlıdır ve hastalar genellikle birkaç gün içinde günlük aktivitelerine dönebilmektedir" diye konuştu.
Niğde’de vatandaşlara organ bağışının önemi anlatıldı
04 Kasım 2025 Salı - 10:27 Niğde’de vatandaşlara organ bağışının önemi anlatıldı 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinliklerle organ bağışının önemi anlatılıyor. Niğde’de kurulan organ bağışı standında; vatandaşlara organ bağışı süreci ve önemi hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü personelleri tarafından gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmalarıyla, vatandaşların organ bağışı konusunda farkındalık kazanması ve gönüllü bağışçı sayısının artırılması hedefleniyor. Organ bağışında bulunmak isteyen ya da konu hakkında bilgi almak isteyen tüm vatandaşlar, hafta boyunca kurulan stantlara davet edildi. Niğde İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Bahadır İnan; organ bağışının insana verilmiş en büyük hediyelerden biri olduğunu belirterek yaptığı açıklamada, "Bağışlanan her organ, bekleyen bir hastaya umut, bir aileye yeniden yaşam sevinci demektir. Ülkemizde binlerce vatandaşımız organ nakli beklemekte. Oysa hepimizin elinde bu umudu gerçeğe dönüştürebilecek bir güç var o da organ bağışı" dedi. Dr. İnan; organ bağışının sadece bir sağlık hizmeti değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın, insan sevgisinin ve merhametin en güzel örneği olduğunu belirterek, "Bir kişinin alacağı karar, birçok hayata dokunabilir. Bir kalp bir canı, bir karaciğer başka bir canı, iki böbrek iki farklı insanı yeniden hayata bağlayabilir" ifadelerini kullandı. İnan; "Unutmayalım ki, bağışlanan her organ filizlenen yeni bir yaşamdır. Niğde halkına bu konuda gösterdiği duyarlılıktan dolayı teşekkür ederim. Yaşarken de, vefat ettikten sonra da insanlara umut olabilmek, bırakabileceğimiz en anlamlı mirastır" diye konuştu. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası boyunca kent genelinde düzenlenecek çeşitli etkinliklerle vatandaşları bilgilendirmeye ve organ bağışının önemini anlatmaya devam edeceği belirtildi.
KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir"
04 Kasım 2025 Salı - 10:26 KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir" Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarının diğer mevsimlere göre daha sık görüldüğünü belirten Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Elazığ Medilines Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, mevsim geçişlerin sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Üst solunum yolunun bulaşıcı bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir. Bu özellikle üst solunum yolundaki organların bir şekilde hastalanması tepkisi sonucunda belirtiler görülmektedir. Burun akıntısı, kaşıntı, gözlerde sulanma, boğaz ağrısı ve ateş yükselmesi gibi belirtilerle seyretmektedir. Bunların tedavisi genellikle septomatik dediğimiz belirtilere yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Çünkü bunların ekseriyâ sebebi virüslere bağlı hastalıklar olmaktadır. Bu nedenle antibiyotikler hastaların tedavisinde önemli ölçüde kullanılmamaktadır ama çok ilerlemiş vakalarda viral enfeksiyona bir bakteri eklenmişse antibiyotik kullanımı olmaktadır. Hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına ciddiyetle dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle ortak kullanılan malzemelerin kullanılmasında dikkatli olmak, yine ortak kullanılan kapı kolu, merdiven ve asansör düğmeleri gibi yerlere elle çok dokunmamak dokununca da hemen dezenfektan kullanmalıyız. Yakın temas yapmamak gibi şeyler hastalıkları önemli ölçüde engellemektedir. Ayrıca maskenin de ciddi derecede koruyucu olduğunu da biliyoruz. Ağrı kesiciler, vitaminler, taze sebze ve meyve tüketimi, ılık su ve sıvı gıdaların bol alımıyla bu tedaviler yapılabilmektedir. Bunlara rağmen ateş, öksürük ve balgam şikayetleri ileri derecede artmışsa hastane tedavisi için uzman doktora müracaat etmeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir"
04 Kasım 2025 Salı - 10:23 KBB Uzmanı Özbay: "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir" Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonlarının diğer mevsimlere göre daha sık görüldüğünü belirten Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Elazığ Medilines Hastanesi Kulak Burun ve Boğaz Uzmanı Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, mevsim geçişlerin sık görülen üst solunum yolu enfeksiyonları hakkında açıklamalarda bulundu. Üst solunum yolunun bulaşıcı bir hastalık olduğunun altını çizen Op. Dr. Ahmet Sacit Özbay, "Mevsim geçişlerinde üst solunum yolu enfeksiyonları diğer mevsimlere göre biraz daha sık görülmektedir. Bu özellikle üst solunum yolundaki organların bir şekilde hastalanması tepkisi sonucunda belirtiler görülmektedir. Burun akıntısı, kaşıntı, gözlerde sulanma, boğaz ağrısı ve ateş yükselmesi gibi belirtilerle seyretmektedir. Bunların tedavisi genellikle septomatik dediğimiz belirtilere yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Çünkü bunların çoğunlukla sebebi virüslere bağlı hastalıklar olmaktadır. Bu nedenle antibiyotikler hastaların tedavisinde önemli ölçüde kullanılmamaktadır ama çok ilerlemiş vakalarda viral enfeksiyona bir bakteri eklenmişse antibiyotik kullanımı olmaktadır. Hastalıkların bulaşmaması için hijyen kurallarına ciddiyetle dikkat etmemiz gerekiyor. Özellikle ortak kullanılan malzemelerin kullanılmasında dikkatli olmak, yine ortak kullanılan kapı kolu, merdiven ve asansör düğmeleri gibi yerlere elle çok dokunmamak dokununca da hemen dezenfektan kullanmalıyız. Yakın temas yapmamak gibi şeyler hastalıkları önemli ölçüde engellemektedir. Ayrıca maskenin de ciddi derecede koruyucu olduğunu da biliyoruz. Ağrı kesiciler, vitaminler, taze sebze ve meyve tüketimi, ılık su ve sıvı gıdaların bol alımıyla bu tedaviler yapılabilmektedir. Bunlara rağmen ateş, öksürük ve balgam şikayetleri ileri derecede artmışsa hastane tedavisi için uzman doktora müracaat etmeleri gerekmektedir" ifadelerini kullandı. (MK-CK-
Bayburt Devlet Hastanesine son teknoloji MR cihazı kazandırıldı
04 Kasım 2025 Salı - 10:12 Bayburt Devlet Hastanesine son teknoloji MR cihazı kazandırıldı Bayburt Devlet Hastanesine kazandırılan son teknoloji Manyetik Rezonans (MR) cihazı, düzenlenen törenle hizmete alındı. Bayburt’ta hizmete giren Sola model MR cihazının 70 santimetre geniş gantri çapına sahip olduğu, bu sayede hastalara yüksek konfor sunduğu belirtildi. Cihazın özellikle kilolu hastalar ve MR korkusu yaşayan kişiler için ayrıcalıklı bir deneyim sağladığı ifade edildi. Yapay zekâ destekli yazılımı sayesinde çok daha net ve kaliteli görüntüler elde edildiği, özellikle prostat MR ve meme MR gibi küçük FOV (görüş alanı) çekimlerinde daha detaylı sonuçlar alındığı kaydedildi. 48 kanallı yapısı ve birçok dedike (özel) bobinle donatılan cihazın, birçok özellikleriyle sınıfının en ileri modellerinden biri olduğu belirtildi. Yeni MR cihazının tüm tetkikleri kusursuz bir şekilde görüntüleyip işleyebilme kapasitesine sahip olduğu vurgulandı. Törende konuşan Bayburt Valisi Mustafa Eldivan, yeni cihazın kente kazandırılmasının sağlık hizmetleri açısından önemli bir adım olduğunu söyledi. Eldivan, "Bugün Bayburt’un sağlık altyapısı adına gurur duyulacak bir yatırımın açılışını gerçekleştiriyoruz. Son teknolojiye sahip bu MR cihazı sayesinde vatandaşlarımız çevre illere sevk edilmeden, daha hızlı, kaliteli ve konforlu bir sağlık hizmeti alabilecek. İlimize kazandırılan bu önemli cihazın alınmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi. Yeni MR cihazının hizmete alınmasıyla birlikte vatandaşlar tanı ve teşhis süreçlerinde çok daha kısa sürede sonuç alabilecek, sağlık hizmeti kalitesi de önemli ölçüde artacak.
Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu
04 Kasım 2025 Salı - 10:10 Dolandırıcı sanıp reddetti, doktoru görüntülü arayınca böbrek nakline ikna oldu Yüksek tansiyona bağlı gelişen böbrek yetmezliği nedeniyle 8 yıl boyunca diyalize giren 62 yaşındaki Hataylı Nursel Demirel, hastaneden gelen telefonda ’bağış böbrek çıktı’ haberini veren görevliyi dolandırıcı sanarak reddetti. Görevli ısrarla arayınca polise gitmeye karar veren Demirel, doktorunun kendisini görüntülü aramasıyla gerçeği anlayıp nakil için hastaneye gitti. Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek, İzmir’deki Acıbadem Kent Hastanesi’nde başarıyla nakledildi. Depremzede olan ve uzun yıllardır böbrek nakli bekleyen Nursel Demirel, Hatay’ın Defne ilçesinde ayakkabı mağazası işletirken Covid-19 salgını döneminde İzmir’e yerleşti. İki çocuk, dört torun sahibi Demirel, salgın sonrası tekrar memleketine gidip gelmeye başladı. Ancak 6 Şubat depremi öncesinde İzmir’e dönmesi onu felaketten korusa da, ailesinden ve dostlarından çok sayıda kayıp verdi. Evi ve dükkanı da yıkılan Demirel, diyaliz tedavisini sürdürürken 3 yıl önce Acıbadem Kent Hastanesi’ne başvurarak kadavra listesine adını yazdırdı. Dolandırılma korkusuyla nakil şansını reddetti Telefonla bağış böbrek bulunduğu haberi verilince Demirel, bunu dolandırıcıların yeni bir tuzağı sandı. Daha önce yakın bir arkadaşının yönlendirmesiyle dolandırılan Demirel, o anı şöyle anlattı: "Hatay depreminde kuzenimi, eşini, çocuklarını, çok sayıda dostumu arkadaşımı kaybetmiştim. Üstüne üstlük evim ve dükkanım da yıkılmıştı. Yaşanan bu felekatte herkes yardım için seferber olmuştu. Çok yakın bir arkadaşım bana mesaj atıp yardım yapılacağını söyleyip bilgilerimi istedi. Hiç şüphelenmeden verdim. Bana para gönderileceği söylenirken, mobil bankacılıktan hesabıma girdiğimde gelen değil giden para olduğunu gördüm. Hemen banka şubesine gidip bu işlemleri durdurdum. Hastaneden arandığımda da dolandırıcılar arıyor sandım. Onlar ısrarla ‘bağış böbrek çıktı’ derken, ben inanmadım. Israrlı telefonlar karşısında oğlumla polise gitmeye karar verdik, bunu da arayanlara söyledik. Bunun üzerine doktorumuz telefonla görüntülü aradı. Karşımızda doktorumuzu görünce inandık, ikna olduk. Onlar neden tepki gösterdiğimizi anlamadılar doğal olarak. Dolandırıcı kurbanı olmayalım derken az daha nakil şansımı kaybedecektim. İyi ki doktorlarımız ısrarcı olup beni ikna ettiler. İyi ki de ikna etmişler, az daha büyük bir şansı kaybedecektim. Tüm ekibe çok teşekkür ediyorum." "Böbrek büyük ikramiye gibiydi" Arayanın doktorları olduğuna ikna olunca hastaneye gelen Nursel Demirel’e, Ankara’dan gönderilen yüzde yüz uyumlu böbrek geçen yıl, Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Ekibi tarafından başarıyla nakledildi. Operasyon, Uzm. Dr. Işık Özgü başkanlığında; Uzm. Dr. Uğur Saraçoğlu, Prof. Dr. Hüseyin Töz, Doç. Dr. Ebru Sevinç Ok, Uzm. Dr. Gökhan Ekin ve Doç. Dr. Mert Akan’dan oluşan ekip tarafından gerçekleştirildi. Rutin kontrol için gelen Demirel, doktorlarına tekrar dolandırılma hikayesini anlatıp o günü anarken, hastayı zorla ikna ettiklerini hatırlatan Uzm. Dr. Özgü, şunları söyledi: "Hastamızı defalarca arayıp ikna edemedik. En sonunda Dr. Gökhan Bey görüntülü aradı ve ancak o zaman inanabildi. Oysa böbrek, bizim tabirimizle büyük ikramiyeydi. Yüzde yüz uyumluydu, bu çok nadir rastlanan bir durum. Hastamıza uygun olan bağış Ankara’dan yapılmıştı, biz de hastayı hemen nakle aldık. Şimdi sağlığı gayet iyi, rutin kontrollere geliyor. Her bağış gibi bu da çok değerli bir bağıştı. İçinde bulunduğumuz Organ Bağış Haftasında bir kez daha kadavradan bağışların artması için çağrı yapıyoruz. Organ bağışının hayat kurtardığını anlatıyoruz."