SAĞLIK
Selçuk Tıp’ta dört kritik birimin kapasite ve konforu artırıldı 10 Nisan 2026 Cuma - 18:44:10 Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve hasta memnuniyetini en üst seviyeye taşımak amacıyla gerçekleştirdiği revizyon çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda Tıbbi Onkoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniği ve Günübirlik Tedavi Ünitesi ile Kan Alma Birimi modernize edilerek ileri teknolojik altyapı ve artırılmış kapasiteyle hizmete sunuldu. Bölgenin sağlık üssü konumunda bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 4 biriminde poliklinik ve hizmet alanları yenileme çalışmalarıyla modern, fonksiyonel ve hasta odaklı bir yapıya kavuşturuldu. En önemli adımlardan biri Onkoloji Polikliniğinde atıldı. Enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliği esas alınarak yeniden yapılandırılan Kemoterapi Uygulama Ünitesi 22’den 46’ya, poliklinik sayısı ise 6’ya yükseltildi. Günübirlik Servis, 18 yatak kapasitesiyle yeniden düzenlendi. Toplam 750 metrekarelik alanda yeniden yapılandırılan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinde egzersiz salonu, Pelvik Rehabilitasyon Ünitesi, EMG ve USG odaları yer alıyor. Ayrıca dil ve konuşma terapisi biriminde de iletişim ve yutma bozukluklarına yönelik bilimsel temelli tedaviler titizlikle uygulanıyor. Hastanenin yoğun hizmet alanlarından biri olan Kan Alma Birimi, 550 metrekarelik geniş bir alanda yeniden projelendirildi. Aynı anda 70 hastaya hizmet verebilen birimde 10 adet yetişkin kabini ile çocukların işlem sürecini daha stressiz geçirmesini hedefleyen 2 adet pediatrik kan alma kabini yer alıyor. Bu birimle entegre çalışan Transfüzyon Merkezi ise 200 metrekarelik alanında, kan ve kan ürünlerinin güvenli temini ile transferi süreçlerini uluslararası standartlara uygun bir şekilde sürdürüyor. Rektör Yılmaz: "Hedefimiz topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmak" Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz; üniversitenin eğitim ve araştırmadaki güçlü vizyonunu, sağlık hizmetleri alanında da kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Tıp Fakültesi Hastanesinin bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olma sorumluluğuyla fiziki ve teknolojik altyapısını sürekli olarak güçlendirdiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, "Tamamlanan revizyon çalışmalarıyla birimlerde tedavi kapasitesinden hasta konforuna kadar geniş bir yelpazede hizmet kalitesini daha da yukarı taşıdık. Temel hedefimiz, köklü bilimsel birikimi modern tıbbın imkanlarıyla birleştirerek topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmaktır. Selçuk Üniversitesi, bölge halkı için güven veren bir sağlık üssü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 17:42 Parkinsonla yaşamak Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı. Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.
10 Nisan 2026 Cuma - 16:04 Parkinson’da erken tanı hayat değiştiriyor Manisa Şehir Hastanesi’nde, Dünya Parkinson Hastalığı Günü kapsamında vatandaşları bilinçlendirmek amacıyla bilgilendirme çalışması gerçekleştirildi. Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, Parkinson hastalığının belirtileri ve erken tanının önemi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Manisa Şehir Hastanesi’nde Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla düzenlenen bilgilendirme etkinliğinde, Nöroloji Hekimi Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz vatandaşlara Parkinson hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. Parkinson hastalığının, beyinde dopamin üreten hücrelerin zamanla azalmasıyla ortaya çıkan ilerleyici bir nörolojik hastalık olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, hastalığın en sık görülen belirtilerinin titreme, hareketlerde yavaşlama, kaslarda sertlik ve denge problemleri olduğunu ifade etti. Hastalığın yalnızca bu belirtilerle sınırlı olmadığını vurgulayan Göz, "Uyku sorunları, depresyon ve koku kaybı gibi farklı belirtiler de Parkinson hastalığında görülebilmektedir." dedi. Parkinson hastalığının kesin bir tedavisi bulunmadığını ancak doğru tedavi ve destekleyici yaklaşımlarla hastalığın etkilerinin kontrol altına alınabildiğini belirten Göz, ilaç tedavileri, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı düzenlemelerinin hastaların yaşam kalitesini artırdığını kaydetti. Erken tanı ve düzenli takibin önemine dikkat çeken Uzm. Dr. Zeynep Zerrin Göz, "Erken tanı, düzenli takip ve güçlü bir sosyal destek, Parkinson ile yaşayan bireylerin hayatında büyük fark oluşturur. Bugün, onların yanında olduğumuzu hissettirelim." ifadelerini kullandı.
Van’da 15 bin kadına normal doğum ve emzirme eğitimi
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:36 Van’da 15 bin kadına normal doğum ve emzirme eğitimi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anne ve bebek sağlığına yönelik yürüttüğü bilinçlendirme çalışmalarına aralıksız devam ederken, ocak ayından bu yana ise 15 bin kadına normal doğum, anne sütü ve emzirme konularında eğitim verildi. Van’ın yanı sıra çevre illerden gelen kadınlara da hizmet veren Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği, Ebe Polikliniği ve Gebe Okulu’nda; normal doğumun önemi, doğum evreleri, lohusalık, anne sütü ve bebek bakımı gibi konularda hem teorik hem de uygulamalı eğitimler düzenleniyor. Uzman doktorlar, ebeler, diyetisyenler, fizyoterapistler, psikologlar ve hemşirelerden oluşan çok disiplinli bir ekip tarafından verilen eğitimlerde, kadınlar doğum sürecine bilinçli ve güvenli şekilde hazırlanıyor. Hastane Başhekim Yardımcısı ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mert Cenker Güney, normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından çok önemli olduğunu vurguladı. Güney, "Normal doğumda annenin iyileşme süreci daha kısa, bebekle kurduğu psikolojik bağ ise daha güçlü oluyor. Zorunlu olmadıkça sezaryen yerine normal doğumu öneriyoruz. Doğumhanemizde uzman doktorlarımız ve ebelerimizle birlikte kadınlarımızı bu sürece en sağlıklı şekilde hazırlıyoruz" dedi. Normal doğum oranlarında son dönemde artış yaşandığını belirten Güney, "Eğitimlerimiz sayesinde bilinç düzeyi yükseldi, sezaryen oranlarında ciddi bir azalma sağladık. Kadınlarımız artık doğum sürecine daha bilinçli ve güçlü giriyor" ifadelerini kullandı. Anne sütüyle beslenmenin bebeklerin hem fiziksel hem de ruhsal gelişimi için hayati önem taşıdığını hatırlatan Güney, şöyle devam etti: "Bir annenin bebeğine vereceği en büyük miras anne sütüdür. Anne sütüyle beslenen bebekler daha sağlıklı ve dirençli oluyor. Eğitimlere katılan annelerden çok olumlu geri dönüşler alıyoruz."
Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:34 Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor Ekseriyâ çalışma hayatındaki stres ve yoğunluk, çalışanların sağlığını ikinci plana atmasına neden olabiliyor. Stres ve yoğunlukla birlikte aslında çalışma ortamı da üreme sağlığını yakından etkiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, son yıllarda yapılan araştırmalara göre erkeklerde üreme sağlığının, seçilen meslekle doğrudan bağlantılı olabildiğini söyledi. Yapılan birçok çalışma ile üreme sağlığı üzerine negatif etkisi gösterilmiş etkenlere çalışma ortamında maruziyetin sperm kalitesi, üreme sağlığı ve üreme hormon dengesi üzerinde negatif etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Can Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, üreme sağlığıyla ilgili hangi mesleklerin daha riskli olduğu konusunda bilgiler paylaştı. Masa başı çalışan veya uzun süre oturanlarda meydana gelen testiste ısı artışı sperm üretimini olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Taşdemir, şöyle devam etti: "Buna ek olarak sıcak ortamlarda çalışması gereken kişilerin de dikkatli olması gerekiyor. Örneğin fırın işçileri, aşçılar, kaynak işi ile uğraşanlar, metal veya döküm sanayinde çalışanlar, cam ve seramik işçileri ve madencilerde riskler daha belirgin. Bir diğer risk; maruz kalınabilecek kimyasallar ile temas halinde olan meslekler. Kimyasalların sadece üreme sağlığını değil, vücutta birçok sistemi ilgilendiren etkileri olabilmekte ve bazı mesleklerde uzun süreli maruziyet meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Sadece deriye temas akla gelmemeli, ortamda havaya karışan kimyasalların solunması da vücutta benzer etkilere sahip olabilmektedir. Bu meslekler, laboratuvar çalışanları, temizlik bakım ürünleri veya ilaçlama işleriyle uğraş gösterenler, petrokimya ürün sanayi çalışanları, plastik kauçuk üretim tesislerinde çalışanlar, metalurji ve galvaniz işçileri, yalıtım malzemeleri, boya ve yapıştırıcı gibi kimyasalları sıklıkla kullanması gereken kişiler olarak kabaca listelenebilir." Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, vardiyalı çalışma şartları ile birlikte oluşan uyku düzenindeki aksama, yoğun stres ve değişen ortam şartları nedeniyle gelişebilen hormonal dengesizliğin, cinsel sağlığı ve üreme sağlığını negatif etkilediğini, hormonal dengesizliğin sadece cinsel isteği azaltabildiği için değil, sperm üretim sürecini yavaşlatabileceği veya durdurabileceği için de önem arz ettiğini kaydetti. Korunmak için ne yapmalı Tüm bu risklerden korunmak için meslek değiştirmeye gerek olmadığını, küçük önlemler alınmasının yeterli olacağını belirten Op. Dr. Taşdemir, "Örneğin masa başında çalışan veya uzun süre oturarak çalışmak zorundaysanız düzenli aralıklar ile ayağa kalkıp birkaç dakikalık turlar atabilirsiniz. Sıcak ortamda çalışıyorsanız ortam havalandırması veya klima benzeri sistemler kullanılması bir çözüm olabilir. Kimyasallar ile uğraş gösteren meslek mensuplarının ise uygun koruyucu ekipmanları temin etmesi, ortamın sık havalandırılması ve temas halinde hızla sağlık profesyonelleriyle irtibata geçilmesi gerekmektedir. Stresle başa çıkmanın yolu ise düzenli egzersiz, hobiler ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının edinilmesi olabilir" dedi. Erkek üreme sağlığının korunmasının yalnızca bireysel bir mesele değil toplum sağlığının da önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Taşdemir, "İşimiz hayatımızın büyük bir parçası olabilir. Ama sağlığımızı kaybettiğimizde ne kazancın ne de işin bir önemi kalır. Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerin düzenli ürolojik kontrolünü ihmal etmemesi bir diğer önemli nokta. Bazen küçük yaşam tarzı değişiklikleri, gelecekte büyük sorunların önüne geçebilir" diye konuştu.
Karabük’te 16 yaşındaki hastaya doğal diş nakli yapıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:03 Karabük’te 16 yaşındaki hastaya doğal diş nakli yapıldı Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, 16 yaşındaki bir hastaya doğal ve kalıcı bir çözüm sunan "diş ototransplantasyonu" yöntemi başarıyla uygulandı. İleri düzey çürük nedeniyle daimi azı dişi çekilen hastaya, yaşı gereği çene gelişimi devam ettiği için klasik implant tedavisi uygun görülmedi. Bunun yerine, hastanın ağzında gömülü halde bulunan yirmi yaş dişi, uzman ekip tarafından cerrahi operasyonla çıkarılarak çekilen dişin yerine nakledildi. "Kendi kanından elde edilen destekleyici biyomateryal kullanıldı" Operasyon sırasında, dişin sağlıklı bir şekilde tutunmasını sağlamak için hastanın kendi kanından elde edilen PRF (Platelet Rich Fibrin) materyali, nakil öncesi hazırlanan diş yuvasına yerleştirildi. Bu uygulama, doku iyileşmesini hızlandıran ve hücre yenilenmesini destekleyen doğal bir yöntem olarak öne çıkıyor. Bu tedavi yöntemi, hastanın kendi dişi kullanıldığı için doğal görünüm, uyum ve fonksiyon açısından büyük avantaj sağlıyor. Aynı zamanda, vücut tarafından kabul edilme oranı yüksek olduğundan, uzun vadeli başarı şansı da oldukça yüksek. Operasyon, Karabük Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Endodonti Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Olcay Özdemir ve Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Muhammed Abdullah Çege tarafından başarıyla gerçekleştirildi. "Çocuk ve genç hastalar için güvenilir bir alternatif" Uzmanlar, diş ototransplantasyonunun, uygun şartlar oluştuğunda özellikle çocuk ve genç hastalarda diş kayıplarına karşı etkili ve güvenilir bir alternatif olduğunu vurguladı. Karabük Ağız ve Diş Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Ahmet Taylan Çebi ise, uygulamanın hastane bünyesinde gerçekleştirilmiş olmasından duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölge halkına ileri düzey tedavi imkânları sunmaya devam edeceklerini belirtti.
Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnında 4 kiloluk kitle çıkarıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:18 Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnında 4 kiloluk kitle çıkarıldı Van’ın Erciş ilçesinde nefes darlığı ve karnındaki şişlik şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçi Medeni Çelik’in karın bölgesinde 10 kişilik ekibin katıldığı 3,5 saatlik ameliyatla 4 kilogramlık kitle çıkarıldı. Erciş’e bağlı Pay Mahallesi’nde çiftçilikle geçimini sağlayan Çelik, karnındaki şişkinlik, nefes darlığı ve halsizlik nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde karnında kitle tespit edilen Çelik, ameliyata alındı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik ve 10 kişilik ekip tarafından yapılan ameliyatta, Çelik’in karın bölgesinden 17 santimetre uzunluğunda ve 4 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. 3,5 saat süren ameliyat 10 kişilik ekiple gerçekleştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Prof. Dr. Sabahattin Çelik, hastanın karın ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğunu belirterek, "Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda, karnın sağ tarafında diyaframdan başlayıp pelvise kadar uzanan, oldukça geniş bir alanı kaplayan dev bir kitle tespit edildi. Hastada karında şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık şikayetleri mevcuttu. Hastamızı yaklaşık bir hafta önce göğüs cerrahisi ve üroloji bölümleriyle birlikte multidisipliner bir ekip olarak ameliyat ettik. Kitle, karaciğerin arka kısmından kaynaklanan, diyaframı ve sağ akciğer diyaframını içine alan, aşağıya doğru bağırsaklara kadar uzanan 4 kilogram ağırlığında bir yumuşak doku kitlesiydi. Patoloji sonucu henüz çıkmadı, dolayısıyla kitlenin tam türünü henüz bilmiyoruz ancak oldukça agresif bir tümördü. Ameliyat yaklaşık 3–3,5 saat sürdü. Toplamda 5 cerrah ve hemşire ile ameliyathane ekibi dahil yaklaşık 10 kişilik bir ekip görev aldı. Ameliyat başarıyla tamamlandı, hastamızın genel durumu şu anda iyi. Büyük ihtimalle yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Hastanemiz büyük ameliyatların merkezi olma yolunda" Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, gerçekleştirilen operasyonun önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz giderek daha komplike vakaların gerçekleştirildiği, büyük ameliyatların yapıldığı bir merkez haline geliyor. Bugün de bunun bir örneğini yaşıyoruz. Biz istiyoruz ki tüm hastalar il dışına gitmeden tüm tedavi süreçlerini hastanemizde yürütebilsin. Bu mihvalde çalışmalarınızı sürdürüyoruz. Bugünkü vakada da gördüğümüz gibi birden çok branşın dahil olduğu büyük bir ameliyat. Bu tür organizasyonlar önemlidir, hastanelerin kalitesi açısında, birden fazla cerrahın farklı bölümlerden ameliyata eşlik ederek operasyonun başarılı bir şekilde yapılmış olmasından dolayı hem hocalarıma hem sağlık çalışanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum." Erciş’in Pay Mahallesi’nde ikamet eden ve çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefesimde bir sıkıntı olduğunu ve bu şikayetiyle hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Sabahattin Hoca yapılan tetkiklerle karın bölgemde bir kitle olduğunu fark etti. Böylece hastalığın varlığını anladık ama maalesef oldukça geç fark ettik. Kitle oldukça büyüktü, yaklaşık 4 kilo civarındaydı. Yalnızca biraz kırgınlık hissediyordum ama çalıştığım için bunu yorgunluğa bağlıyordum. Kilo artışı zannetmedim açıkçası. İşten dolayı yoruluyorum diyordum, o kadar. Yaklaşık son 40 güne kadar hiçbir belirti hissetmedim. Ancak sonrasında durum fark edilir hale geldi. Bunun üzerine doktorumuz Sabahattin Çelik’in yardımlarıyla hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucu kitle tespit edildi. Çok şükür, şu an iyiyim. Başta doktorlarımız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi. Öte yandan Prof. Dr. Çelik, Çelik’e bağışladığı televizyondan dolayı teşekkür etti.
Tekirdağ’ın sağlık ordusu büyümeye devam ediyor
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:17 Tekirdağ’ın sağlık ordusu büyümeye devam ediyor Tekirdağ’da sağlık ordusu gücüne güç katmaya devam ediyor. Tekirdağ’da sağlık ordusu yeni atamalarla güçlenmeye devam ediyor. Sağlık Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen son kura ile il genelinde 213 hekimin atanmasının ardından, 2025 yılı 2. dönem ilk defa ve yeniden atama kuraları kapsamında Tekirdağ’a 13 uzman tabip, 8 uzman diş tabibi, 3 tabip, 1 diş tabibi ve 2 eczacı olmak üzere toplam 27 yeni sağlık personeli daha kazandırıldı. Kapaklı Devlet Hastanesi’nin Eylül ayında yeni hizmet binasında faaliyete geçmesinin ardından, 1. Basamak Aile Sağlığı Merkezleri ile 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarında hizmet alanlarının arttığı vurgulandı. Sağlık Bakanlığı, Tekirdağ’da personel planlaması doğrultusunda hızlı bir atama süreci yürütüyor. Yeni dönemde Tekirdağ’a atanacak uzman tabipler arasında ortopedi ve travmatoloji, anesteziyoloji ve reanimasyon, beyin ve sinir cerrahisi, kulak burun boğaz, kadın hastalıkları ve doğum, nöroloji, iç hastalıkları, genel cerrahi ve çocuk sağlığı branşları yer alıyor. Ayrıca ağız, diş ve çene cerrahisi, çocuk diş hekimliği, protetik diş tedavisi, restoratif diş tedavisi, periodontoloji ve ortodonti alanlarında da uzman diş hekimleri görev yapacak. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, 2025/5 KPSS ile Tekirdağ’a atanacak 155 personel arasında 87 sağlık teknikeri, 46 hemşire, 3 mühendis, 3 ebe, 2 çocuk gelişimci, 1 diyetisyen, 1 fizyoterapist, 1 avukat ve 3 tekniker bulunuyor. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Lütfi Çağatay Onar, yeni atamaların sağlık hizmetlerinde kaliteyi daha da yükselteceğini belirterek, Tekirdağ halkına hayırlı olmasını diledi.
Dermatologlar Diyarbakır’da bir araya geldi
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:16 Dermatologlar Diyarbakır’da bir araya geldi Diyarbakır’da 10’ncu Dermatolojik Cerrahi Kozmetoloji ve 1’nci Doğu Dermatoloji Günleri programı başladı. Bir otelde gerçekleşen program İstiklal Marşı ve saygı duruşuyla başladı. Ardından dermatologlara slayt gösterisi izletildi. Slayt gösterisinden sonra konuşmalar yapıldı. Açılış konuşmasını yapan Dermatolojik Cerrahi Derneği Başkanı Kongre Onursal Başkanı Prof. Dr. Seher Bostancı, etkinliğin oldukça yararlı bir kurs olduğunu dile getirdi. Doğu Dermatoloji ve Kozmetoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Hamza Aktaş, ise 2023 yılında Doğu Dermatoloji ve Kozmetoloji Derneği’ni kurarken, aslında tam da bugün yaşadıkları bu anı hayal ettiklerini söyledi. Aktaş, "Diyarbakır’ı ve bölgemizi bilimle buluşturmayı, bilimsel etkinlik denilince akla gelen ilk şehirlerden birinin Diyarbakır olmasını hedeflemiştik. Kuruluşumuzun ardından derneğimiz, kısa sürede birçok eğitim düzenleyerek bu hedefe doğru önemli adımlar attı. Bu yolculuk, bizi Dermatolojik Cerrahi Derneği ile bir araya getirdi. İşte bu buluşma, bugün burada gerçekleşen kongremizin temellerinin atılmasına vesile oldu" dedi. Kongre Başkanı ve eğitmen olarak konuşan Doç. Dr. Ekrem Civaş ise, 230’un üzerinde katılımcı, 42 endüstri desteği, 18 firma standı, 1 uydu sempozyumu, 66 konuşmacı ve oturum başkanıyla kongrenin devam ettiğini söyledi. Civaş, "Ayrıca toplam 60 sözel ve poster bildiri, 60’ın üzerinde kursiyer ve 5 farklı cilt ve kozmetik kursuyla oldukça zengin bir bilimsel program yürütüyoruz" ifadelerini kullandı. Kongrenin 12 Ekim tarihine kadar devam edeceği belirtildi.
Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnından 4 kiloluk kitle çıkarıldı
09 Ekim 2025 Perşembe - 13:09 Nefes darlığı şikayetiyle hastaneye başvuran çiftçinin karnından 4 kiloluk kitle çıkarıldı Van’ın Erciş ilçesinde çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefes darlığı ve karnındaki şişlik şikayetiyle başvurduğu hastanede 10 kişilik ekibin katıldığı 3,5 saatlik ameliyat sonucunda karın bölgesinde 4 kilogramlık kitle çıkarıldı. Erciş ilçesine bağlı Pay Mahallesi’nde yaşayan Çelik, karnındaki şişkinlik, nefes darlığı ve halsizlik nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkiklerde karnında kitle tespit edilen Çelik, ameliyata alındı. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Sebahattin Çelik ve 10 kişilik ekip tarafından yapılan ameliyatta, Çelik’in karın bölgesinden 17 santimetre uzunluğunda ve 4 kilogram ağırlığında kitle çıkarıldı. 3,5 saat süren ameliyat 10 kişilik ekiple gerçekleştirildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrah Prof. Dr. Sabahattin Çelik, hastanın karın ağrısı ve nefes darlığı şikayetleriyle başvurduğunu belirterek, "Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkikler sonucunda, karnın sağ tarafında diyaframdan başlayıp pelvise kadar uzanan, oldukça geniş bir alanı kaplayan dev bir kitle tespit edildi. Hastada karında şişkinlik, ağrı ve rahatsızlık şikayetleri mevcuttu. Hastamızı yaklaşık bir hafta önce göğüs cerrahisi ve üroloji bölümleriyle birlikte multidisipliner bir ekip olarak ameliyat ettik. Kitle, karaciğerin arka kısmından kaynaklanan, diyaframı ve sağ akciğer diyaframını içine alan, aşağıya doğru bağırsaklara kadar uzanan 4 kilogram ağırlığında bir yumuşak doku kitlesiydi. Patoloji sonucu henüz çıkmadı, dolayısıyla kitlenin tam türünü henüz bilmiyoruz ancak oldukça agresif bir tümördü. Ameliyat yaklaşık 3-3,5 saat sürdü. Toplamda 5 cerrah ve hemşire ile ameliyathane ekibi dahil yaklaşık 10 kişilik bir ekip görev aldı. Ameliyat başarıyla tamamlandı, hastamızın genel durumu şu anda iyi. Büyük ihtimalle yarın taburcu edeceğiz" diye konuştu. "Hastanemiz büyük ameliyatların merkezi olma yolunda" Sağlık Bilimleri Üniversitesi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, gerçekleştirilen operasyonun önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz giderek daha komplike vakaların gerçekleştirildiği, büyük ameliyatların yapıldığı bir merkez haline geliyor. Bugün de bunun bir örneğini yaşıyoruz. Biz istiyoruz ki tüm hastalar il dışına gitmeden tüm tedavi süreçlerini hastanemizde yürütebilsin. Bu mihvalde çalışmalarınızı sürdürüyoruz. Bugünkü vakada da gördüğümüz gibi birden çok branşın dahil olduğu büyük bir ameliyt. Bu tür organizasyonlar önemlidir, hastanelerin kalitesi açısında, birden fazla cerrahın farklı bölümlerden ameliyata eşlik ederek operasyonun başarılı bir şekilde yapılmış olmasından dolayı hem hocalarıma hem sağlık çalışanlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum, hastamıza da acil şifalar diliyorum." Erciş’in Pay Mahallesi’nde ikamet eden ve çiftçilikle geçimini sağlayan Medeni Çelik, nefesimde bir sıkıntı olduğunu ve bu şikayetiyle hastaneye başvurduğunu söyleyerek, "Sabahattin Hoca yapılan tetkiklerle karın bölgemde bir kitle olduğunu fark etti. Böylece hastalığın varlığını anladık ama maalesef oldukça geç fark ettik. Kitle oldukça büyüktü, yaklaşık 4 kilo civarındaydı. Yalnızca biraz kırgınlık hissediyordum ama çalıştığım için bunu yorgunluğa bağlıyordum. Kilo artışı zannetmedim açıkçası. İşten dolayı yoruluyorum diyordum, o kadar. Yaklaşık son 40 güne kadar hiçbir belirti hissetmedim. Ancak sonrasında durum fark edilir hale geldi. Bunun üzerine doktorumuz Sabahattin Çelik’in yardımlarıyla hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucu kitle tespit edildi. Çok şükür, şu an iyiyim. Başta doktorlarımız olmak üzere emeği geçen herkesten Allah razı olsun" dedi. Sabahattin Çelik, ameliyat olan hasta Medeni Çelik’e bağışladığı televizyondan dolayı teşekkür etti.