SAĞLIK
10 Nisan 2026 Cuma - 18:44 Selçuk Tıp’ta dört kritik birimin kapasite ve konforu artırıldı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve hasta memnuniyetini en üst seviyeye taşımak amacıyla gerçekleştirdiği revizyon çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda Tıbbi Onkoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniği ve Günübirlik Tedavi Ünitesi ile Kan Alma Birimi modernize edilerek ileri teknolojik altyapı ve artırılmış kapasiteyle hizmete sunuldu. Bölgenin sağlık üssü konumunda bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 4 biriminde poliklinik ve hizmet alanları yenileme çalışmalarıyla modern, fonksiyonel ve hasta odaklı bir yapıya kavuşturuldu. En önemli adımlardan biri Onkoloji Polikliniğinde atıldı. Enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliği esas alınarak yeniden yapılandırılan Kemoterapi Uygulama Ünitesi 22’den 46’ya, poliklinik sayısı ise 6’ya yükseltildi. Günübirlik Servis, 18 yatak kapasitesiyle yeniden düzenlendi. Toplam 750 metrekarelik alanda yeniden yapılandırılan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinde egzersiz salonu, Pelvik Rehabilitasyon Ünitesi, EMG ve USG odaları yer alıyor. Ayrıca dil ve konuşma terapisi biriminde de iletişim ve yutma bozukluklarına yönelik bilimsel temelli tedaviler titizlikle uygulanıyor. Hastanenin yoğun hizmet alanlarından biri olan Kan Alma Birimi, 550 metrekarelik geniş bir alanda yeniden projelendirildi. Aynı anda 70 hastaya hizmet verebilen birimde 10 adet yetişkin kabini ile çocukların işlem sürecini daha stressiz geçirmesini hedefleyen 2 adet pediatrik kan alma kabini yer alıyor. Bu birimle entegre çalışan Transfüzyon Merkezi ise 200 metrekarelik alanında, kan ve kan ürünlerinin güvenli temini ile transferi süreçlerini uluslararası standartlara uygun bir şekilde sürdürüyor. Rektör Yılmaz: "Hedefimiz topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmak" Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz; üniversitenin eğitim ve araştırmadaki güçlü vizyonunu, sağlık hizmetleri alanında da kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Tıp Fakültesi Hastanesinin bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olma sorumluluğuyla fiziki ve teknolojik altyapısını sürekli olarak güçlendirdiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, "Tamamlanan revizyon çalışmalarıyla birimlerde tedavi kapasitesinden hasta konforuna kadar geniş bir yelpazede hizmet kalitesini daha da yukarı taşıdık. Temel hedefimiz, köklü bilimsel birikimi modern tıbbın imkanlarıyla birleştirerek topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmaktır. Selçuk Üniversitesi, bölge halkı için güven veren bir sağlık üssü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
10 Nisan 2026 Cuma - 17:42 Parkinsonla yaşamak Nilüfer Belediyesi’nin ‘Dünya Parkinson Günü’ nedeniyle düzenlediği seminerde konuşan uzmanlar, parkinson hastalığının belirtileri, tedavi yöntemleri ve hastaların yaşam kalitesini artıracak beslenme önerilerini paylaştı. Nilüfer Belediyesi, ‘Dünya Parkinson Günü’ kapsamında Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde ‘Parkinsonla Yaşamak’ başlıklı bir seminer düzenledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek’in moderatörlüğünde Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Demet Yıldız ve Bursa Sağlık Bilimleri Üniversitesi Yüksek İhtisas Eğitim Araştırma Hastanesi’nden Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel bilgilerini paylaştı. Toplumda parkinson hastalığına dair farkındalık oluşturmayı hedefleyen seminere katılım yoğun oldu. Uzmanlar, parkinson ile mücadelenin sadece ilaçla değil; egzersiz, doğru beslenme alışkanlıkları ve hasta yakınlarının sabırlı desteğiyle bir bütün olarak yürütülmesi gerektiği vurguladı. Seminerin açılışında konuşan Prof. Dr. Çiğdem Sevda Erer Özbek, parkinsonun artık ölümcül bir hastalık kategorisinde yer almadığını söyledi. 1960’lı yıllarda dopaminin keşfinden sonra parkinsonun ölümcül hastalık grubundan çıktığını hatırlatan Özbek, "Artık bu hastalığı, şeker hastalığı gibi kronik bir süreç olarak yaşayabiliyoruz" dedi. Hastalığın artış nedenlerine de değinen Özbek, "Yaşam süresi uzadı ama çevresel faktörler de artık çok etkili. Özellikle hava ve su kirliliğinin yanı sıra tarım ilaçları en önemli faktörler arasında yer alıyor" diye konuştu. Hastalığın tıbbi boyutlarını ve tanı sürecini anlatan Doç. Dr. Demet Yıldız, parkinsonun sinsi bir hastalık olduğunu kaydetti. 65 yaş üzerinde her 100 kişiden bir veya ikisinde görüldüğünü anlatan Yıldız, "Tanı koydurucu temel belirtilerimiz; hareketlerde yavaşlama, istirahat halindeyken görülen el titremesi ve eklemlerdeki sertliktir" dedi. Erken tanının önemini vurgulayan Yıldız, "Tedavisiz kalan hastalar 5-10 yıl içinde bağımlı hale gelebilirken, doğru tedaviyle bu süreyi 15-20 yıla kadar uzatabiliyoruz. İleri evrelerde ise farklı tedavi yöntemlerine başvuruyoruz" şeklinde konuştu. Beslenme konusundaki detayları aktaran Doç. Dr. Nilüfer Büyükkoyuncu Pekel ise ilaç kullanımı ile beslenme arasındaki bağı aktardı. Parkinson ilaçlarının vücutta proteinlerle yarışacağını belirten Pekel, "Bu yüzden maksimum fayda sağlamak için ilacınızı aç karna almalı ve yemek yemek için en az bir saat beklemelisiniz" diye konuştu. Hastaların yüzde 90’ında görülen kabızlık sorunu için de tavsiyelerde bulunan Pekel, "Günde 8-10 bardak su tüketimi, lifli gıdalar ve düzenli yürüyüş olmazsa olmazımızdır. Ayrıca yutma güçlüğü çeken hastalarımızı asla yatar pozisyonda beslenmemeli, gerekirse gıdaları blenderden geçirerek lapa kıvamında sunmalıyız" dedi. Seminer, katılımcılardan gelen soruların yanıtlanmasıyla sona erdi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Savunma sanayi gibi bir sağlık sanayisi oluşturacağız"
07 Ekim 2025 Salı - 22:27 Sağlık Bakanı Memişoğlu: "Savunma sanayi gibi bir sağlık sanayisi oluşturacağız" Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile birlikte, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’yi (TUSAŞ) ziyaret etti. Sağlık Bakanı Memişoğlu, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ile birlikte, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’yi (TUSAŞ) ziyaret etti. TUSAŞ’ta mühendislerin geliştirdiği yerli helikopter GÖKBEY’i inceleyen Bakan Memişoğlu, "Helikopterimizi inşallah 2026’da bize teslim edecekler. Baktık ki artık ambulans haline gelmiş. Onunla pek çok insanımızın hayatını kurtaracağız. Sadece Türkiye’de değil, çevre ülkelerimize de hizmet edecek bir imkana kavuşmuş durumdayız" dedi. Türkiye’nin savunma sanayiinde dünyanın sayılı ülkelerinden biri haline geldiğini belirten Bakan Memişoğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Sağlıkta da bunu yapmaya çalışacağız. İnşallah savunma sanayi gibi bir sağlık sanayisi oluşturacağız. Alt yapımız, hazırlıklarımız var. İrademiz var. Cumhurbaşkanımız var. İnşallah bunu başaracağız." Sağlık Bakanı Memişoğlu, yüzde 90’ın üzerinde yerlilik oranı bulunan kalp akciğer makinesini de savunma sanayi şirketleriyle birlikte çalıştıklarını belirtti. Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise TUSAŞ mühendislerinin GÖKBEY’i tamamlamak için gece gündüz çalıştığını, helikopterin son üretim hattından çıkmak üzere olduğunu, testlerin ve sertifikasyon süreçlerinin tamamlanmasının ardından GÖKBEY’in Sağlık Bakanlığı’nın kullanımına sunulacağını söyledi.
Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı
07 Ekim 2025 Salı - 19:07 Kanseri yenen Didem için gökyüzüne balonlar bırakıldı Gaziantep’te 4 yıldır mücadele ettiği kanseri yenen 24 yaşındaki Didem Yunusoğlu için tedavi gördüğü hastanede gökyüzüne balonlar bırakıldı. Şanlıurfa’dan gelerek Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde yaklaşık bir yıldır tedavi gören Didem Yunusoğlu (24), İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Bölümü Uzmanı Prof. Dr. Alper Sevinç tarafından yürütülen uzun ve zorlu tedavi sürecinin ardından kanseri yenmeyi başardı. Bu büyük başarının ardından Yunusoğlu için hastane yönetimi tarafından moral etkinliği düzenlendi. Etkinlik kapsamında kendisine hediye takdim edildi. Program, Güneydoğu Anadolu Bölgesi Motorcular Federasyonu Birliği üyelerinin Gaziantep’e gelerek gerçekleştirdiği özel motor gösterisiyle renklendi. Etkinliğin sonunda ise hastane personeli, motorcular, aileler, vatandaşlar tarafından hastane önünde, teraslarda ve çatıdan gökyüzüne balon bırakılarak Didem’in kanseri yenme zaferini hep birlikte kutladı. "28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu yaşıyorum" 28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşadığını belirten Medical Point Hastaneler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah Kubba, "2008 yılının mart ayında hastanemizi açtığım dönemde annemin kanserle mücadelesine bizzat şahit oluyordum. Onun tedavisi için büyük şehirlerde yaşadığım zorlukları içimde derin bir iz bıraktı. O günlerde tek bir hayalim vardı. Gaziantep’te insanların sevdiklerinden uzaklaşmadan kaliteli bir onkoloji merkezine ulaşabilmesi için elimden geleni yapmaktı. Bugün onkoloji merkezini açtıktan sonra yıllar geçti. Bugün o hayalimi gerçekleştirmenin, bugün o hayalimi gerçeğe dönüştürmenin ve 28 yıldır binlerce hastaya umut olmanın tarifsiz gururunu ve huzurunu yaşıyorum" dedi. "Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı" Kemoterapi alması gereken hastaların, alması gerektiğini, doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulayan İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof Dr. Alper Sevinç, "Onkoloji merkezi oluşturduk ve bu onkoloji merkezinde çok değerli arkadaşlarımla birlikte çalışmaktayım. Hastanemizde kanserle ilgili her şeyin tanı konulduğu tedavi edildiği bir süreç yaşamaktayız. Ve bu süreçte de yollarımız bir şekilde Didem’le karşılaştık. Kendisi meme kanseri tedavisi görüyordu. Tedavinin kısmını başka bir merkezde almıştı. İkinci kısmı için biraz da endişeli bir şekilde yaklaşık dört ay önce karşılaştık. Bu bir takım takım işi. Yani sadece hastaları hastalar olarak görmüyoruz. Hastanemizdeki bütün doktor arkadaşlar olarak hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Hastanemizde ayrıca klinik araştırmalar yönetmekteyim. Kanser hastalarına umut olacak belki beş ya da on yıl sonra eczanede satılır hale gelecek birçok ilacı şu anda Gaziantep Medikal Point Hastanesi klinik araştırmalar merkezinde hastalarımızın tedavisine sunmaktayız. Bütün bu bilgiler ışığında konuşmamın son bölümünü de özellikle hasta ve hasta yakınlarına ayırmak istiyorum. Onkoloji bölümü olarak hastalarla ilk karşılaştığımızda bir kemoterapi endişesi meydana geliyor. Bugün Didem belki de bu kemoterapi endişesinin en zirve gününde. Artık kemoterapi endişesi kendini umut yoluna bıraktı. Bugün kendisine umut balonları uçuracağız. Özellikle kemoterapi alması gereken hastaların alması gerektiği doktorlarına güvenmesi gerektiğini vurgulamak istiyorum. Hastanemizde bunun dışında hedefe yönelik tedaviler ve immünoterapiler dediğimiz tedaviler yapılmakta. Kanser tedavisiyle ilgili her şey bu merkezde. Didem’le bu şekilde yola çıktık" ifadelerini kullandı. "Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum" Yaşadığı hastalık sürecinin sancılı geçtiğini anlatan Didem Yunusoğlu, kendisine destek olmak amacıyla etkinliğe katılanlara çok teşekkür etti. Yunusoğlu, "Süreç çok sancılıydı. Çok acılar çektim. İlk tedavim burada başlamadı. Başka hastanelerde başladı. Hastalığın sırtımın L3 kısmına attığını gördüm. Burada Alper hoca ile tanıştım ve süreci çok sabırlı ve güzel yönetti. Benim çok korkum vardı ağlıyordum. Sonrasında hiçbir şüphem kalmadı. 4 yıldır kanserle mücadele ediyorum. 4 aydır ise burada tedavi alıyorum. Kemoterapiye başlamamı hocam söyledi ve burada son kemoterapimi aldım. Şu andaki test sonuçlarından sonra sosyal medya üzerinden tekrar paylaşım yapacağım. İnşallah bitmiştir diye umuyorum. Düzenlenen etkinlikte çok heyecanlandım, konuşamadım. Arkadaşlar benim için o kadar şey yapmışlardı. Kalabalığı görünce aklımdaki çoğu şey uçup gitti. Tek isteğim kanseri yenince balon uçurmaktı. Bu kadar desteğin olacağını bilmiyordum. Çok mutluyum bir çok insana umut olacağımı düşünüyorum. İnşallah bir çok kişinin de sesi olmuşumdur ve inşallah onlar da seslerini benim gibi duyurabilirler. Herkese teşekkür ederim. Diğer yandan tedavisi devam edenlere mesajım ise, her şey kafada bitiyor. Önce tedavi sonra moral, motivasyonun bununla birlikte hastanede çok önemli" diye konuştu.
Başhekim Dr. Söylemez’in ismi Malazgirt Devlet Hastanesi’nde yaşatılacak
07 Ekim 2025 Salı - 17:27 Başhekim Dr. Söylemez’in ismi Malazgirt Devlet Hastanesi’nde yaşatılacak MUŞ (İHA) – Muş’un Malazgirt Devlet Hastanesi’nde, ilçede görev yaptığı dönemde büyük emek veren ve bu yıl kanser nedeniyle hayatını kaybeden Başhekim Dr. Esma Söylemez unutulmadı. Hastanede, merhum başhekim tarafından yapımına büyük katkı sağlanan konferans salonuna "Dr. Esma Söylemez Toplantı ve Konferans Salonu" ismi verildi. Duygu dolu anlara sahne olan törenin açılış kurdelesi, Kaymakam Göksu Bayram, Dr. Erol Emre Ömür ve Hacı Emir Söylemez tarafından birlikte kesildi. "Esma hocamızın emekleri asla unutulmayacak" Hastane Başhekimi Op. Dr. Mehmet Tıraş, törende yaptığı konuşmada merhum Esma Söylemez’e duyduğu saygıyı dile getirerek, "Esma hocam ile görev yaptığımız dönemde büyük bir uyum içindeydik. Hastanemize çok emeği geçti. Zamansız vefatı bizleri derinden etkiledi. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi. Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür de yaptığı konuşmada, "Esma hocamızı rahmetle anıyoruz. Görev yaptığı sürede hem mesai arkadaşlarına hem de hastalarına karşı büyük bir özveriyle çalıştı. Sevenlerine, ailesine ve mesai arkadaşlarına başsağlığı diliyorum" dedi. "Adı hep yaşayacak" Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram ise konuşmasında duygusal anlar yaşadı. Kaymakam Bayram, "Esma hocamızın vefatı beni ve eşimi ziyadesiyle üzdü. Kendisi bu hastanenin yapım aşamasında gece gündüz çalıştı, büyük fedakarlıklar gösterdi. Bu salonun onun adını taşıması çok anlamlı. İsmi hep yaşayacak. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun" dedi. Adı hastanede yaşatılsın diye büyük emekler sarf eden Hastane Müdürü Sırrı Şahin ise, Esma hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, sevenlerine başsağlığı diliyorum. "Dr. Esma Söylemez Toplantı ve Konferans Salonu" hastanemize hayırlı olsun dedi. Hastane personeli ve davetliler, konuşmaların ardından Esma Söylemez için dualar etti. Törenin sonunda katılımcılar, konferans salonunu gezerek merhum başhekimin anısına yapılan düzenlemeleri inceledi. Törene, Malazgirt Kaymakamı Göksu Bayram, Muş İl Sağlık Müdürü Dr. Erol Emre Ömür, Hastane Müdürü Sırrı Şahin, merhum başhekim Esma Söylemez’in babası Hacı Emir Söylemez, Hastane Başhekimi Op. Dr. Mehmet Tıraş, AK Parti İlçe Başkanı Cengiz Altın, MHP İlçe Başkanı Burhan Yıldırım ve hastanede görev yapan mesai arkadaşları katıldı.
Meme kanserinde erken teşhiste radyolojinin gücü
07 Ekim 2025 Salı - 15:02 Meme kanserinde erken teşhiste radyolojinin gücü Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biri. Erken teşhis edildiğinde ise tedavi başarısı çok yüksek. Çam Sakura Şehir Hastanesi Radyoloji uzmanı Dr. Mehmet Ali Nazlı, radyolojik görüntüleme yöntemlerinin özellikle mamografi ve şüpheli durumlarda ltrasonografik incelemenin muayeneye eklenmesinin kadınların hayatını kurtaran en önemli araçlardan biri olduğunu söyledi. Dr. Nazlı, "Özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınların hiç şikayetiniz yoksa dahi yılda bir kez Mamografi çektirmesi önerilmektedir. Risk faktörleri bulunan kadınlarda (ailede meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlık gibi) kontroller daha erken yaşlarda başlamalıdır. Özellikle geçmiş meme kanser öyküsü olanlar takiplerini daha düzenli olarak yaptırmalıdır. Mamografi ve ultrason gibi radyolojik görüntüleme yöntemleri henüz elle fark edilemeyecek kadar küçük tümörleri tespit edebilir. MR ise daha daha ziyade kanser hastalarında veya aile öyküsü fazla olanlarda, genetik test yaptırmış ve sorunlu durumlarda kullanılan güvenilir bir yardımcıdır" dedi. Radyolojik incelemeler sayesinde hastalıkların çok erken evrede yakalandığını ve cerrahi ya da ilaç tedavisinde başarı oranının büyük ölçüde arttığını belirten Dr. Nazlı, "Toplumda sık rastlanan yanlış bir inanış, ’hiç şikâyetim yoksa kontrole gerek yok’ düşüncesidir. Oysa ki birçok kanser sessiz ilerler. Radyolojik özellikle Mamografik taramalar, hastalık belirti vermeden önce bile tanı koyabilir. Memede daha tam tümör olmadan mikrokalsifikasyon denilen kanser öncüsü olacak kireçlenmeleri gösterir. Halkımıza düzenli kontrollerini yaptırmalarını tavsiye ediyoruz. Erken teşhis hayat kurtarır" dedi.