SAĞLIK
13 Nisan 2026 Pazartesi - 16:14 Mobil sigara bırakma polikliniğine kadın işçilerden yoğun ilgi Bartın Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan işçilere yönelik verilen mobil sigara bırakma polikliniğine erkek çalışanlara göre kadın işçiler yoğun ilgi gösterdi. Bartın Sağlık Müdürlüğü Şehit Furkan Yılmaz Sağlıklı Hayat Merkezi Sorumlu Hekimi Dr. Burcu Acar ve merkezde görev yapan sağlık personellerimiz tarafından, Bartın Organize Sanayi Bölgesi çalışanlarına yönelik "Mobil Sigara Bırakma Hizmeti" kapsamında yerinde poliklinik hizmeti verildi. Bu doğrultuda çalışanların karbonmonoksit ölçümleri yapılarak bireylerin bağımlılık düzeylerini somut verilerle görmeleri sağlandı. Ayrıca elde edilen veriler doğrultusunda gerekli bilgilendirme ve danışmanlık hizmeti sunuldu. Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise ’’Sigaranın başta kalp ve damar hastalıkları, çeşitli kanser türleri ve kronik solunum yolu hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açtığına bir kez daha dikkat çekiyor; sigara kullanan vatandaşlarımızı sigarayı bırakmaya davet ediyoruz. İl Sağlık Müdürlüğü olarak ilimizde hizmet veren tüm sigara bırakma polikliniklerimizle bu süreçte vatandaşlarımızın yanında olmaya devam ediyoruz’’ denildi. Saha çalışmaları kapsamında sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekilerek, profesyonel destek mekanizmaları hakkında kapsamlı rehberlik sağlanan hizmete erkeklerden daha çok kadın işçilerin ilgi göstermesi dikkat çekti.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:55 Diyalizde su israfına çözüm aramak için buluştular Manisa’da düzenlenen Sürdürülebilir Nefroloji Sempozyumu’nda, diyaliz tedavisinde ortaya çıkan su israfı ve çevreye etkileri gündeme taşındı. Uzmanlar, milyonlarca ton suyun geri kazanılabileceğine dikkat çekti. Manisa’da, çevre ve sağlık alanını buluşturan önemli bir bilimsel etkinlik gerçekleştirildi. Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği tarafından, Yunusemre Belediyesi Dış İlişkiler Müdürlüğü’nün destekleriyle düzenlenen 6. Sürdürülebilir Nefroloji Sempozyumu, alanında uzman isimleri bir araya getirdi. Sempozyumda, nefroloji alanında sürdürülebilirlik teması kapsamında çevre dostu sağlık uygulamaları çok yönlü olarak ele alındı. Sağlık profesyonelleri, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yoğun katılım gösterdiği programda, özellikle su kaynaklarının korunması ve çevresel etkilerin azaltılması ön plana çıktı. Sempozyumun açılışında konuşan Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği Başkanı Soner Duman, dünya nüfusunun üçte birinin temiz içme suyuna erişemediğini belirterek, suyun korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Duman, sürdürülebilir bir gelecek için sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, üniversiteler ve yerel yönetimlerin iş birliği içinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Yunusemre Belediye Başkan Yardımcısı Dr. Efe Yakkan ise çevre duyarlılığı ile sağlık hizmetlerinin birlikte ele alınmasının önemine değinerek, sürdürülebilir yaklaşımların geleceğin sağlık politikalarında belirleyici olacağını ifade etti. İki ana oturumdan oluşan sempozyumda, ilk oturumda sürdürülebilirliğin tarihçesi, çevreci diyaliz uygulamaları, karbon ayak izi ve su verimliliği gibi konular ele alındı. İkinci oturumda ise diyaliz uygulamalarında verimlilik, periton diyalizinde çevre dostu yöntemler ve organ naklinde sürdürülebilirlik başlıkları değerlendirildi. Diyaliz süreçlerinde su kullanımı sempozyumun en dikkat çeken başlıklarından biri oldu. Hemodiyaliz tedavisinde bir hastanın tek bir seansta yaklaşık 150 litre su tükettiği, bu suyun elde edilmesi sürecinde ise yaklaşık 300 litre suyun arıtma sistemlerinde atık olarak kaybedildiği ifade edildi. Türkiye genelinde yaklaşık 70 bin diyaliz hastası bulunduğu göz önüne alındığında, yılda yaklaşık 2,5 milyon ton kullanılabilir suyun kanalizasyona karıştığına dikkat çekildi. Uzmanlar, bu kaybın önlenmesi için yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü ve daha verimli arıtma teknolojilerinin kullanılması gerektiğini belirtti. Kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yapılan sempozyumda, sürdürülebilir nefroloji uygulamalarının gelecekte daha da yaygınlaşmasının hedeflendiği ifade edildi.
Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti
03 Ekim 2025 Cuma - 15:48 Erken teşhis hayat kurtarır: Kadınlara ücretsiz kanser taraması daveti Her 8 kadından 1’inin karşı karşıya olduğu meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığını vurgulayan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kadınları ücretsiz taramalar için KETEM’e davet etti. KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınların kendi bedenlerini tanıyarak düzenli kontrollerini yapmalarının önemine dikkat çekti. İlkadım İlçe Sağlık Müdürlüğü, 1-31 Ekim Meme Kanseri Bilinçlendirme ve Farkındalık Ayı dolayısıyla Cumhuriyet Meydanı’nda stant açarak vatandaşları hem bilgilendirdi hem de kadınları ücretsiz tarama yaptırmaları için KETEM’e davet etti. Vatandaşlara bilgilendirmede bulunan İlkadım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Kasapoğlu, kanserin dünya genelinde giderek artan bir sağlık problemi olduğuna dikkat çekerek, "Erkeklerde en sık akciğer ve prostat kanseri, kadınlarda ise en sık meme kanseri görülmektedir. Meme kanseri her 8 kadından birini etkilemeye devam etmektedir. Erken tanının hayati önemini vurgulamak ve toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla her yıl ekim ayında ’meme kanseri farkındalık ayı’ etkinlikleri düzenlenmektedir. Bu kapsamda 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımızı ücretsiz taramalar için İlkadım KETEM’e bekliyoruz" dedi. "Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adım" KETEM Sorumlu Hekimi Dr. Emel Gülümpınar ise kadınları kendi bedenlerini tanımaya ve düzenli kontroller yapmaya çağırdı. Gülümpınar, "Kadınlarımız her ay kendi kendine meme muayenesi yaparak olağan dışı değişiklikleri fark etmeli. Ayrıca Ulusal Kanser Tarama Programı kapsamında 40-69 yaş aralığındaki kadınlarımıza her 2 yılda bir mamografi ve klinik meme muayenesi ücretsiz olarak yapılmaktadır. Erken teşhis, tedavinin başarısı için ilk ve en önemli adımdır" diye konuştu. Dr. Gülümpınar, Sağlık Bakanlığı’nın 2008’den bu yana Dünya Sağlık Örgütü önerileri doğrultusunda ulusal tarama programlarını sürdürdüğünü belirterek, ekim ayı boyunca İlkadım’da farklı noktalarda bilgilendirme faaliyetleriyle kadınların KETEM’e yönlendirilmesinin sağlanacağını sözlerine ekledi.
Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi
03 Ekim 2025 Cuma - 15:16 Van’da beyin anevrizması ameliyatsız yöntemle tedavi edildi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde beyin damarlarında baloncuk (anevrizma) bulunan ve buna bağlı beyin kanaması geçiren 44 yaşındaki kadın hasta, kapalı yöntemle yapılan anjiyografi sayesinde ameliyatsız tedavi edildi. Bitlis Devlet Hastanesine bilinç bulanıklığı ve baş ağrısı şikâyetiyle başvuran 44 yaşındaki Sacide Derman, yapılan tetkiklerde beyin kanaması geçirdiği belirlenince ileri tedavi için Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Burada gerçekleştirilen anjiyografi sonucunda hastanın beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit edildi. Girişimsel Radyoloji Merkezi’nde uygulanan kapalı anjiyografik yöntemle, kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve anevrizma platin tel (coil) kullanılarak kapatıldı. İşlem sonrası takibi yapılan hastanın sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. Konuya ilişkin açıklama yapan Hastane Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, her türlü komplike hastanın merkezlerine sevk edildiğini belirtti. Doç. Dr. Sarıkaya, "Hastamızın dış merkezde yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması ve beyin damarlarında anevrizma tespit edildi. Bunun üzerine hasta 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Kasıktan girilerek beyin damarlarına ulaşıldı ve endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu sayede baloncuğun kanla dolması engellenerek yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" dedi. Bitlis Devlet Hastanesi’ne baş ağrısı ve bilinç bulanıklığı şikâyetiyle başvuran hastanın daha sonra kendilerine sevk edildiğini aktaran Girişimsel Radyoloji Uzmanı Dr. Berat Demiral ise "Yapılan tomografi incelemesinde beyin kanaması tespit ediliyor. Ardından çekilen tomografik anjiyoda beyin damarlarında anevrizma (damar baloncuğu) tespit ediliyor. Bunun üzerine hasta, tedavi amacıyla 112 ambulansı ile Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk ediliyor. Hastaya ilk olarak anjiyo işlemi yapıldı. Kasıktan girilerek beyin damarlarına özel kateterlerle ulaşıldı ve anevrizmanın endovasküler (kapalı yöntem) tedaviye uygun olduğuna karar verildi. Yaklaşık 1,5 saat süren işlemde, anevrizmanın ağzına mikrokateterle ulaşılarak içine platin teller (coil) yerleştirildi. Bu yöntemle baloncuğun kanla dolması engellendi ve yeniden kanama ihtimali ortadan kaldırıldı" diye konuştu. "Kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur" Anevrizma tedavisinde iki farklı yöntemin bulunduğunu hatırlatan Demiral, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlki bizim uyguladığımız kapalı yöntemdir. Bu yöntemde kasıktan girilerek beyin damarına ulaşılır, baloncuk platin telle kapatılır. İkincisi ise açık beyin ameliyatıdır. Bu yöntemde kafatası açılarak anevrizmanın boynuna klips adı verilen özel bir kıskaç yerleştirilir ve baloncuğun kanla dolması önlenir. Her iki yöntemde de amaç aynıdır; baloncuğu devre dışı bırakmak. Ancak kapalı yöntem, hasta açısından daha konforludur. Açık yara olmadığından komplikasyon riski daha düşüktür ve hastanede kalış süresi daha kısa olup hastalar daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebilmektedir. Hastamızı bir hafta önce işlem için almıştık. Şu anda durumu gayet iyi olup takibi ve ilaç tedavisi devam etmektedir."
Çayeli Bakır’dan sağlık eğitimine destek
03 Ekim 2025 Cuma - 14:58 Çayeli Bakır’dan sağlık eğitimine destek Çayeli Bakır, Rize’nin Çayeli Hacı Ahmet Hamdi İshakoğlu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin ’Temel Meslek Uygulamaları Laboratuvarı’ yapımına destek oldu. Laboratuvarın bugün gerçekleşen açılış törenine Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı Yılmaz Geçit, Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ve davetliler katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Çayeli İlçe Milli Eğitim Müdürü Muharrem Dindar, Çayeli Bakır’ın eğitime sunduğu katkılardan dolayı kurumu adına teşekkürlerini sundu. Dindar, bu tür desteklerin ilçedeki eğitim kalitesine önemli katkılar sağladığını vurguladı. Çayeli Bakır Dış İlişkiler Müdürü Osman Zeki Yazıcı ise yaptığı açıklamada, ilçeye değer katacak her türlü projeye destek vermekten memnuniyet duyduklarını ifade ederek, toplumsal fayda sağlayan projelerde yer almaya devam edeceklerini belirtti. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek hastane ortamına yakın koşullarda uygulamalı olarak eğitim görmelerine destek olacak. Hemşirelik, ilk yardım, anatomi ve fizyoloji dersler, uygulamalı eğitim modeliyle desteklenerek; acil durum yönetimi, hasta bakımı, hijyen, sağlık güvenliği, mesleki etik ve iletişim becerileri geliştirilmiş olacak. Modern standartlara uygun olarak donatılan laboratuvarda; yetişkin, çocuk ve bebek hasta maketleri, ilk yardım eğitim setleri, mikroskoplar, ventilatör ve solunum cihazları, hasta yatakları, tansiyon aleti, stetoskop, termometre ve sterilizasyon malzemeleri bulunuyor. Ayrıca öğrencilerin birebir uygulama yapabilecekleri geniş bir simülasyon alanı da yer alıyor. Laboratuvar yalnızca öğrencilere değil, Çayeli’nde ilk yardım eğitimi almak isteyen yetişkinlere de hizmet verecek. Böylece hem mesleki eğitim kalitesi artacak hem de toplumun sağlık bilinci gelişimine yardımcı olacak.
Karabük’te "Dünya Yürüyüş Günü" etkinliği düzenlendi
03 Ekim 2025 Cuma - 14:46 Karabük’te "Dünya Yürüyüş Günü" etkinliği düzenlendi Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek amacıyla kutlanan "Dünya Yürüyüş Günü" dolayısıyla Karabük’te etkinlik gerçekleştirildi. Karabük İl Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde Yenişehir Onur Stadyumu’nda düzenlenen programa, İl Sağlık Müdürü Op. Dr. İsmail Kara, Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven ve İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş katıldı. Vatandaşlar, sağlık çalışanları, öğrenciler ve sporcuların yoğun ilgi gösterdiği yürüyüşte, düzenli fiziksel aktivitenin ruhsal ve bedensel sağlık üzerindeki etkilerine vurgu yapıldı. Katılımcılara yürüyüş ve egzersizin obezite, diyabet, kalp-damar hastalıkları ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların önlenmesindeki rolü konusunda bilgilendirme yapıldı. Yürüyüşün ardından sağlık personeli tarafından egzersiz uygulamaları gösterilerek vatandaşların günlük yaşamlarında aktif hareketi artırmaları için farkındalık oluşturuldu. İl Sağlık Müdürü Kara, burada yaptığı konuşmada, "Dünya Yürüyüş Günü’nün amacı, topluma sağlıklı yaşamın temel unsurlarından biri olan hareketli yaşamı hatırlatmaktır. Vatandaşlarımızın spor ve egzersizi hayatlarının bir parçası haline getirmeleri, sağlıklı gelecek nesiller için büyük önem taşımaktadır. Bugün burada gördüğümüz yoğun katılım da bu bilincin toplumda giderek arttığını göstermektedir." dedi.
Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:56 Uzmanı ebeveynleri uyardı: "Bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir" Okul çağındaki çocuklarda da görülebilen kalp rahatsızlıkları ile ilgili açıklama yapan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Yetişkinlerde görülebilen kalp rahatsızlıkları, okul çağındaki çocuklarda da baş gösterebiliyor. Gün içerisinde koştururken birden duran, nefesini tutan, göğsü sıkışan ya da arkadaşlarından önce yorulan çocuklarda kalp sağlığı ile ilgili bir hastalığının belirtisi olabiliyor. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Medicana Sivas Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Osman Yılmaz, "3-6 yaş arası çocuklar, enerji patlaması yaşar. Zıplarlar, koşarlar, hayal kurarlar ancak bu hareketlilik, kalp sorunlarını ustalıkla gizleyebilir. Doğuştan kalp defektleri, ritim bozuklukları veya nadir genetik durumlar, belirti vermeden sinsice ilerleyebilir" dedi. Çocuklarda kalp sorunlarının bazılarının ‘tembellik’ sanılarak gözden kaçırıldığını ifade eden Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Okul öncesi dönemde basit bir muayene, hayat kurtarıcı olabilir. Çocuğunuz parkta veya kreşte yaşıtlarından önce pes ediyor, hafif bir koşu sonrası nefes darlığı, aşırı terleme veya göğüste huzursuzluk hissediyor ya da efor sonrası dinlenmesine rağmen nabzı yani kalp hızı halen çok fazla seyrediyorsa, çocuk kardiyolojisi uzmanına danışılması gereklidir" dedi. Belirtiler hastalığın habercisi Dudaklarda, tırnaklarda veya ciltte morarmanın veya ani solgunluğun kalbin oksijen dağıtımında sorun olduğunun işareti olabileceğini ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Bu belirtiler özellikle soğukta veya ağlarken belirginleşir. Bunun için çocuğunuzun banyo sonrası veya oyun sırasında cildinin incelenmesi gerekir. Gece terlemeleri, kesik kesik nefes veya huzursuz uyku, kalp ritim sorunlarının habercisi olabilir. Aşırı uyuklamalara da dikkate edilmelidir. Çocuğunuzun odasını 23-24 derecede tutun ve uyku düzenini not edin. Uyurken nabzını kontrol edin, dakikada 70-100 arası ve düzenli olmalı. Enfeksiyonlara eğilim, boğaz enfeksiyonları veya viral hastalıklar kalbi hedef alabilir ve miyokardit gibi ciddi sorunlara yol açabilir. El yıkamayı, diş fırçalamayı eğlenceli bir alışkanlık haline getirin" dedi. Aşırı tuz ve şeker ileriki dönemlerde tansiyon sebebi olabilir. Çocuklara renkli sebzeler, balıketi gibi omega-3 kaynakları ve ev yapımı meyve püreleri yedirilebilir. Çocuklar aylık periyotta tartılmalı ve büyüme eğrisi takip edilmelidir" dedi. Okul öncesi kalp kontrolleri önemli Okul öncesi dönemde çocuk kardiyolojisi doktoruna kontrollerin yaptırılmasının önemli olduğunu ileten Prof. Dr. Osman Yılmaz, "Kontroller sırasında hekiminiz stetoskopla üfürüm veya ritim bozukluğu kontrolü, EKG ve EKO, enfeksiyon veya anemi izleri için ise kan tahlilleri yapılması gerekir. Bu rutin kontrol, sonrasında çocuğun karşı karşıya kalabileceği önemli sağlık sorunlarının önüne geçecektir. Eğer ailede kalp hastalığı öyküsü varsa, hekim kontrolleri yıllık olmalıdır" dedi.
Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç"
03 Ekim 2025 Cuma - 12:49 Başhekim Yılmaz: "Anne sütü sadece besin değil, aynı zamanda bebekler için ilaç" Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, anne sütünün sadece bir besin olmadığını, çocuklar için koruyucu bir ilaç olduğunu söyledi. Ordu Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından, 1-7 Ekim Normal Doğum ve Emzirme Haftası etkinlikleri kapsamında Altınordu ilçesindeki alışveriş merkezinde stant açıldı. Stantta, gebeler ile annelere yönelik bilgilendirici broşür dağıtıldı ve ihtiyaç duyulmadığı takdirde sezaryen doğum yerine normal doğum süreci ile anne sütünün ve emzirmenin önemi anlatıldı. Hastanenin Başhekimi Doç. Dr. Ali Yılmaz, Sağlık Bakanlığı koordinesinde sağlığın güçlendirilmesi, geliştirilmesi ve sağlıklı bir gelecek bırakılması adına çeşitli çalışmaların yapıldığını, anne ve çocuk sağlığının, bu çalışmaların en önemli ayağı olduğunu kaydetti. Anne ve çocuk sağlığına fazlasıyla önem verdiklerini, bir takım yeni projeler, çalışmalar ve bilgilendirmeler yaptıklarını anlatan Doç. Dr. Yılmaz, "Anne ve çocuk sağlığı, bir toplumun sağlık verilerinin düzeltilmesi açısından çok önemli bir etken. Bu süreç annelerimizin gebe kalmasıyla başlıyor ve gebelik süreciyle devam ediyor. Doğum süreci ve sonrasında emzirme süreciyle devam ediyor. Biz burada insanlarımızın yanında ve onlara yardımcı olmayı hedefliyoruz" dedi. Bebek dostu olan hastanelerinin, bu yıl ‘Anne dostu hastane’ unvanını da aldığını aktaran Yılmaz, Ordu’da yaklaşık 500 gebeye eğitim verdiklerini ve babaların da katıldığı programlarda sertifika verdiklerini ifade ederek, gebeleri doğuma hem mental, hem de fiziksel açıdan hazırladıklarını belirtti. Doç. Dr. Yılmaz, "Doğum sürecinde de yanlarında oluyoruz. Sezaryenin bir cerrahi müdahale olduğu, normal doğumla ilgili ön yargılarını kırmaya çalışıyoruz. Doğum sonrası sürecimizde emzirme polikliniğimizde annelerimizin yanındayız. Süt sadece bir besin değil, aynı zamanda bir bağ. Çocuklarımız için bir koruyucu ilaç. Bu anlamda emzirme polikliniğimiz aktif olup annelerimiz ile çocuk arasındaki bağı kurması yönünde ciddi bir çalışma yapılıyor" ifadelerine yer verdi. İlk 6 ay sadece anne sütünün önemine değinen Yılmaz ayrıca, bebeğin 2 yaşına kadar da emzirilmesi yönünde teşvikte bulunduklarını ifade eden Yılmaz, "Ordu’da şuanda kadın doğum hastanemizde emzirme polikliniği, gebe polikliniği ve ebe polikliniğimiz aktif olarak çalışıyor. Bütün hastalarımız gelebilirler, bize kayıt olabilirler. Hem mental, hem de tıbbi açıdan onları takip edip, çocuklar belli bir yaşa gelinceye kadar onların yanında olacağımızı söylüyoruz" şeklinde konuştu.
Sinop’ta ilk radikal prostat ameliyatı başarıyla yapıldı
03 Ekim 2025 Cuma - 12:26 Sinop’ta ilk radikal prostat ameliyatı başarıyla yapıldı Sinop Atatürk Devlet Hastanesi, kentte ve kendi tarihinde bir ilke imza attı. Üroloji Uzmanları Opr. Dr. Özgür Gürboğa ve Opr. Dr. Egemen Öztürk, radikal prostatektomi (radikal prostat ameliyatı) uygulamasını Sinop’ta ilk kez gerçekleştirdi. Birden fazla hastada başarıyla tamamlanan operasyonlar, prostat kanseri tedavisi gören hastalara artık kendi şehirlerinde ileri düzey cerrahi imkânı sunuyor. Ameliyatları gerçekleştiren Opr. Dr. Özgür Gürboğa, "Radikal prostatektomi, ileri cerrahi beceri ve güçlü ekip koordinasyonu gerektirir. Bu ameliyatları ilimizde ilk kez gerçekleştirmiş olmak hem bizim hem de hastalarımız için çok kıymetli," dedi. Op. Dr. Egemen Öztürk ise, "Sinop’ta artık bu düzeyde bir operasyon yapılabiliyor olması, hastalarımızın şehir dışına gitme zorunluluğunu ortadan kaldırıyor. Kendi yaşadıkları yerde güvenle tedavi olabilmeleri en büyük motivasyonumuz" ifadelerini kullandı. Gerçekleştirilen ameliyatların ardından hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu, taburculuklarının sorunsuz yapıldığı ve iyileşme süreçlerinin yakından takip edildiği bildirildi. Hastane yönetimi, operasyonlarla hem teknik hem de bilimsel kapasitenin kanıtlandığını vurguladı. Yapılan açıklamada, "Sinop’ta kamu sağlık hizmetlerinin geldiği nokta açısından önemli bir gelişmedir. Sağlık alanını her geçen gün daha ileriye taşımak için çalışıyoruz. Emeği geçen tüm ekip arkadaşlarımıza teşekkür ederiz" denildi.
Alaşehir’de ’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği
03 Ekim 2025 Cuma - 11:59 Alaşehir’de ’Dünya Yürüyüş Günü’ etkinliği Manisa’nın Alaşehir ilçesinde İlçe Sağlık Müdürlüğü personelleri, "Dünya Yürüyüş Günü" kapsamında farkındalık oluşturmak amacıyla kurum önünde dövizlerle toplanarak etkinlik düzenledi. Dünya Sağlık Örgütü tarafından bulaşıcı olmayan hastalıkların önlenmesinde fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekmek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek amacıyla 3-4 Ekim tarihleri arasında ilan edilen "Dünya Yürüyüş Günü" kapsamında Manisa’nın Alaşehir ilçesinde etkinlik düzenlendi. Alaşehir’de günün anlamına dikkat çekmek için İlçe Sağlık Müdürlüğü kurum önünde dövizlerle toplantı yaptılar. Etkinlikte katılımcılar, "Sağlığın için yürü", "Her gün 10 bin adım", "Yürüyüş en iyi ilaçtır" yazılı dövizler taşıyarak vatandaşlara fiziksel aktivitenin önemine dikkat çekti. Alaşehir İlçe Sağlık Müdürü Dr. Süleyman Çağrı Bozkurt, etkinliğin amacının toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, "İlçe Sağlık Müdürlüğü olarak paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleriyle birlikte toplum bilincini artırmak amacıyla bu etkinliği düzenledik. Amacımız, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik etmek ve vatandaşlarımızı düzenli yürüyüş yapmaya teşvik etmektir" dedi. Etkinlikte vatandaşlara yürüyüşün sağlık üzerindeki olumlu etkileri anlatılarak, düzenli yürüyüşün obezite, diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıkların riskini azalttığı, ruh halini ve uyku kalitesini iyileştirdiği vurgulandı.