Son Dakika
|
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Bulgaristan’da seçimin galibi eski Cumhurbaşkanı Radev’in partisi oldu
Japonya'da 7,5 büyüklüğünde deprem: Tsunami uyarısı yapıldı
İran Dışişleri Bakanlığı: "ABD ile bir sonraki müzakere turu için planımız yok"
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
Eşme Belediye Başkanı Tozan ve 5 şüpheli adliyeye sevk edildi
Uşak Belediyesi’ne ikinci dalga operasyonda gözaltı sayısı 28’e yükseldi
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Bakan Kacır: "Girişimcilerimize 2 milyon liraya kadar destek sunuyoruz"
Mardin’de okulda mahsur kalan 75 öğrenci tahliye edildi
Sarıyer’de alev alev yanan gecekondu kullanılamaz hale geldi
Almanya'da çocuk suçluların sayısında yüzde 3,3 artış
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Sarıyer’de balıkçı teknesinden alevler yükseldi
Eyüpsultan’da İETT otobüsünde korkutan yangın
SAĞLIK
Eskişehirli uzmanlara "Psikolojik İlk Yardım ve Yas Süreci" eğitimi
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:29:49
Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, şehit yakınları ve gazilere yönelik hizmet kalitesini artırmak amacıyla personeline yönelik kapsamlı bir eğitim programı düzenledi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleştirilen eğitim, iki gün sürdü. İl müdürlüğü bünyesinde görev yapan mesleki personele yönelik hazırlanan programda, "Psikolojik İlk Yardım" ve "Yas Süreci" konuları derinlemesine ele alındı. Eğitim boyunca uzmanlar, özellikle kriz anlarında bireylere yaklaşım yöntemleri, psikolojik destek süreçlerinin yönetimi ve yas tutan bireylerle kurulacak sağlıklı iletişim teknikleri üzerine eğitim verdi. İki gün süren yoğun programın ardından eğitimi başarıyla tamamlayan personelin, sahada şehit yakınları ve gazilere çok daha donanımlı bir şekilde hizmet vermesi hedefleniyor.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17
Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı
Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13
Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:59
Hayata tutunanlar ve şifa verenler aynı sahneyi paylaştı
Kansere karşı verdikleri mücadeleyi kazanmış onkoloji hastaları, organ nakli ile ikinci hayatlarına kavuşmuş organ nakli hastaları, onları sağlıklarına kavuşturan hekimler ve sağlık çalışanları İEÜ Medical Point Hastanesi’nin geleneksel "Bir Şarkı Bir Hayat" adlı konserinde aynı sahneyi paylaştı. İEÜ Medical Point Hastanesi’nin kanser ve organ nakli konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği sosyal sorumluluk projesi "Bir Şarkı Bir Hayat" konserinin 3.sü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlendi. Pınar Seli Soydaş’ın yönetiminde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları aynı sahnede buluştu. Hastaların, hikayelerinin de anlatıldığı gecede, duygu dolu anlar da yaşandı. Konserin açılışında konuşan İEÜ Medical Point Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, ilki üç yıl önce yapılan konserin gelenekselleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kubba, "Büyük emeklerle hazırlanan konserimizin üçüncüsü hastanemizin 30. kuruluş yıl dönümüne bizim için ayrı bir önem taşıyor. Medical Point Hastanesi olarak en büyük amacımız sağlığına kavuşmak için bize gelen hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak. En iyi hizmeti verebilmek ancak güncel gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından takip etmekle, sürekli olarak araştırma yapmakla mümkün olur. Bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Birazdan hep birlikte izleyeceğimiz konseri bir koronun belirli bir süre hazırlanıp sahnelediği bir etkinlikten çok, zorlu mücadeleleri atlatmış bu sürede koskoca bir aile halini almış bir grubun eseri olarak görmenizi dilerim" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:57
Türkiye glutensiz yaşamda stratejik bir üst haline geldi
2
19 Nisan 2026 Pazar- 13:17
’’Okullardaki şiddetin çözümü sorumluluğu paylaşmaktan geçiyor’’
3
19 Nisan 2026 Pazar- 09:25
Şiddetin görünen yüzünün ardında aile, çevre ve yalnızlaşma var
4
20 Nisan 2026 Pazartesi- 10:04
Sağlıklıysanız az su içtim diye endişelenmeyin
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:39
Güncel gelişmelere bağlı depresyon ruh sağlığını tehdit ediyor
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:22
54 yaşındaki kadın 15 yıl sonra yeniden gülümseyebilecek
Muş’ta 15 yıldır yüz felciyle yaşayan 54 yaşındaki hasta, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen başarılı ameliyat sonrası yeniden gülümseyebilecek. Muş’un Bulanık ilçesinde yaşayan 54 yaşındaki Huri Melek Oruç, 15 yıldır yüz felciyle yaşıyordu. Yıllar içinde durumu kabullenen ve tedavi umudunu kaybeden Oruç, son dönemde tükürük bezinde oluşan kitle nedeniyle Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak tarafından yapılan değerlendirmelerde hem tükürük bezindeki kitle hem de uzun süredir devam eden yüz felci ile istemsiz kas hareketlerine yol açan sinkinezi durumu tespit edildi. Ardından hastanın tedavisi için cerrahi planlama yapıldı. KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Kavak tarafından yaklaşık 12 saat süren ameliyatla önce tükürük bezi kitlesi çıkarıldı. Daha sonra istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinirler iptal edildi ve kısmi yüz felcini düzeltmek için sinir transferleri uygulandı. Yapılan başarılı operasyonun ardından genel durumu iyi olan hasta, yakın zamanda şifayla taburcu edilecek. "Öncelikle tükürük bezi kitlesini çıkardık" Konuya ilişkin konuşan KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak, hastanın ilk olarak tükürük bezindeki kitle şikayeti nedeniyle kendilerine başvurduğunu belirtti. Yapılan değerlendirmelerde yüz felci (paresi) ve bazı sinirlerin istemsiz çalışması durumunun tespit edildiğini ifade eden Op. Dr. Kavak, "Bu durumu hastamızla paylaştık. Her iki patolojinin cerrahi yöntemle düzeltilebileceğini anlattık ve hastamız bize güvenerek operasyonunu kabul etti. Operasyon planlamasını gerçekleştirdik. Operasyonda öncelikle tükürük bezi kitlesini çıkardık. Ardından, istemsiz kas hareketlerine sebep olan ‘sinkinetik’ sinirleri iptal ettik ve kısmi yüz felcini düzeltmek amacıyla sinir transferleri uyguladık. Operasyonun ardından hastamızın genel durumunun iyi olması bizleri memnun etti. Yakın zamanda taburculuğunu planlıyoruz" dedi. "Doğal bir şekilde gülümseyebilmesini sağlamayı hedefledik" Hastanın uzun süredir yüz felci şikayeti yaşadığını ve bu durumu da zamanla kabullendiğini dile getiren Kavak, "Ancak son dönemde gelişen tükürük bezi kitlesi hastaneye başvuru sebeplerinden biri oldu. Biz de hastayı bütüncül olarak değerlendirdik; tükürük bezindeki kitleyi, eşlik eden yüz felci ve ağız köşesinde istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinkineziyi kendisine aktardık. Bu durumların cerrahi veya bazı durumlarda ilaç tedavisiyle düzeltilebileceğini ifade ettik. Hastamızda cerrahi gerektiren birden fazla durum olduğundan, tükürük bezindeki kitle öncelikli olarak cerrahi yöntemle alındı. Operasyon uzun sürdü, ancak başarılı geçti. Yüz felcinin tedavisi erken dönemde ilaçla mümkün olabilse de, ilerleyen dönemlerde sinir nakilleri veya kas transferleri gibi cerrahi yöntemler gerekmektedir. Hastamızda kısmi yüz felci bulunduğu için yüz hareketlerinin bir kısmı hâlâ mevcuttu. Bu nedenle sinir transferi yapmayı uygun gördük. Ayrıca, istemsiz kas hareketlerine sebep olan sinkinetik sinirleri de iptal ederek, hastamızın gelecekte daha sağlıklı ve doğal bir şekilde gülümseyebilmesini sağlamayı hedefledik" diye konuştu. "Yüz felci tedavi edilebilir" Yüz felcinin yaygın bir durum olduğunu, erken başvuruda çoğu vakada ilaçla tedavinim mümkün olduğunu hatırlatan Kavak, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bazı özel durumlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Uzun süreli ve kalıcı yüz felcini yaşayan bazı hastalar, durumu kabullenip hastaneye başvurmayabiliyor. Oysa yüz felci tedavi edilebilir bir durumdur ve ilgili alanda uzman bir hekime başvurulması önemlidir." Annesinin 15 yıldır yüz felci şikayetinin olduğunu ifade eden Şehriban Oruç ise "Yakın zamanda, Muş Bulanık Devlet Hastanesine bir rahatsızlık nedeniyle başvurduğumuzda, boğazında bir kitle tespit edildi ve bizi Van Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk ettiler. KBB Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Ömer Tarık Kavak hocamızın açıklamaları ve güven veren yaklaşımı sayesinde annem ameliyat oldu ve şu anda sağlığı gayet iyi" şeklinde konuştu.
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:20
25 haftalık olarak dünyaya gelen bebek 180 gün sonra anne kucağıyla tanıştı
Erzurum Şehir Hastanesi’nde 25 haftalık olarak dünyaya gelen bebek, 180 gün süren tedavisinin ardından ailesi ile buluştu. Ardahan’da yaşayan Murat-Aybanız Törkez çiftinin üçüncü çocukları 25 haftalık olarak dünyaya geldi. Prematüre olarak dünyaya gelen Elfin Maral’ın altı ay Erzurum Şehir Hastanesi’nde tedavisine devam edildi. Bu arada kalp ameliyatı da olan Elfin Maral’a servis doktorları ve hemşireleri annelik yaptı. Şu an 3 kilogram 500 gram seviyesine ulaşan minik bebek, 180 gün sonra ailesine sağlıklı olarak teslim edildi. Erzurum Şehir Hastanesi Yenidoğan Uzmanı Sibel Tanrıverdi Yılmaz, "Elfin Maral, 25 haftalıkken 780 gram olarak doğdu. Prematüre bebeklerimiz gibi çok zor günler geçirdi. Şu an bebeğimiz 180’inci gününe yaklaşıyor. Küçük bir kalp ameliyatı süreci yaşadı. Kronik akciğer hastası bebeğimiz. Annesinin kucağına, yuvasına sağlıkla, huzurla, mutlulukla göndermek için hazır. 180’inci gününü tamamladı, 3 bin 490 gram ağırlığında. Artık annesinin kucağında kardeşiyle oynamaya evine gidebilir durumda" diye konuştu. Azerbaycanlı anne Aybanız Törkez ise, "Ardahan’da doğum oldu. Oradan buraya sevk ettiler. Kalbinde delik vardı. Çok şükür, doktorlarımıza teşekkür ediyorum. Uykusuz gecelerim oldu. Şükürler olsun bebeğim iyileşti. Bu süreçte bize destek olan Şehir Hastanesi’nin doktorlarına, hemşirelerine çok teşekkür ediyorum" dedi.
25 Eylül 2025 Perşembe - 09:18
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol, Kayseri’de sağlık tesislerini ziyaret etti
Halk Sağlığı Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammed Emin Demirkol; Halk Sağlığı Bölge Toplantısı için geldiği Kayseri’de sağlık tesislerinde incelemelerde bulundu. İlk olarak İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan’ı makamında ziyaret eden Demirkol; daha sonra Melikgazi Sağlıklı Hayat Merkezi, Güldüoğlu Aile Sağlığı Merkezi ve Fatma Yüksel İlbaşmış Aile Sağlığı Merkezinde incelemelerde bulundu. Ziyaretleri sırasında hekim ve sağlık çalışanlarıyla bir araya gelerek görüş ve önerilerini dinleyen Demirkol, tedavi için merkezlere başvuran vatandaşlarla da sohbet ederek merkezlerde sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin memnuniyetlerini aldı. Sağlık çalışanlarının özverili çalışmalarını takdir eden Demirkol; "Vatandaşlarımızın daha kaliteli ve kapsamlı sağlık hizmetine ulaşabilmesi için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" dedi.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 19:57
Tunceli’de öğrencilere Skolyoz taraması yapılmaya başlandı
Tunceli’de yürütülen "Okullarda Skolyoz (Omurga Eğriliği) Tarama Programı" kapsamında ortaokullarda, öğrencilere yönelik Skolyoz taraması yapılmaya başlandı. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü ve Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle Okullarda Skolyoz Tarama Programı başladı. Bu çerçevede öğrencilere yönelik taramaların ilki Cumhuriyet Ortaokulu’nda, Tunceli İl Sağlık Müdürü Dr. Muhammed Duran ve Tunceli İl Milli Eğitim Müdürü Bahameddin Karaköse’nin katılımıyla yapıldı. Skolyoz tarama programının uzun bir süre il genelinde ve bütün ilçelerde devam edeceği bildirildi. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü’nden konuya ilişkin olarak yapılan açıklamada, "Skolyoz, omurganın (belkemiğinin) önden veya arkadan bakıldığında düz bir hat üzerinde olması gerekirken sağa ya da sola doğru eğilmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Omurga çoğunlukla "C" veya "S" harfi şeklinde eğrilir. Bu rahatsızlık en sık çocukluk ve ergenlik döneminde görülür. Skolyoz çoğu zaman belirti vermeden ilerleyebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken bulgular şunlardır omuzlarda yükseklik farkı, kalçalarda asimetri (eşitsizlik), öne eğilme testinde sırtta tek taraflı kabarıklık, vücudun yana doğru eğilmiş görünmesi, giysilerin vücuda asimetrik oturması, ilerleyen vakalarda sırt ve bel ağrısı ile nefes darlığıdır. Skolyoz erken dönemde fark edilmediğinde ilerleyerek duruş bozukluğuna, sırt ve bel ağrılarına, hatta ileri vakalarda solunum sorunlarına yol açabilir. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen tarama programı, öğrencilerimizin sağlıklı gelişimini korumak, riskleri zamanında belirlemek ve gerekli durumlarda ileri tedaviye yönlendirmek açısından büyük önem taşımaktadır. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü olarak, öğrencilerimizin sağlıklı büyümeleri ve geleceğe güvenle adım atabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz"denildi.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 16:44
Eskişehir’de sigara bırakmada uzaktan muayene dönemi başladı
Eskişehir’de Sigara Bırakma Poliklinikleri’nin artık uzaktan hasta değerlendirme muayenesi ile de vatandaşlara destek sunduğu açıklandı. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı desteğiyle sigara bırakmak isteyen vatandaşlar için önemli bir yenilik hayata geçiriyor. Eskişehir Şehir Hastanesi, Yunus Emre Devlet Hastanesi, Sivrihisar Devlet Hastanesi ve Çifteler Devlet Hastanesi’nde hizmet veren Sigara Bırakma Poliklinikleri, artık uzaktan hasta değerlendirme muayenesi ile de vatandaşlara destek sunuyor. Bu sayede vatandaşlar, sigara bırakma sürecinde evlerinden çıkmadan uzman hekimlerle görüşebiliyor. İnternet üzerinden yapılan bu muayeneler, şehir merkezinden uzak yaşayan, zamanı kısıtlı olan veya sağlık durumu nedeniyle hastaneye gelemeyen vatandaşlar için büyük kolaylık sağlıyor.Uzaktan muayene uygulaması sayesinde sadece şehir merkezinde değil, ilçelerde ve köylerde yaşayan vatandaşlar da aynı hizmetten yararlanabiliyor. Böylece sigara bırakma sürecinde daha geniş bir kesime ulaşmak mümkün oluyor. "Vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan hekimlerimizden destek alabilecek" Uygulamanın önemine vurgu yapan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, "Sigara, halk sağlığımızı tehdit eden en önemli risklerden biri. Biz bu mücadeleyi yalnızca polikliniklerimizle değil, dijital imkânlarla da sürdürüyoruz. Uzaktan muayene sayesinde vatandaşlarımız evlerinden çıkmadan hekimlerimizden destek alabilecek" dedi. "Bağımlılıkla mücadele güçleniyor" İl Sağlık Müdürlüğü yetkililerinin konuyla ilgili yapmış olduğu açıklamada ise, "Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, sigara bağımlılığıyla mücadelede yenilikçi yöntemler geliştirmeye devam ediyor. Uzaktan muayene uygulamasıyla birlikte, hem şehir merkezinde hem de ilçelerde yaşayan vatandaşlarımızın hizmete erişimi kolaylaşıyor. Müdürlüğümüz, Sağlıklı Hayat Merkezlerimizdeki Sigara Bırakma Poliklinikleri ve mobil sigara bırakma polikliniği araçlarımız ile yalnızca polikliniklerde değil, dijital platformlar aracılığıyla da vatandaşlarımızın yanında olarak sigara bırakma sürecini destekliyor. Bu kapsamda, vatandaşlarımızın motivasyonunu artırmak ve süreci daha etkin yönetmek amacıyla sağlık çalışanlarımız düzenli olarak bilgilendirme, takip ve yönlendirme hizmetleri sunuyor. Böylece sigara bırakma yolculuğu yalnızca bir randevu ile sınırlı kalmayıp, sürekli takip ve destek ile güçlendiriliyor. İl Sağlık Müdürlüğü olarak, Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirilen bu uygulamanın, halk sağlığını koruma yolunda atılan önemli bir adım olduğunu vurguluyor ve tüm vatandaşlarımızı sağlıklı bir yaşam için bu fırsattan yararlanmaya davet ediyoruz" ifadeleri yer aldı.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 16:04
Mide ve bağırsak sağlığına dikkat
Gaziantep Özel Anka Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ali Bilgen, özellikle reflü, gastrit, irritabl bağırsak sendromu (IBS) ve gastroenterit gibi sorunlara karşı vatandaşları uyardı. Yaz mevsiminin sona ermesiyle birlikte beslenme alışkanlıkları da değişiyor. Bu mevsimsel geçiş sürecinde mide ve bağırsak hastalıkları daha sık görülüyor. Gaziantep Özel Anka Hastanesi İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ali Bilgen, özellikle reflü, gastrit, irritabl bağırsak sendromu (IBS) ve gastroenterit gibi sorunlara karşı vatandaşları uyardı. Dr. Bilgen, "Eylül ayı, tatil sonrası düzensiz beslenmenin ve sıcak-soğuk hava değişimlerinin etkisiyle sindirim sistemi şikâyetlerinin arttığı bir dönemdir. Asitli içeceklerden, aşırı yağlı yiyeceklerden ve hijyenik koşullarda saklanmamış gıdalardan uzak durmak çok önemli" dedi. Dr. Bilgen, özellikle okul döneminin başlamasıyla çocuklarda mide ağrıları ve bağırsak enfeksiyonlarının arttığını belirterek, el hijyeni, düzenli ve sağlıklı öğünler ve bol sıvı tüketimi gibi önlemlere dikkat çekti. İç Hastalıkları ve Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Ali Bilgen, "Mevsim geçişlerinde sağlığı korumak için bağışıklık sistemini güçlendirmek, taze sebze-meyve ağırlıklı beslenmek ve paketli-hazır gıda tüketimini azaltmak gerekiyor. Karın ağrısı, ateş, ishal veya bulantı gibi şikayetlerin devam etmesi halinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı" diye konuştu.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 15:29
Sinsice ilerliyor: 2040 yılına kadar 111 milyondan fazla kişiyi etkileyebilir
Glokomun dünyada geri dönüşü olmayan körlüğün önde gelen nedenlerinden biri olduğunu belirten Op. Dr. Belma Karini, bu hastalığın 2040 yılına kadar dünya genelinde 111 milyondan fazla kişiyi etkileyebileceğini söyledi. BHT CLINIC İstanbul Tema Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Belma Karini, glokomun sinsi seyreden bir hastalık olduğuna dikkat çekerek, "Ne yazık ki birçok hasta hastalığın farkında olmadan yaşıyor. Çünkü glokom genellikle belirti vermez, şikayetler ise çoğu zaman hastalığın ileri evrelerinde ortaya çıkar" dedi. Optik sinirin zarar görmesiyle oluşuyor 2040 yılına kadar dünya genelinde 111 milyondan fazla kişinin glokomdan etkilenebileceğini vurgulayan Dr. Karini, glokomun göz sinirinde hasara yol açan nörodejeneratif bir hastalık grubu olduğunu vurguladı. Göz içi basıncının yüksek olmasıyla ilişkilendirilse de normal basınç değerlerinde de glokom gelişebileceğini belirten Dr. Karini, "Optik sinirin zamanla zarar görmesi, kişinin görme alanında kayıplara ve kalıcı görme kaybına yol açar" şeklinde konuştu. Glokomun açık açılı ve açı kapanması olmak üzere iki ana türü bulunduğunu söyleyen Dr. Karini, açık açılı glokomun daha yaygın ve sinsi seyirli, açı kapanması glokomunun ise ani ve belirgin semptomlarla seyrettiğini ifade etti. Dr. Karini, glokomun çok faktörlü bir hastalık olduğunu belirterek, bazı bireylerin bu hastalığa yakalanma riskinin daha yüksek olduğunu dile getirdi. "Yüksek göz içi basıncı, ince kornea, ileri yaş, genetik yatkınlık ve ailede glokom öyküsü bulunanlar risk altındadır" diyen Dr. Karini, şeker hastalığı, migren, dolaşım bozuklukları, uzun süreli kortizon kullanımı, sigara ve sağlıksız yaşam tarzının da riski artıran diğer önemli etkenler arasında yer aldığını vurguladı. Kapsamlı tarama ile teşhisi mümkün Glokom tanısının yalnızca göz tansiyonunun ölçülmesiyle konulamayacağını, kapsamlı bir göz muayenesinin şart olduğunu söyleyen Dr. Karini, "Gözün biyomikroskopik değerlendirilmesi, kornea kalınlığının ölçülmesi, görme alanı testleri, OCT (optik koherens tomografi) ve gonioskopi gibi ileri tetkikler glokom tanısında büyük rol oynar" dedi. Hastalığın evresine göre farklı tedaviler uygulanıyor Glokomun tedavisinde temel amacın göz içi basıncını kontrol altına alarak göz sinirini korumak olduğunu belirten Dr. Karini, tedavi yöntemlerinin hastalığın tipi ve evresine göre değişiklik gösterdiğini söyledi. "İlk basamak genellikle göz damlalarıdır. Ancak bu yeterli olmadığında lazer tedavisi veya cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Mikroinvaziv glokom cerrahisi, trabekülektomi ve tüp implantları gibi farklı cerrahi seçenekler mevcuttur" diyen Karini, ayrıca bazı nöroprotektif suplementlerin de tedaviye destek olarak kullanılabileceğini ifade etti. Yaşam tarzı glokomu etkiliyor Son yıllarda yaşam tarzı değişikliklerinin glokomun seyrine olumlu katkı sağladığını belirten Dr. Karini, bu konuda hastalara önemli tavsiyelerde bulundu: "Yeşil yapraklı sebzeler, omega-3 yağ asitleri, antioksidan açısından zengin meyveler ve B3 vitamini gibi bazı besin öğeleri göz sağlığı açısından oldukça faydalıdır." Dr. Karini, özellikle zerdeçal ve ginkgo biloba ekstraktının umut vadeden sonuçlar verdiğine dikkat çekti. Alkolün uzun vadede göz içi basıncını artırabileceğini, kafeinli içeceklerin ise ölçülü tüketilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Karini, düzenli yürüyüş ve hafif-orta tempolu sporların glokom hastaları için yararlı olduğunu belirtti. "Ancak baş aşağı yapılan yoga hareketleri, ağır sporlar ve yüzme gözlüğü kullanımı geçici olarak göz içi basıncını artırabilir. Bu nedenle dikkatli olunmalıdır" diyen Dr. Karini, nefes egzersizleri ve meditasyonun da destekleyici etkiler sunduğunu sözlerine ekledi. "Uyku pozisyonuna dikkat edilmeli" Glokom hastalarının uyku pozisyonuna dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Karini, "Yüzüstü yatmak ya da göze baskı uygulamak basıncı artırabilir. Başın hafif yukarıda olması faydalıdır. Uyku apnesi olan bireyler glokom açısından yüksek risk altındadır ve bu rahatsızlık mutlaka tedavi edilmelidir" dedi. Sigaranın göz damarlarına zarar verdiğini ve serbest radikal üretimini artırarak glokomun ilerlemesini hızlandırdığını ifade eden Dr. Karini, "Glokom hastalarının mutlaka sigarayı bırakmaları gerekir. Bu, sadece göz sağlığı için değil genel sağlık açısından da hayati önem taşır" dedi. Dr. Karini, "İlaçların düzenli kullanımı, sağlıklı beslenme, egzersiz, sigara ve alkolden uzak durmak, uyku düzenine dikkat etmek ve kontrolleri aksatmamak görmenin korunması için çok önemlidir. Unutulmamalı ki glokom tedavi edilebilir, ancak kaybedilen görme geri gelmez" diyerek sözlerini tamamladı.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 15:17
Bebekleri öpmeden önce iyi düşünün
Memorial Kayseri Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Ufuk Ertural, çocukları öperken neden dikkatli olunması gerektiği konusunda önemli bilgiler verdi. Bebekleri ve çocukları öpmek toplumda genellikle sevgi göstergesi olarak algılansa da bağışıklık sistemleri tam anlamıyla gelişmediği için bu durum bazı sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Masum bir öpücükle bebeklere geçebilen Herpes virüsünün yol açtığı enfeksiyon yetişkinlerde uçuklara sebep olurken, bebekleri ve küçük çocukları hızlı bir şekilde hasta edebiliyor. Bu virüs zamanla organları olumsuz etkileyebiliyor ve daha büyük sorunlar ortaya çıkabiliyor. "Uçukların nedeni Herpes Simpleks" İnsanların bebekleri görünce tepkilerinin dokunmak olduğunu söyleyen Uz. Dr. Ufuk Ertural, "İnsanlar bebek gördüğünde ilk tepkileri genelde yanaklarını veya alnını öpmek olur. Sevimli görünümleri nedeniyle onlara dokunma hissi tetiklenir. Ancak bebekleri öpmenin bazı sakıncaları olabilir. Yetişkinlerdeki ağız içi ve çevresindeki uçuklar, bebekleri öpmeden önce düşünülmesi gereken önemli bir sorundur. Uçuklara neden olan virüs aslında Herpes Simpleks virüsüdür. Bu virüs bebeğe basit bir öpücükle geçebilmektedir. Çoğu yetişkin oldukça yaygın olan bu virüsün aslında HSV-1 varyantını taşır. Yetişkinlerde uçuklara neden olan bu virüs zamanla Genital Herpes’e (HSV-2) de neden olabilir. Nüfusun yaklaşık yüzde 67’si, çoğu zaman farkında olmadan Herpes Simpleks Virüsü 1’i (HSV-1) taşımaktadır. HSV-1 genellikle tükürük veya kabarcıklarla ya da temas yoluyla yayılır. En bulaşıcı dönemi kabarcıkların oluşmaya başladığı zamandır. Ancak virüs cilt hücrelerinde uykuda olabileceğinden, belirtiler görünmediğinde de yayılabilmektedir. Bu açıdan sağlık ve hijyen açısından bir risk olan masum öpücükler bebek ve çocuklar için tehlikeli olabilmektedir" dedi. "Bebeklerin bağışıklık seviyesi düşüktür" Ertural, ilk birkaç ayda bağışıklık sisteminin tam olarak olgunlaşmadığını söyleyerek, "Anne sütüyle beslenen bebeklerin belirli düzeyde bağışıklık düzeyi artsa da, yaşamlarının ilk birkaç ayında bağışıklık sistemi hastalıklardan korunacak kadar olgunlaşmaz. Karmaşık bir yapıya sahip olan bağışıklık sistemi, yenidoğanları enfeksiyonlardan koruyacak kadar gelişmemiştir. Endişe verici olan ise bebeklerin belirli virüs ve mikroplara maruz kalmaları halinde vücutlarında geri dönüşü olmayan hasarların ortaya çıkabilmesidir. Kan-beyin bariyeri henüz tam olarak gelişmemiş yenidoğanlar ve bebeklerde bağışıklık sistemi de henüz emekleme aşamasındadır. Bu bariyerle doğmuş olsalar da bağışıklığın gelişmesi için daha zamana ihtiyaç vardır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda kan-beyin bariyeri olgunlaşmadığı için beyin enfeksiyonu riski yüksektir. Virüsler ve mikroplar; soğuk algınlığı, ishal veya kusmaya neden olan hastalıklarla birlikte ortaya çıktığında endişe edici bir durum da söz konusu olmaktadır" ifadelerini kullandı. "Masum öpücükler riskli olabilir" Öpücüklerin riskli olabileceğini söyleyen Ertural, sözlerine şu şekilde devam etti: "Aile bireylerine ve arkadaş çevresine neden bir bebeğe dokunmanın ya da öpmenin doğru olmadığını söylemek çok zor olabilmektedir. Ancak masum öpücüklerin bebekler için büyük bir risk olduğu doğru bir şekilde anlatılmadır. Yapılan araştırmalarla yeni doğan bebeklerin büyük çocuklara ve yetişkinlere göre bakteri kaynaklı enfeksiyon kapma riskinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Bebekleri ve çocukları öpmeden önce uyulması gereken bazı basit kurallar vardır. Bunlar şöyle sıralanabilir; grip ya da nezleyseniz bebekleri ve çocukları kesinlikle öpmeyin. Özellikle ağzınızda (HSV-1) varsa bu durum bebekler için çok tehlikeli olabilir. Onlara yaklaşmadan önce ellerinizi yıkadığınızdan emin olun. Bebekleri illaki öpecekseniz dudak, yüz ve el bölgelerinin yerine saç veya sırt gibi yerlerinden öpmeyi tercih edin. Hassas ciltlerine makyajlıyken ya da parfüm sıktıktan sonra temas etmeyin. Çocukların beden sınırlarına ve rızasına saygı göstermek önemli bir ilkedir. Çocuklar istemediği zaman öpme konusunda zorlanmamalıdır. Aile bireylerinden ya da yakın çevreden kişilerin haricinde çok yakın olmayan insanların bebekleri öpmesine izin verilmemelidir. Öpücük dışında sarılma, oyun oynama veya kaliteli zaman geçirme gibi yollarla sevgi gösterilebilir. Unutmamalıdır ki bebeklerin ve çocukların sağlığı her şeyden önce gelmelidir. Onlara sevgimizi gösterirken daha dikkatli ve bilinçli olmamız gerekir."
24 Eylül 2025 Çarşamba - 15:02
Gazipaşa‘da iki başarılı ameliyatla hasta böbrek taşlarından kurtuldu
Antalya Gazipaşa Devlet Hastanesi’nde gerçekleştirilen iki başarılı operasyonla 62 yaşındaki hasta böbrek taşlarından tamamen kurtuldu. Üroloji Uzmanı Op. Dr. İlker Fatih Şahiner ve ekibince kapalı yöntemle (PNL) yapılan ameliyatlarda hastanın her iki böbreğindeki tekrarlayan sistin taşları temizlendi. Hastanın daha önce 10’un üzerinde böbrek taşı ameliyatı geçirdiği öğrenildi. Mayıs ayında yapılan ilk operasyonla sol böbrekteki taşlar alınırken, geçtiğimiz salı günü gerçekleştirilen ikinci operasyonla sağ böbrekteki taşlar da temizlendi. Operasyonları gerçekleştiren Üroloji Uzmanı Op. Dr. İlker Fatih Şahiner, "Hastamızın her iki böbreğinde de tekrarlayan sistin taşları mevcuttu. Mayıs ayında sol böbreğine PNL yaparak taşsızlık sağlamıştık. Dün de sağ böbreğine PNL ameliyatını yaparak taşsızlık sağladık. Hastamızın genel durumu iyi, tedavisi servisimizde devam ediyor" dedi. Başarılı operasyonların ardından hastanın yıllardır süren böbrek taşı sorunundan tamamen kurtulduğu bildirildi.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 14:39
Cumayeri’nin sağlık çalışmaları ele alındı
DÜZCE (İHA) – Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Cumayeri Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu ile bir araya gelerek ilçenin sağlık çalışmaları ile ilgili karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. Düzce’de sağlık çalışmaları tüm hızı ile devam ediyor. İlçelerde ki hastanelerde ve sağlık merkezlerinde yürütülen çalışmalarla ilgili değerlendirme çalışmaları da sürüyor. Bu çerçevede Düzce il Sağlık müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Cumayeri Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu’nu ziyaret ederek ilçede yapılacak çalışmaları değerlendirdi. Çevrik Mahallesinde yapılacak olan entegre sağlı tesisi hakkında karşılıklı değerlendirmeler yapılırken, ilçede de farklı çalışmaların yapılması için görüş birliğine varıldı.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 14:35
Samsun’da organ bağışı 3 hastaya umut oldu
Samsun’da beyin ölümü gerçekleşen bir hastanın bağışlanan organları, farklı şehirlerdeki 3 hastaya umut oldu. VM Medical Park Samsun Hastanesi Erişkin Genel Yoğun Bakım Ünitesi’nde yatan bir hastanın beyin ölümü gerçekleşti. Hastanın ailesinin isteğiyle bağış için gerekli hazırlıklar başlatıldı. Yapılan cerrahi operasyon sonrasında hastanın karaciğeri Erzurum’a, sağ böbreği Antalya’ya ve sol böbreği ise İstanbul’a gönderilmek üzere Samsun Bölge Koordinasyon Merkezi (BKM) ve 112 ekibine teslim edildi. Bu süreç, hastanın organlarının başka hastalar için hayat kurtarıcı bir umut olmasını sağladı. "Bir bağış, hayat kurtarır" Yoğun Bakım Uzmanı Doç. Dr. Ahmet Dilek, organ bağışının tıbbın en önemli ve en insani yönlerinden biri olduğunu belirterek, "Her yıl organ yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden binlerce hasta, organ bağışları ile kurtarılabilir. Bu bağışlar, sadece bir kişinin hayatını değil, aynı zamanda o kişinin ailesinin ve sevdiklerinin yaşam kalitesini de önemli ölçüde etkiler" dedi. Doç. Dr. Dilek, "Bağışlanan bir organ, başka bir insanın hayatını değiştirebilir. Bu yüzden toplum olarak organ bağışının önemini anlamalı ve bu konuda bilinçlenmeliyiz. Her birey, organ bağışında bulunarak bir başkasının umudunu yeşertebilir. İnsanların organ bağışına olan duyarlılığı, sağlık sistemimizin en kritik unsurlarından biridir. Unutmayalım ki bir bağış, hayat kurtarır" şeklinde konuştu.
24 Eylül 2025 Çarşamba - 14:27
Tıpta çığır açacak gelişme: Bu cihaz sayesinde kronik hastalar evde tedavi edilebiliyor
Samsun'da, Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği ile Sağlık Bilimleri Fakültesi iş birliğinde geliştirilen cihaz sayesinde kronik hastaların verileri uzaktan takip ediliyor, acil müdahale gereken durumlarda doktorlar hastaneye gerek duymadan tedavi uyguluyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder