SAĞLIK
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:17 Eskişehir’de Mart ayında 7 bin 368 eve sağlık ziyareti yapıldı Eskişehir’de Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında 7 bin 368 ziyaret hane yetkililerce ziyaret edildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından 18 araç ve 18 ekip ile yürütülen Evde Sağlık Hizmetleri kapsamında, Mart ayında toplam 7 bin 368 ziyaret gerçekleştirildi. İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, evde sağlık hizmetlerinin önemine dikkat çekerek, "Evde sağlık hizmetleri; kronik hastalığı nedeniyle yatağa, cihaza ya da eve bağımlı olan ve yaşlılık sebebiyle sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük yaşayan bireyler için büyük bir kolaylık sağlamaktadır. Gerçekleştirilen ziyaretlerden 149’una diyetisyen, 248’ine eczacı, 146’sına ise psikolog eşlik etmiştir. Bu sayede hastalarımıza daha kapsamlı bir sağlık hizmeti sunmaktayız. Evde sağlık hizmetleri kapsamında muayene, takip, pansuman, kan alma ve tetkik işlemleri ile sağlık kurulu hizmetlerini bütüncül bir yaklaşımla sunuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetlerini bireylerimizin yaşam alanlarına taşıyarak konforlarını ve tedavi süreçlerini desteklemektir" diye konuştu. "479 ziyaret gerçekleştirdik" Evde Sağlık Hizmetleri’nin Evde Sağlık Koordinasyon Merkezi (ESKOM) bünyesinde 18 araç ve 18 ekip ile sürdürüldüğünü belirten Bildirici, vatandaşların 444 38 33 (444 EV DE) numaralı Ulusal Çağrı Merkezi üzerinden hizmete başvurabileceklerini ifade etti. 80 yaş üzeri bireylere yönelik yürütülen Sağlıklı Yaş Alma Merkezi (YAŞAM) hizmetlerine de değinen İl Sağlık Müdürü Yaşar Bildirici, "Aile hekimliği birimlerimizden elde edilen veriler doğrultusunda belirlenen vatandaşlarımız; evlerinde ziyaret edilmekte, hastanelerimizde oluşturulan YAŞAM polikliniklerinde hizmet almakta veya gerekli durumlarda uzaktan sağlık hizmetlerinden faydalanmaktadır.2026 yılı Mart ayında 80 yaş üzeri vatandaşlarımıza YAŞAM hizmetleri kapsamında toplam 479 ziyaret gerçekleştirdik" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 16:13 Mobil sağlık hizmetleri alay kasabasında vatandaşlara sağlık hizmeti verecek Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı mobil sağlık timleri, 22 Nisan Çarşamba günü Alay Kasabası’nda vatandaşlarla buluşacak. Toplum Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi bünyesinde sunulan birinci basamak sağlık hizmetleri kapsamında, kent merkezine uzak kasaba ve köylerde yaşayan vatandaşlara yerinde ve ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırılmaya devam ediliyor. Bu kapsamda sahaya çıkan Mobil Sağlıklı Hayat Ekibi, sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan vatandaşların ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor. Niğde İl Sağlık Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada; "Gerçekleştirilecek çalışmalar kapsamında vatandaşlara mobil sigara bırakma polikliniği hizmeti sunulacak, uzman doktor tarafından sigara bırakma danışmanlığı verilecek. Ayrıca 2-6 yaş grubundaki çocukların büyüme ve gelişim değerlendirmeleri yapılırken, ailelere bilgilendirme sağlanacak. Program çerçevesinde Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi tarafından rahim ağzı ve kolorektal kanser taramaları gerçekleştirilecek. Bunun yanı sıra diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele konusunda danışmanlık hizmeti verilecek, koruyucu ağız ve diş sağlığı hizmetleri sunulacak" ifadelerine yer verildi. Mobil ekip ayrıca evde sağlık hizmeti alan hasta ve yaşlı bireylerin sağlık durumlarını da yerinde değerlendirerek gerekli yönlendirmelerde bulunacak.
20 Nisan 2026 Pazartesi - 15:59 Hayata tutunanlar ve şifa verenler aynı sahneyi paylaştı Kansere karşı verdikleri mücadeleyi kazanmış onkoloji hastaları, organ nakli ile ikinci hayatlarına kavuşmuş organ nakli hastaları, onları sağlıklarına kavuşturan hekimler ve sağlık çalışanları İEÜ Medical Point Hastanesi’nin geleneksel "Bir Şarkı Bir Hayat" adlı konserinde aynı sahneyi paylaştı. İEÜ Medical Point Hastanesi’nin kanser ve organ nakli konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği sosyal sorumluluk projesi "Bir Şarkı Bir Hayat" konserinin 3.sü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezinde düzenlendi. Pınar Seli Soydaş’ın yönetiminde hastalar, hekimler ve sağlık çalışanları aynı sahnede buluştu. Hastaların, hikayelerinin de anlatıldığı gecede, duygu dolu anlar da yaşandı. Konserin açılışında konuşan İEÜ Medical Point Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Veysi Kubba, ilki üç yıl önce yapılan konserin gelenekselleşmesinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirdi. Kubba, "Büyük emeklerle hazırlanan konserimizin üçüncüsü hastanemizin 30. kuruluş yıl dönümüne bizim için ayrı bir önem taşıyor. Medical Point Hastanesi olarak en büyük amacımız sağlığına kavuşmak için bize gelen hastalarımıza en iyi hizmeti sunmak. En iyi hizmeti verebilmek ancak güncel gelişmeleri, yeni teknolojileri çok yakından takip etmekle, sürekli olarak araştırma yapmakla mümkün olur. Bu bilinçle çalışmaya devam ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. Birazdan hep birlikte izleyeceğimiz konseri bir koronun belirli bir süre hazırlanıp sahnelediği bir etkinlikten çok, zorlu mücadeleleri atlatmış bu sürede koskoca bir aile halini almış bir grubun eseri olarak görmenizi dilerim" diye konuştu.
Denizli’de Üniversite Hastanesine Aile Hekimliğinden MHRS randevu hizmeti başladı
24 Eylül 2025 Çarşamba - 13:30 Denizli’de Üniversite Hastanesine Aile Hekimliğinden MHRS randevu hizmeti başladı Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, aile hekimlerinden MHRS (Merkezi Hekim Randevu Sistemi) üzerinden Pamukkale Üniversitesi Hastanesine randevu alınabilmesinin başladığını duyurdu. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık basamakları arasında entegrasyon çalışmaları kapsamında önemli bir düzenleme hayata geçirildi. Buna göre, MHRS üzerinden Ocak ayından bu yana aile hekimlerinden ve kamu hastanelerindeki tüm branşlardan randevu alınabilmekte. 1 Eylül itibariyle de Üniversite Hastanesinden belirli branşlardan MHRS üzerinden randevu alınmana başlandı. Tavas İlçesi Solmaz Aile Sağlığı Merkezini ziyaret eden İl Sağlık Müdürü Öztürk, Aile Hekimi Dr. Murat Aydın ile birlikte aile hekimliğinden MHRS üzerinden alınan randevu sistemini kontrol etti. MHRS üzerinden randevu bulmakta zorlanan vatandaşların, artık aile hekimleri aracılığıyla hastane polikliniklerine yönlendirilerek randevu alabildiklerini belirten İl Sağlık Müdürü Öztürk; "Sağlık Bakanlığımızca Ocak ayından bu yana sağlık basamakları arasında entegrasyon çalışmaları kapsamında MHRS üzerinde yapılan düzenlemeyle kamu hastanelerimizde tüm branşlarda hasta randevularının yüzde 10’u aile hekimlerine ayrıldı. Böylelikle vatandaşlarımız öncelikle aile hekimine başvurduklarında aile hekiminin gerekli gördüğü takdirde hastanedeki uzman hekimden rahatlıkla randevu alabilmekteler. Ardından Üniversite Hastanemizde de MHRS entegrasyonu çalışmalarını başlatmıştık. 1 Eylül itibariyle de Üniversite Hastanesinde ilk etapta belirli branşlarda aile hekimleri tarafından randevu alınmaya başlanmıştır. Amacımız vatandaşlarımızın sağlık hizmetine erişimini sistemli bir şekilde sunabilmektir" diye konuştu.
SANKO Üniversitesı Tıp Fakültesi Genel Cerrahı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Maralcan: "Tiroit kanserlerinin tipik bir belirtisi yoktur"
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:11 SANKO Üniversitesı Tıp Fakültesi Genel Cerrahı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Maralcan: "Tiroit kanserlerinin tipik bir belirtisi yoktur" SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Göktürk Maralcan, tiroit kanserlerinin tipik bir belirtisi olmadığını söyledi. Prof. Dr. Maralcan, Tiroit Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle yaptığı açıklamada "Tiroit kanseri; tiroit bezinin ilerleyici, boyun lenf nodları ve diğer organlara yayılabilen hastalığıdır" dedi. Nedeni bilinmemekle birlikte, oluşumu için bazı risk faktörleri olduğunu kaydeden Prof. Dr. Maralcan, bilinen risk faktörlerinin radyasyon, ailede tiroit kanseri geçmişi ve genetik geçiş olduğunu ve tedavi planlanırken bu risk faktörlerinin de göz önüne alındığını ifade etti. Tiroit kanserinin bazı hastalarda boyunda şişlikle fark edilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Maralcan, "Bazen hastalık genel kontrol amaçlı tarama testleri sırasında tespit edilebilir. Tiroit ultrasonunda, tiroit nodülü veya nodüllerinin belirlenmesiyle ortaya çıkabilir" diye konuştu. Prof. Dr. Maralcan, nadir rastlanan bazı belirtilerini; yutma güçlüğü, ses kısıklığı, boyun veya boğazda ağrı, solunum problemleri ve lenf düğümlerinde şişlik olarak sıraladı. Tanı yöntemleri Prof. Dr. Maralcan, tiroit kanserinin tanısı için kullanılan yöntemleri hakkında ise şunları söyledi: "Fizik muayene: Hekim tarafından hastanın bilgileri öğrenildikten sonra yapılan elle muayene yöntemidir. Kan testleri: Tiroit hastalığı varsa hormon düzeylerinin nasıl olduğunu değerlendirmemize yarar. Tiroit kanserlerinde tiroit hormonlarının kan düzeyleri çoğunlukla normal sınırlardadır. Ultrason, Tiroit kanseri şüphesi oluştuğunda, tiroit ultrason tetkikindeki kanser şüpheli nodül veya nodüllerden ince iğne aspirasyon biyopsisi yapılır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi: Sonucuna göre tanı için yetersiz materyal, benign, önemi belirsiz atipi, foliküler neoplazi, kanser şüpheli durum veya kanser ön tanıları sitoloji raporu ile bildirilir." Tedavi yöntemleri Cerrahi yöntem: Tiroit kanserlerinde başlıca tedavi yönteminin cerrahi olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Maralcan, "Cerrahinin genişliğini belirlemek veya cerrahi dışı tedavi yöntemlerini planlamakta, kanserin cinsi ve hastaya ait özellikler çok önemli yer tutar. Bazı hastalarda sadece tek taraflı tiroit lobu çıkarılır. Bu durum genelde papiller mikrokanser denen çeşidin düşük riskli olan hastalarına uygulanır" ifadelerini kullandı. Birçok tiroit kanseri hastasında ise bilateral total ‘tiroidektomi’ denen tiroit bezinin tamamının çıkartıldığı ameliyat yapıldığını belirten Prof. Dr. Maralcan, şu ifadeleri kullandı: "Tiroidektominin yanı sıra bazı tiroit kanseri hastalarında lenf nodlarının çıkartıldığı boyun diseksiyonu ameliyatı da yapılır. Boyun diseksiyonu; hastalığın boyun lenf nodlarına yayıldığına dair izler varsa yapılır. Bu durumun istisnaları da bulunmaktadır. Örneğin medüller kanserde boyun orta bölge lenf bezlerine çok yüksek oranda yayılım olduğu bilindiği için tiroidin tamamı çıkartılırken aynı zamanda orta bölge lenf bezleri de çıkartılır. Hurthle hücre tipi kanserlerde de benzer durum vardır." Prof. Dr. Maralcan,radyoaktif iyot ablasyonu yöntemiyle ilgili olarak ise şunları söyledi: "Tiroidin tamamının cerrahi olarak alındığı papiller ve foliküler kanser hastalarının nüks bakımından yüksek riskli olanlarında uygulanan bir tedavi yaklaşımıdır. Amacı ameliyat sonrası geride kalmış olabilecek mikroskobik odakları yok etmektir. Ayrıca ileri evre, metastatik papiller ve foliküler tiroit kanserlerinde tedavi amacıyla yüksek dozlarda kullanılır." - Kemoterapi, Tiroit kanserlerinin tedavisinde kemoterapinin pek başarılı olmadığını anlatan Prof. Dr. Maralcan, şunları kaydetti: "Ancak ileri evre, metastatik tiroit kanserlerinde kullanılır ve kısmen faydalı olabilir. Genel olarak kullanılan ilaçlar tirozin kinaz inhibitörleridir.Cerrahi tedavi dışında diğer tedavi yöntemleri çok azınlıkta ve seçilmiş hastalara uygulanır. Tiroit papiller mikrokanser hastalarının seçilmiş, hastalığın ilerlemesi bakımından çok düşük risk grubunda olanlara, ameliyatı tolere edemeyecek kadar ciddi yandaş hastalığı bulunan hastalara aktif takip ve/veya radyofrekans, mikrodalga vb. ablasyon yöntemleri uygulanabilir ancak bu tip yaklaşımlar çok deneyimli merkezler tarafından uygulanması gereken tedavi yöntemleridir." Tiroit kanserlerinde; cerrahi veya cerrahi dışı tedaviler tamamlandıktan sonra tiroidin tamamının çıkartıldığı hastalarda yaşam boyu kullanmak üzere tiroit hormonu başlandığını aktaran Prof. Dr. Maralcan, "Genellikle başarılı şekilde tedavi edilebilen tiroit kanserlerinde erken teşhis ve uygun tedaviyle hastaların büyük bir kısmı uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürebilir. Tiroit kanseri hakkında farkındalık oluşturmak ve belirtilerini erken dönemde tanımak, hastalığın tedavisinde büyük bir öneme sahiptir" diye konuştu.
Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde Rezum cihazı ile tedavide yeni dönem
24 Eylül 2025 Çarşamba - 12:06 Medical Point Gaziantep Hastanesi’nde Rezum cihazı ile tedavide yeni dönem Medical Point Gaziantep Hastanesine yeni kazandırılan Rezum Su Buharı Terapisi Cihazı tanıtıldı. Özellikle iyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde kullanılan bu teknoloji, hastalar için cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, minimal invaziv ve konforlu bir tedavi imkanı sunuyor. Medical Point Gaziantep Hastanesi, yenilikçi sağlık vizyonu doğrultusunda hem tıbbi kadrosunu güçlendiriyor hem de teknolojik altyapısını ileri düzeye taşıyor. Bu kapsamda, hastanede görev yapan hekimler ve sağlık çalışanlarına yönelik kapsamlı bir Üroloji Eğitimi gerçekleştirildi. Eğitim programı, Üroloji Uzmanlarımız Doç. Dr. Mehmet Solakhan ve Doç. Dr. Osman Barut tarafından sunulan bilimsel içerikli sunumlarla zenginleşti. Ürolojik hastalıkların tanı ve tedavisinde güncel uygulamalar, minimal invaziv cerrahi teknikler ve multidisipliner yaklaşımlar üzerine yapılan paylaşımlar, katılımcıların büyük ilgisini topladı. Program kapsamında ayrıca, Dünya Üroloji Haftası dolayısıyla toplumda farkındalık oluşturmanın önemi vurgulandı. Ürolojik hastalıkların erken tanı ve doğru tedaviyle yaşam kalitesini nasıl artırdığı konularında bilgilendirme yapıldı. Rezum teknolojisi ile BPH tedavisinde konforlu çözüm Etkinlikte ayrıca, hastanemize yeni kazandırılan Rezum Su Buharı Terapisi Cihazı da tanıtıldı. Özellikle iyi huylu prostat büyümesi (BPH) tedavisinde yenilik niteliğinde olan bu teknoloji, hastalar için cerrahi müdahaleye gerek kalmadan, minimal invaziv ve konforlu bir tedavi imkanı sunuyor.
Prostat ameliyatı korkularını bitiren yöntem
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:58 Prostat ameliyatı korkularını bitiren yöntem İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde "altın standart" olarak kabul edilen HoLEP yöntemi ile Kocaeli’de bir merkezde, 3 yıl içinde 330 hasta sağlığına kavuştu. Uzman ekibin bu başarısı, Türkiye’nin birçok şehrinden hastaların da tedavi için Kocaeli’yi tercih etmesini sağladı. Kocaeli’de 3 yıl önce VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan HoLEP yöntemiyle bugüne kadar 330 hasta tedavi edilerek sağlığına kavuştu. Kapalı teknikle prostat dokusunun lazerle temizlenip morselatör yardımıyla dışarı alınmasına dayanan yöntem, açık cerrahinin getirdiği kanama ve uzun iyileşme süresi gibi dezavantajları ortadan kaldırıyor. Başarıda imzası bulunan VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, Op. Dr. Adem Tok ve Op. Dr. Cem Alan ile birlikte hastane yönetimi ve tüm cerrahi ekip, 330. vakaları dolayısıyla pasta keserek bu özel anı kutladı. "Tekrar prostatın nüksetmemesi açısından faydalı" Yöntemin teknik detayları hakkında bilgi veren VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, şunları söyledi: "HoLEP, prostatın kapsülünü bırakarak lazer yöntemiyle sıyırıp mesaneye atmak ve oradan da yine kapalı yöntemle bir morselatör yardımıyla bu içeriye atılan dokuları kıymık haline getirip dışarıya alma yöntemidir. Kanama azlığı, her büyüklükteki bir prostata uygulanabiliyor olması, minimal invaziv bir işlem olması, hastanede kalış süresi, işe dönüş süresi açısından günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu ameliyat, açık ameliyata alternatif bir yöntem olarak tıp literatürüne girdi. Özellikle kapalı ameliyatta kalan dokunun tamamen temizlenmesi, tekrar prostatın nüksetmemesi açısından faydalıdır." "330 vakalık bir seriye ulaştık" Kocaeli’de bu hizmeti 3 yıl önce başlattıklarını ve önemli bir başarıya ulaştıklarını belirten Doç. Dr. Bozkurt, "HoLEP, Türkiye’de yavaş yavaş yaygınlaşan bir yöntem. Yaklaşık 15 yıl boyunca yavaş yavaş Türkiye’de yaygınlaştı. Aslında ürolojik camiada sürekli teknolojik yenilikler bulunmakta ve uygulanmakta. Yaklaşık 10-12 yıldır Türkiye’de de rutine girmek üzere. İlk kez 3 yıl önce biz bu yöntemi Kocaeli’de uyguladık. 3 yıl içerisinde de 330 vakalık bir seriye ulaştık" dedi. "Kısacası bu cerrahi bir ekip işidir" Doç. Dr. Bozkurt, bu hizmeti hastalara sunmaktan son derece memnun olduklarını ifade ederek, bunun bir ekip işi olduğuna dikkati çekti. Doç. Dr. Bozkurt, "Bu cerrahi ekip işidir. Dr. Adem Tok, Dr. Cem Alan ve hastane personeli, yönetimi, bütün ekip çalıştık. Herkes elinden geleni yaptı ve ekip olarak bu başarıya ulaştık. Kısacası cerrahi bir ekip işidir" diye konuştu. "Cinsel olumsuzluk yapma oranı en az olan yöntem" Ekip üyelerinden Op. Dr. Adem Tok ise hastaların en çok merak ettiği konulara değinerek, yöntemin avantajlarını hasta gözünden anlattı: "Hastaların bizden beklentisi özellikle bu ameliyattan sonra, ’Cinsel durumum ne olacak, idrar kaçıracak mıyım, kanamam olacak mı?’ şeklinde sorularla ortaya çıkmaktadır. Avantajlarından biri, cinsel olumsuzluk yapma oranı en az olan yöntemlerden biri olmasıdır. Kanamanın en az olduğu, idrar kaçırmanın en az olduğu yöntemlerden biridir. Bir de her türlü prostata, her boyuttaki prostata uygulanabilir olmasından dolayı hastalarımız HoLEP’i tercih etmektedir" "HoLEP cerrahisini ilimizde ilk başlatan ekiplerdeniz" Op. Dr. Cem Alan da bölgede bu cerrahiyi ilk uygulayan ekiplerden biri olarak referans merkezi haline geldiklerini vurgulayarak, "HoLEP yöntemini uzun süredir burada ekip olarak birlikte yapıyoruz. Şu an itibariyle 330’uncu vakaya ulaşmış bulunuyoruz. Bu bir ekip işi olduğu için uzun vadeli de çalıştığımızdan dolayı başarılı ve güvenilir bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Bölgede HoLEP cerrahisini ilimizde ilk başlatan ekiplerdeniz. Referans nokta olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamaktayız. Türkiye’nin birçok bölgesinden de hastalarımız, danışanlarımız oluyor. Her zaman çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Prostat ameliyatı korkularını bitiren yöntem
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:55 Prostat ameliyatı korkularını bitiren yöntem İyi huylu prostat büyümesi tedavisinde "altın standart" olarak kabul edilen HoLEP yöntemi ile Kocaeli’de bir merkezde, 3 yıl içinde 330 hasta sağlığına kavuştu. Uzman ekibin bu başarısı, Türkiye’nin birçok şehrinden hastaların da tedavi için Kocaeli’yi tercih etmesini sağladı. Kocaeli’de 3 yıl önce VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nde uygulanmaya başlanan HoLEP yöntemiyle bugüne kadar 330 hasta tedavi edilerek sağlığına kavuştu. Kapalı teknikle prostat dokusunun lazerle temizlenip morselatör yardımıyla dışarı alınmasına dayanan yöntem, açık cerrahinin getirdiği kanama ve uzun iyileşme süresi gibi dezavantajları ortadan kaldırıyor. Başarıda imzası bulunan VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Üroloji Kliniği’nden Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, Op. Dr. Adem Tok ve Op. Dr. Cem Alan ile birlikte hastane yönetimi ve tüm cerrahi ekip, 330. vakaları dolayısıyla pasta keserek bu özel anı kutladı. "Tekrar prostatın nüksetmemesi açısından faydalı" Yöntemin teknik detayları hakkında bilgi veren VM Medical Park Kocaeli Hastanesi’nden Doç. Dr. Yaşar Bozkurt, şunları söyledi: "HoLEP, prostatın kapsülünü bırakarak lazer yöntemiyle sıyırıp mesaneye atmak ve oradan da yine kapalı yöntemle bir morselatör yardımıyla bu içeriye atılan dokuları kıymık haline getirip dışarıya alma yöntemidir. Kanama azlığı, her büyüklükteki bir prostata uygulanabiliyor olması, minimal invaziv bir işlem olması, hastanede kalış süresi, işe dönüş süresi açısından günümüzde altın standart tedavi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Bu ameliyat, açık ameliyata alternatif bir yöntem olarak tıp literatürüne girdi. Özellikle kapalı ameliyatta kalan dokunun tamamen temizlenmesi, tekrar prostatın nüksetmemesi açısından faydalıdır." "330 vakalık bir seriye ulaştık" Kocaeli’de bu hizmeti 3 yıl önce başlattıklarını ve önemli bir başarıya ulaştıklarını belirten Doç. Dr. Bozkurt, "HoLEP, Türkiye’de yavaş yavaş yaygınlaşan bir yöntem. Yaklaşık 15 yıl boyunca yavaş yavaş Türkiye’de yaygınlaştı. Aslında ürolojik camiada sürekli teknolojik yenilikler bulunmakta ve uygulanmakta. Yaklaşık 10-12 yıldır Türkiye’de de rutine girmek üzere. İlk kez 3 yıl önce biz bu yöntemi Kocaeli’de uyguladık. 3 yıl içerisinde de 330 vakalık bir seriye ulaştık" dedi. "Kısacası bu cerrahi bir ekip işidir" Doç. Dr. Bozkurt, bu hizmeti hastalara sunmaktan son derece memnun olduklarını ifade ederek, bunun bir ekip işi olduğuna dikkati çekti. Doç. Dr. Bozkurt, "Bu cerrahi ekip işidir. Dr. Adem Tok, Dr. Cem Alan ve hastane personeli, yönetimi, bütün ekip çalıştık. Herkes elinden geleni yaptı ve ekip olarak bu başarıya ulaştık. Kısacası cerrahi bir ekip işidir" diye konuştu. "Cinsel olumsuzluk yapma oranı en az olan yöntem" Ekip üyelerinden Op. Dr. Adem Tok ise hastaların en çok merak ettiği konulara değinerek, yöntemin avantajlarını hasta gözünden anlattı: "Hastaların bizden beklentisi özellikle bu ameliyattan sonra, ’Cinsel durumum ne olacak, idrar kaçıracak mıyım, kanamam olacak mı?’ şeklinde sorularla ortaya çıkmaktadır. Avantajlarından biri, cinsel olumsuzluk yapma oranı en az olan yöntemlerden biri olmasıdır. Kanamanın en az olduğu, idrar kaçırmanın en az olduğu yöntemlerden biridir. Bir de her türlü prostata, her boyuttaki prostata uygulanabilir olmasından dolayı hastalarımız HoLEP’i tercih etmektedir" "HoLEP cerrahisini ilimizde ilk başlatan ekiplerdeniz" Op. Dr. Cem Alan da bölgede bu cerrahiyi ilk uygulayan ekiplerden biri olarak referans merkezi haline geldiklerini vurgulayarak, "HoLEP yöntemini uzun süredir burada ekip olarak birlikte yapıyoruz. Şu an itibariyle 330’uncu vakaya ulaşmış bulunuyoruz. Bu bir ekip işi olduğu için uzun vadeli de çalıştığımızdan dolayı başarılı ve güvenilir bir şekilde sürdürmeye devam ediyoruz. Bölgede HoLEP cerrahisini ilimizde ilk başlatan ekiplerdeniz. Referans nokta olmanın mutluluğunu ve gururunu yaşamaktayız. Türkiye’nin birçok bölgesinden de hastalarımız, danışanlarımız oluyor. Her zaman çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. (RBA-HFV-
‘Düşük doğum kilosu işitme kaybına yol açabilir’
24 Eylül 2025 Çarşamba - 11:38 ‘Düşük doğum kilosu işitme kaybına yol açabilir’ Kulak Burun Boğaz (KBB) Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, işitme kaybına yol açan faktörlerin yüzde 50’sinin önlenebilir olduğunu belirterek, "Düşük doğum kilosu, annenin hamilelikte kullandığı bazı ilaçlar ve bazı hastalıklar doğuştan işitme kaybına sebep olabiliyor" dedi. Liv Hospital Samsun KBB Kliniği’nden Opr. Dr. Karadavut, İşitme Engelliler Haftası kapsamında toplumda işitme sağlığının korunmasına dikkat çekti. Opr. Dr. Karadavut, işitme kayıplarının sadece doğuştan değil, sonradan da gelişebileceğini söyledi. Karadavut, "İşitme kayıpları, kulağın bir veya daha çok bölgesinin hasar görmesiyle ortaya çıkıyor. Ebeveynler arasında akrabalık, ailede kalıtsal işitme kaybı öyküsü, düşük doğum kilosu, ateşli hastalıklar, bazı ilaçlar ve travmalar doğuştan işitme kaybına yol açabilir. Enfeksiyonlar, tümörler, yaşlanma gibi faktörler ise sonradan edinilen işitme kaybı sebebi olabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü, işitme kaybının yüzde 50’sinin önlenebilir olduğunu bildiriyor" diye konuştu. "Yeni doğan ve erken yaş taramaları ihmal edilmemeli" Karadavut, erken teşhisin önemine de vurgu yaparak, "Çocukların yeni doğan döneminde işitme taramasından geçmesi, gerekli aşıların yaptırılması ve ototoksik ilaç kullanımında dikkatli olunması gerekiyor. Orta kulak iltihabı etkin şekilde tedavi edilmeli ve aşırı gürültüden kaçınılmalı. Aileler bebeklerinde veya kendilerinde işitme kaybından şüphelenirse en kısa zamanda uzman doktora başvurmalı" ifadelerini kullandı. Opr. Dr. Karadavut ayrıca, Türkiye’de engelli bireylerin haklarının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatarak, işitme engelli vatandaşların toplumda farkındalık oluşturacak şekilde desteklenmesi gerektiğini kaydetti.