Son Dakika
|
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
Bakan Kurum, BM İcra Sekreteri Stiell ve İngiliz, Alman ve Japon mevkidaşları ile görüştü
Bakan Güler, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi
İngiltere’de 1 0cak 2009 sonrası doğanlara ömür boyu sigara yasağı
Putin: "Kiev yönetimi Rusya'nın zaferini nasıl resmileştireceğini düşünüyor"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yeni Zelanda Genel Valisi Kiro’yu kabul etti
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
SAĞLIK
Erzincan’da bazı branşlarda doktor eksikliği gündemde
21 Nisan 2026 Salı - 17:30:11
Erzincan ve Tunceli’den hastasını Erzincan’a getiren bazı vatandaşlar, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan doktor eksikliği nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirterek yetkililerden çözüm talep etti. Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeni hizmet binasına taşınmasının ardından fiziki şartların iyileştiğini ifade eden vatandaşlar, bazı branşlarda uzman doktor bulunmaması nedeniyle farklı illere sevklerin arttığını dile getirdi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinden Erzincan’a hastasını getiren Hüseyin Arslan, hematoloji hastası eşinin tedavisi için çevre illere gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. Arslan, "Sadece ilaç yazdırmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalıyoruz. Bu durum yalnızca bizim değil, Erzincan ve Tunceli’de yaşayan birçok hastanın ortak sorunu." dedi. Bölgedeki hastaların sıklıkla Trabzon, Erzurum ve Elazığ gibi çevre illere sevk edildiğini belirten vatandaşlar, artan yol masrafları ve zaman kaybının ekonomik açıdan da yük oluşturduğunu ifade etti. Yetkililerden çözüm beklediklerini dile getiren vatandaşlar, sağlık hizmetlerine bulundukları şehirde erişebilmenin temel bir hak olduğunu vurguladı.
21 Nisan 2026 Salı - 16:55
87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor
Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
21 Nisan 2026 Salı - 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da rahatsızlanan 18 yaşındaki genç kız ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
21 Nisan 2026 Salı - 16:50
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da baygın haldeki 18 yaşındaki genç kızın yardımına Sağlık Bakanlığı’na bağlı ambulans helikopter yetişti. Hızlıca helikopterle alınan hasta, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
20 Nisan 2026 Pazartesi- 13:19
Kilo vermek için başvurduğu merkezde kanser olduğunu öğrendi
2
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:57
Türkiye glutensiz yaşamda stratejik bir üst haline geldi
3
20 Nisan 2026 Pazartesi- 09:39
Güncel gelişmelere bağlı depresyon ruh sağlığını tehdit ediyor
4
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
5
20 Nisan 2026 Pazartesi- 11:33
İş kazalarında erken müdahale uzvun durumunu belirliyor
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:21
Prof. Dr.Sönmez: "Bugün konuştuğumuz bütün kronik hastalıkların çözümü, obezitenin çözümüyle ilgili'
Ankara Güven Hastanesi, kuruluşunun 50’nci yıl dönümünde Güven Eğitim ve Sağlık Vakfı tarafından düzenlenen 50. Yıla Özel Tıp Gününde tıp dünyasından uzman akademisyenler, hekimler ve sağlık profesyonelleri ile araya geldi.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:20
Bursa’da devlet hastanelerinin yükünü azaltan işbirliği
Bursa’da hastalar artık devlet hastanelerinde çile yaşamayacak. Devlet Hastaneleri ile sağlıklı hayat merkezleri arasında işbirliğinin güçlendirilmesiyle devlet hastanelerinin yükü hafifletiliyor. Böylece randevu alma sürelerinin kısaltılması ve hastalara daha iyi hizmet hedefleniyor. Bursa’da, Sağlık Bakanlığı’nın koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, birinci basamak ile ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin entegrasyonunun klinik ve dijital sistemler kullanılarak sağlanması amacıyla yürüttüğü politika çerçevesinde hastane yöneticileri, Sağlıklı Hayat Merkezleri’ne ziyaretlere başladı. Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin’in önderliğinde gerçekleşen ziyaretlerde ilk olarak, Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi yönetim ekibi ile Bursa Ağız ve Diş Hastanesi yönetim ekibi, Yıldırım Sağlıklı Hayat Merkezi’ne ziyarette bulundu. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Çetin’in, Sağlıklı Hayat Merkezi’nin ve kurumlar arası işbirliğinin önemini vurguladığı konuşmasından sonra sağlıklı hayat merkezi sorumlu hekimi tüm ziyaretçilere merkezi gezdirerek faaliyetleri ve işleyişi hakkında ayrıntılı bilgi verdi. Sağlıklı Hayat Merkezleri’nin birincil amacının muhtemel sağlık sorunlarına karşı bireyleri ve toplumu korumak olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Çetin, "Sağlıklı hayat merkezleri, obezitenin tanı ve takibinde, diyabetin takibinde, çocuk gelişiminde, anne sütü, sağlıklı gebelik konularında ve kronik hastalıkların takibinde önemli bir boşluğu dolduruyor. Ayrıca kanser tanı ve tedavisini yürütebilme adına vatandaşların bazı taramalarını yaptırabileceği KETEM (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) birimlerimiz de mevcut" ifadelerini kullandı. Hastalar hastaneden sağlıklı hayat merkezlerine yönlendiriliyor Ziyaretteki hedeflerinin birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarındaki hekimlerin, buradaki danışmanlık hizmetlerinden faydalanmaları amacıyla hastalarının Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönlendirilmesini sağlamak olduğunu söyledi. Hekimlerin uygun gördükleri hastalarına MHRS üzerinden bu merkezlere randevu oluşturabileceklerini söyleyen Uzm. Dr. Çetin, "Hekimlerimiz kullandıkları sistem üzerinden hasta ile ilgili bilgi notunu düzenleyerek yine ilgili Sağlıklı Hayat Merkezi personeline yönlendirebilmektedirler. Merkezde görevli sorumlu hekim, diyetisyen, psikolog, sosyal çalışmacı, fizyoterapist veya çocuk gelişimci, gelen bilgi notuna göre hastaya koruyucu sağlık hizmeti başlayabilmektedir. Bu sebeple hastane yönetimlerimiz ile birlikte sağlıklı hayat merkezlerine ziyaretler gerçekleştirerek aralarındaki işbirliğinin artmasını hedefliyoruz " diye konuştu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 12:15
Uzm. Dr. Bilgiç: "Sarı serumun hastane dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum"
Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, "Ben hastalarıma tedavimde böyle bir yöntem uygulamıyorum. Vatandaşların bu serumu temin edip hastane acilleri dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum. Bu ilaca karşı bir alerji geliştiğinde özellikle anaflaksik şok dediğimiz tablo oluştuğunda ve hemen müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir" dedi. Geçtiğimiz kış aylarında gündeme gelen ve halk arasında "sarı serum" olarak bilinen vitamin içerikli serumlar, bilinçsiz kullanıldığında sağlık açısından ciddi tehlikelere yol açıyor. Hastane ortamı dışında uygulandığında ani alerjik reaksiyonlara ve ölümlere yol açabilen bu serumun bilinçsizce kullanımı konusunda uyarılarda bulunan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, vatandaşların bu tür yöntemlerden uzak durması gerektiğini vurguladı. Bilgiç, ayrıca sonbahar ve kış aylarıyla birlikte artması beklenen grip vakalarına da dikkat çekerek, hem bağışıklık sistemini güçlü tutmanın hem de aşı ile korunmanın önemine değindi. "Hastane acilleri dışında yaptırılmasını kesinlikle önermiyorum" Tunceli Devlet Hastanesi’nde görev yapan Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Zeynep Bilgiç, kendi hastalarının tedavisinde de sarı serumu kullanmadığını belirtti. Sarı serumun içeriğinde bulunan vitaminlerin hastalanmadan önce, bağışıklık kazanmak amacıyla alınması gerektiğini ifade eden Dr. Bilgiç, "B vitamini ve diğer vitaminlerin alerjen etkisi yüksek. Ben hastalarıma tedavimde böyle bir yöntem uygulamıyorum. Vatandaşların bu serumu temin edip hastane acilleri dışında yaptırmasını kesinlikle önermiyorum. Bu ilaca karşı bir alerji geliştiğinde özellikle anaflaksik şok dediğimiz tablo oluştuğunda ve hemen müdahale edilmediğinde ölümle sonuçlanabilir. Ayrıca bu vitamin takviyelerini hastalık oluştuktan sonra değil de hastalık oluşmada önce alınması ve bağışıklığın güçlendirilmesi, hastalıktan korunmada çok daha etkilidir" diye konuştu. "Hastalıktan korunmanın en önemli yöntemlerinden biri aşıdır" Dr. Zeynep Bilgiç, önümüzdeki günlerde gribal enfeksiyon vakalarında artış beklendiğini, grip aşısının bu noktada oldukça önemli olduğunu ifade etti. Dr. Bilgiç, "Kuzey Yarım Küre’deki tüm ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de ekim ayıyla birlikte grip vakalarında bir artış bekliyoruz. Hastalığın doğal seyri sürecinde sonbahar ve kış aylarında hastalıkta mevsim normallerinde bir artış bekleniyor. Bu hastalıktan korunmak için yapabileceğimiz en önemli şey kişisel hijyeni sağlamak. Covidle birlikte özellikle daha çok önemini fark ettiğimiz el yıkama, kalabalık ortamlarda maske kullanılması, hasta kişilerden uzak durulması, kalabalık ortamlarda mümkün olduğunca uzun vakit geçirilmemesi gerekiyor. Ayrıca dengeli ve yeterli beslenme, özellikle C vitamini bakımından zengin turunçgillerin ve yeşil yapraklı bitkilerin tüketilmesi önemli. Probiyotikler olarak değerlendirdiğimiz ev yapımı yoğurt tüketimi, soğan ve sarımsak tüketimi, yeterli protein alımı ve iyi bir bağışıklık sistemi için iyi bir uyku bu hastalıkların önlenmesinde basit gibi görünen ama oldukça önemli önlemlerdir. Ayrıca hastalığa yakalanmayı yüzde yüz engellemese de hastanede yatış ve ölüm oranlarını yüzde 70 oranında azaltan oldukça etkili bir aşı mevcut. Bu aşı da belirli endikasyonlarda belirli gruplara Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz olarak sunulmaktadır. Kişiler, sezon açıldıktan sonra e nabız sistemlerini kontrol ettiklerinde aşılarının tanımlı olduğunu görebilirler. Aile hekimlerine ya da enfeksiyon hastalıkları polikliniğine başvurarak aşının reçete edilmesini sağlayabilirler. Hastalıktan korunmanın en önemli yöntemlerinden biri de aşıdır" şeklinde konuştu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:38
Muğla Büyükşehir 2026 yılında 4 Milyon ata tohumu dağıtımı hedefliyor
‘Yerel Tohum Ulusal Güç’ sloganıyla kurulan ve bugüne kadar Türkiye’nin 81 iline 23 Milyon ata tohumu dağıtan Muğla Büyükşehir Belediyesi Tıbbi-Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi, 2026 yılında dağıtımını yapacağı ata tohumlarının hazırlıklarına başladı. 2026 yılında ata tohum dağıtımının 1 Şubat 2026 tarihinde yapılması planlanıyor. Muğla’nın ata tohumları Türkiye’nin 81 iline dağıtılıyor Verimli toprakları ile Türkiye’nin önemli tarım kentlerinden biri olan Muğla’da üreticilere ve tarımsal üretime büyük destek veren Muğla Büyükşehir Belediyesi yerel tohum konusunda da farkındalık oluşturmaya devam ediyor. Türkiye’nin en kapsamlı Tıbbi-Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezleri’nden birine sahip olan Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında 120 çeşit ata tohumundan elde edilen 3 Milyon yerel tohumu Türkiye’nin 54 iline ulaştırdı. Envanterinde 980 çeşit ata tohumu bulunan Muğla Büyükşehir Belediyesi, Tıbbi-Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi’nde tüm kontrolleri yapılan tohumlar dikimi, üretimi yapıldıktan sonra Türkiye’nin dört bir yanına dağıtılıyor. Yerel tohum merkezinde sebze tohumlarının dışında; orman, kaba yem ve tıbbi aromatik tohumları da yer alıyor. Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezlerinden biri Muğla’da Muğla Büyükşehir Belediyesi Tıbbi-Aromatik Bitkiler ve Yerel Tohum Merkezi Nisan ayında dikmiş olduğu fidelerden tohum alma, yıkama ve kurutma çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Türkiye’nin en kapsamlı Yerel tohum merkezlerinden biri olan tesis, Yerel Tohum ve Tıbbi- Aromatik Bitkiler konularında daha iyi ve bilimsel hizmet verebilmek için 4 bin 700 metrekarelik alanda Yerel Tohum Deneme Parselleri, Tıbbi- Aromatik Bitki Parselleri, Eğitim alanları, Distilasyon Tesisi ve bünyesindeki 3 adet laboratuvardan oluşuyor. Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Ahmet Aras, verimli topraklara sahip Muğla’nın önemli bir tarım kenti olduğunu, tarım kenti Muğla’da yerel tohuma ve üreten köylüye destek olmaya devam edeceklerini söyledi. Başkan Aras; atalarımızdan bizlere kalan en önemli miraslardan birinin yerel tohumlar olduğunu, Türkiye’nin en kapsamlı yerel tohum merkezlerinden birine sahip olduklarını ve bugüne kadar 980 ata tohumumu envantere ekleyerek korumaya aldıklarını açıkladı.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:29
Terapi için yapay zeka başvuranların sayısı artıyor
Son dönemde birçok kişi, ruhsal sıkıntılarını hafifletmek için yapay zekaya yöneliyor. Yapay zeka, ruhsal sorun yaşayan bireylerin de ilgisini çekerken, uzmanlar bu durum karşı çıkıyor. Yapay zekanın, terapi sürecinin yerini alabilecek bir araç olmadığı uyarısında bulunuyor. Psikolog Dr. Fatma Kayım, "Yapay zekanın kendisine yöneltilen soruya verdiği cevap ’Sana tam anlamıyla bir terapist olamam. Çünkü terapi, uzun süreli ve profesyonel bir süreçtir; yüz yüze ya da kontrollü bir şekilde ilerlemesi gerekir’ oluyor" dedi. Kayım, "Terapistler; geçmiş yaşantılar, kişisel öyküler, ihtiyaçlar ve sözel olmayan ipuçlarını (mimik, ses tonu, beden dili) dikkate alır. Her danışana özgü yaklaşım geliştirilir, bu da yapay zekânın veremeyeceği bir derinliktir. Ayrıca unutulmamalıdır ki yapay zekâ araçlarının empati kurma becerisi yoktur ve bu tür yazılımlar tarafından tam olarak anlaşılmak mümkün değildir. Yapay zekâ araçları belirtilere göre muhtemel tanılar önerebilir. Ancak psikiyatrik tanılama, semptomların ötesinde çok daha derin bir analiz gerektirir. Özellikle eş tanı gibi karmaşık durumlarda yapay zekâ yetersiz kalıyor. Üstelik yüzeysel öneriler, uzman kontrolü olmadan uygulandığında ciddi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor. Sonuç olarak; yapay zekâ anlık rahatlama yapabilir ancak terapinin yerini alması mümkün değildir. Ruhsal sorunlarla baş eden kişilerin mutlaka profesyonel destek almaları gerekir" dedi.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 11:12
Çocuk acil servisinde çalışmalarda sona gelindi
Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi bünyesinde yer alan Çocuk Acil Servisi’nde; çocuk hastalara daha güvenli ve kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek amacıyla başlatılan bakım, onarım ve deprem güçlendirme çalışmalarının sonuna gelindi. Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Cengiz Tuncer, Hastane Başmüdürü ve Başhekim Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Fuat Çetin, Başhekim Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Şükriye Özde, Çocuk Sağlığı ve Hastaları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Çocuk Acil Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Cahit Temizkan ile birlikte Çocuk Acil Servisi’ndeki çalışmaları yerinde inceledi. Başhekim Prof. Dr. Tuncer, yüklenici firma yetkililerinden projedeki son durum hakkında bilgiler aldı. Çocuk Acil Serviste muayene, gözlem, çekim ve izolasyon odalarının son düzenlemeleri yapılarak minik hastaların daha konforlu bir ortamda tedavi hizmeti alması hedefleniyor. Çocuk Acil Servis’te artırılan poliklinik sayısı ile hasta ve hasta yakınlarının bekleme sürelerinin azaltılarak hızla muayene edilmesi planlanıyor. 7/24 sağlık hizmeti veren Çocuk Acil Servisi’nin ekim ayı içerisinde yenilenen yerinde hizmet vermesi amaçlanıyor. Hastane Başhekimi Cengiz Tuncer, "Hizmet kalitesini artırmak ve daha güvenli bir ortam oluşturmak için başlattığımız güçlendirme ve tadilat çalışmalarını hızlı bir şekilde tamamlama gayretindeyiz. Bu süreçte göstermiş olduğunuz sabır için minnettarız ve sağlıklı günler diliyoruz" ifadelerinde bulundu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:51
Sağlık çalışanlarının beklentileri masaya yatırıldı
Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal, Şehit Aydoğan Aydın Devlet Hastanesi idarecileriyle görüştü. Anmal ve beraberindeki şube yönetimi, hastane iş yeri temsilcileri ile Şırnak Şehit Aydoğan Aydın Devlet Hastanesinde idarecilerle bir araya gelerek sağlık hizmetinin sunumu ve çalışanların beklentileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunuldu. Sağlık çalışanlarının fedakarlık ve özveriyle gece gündüz demeden görev yaptığını belirten Anmal, onların toplum sağlığı için gösterdiği çabanın takdire şayan olduğunu söyledi. Anmal, "Sağlık çalışanlarımız, insan hayatını önceleyen, büyük sorumluluk ve özveri gerektiren kutsal bir görevi yerine getirmektedir. Onların haklarını savunmak, çalışma şartlarını iyileştirmek ve her zaman yanlarında olmak bizim en büyük önceliğimizdir" dedi. Hastane Müdürü Mahfuz Güngör ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, çalışanlarla birlikte hastanede en iyi hizmeti sunmanın gayreti içinde olduklarını ifade etti.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 10:00
Şeker, damarları tahrip ediyor, kalp krizine sebep oluyor
Aşırı şeker tüketimi damarları tahrip ederek kalp krizine sebep olabiliyor. Dünya Şeker Tüketimine Dikkat Haftası’nda, aşırı şeker tüketimi ve buna bağlı hastalıklara dikkat çekildi. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, "Üzülerek belirtmek isterim ki maalesef, şeker tüketimi artık her yaş için bağımlılık seviyesinde. Bu ürkütücü tablo günümüzde yaşam süresinin uzaması ve buna paralel ileri yaş nüfusumuzun artması ile baş edilmesi güç hastalıkları da beraberinde getiriyor. Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları her geçen gün daha da önemli oluyor. Erken yaşlarda edinilen sağlıklı alışkanlıklar, bireylerin orta ve ileri yaş dönemlerini daha dinç ve ayakta geçirmeleri adına en büyük yatırım oluyor" dedi. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Gülistan Bahat - Öztürk de, gençlikte obeziteden, iler yaş döneminde ise yetersiz beslenmeden uzak durulması gerektiğinin altını çizerek, "Genç erişkinlik döneminde sağlıklı kiloyu korumak ve obeziteyi önlemek, uzun vadeli sağlık için çok önemli. Yetersiz beslenme riski ya da kilo kaybına yol açan bir kronik hastalık yoksa ideal beden kütle indeksi 18.5-25 kg/metrekare aralığındadır. Bu dönemde kan basıncını, kan şekerini ve kan yağlarını kontrol altında tutmak, yalnızca kalp-damar hastalıkları riskini değil, aynı zamanda Alzheimer hastalığı riskini de azaltmaktadır. Yaşlılık döneminde ise tablo farklıdır: Obezite yerine yetersiz beslenme (malnütrisyon) daha büyük bir tehlikedir. Araştırmalar, yaşlılarda en düşük ölüm oranlarının ve en iyi fonksiyonelliğin ‘hafif fazla kilolu’ sayılan beden kütle indeksi aralığında (kabaca 24-29 kg/metrekare) görüldüğünü gösteriyor. Bu nedenle yaşlı bireylerde kilo kaybı ve diyet kısıtlamaları zararlı olabilir. İleri yaş da kas miktarı son derece önemli, bu nedenle kas miktarını korumak için şişman olmak, zayıf olmaya göre çok daha iyi. Bunun önüne geçmek için özellikle diyabet ve yüksek tansiyon hastalarında, aşırı kısıtlamalı beslenme şekli gözden geçirilmeli ve egzersiz muhakkak hayatımızda olmalı. En az ölüm riski ve en az bağımlılık-sakatlanma riski fazla kilolu aralıkta. 65 yaş üstü böyle ama 70 yaş üstü özellikle böyle. Çok zayıf kimseler düşme ve benzeri sakatlanmalar ile zatürree, grip gibi bir hastalığı çok daha derin yaşarken, bunun aksine kilolu kimselerde bu süreç daha rahat işliyor. Yağ ve kas herhangi bir hastalık döneminde bizi koruyor" dedi. "Şeker damar sertliği, kılcal damarlarda tıkanma ve böbrekte protein kaçağına neden olabiliyor" Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay da "Dünya genelinde 20-79 yaş arasındaki yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 11.1 kadarı diyabetli. (International Diabetes Federation). Bu da yaklaşık 589 milyon yetişkin (20-79 yaş) demektir. Ülkemizdeki durum da TURDEP I ve II çalışmalarında yüzde 13-15 oranında diyabet hastası olduğunu gösteriyor. Fazla şeker tüketiminin vücutta hem insülin direnci hem organ yağlanmaları hem de böbreklere zararı oldukça fazla. Bunun yanında az şeker tüketimi de önemli. Beslenme piramidi denilen yapıda vücudun tüm besinleri uygun oranda alması gerekiyor. Şeker hastalarında mikrovasküler ve makrovasküler dediğimiz komplikasyonları çok iyi takip etmemiz gerekir. Şeker hastalarında özellikle böbrekle ilgili kısma değinecek olursak şekerin kendisi; damar sertliğine, böbrekte küçük kılcal damarlarda tıkanmaya ve aynı zamanda böbrekte protein kaçağına neden olabiliyor. Bu sebeple şeker hastalarının kalorilerine, ilaç kullanımına ve diyetine çok dikkat etmesi gerekiyor" dedi. Böbrek hastalığının bir belirtisi de kaşıntı Alpay, böbrek hastalıkları ile ilgili "Yüksek tansiyon, el, ayak, yüz ve gözlerde şişme ve ödem, iştahsızlık, bulantı ve kusma, kansızlık, çabuk yorulma, göğüs ağrısı, kas - eklem ağrısı ve sonrasında da idrarın kalitesinin değişmesi, miktarının azalması bizlere böbrek hastalığı düşündüren durumlar olabiliyor. Bir de son dönemde kaşıntının eklediğini söyleyebiliriz" dedi. Diyetisyen Gökçen Efe Aydın, "Sağlıklı yaşamda önemli olan besin çeşitliliğine özen göstermek. 4 besin grubumuz var; süt ve süt ürünleri, etler ve kuru baklagiller, sebzeler ve meyveler ile ekmek ve tahıl grubu. Bunları tabağımızda ve masamızda görebilirsek besin çeşitliliğini sağlamış oluruz. Özellikle ileri yaş da az öğünle beslenmemeye özen göstermeliyiz çünkü az öğün, metabolizmanın yavaşlamasına neden olur bu da daha hızlı yaşlanmaya yol açar" dedi.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 09:34
Genel Cerrahi Uzmanı Sarıyıldız: "Hemoroid, erken dönemde tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini etkileyebilir"
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, "Hemoroid, erken dönemde fark edilip tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir" dedi. Hemoroidin, toplumda sık görülen fakat çoğu kişi tarafından toplumsal mahremiyet algısı sebebiyle çekinilen bir sorun olarak algılanan bir hastalık olduğunu belirten Sarıyıldız, bu sebeple birçok hastanın geç tanı olarak tedavi sürecini ertelediğini ve bu durumun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Sarıyıldız ayrıca, sağlığın ve doktorun kadını erkeği olmadığını, sağlığın herkes için var olması gerektiğini vurguladı. "Sağlığın da doktorun da kadını erkeği olmaz" Hemoroidin, toplumda sık görüldüğünü ancak çoğu kişi tarafından toplumsal mahremiyet algısı nedeniyle çekinilen bir sorun olarak algılandığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Gülçin Türkmen Sarıyıldız, "Tıp evrensel bir bilimdir; sağlığın da doktorun da kadını erkeği olmaz. Ancak toplumsal gerçekler ve mahremiyet kaygıları, hasta hekim ilişkisinde önemli rol oynar. Hemoroid ameliyatında kadın cerrah olmanın özellikle kadın hastalar açısından önemli bir nokta olduğunu gözlemliyorum. Hastaların belirtileri gözlemleyip çekinmeden sorularını sorup, kendilerini daha rahat ifade edebiliyorlar" ifadelerini kullandı. "Erken dönemde fark edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir" Erken teşhisin hemoroid tedavisinde önemli olduğunu vurgulayan Sarıyıldız, hastalık belirtilerine ilişkin, "Hemoroid, erken dönemde fark edilip tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Ağrılı dışkılama, makattan kanama, makatta şişlikler oluşması, kaşıntı ve bazen akıntı gibi belirtilerin bulunması halinde mutlaka bir genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmesi gerekmektedir" dedi. "Her hastaya cerrahi müdahale önermiyoruz" Hemoroid ameliyatı geçiren hastaların genellikle 1 günlük istirahatin ardından günlük hayatlarına geri döndüğünü aktaran Sarıyıldız, "Her hastaya cerrahi müdahale önermiyoruz. Fakat konservatif yöntemlerle çözülemeyen ileri evre hemoroidlerde cerrahi müdahale etkili bir tedavi yöntemidir. Açık ve kapalı cerrahi yöntemlerle yapılmaktadır. Genel anestezi altında gerçekleştirilir" açıklamasında bulundu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 09:25
Cilt lekeleri en sık güneş hasarına bağlı nedenlerle görülür
SANKO Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı’ndan Uzm. Dr. Özgül Balık, açık havada geçirilen zamanın uzamasının, ciltte lekelerin artmasına neden olduğunu belirterek, "Yaz mevsiminin sona ermesiyle cilt lekeleri için çözüm arayışları da başladı" dedi. Cilt lekelerinin en sık güneş hasarına bağlı nedenlerle görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Balık, "Güneş maruziyeti melanin sentezini etkiler, çillere ya da daha koyu lekelere neden olur. İleri yaştaki insanlarda daha düzensiz ve giderek büyüyen kahverengi alanlar oluşturabilir" şeklinde konuştu. Hormonların da leke oluşumuna katkı sağladığını kaydeden Uzm. Dr. Balık, "Öncelikle gebelik, menopoz dönemi ve ağızdan alınan hormon ilaçları yüzde maske gibi lekelere neden olabilmektedir. Genetik dediğimiz yatkınlığa, yaşlandıkça cildin kendini yenileme hızının düşmesine vb. bağlı durumlar da ciltte benekli lekelenmelere yol açabilmektedir. Akne, egzama, cilt enfeksiyonları, böcek sokmaları vb. durumlar sonrasında da lekeler gelişebilmektedir. Özellikle sonradan çıkan, tek, hızlı büyüyen, renk değiştiren ve kanama eğiliminde olan lekelerin kötü huylu olmaları ihtimali nedeniyle detaylı bir dermatoloji muayenesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı. Lekenin türüne (Yüzeysel mi, derin mi?), yerine, hastanın ten rengine, süresine, daha önceki tedavilerine bağlı olarak tedavi seçeneklerinin belirlendiğini ifade eden Uzm. Dr. Balık, "Bazı lekeler aylar içinde geçerken, bazıları için yıllarca tedavi gerekebilir. Kronik hastalıklar, ilaçlar, hormonal vb. nedenlere bağlı olan lekeler tekrarlama eğilimi gösterebilir. Tedavide kremler, serumlar, gece soyucu ve gündüz güneş koruyucu kremler hastaya göre seçilir ve evde kullanılır. Ayrıca dermatolog tarafından peeling yöntemi (Kimyasal, mekanik veya lazer) ile cildin üst tabakası soyularak, lekeler giderilir. Bazen bunlara ek olarak mezoterapi eklenebilir. Mezoterapi (Problemli bölgenin derisinin orta katında mikro iğnelerle birtakım ilaçların verilmesi) ürünleri içinde çeşitli aminoasitler, mineraller, vitaminler ve hiyalüronik asit (İnsan vücudunda bulunur, nem seviyesini koruyup, artırmaya yardımcı olur) bulunur" ifadelerine yer verdi. Leke baskılayıcı ürünlerin geceleri kullanılmasını, gündüzleri ise güneş koruyucuların iki saatte bir sürülmesini öneren Uzm. Dr. Balık, "Yaz mevsiminde leke soyucu ve lazer işlemleri çok tavsiye edilmemektedir. Bunun yerine doğal ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmek gerekir. Bunların yanı sıra cilt tipine uygun nemlendiriciler kullanmaya özen gösterilmelidir" diye konuştu.
20 Eylül 2025 Cumartesi - 06:34
Bayburt’ta Eylül ayı ’Diyabet Okulu Eğitimi’ tamamlandı
Bayburt Devlet Hastanesinde her ay düzenli olarak verilen Diyabet Okulu Eğitimi, Eylül ayında da hasta ve hasta yakınlarının katılımıyla gerçekleştirildi. Türkiye Diyabet Önleme ve Kontrol Programı kapsamında düzenlenen Diyabet Okulu Eğitimi, Eylül ayında 7 katılımcının katılımıyla tamamlandı. Eğitimde; diyabetin etkileri, insülin uygulamaları, evde kan şekeri takibi ve beslenmede dikkat edilmesi gerekenler hakkında detaylı bilgiler verilerek, diyabetle doğru mücadele yöntemleri anlatıldı. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan katılımcılara diplomaları Başhekim Yardımcısı Erkan Erdem ve eğitimciler tarafından takdim edildi.
19 Eylül 2025 Cuma - 17:47
Obezite ve bağlı hastalıklar dahiliye sempozyumunun gündeminde
Dahiliye Uzmanları Derneği tarafından Giresun Üniversitesi, İl Sağlık Müdürlüğü ve Eğitim Araştırma Hastanesi iş birliğiyle düzenlenen Dahiliye Uzmanları Bölge Toplantısı başladı. Doğu Karadeniz’deki yaklaşık 200 dahiliye uzmanının katıldığı toplantıda, çağımızın en önemli sağlık sorunu olarak kabul edilen obezite ve beraberinde gelişen hastalıklar ele alınıyor. Dahiliye Uzmanları Derneği Doğu Karadeniz Bölge Temsilcisi Doç. Dr. Kubilay İşsever, obezitenin yalnızca bir kilo sorunu değil, ölümcül sonuçlar doğuran çok sayıda kronik hastalığın temel nedeni olduğuna dikkat çekti. İşsever, "Obezite; hiperlipidemi, non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı, diyabetes mellitus ve hipertansiyon gibi ölümcül hastalıklarla birlikte seyretmektedir. Bu nedenle günümüzde en sık karşılaşılan ve en çok endişe verici hastalık grubunu oluşturmaktadır" dedi. İşsever, bölgesel toplantıların önemine değinerek, "Ulusal toplantılara katılımın azaldığı bir dönemde bu tür bölgesel organizasyonlar hem bilimsel paylaşım hem de mesleki güncelliğin korunması açısından çok kıymetli. Kardiyoloji, göğüs hastalıkları, enfeksiyon, anesteziyoloji ve dahiliyenin yan dallarındaki uzmanlarımızla disiplinler arası etkileşim sağlıyoruz"dedi. "Obezite tüm hastalıkların zeminini hazırlıyor" Çağın hastalığı obezitenin tüm kronik hastalıkların temelinde yer aldığını vurgulayan Doç. Dr. İşsever, "Hiperlipidemi, yağlı karaciğer, diyabet ve hipertansiyon obezitenin en sık tetiklediği ölümcül dört hastalıktır. Burda obezite hepsinin sebebi olarak ortaya çıkıyor. Dolayısıyla obeziteye yönelik farkındalık, koruyucu hekimlik ve tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi kritik önem taşımaktadır. O yüzden güncel olarakta bu hastalıklara yönelik sorun ve tedavisine yönelik çok yönlü sunumumuz olacak"dedi" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder