Son Dakika
|
İzmir’de taksi şoförü cinayetinin iddianamesi kabul edildi
Avcılar kıyılarında tedirgin eden görüntü
Diyarbakır’da yolcu otobüsü devrildi: 1 ölü, 13 yaralı
Adalet Bakanı Gürlek: "Takipsizlik verilen tüm dosyalar incelenecek"
Bahçeli: "Okullarımızdaki saldırılar çok yönlü ele alınmalıdır''
Romanya'da enerji santralinde patlama
İzmir’de genç doktorun hayatını kaybettiği kazanın görüntüleri ortaya çıktı
İstanbul için şiddetli yağış uyarısı
Ankara’da boya fabrikasında çıkan yangında 1 işçi hayatını kaybetti
Erbaa’da öğrenci servisi ile otomobil çarpıştı: 10 öğrenci yaralandı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
Suriye Devlet Başkanı eş-Şara, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü
İran-ABD ateşkesi TSİ 03.00’te sona erecek
İletişim Başkanı Duran’dan Özgür Özel’e tepki
MHP Lideri Bahçeli’den Süper Lig’e yükselen Erzurumspor’a tebrik mesajı
Bakan Kurum, BM İcra Sekreteri Stiell ve İngiliz, Alman ve Japon mevkidaşları ile görüştü
Bakan Güler, NATO Genel Sekreteri Rutte ile bir araya geldi
İngiltere’de 1 0cak 2009 sonrası doğanlara ömür boyu sigara yasağı
SAĞLIK
Erzincan’da bazı branşlarda doktor eksikliği gündemde
21 Nisan 2026 Salı - 17:30:11
Erzincan ve Tunceli’den hastasını Erzincan’a getiren bazı vatandaşlar, sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan doktor eksikliği nedeniyle mağduriyet yaşadıklarını belirterek yetkililerden çözüm talep etti. Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yeni hizmet binasına taşınmasının ardından fiziki şartların iyileştiğini ifade eden vatandaşlar, bazı branşlarda uzman doktor bulunmaması nedeniyle farklı illere sevklerin arttığını dile getirdi. Tunceli’nin Pülümür ilçesinden Erzincan’a hastasını getiren Hüseyin Arslan, hematoloji hastası eşinin tedavisi için çevre illere gitmek zorunda kaldıklarını söyledi. Arslan, "Sadece ilaç yazdırmak için yüzlerce kilometre yol gitmek zorunda kalıyoruz. Bu durum yalnızca bizim değil, Erzincan ve Tunceli’de yaşayan birçok hastanın ortak sorunu." dedi. Bölgedeki hastaların sıklıkla Trabzon, Erzurum ve Elazığ gibi çevre illere sevk edildiğini belirten vatandaşlar, artan yol masrafları ve zaman kaybının ekonomik açıdan da yük oluşturduğunu ifade etti. Yetkililerden çözüm beklediklerini dile getiren vatandaşlar, sağlık hizmetlerine bulundukları şehirde erişebilmenin temel bir hak olduğunu vurguladı.
21 Nisan 2026 Salı - 16:55
87 yıllık hastane yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan’da taşınıyor
Zonguldak’ta 87 yıldır hizmet veren Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi, yapısal riskler nedeniyle 23 Nisan 2026 itibarıyla Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binası’na taşınıyor. Zonguldak’ta 87 yıldan bu tarafa vatandaşlara sağlık hizmeti sunan Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi 23 Nisan 2026 perşembe günü Atatürk Devlet Hastanesi Site Ek Binasına taşınacak olup, bu tarihten itibaren tüm birimleri ile yeni yerinde sağlık hizmeti verecek. İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün konu ile ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada özetle şöyle dedi: "Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanemizin ana binasında, ilave binalar, poliklinik binası ile tanı ve arşiv binalarında ciddi yapısal riskler tespit edilmişti. Bunu için Sağlık Bakanlığımız Sağlık Yapıları Yıkım Değerlendirme Komisyonu tarafından 21 Mart 2025 tarihinde yıkım kararı alınmıştı. 26 Eylül 2025 tarihinde İl Sağlık Müdürlüğümüze iletilmişti, yapılan idari ve teknik değerlendirmeler sonucunda sağlık hizmetinde aksama yaşanmaması ve vatandaşlarımızın mağduriyetini en aza indirilmesi amacıyla Uzun Mehmet Göğüs ve Meslek Hastalıkları Hastanesi Atatürk Devlet Hastanesi’ne bağlı site ek binaya taşınması Sayın Valimizin başkanlığında oluşturulan komisyon kararı alınmıştı. Yapılan düzenlemeler sonrası 23 Nisan 2026 Perşembe gününden itibaren Atatürk Devlet Hastanemiz Ek Binasında vatandaşlarımıza yeni yerinde sağlık hizmeti vermeye başlayacaktır."
21 Nisan 2026 Salı - 16:53
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da rahatsızlanan 18 yaşındaki genç kız ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
21 Nisan 2026 Salı - 16:50
Baygın haldeki genç kızın yardımına ambulans helikopter yetişti
Samsun’da baygın haldeki 18 yaşındaki genç kızın yardımına Sağlık Bakanlığı’na bağlı ambulans helikopter yetişti. Hızlıca helikopterle alınan hasta, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Tıp Fakültesi’ne yetiştirildi. Vezirköprü ilçesi Gül Mahallesi’nde yaşayan 18 yaşındaki genç kız, baygın halde Vezirköprü’deki Aile Sağlığı Merkezi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hasta, ambulans helikopterle Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne sevk edildi. Genç hasta tedavi altına alınırken, ambulans helikopter ekipleri hayat kurtarmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
21 Nisan 2026 Salı- 16:20
Aile hekimliğinde yönetmelik ve maaş kesintisi tepkisi
2
21 Nisan 2026 Salı- 11:32
Dünya Kalp Cerrahisinin kalbi İstanbul’da attı
3
21 Nisan 2026 Salı- 12:22
Dr. Mustafa Çiftçi: "Mevsim geçişleri çocukları daha hızlı hasta ediyor"
4
21 Nisan 2026 Salı- 13:10
Başparmağında ileri derece hareket kısıtlılığı olan çocuk, operasyonla sağlığına kavuştu
5
21 Nisan 2026 Salı- 10:00
Bayburt’ta personele yönelik düzenlenen eğitimde kalp sağlığına dikkat çekildi
18 Eylül 2025 Perşembe - 14:15
Giresun’da 440 gram doğan Buğlem bebek yaşama tutundu
Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 440 gram 24 haftalık prematüre olarak doğan Buğlem bebek 198 günlük takibin ardından yaşama tutundu. Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedavi altına alınan Buğlem bebek, 32 yaşındaki annenin, 8 düşükle sonuçlanan gebeliklerinin ardından 9. gebeliğinden dünyaya gelen ilk canlı bebeği olmuştu. Organları gelişmemiş olarak doğan ve birçok rahatsızlıkla dünyaya merhaba diyen "parmak bebek" sağlık çalışanlarının yoğun çabasıyla yaşama sımsıkı sarıldı. Giresun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden yapılan açıklamada "Buğlem bebekte göz hastalığı, pnömotoraks (akciğer yaprakları arasına hava kaçağı), bağırsak hastalığı, kronik solunum yetmezliği ve kafa içi kanamalar gibi ciddi sağlık sorunları tespit edildi. Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde 198 gün boyunca titizlikle takip edilen bebek, 183 gün solunum cihazıyla desteklendi. 161. gününde hastanede kök hücre tedavisi uygulanan Buğlem’in durumu yakından izlendi. Beslenme ve bakım ihtiyaçları büyük bir özenle karşılanan bebek, 198. günde oksijen desteği olmaksızın 3850 gram ağırlığa ulaşarak taburcu edildi" ifadelerine yer verildi. Aile, Buğlem’in tedavisinin tamamlanmasını umut ve sabırla bekledi. Tedavi sürecinin sonunda bebeklerini kucaklarına alan aile, büyük bir mutlulukla duygularını ifade etti.
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:54
Manyas Devlet Hastanesi’ne panoramik diş röntgen cihazı bağışlandı
Balıkesir’in Manyas ilçesinde vatandaşların diş ve çene sağlığı alanında daha hızlı ve güvenli hizmet alabilmesi amacıyla Manyas Devlet Hastanesi’ne panoramik diş röntgen cihazı kazandırıldı. Daha önce ilçede bulunmayan cihaz, hayırsever Hasan Neçok’un bağışıyla hastaneye teslim edildi. Cihazın açılış törenine Manyas Kaymakamı Coşkun Topuz, Balıkesir İl Sağlık Müdürü Dr. Miraç Çavdar, İl Sağlık Müdürlüğü Personel Daire Müdürü Uzm. Dr. Murat Atlı, AK Parti Manyas İlçe Başkanı Yücel Günay, hastane yöneticileri, sağlık çalışanları ve bağışı gerçekleştiren Hasan Neçok katıldı. Kaymakam Coşkun Topuz törende yaptığı konuşmada, cihazın ilçedeki sağlık hizmetlerinin niteliğini artıracağını vurgulayarak, "Devletimiz yatırımlarını sürdürüyor ancak hayırsever vatandaşlarımızın desteği de çok kıymetli. Hasan Bey’e ilçemiz adına teşekkür ediyoruz" dedi. İl Sağlık Müdürü Dr. Miraç Çavdar da katkılarından dolayı Hasan Neçok’a teşekkür plaketi takdim etti. Hayırsever Hasan Neçok ise ilçeye kalıcı bir katkı sunmaktan mutluluk duyduğunu belirterek, imkanları doğrultusunda hizmet etmeye devam edeceğini söyledi. Hastane yetkilileri, panoramik röntgen cihazının tek görüntüde ağız, diş ve çene yapısını detaylı inceleme imkanı sağladığını, özellikle diş çekimi, implant, ortodonti ve cerrahi müdahaleler öncesinde teşhis ve tedavi süreçlerine büyük kolaylık sunacağını bildirdi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:20
Çocuklarda en sık görülen 5 hastalık
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgül Özbek, okul çağındaki çocuklarda en yaygın sağlık sorununun üst solunum yolu enfeksiyonları olduğunu söyleyerek, "Soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit ve grip bu grupta yer alır. Kalabalık sınıflar, yetersiz havalandırma ve çocukların yakın temas halinde olması bulaşmayı kolaylaştıran etkenlerdir" dedi. Yaz tatilinin bitip okulların açılmasıyla birlikte çocuklar sınıflarda ve sosyal ortamlarda daha fazla vakit geçiriyor. Bu durum, özellikle bağışıklık sistemi gelişim aşamasında olan çocuklarda bazı hastalıkların görülme riskini artırıyor. Bu dönemde ebeveynlerin çocuklarının sağlık durumunu yakından takip etmesi, hijyen alışkanlıklarını desteklemesi ve aşı takvimini aksatmamasının büyük önem kazandığını belirten Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgül Özbek, en sık karşılaşılan hastalıkları anlattı. "Üst solunum yolu enfeksiyonları" Uzm. Dr. Özbek, okul döneminde görülen 5 hastalığı ve alınabilecek önlemleri söyle sıraladı: Okul çağındaki çocuklarda en yaygın sağlık sorunu üst solunum yolu enfeksiyonları olarak öne çıkar. Soğuk algınlığı, farenjit, sinüzit ve grip bu grupta yer alır. Kalabalık sınıflar, yetersiz havalandırma ve çocukların yakın temas halinde olması bulaşmayı kolaylaştıran etkenlerdir. Belirtiler arasında burun akıntısı, öksürük, boğaz ağrısı ve ateş bulunur. Çocuğun düzenli el yıkaması, yeterli sıvı tüketmesi ve sınıfların sık-sık havalandırılması enfeksiyon riskini azaltır. Orta kulak iltihabı Özellikle okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocuklarda sık görülen bir diğer rahatsızlık da orta kulak iltihabıdır. Genellikle görülen üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben gelişir. Kulak ağrısı, ateş, işitmede azalma ve huzursuzluk belirtiler arasındadır. Tedavi edilmediğinde işitme sorunlarına bile yol açabilir. Ebeveynlerin çocuklarının şikâyetlerini dikkate alması ve gerekirse bir doktora başvurması önemlidir. İshal ve mide-bağırsak enfeksiyonları Okul kantinlerinde ve evden getirilen yiyeceklerin uygun şartlarda saklanmaması ya da hijyen eksikliği durumunda mide-bağırsak enfeksiyonları artış gösterebilir. İshal, karın ağrısı, bulantı ve kusma en fazla görülen belirtiler arasındadır. Çocuğun bol sıvı tüketmesi ve hijyen kurallarına dikkat etmesi oldukça önemlidir. Ellerin yemekten önce ve sonra mutlaka yıkanması ve bu alışkanlığın kazandırılması söz konusu hastalıkların önlenmesinde basit ama etkili bir yöntemdir. Göz enfeksiyonları (Konjonktivit) Gözde kızarıklık, kaşıntı, sulanma ve çapaklanma ile kendini gösteren konjonktivit, okul dönemlerinde oldukça hızla yayılabilen bir enfeksiyondur. Ortak kullanılan havlu, kalem, silgi ve oyuncak gibi eşyalar yoluyla kolayca çocuklar arasında bulaşır. En önemli korunma yöntemi, kişisel eşyaların paylaşılmamasıdır. Göz enfeksiyonu olan çocukların sınıfta diğer arkadaşlarına bulaştırmaması için bir süreliğine evde dinlenmesi önerilir. Astım ve alerjik hastalıklar Okul döneminde çocuklarda sık karşılaşılan bir diğer sağlık sorunu da astım ve alerjilerdir. Toz, polen, sınıf içi hava kirliliği ya da bazı yiyecekler alerjik reaksiyonları tetikleyebilir. Bunun sonucunda ise öksürük, nefes darlığı, hırıltı, ciltte kızarıklık veya kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Astımı olan çocukların ilaçlarını düzenli kullanması, öğretmenlerinin de bu konuda bilgilendirilmesi önemlidir. Ayrıca sınıf ortamının sık havalandırılması ve mümkün olduğunca tozdan uzak tutulması alerji şikayetlerini önemli ölçüde azaltır."
18 Eylül 2025 Perşembe - 13:16
Ekran bağımlılığı olan çocuklarda miyopi riski
Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, yoğun ekran bağımlılığının okul ve öncesi çağlardaki çocukların göz sağlığını tehdit ettiğini belirterek özellikle miyopi şikayetlerinin son zamanlarda artış gösterdiğini söyledi. Gaziantep Özel Hatem Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, son zamanlarda çocuklarda sıklıkla görülen göz rahatsızlıkları ile ilgili bilgi vererek bu rahatsızlıkların nedenleri, korunma yöntemleri ve tedavilerine yönelik açıklamalarda bulundu. Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, özellikle son dönemlerde yoğun ekran bağımlılığı nedeniyle okul ve öncesi çağlardaki çocuklarda miyopi (uzağı net görememe) şikayetlerinin arttığını belirterek ailelere uyarılarda bulundu. "Dijital ortamlara yoğun maruz kalınması göz sağlığını tehdit ediyor, miyopi şikayetleri artıyor" Günümüzde çocukların teknolojik cihazlara yoğun şekilde maruz kalmasının göz sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Burak Bilgin, "Günümüzde dijital ortamların artması, telefon, tablet ve televizyon gibi cihazlara yoğun maruz kalınması nedeniyle Miyopi, yani kırma kusuru olan uzağı net görememe durumunu sık görüyoruz. Bu dönemde çocuklarımızın çoğunda miyopiyi görüyoruz. Bununla birlikte hipermetrop gördüğümüz çocuklarımız da var, şaşılık durumları olabiliyor. Gizli kaymalar yada aşikar kaymalar ve tembellik durumları olabiliyor" dedi. "Yakın görsel uyaranlar genetik yatkınlığı olan çocukları daha çok etkiliyor" Genetik yatkınlığı olan çocukların yakın görsel uyaranlardan daha çok etkilendiğini de belirten Prof. Dr. Burak Bilgin, "Biz bu cihazları yakın görsel uyaranlar olarak grupluyoruz. Bunlar tablet, telefon, televizyon olabilir ya da diğer yakın görseller uğraşlar olabilir. Bunlar miyopiye yatkınlığı arttırıyor. Çalışmalarda bunun direkt olarak net bir sebep olduğu gösterilmemiş fakat yatkınlığı olan çocuklarda bu net olarak gösterilmiş. Genetik yatkınlığı olan çocuklarda yakın odaklanma yada yakın uğraşlar miyopiye sebep olabiliyor" ifadelerini kullandı. Korunma yöntemleri ve ailelere uyarı Rahatsızlıkları önlemek için yapılması gerekenlerden bahseden ve ailelere uyarılarda bulunan Bilgin, "Rahatsızlıktan korunmak için ortamın iyi aydınlatılması, çok fazla yakın görsellerle meşgul olunmaması ve bu konuda dengeleri koruyarak yakın uğraşlar içerisinde olunmasını istiyoruz. Çünkü teknolojiden kaçmamız mümkün değil. Özellikle ailelere ’teknolojik aletleri vermesinler, çok bakmasınlar’ tabii ki diyemiyoruz ama her şeyin kontrollüsü çok önemli. Bunlar mutlaka olacaktır ama bunların kontrollü bir şekilde olması gerekiyor. Aşırılara kaçmaması gerekiyor. Ailelerin kontrolünde, esneklik payı verilerek bu cihazlara bakılabilir" diye konuştu.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:59
Türk Kızılay Genel Başkanı Yılmaz: "Gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçiyoruz"
Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, Türk Kızılay’ın köklerinin geçmişe uzandığı gibi geleceğe de uzandığını belirterek, gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçildiğini açıkladı. Kızılay Genel Başkanı Yılmaz, gençlerin kan bağışı çalışmalarında aktif rol ve söz sahibi olmasını desteklemek, birbirlerini harekete geçirme yoluyla akran öğrenimini desteklemek ve düzenli kan bağışı kültürünün gelişmesini teşvik etmek amacıyla düzenlenen ‘Genç Kızılay Kan Elçileri’ programına katıldı. Programda konuşan Yılmaz, 157 yıllık bir iyilik çınarı olan Türk Kızılay’ın köklerinin geçmişe uzandığı gibi geleceğe de uzandığını belirterek, gençlerin gençlere mentorluk edeceği bir döneme geçildiğini söyledi. 8 sene önce Genç Kızılay’da gerçekleştirilen yapılanma doğrultusunda gençlere Türkiye’nin geleceği için önemli görevler düştüğünü ifade eden Yılmaz, "Bugün Türkiye’nin dört bir tarafında, bütün üniversitelerde kulüpleriyle, bütün illerde, ilçelerde teşkilatlarıyla, 255 bin gönüllüsüyle Türk Kızılay teşkilatı hepimizin gururu olarak önümüzde duruyor. Biz onlarla beraber gençleşiyor, heyecanlanıyor, onlarla beraber güç kazanıyoruz" dedi. Yılmaz, Kızılay’ın kan temini alanında sürekli büyüdüğünü de ifade etti. Ulusal Kan Temini projesinin başladığını dile getiren Yılmaz, "Güvenli kan temini projesi çok büyük bir başarıya ulaştı. Bugün Türkiye’deki kan ihtiyacının yüzde 90’ından fazlasını güvenli kan temini programıyla gerçekleştiriyoruz. Elde ettiğimiz kanın en üst düzeyde bütün testlerini gerçekleştirerek, en güvenli şekilde soğuk zinciri koruyarak bütün hastanelere zamanında gönüllü vericilerden teslimini sağlamış oluyoruz" diye konuştu. Türk Kızılay’ın ilaç üretmesi için başlatılan çalışmalara da değinen Yılmaz, "Hastaların bulmakta zorlandığı, Türklerin plazmasından elde edildiği zaman daha faydalı olacak, immün yetmezliği bulunan hastalara şifa olacak proteinler üretelim istiyoruz. Kan torbası fabrikamız da neredeyse tamamlanmak üzere. Kan torbalarımızı kendimizin yapacağı bir programa evriliyoruz. Bir taraftan Ar-Ge ve inovasyon anlamında neyi daha farklı, güzel ve daha ileri yapabiliriz diye konuşuyoruz" şeklinde konuştu.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:49
Eksozom, akupunktur, PRP ve fitoterapi tedavileri 14 yıl sonra gebelik haberi getirdi
Ağrı’da yaşayan 14 yıllık evli çiftin çocuk hasreti, Diyarbakır’da aldıkları eksozom, akupunktur, PRP ve fitoterapi tedavileriyle sona erdi. Seher Keleş ve Celal Keleş (36) çifti, 14 yıllık evliliklerinde doğal yoldan çocuk sahibi olamadı. Keleş çifti, tedavi aldıkları birçok hastane ve klinikte sonuç alamayınca Ağrı’dan Diyarbakır’a gelerek Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hakan Çoksüer’e başvurdu. Çoksüer, tahlil ve kontroller sonucunda azospermi teşhisi koydu. Keleş ailesi, aldıkları eksozom, akupunktur, PRP ve fitoterapi tedavileri sonrası gebelik haberi aldı. Çoksüer, ’’Hastamız 14 yıllık evli, azospermi nedeniyle çocuk sahibi olamıyordu. Birçok yerde tedavi görmüş, çocuğu olmaz denilmiş. Özelikle erkek için eksozom, akupunktur, PRP ve fitoterapi tedavileri yaptık. Daha sonra tüp bebek uygulamasına geçtik. Çok başarılı geçti ve bugün ise gebelik kesesi gördük" dedi. Keleş çifti, müjdeli haber sonrası Çoksüer ve ekibine teşekkür ettiklerini ifade etti.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:49
Alzheimera aşı umudu
Yapay zekâ ve MR ile alzheimer hastalığı tanısının daha hızlı şekilde konulduğuna dikkat çeken Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu, Amerika ve Avrupa’da hastalıkla ilgili aşı tedavisinin hayata geçirildiğini söyledi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nergiz Hüseyinoğlu, Alzheimer Farkındalık Ayı dolayısıyla alzheimer hastalığına yeni tanı koyma yöntemleri ve aşı tedavisi hakkında önemli bilgiler vererek, hastalara önerilerde bulundu. Alzheimer hastalarına, kan testi yapılarak yüzde 90 oranında doğru tanı konulabildiğini belirten Prof. Dr. Hüseyinoğlu, alzheimer hastalığının; milyonlarca kişiyi etkileyen, yaygın bir nörolojik hastalık olduğunu söyledi. Alzheimer hastalığının bunamanın bir çeşidi olduğunu ve kendisini unutkanlık, günlük aktivitelerini yapamama ve karakter değişikliği şeklinde gösterdiğini ifade etti. "Yakında daha hızlı tanı koyabileceğiz" Tanısı ve tedavisi güç olan Alzheimer hastalığının hem tanı hem tedavi süreçlerinde yeni adımlar atıldığına dikkat çeken Prof. Dr. Hüseyinoğlu, "Tanı ve tedavi yönünden umut verici gelişmeler izlenmektedir. Alzheimer tanısını koymak için tüm dünyada ve Türkiye’de aynı şekilde klinik ve görüntüleme yöntemlerini kullanmaktayız. Ayrıca, omurilikten sıvı alınıyor ve orada bazı keşiflere bakılıyor. Son zamanlarda bunların dışında kan testleri yapılmaktadır ve kanda yüzde 90 civarında doğru tanı konulmaktadır. Şu anda bu durum diğer ülkelerde yeni gündeme gelmektedir ama biz umut ediyoruz ki en kısa sürede bu tanı koyma işlemini günlük pratiğe dökebileceğiz ve hastalarımıza daha hızlı bir şekilde tanı koyabileceğiz. Hatta hastalık belirtileri çok bariz olmadan bile genetik bir yatkınlığı olan hastalarda da bu kan testi ile tanı koyma işlemini kullanabileceğiz" dedi. "Aşılar Amerika’da ve Avrupa’da kullanıma girmiştir" Alzheimer hastalarının tedavisinde kullanılacak olan aşının, Amerika ve Avrupa’da kullanılmaya başlandığı bilgisini veren Prof. Dr. Hüseyinoğlu, "Uzun süredir Alzheimer hastalığının gidişatını değiştiren ilaçlar yoktu. Bizler bu hastalığı iyileştirmek için ne kadar çaba göstersek bile yeterince sonuç alamıyorduk. Son gelişmeler ışığında Amerika’da ve Avrupa’da aşılar kullanıma girmiştir. Bu aşılar, beyinde mevcut olan anormal protein birikimlerini temizlemektedir. Dolayısıyla, hastalığın belirtilerini ve gidişatını olumlu bir şekilde etkilemektedir" diye konuştu. Tedaviyle ilgili son gelişmeler ışığında, özellikle yapay zekâ ile ilgili gelişmelere işaret eden Prof. Dr. Hüseyinoğlu "Teşhise dair olarak yapay zekâ ve MR keşiflerini birleştirerek hastalığın tanısı daha hızlı konulmaktadır. Burada yüzde 90’lara varan kesin tanı koyma ihtimali vardır. Yapay zekâyı kullanarak ve tabii ki nöroloji, psikiyatri, psikologlar ve ailenin de yardımı ile hastaya yönelik bireysel bir tedavi planı oluşturulabiliyor" ifadelerini kullandı. Sadece ilaç veya sadece aşı tedavisinin yeterli olmadığından da bahseden Prof. Dr. Hüseyinoğlu hem ailenin, çevrenin hem de toplumun üzerine büyük görevler düştüğünü; hastaya mutlaka sosyal olarak destek vermek gerektiğini söyledi. Hastayı her zaman fiziksel ve zihinsel olarak aktif tutmak gerektiğini vurgulayarak "Hastanın her gün, ev dışında zaman geçirmesini kesinlikle öneriyoruz. Bu durumlarda, şu anda birçok belediyede mevcut olan sosyal tesisler, gündüz bakımevleri de büyük rol oynamaktadır" dedi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:42
Sağlık için pedal çevirdiler
Avrupa Hareketlilik Haftası etkinlikleri kapsamında Akhisarlılar bisiklet ve yürüyüş yolunda sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 16-22 Eylül tarihleri arasında kutlanan Avrupa Hareketlilik Haftası’nda daha sağlıklı bir gelecek, nefes alan bir şehir ve hareketli bir yaşam için, Manisa birçok etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Akhisar’da gerçekleştirilen ‘Hareketli Yaşam İçin Pedallıyoruz’ etkinliği de büyük ilgi gördü. ‘Eski Tren Yolu Peyzaj Projesi’nden başlayan etkinlik, Akhisar Kaymakamlığı’na kadar devam etti. Etkinlikte Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Akhisar Belediye Başkanı Ekrem Kayserili ve çok sayıda Akhisarlı, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında sağlıklı yaşamın önemine dikkat çekerek tüm Manisalıları hareket etmeye davet etti. Başkan Dutlulu, "Avrupa Hareketlilik Haftası kapsamında, Manisa Büyükşehir Belediyesi olarak Akhisar’a kazandırdığımız bisiklet ve yürüyüş yolunda vatandaşlarımızla birlikte pedal çevirdik. Avrupa Hareketlilik Haftasında hareket etmeye devam ediyoruz. Yürümeye, bisiklete binmeye devam ediyoruz. Çocuklarımızla, gençlerimizle, Akhisar Belediye Başkanımızla bu haftayı dolu dolu geçiriyoruz." dedi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:19
Motor yatta yaralanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Dalaman ilçesi açıklarında seyreden motor yatta yaralanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Dalaman ilçesi açıklarında seyreden motor yatta yaralanan vatandaş için yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı sonrası bölgede bulunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yaralanan vatandaş kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:07
Manisa Şehir Hastanesi’nde felç riskine karşı ameliyatsız çözüm
Manisa Şehir Hastanesi’nde, beyin damarlarındaki tıkanıklıklara karşı ameliyatsız stent yöntemi başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, şah damarındaki daralmaların inme riskini büyük ölçüde artırdığını vurgularken, bu modern yöntem sayesinde hastaların ertesi gün taburcu olabildiğine dikkat çekti. Manisa Şehir Hastanesi’nde girişimsel nöroloji ve girişimsel kardiyoloji uzmanlarının iş birliğiyle, beyni besleyen en büyük damarlar olan karotis (şah) damarlarındaki tıkanıklıklara karşı modern tedavi yöntemleri başarıyla uygulanıyor. Uzmanlar, bu damarlarda gelişen ciddi darlıkların inme (felç) riskini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor. Bu nedenle, felç riskini azaltmak amacıyla hastalara stentleme işlemi uygulanıyor. Girişimsel Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ezgi Sezer Eryıldız, "Beynimizi besleyen en büyük damarlar karotis damarları yani şah damarlarıdır. Eğer bu damarlarda ciddi bir darlık olursa inme yani felç geçirme riski belirgin şekilde artmaktadır ve bu riski azaltmak için stentleme işlemi uygulanmaktadır. Rutin olarak hastalarımız bu açıdan değerlendiriliyor ve bu işlemi uyguluyoruz" dedi. Şah damarındaki daralmaları açmanın iki yöntemi olduğunu ifade eden Girişimsel Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ramazan Gündüz ise şunları söyledi: "Boyun damarlarını açma işlemi iki şekilde yapılabilir. Bir karotis endarterektomi dediğimiz ameliyatla bir diğer yöntem ise perkutan girişim dediğimiz stent yöntemiyle açılabilir. Biz kliniğimizde nöroloji ve kardiyoloji olarak bir konsey yapıyoruz. Damarı ciddi tıkalı olan ve buna bağlı felç geçirmiş hastalarda bu konseyde hastaya işlem yapıp yapmama kararı veriyoruz. Verdiğimiz karar çerçevesinde eğer hastaya işlem kararı vermişsek femoral arter dediğimiz kasık arterinden bir şitle 6 ya da 7 F çapında bir şitle ince bir boruyla bu damara giriş yapıyoruz ve boyun damarlarına ulaşıyoruz. Özellikle teller, filtreler ve stentlerle bu damarları açıp hastanın tedavisini gerçekleştiriyoruz. İşlem ameliyatsız olduğu için hastamız ertesi gün rahat bir şekilde problem olmazsa işlemde taburcu olabiliyor bu işlemden sonra. Bu işlemin yapılması için özellikle anjiografinin olduğu girişimsel nöroloji uzmanının ve girişimsel kardiyoloji uzmanının olduğu ve bu konuda yeterli vaka tecrübesine ve deneyime sahip uzmanların olduğu merkezler gerekir. Bunu yapabilmek için belli bir vaka sayısına ulaşmak ve bu konuda tecrübeli olmak gerekiyor. Biz de Manisa Şehir Hastanesi’ndeki girişimsel kardiyoloji ve nöroloji uzmanları olarak bu işlemi kliniğimizde efektif bir şekilde gerçekleştiriyoruz."
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:07
Teknede kopan parmak ameliyatla kurtarıldı
Yunanistan’ın Patnos Adası’ndan Bodrum’a tekneyle dönen Özlem Yalçın, dalganın çarpmasıyla kapıya sıkışan parmağının kopması sonucu filmleri aratmayan bir operasyon geçirdi. Kamaraya düşen parmağı eşinin ve arkadaşlarının hızlı müdahalesiyle buzlu suda uygun şekilde korunarak Bodrum’a getirilen Yalçın, Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde yapılan 5,5 saatlik ameliyatla sağlığına kavuştu. Dalganın gücüyle koptu Rüzgârlı havada seyreden teknede ters bir dalgadan korunmak için kapıya tutunan Özlem Yalçın’ın sol el başparmağı, kapının kapanmasıyla tırnak hizasından koptu. Parmağını kanamayı durdurmak için kalp hizasının üzerinde tutarak müdahalede bulunan Yalçın, yakınlarının desteğiyle kopan parmağın hızla bulunarak doğru şartlarda muhafaza edilmesini sağladı. Soğuk zincirle taşındı Kopan parmak temiz bir beze sarılıp plastik poşete konularak, buza temas etmeyecek şekilde buzlu suyun içinde korundu. Teknedekilerin internetten yaptığı araştırmalar sonucu, kopan uzvun 8 saat içinde dikilmesi gerektiği bilgisi edinildi. Yaklaşık 1,5 saatlik yolculuğun ardından ulaşılan Leros Hastanesi’nde ilk müdahale yapıldı, ardından Bodrum Deniz Kurtarma Derneği’nin ambulans botuyla hasta ve parmağı Bodrum’a taşındı. Film gibi operasyon Acıbadem Bodrum Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Mehmet Altıparmak tarafından lokal anestezi altında gerçekleştirilen 5,5 saatlik operasyon sonucunda Yalçın’ın parmağı başarıyla dikildi. Operasyon sonrası oda sıcaklığı artırılarak damar büzüşmesi engellendi, hasta kritik süreci atlatmasının ardından 9’uncu gününde taburcu edildi. "Kritik süreyi aşmıştı, zor bir vakaydı" Kopan uzuvlarda tutturma ihtimalinin düşük olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Mehmet Altıparmak, "Parmak kopmalarında kritik süre vardır. Bu hastamız bize ulaştığında bu süre geçmişti. Ayrıca parmağın sıkışarak ezilmesi de başarı şansını düşürüyordu. Ancak hızlı aksiyon, hastamızın ve yakınlarının uyumu sayesinde başarılı olduk" dedi. "Doğru muhafaza başarı şansını artırıyor" Kopan uzuvlarda en önemli noktanın, parçanın buzla temas ettirilmeden poşet içinde soğuk zincirde taşınması olduğunu ifade eden Altıparmak, "Hastamızın parmağı doğru şekilde korunmuştu. Bu sayede başarı şansımız arttı" diye konuştu. Uzuv kopmalarında başvurulacak merkezin önemine de dikkat çeken Altıparmak, Bodrum’da mikrocerrahi işlemlerinin başarıyla uygulandığını belirterek, "Biz tüm acil vakalara müdahale edebiliyoruz" ifadelerini kullandı.
18 Eylül 2025 Perşembe - 12:03
"Prostat cerrahisindeki güncel yöntemler, riskleri en aza düşürüyor"
Prostat tedavisindeki güncel yöntemlere değinen Prof. Dr. Hakan Koyuncu, iyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan lazerle prostat ameliyatı ve sıcak su buharıyla prostat ameliyatı hakkında bilgiler verdi. "Doku kalma riski yok denecek kadar az" İstanbul Beykent Üniversitesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Koyuncu, günümüzde prostat tedavisinde öne çıkan iki modern tekniğin lazerle prostat ameliyatı ve sıcak su buharıyla prostat ameliyatı olduğunu belirtti. Lazerle prostat ameliyatı (Holep veya TUR-P) hakkında bilgi veren Koyuncu, "Kapalı sistemle gerçekleştirilen bu yöntem, prostat dokusunun lazerle parçalanıp dışarı alınması esasına dayanıyor. Ameliyat süresi prostatın boyutuna göre 1,5-2 saat sürüyor. Bu teknikte geride doku kalma riski yok denecek kadar az. Hastalar 1-2 gece sondalı takip edildikten sonra taburcu ediliyor. Ancak düşük oranda da olsa geçici idrar kaçırma veya meninin geriye kaçması gibi yan etkiler görülebiliyor" dedi. "Prostat ameliyatı sonrası idrar kaçırma ihtimali daha az" Sıcak su buharıyla prostat ameliyatına (Rezum) da değinen Prof. Dr. Hakan Koyuncu, "Kapalı yöntemle uygulanan bu teknikte, prostata belirli aralıklarla iğneyle sıcak su buharı veriliyor. Özellikle orta kısmı belirgin olmayan ve yaklaşık 80 grama kadar büyüklükteki prostatlarda daha yüksek başarı sağlanıyor. Ameliyat süresi 20-25 dakika arasında değişiyor. Sıcak su kullanımı nedeniyle sondalı kalma süresi 5-7 gün olabiliyor. Bu yöntemin en önemli avantajı, geçici idrar kaçırma ve meninin geriye kaçması riskinin yok denecek kadar az olması" ifadelerini kullandı. Her iki tekniğin de avantaj ve dezavantajları bulunduğunu belirten Koyuncu, "İyi huylu prostat cerrahisinde tek bir yöntemi her hasta için ‘en iyisi’ olarak tanımlamak mümkün değildir. Tedavi; hastanın yaşı, şikâyetlerinin düzeyi, prostatın boyutu, anestezi alabilirliği ve ek hastalıklarının varlığına göre kişiye özel olarak planlanmaktadır. Önemli olan her hastaya en uygun tedavi yöntemini uygulamaktır" diyerek sözlerini tamamladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder