Son Dakika
|
Gülistan Doku ve Mekiye Akyel’in ailesi Diyarbakır'da bir araya geldi
Pitbull saldırısına uğrayan Onur Akay o anları anlattı: "Ölümden döndüm"
Bakanlık harekete geçti! 638 faili meçhul dosya yeniden incelemede
AVM’de dehşet: 3 yaşındaki çocuk parmağını kaybetti
Beyaz Saray, ABD'li heyetin yarın Pakistan'da İran tarafıyla görüşeceğini teyit etti
Erdoğan: "İmalatçı ihracatçılarımızda vergiyi yüzde 9’a indiriyoruz"
26 yıl hapis cezası bulunan kadın, gizli bölmede yakalandı
Spiker Ela Rümeysa Cebeci, ‘ev hapsi’ şartıyla tahliye edildi
Netanyahu, prostat kanseri tedavisi gördüğünü açıkladı
Michael Eneramo hayatını kaybetti
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Inside the Success of Sialkot’s Thriving Leather Hub in Pakistan
İsrail’de iki eski başbakan Netanyahu’ya karşı ittifak kurdu
Mahalle yanarken onlar derbiyi izledi
ABD basını Beyaz Saray yemeğine silahlı saldırıda bulunan şüphelinin manifestosunu paylaştı
İngiltere Kralı Charles'ın ABD'ye ziyareti planlandığı gibi gerçekleşecek
Bursa’da tarihi akşam, timsah geri döndü
İran Dışişleri Bakanı Arakçi yeniden İslamabad’da
Şanlıurfa'da kahreden olay! Kayıp çocuk ölü bulundu
SAĞLIK
Hekim oğuldan ebe anneye Ebeler Haftası sürprizi
26 Nisan 2026 Pazar - 14:04:53
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan pratisyen hekim, aynı hastanenin doğumhanesinde görev yapan ebe annesine Ebeler Haftası dolayısıyla sürpriz yaptı. Hastanenin acil servisinde görevli pratisyen Hekim Dr. Buğra Şekerci aynı hastanede doğumhanede ebe olarak çalışan annesi Nefise Şekerci’yi ziyaret ederek çiçek takdim etti. Aynı kurumda görev yapan anne ve oğlun, aynı gün nöbetçi olmaları nedeniyle gerçekleşen buluşma duygusal anlara sahne oldu. Dr. Şekerci, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne atanmasının aileleri için önemli bir mutluluk kaynağı olduğunu belirterek, özellikle annesiyle aynı hastanede görev yapmanın kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Aynı kurumda farklı birimlerde sağlık hizmeti sunmanın hem mesleki hem de ailevi açıdan kendilerini motive ettiğini dile getiren Şekerci, "Atanma sürecimde annemle aynı hastanede çalışma fikri bizi heyecanlandırıyordu. Bugün de aynı gün nöbetçiyiz. Ebeler Haftası vesilesiyle anneme sürpriz yapmak istedim. Bu vesileyle başta annem olmak üzere tüm ebelerin haftasını kutluyorum" dedi. Ebe Nefise Şekerci ise 35 yıldır sağlık çalışanı olduğunu 25 yıldır ebe olarak görev yaptığını belirterek oğlunun aynı hastanede görev yapmasından büyük bir gurur ve mutluluk duyduğunu ifade etti. Aynı kurumda birlikte hizmet vermenin kendisi için tarif edilemez bir duygu olduğunu vurgulayan Şekerci, "Bugün aynı gün 24 saat nöbetçiyiz. Oğlum bana Ebeler Günü için sürpriz yaptı. Çok mutlu oldum. Oğlumla aynı hastanede çalıştığım için gururluyum" diye konuştu.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında birkaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 12:24
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polib çıkartıldı
Kahramanmaraş’ta burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle hastaneye başvuran 12 yaşındaki bir çocukta, yapılan muayenede genzinde dev bir polip tespit edildi. Ameliyatla alınan polibin, hastanın şikayetlerinin asıl nedeni olduğu belirlendi. Edinilen bilgiye göre, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme azlığı şikayeti bulunan çocuk 12 yaşındaki Halil İbrahim Eliaçık, geniz eti büyümesi şüphesiyle muayeneye alındı. Endoskopik inceleme sırasında sinüs içerisinden çıkarak burun arkasına ve genze kadar uzanan büyük bir kitle tespit edildi. Uzmanlar tarafından "antrokanal polip" olarak adlandırılan bu oluşumun, alerji ve sinüzit zemininde geliştiği ifade edildi. Yapılan operasyonla polip kökünden ayrılarak çıkarıldı. Sular Akademi Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Faruk Atlı, "Hasta 12 yaşında bir çocuktu, burun tıkanıklığı ve kulağında işitme kaybı şikayetiyle geldi. İlk etapta geniz eti düşündük ama endoskopik muayenede sinüsten çıkıp genze kadar uzanan büyük bir antrokanal polip tespit ettik. Bu tür polipler genellikle alerji ve sinüzit zemininde oluşur. Polip oldukça büyüktü, bu yüzden burundan çıkaramadık, ağız içinden almak zorunda kaldık. Çocuk hastalarda sinüs gelişimi devam ettiği için çok geniş müdahale yapmıyoruz, sadece polibi temizledik. Bu durum burun tıkanıklığı, koku kaybı ve kulağın havalanmasını bozarak işitme azlığına neden olabilir. Ameliyat sonrası iki gün tampon kalacak, ardından hastamızın hızla düzelmesini bekliyoruz. Tekrar etmemesi için de uzun süreli alerji tedavisi uygulayacağız. Yetişkinlerde sinüs içini daha kapsamlı temizleriz ancak çocuklarda büyüme devam ettiği için sınırlı müdahale tercih ediyoruz. Deprem sonrası artan toz oranı da bu tür vakaları tetikleyebilir. Bu nedenle hastaya uzun süreli alerji tedavisi planladık" diye konuştu. Anne Mediha Eliaçık ise, "Biz aslında bir kaç doktora normal bir kulak ağrısı diye gitmiştik. Sonradan doktorumuza geldik. Belirtilerini tespit edip ameliyatla çocuğum sağlığına kavuştu" dedi.
26 Nisan 2026 Pazar - 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
Fransa’dan Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, doğal doğum arayışıyla Diyarbakır’da fizyolojik doğum sürecini doktor eşliğinde, müdahalesiz şekilde gerçekleştirdi. Fransa’da 6 doğum yapan ve sonrasında Muğla’ya yerleşen Ali Tokyürek ve Anissa Tokyürek çifti, Fransa’da evde doğumun yasak olmaması nedeniyle tüm doğumlarını evde gerçekleştirdi. Ancak Türkiye’de evde doğumun yasak olması nedeniyle doğal doğum arayışına geçen çift, hiçbir ilaç ya da tıbbi gereklilik olmadan nasıl bir doğum yapabileceklerini araştırdı. Bu süreçte Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümünden Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’na ulaşan çift, doktorun "Fizyolojik doğum"u desteklediğini öğrenerek iletişime geçti. Doktor tarafından kabul edilen çiftin doğumu, hastane odasında tamamen doğal bir ortamda ve herhangi bir tıbbi müdahale olmadan, doktor eşliğinde gerçekleştirildi. Hastane odası ev ortamını aratmadı Dicle Memorial Hastanesinde ebe olan Elif Ilgaz, Fransa vatandaşı çiftin istediği gibi bir doğum olduğunu dile getirdi. Ilgaz, "Fransız vatandaşı gebemiz, 6 doğumunu Fransa’da gerçekleştirmiş. Yedinci gebeliği için artık doğal doğum arayışına girmiş. Bu süreçte internet üzerinden yaptığı araştırmalar sonucunda Diyarbakır Dicle Memorial Hastanesinden Op. Dr. Selin Kadıoğlu’na ulaşmış. Bunun üzerine doğumuna birkaç gün kala Muğla’dan ailesiyle birlikte Diyarbakır’a gelen çift, burada bir otelde konakladı. Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu tarafından yapılan muayenede ek bir risk olmadığı gözlemlendi. Hastanın talebi doğrultusunda normal doğum, müdahalesiz doğum, doğuma saygı ve doğumun doğal zamanına saygı ilkeleri çerçevesinde süreç planlandı. Doğum, hastane odasında tamamen doğal şartlarda, hiçbir invaziv işlem ve tıbbi girişim olmadan gerçekleştirildi. Anne adayı, kendi odasında ev konforuna yakın bir ortamda doğumunu tamamladı. Komplikasyonsuz ve risksiz gerçekleşen doğumun ardından hasta süreçten memnun kaldı ve mutlu ayrıldı" dedi. Ali Tokyürek ise Muğla’da yaşadıklarını ve eşinin doğal bir doğum arayışında olduğunu ifade etti. Tokyürek, "Tamamen doğal bir doğum istediği için internette araştırdık. Araştırmanın sonucunda Op. Dr. Selin Bilgin Kadıoğlu’nun bir makalesi üzerine denk geldi. O makaleyi okuduktan sonra, ’ben bu doktoru istiyorum’ dedi bana. Ben de baktım Diyarbakır’dadır, bize epey uzaktı. Biraz uğraştık. Hocayla iletişime geçtik. Doktor da bize, ’benim için sorun değildir, gelebilirsiniz’ dedi. Otobüse binip buraya kadar geldik ve doğumun gerçekleşmesini bekledik. Her şey istediğimiz gibi oldu sonuçta. Öbür çocuklarımız Fransa’da doğdu. Onlar evde doğdu, orada öyle bir imkanımız vardı. Türkiye’de evde doğum yasak. Ama hastaneye geldiğimizde bir farkını görmedik. Aynen Fransa’da evde doğum gibi oldu. Sonuçta gerçekten doktor eşime çok büyük şefkat gösterdi. Odasında gerçekten sanki evdeymiş gibi doğum yaptı" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
3
26 Nisan 2026 Pazar- 10:17
"Doğru tedavi ve alışkanlıkların düzenlenmesiyle astım hastaları, günlük hayatlarına güvenle devam edebilir"
4
26 Nisan 2026 Pazar- 09:42
Ağrıya "nokta atışı" tedavi
5
26 Nisan 2026 Pazar- 09:18
Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Antalya’da düzenlendi: Onkologlardan kemoterapi mesajı
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:23
Darende’de kalp krizi geçiren hasta hava ambulansıyla Malatya’ya sevk edildi
Malatya’nın Darende ilçesinde kalp krizi geçiren bir hasta, sağlık ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından hava ambulansıyla Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, 48 yaşındaki B.G., Darende ilçesinde aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirlenen hastaya, ilk müdahale Darende Devlet Hastanesi’nde yapıldı. Hastanın durumunun ağır olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı’ndan hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, hastayı alarak Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk etti. Hastanın tedavisi burada sürüyor.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:17
Aronya Akçaabat’tan dünyaya açılıyor
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, Akçaabat’ta aronya üretim alanlarını ziyaret ederek yerel üreticilerle bir araya geldi. Ziyarette, tıbbi aromatik bitkilerin sağlık turizmi ve dünya pazarları açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekildi. Türkiye’nin bereketli topraklarından çıkan aronya ve benzeri tıbbi aromatik bitkilerin, katma değeri yüksek ürünler olarak uluslararası pazarlara açılmasının hem üretici hem de ülke ekonomisi için büyük katkı sağlayacağı belirtildi. Prof. Dr. Bay, "Üreticinin hak ettiği değere ulaşması ve emeğinin karşılığını bulması, sürdürülebilirlik açısından fevkalade önemlidir" dedi. Ziyarette ayrıca, tıbbi aromatik bitkilerin işlenerek sağlık turizmi alanında kullanılmasının ve katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin önemi vurgulandı. Türkiye markasıyla uluslararası pazarlarda tanıtılacak bu ürünlerin, tarım ve sağlık sektörlerinin yanı sıra yerel kalkınma ve istihdam alanlarına da katkı sunacağı ifade edildi. Prof. Dr. Bay, "Bu süreçler sadece sektörel değil, aynı zamanda Türkiye’nin küresel sağlık vizyonuna önemli katkılar sağlayacak" açıklamasında bulundu. Sağlık Turizmi Konfederasyonu, Türkiye’nin doğal kaynakları ve üretim gücünü sağlık turizmi ve sürdürülebilir kalkınmayla entegre ederek ülkeyi uluslararası sağlık ve tarım ekonomisinin öncü merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyor.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 15:07
Pozantı Devlet Hastanesi’nde ’Gebe Okulu’ açıldı
Adana’nın Pozantı ilçesinde bulunan Pozantı 80. Yıl Devlet Hastanesi’nde Gebe Okulu birimi açıldı. Pozantı 80. Yıl Devlet Hastanesi’nde, sağlıklı bir hamilelik ve bilinçli bir doğum süreci için ’Gebe Okulu’ hizmete girdi. Hastane Başhekimi İshak Basatemur, sağlıklı nesillerin bilinçli annelerden geçtiğini belirtti. Gebe Okulu ile anne adaylarını hem psikolojik hem de fizyolojik olarak doğuma hazırladıklarını ifade eden Basatemur, "Anne adaylarını gebelik döneminde bilgilendirmek annelik hakkı olarak değerlendirilmelidir. Bu anlayışla hastanemizde gebe okulumuzu bakanlığımızın belirlediği doğrultuda oluşturulmuş olup tüm gebelerin doğum öncesi ve doğum sonrası dönemlerine ilişkin bilgi sahibi olmaları ve bilinçli doğum yapmalarını sağlamak, anne ve baba adaylarına doğum eylemi, ağrı yönetimini benimsemeleri konusunda bilinçlendirmeyi amaçlamaktayız. Eğitimlerini tamamlayanlar katılımcılara ise katılım belgesi vermekteyiz. Eğitim almak isteyen anne ve baba adayları hastanemizin gebe okulu birimine başvurarak bilgi alabilirler" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:44
Kepez Belediyesi’nden huzurevi sakinlerine göz taraması
Kepez Belediyesi, Mobil Sağlık Merkezi ile Antalya Huzurevi sakinlerine göz taraması hizmeti sundu. Tarama yapılan 56 kişide göz rahatsızlığı, 60 kişide katarakt tespit edildi. Kepez Belediyesi ana hizmet binası yanında, özel hastane konforunda vatandaşlara sağlık hizmeti veren Sağlık Merkezi, bir yandan da gezici Mobil Sağlık Merkezi ile sağlık hizmetini vatandaşların ayağına kadar ulaştırıyor. Mobil sağlık hizmeti ile bir yandan mahalle mahalle kanser taraması gerçekleştirirken, diğer yandan da yine gezici Mobil Sağlık Merkezi ile göz taraması yapılıyor. Kepez Belediyesi, mobil sağlık hizmetleri kapsamında Antalya Huzurevi sakinlerine de göz taraması hizmeti sundu. Antalya Huzurevi’nde 76 kişiye göz taraması yapıldı. Tarama yapılan 56 kişide göz rahatsızlığı, toplam 60 kişide katarakt tespit edildi. "Halkımızın sağlığı bizim için çok önemli" Sosyal belediyecilik çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz, "Vatandaşlarımızın sağlığı bizim için çok önemli. Özellikle elleri öpülesi büyüklerimizin sağlıkları da çok çok önemli. Biz, Belediye Sağlık Merkezimiz, gezici Mobil Sağlık hizmetlerimiz ile her zaman halkımızın yanındayız" dedi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:43
Arnavutköy’de Aile Sağlığı Merkezi açılışı İstanbul Valisi Davut Gül’ün katılımıyla gerçekleşti
Arnavutköy Haraççı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ve yaklaşık 5 bin kişiye hizmet verecek Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. İstanbul Valisi, Arnavutköy Belediye Başkanı, Arnavutköy Kaymakamı ile İstanbul İl Sağlık Müdürü’nün katılımıyla gerçekleşen törende konuşan, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, "Abdullah Dökümcü Aile Sağlık Ocağı’nın açılışını gerçekleştirme gururunu yaşıyoruz. Bu merkez, yaklaşık 700 metrekarelik alanda muayene odaları, tıbbi müdahale ve izleme odaları, laboratuvar ve 112 Acil Servis hattıyla vatandaşımıza hizmet verecek" dedi. İstanbul Valiliği tarafından Arnavutköy Haraççı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ve yaklaşık 5 bin kişiye hizmet verecek Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. Hizmete giren Abdullah Dökümcü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılış programına İstanbul Valisi Davut Gül, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, mahalle muhtarları, siyasi parti temsilcileri, dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "700 metrekarelik alanda hizmet verecek" Açılışta konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, merkezin önemine vurgu yaparak, "Burada vatandaşlarımızın hayatına dokunacak çok kıymetli bir eseri daha birlikte hayata geçiriyoruz. Abdullah Dökümcü Aile Sağlık Ocağı’nın açılışını gerçekleştirme gururunu yaşıyoruz. Bu merkez, yaklaşık 700 metrekarelik alanda muayene odaları, tıbbi müdahale ve izleme odaları, laboratuvar ve 112 Acil Servis hattıyla vatandaşımıza hizmet verecek." Şeklinde konuştu. "Bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişiye indirmek hedefimiz" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ise yaptığı konuşmada, İstanbul’un sağlık alanındaki önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı Arnavutköy’dayız. Aslında bunu her hafta gelenekselleştirik. Bir sağlık tesisi açarak İstanbul’un dört bir yanını sağlıkla donatmaya çalışıyoruz. Bugün Abdullah Dökümcü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışını gerçekleştiriyoruz. Arnavutköy’de bir hekime düşen nüfus şu anda 3 bin 450 kişi. Hedefimiz bu sayıyı 2 bin 500’e indirmek. Ayrıca arsa çalışmaları tamamlanan 500 yataklı diş sağlığı merkezi projemiz var. Rabbim izin verirse bir ay içinde sizlerin karşısına çıkmayı planlıyoruz" dedi. "Hedefimiz, bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişi olacak şekilde aile sağlık merkezlerini planlamak" İstanbul Valisi Davut Gül ise yaptığı konuşmada, "Kaymakamımız ve belediye başkanımız teknik olarak rakamlardan bahsettiler. İstanbul’un hangi ilçesine giderseniz gidin, yapılan hastaneleri, okulları ve tesisleri görebilirsiniz. Şunu düşünebilirsiniz, ‘Acaba valimizin başka işi yok mu, her hafta sağlık ocağı mı açıyorlar?’ İstanbul’da açılışı yapılacak başka işler de var elbette. Ama istersek günde beş tane açılış yapsak, bir yıl boyunca açabileceğimiz kadar tesisimiz var. Hedefimiz, bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişi olacak şekilde aile sağlık merkezlerini planlamak. Böylece aile hekiminiz sizi yönlendirerek en doğru hastaneye sevk edebilir, tedavi gerekiyorsa doğru tahlilleri istemek ve reçeteleri yazmak gibi hizmetleri sunabilir. Bu sistem yaşam kalitenizi daha da artıracaktır. Maalesef nüfusumuz yaşlanıyor ve ilerleyen yıllarda yoğunluk daha da artacak. Bu yüzden anlık merkezlerde hizmet sağlamak, vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları azaltmak için çok önemli." Diye konuştu. Konuşmaların ardından merkez, kurdele kesiminin ardından hizmete açıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:35
Arnavutköy Haraççı Mahallesi’nde Aile Sağlığı Merkezi İstanbul Valisi Gül’ün katılımıyla gerçekleşti
Arnavutköy Haraççı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ve yaklaşık 5 bin kişiye hizmet verecek Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. İstanbul Valisi, Arnavutköy Belediye Başkanı, Arnavutköy Kaymakamı ile İstanbul İl Sağlık Müdürü’nün katılımıyla gerçekleşen törende konuşan, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, "Abdullah Dökümcü Aile Sağlık Ocağı’nın açılışını gerçekleştirme gururunu yaşıyoruz. Bu merkez, yaklaşık 700 metrekarelik alanda muayene odaları, tıbbi müdahale ve izleme odaları, laboratuvar ve 112 Acil Servis hattıyla vatandaşımıza hizmet verecek" dedi. İstanbul Valiliği tarafından Arnavutköy Haraççı Mahallesi’nde yapımı tamamlanan ve yaklaşık 5 bin kişiye hizmet verecek Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışı gerçekleştirildi. Hizmete giren Abdullah Dökümcü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılış programına İstanbul Valisi Davut Gül, Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, mahalle muhtarları, siyasi parti temsilcileri, dernek temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "700 metrekarelik alanda hizmet verecek" Açılışta konuşan Arnavutköy Belediye Başkanı Mustafa Candaroğlu, merkezin önemine vurgu yaparak, "Burada vatandaşlarımızın hayatına dokunacak çok kıymetli bir eseri daha birlikte hayata geçiriyoruz. Abdullah Dökümcü Aile Sağlık Ocağı’nın açılışını gerçekleştirme gururunu yaşıyoruz. Bu merkez, yaklaşık 700 metrekarelik alanda muayene odaları, tıbbi müdahale ve izleme odaları, laboratuvar ve 112 Acil Servis hattıyla vatandaşımıza hizmet verecek." Şeklinde konuştu. "Bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişiye indirmek hedefimiz" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner ise yaptığı konuşmada, İstanbul’un sağlık alanındaki önemine dikkat çekerek, "Türkiye’nin dünyaya açılan kapısı Arnavutköy’dayız. Aslında bunu her hafta gelenekselleştirik. Bir sağlık tesisi açarak İstanbul’un dört bir yanını sağlıkla donatmaya çalışıyoruz. Bugün Abdullah Dökümcü Aile Sağlığı Merkezi’nin açılışını gerçekleştiriyoruz. Arnavutköy’de bir hekime düşen nüfus şu anda 3 bin 450 kişi. Hedefimiz bu sayıyı 2 bin 500’e indirmek. Ayrıca arsa çalışmaları tamamlanan 500 yataklı diş sağlığı merkezi projemiz var. Rabbim izin verirse bir ay içinde sizlerin karşısına çıkmayı planlıyoruz." Dedi. "Hedefimiz, bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişi olacak şekilde aile sağlık merkezlerini planlamak" İstanbul Valisi Davut Gül ise yaptığı konuşmada, "Kaymakamımız ve belediye başkanımız teknik olarak rakamlardan bahsettiler. İstanbul’un hangi ilçesine giderseniz gidin, yapılan hastaneleri, okulları ve tesisleri görebilirsiniz. Şunu düşünebilirsiniz, ‘Acaba valimizin başka işi yok mu, her hafta sağlık ocağı mı açıyorlar?’ İstanbul’da açılışı yapılacak başka işler de var elbette. Ama istersek günde beş tane açılış yapsak, bir yıl boyunca açabileceğimiz kadar tesisimiz var. Hedefimiz, bir aile hekimine düşen nüfusu 2 bin 500 kişi olacak şekilde aile sağlık merkezlerini planlamak. Böylece aile hekiminiz sizi yönlendirerek en doğru hastaneye sevk edebilir, tedavi gerekiyorsa doğru tahlilleri istemek ve reçeteleri yazmak gibi hizmetleri sunabilir. Bu sistem yaşam kalitenizi daha da artıracaktır. Maalesef nüfusumuz yaşlanıyor ve ilerleyen yıllarda yoğunluk daha da artacak. Bu yüzden anlık merkezlerde hizmet sağlamak, vatandaşlarımızın çektiği sıkıntıları azaltmak için çok önemli." Diye konuştu. Konuşmaların ardından merkez, kurdele kesiminin ardından hizmete açıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:34
ADÜ Tıp Fakültesi Hastanesi’nden açıklama: Ameliyathanedeki cihaz arızalandığı için hastaların ameliyatı ertelendi
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliği, ameliyat edilmediği gerekçesi ile bir hastanın mahkemeye başvurmasına ilişkin olayla ilgili kamuoyu açıklaması yaptı. Yapılan açıklamada hastanın ameliyatının iddia ettiği gibi bıçak parası meselesinden değil ameliyathanedeki cihazın arızalanmasından dolayı ertelendiği belirtildi. Konuyla ilgili Adnan Menderes Üniversitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına açıklamanın yapıldığı belirtilerek, "Haberde adı geçen hastamız ve diğer hastaların ameliyatları, ameliyathanede kullanılan kule cihazındaki teknik arıza nedeniyle ertelenmiştir. Söz konusu gelişme üzerine hastamız, Hasta Hakları Birimi’ne dilekçe ile başvurmuş; kendisine hem Başhekimliğimiz hem de ilgili hekim tarafından süreç hakkında gerekli bilgilendirme yapılmıştır. Hastanın başvurusu kayıt altına alınmış olup, cihazın onarımı tamamlandığında ameliyat için yeniden planlama yapılacağı kendisine ifade edilmiştir. Cihazın arızasıyla ilgili tespit tutanakları da ilgili birimlerce kayıt altına alınmıştır. Cihaz arızasıyla ilgili bakım ve onarım çalışmaları ivedilikle yürütülmekte olup, süreç en kısa sürede tamamlanacaktır. Hastanın yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için süreç içinde her türlü destek sağlanmaktadır" denilerek hastanın kasten mağdur edildiği veya kendisinden ’bıçak parası’ talep edildiği yönündeki iddialar reddedildi.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 14:23
Yalova’da beyin anevrizması kapalı yöntemle tedavi edildi
Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ilk kez beyin anevrizması kapalı yöntemle tedavi edildi. Hastanenin Beyin ve Sinir Cerrahisi polikliniğine başvuran 75 yaşındaki hasta B.G. yapılan tetkiklerden sonra beyin anevrizması teşhisi konuldu ve ameliyat kararı verildi. Bu işlem Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Haydar Eren Özkaya tarafından başarıyla gerçekleştirildi. Yalova’da ilk defa yapılan kapalı yöntemle denilen kasıktan küçük bir damardan girilerek beyin görüntülenmesi, DSA (Dijital Subtraksiyon Anjiyografi) beyin anjiosu işlemi ve endovasküler yöntemle gerekirse mikro cerrahi veya klips ile hastalar tedavi ediliyor. Hasta işlem sonrası ertesi gün sağlıklı bir şekilde taburcu edilerek evine yürüyerek uğurlandı. Hastanede böyle ameliyatların yapılması ile beraber vatandaşların çevre illere sevk gerekliliği ortadan kalktı. Dr. Öğr. Üyesi Haydar Eren Özkaya, yaptığı açıklamada, "Hastamızın beyninde baloncuk dediğimiz küçük, minik yapıda, 1 milimetre anevrazmatik bir yapısı vardı. Bu şüpheden dolayı da teyzemiz bize başvurdu. Daha önce hastanemizde bu işlem hiç yapılmamıştı. Biz teyzemize bu işlemi yaptık. Kasıktan damara girerek kapalı şekilde beyini görüntüledik, anjiyo işlemini yaptık, ekipmanları görüntüledik. Bu işlemi gerçekleştirdik" dedi. Hasta da ağrılarının geçtiğini ifade ederek tedavisinde emeği geçenlere teşekkür etti.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:51
Diyabetliler sensör yaş sınırının kalkmasını istiyor
1 diyabet hastalarına sağlanması gerektiğini ifade ettiler. Türkiye Diyabet Programı (TURDEP) verilerine göre Samsun’da 150 bin, tüm Karadeniz illerinde ise 540 bin civarında diyabet hastası var. Karadeniz’deki ilk ve tek dernek olan Karadeniz Diyabet Derneği üyeleri; her 100 kişiden 14’ünün diyabetli olduğu Türkiye’de bu durumu tersini çevirmek ve çocuklardaki diyabetin önüne geçmek için faaliyetlerini yürütüyor. "Samsun’da 150 bin diyabetli var" Derneğin kurucu başkanı İç Hastalıkları ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Emin Dinççağ, "Samsun’da 150 bin diyabetli var. Dernek; diyabetin önlenmesi ve bu konuda çalışmalar yapmak üzerine faaliyet gösteriyor. Ayrıca diyabetlilerin sorunlarını da gündeme getiriyor. Hızla artan obezite ve şeker hastalığının önlenmesi, obezite ile çocukluk yaşlarında mücadele etmekle mümkündür. Çocukları bu hastalıklar konusunda bilgilendirmek, onları spora ve sağlıklı beslenmeye teşvik etmek amacıyla Sağlık Bakanlığı’nın obezitenin önlenmesi konusundaki çalışmalarına KDD olarak katkı sağlamak için ‘Çocuk Obezitesinin Önlenmesi Projesi’ gerçekleştirmek istiyoruz. Gelecekte daha sağlıklı bir nesil yetiştirmek bilinciyle bu projeye önem veriyoruz" dedi. "Tüm tip-1 diyabet hastalarına verilmeli" Dernek Yönetim Kurulu Başkanı Arzu Bektaş ise "Derneğimiz diyabetlilerin sesini duyurmanın yanı sıra birçok proje ve çalışmaya da imza atmaktadır. Karadeniz’in en büyük STK’larından biriyiz. Diyabetli çocuklarımıza şeker ölçüm cihazı verildi. Bu sayede çocukların parmakları her gün defalarca delinmek zorunda kalmıyor. Ancak diyabetli gençlerimizde sensör yok, onlara verilmedi. Üniversite okuyan ya da mezun olup sigortalı bir işe giremeyen gençler var. Şu anda sadece 18 yaş altı diyabetlilere sensör veriliyor. Bu sensörler maliyetli olduğundan birçok aile gençlere sensör tedarik edemiyor. Bu sensörler sayesinde şekerin durumu 24 saat telefondan takip ediliyor ve uyarı sayesinde ani müdahale edebiliyoruz. Tüm tip-1 diyabet hastalarına bu sensörlerin sağlanmasını istiyoruz. Çünkü bu hastalar uykuda ve tek kaldıklarında nöbet geçirebilirler. Bu da geri dönüşü olmayan üzücü durumlara sebebiyet verebilir. O nedenle tüm tip-1 diyabet hastalarına sensör istiyoruz. Bu sensörler o kadar işe yarıyor ki verdiği uyarılar sayesinde vücuttaki olumlu veya olumsuz durumları anında görüp, müdahalede bulunabiliyoruz" diye konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:29
Tunceli’de üreme sağlığı ve KKKA eğitimi
Tunceli İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Kale Karakol Komutanlığında üreme sağlığı eğitimi ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) eğitimi verildi. Tunceli İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı Mazgirt Toplum Sağlığı Merkezi personelleri tarafından; Kale Karakol Komutanlığında üreme sağlığı ve KKKA eğitimi verildi. Dr. Gamze Taçyıldız ve Dr. Muhammed Ali Dektaş tarafından verilen eğitimlerde ayrıca ilgili eğitim broşürleri de dağıtıldı.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:12
Evde Sağlık Hizmetleri 8 aylık dönemde 10 bin 665 hastaya ulaştı
Antalya Büyükşehir Belediyesi Evde Sağlık Hizmetleri Birimi ile bakıma muhtaç vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Öncelikli olarak yaşlı, kronik hasta ve engellilere hizmet veren birim, 2025 yılı Ocak-Ağustos döneminde bin 173 yeni hasta kaydı yaparak bu süreçte toplam 10 bin 665 hastaya evde sağlık hizmeti sundu. Antalya Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı, ücretsiz Evde Sağlık Hizmeti ile engelli, yaşlı ve yatalak durumda olan vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Doktor, hemşire, fizyoterapist ve bakım personeli tarafından evlerinde ziyaret edilen hastalara; sonda takılması, şeker-tansiyon ölçümü, diş muayenesi, öz bakım ve yaşam alanı temizliği gibi hizmetler veriliyor. Ayrıca ihtiyaç duyulan tıbbi malzemeler de ücretsiz olarak temin ediliyor. Hastanede müdahale gerektiren durumlarda ise hastalar nakil aracı ile güvenli şekilde sağlık kuruluşlarına ulaştırılıyor. 10 bin 665 hastaya evde sağlık ve bakım hizmeti verildi Evde Sağlık Hizmetleri Birim Sorumlusu Hande Yalınlar, Antalya’da yaşayan ekonomik olarak dezavantajlı hasta, yaşlı ve engelli bireylere kapsamlı evde sağlık hizmeti sunduklarını belirtti. Hande Yalınlar, "Hastalarımıza evlerinde ve aile ortamlarında doktor muayenesi eşliğinde hemşirelik hizmetleri, diş tedavisi, fizyoterapi, bakım elemanı desteği ve banyo hizmeti veriyoruz. Yatağa bağımlı olup hastaneye gitmekte zorlanan hastalarımızı nakil araçlarıyla güvenli bir şekilde ulaştırıyoruz. Yürüyebilen hastalarımıza ise yardımcı personel eşliğinde hastane servisi hizmeti sunuyoruz" dedi. 2025 Ocak ayından Ağustos ayına kadar gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgi veren Yalınlar şunları söyledi: "Bu süreçte bin 173 yeni hasta tespit ettik. Hemşirelerimiz 10 bin 665 ev ziyareti gerçekleştirdi. 5 bin 240 hastamıza nakil ve hastane servisi sağladık. 681 hastamıza fizyoterapi, 323 hastamıza diş tedavisi uyguladık. Ayrıca 2 bin 680 kişiye banyo ve bakım elemanı hizmeti sunduk" diye konuştu.
28 Ağustos 2025 Perşembe - 13:10
"Sepsis tedavisindeki gecikmenin ölümcül sonuçları olabilir"
Kana mikrop karışmasına tıp dilinde "Sepsis" denildiğini söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, "Pek çok değişik tür mikrop çeşitli yollarla kana karışabilir ve hastalığa neden olur. Kanda enfeksiyon oluşması çok ciddi ve hayati bir sorundur. Erken tanı ve etkili antibiyotik tedavisi hayat kurtarıcıdır. Bu tedavinin mutlaka hastanede ve damar yolu ile yapılması gerekir. Tedavide gecikme olan veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda maalesef ölüm oranı yüksektir" dedi. Liv Hospital Samsun Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Sünbül, kanda görülen enfeksiyon hastalıkları hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Kandaki enfeksiyonun ne olduğundan bahseden Prof. Dr. Sünbül, "Kan sağlıklı insanlarda mikropsuzdur. Kana mikrop karışmasına tıp dilinde ’sepsis’ denir. Pek çok değişik tür mikrop çeşitli yollarla kana karışabilir ve hastalığa neden olur. Enfeksiyon hastalıkları pratiğinin en acil tedavi gerektiren hastalıklarından biridir. Zamanında ve etkin tedavi yapılamaz ise organlarda hasar yaparak ölümle sonlanır. Sepsis dediğimiz bu hastalıkla dünyada sıkça karşılaşılmaktadır. Birçok ülkede hastalığın oranı bilinmemektedir. Yapılan araştırmalara göre ABD’de yılda yaklaşık bir milyona yakın kişi bu hastalığa yakalanmaktadır. Hastalık hastane dışında çeşitli nedenlerle oluşabileceği gibi hastanede yatan kişilerde de gelişebilmektedir. Özellikle yoğun bakım hastalarında kanda enfeksiyon oluşma riski çok daha yüksektir" diye konuştu. Kana mikrop karışması Kana mikrobun nasıl karıştığını anlatan Prof. Dr. Sünbül, şu bilgileri paylaştı: "Kana mikrop, kısa süreli ve miktar olarak az sayıda veya uzun süreli daha fazla miktarda karışabilir. Diş fırçalama veya sakız çiğneme gibi basit işlemler sırasında bile kana geçici süre ve az sayıda mikrop karışabilir ancak bağışıklık sistemi bu mikropları yok eder ve hastalık oluşmaz. Ancak uzun süreli ve fazla miktarda mikrop kana karışırsa kanda enfeksiyon gelişir. İdrar yolları iltihabı, kalp kapaklarında veya kalp duvarında gelişen iltihap, kemik iltihabı, bağırsak iltihabı, cilt iltihabı, iç organlarda olan apseler başta olmak üzere birçok organ veya sistemimizde gelişen iltihap sepsis gelişimine neden olabilir. Ayrıca şeker hastaları, kanser tedavisi verilen kişiler, organ nakli yapılanlar ve yaşlılarda bağışıklık sistemi baskılanmış olduğundan veya yenidoğan dönemindeki bebeklerde ise bağışıklık sistemleri henüz gelişmediğinden bu tür hastalıklara karşı eğilim fazladır." "Erken tanı ve etkili antibiyotik tedavisi hayat kurtarıcıdır" Kanda enfeksiyon oluşumunun göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulayan Prof. Dr. Sünbül, "Günümüzde tıbbi teknolojideki gelişmeler sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırırken diğer yandan tanı ve tedavi amaçlı hastaya uygulanan bir takım işlemler kanda enfeksiyon riski oluşturmaktadır. Uzun süreli idrar sondası kullanımı, diyaliz katateri, kanser tedavisi yapmak için konulan kalıcı kataterler bunlara örnektir. Kanda enfeksiyon oluşması çok ciddi ve hayati bir sorundur. Erken tanı ve etkili antibiyotik tedavisi hayat kurtarıcıdır. Bu tedavinin mutlaka hastanede ve damar yolu ile yapılması gerekir. Tedavide gecikme olan veya bağışıklığı baskılanmış hastalarda maalesef ölüm oranı yüksektir" diye konuştu. "Tanı ayrıntılı fizik muayene ve laboratuvar tetkikleriyle konur" Kanda enfeksiyon saptanması hakkında bilgi veren Prof. Dr. Sünbül, "Vücutta iltihap olduğunda başta ateş yüksekliği, halsizlik, iştahsızlık, baş ağrısı, bulantı, kusma gibi pek çok klinik bulgunun dışında kanda bazı değerler de yükselir. Kana mikrop karıştığından şüphelenilirse, hasta derhal hastaneye yatırılır ve incelenir. Klinik şüphe ile birlikte ayrıntılı fizik muayene ve laboratuvar tetkikleri ile tanı konur. Hastadan alınan kanın kültürü yapılır ve kan kültüründe mikrop üretildiğinde tanı kesindir. Bu işlem birkaç gün alabilir, kanda enfeksiyon düşünülen hastalarda derhal tedaviye başlanır" dedi. "CRP değerinin yüksek olması, kanda enfeksiyon tanısı için yeterli değildir" Kanda mikrop olduğunda pek çok laboratuvar değerlerinin de artabileceğini ve bu durumun tanı koymaya da yardımcı olabileceğini dile getiren Prof. Dr. Sünbül, "Bunlardan birisi de C reaktif protein (CRP) olup kanda mikrop olduğunda artabildiği gibi başka birçok iltihap seyrinde de yükselir. Ancak herhangi klinik bir bulgu olmadan bazen tek başına CRP yüksekliğinde hastalara ’kanınızda mikrop var’ diye ifade edilmektedir. Bu yorum hastalarda paniğe ve endişeye neden olmaktadır. Tek başına kanda CRP değerinin yüksek olması, kanda enfeksiyon tanısı için yeterli değildir. Hatta bazen yakın zamanda geçirilen pek çok enfeksiyondan sonra CRP yüksek bulunabilir. Bir diğer neden ise mikropsuz iltihap diye tanımlanabilecek romatizmal hastalıklar (otoimmun hastalıklar) seyrinde de bu değerin yüksek olmasıdır. Bunun ayrımı için detaylı bir muayene ve laboratuvar testlerinin doğru yorumlanması önemlidir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder