Son Dakika
|
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
Ayasofya’da dev restorasyonda kritik aşama: Kubbe kapatılıyor
Kene kabusu geri döndü, 21 yaşındaki genç hayatını kaybetti
Çocukluk arkadaşına IBAN’ını verdi, hakkında 70 dava açıldı
Ertan Torunoğulları: "Yönetim olarak bazı kararlar alacağız"
Samandıra’da Fenerbahçeli taraftarlar takım otobüsünü taşladı
Domenico Tedesco: "Bu akşam gol atamamamız çılgınca geliyor"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Rubio: 'İran’a olağanüstü bir baskı uygulanıyor, bu baskı daha da artırılabilir'
Macron, İranlı yetkililerle Hürmüz Boğazı’nı görüşecek
Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi"
Bakan Fidan, Hırvatistan’ı ziyaret edecek
Malatya’da 4,4 büyüklüğünde deprem
Almanya: "BM'nin yenilenmesi gerekmektedir"
Arnavutköy sahilinde erkek cesedi bulundu
SAĞLIK
Hakkarili annenin yürek burkan bekleyişi: 8 yıldır kızı için kalp bekliyor
27 Nisan 2026 Pazartesi - 19:11:21
Hakkari’den Ankara’ya uzanan yaşam mücadelesinde bir anne, kalp nakli bekleyen kızını hayatta tutmak için 8 yıldır hastanede umutla bekliyor. Geçitli köyünde tedavi için yıllar önce Ankara’ya giden Ferah Demir, kalp yetmezliği nedeniyle iki çocuğunu kaybettikten sonra hayatta kalan kızı Avşin Demir’i yaşatabilmek için 8 yıldır hastanede mücadele veriyor. Yaklaşık 8 yıldır Ankara’daki bir hastanede kalp destek cihazına bağlı olarak yaşamını sürdüren 20 yaşındaki Avşin Demir’in başından bir an olsun ayrılmayan anne Ferah Demir, "Bu hastalık nedeniyle 27 yaşındaki kızımı ve 21 yaşındaki oğlumu kaybettim. Şimdi Avşin’i kaybetmek istemiyorum" dedi. Kızının yaşamını sürdürebilmesi için kalp destek cihazına bağlı olduğunu ifade eden Demir, "Kızım kalbini adeta elinde taşıyor. Bu cihazla hayatta kalmaya çalışıyor. 8 yıldır hastanedeyiz. Durumu her geçen gün daha da kötüye gidiyor" diye konuştu. Kalp nakli bekleyen genç kızın yaşam mücadelesi sürerken, anne Ferah Demir’in umut dolu bekleyişi de devam ediyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 18:20
Kalp krizi sonrası nakil böbreği iflas etti: "Sağlığıma kavuşursam kana kana su içeceğim"
Amasya’da böbrek hastası vatandaşın hayatı, 3 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası altüst oldu. Kardeşinden nakledilen böbreği iflas eden ve nakil bekleyen 41 yaşındaki Gültekin Kara, sağlığına kavuşması halinde ilk iş olarak kana kana su içeceğini söyledi. Amasya’nın Taşova ilçesinde yaşayan Gültekin Kara’ya 2017 yılında böbrek yetmezliği teşhisi konuldu. Kardeşinden nakledilen böbrekle hayata bağlanan Kara, 2023 yılında koronavirüse yakalanması sonrası kalp krizi geçirdi. Hayatı altüst olan genç adamın nakil böbreği iflas edince haftada 3 gün diyaliz ünitesine bağlanarak hayatını sürdürmeye başladı. "Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak" Kaynak ustalığı işine devam edemeyip malulen emekli olarak, böbrek nakli bekleyen binlerce kişinin arasına dahil olan Kara, "Zeytin, peynir, tuzlu yemekler yiyemiyorum. Normal bir insan gibi yiyip, içmek istiyorum. Lütfen devlet büyüklerim bana yardımcı olsunlar. Yaşım daha çok genç. Ben de yaşamak istiyorum. Sağlığıma kavuşursam ilk işim kana kana su içmek olacak. Başka bir şey istemiyorum" dedi. Yaşlı annesi ve oğluyla birlikte yaşayan Kara, yeniden böbrek nakli olarak sağlığına kavuşacağı günleri bekliyor.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 17:12
Mardin’de nadir görülen hastalıkla doğan bebek sağlığına kavuştu
Mardin’de doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı yaşayan ve nadir görülen "Sağ Konjenital Diyafragma Hernisi (Bochdalek Hernisi)" tanısı konulan bebek, başarılı operasyon ve yaklaşık 2 aylık tedavi sürecinin ardından sağlıklı şekilde taburcu edildi. Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen operasyonla hayata tutunan bebek, multidisipliner yaklaşım sayesinde sağlığına kavuşurken, tamamen anne sütüyle beslenir hale geldi ve oksijen ihtiyacı olmadan 57 gün sonra taburcu edildi. Çocuk uzmanı Adnan Azizoğlu yaptığı açıklamada, vakanın 37 haftalık ve 2 kilo 750 gram doğan, doğum sırasında ciddi solunum sıkıntısı gelişmesi üzerine entübe edilerek yenidoğan ünitesine alınan bir bebek olduğunu söyledi. Hastayı entübe şekilde devraldıklarında çekilen akciğer filminde karın içi organlarının sağ toraks içinde yerleştiğini tespit ettiklerini belirten Azizoğlu, "Bunun üzerine hastamızı acilen çocuk cerrahisi bölümüne danıştık. Aynı zamanda akciğer gelişiminde sorun olması nedeniyle akciğere giden ana damarda ciddi tansiyon yüksekliği mevcuttu" dedi. Hastanın stabilize edilmesinin ardından ameliyata alındığını ifade eden Azizoğlu, "Sağ tarafta olması ve karaciğer, apendiks ile ince ve kalın bağırsakların göğüs boşluğunda yer alması vakayı oldukça riskli hale getiriyordu. Bu operasyon Mardin’de ilk kez gerçekleştirildi" diye konuştu. Tedavi sürecinin multidisipliner şekilde yürütüldüğünü aktaran Azizoğlu, hastanın 57 günlük ve 4 kilogram ağırlığında olduğunu belirterek, "Oksijen ihtiyacı bulunmuyor ve tamamen anne sütüyle besleniyor. Yapılan tetkiklerde beyin dahil herhangi ciddi bir hasar tespit edilmedi. Bu bizim için sevindirici ve gurur verici bir durum" ifadelerini kullandı. Yenidoğan uzmanı Muhammet Hocaoğlu da vakanın en önemli özelliğinin diyafragma hernisinin sağ tarafta görülmesi olduğunu dile getirdi. Bu durumun hastalığı daha da nadir hale getirdiğini belirten Hocaoğlu, "Göğüs boşluğuna yerleşen organ miktarı arttıkça ölüm riski de artmaktadır. Bizim hastamızda ince ve kalın bağırsakların yanı sıra karaciğer de sağ toraks içinde yer alıyordu. Bu nedenle süreçte ciddi problemler yaşadık’’ dedi. Ameliyat öncesi ve sonrasında pulmoner hipertansiyonla mücadele ettiklerini ve uzun süre nitrik oksit tedavisi uyguladıklarını anlatan Hocaoğlu, bağırsak iskemisi ile de karşılaştıklarını kaydetti. Beslenme sürecinin kademeli ilerlediğini ifade eden Hocaoğlu, "Yaklaşık 50 gün boyunca oksijen desteği aldı. Bugün ise oksijen ihtiyacı olmadan, kilosunu neredeyse iki katına çıkarmış şekilde sağlıklı olarak taburcu ediliyor. Bu durum Mardin için önemli bir gelişme" şeklinde konuştu.
27 Nisan 2026 Pazartesi - 15:09
Van’da optisyenlerden sahte güneş gözlüğü uyarısı
Van’da havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, optisyenler ise vatandaşları uyararak bijuteri ve sokak tezgâhlarında satılan sahte ürünlerin göz sağlığında kalıcı hasarlara yol açabileceğini söyledi. Kentte havaların ısınmasıyla birlikte artış gösteren güneş gözlüğü kullanımı, merdiven altı ürün tehlikesini de beraberinde getirdi. Sektör temsilcileri, bijuteri ve sokak tezgahlarında satılan kalitesiz gözlüklerin göz sağlığını korumak yerine kalıcı hasarlara yol açabileceği uyarısında bulundu. Yeni sezon hazırlıklarının tamamlandığı kentte, optik mağazalarında yoğunluk yaşanırken uzmanlar, vatandaşların bilinçsiz seçimlerden kaçınması gerektiğini vurguladı. Özellikle Sağlık Bakanlığı onayı olmayan ve camları işlevsiz ürünlerin uzun vadede ciddi göz kusurlarına zemin hazırladığına dikkat çekildi. "Güneş gözlüğü, gözü zararlı ışınlardan korur" İHA muhabirine konuşan Optisyen Uğur Özbek, güneş gözlüğünün sadece bir aksesuar olmadığını, bir sağlık gereci olduğunu belirtti. Yeni sezonla ilgili tüm hazırlıklarını tamamladıklarını ifade eden Optisyen Özbek, "Şu an yeni sezonla ilgili süreç başladı ve ürünlerimizin tamamı dizildi. Stoklarımızı hazırladık; gelen misafirlerimize ve hastalarımıza yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yeni sezonda öncelikle kaliteli, markalı ve Sağlık Bakanlığı onaylı ürünlerin kullanılmasını öneriyoruz. Bu sezon özellikle bu hususlara dikkat edilmesi gerekiyor. Güneş gözlüğü, gözü zararlı UV ışınlarından korur. Bu nedenle başta uzun yol şoförlerimiz olmak üzere; çocuklardan yetişkinlere, tüm gençlerimize ve her yaş grubuna güneş gözlüğü kullanmasını tavsiye ediyoruz. Güneş gözlüğü alırken ürünün orijinalliğine ve camların UV koruma özelliğine mutlaka dikkat edilmelidir" dedi. "Tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır" İşportada veya kozmetik mağazalarında satılan gözlüklerin göz sağlığı için büyük risk taşıdığını dile getiren Özbek, "Gözlük alırken tercih edilecek yer kesinlikle bir optik mağazası olmalıdır. Kozmetik mağazası gibi yerlerde satılan ürünler orijinal değildir; bunların hiçbir koruyucu özelliği bulunmadığı gibi garantileri de yoktur. Camları işlevsiz olan bu basit gözlükleri kesinlikle önermiyoruz. Göz sağlığı için gözlüğün mutlaka bir optisyenden, profesyonel bir optik mağazasından alınması gerekmektedir" diye konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
2
26 Nisan 2026 Pazar- 12:32
Burun tıkanıklığı ve işitme kaybı şikayetiyle gitti, ameliyatta dev bir polip çıkartıldı
3
27 Nisan 2026 Pazartesi- 11:10
Uzmanlar uyarıyor: "PCOS hastası çocuk sahibi olamaz’ gibi bir durum söz konusu değil"
4
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:21
20 yıllık tümör Van’da yapılan ameliyatla alındı
5
26 Nisan 2026 Pazar- 11:45
Fransa’da evde 6 doğum yaptı, "Fizyolojik doğum" tercihini Diyarbakır’dan yana kullandı
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 12:19
Büyükşehir zabıtasından hijyen ve etiket denetimi
Muğla Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumak amacıyla Temmuz ve Ağustos aylarında il genelinde yoğun denetimler gerçekleştirdi. Zabıta ekiplerinin yürüttüğü kontrollerde sağlıksız şartlarda taşındığı belirlenen 80 kilogram et ürünü, 10 kilogram süt ürünü ve 130 kilogram midye tespit edilerek imha edildi. İl genelinde yapılan denetimler kapsamında 46 fırın ve pastane kontrol edildi. Hijyen, gramaj ve son kullanma tarihi yönünden yapılan incelemeler sonucunda, hijyen kurallarına uymadığı belirlenen 4 işletmeye denetim tutanağı düzenlendi. Fiyat etiketleri ve son kullanma tarihleri kontrol edildi Öte yandan, 34 zincir markette gerçekleştirilen fiyat, etiket ve son kullanma tarihi denetimlerinde 11 bin 263 kalem ürün incelendi. Yapılan kontrollerde son kullanma tarihi geçmiş 69 kalemde 1425 adet ürün tespit edilerek satıştan men edildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü olumsuzluğun önüne geçmek için denetimlerini aralıksız sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli gıda tüketebilmesi için düzenli ve titiz bir şekilde denetimlerin devam edeceğini vurguladı. Başkan Şan: "Sağlıksız şartlarda üretilen ya da satılan ürünlere asla müsamaha göstermiyoruz" Muğla Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Ahmet Şan açıklamasında şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın güvenli gıdaya ulaşabilmesi için il genelinde düzenli ve titiz denetimler gerçekleştiriyoruz. Sağlıksız şartlarda üretilen ya da satılan ürünlere asla müsamaha göstermiyoruz. Halk sağlığına büyük önem veren Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’ın da hassasiyetle üzerinde durduğu bu konuda, ekiplerimiz görevini kararlılıkla sürdürmeye devam edecek. Amacımız, Muğla’da yaşayan her bir vatandaşımızın sağlıklı ve güvenilir gıdaya ulaşmasını sağlamak" dedi.
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:46
Kütahya’da 7 ayda 5 bin 553 gıda denetimi yapıldı
Kütahya İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşması için 2025 yılının ilk 7 ayında 5 bin 553 gıda denetimi gerçekleştirdiği bildirildi. Konuyla ilgili İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, 2025 yılının ilk 7 ayında, 5 bin 553 denetim yapıldı. 135 numune alındı. 66 idari para cezası ile toplam 12 milyon 930 bin TL ceza uygulandı. 5 işletme faaliyetten men edildi. 962 ton ürün için 58 ihracat sağlık sertifikası düzenlendi.
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 11:25
Uzmanından tavsiye: "Düzenli brokoli tüketmek kolon kanseri riskini azaltabilir"
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, düzenli brokoli tüketmenin kolon kanseri riskini azaltabileceğini belirtti. Yapılan bir araştırmaya göre, brokoli ve diğer turpgilleri tüketmek kolon kanseri riskini azaltıyor. Bu kapsamda açıklamalarda bulunan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim üyesi Prof. Dr. Uğur Coşkun, "Yeni bir araştırma, brokoli ve diğer turpgillerin kolon kanseri riskini azaltabileceğini ortaya koydu. BMC Gastroenterology dergisinde yayımlanan 17 çalışmanın sistematik incelemesine göre, brokoli, karnabahar, lahana ve brüksel lahanası gibi turpgillerden günde 20 ila 40 gram tüketen bireylerde kolon kanseri riskinin yüzde 20 oranında daha düşük olduğu bulundu" dedi. "Çalışmada 97 bin 595 kolon kanseri vakası verilerini analiz edildi" Fazla tüketimin koruyucu etkiyi artırmadığına dikkati çeken Coşkun, "Ancak günde 40 gramdan fazla tüketiminin koruyucu etkiyi artırmadığı belirtiliyor. Araştırmalar 60 gramın üzerine çıkıldığında ise ek bir fayda gözlenmediğini ifade ediyor. Çalışmada toplam 639 bin 539 katılımcıdan oluşan ve 97 bin 595 kolon kanseri vakası verilerini analiz edildi" ifadelerini kullandı. Sülforafan maddesinin koruyucu etki sağladığını belirten Coşkun, "Brokoli gibi turpgiller, doğrandığında veya çiğnendiğinde içeriğindeki glukozinolatları biyolojik olarak aktif izotiyosiyanatlara, özellikle de sülforafana dönüştürüyor. Sülforafan maddesi, kanserojenleri etkisiz hale getirme, kanserli hücrelerde programlı hücre ölümünü tetikleme ve tümör büyümesini engelleme gibi mekanizmalarla koruyucu etki sağlıyor. Bu sebzeler aynı zamanda flavonoidler, lif, C vitamini ve karotenoidler gibi faydalı fitokimyasallar açısından zengin bir kaynaktır" açıklamasında bulundu. "Haftada 3-4 kez brokoli, karnabahar gibi sebzelerin sofralarda yer almasını öneriyoruz" Coşkun, kanserden korunmak için düzenli brokoli ve turpgilleri tüketmenin öneminde değinerek şunları kaydetti: "Araştırma, koruyucu etkinin özellikle Kuzey Amerika ve Asya’daki çalışmalarda daha belirgin olduğunu, Avrupa ve Avustralya’da ise bu etkinin daha az net olduğunu belirtiyor. Kanserden korunmak için düzenli olarak brokoli gibi turpgilleri buharda hafif pişirerek tüketmenin sülforafan kaybını en aza indirdiğini söyleyebiliriz. Ayrıca brokoliyi doğradıktan sonra bir süre bekletmek, bu yararlı bileşiğin daha fazla oluşmasını sağlıyor. Kolon kanserine karşı korunmak için haftada 3-4 kez brokoli, karnabahar gibi sebzelerin sofralarda yer almasını öneriyoruz."
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 10:48
Uzmanından uyarı: "Multiple Skleroz (MS) 20-40 yaş arası genç erişkinlerde sık görülen bir hastalık"
Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Yeşim Eylev Akboğa, Multiple Skleroz (MS) hastalığının 20-40 arası genç erişkinlerde sık görülen bir hastalık olduğunu belirtti. Vücudun farklı noktalarında karıncalanma, uyuşma, bulanık görme boynun öne doğru bükülmesiyle ortaya çıkan elektrik çarpması gibi belirtilerle ortaya çıkan Multiple Skleroz (MS) hastalığı, kişinin günlük hayatını olumsuz etkiliyor. Uzmanlar, belirtiler başladığında hemen sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini vurguluyor. MS hastalığının 20-40 yaş arası kişilerde sık görüldüğünü belirten uzmanlar, uygun tedaviyle kişinin günlük yaşamına kolayca dönebildiğini söylüyor. "MS olarak adlandırılan hastalıkta, beyinde ve omurilikte demiyelinizan lezyonlar görüyoruz" Ankara’da bulunan Sincan Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Yeşim Eylev Akboğa, 40 yaşındaki MS hastasının ilk başvurduğunda ilk başvurduğunda sol yüz yarısında, sol kolda, sol bacakta uyuşma şikayeti olduğunu ve başını öne eğdiğinde, boyundan sırta doğru yayılan uyuşma ve elektriklenme hissi tariflediğini belirtti. Akboğa, "Biz bu şikayetlerle hastadan beyin, omurilik görüntülemesi istedik. Ayrıntılı kan tahlilleri yapıldı. Sonuçlarla hastayı tekrar değerlendirdim. Sonuçlarda baktığımızda, beyin görüntülemesinde ve omuriliğinde hastanın lezyonları vardı. Bu Multiple Skleroz (MS) hastalığında, halk arasında MS olarak adlandırılan hastalıkta, beyinde ve omurilikte demiyelinizan lezyonlar görüyoruz. Bu aslında kişinin kendi bağışıklık sisteminin yaptığı, nöronlardaki miyelin kılıfa saldırmasıyla oluşan hasar sonucunda görülen lezyonlar" açıklamasında bulundu. "Hastanın şu an şikayetleri belirgin ölçüde geriledi" Hastalığın tanısını konulduktan sonra tedavi sürecine geçtiklerini dile getiren Akboğa, "Hastayla ortak konuşarak tedaviye karar verdik. Multiple Sklerozun günümüzde pek çok çeşitli tedavisi mevcut. Bunlar oral tablet tedavileri olabilir, enjeksiyon tedavileri olabilir ya da intravenöz dediğimiz damardan verilen tedavi seçenekleri var. Biz hastamızla tablet tedavisine başladık. Günde iki sefer tablet tedavisi almakta. Hastanın şu an şikayetleri belirgin ölçüde geriledi" ifadelerini kullandı. "20-40 yaş arası genç erişkinlerde sık görülen bir hastalık" Hastalıkta erken tanının önemine dikkati çeken Akboğa, "Multiple Sklerozda erken tanı ve teşhis çok önemli. Bu erken tanı konulup tedavisi erken dönemde başlanan hastalarda, klinik kötüleşme daha az görüyoruz, özürlülük oranı daha az görüyoruz. Multiple Skleroz 20-40 yaş arası genç erişkinlerde sık görülen bir hastalık. Ama her yaş grubunda da görülebilmekte. Bu yaş grubu da sosyal olarak aktif olan, iş hayatında aktif çalışan hasta grubu olduğu için iş yaşamında da olumsuz etkilenebiliyorlar" şeklinde konuştu. "Sol tarafımı, yüz çevremi hiç hissetmiyordum" Yaklaşık bir buçuk yıldır MS hastası olduğunu belirten Sedat Acı, şikayetleri sonrasında hastaneye geldiğini belirterek, MS tanısı aldığını aktardı. Acı, ilk başlarda hastalığının ne olduğunu bilmediğini ifade ederek, "Bilmediğim için ben normal bir hastalık gibi gördüm. Ama MS’i sonradan öğrendim ki yani sıkıntılı bir hastalık işin doğrusu. Ama hocamızdan aldığımız teknikler, ilaçlar, hocamızın verdiği bilgileri doğrultusunda şu ana kadar bir sıkıntı çekmedim. Bir buçuk yıldır da MS hastasıyım şu an. İlk başladığımda çok kötüydüm. Yani hissetmiyordum sol tarafımı. Hele yüz, çevremi hiç hissetmiyordum. Yine kollarda karıncalanma, elde karıncalanma falan oluyordu ayaklarımda. Çok iyi bir durumdayım şu an" değerlendirmesinde bulundu. "Tedavilerden sonra düzelmelerim oldu" Doktora gitmeden önce ortaya çıkan belirtilerin sosyal hayatını etkilediğini anlatan Acı, "Bir şey tutmaya kalkıyordun tutamıyordun. Yani bir şey kaldırsam kaldıramıyordum. Ya elimi böyle tutsam uyuşmalar iyice yükseliyordu kolumda kalan. Zaten yüz çevremde tamamen yediğimden zevk alamıyordum, tat alamıyordum. Sol tarafım tamamen benim değildi yani. Ya bir felçli gibiydim işin doğrusu. Tedavilerden sonra düzelmelerim oldu. Şu an çok mutluyum. İşlerimi de normal rutin bir şekilde yapabiliyorum şu an" ifadelerine yer verdi. "Serdar Ortaç’ın hastalığı" Serdar Ortaç’la aynı hastalığa sahip olduğunu öğrendiğini aktaran Acı, "Bana sonradan dediler ki ‘Serdar Ortaç’ın hastalığı’. Serdar Ortaç’ı biliyorum ama ben öyle bir hastalık olduğunu da bilmiyordum. Sonradan araştırdım. Baktım ki yani büyük bir sıkıntılı bir hastalık" diye konuştu.
23 Ağustos 2025 Cumartesi - 09:35
Patoloji, hastalıkların tanısında kritik rol oynuyor
Yozgat Şehir Hastanesi’nde görev yapan Patoloji Uzmanı Dr. F. Selin Görücü, halk arasında ismi bilinen ancak ne iş yaptığı tam olarak anlaşılmayan patoloji bilimi hakkında önemli bilgiler verdi. Dr. Görücü, patolojinin, hastalıkların tanısında kritik bir rol oynadığını vurguladı. Sağlık Bakanlığı, ‘Sağlıklı Türkiye Yüzyılı’ hedefleri çerçevesinde ücretsiz kanser taramalarına katılımı artırmak amacıyla SMS bilgilendirme uygulaması başlattı. Bu kapsamda; meme kanseri taraması için yaklaşık 5,5 milyon kişiye, rahim ağzı (serviks) kanseri için 3 milyon kişiye ve kolorektal (kalın bağırsak) kanseri taraması için 6,5 milyon kişiye kısa mesaj gönderilecek. Kanserde erken teşhis ve taramaların önemi her geçen gün artarken, tanı sürecinde kritik bir rol üstlenen patoloji bilimi de bu sürecin merkezinde yer alıyor. "Patoloji, hastalığın teşhis merkezidir" Patolojinin bir laboratuvar uzmanlık alanı olduğunu ifade eden Dr. Görücü, "Biyopsiyle ya da cerrahi yöntemle alınan doku örneklerini mikroskop altında inceliyoruz. Bu incelemeler sonucunda hastalığın ne olduğunu saptıyor, adını koyuyoruz. Kanser mi değil mi, iyi huylu mu kötü huylu mu, tümörün tipi, tedaviye yanıt nedir gibi sorulara patoloji cevap veriyoruz" dedi. "Tedavinin temelini patoloji oluşturur" Patologların hasta ile doğrudan temas kurmasa da tanı sürecinde hayati bir görev üstlendiğini belirten Görücü, "Klinikte doğru tanı olmadan doğru tedavi yapılamaz. Bir tümörün nasıl tedavi edileceği kemoterapi mi uygulanacak, cerrahi mi yeterli olacak yoksa radyoterapi mi gerekecek tüm bu soruların cevabı bizim verdiğimiz patoloji raporuyla belirleniyor" şeklinde konuştu. "Kanser teşhisinde kilit rol" Patolojinin en çok kanser tanılarında öne çıktığını kaydeden Dr. Görücü, "Özellikle kanser hastalarında tedaviye başlanmadan önce kesin tanıyı biz koyarız. Patoloji raporları, klinisyen hekimler için adeta bir yol haritası niteliğindedir" ifadelerini kullandı. Patolojiye hastaların genellikle doğrudan başvurmadığını söyleyen Dr. Görücü, şu bilgileri verdi: "Bir hasta örneğin memesinde bir kitle fark eder, doktora gider. Yapılan biyopsi sonucu alınan doku bize gelir. Biz bu dokuyu mikroskopta inceler, hücreleri analiz eder ve eğer tümör varsa türünü, derecesini raporlarız. Bu rapor doktorlara ulaşır ve hastanın tedavi planı bu bilgiler doğrultusunda hazırlanır." "Kanserde erken teşhis hayat kurtarır" Uz. Dr. F. Selin Görücü, kanserle mücadelede erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Kanser günümüzde korkulacak bir hastalık olmaktan çıktı. Yeni tedavi yöntemleri ile bu hastalıktan kurtulmak mümkün. Ancak bu durum erken tanı alması ile mümkün olabiliyor. Bu nedenle vatandaşlarımızın düzenli olarak kanser taramaları yaptırmaları büyük önem taşıyor" dedi.
22 Ağustos 2025 Cuma - 20:12
SATKOF, Çin heyetini ağırladı
Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kapsamında sağlık diplomasisi ve sağlık turizmi alanlarında önemli bir adım atıldı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF), Çin Halk Cumhuriyeti heyetinden Müsteşar Meifen Zhou ve Basın ve Halkla İlişkiler Müsteşarı Wei Sun’u Ankara’daki genel merkezinde ağırladı. Görüşmede Türkiye ile Çin’in tarihİ İpek Yolu’ndan günümüze uzanan kadim bağları ve gelişen ticari ilişkileri masaya yatırıldı. Taraflar, sağlık turizmi ve medikal yatırımlar başta olmak üzere birçok alanda iş birliğini geliştirme konusunda görüş birliğine vardı. Türkiye-Çin dostluğunun güçlendirilmesi, sağlık turizmi, medikal yatırımlar ve kültürel diplomasi ekseninde yeni iş birlikleri, üniversiteler, araştırma kurumları ve sektör temsilcileriyle ortak projelerin geliştirilmesi, 2025 yılı etkinlikleri kapsamında ortak organizasyonların düzenlenmesi başlıklarının öne çıktığı toplantıda Çin heyeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Sağlık Bakanı’nın da katılacağı resmi etkinlikler kapsamında SATKOF’u Çin’e davet etti. Toplantıda ayrıca haziran ayında kutlanacak olan Dragon Boat Year etkinlikleri çerçevesinde ilan edilen "Sağlık Yılı" kapsamında ortak projelerin geliştirilmesi için ilk adımlar atıldı. Görüşmenin ardından açıklama yapan SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, "Türkiye ile Çin arasında sağlık diplomasisi alanında kurulan bu köprü, yalnızca iki ülkenin değil, bölgesel ve küresel iş birliklerinin de önünü açacaktır. Kadim kültürel bağlarımızı sağlık ve turizm alanındaki ortak vizyonla birleştirerek yeni projelere imza atacağız" diye konuştu.
22 Ağustos 2025 Cuma - 14:47
Tatvan Devlet Hastanesi’nde OCT cihazı hizmete girdi
BİTLİS (İHA) – Tatvan Devlet Hastanesi’ne getirilen Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı hizmete alındı. Bitlis’in Tatvan Devlet Hastanesinde Optik Koherens Tomografi (OCT) cihazı hizmete alındı. Bu yeni cihaz sayesinde retina ve optik sinir hastalıklarının tanı ve takibinde ileri görüntüleme imkânı sağlanıyor. Günde ortalama 50 hasta OCT muayenelerinden faydalanarak çevre illere gitmekten kurtuluyor. Özellikle glokom, diyabetik retinopati, sarı nokta hastalığı ve retina yırtıkları gibi rahatsızlıkların erken tanısında cihazın kritik bir rol oynadığı belirtiliyor. Cihazla ilgili yazılı bir açıklama yapan Tatvan Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Serhat Göçüncü, "Vatandaşlarımız artık ileri tetkikler için çevre illere gitmek zorunda kalmayacak. Modern tıbbın imkânlarını halkımızla buluşturmaktan mutluyuz" ifadelerini kullandı. Hastane yönetimi, bu önemli hizmetin kazandırılmasındaki katkılarından dolayı Bitlis İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Gökhan Güzeltaş’a teşekkür etti.
22 Ağustos 2025 Cuma - 13:36
Bayburt’ta ilk kez yapılan boyun omuru operasyonu başarıyla gerçekleştirildi
Boyun omurlarındaki daralma nedeniyle omurilik sıkışması yaşayan bir hasta, Bayburt Devlet Hastanesinde ameliyat edildi. Bayburt’ta ilk defa gerçekleştirilen C3-4-5-6 lateral mass vidası yerleştirmesi ve C3-4-5 total laminektomi operasyonu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Aziz Kaan Erçandırlı tarafından başarılı bir şekilde yapıldı. Daha önce farklı bir yerde boyun fıtığı ameliyatı olan hasta, belli başlı şikayetlerle Bayburt Devlet Hastanesine başvurdu. Yapılan değerlendirme sonucunda hastanın boyun omurlarının içinden geçen omurilik kanalının daralması tespit edilerek, ameliyat kararı verildi. Op.Dr. Aziz Kaan Erçandırlı ve ekibi Bayburt’ta ilk defa gerçekleştirilen, iki aşamalı bir cerrahi müdahale olan lateral mass vidası yerleştirilmesi ile total laminektomi operasyonunu başarıyla tamamladı. Operasyon sırasında, omuriliğe baskı yapan kemikler total laminektomi işlemiyle çıkarılırken, omurganın sabit kalmasını sağlamak amacıyla omurların yan kısımlarına vida yerleştirildi. Gerçekleştirilen operasyonla, omurilik baskısı ortadan kaldırıldı, omurga sabit hale getirildi.
22 Ağustos 2025 Cuma - 12:56
Uzmanlardan sıcak uyarısı
Mardin’in Midyat İlçe Sağlık Müdürü Uzman Dr. Kenan İlkay Alp ve Aile Hekimi Uzman Dr. Ali Çiftçioğlu, sıcak hava konusunda uyarılarda bulundu. Uzmanlar özellikle yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olanlar için sıcakların risk teşkil ettiğini dile getirdi. Uzman Dr. Ali Çiftçioğlu, küresel ısınmanın etkisi ile birlikte artan hava sıcaklıklarının özellikle 65 yaş üstü yaşlı bireyler ve yatağa bağımlı hastalar için ciddi sağlık riskleri oluşturabildiğini söyledi. Çiftçioğlu, "Bu gruptaki kişilerde vücut ısısının dengelenmesi güçleşir ve sıvı kaybı hızla artar, bu nedenle dikkatli olunması hayati önem taşır, bu gruptaki hastalarda muhtemel riskler şunlardır; aşırı sıcaklardan ötürü yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, halsizlik ve bayılma yaşanabilir. Yeterli sıvı alınmaması dehidratasyon dediğimiz tansiyon yüksekliğine veya düşüklüğüne, böbrek fonksiyonların bozulmasına neden olabilir. Kalp, tansiyon, şeker ve solunum hastalıkları sıcak havalarda daha da ağırlaşabilir, yatağa bağımlı hastalarda artan terlemeye bağlı olarak pişik ve basi ayarlarında gelişme riski artar, bu gruptaki hastalarımızın bol sıvı alımı sağlaması lazım. Terlemeyi azaltacak kıyafetler tercih edilmeli. Sıkmayan hafif ve pamuklu giysiler giyilmeli. Gün içinde sık sık nabız tansiyon ve bilinç durumunu kontrol edilmeli. Unutmayın yaşlı ve yatağa bağlı hastalarda sıcak havalar ölümcül riskler oluşturabilir, küçük önlemlerle büyük sorunların önüne geçilebilir’’ dedi. Midyat İlçe Sağlık Müdürü Uzman Dr. Kenan İlkay Alp ise sıcak havalarda özellikle yaz aylarında artan sıcaklıklarla birlikte nem oranları ve sıcaklık artışları olmakta ve bunun insan sağlığı üzerine çok büyük risk teşkil ettiğini söyledi. Alp, "Özellikle hassas gruplar dediğimiz kronik hastalıklar, yaşlılar, gebeler, bebekler ve çocuklar sıcaklık artışlarında çok büyük risk altında bulunmaktadır. Bizim önerilerimiz şunlar olabilir sıcak hava şartlarında ve sıcaklığın artmasında gün içerisinde alınan sıvı tüketiminin artırılması güneşin zararlı etkilerinden korunmak için önlem almak serin ortamlarda kalmaya özen göstermek hafif ve dengeli beslenmek ve fiziksel aktiviteleri özellikle sabah ve akşam saatleri olmak üzere günün daha serin saatlerinde yapılmalıdır" diye konuştu.
22 Ağustos 2025 Cuma - 12:55
"Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor"
Uyku apnesinin birçok hastalığın temel nedenlerinden biri olduğuna dikkat çeken Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Kliniği’nden Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" dedi. Dünya Uyku Günü dolayısıyla uyku apnesi hakkında bilgilendirmede bulunan Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" diye konuştu. "İşte ve okulda performans sorununa yol açar" Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Uyku apnesi yaşayan hasta; uykusunu yeterli ve düzenli alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz, buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumlar da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır, bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır." "Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir" Uyku apnesinde tedavi yollarına değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uyku apnesi birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir" diye konuştu. "Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor" Uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çeken Opr. Dr. Karadavut, "Depresyon ve kaygı bozuklukları; astım ve akciğer hastalıkları; kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Bunun dışında, Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre 2 kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" şeklinde konuştu. "Bu belirtilerde hemen doktora başvurun" Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye karşın giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diyerek sözlerini noktaladı.
22 Ağustos 2025 Cuma - 12:27
Muratpaşa’dan sağlıklı yaşam desteği
Antalya Muratpaşa Belediyesi’nin ücretsiz diyetisyenlik hizmeti, yalnızca obeziteyle mücadele edenlere değil; kolesterol, diyabet, tiroid ve tansiyon gibi kronik rahatsızlıkları bulunan vatandaşlara da kişiye özel hazırlanan beslenme programlarıyla sağlıklı yaşamın kapılarını aralıyor. "Sağlıklı Muratpaşa Hareketi" kapsamında sunulan hizmetten bu yıl 2 bin 336 kişi faydalandı. Daha çok kilo vermek isteyenler tarafından tercih edilen diyetisyenlik uygulamaları, kronik rahatsızlıkları bulunan hastalar tarafından da yoğun ilgi görüyor. Diyetisyenler, ilçe sakinlerinin sağlık durumlarına uygun kişiye özel diyet programları hazırlıyor ve belirli periyotlarla takiplerini gerçekleştiriyor. Belediyenin uzman diyetisyenleri yalnızca beslenme planı hazırlamakla kalmıyor. Yağ, kas, sıvı, iç yağlanma ölçümleri ve vücut kitle indeksi analizleriyle vatandaşların düzenli takibini sağlıyor. Böylece bireyler hem mevcut sağlık durumlarını yakından takip edebiliyor hem de hedeflerine uygun bir yol haritası oluşturabiliyor. Yoğun ilgi gören diyetisyenlik hizmeti, ilçe genelinde hastalıkların önlenmesine, mevcut rahatsızlıkların ilerlemesinin engellenmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına önemli katkılar sağlıyor.
22 Ağustos 2025 Cuma - 12:15
Gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaşa tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde rahatsızlanan vatandaş içen yapılan yardım çağrısı sonrası bölgelerde bulunan Sahil Güvenlik botu vatandaşı kıyıda bekleyen 112 ambulans ekibine teslim etti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder