SAĞLIK
Kütahya’ya 500 odalı hastane müjdesi 30 Nisan 2026 Perşembe - 21:57:23 AK Parti Kütahya Milletvekilleri Adil Biçer, İsmail Çağlar Bayırcı ve Mehmet Demir, TBMM’de düzenledikleri basın toplantısında Kütahya’ya yapılacak yeni hastane projesini kamuoyuyla paylaştı. Milletvekili Bayırcı, uzun süredir üzerinde çalışılan projenin onaylandığını duyurarak Kütahyalılara önemli bir sağlık yatırımı müjdesi verdi. Millekvekilleri adına açıklama yapan Bayırcı, 90 bin metrekare kapalı alana sahip olacak ve 500 odadan oluşacak hastanenin, kentin doğu yakasında Zafertepe Mahallesi karşısında yer alan Hacıazizler bölgesinde, çevre yolu kenarında inşa edileceğini açıkladı. Projenin hayata geçirilmesi için göreve geldikleri ilk günden itibaren yoğun bir çaba içerisinde olduklarını belirten Bayırcı, başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı nezdinde yürütülen görüşmelerin olumlu sonuç verdiğini ifade etti. Sağlık yatırımlarının vatandaşla doğrudan temas eden en önemli hizmet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Bayırcı, Kütahya’da sağlık alanında son yıllarda önemli gelişmeler yaşandığını vurguladı. Özellikle 2024 yılı Mart ayında hizmete açılan şehir hastanesiyle birlikte sağlık hizmetlerinin hem fiziki kapasite hem de hizmet kalitesi açısından ciddi bir seviyeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların daha konforlu ve kapsamlı sağlık hizmeti almaya başladığını ifade eden Bayırcı, buna rağmen yatırımların yeterli görülmediğini ve yeni projelerle kentin sağlık altyapısının daha da güçlendirilmesinin hedeflendiğini söyledi. "İlçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüyoruz" Yalnızca merkezde değil, ilçelerde de sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi için yoğun çalışmalar yürütüldüğünü aktaran Bayırcı, Çavdarhisar’da yapımı süren devlet hastanesinin kısa süre içerisinde hizmete açılacağını ve yaklaşık 105 milyon TL’lik bir yatırım olduğunu belirtti. Bayırcı, Domaniç’te hastanenin hizmet vermeye başladığını, Tavşanlı’da ise 75 yataklı ek hizmet binasının inşaatının devam ettiğini kaydederek, çeşitli ilçelerde sağlık merkezleri ve toplum sağlığı merkezleri projelerinin sürdüğünü de dile getirdi. Sağlık yatırımlarının yalnızca bina ve fiziki kapasiteyle sınırlı olmadığını vurgulayan Bayırcı, doktor sayısının artırılması ve hizmet kalitesinin yükseltilmesi için de yoğun girişimlerde bulunduklarını söyledi. Yapılan son atamalarla birlikte bazı ilçelerde ilk kez belirli branşlarda uzman doktor görevlendirmelerinin gerçekleştirildiğini ifade eden Bayırcı, bu gelişmenin il genelinde sağlık hizmetlerinin niteliğini artırdığını belirtti. Kütahya merkezde boşaltılan ve yıkım kararı alınan eski ek hizmet binasının yerine yapılacak projelere de değinen Bayırcı, bölgede vatandaşların poliklinik hizmeti alabileceği yeni bir sağlık kompleksi ile sağlıklı yaşam merkezi kurulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü açıkladı. Bu projelerle birlikte şehir merkezinde sağlık hizmetlerine erişimin daha da kolaylaştırılmasının hedeflendiği ifade edildi. Açıklamasının sonunda projeye katkı sunan başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere tüm yetkililere teşekkür eden Bayırcı, Kütahya’ya yönelik yatırımların artarak devam edeceğini vurguladı. Bayırcı, "Kütahya’mız için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:35 Zehra Kardaş: "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş, aşının önemine dikkat çekerek, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" dedi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı tarafından Mustafa Eraslan-Fevzi Mercan Çocuk Hastanesinde "24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası" kapsamında bir etkinlik düzenlendi. Etkinlikte, sağlıklı bireyler ve güçlü toplumlar için aşının vazgeçilmez rolüne dikkat çekildi. ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Sosyal Pediatri Bilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Zehra Kardaş yaptığı açıklamada, "Aşılar, modern tıbbın en etkili ve güvenli koruyucu sağlık uygulamalarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre aşılar sayesinde her yıl milyonlarca insan ciddi hastalıklardan korunmakta ve yaşamını sürdürmektedir. Geçmişte büyük salgınlara yol açan pek çok hastalık, aşılama programları sayesinde ya tamamen ortadan kaldırılmış ya da nadir görülür hale gelmiştir" dedi. "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir" Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Aşılar, sağlıklı bir geleceğin en güçlü teminatlarından biridir. Çocukluk çağından erişkinliğe kadar yaşamın her döneminde aşılar, bireyleri enfeksiyonlara karşı korurken aynı zamanda toplum sağlığını da güçlendirir. Özellikle bebekler, yaşlı bireyler ve kronik hastalığı olan kişiler için yaygın aşılama, koruyucu bir kalkan oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. Dr. Öğretim Üyesi Zehra Kardaş, "Ulusal aşı takvimine uygun olarak yapılan aşılar; kızamık, difteri, boğmaca ve daha birçok hastalığın önlenmesinde büyük başarı sağlamıştır. Aşılar sayesinde çocuklarımız daha sağlıklı büyümekte, hastalık yükü azalmakta ve yaşam kalitesi artmaktadır. Bu özel hafta kapsamında toplumumuzu, aşı takvimine uygun şekilde aşılarını yaptırmaya, sağlık profesyonellerinden doğru bilgi almaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden aktif şekilde yararlanmaya davet ediyoruz" diye konuştu.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:26 Aydın’da 11 ton süt ürünü imha edildi Aydın’da süt ve süt ürünlerine yönelik eş zamanlı denetimlerde mevzuata aykırı olduğu belirlenen yaklaşık 11 ton ürün imha edildi. Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde, gıda güvenilirliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla il genelinde süt ve süt ürünleri sektörüne yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimlerde, çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm aşamalarda hijyen kuralları, soğuk zincirin korunması ve izlenebilirlik şartları kontrol edildi. Yurtlar, hastaneler, okul kantinleri ve yemekhanelerde yapılan incelemelerde toplam 92 adet süt ve süt ürünü numunesi alınarak analiz sürecine gönderildi. Ekipler tarafından onaysız üretildiği tespit edilen yaklaşık 11 ton süt ürünü ise imha edildi. Uygun olmayan ürünler muhafaza altına alınırken, ilgili işletmelere 5996 sayılı Kanun kapsamında idari para cezası uygulandığı bildirildi. Konu ile ilgili Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada "Gıda güvenilirliğinin sağlanması, halk sağlığının korunması ve tüketici haklarının gözetilmesi amacıyla süt ve süt ürünleri sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin mevzuata uygun üretim yapmaları büyük önem taşımaktadır. Bu kapsamda çiğ süt temininden nihai ürüne kadar tüm süreçlerde hijyen kurallarına uyulması, soğuk zincirin kesintisiz korunması, üretim-depolama-dağıtım aşamalarında izlenebilirliğin sağlanması ve Türk Gıda Kodeksi ile ilgili mevzuata uygun üretim yapılması amacıyla İl Müdürlüğümüz kontrol görevlilerince ilimiz genelinde kapsamlı denetimler gerçekleştirilmiştir. Güvenilir gıda üretimi yalnızca işletmelerin değil, üreticiden tüketiciye tüm paydaşların ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla toplum sağlığının korunması ve güvenilir gıda arzının sürdürülebilirliği büyük önem taşımaktadır. ’Güvenilir Gıda, Sağlıklı Toplum’ ilkesiyle 81 il müdürlüğümüz kontrol görevlilerince eş zamanlı olarak başlatılan denetim ve numune alma çalışmaları kararlılıkla devam etmektedir" ifadeleri yer aldı.
30 Nisan 2026 Perşembe - 17:04 ‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 30. oturumunda, mahkeme, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren tutuklu iş insanı Adem Soytekin’in de arasında bulunduğu 15 sanığın tahliyesine karar verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 30. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki duruşma salonunda görüldü. Duruşmada verilen aradan önce cumhuriyet savcısı tarafından İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan’ın mevcut delil durumu ve tutukluluk süreleri dikkate alınarak tahliyeleri talep edildi. Tahliyeye ilişkin ara kararını açıklayan mahkeme, İBB Yazılım Koordinatörü Emrah Yüksel, İBB Veri Uzmanı İsmet Korkmaz, İBB bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz, reklamcı Yusuf Utku Şahin, reklamcı Esma Bayrak, Ekrem İmamoğlu’nun koruması Çağlar Türkmen, etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Adem Soytekin, İSPER A.Ş. çalışanı Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Şube Müdürü Fatih Özçelik, İsmail Akkaya, görevinden uzaklaştırılan Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney’in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, iş insanları Harun Cengiz Beğenmez, Mehmet Kaya’nın tahliyesine karar verdi. Diğer tutuklu sanıkların ise tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü istişare toplantılarının ilki Konya’da gerçekleştirildi
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 18:09 Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü istişare toplantılarının ilki Konya’da gerçekleştirildi Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü tarafından planlanan bölgesel istişare toplantılarının ilki Konya’da gerçekleştirildi. Konya İl Sağlık Müdürlüğü’nün ev sahipliğinde gerçekleşen toplantı, Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta’nın başkanlığında; Konya, Aksaray ve Karaman’dan il sağlık müdürleri, hastane başhekimleri ve yöneticilerin katılımıyla düzenlendi. Toplantı, İl Sağlık Müdürlerinin ve Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Dr. Hakan Usta’nın açılış konuşmasıyla başladı. Dr. Hakan Usta konuşmasında, merkez ve taşra teşkilatları arasındaki güçlü iletişimin önemine dikkat çekerek, ülke genelinde planlanan 17 bölge toplantısının ilkini Konya’da gerçekleştirmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun talimatları doğrultusunda, insan odaklı, sağlığı koruyucu ve geliştirici, kanıta dayalı sağlık hizmetlerinin güçlü bir iş birliği içerisinde sunulmasının hedeflendiğini belirtti. Usta, sağlık okuryazarlığının önemini vurgulayarak tüm mesai arkadaşlarının hizmet süreçlerinde ikinci cümle kurma dürtüsünde olarak hizmet alanın anlatılmak istenenleri tam anlamalarının sağlanmasına çaba sarf etmesini, bu anlamda da empati yapmasının önemini vurguladı. Dr. Hakan Usta, ikinci cümle söyleminin bu yıl için motto olarak her bir yönetici tarafından benimsenmesinin önemine değindi. Toplantı kapsamında çeşitli daire başkanlıkları tarafından bilgilendirme sunumları yapıldı. Sağlık Hizmetleri Daire Başkanı Uz. Dr. Pınar Koçatakan, kamu sağlık tesislerinin tescil süreçleri, normal doğum eylem planı çerçevesinde yürütülen çalışmalar, primer sezaryen oranları ve takip süreçleri hakkında bilgi verdi. Ayrıca, Preimplantasyon Genetik Tarama (PGT) uygulamaları ile pulse oksimetre cihazı kullanılarak yenidoğan konjenital kalp hastalıkları taramalarının yaygınlaştırılması konularına değinildi. Tedarik Planlama, Stok ve Lojistik Yönetimi Daire Başkanı Osman Bahçekapılı, Sağlık Market istatistikleri, ilaç ve sarf malzemelerinde stok gün süreleri ve tüketim çıkışları hakkında bilgilendirme yaptı. Etkin stok yönetiminin ve sürdürülebilir tedarik yapısının önemi vurgulandı. Finansal Analiz ve Faturalandırma Daire Başkanı Ahmet Eyüboğlu, sağlık tesislerinin mali yönetimi, gelir-gider dengesi ve finansal göstergelerin analizine ilişkin sunum yaptı. Ülke geneli ile karşılaştırmalı veriler üzerinden finansal sürdürülebilirliği sağlamak için alınacak tedbirler paylaşıldı. Yeni kurulan Biyomedikal Mühendislik Hizmetleri Daire Başkanlığı hakkında, Daire Başkanı Mustafa Arslan tarafından kapsamlı bir sunum yapıldı. Dairenin kuruluş amacı, hedefleri ve faaliyet planı katılımcılarla paylaşıldı. Konya, Aksaray ve Karaman’daki sağlık tesislerine ilişkin Yoğun Bakım Bilgi Yönetim Sistemi’nin mevcut durumu istatistiki veriler eşliğinde değerlendirildi. Sağlık Tesisleri Değerlendirme ve Geliştirme Daire Başkanı Uz. Dr. Erman Eker, 1 Haziran 2025 tarihinde yürürlüğe giren yeni sağlık tesisleri değerlendirme standartları, kurum hedef göstergeleri ve değerlendirme sistemi hakkında detaylı bilgilendirmede bulundu. Toplantı, saha yöneticilerinin görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Uzmanından uyarı: "Anne sütü obezitenin kalkanı"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 17:06 Uzmanından uyarı: "Anne sütü obezitenin kalkanı" Anne sütüyle beslenen bebeklerin açlık ve tokluk hissini tanımayı öğrenerek obeziteye karşı doğal bir direnç kazandığını vurgulayan Medican Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız, "Anne sütü obezite ile mücadelenin en güçlü kalkanıdır" dedi. Anne sütü, her yeni doğan bebeğin sağlıklı büyümesi ve gelişimi için vazgeçilmez bir besin kaynağı olmasının yanı sıra, hem bebekler hem de anneler için sağlık açısından birçok fayda sunuyor. Medicana International Ankara Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Doç. Dr. İrem Alyazıcı Küçükyıldız, emzirme konusunda toplumsal farkındalığın artması gerektiğine dikkat çekerek, anne sütünün sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Bağışıklık silahıdır Anne sütünün kadınları meme, yumurtalık ve rahim kanserlerinden koruduğunu ve bebekleri de yaşamı tehdit eden hastalıklardan önemli ölçüde koruduğunu vurgulayan Doç. Dr. Küçükyıldız, bu hastalıklara dair şu bilgileri paylaştı: "Anne sütü, bebeğin ilk aşısıdır; onu ishalden zatürreye, menenjitten sepsise kadar birçok ölümcül enfeksiyona karşı korur. Sadece besin değil, tam bir bağışıklık silahıdır. Her damlasında hastalıklara karşı savaşan yüzlerce koruyucu madde taşır. Anne sütüyle beslenen bebeklerde solunum yolu ve sindirim sistemi enfeksiyonlarına yakalanma riski ciddi oranda azalır." "Anne sütü, obezitenin en etkili kalkanıdır" Küresel bir sağlık sorunu olan obezite ile emzirme arasındaki bağlantıya değinen Küçükyıldız, emzirmenin çocukluk çağı obezitesine karşı güçlü bir koruyucu olduğunu söyleyerek "Her yıl 4,6 milyon çocukta obezite anne sütü sayesinde önlenebiliyor. Anne sütü ile beslenen bebekler, doyduklarında emmeyi kendiliğinden bırakır. Bu durum, bebeğin açlık ve tokluk sinyallerini tanımasını sağlar ve ileride aşırı yemeye eğilimli olma riskini azaltır. Ayrıca anne sütünde leptin ve adiponektin hormonları bulunur. Bu hormonlar, vücuttaki yağ miktarını düzenlemeye ve açlık-tokluk hissini kontrol etmeye yardımcı olur.Anne sütündeki leptin ve adiponektin de bebeğin enerji dengesini sağlamasına ve sağlıklı kilo gelişimine destek olur. Bu etkileri ile anne sütü, obezitenin en etkili kalkanıdır" ifadelerini kullandı. Akademik başarıda da etken Anne sütünün sadece fiziksel değil, zihinsel gelişim üzerinde de büyük etkisi olduğunu ifade eden Küçükyıldız, Oxford Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına değinerek şu bilgileri paylaştı: "En az bir yıl boyunca emzirilen çocukların, ileriki eğitim hayatlarında daha başarılı oldukları ortaya kondu. Bu çocukların sınavlardan yüksek not alma ihtimali, emzirilmeyen çocuklara göre yüzde 38 daha fazla."
Otizmli çocuklar UMKE gönüllüleri ile buluştu
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 16:23 Otizmli çocuklar UMKE gönüllüleri ile buluştu Afyonkarahisar’da Ulusal UMKE Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, otizmli çocuklar, UMKE gönüllüleriyle bir araya gelerek afet farkındalığı eğitimi aldı. Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) Haftası etkinlikleri kapsamında, İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ün öncülüğünde özel bir program düzenlendi. Programda, otizmli bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımının desteklenmesi ve afet dönemlerinde incinebilir gruplar olarak tanımlanan bireylere yönelik farkındalığın artırılması hedeflendi. Otizmli çocuklar, UMKE personeline karanfil takdim etti. Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. İlker Ahmet Çınar ve UMKE Birimi koordinasyonunda gerçekleşen etkinlikte, otizmli çocuklar UMKE Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu’nda (ASHİ) gönüllülerle bir araya geldi. Program çerçevesinde UMKE gönüllüleri tarafından çocuklara yönelik Afet Farkındalık Eğitimi düzenlendi; UMKE’nin görevleri ve 112 Acil Sağlık sistemine ilişkin tanıtımlar yapıldı. Etkinliğe katılan otizmli bireyler, bir günlüğüne sembolik olarak UMKE gönüllüsü oldular. Katılımcı çocuklar, UMKE personeline karanfil takdim ederek gönüllülere emeklerinden ötürü teşekkür etti. Bu anlamlı etkinlik, UMKE Haftası için özel olarak hazırlanan pastanın kesilmesiyle son buldu. Otizmli bireylerin acil durum ve afet bilinci kazanmasına katkı sunan bu buluşma, hem toplumsal farkındalığı artırdı hem de gönüllülük ruhuna güçlü bir örnek teşkil etti.
Kalp ve bağışıklık sistemi dostu: ‘Üzüm’
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:46 Kalp ve bağışıklık sistemi dostu: ‘Üzüm’ Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, üzümün uzun süreli tüketiminin birçok faydası olduğunu söyleyerek, "Dengeli tüketilen üzüm, kalp sağlığını destekler ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir" dedi. Her çeşit üzümün aromasının kendine has olduğunu söyleyen Diyetisyen Betül Merd, "Üzüm yaz mevsimiyle birlikte manav tezgâhlarını renklendiren, çocukluğumuzun bağ bozumlarını hatırlatan bir meyve; hem sofralara hem de sağlığa bereket getirir. Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan bu kıymetli meyve, sadece lezzetiyle değil, vücuda sağladığı faydalarla dikkat çekiyor. Üzüm, ince kabuklu ve sulu yapısıyla tatlı bir meyvedir. Asmanın meyvesi olarak üzüm, sıcak ve güneşli iklimlerde gelişir. Bu nedenle yaz aylarının en olgun hallerinde toplanır. Beyaz, siyah, kırmızı, mor gibi pek çok rengi vardır ve her bir çeşidinin aroması kendine hastır. Tatlılığı doğal şekerlerden gelir. Bu nedenle hem enerji verir hem de damakları tatlandırır. Türkiye, üzüm yetiştiriciliğinde dünyada sayılı ülkeler arasındadır. Ege Bölgesi başta olmak üzere Manisa, Denizli, İzmir gibi iller hem sofralık hem kurutmalık üzüm üretiminde ön plandadır. Sıcak iklim isteyen üzüm, aynı zamanda Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de verimli şekilde yetiştirilebilir. Üzüm çok sayıda alt türe sahiptir ve kullanım amaçlarına göre gruplandırılır: Sofralık üzümler, kurutmalık üzümler ve şaraplık üzümler" dedi. "Her bir türün içerdiği antioksidan ve şeker miktarı farklılık gösterebilir" Merd, üzümün su oranı yüksek olduğu için enerji veren bir meyve olduğunu söyleyerek, "Her bir türün içerdiği antioksidan ve şeker miktarı farklılık gösterebilir. Özellikle koyu renkli üzümler, fenolik bileşenler açısından daha zengindir. Üzümün besin değeri nasıldır dersek; üzüm, su oranı yüksek ve doğal şeker içeriği nedeniyle enerji veren bir meyvedir. 100 gram taze üzüm yaklaşık 70-80 kilokalori içerir. Bunun yanında C vitamini, K vitamini, B6 vitamini, potasyum, bakır, manganez gibi mineraller, resveratrol ve flavonoidler gibi antioksidan bileşenler açısından da zengindir. Resveratrol, üzümün özellikle kabuğunda bulunan bir birleşiktir ve son yıllarda kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileriyle öne çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. "Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir" Dengeli tüketimde üzümün kalp ve sindirim sistemini destekleyeceğini söyleyen Merd, "Uzun süreli ve dengeli tüketimde üzümün şu faydalarından söz etmek mümkündür. Kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Sindirim sistemini destekler, kabızlığa karşı faydalı olabilir. Cilt sağlığına katkı sağlar, özellikle çekirdekli türlerde anti-aging etkiler gözlenebilir. Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir. Ancak bu faydaları görmek için üzümü işlenmemiş ve doğal haliyle tüketmek gerekir. Paketli meyve suları veya üzüm şekerlemeleri aynı faydayı sağlamaz. Üzüm tüketiminde nelere dikkat edilmeli dersek de; üzüm sağlıklı bir meyvedir ama porsiyon kontrolü çok önemlidir. Özellikle insülin direnci, diyabet ya da kilo kontrolü hedefi olan bireylerde aşırı tüketimi önerilmez. Taze üzüm için bir porsiyon yaklaşık 15-20 tane (bir küçük salkım) olarak düşünülebilir. Kuru üzüm ise yoğun şeker içerdiğinden bir yemek kaşığı kadar ile sınırlandırılmalıdır. Üzümü yanında çiğ badem ya da yoğurt gibi protein içeren gıdalarla birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağlar" dedi.
Kalp ve bağışıklık sistemi dostu: ‘Üzüm’
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:36 Kalp ve bağışıklık sistemi dostu: ‘Üzüm’ Memorial Kayseri Hastanesi Uzman Diyetisyeni Betül Merd, üzümün uzun süreli tüketiminin birçok faydası olduğunu söyleyerek, "Dengeli tüketilen üzüm, kalp sağlığını destekler ve kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir" dedi. Her bir çeşit üzümün aromasının kendine has olduğunu söyleyen Betül Merd, "Üzüm Yaz mevsimiyle birlikte manav tezgâhlarını renklendiren, çocukluğumuzun bağ bozumlarını hatırlatan bir meyve; hem sofralara hem de sağlığa bereket getirir. Tarihi binlerce yıl öncesine uzanan bu kıymetli meyve, sadece lezzetiyle değil, vücuda sağladığı faydalarla da dikkat çekiyor. Üzüm, ince kabuklu ve sulu yapısıyla tatlı bir meyvedir. Asmanın meyvesi olarak üzüm, sıcak ve güneşli iklimlerde gelişir, bu nedenle yaz aylarının en olgun hallerinde toplanır. Beyaz, siyah, kırmızı, mor gibi pek çok rengi vardır ve her bir çeşidinin aroması kendine hastır. Tatlılığı doğal şekerlerden gelir; bu nedenle hem enerji verir hem de damakları tatlandırır. Türkiye, üzüm yetiştiriciliğinde dünyada sayılı ülkeler arasındadır. Ege Bölgesi başta olmak üzere Manisa, Denizli, İzmir gibi iller hem sofralık hem kurutmalık üzüm üretiminde ön plandadır. Sıcak iklim isteyen üzüm, aynı zamanda Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de verimli şekilde yetiştirilebilir. Üzüm çok sayıda alt türe sahiptir ve kullanım amaçlarına göre gruplandırılır: Sofralık üzümler, kurutmalık üzümler ve şaraplık üzümler" dedi. "Her bir türün içerdiği antioksidan ve şeker miktarı farklılık gösterebilir" Merd, üzümün su oranı yüksek olduğu için enerji veren bir meyve olduğunu söyleyerek, "Her bir türün içerdiği antioksidan ve şeker miktarı farklılık gösterebilir. Özellikle koyu renkli üzümler, fenolik bileşenler açısından daha zengindir. Üzümün besin değeri nasıldır dersek; üzüm, su oranı yüksek ve doğal şeker içeriği nedeniyle enerji veren bir meyvedir. 100 gram taze üzüm yaklaşık 70-80 kcal içerir. Bunun yanında: C vitamini, K vitamini, B6 vitamini Potasyum, bakır, manganez gibi mineraller, Resveratrol ve flavonoidler gibi antioksidan bileşenler açısından da zengindir. Resveratrol, üzümün özellikle kabuğunda bulunan bir birleşiktir ve son yıllarda kalp sağlığı üzerindeki olumlu etkileriyle öne çıkmaktadır" ifadelerini kullandı. "Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir" Dengeli tüketimde üzümün kalp ve sindirim sistemini destekleyeceğini söyleyen Merd, "Uzun süreli ve dengeli tüketimde üzümün şu faydalarından söz etmek mümkündür: Kalp sağlığını destekler, kan basıncını düzenlemeye yardımcı olabilir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Sindirim sistemini destekler, kabızlığa karşı faydalı olabilir. Cilt sağlığına katkı sağlar, özellikle çekirdekli türlerde anti-aging etkiler gözlenebilir. Enerji verir, yorgunluk hissini azaltabilir. Ancak bu faydaları görmek için üzümü işlenmemiş ve doğal haliyle tüketmek gerekir. Paketli meyve suları veya üzüm şekerlemeleri aynı faydayı sağlamaz. Üzüm tüketiminde nelere dikkat edilmeli dersek de; üzüm sağlıklı bir meyvedir ama porsiyon kontrolü çok önemlidir. Özellikle insülin direnci, diyabet ya da kilo kontrolü hedefi olan bireylerde aşırı tüketimi önerilmez. Taze üzüm için bir porsiyon yaklaşık 15-20 tane (bir küçük salkım) olarak düşünülebilir. Kuru üzüm ise yoğun şeker içerdiğinden, 1 yemek kaşığı kadar ile sınırlandırılmalıdır. Üzümü yanında çiğ badem ya da yoğurt gibi protein içeren gıdalarla birlikte tüketmek, kan şekerinin daha dengeli seyretmesini sağlar" dedi. (EK-AG-
Yaz halsizliği mi vitamin eksikliği mi?
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:31 Yaz halsizliği mi vitamin eksikliği mi? Beslenme düzeninin bozulduğu, öğünlerin atlandığı yaz aylarında "mevsimsel yorgunluk" sanılan durumların altında ciddi eksikliklerin olabileceğine dikkat çeken Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, şikâyetlerin devamı halinde mutlaka bir uzman desteği alınmasını önerdi. Yaz mevsiminde halsizlik ve yorgunluk hissinin sadece sıcak havalardan kaynaklanmadığını belirten Acıbadem Eskişehir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, bu dönemdeki beslenme alışkanlıklarının vitamin ve mineral eksikliklerine yol açabileceğini söyledi. Sıvı kaybına bağlı öğün atlama, soğuk içeceklerle beslenmenin geçiştirilmesi ya da yeterince dengeli beslenememe gibi nedenlerle vücudun bazı önemli yapıtaşlarını kaybettiğine dikkat çeken Diyetisyen Erden, bu tabloya halsizlik ve yorgunluğun da eklendiğini ifade etti. Yaz aylarında et, yumurta gibi demir açısından zengin besinlerin yeterince tüketilmemesi ile birlikte çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin öğünlerle birlikte alınmasının demir emilimini bozduğunu vurgulayan Diyetisyen Erden, bu durumun yorgunluk ve halsizlik şikayetlerini artırabildiğini kaydetti. B12 vitamini eksikliğinin de benzer şekilde yorgunluğa yol açtığını belirten Diyetisyen Erden, özellikle sebze-meyve ağırlıklı yaz beslenme tarzının B12 alımını kısıtlayabildiğini, bunun da hafıza problemleri, karıncalanma, uyuşma gibi nörolojik belirtilere neden olabildiğini söyledi. "Hayvansal gıdaları ihmal etmeyin" B12 vitamininin DNA yapımında rol aldığını ifade eden Diyetisyen Erden "Eksikliğinde kafa karışıklığı, çabuk unutma, uyuşma, karıncalanma gibi belirtilerin yanında en başta yorgunluğa sebep olur. B12 çoğunlukla hayvansal gıdalarda bulunur. Yaz aylarının gelmesiyle beraber sebze meyve ağırlıklı beslenmek B12 alımının yetersizliğine sebep olabilir. Bu da doğrudan halsizlikle ilişkilidir" diye konuştu. "Folik asit eksikliği alkolle artıyor" Tatillerle birlikte artan alkol tüketiminin vücutta folik asit düzeylerini düşürdüğünü belirten Diyetisyen Erden, folik asidin kırmızı kan hücrelerinin üretiminde görevli olduğunu ve eksikliğinde kansızlıkla beraber halsizlik görülebildiğini ifade etti. Yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller ve yumurtanın düzenli tüketilmesinin bu eksikliği önlemeye yardımcı olacağını söyledi. "En önemli D vitamini kaynağı güneş ışınları" Yağda çözünebilen ve vücutta depolanan bir vitamin olan D vitaminin kemik metabolizması için alınması gerektiğini ve vücudun bağışıklığında önemli bir rol oynadığını dile getiren Diyetisyen Erden "En önemli kaynağı güneş ışınlarıdır. Bitkisel ve hayvansal gıdalardan da sağlanabilen D vitamini, eksikliği en sık görülen vitaminlerdendir. D vitamini eksikliği olanlarda yorgunluk, halsizlik ve kas ağrıları önemli belirtiler olarak sayılabilir" dedi. "Terleme mineralleri de götürüyor" Yaz aylarında artan terlemeyle birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi minerallerin kaybının da yorgunluk sebebi olduğunu anlatan Diyetisyen Erden, potasyum eksikliğinde kas ağrıları, kramplar; sodyum eksikliğinde ise aşırı su tüketimiyle beraber halsizlik, yorgunluk görülebileceğini belirtti. Sodyum eksikliğinin yetersiz tuz alımı, tuz almadan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, kusma ve terlemeye bağlı olarak vücuttan tuz kaybedilmesi gibi nedenlerle ortaya çıktığını sözlerine ekledi. Yüksek sıcaklık ve alkolün magnezyum kaybını artırarak enerji üretimini aksattığına değinen Diyetisyen Erden, şiddetli magnezyum eksikliğinde kas krampları, uyuşma, dikkatte azalma gibi belirtilerin de ortaya çıktığını söyledi. Bu eksikliklerin mutlaka beslenme yoluyla giderilmesini tavsiye etti.
Söke Belediyesi’nden haşerelere karşı "Nokta Atışı" mücadele
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 14:12 Söke Belediyesi’nden haşerelere karşı "Nokta Atışı" mücadele Söke Belediyesi, halk sağlığını korumaya yönelik ilaçlama çalışmalarını ilçe genelinde aralıksız sürdürüyor. Özellikle yaz aylarında artış gösteren sivrisinek, kene ve pire gibi haşerelere karşı etkili bir mücadele yürüten Söke Belediyesi İlaçlama Ekibi, mahalle mahalle uygulama yapıyor. Bu kapsamda Sazlı Mahallesi’nde de kapsamlı bir uygulama gerçekleştirdi. İlçe merkezi başta olmak üzere çevre mahallelerde de titizlikle yürütülen ilaçlama çalışmalarında evlerin bahçelerinden rögar kapaklarına, fosseptik alanlardan açık su birikintilerine kadar birçok noktada ilaçlama yapıldı. Foseptiği bulunan hanelere özel mücadele ilaçları da bırakılarak, vatandaşların bu sürece aktif olarak katılması sağlandı. Söke Belediyesi Veterinerlik İşleri Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, haşereyle mücadelenin ancak vatandaşların duyarlılığı ile etkili olabileceğine dikkat çekildi. Açıklamada, "Sinek ve haşere üreme noktalarını birlikte yok edebiliriz. Eski lastikler, bahçede bırakılan atıl araç ve makineler, saksı altları gibi birçok yer potansiyel üreme alanı oluşturabiliyor. Bu konuda vatandaşlarımızın göstereceği hassasiyet büyük önem taşıyor" denildi. Söke Belediyesi, ilaçlama çalışmalarını planlı bir şekilde sürdürerek, hem merkezde hem de çevre mahallelerde halk sağlığını tehdit eden unsurları en aza indirmeyi hedefliyor.
Trafik kazası hayatını kurtardı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:28 Trafik kazası hayatını kurtardı Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde trafik kazası sonrası tedavi gören 25 yaşındaki Savaş Levent’in akciğerinde, ALKÜ Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin tarafından köpek tenyası kisti tespit edildi. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen başarılı ameliyatla hasta sağlığına kavuştu. Alanya’da bir trafik kazası geçiren 25 yaşındaki Savaş Levent isimli vatandaş Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi altına alındı. Trafik kazası sonrası acil serviste yapılan muayene, tetkik ve görüntülemeler sonucunda hasta; hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin’e yönlendirildi. Hastayı yerinde değerlendiren Dr. Öğr. Üyesi Keskin, akciğer görüntülemelerinde halk arasında "köpek tenyası kisti" olarak bilinen kist hidatik bulgusuna rastladı. Hayvandan insana geçen ve tedavi edilmediğinde ölümle sonuçlanabilen bu ciddi enfeksiyon hakkında Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin tarafından hasta bilgilendirilerek onayı alındı. Bir hafta içerisinde operasyon planlandı ve kapalı (VATS) yöntemle başarılı bir cerrahi müdahale gerçekleştirildi. Hasta, başarılı operasyon sonrası sağlığına kavuştu. Tesadüfen tespit edilen hastalıktan kurtuldu Operasyon sonrası hastayı yerinde ziyaret eden Dr. Öğr. Üyesi Hilmi Keskin, hastanın durumuna ilişkin şu bilgileri verdi: "Hastamızın travma sonrası çekilen görüntülemelerinde akciğerinde kist hidatik tespit ettik. Kapalı cerrahi yöntemiyle 1 hafta içerisinde operasyonu gerçekleştirdik. Ameliyatın ardından hastamız ilk günden itibaren rahat nefes alıyor, hareketlerini zorlanmadan yapabiliyor. Ağrılarının yüzde 90’ı geçti. Kapalı yöntem hem kesi boyutu hem de konfor açısından hastaya büyük avantaj sağlıyor. Travma sonrası tesadüfen tespit edilen, ölümcül olabilecek bu hastalığı başarılı bir ameliyatla tedavi ederek hastamızı sağlığına kavuşturduk." ifadelerini kullandı.
Dr. Egemen İşgören: "Beslenmenize dikkat etmezseniz böbrek taşı kaçınılmaz olabilir"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:21 Dr. Egemen İşgören: "Beslenmenize dikkat etmezseniz böbrek taşı kaçınılmaz olabilir" Üroloji Uzmanı Op. Dr. Egemen İşgören, sıcak havalarda terleme nedeniyle artan sıvı kaybının böbrek taşı oluşumuna zemin hazırladığını belirterek, yaz aylarında bol su tüketilmesi, tuzdan uzak durulması ve hareketli bir yaşam tarzı benimsenmesi gerektiğini söyledi. Yaz aylarında terleme ile kaybedilen sıvının yeterince yerine konmaması durumunda idrarın daha yoğun hale geldiğini söyleyen Memorial Antalya Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Egemen İşgören, bunun böbrek taşı oluşum riskini artırdığını vurguladı. İşgören, "İdrarda çözünen minerallerin kristalleşmesiyle taş oluşumu başlar. D vitamini üretimindeki artış da bazı kişilerde kalsiyum metabolizmasını etkileyerek riski yükseltir" dedi. Böbrek taşı riskini artıran faktörler Böbrek taşı riskini artıran faktörler arasında ailede taş öyküsü bulunması, yetersiz sıvı tüketimi, aşırı tuzlu ve protein ağırlıklı beslenme, hareketsizlik, obezite, diyabet ve gut hastalığı gibi rahatsızlıklar olduğunu belirten Dr. İşgören, özellikle yaz aylarında dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Taş oluşumuna karşı alınabilecek basit önlemlere de değinen Dr. İşgören, bol su tüketiminin önemine dikkat çekerek, "Günde en az 2,5–3 litre su içilmelidir. İdrarın açık renkli olması, yeterli sıvı alındığını gösterir. Tuz tüketimini azaltın. Çünkü fazla tuz, vücutta kalsiyum atılımını artırarak taş oluşumunu kolaylaştırır. Dengeli beslenmeye özen gösterin. Oksalat içeren ıspanak, çikolata ve çay gibi gıdalar aşırı tüketilmemelidir. Hayvansal protein alımını sınırlayın; özellikle kırmızı et, ürik asit taşı oluşumuna neden olabilir. Asitli ve şekerli içeceklerden uzak durun; bunlar yerine limonlu su ya da maden suyu tercih edilmelidir. Ayrıca hareketli bir yaşam tarzı benimseyin ve idrarınızı uzun süre tutmaktan kaçının. Hareketsizlik, böbrek taşlarının vücuttan atılmasını zorlaştırırken, idrarı tutmak da enfeksiyon riskini artırır" ifadelerini kullandı. Bu belirtiler varsa mutlaka üroloji uzmanına başvurun Göğüs ağrısı, idrarda kan, sık idrara çıkma, mide bulantısı ve ateş gibi belirtilerin böbrek taşı veya enfeksiyon habercisi olabileceğini ifade eden Dr. İşgören, bu durumda mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.
Rize’deki sistem ‘hastaneye yalnız gelen hastaların’ yüzünü güldürdü
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 13:05 Rize’deki sistem ‘hastaneye yalnız gelen hastaların’ yüzünü güldürdü Rize’de uygulanmaya başlanan ‘Hasta Karşılama ve Yönlendirme’ birimi meyvelerini vermeye başladı. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hastalara yardımcı olması adına ‘Hasta karşılama ve yönlendirme’ birimi kuruldu. İhtiyacı olan hastaları kapıda karşılayan birim, ilk muayeneden son muayeneye kadar hastalara refakat ederek onlara yardımcı olmaya başladı. Bu durum ise belli bir yaşın üzerinde olup hastaneye yalnız gitmek zorunda olan vatandaşlarında yüzünü güldürdü. Hasta karşılama ve yönlendirme birimini gördükten sonra artık hiç kimseye ihtiyaç duymadan hastaneye gelebileceğini dile getiren Meryem Karali Ceylan isimli vatandaş "Bir gün önce rahatsızlanmıştım hastaneye dahiliye uzmanına muayene olmak için geldim, çok kalabalıktı. Sıra gelene kadar kalbim ağrımaya başladı. O sırada aile hekiminin olduğunu söylediler. Aile hekimine girdim. Aile hekimi Dr. Mehmet İrşad Kuraç vardı, onu gördüm iyileştim ben zaten. Çok merhametli bir insan. Beni hasta karşılama ekibinde görevli kızımla beraber hastanedeki tüm işlemlerimi yaptım. Kalp filmlerim, ciğer, dalak filmlerim hepsini beraber çektirdik. Doktorum da benle çok ilgilendi. Bundan sonra hastaneye yalnız da gelebilirim. Hasta karşılamadaki arkadaşlar tüm işlerimizi hallediyor. Bu hastalık bende yıllardır vardı, ilk defa bu kadar rahatım. Ben daha kimseye yalvarmıyorum benle hastaneye gel diye. Her katta hasta karşılama var ilgileniyorlar hepsinden Allah razı olsun" ifadelerini kullandı. Meryem Karali Ceylan’a hastaneye müracaat ettiği gün refakat eden hasta karşılama personeli Mine Yılmaz ise "Hastanemize gelen hastalarımızı güler yüzle karşılayıp onları hastane işlemlerinde yardımcı olup röntgen, EKG gibi işlerini kolaylaştıracak şekilde yardımcı olup hastanemizden güler yüzle ayrılmalarına yardımcı oluyoruz. Hastamız geldi, işlemlerini kendi başına halledemeyeceğini yardımcı olmamızı söyledi. Hastamızı aldık kardiyolojiye sevk ettiler. Kardiyoloji doktoruna götürdük. EKG ve röntgenini çektirdik sonrasında kardiyoloji doktoruna tekrar muayene ettirdikten sonra aile hekimine teslim ettik. Teyzemizin yardım ettikten sonra fiziksel olarak iyileştiğini gördük. Güler yüzle karşılandığı ve yardım edildiği için pozitif yönde etkileşim oldu. Güler yüzlü davranarak her şey çözülebilir siz iyi giderseniz karşı taraf ne kadar negatif olsa da sizin pozitifliğinizle kendini duraksatıyor ve bu beni dinliyor diyerek bir şekilde iletişim kurulabiliyor" dedi. Aile hekimi Dr. Mehmet İrşad Kuraç ise, uygulanan tedavi sürecini anlatarak "Burada en önemsediğimiz teyzemiz geldi rahatsızlıklarında bahsetti. Medikal tedaviden önce sosyal yönden destek olmak teyzeyi daha iyi hissettirdi ve iyi etti. Biz bunun önemini aile hekimliğinde hep vurgulamaya çalışıyoruz. İyileşme yolundaki en önemli hadiselerden biri hastanemiz ilgili personeller teyzeye destek olmasaydı. O noktada teyzedeki en önemli dokunuş sosyal yönden destelemekti bizde onu yapmaya çalıştık. Maşallah teyzemizin bu şeklide iyi gelmesi bizim mutluluk kaynağımız zaten. Emeği geçen herkese ve ilgili personellere teşekkür ediyoruz" şeklinde konuştu.