SAĞLIK
MEAH’ta "Kalp Sağlığı" seferberliği 01 Mayıs 2026 Cuma - 11:37:50 Kalp Sağlığı Haftası etkinlikleri kapsamında Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, anlamlı bir farkındalık çalışmasına ev sahipliği yaptı. Kardiyoloji Poliklinikleri önünde gerçekleştirilen etkinlikte, vatandaşlara kalp sağlığının önemi uygulamalı olarak anlatıldı. Hastanenin Eğitim Birimi koordinasyonunda düzenlenen etkinlikte, Hemşirelik Fakültesi Hemşirelik Bölümü öğrencileri görev aldı. Kurulan stantta gün boyunca vatandaşların tansiyon ölçümlerini gerçekleştiren öğrenciler, kalp sağlığına yönelik hayati uyarılar yaparak farkındalık oluşturdu. Gerçekleştirilen çalışmaya hastane yönetimi ve alanında uzman hekimler de tam kadro destek verdi. Farkındalık etkinliğine katılan; Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. Ercan Saruhan, Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Emine Gönül Korkmaz ve yardımcıları, Kardiyoloji Uzmanları Prof. Dr. Özcan Başaran ve Prof. Dr. İbrahim Altun tansiyonlarını ölçtürerek etkinliğin önemine dikkat çektiler. Etkinliğin odak noktasını oluşturan "Kalp sağlığınızı korumak ellerinizde" sloganıyla, kalp hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir ve kontrol altına alınabilir olduğu mesajı verildi. Sadece tansiyon ölçümüyle sınırlı kalmayan farkındalık çalışmasında, vatandaşlara sağlıklı beslenme alışkanlıklarının kazanılması ve fiziksel aktivitenin artırılmasının önemi anlatıldı. Uzmanlar eşliğinde dağıtılan bilgilendirici broşürlerle, kalp dostu bir yaşam için atılması gereken adımlar detaylandırıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, toplumsal farkındalık adına önemli bir adım olarak kayda geçti.
Diyarbakır Çocuk Hastanesi’nde akşam poliklinik hizmetiyle acil yoğunluğu azaldı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:32 Diyarbakır Çocuk Hastanesi’nde akşam poliklinik hizmetiyle acil yoğunluğu azaldı Diyarbakır Çocuk Hastanesi, yaklaşık 6 ay önce başlattığı akşam poliklinik hizmetleriyle, hem gündüz randevu bulmakta zorlanan vatandaşlara çözüm sunuyor, hem de acil servisteki yoğunluğu önemli ölçüde azaltıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Atilla Özvurmaz, yürütülen hizmetin amacının özellikle yeşil alan hastalarının acil servise başvurmasının önüne geçmek ve bu hastaların daha kaliteli bir poliklinik hizmeti almasını sağlamak olduğunu belirtti. Yalnızca genel çocuk poliklinikleri değil, aynı zamanda çocuk nörolojisi, gastroenteroloji, alerji ve kulak burun boğaz (KBB) gibi yan dal branşlarında da belirli günlerde ek mesai kapsamında hizmet verildiği bilgisi paylaşıldı. Bu uygulamayla çocuk acil hastanesinde kırmızı ve sarı alan hastalarına daha hızlı müdahale imkanı sağlandığı ve acil servis üzerindeki yükün hafifletildiği vurgulandı. Akşam saatlerinde verilen bu hizmet sayesinde, vatandaşlar randevu bulmakta zorlanmadan çocuklarının sağlık kontrollerini rahatlıkla yaptırabiliyor. Dr. Özvurmaz, çocuk hastanesinde yaklaşık 6 ay önce ek mesai poliklinik hizmeti vermeye başladıklarını ve bu hizmeti sürdürdüklerini aktardı. Özvurmaz, "Özellikle gündüz poliklinik hizmetlerini aksatmamak adına, gündüz MHRS üzerinden randevu almakta zorlanan vatandaşlarımız ile gündüz poliklinik hizmetine ulaşamayan ebeveynlerin bu hizmetten yararlanabilmesini sağlamak amacıyla bu uygulamayı başlattık. Aynı zamanda, acil servise başvuran yeşil alan hastalarının yoğunluğunu azaltmak da bu hizmetin önemli hedeflerinden biridir. Çocuk hastanemizde; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları, Çocuk Nörolojisi, Çocuk Gastroenterolojisi, Çocuk Alerji ve Çocuk Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanları tarafından yaklaşık 6 aydır 18.00 ile 22.00 saatleri arasında ek mesai hizmeti verilmektedir. Gündüz poliklinik hizmetinden yararlanamayan vatandaşlarımız, bu şekilde akşam saatlerinde bize ulaşabilmektedir. Gündüz yapılan bütün hizmetler, eksiksiz şekilde akşam mesai saatleri içinde de verilmeye devam etmektedir" dedi. Bu uygulama sayesinde, özellikle acil hizmete ulaşmakta zorlanan ve sıra bekleyen vatandaşlarımız için önemli bir kolaylık sağlandığını ifade eden Dr. Özvurmaz, "Kırmızı ve sarı alan hastalarının daha hızlı hizmet alabilmesi için, yeşil alan hastalarının polikliniklere yönlendirilmesiyle acil servisin iş yükü azaltılmıştır. Böylece vatandaşlarımız hem daha kaliteli bir sağlık hizmeti almakta hem de acil servis rahatlatılmaktadır. Özellikle Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak haftanın 7 günü ek mesai hizmeti verilmektedir. İlgili yan dal branşlarımız ise belirli günlerde bu hizmete dahil olmaktadır. Ayrıca hafta sonları da 13.00-15.00 ve 18.00-22.00 saatleri arasında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğimiz açık olup, hizmet vermeye devam etmektedir" diye konuştu.
Diyarbakır Çocuk Hastanesi’nde akşam poliklinik hizmetiyle acil yoğunluğu azaldı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:23 Diyarbakır Çocuk Hastanesi’nde akşam poliklinik hizmetiyle acil yoğunluğu azaldı Diyarbakır Çocuk Hastanesi, yaklaşık 6 ay önce başlattığı akşam poliklinik hizmetleriyle hem gündüz randevu bulmakta zorlanan vatandaşlara çözüm sunuyor, hem de acil servisteki yoğunluğu önemli ölçüde azaltıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Atilla Özvurmaz, yürütülen hizmetin amacının özellikle yeşil alan hastalarının acil servise başvurmasının önüne geçmek ve bu hastaların daha kaliteli bir poliklinik hizmeti almasını sağlamak olduğunu belirtti. Yalnızca genel çocuk poliklinikleri değil, aynı zamanda çocuk nörolojisi, gastroenteroloji, alerji ve kulak burun boğaz (KBB) gibi yan dal branşlarında da belirli günlerde ek mesai kapsamında hizmet verildiği bilgisi paylaşıldı. Bu uygulamayla Çocuk Acil Hastanesinde kırmızı ve sarı alan hastalarına daha hızlı müdahale imkanı sağlandığı ve acil servis üzerindeki yükün hafifletildiği vurgulandı. Akşam saatlerinde verilen bu hizmet sayesinde, vatandaşlar randevu bulmakta zorlanmadan çocuklarının sağlık kontrollerini rahatlıkla yaptırabiliyor. Dr. Özvurmaz, Çocuk Hastanesinde yaklaşık 6 ay önce ek mesai poliklinik hizmeti vermeye başladıklarını ve bu hizmeti sürdürdüklerini aktardı. Özvurmaz, "Özellikle gündüz poliklinik hizmetlerini aksatmamak adına, gündüz MHRS üzerinden randevu almakta zorlanan vatandaşlarımız ile gündüz poliklinik hizmetine ulaşamayan ebeveynlerin bu hizmetten yararlanabilmesini sağlamak amacıyla bu uygulamayı başlattık. Aynı zamanda, acil servise başvuran yeşil alan hastalarının yoğunluğunu azaltmak da bu hizmetin önemli hedeflerinden biridir. Çocuk Hastanemizde; Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanları, Çocuk Nörolojisi, Çocuk Gastroenterolojisi, Çocuk Alerji ve Çocuk Kulak Burun Boğaz (KBB) uzmanları tarafından yaklaşık 6 aydır 18.00 ile 22.00 saatleri arasında ek mesai hizmeti verilmektedir. Gündüz poliklinik hizmetinden yararlanamayan vatandaşlarımız, bu şekilde akşam saatlerinde bize ulaşabilmektedir. Gündüz yapılan bütün hizmetler, eksiksiz şekilde akşam mesai saatleri içinde de verilmeye devam etmektedir" dedi. Bu uygulama sayesinde, özellikle acil hizmete ulaşmakta zorlanan ve sıra bekleyen vatandaşlarımız için önemli bir kolaylık sağlandığını ifade eden Dr. Özvurmaz, "Kırmızı ve sarı alan hastalarının daha hızlı hizmet alabilmesi için, yeşil alan hastalarının polikliniklere yönlendirilmesiyle acil servisin iş yükü azaltılmıştır. Böylece vatandaşlarımız hem daha kaliteli bir sağlık hizmeti almakta hem de acil servis rahatlatılmaktadır. Özellikle Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olarak haftanın 7 günü ek mesai hizmeti verilmektedir. İlgili yan dal branşlarımız ise belirli günlerde bu hizmete dahil olmaktadır. Ayrıca hafta sonları da 13.00-15.00 ve 18.00-22.00 saatleri arasında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniğimiz açık olup, hizmet vermeye devam etmektedir" diye konuştu. (MAK-RK-Y)
"Hareketsizlik karaciğer yağlanmasını tetikliyor"
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:12 "Hareketsizlik karaciğer yağlanmasını tetikliyor" Karaciğer yağlanmasının nedenlerine dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Deniz Göktürk, "Aşırı kalorili ve yağlı beslenme, obezite, tip 2 diyabet, insülin direnci, yüksek kolesterol, aşırı alkol tüketimi ve bazı ilaçlar karaciğer yağlanmasına yol açabilir. Rafine şeker, doymuş ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir. Gereksiz ilaç kullanımından kaçınmalı, düzenli sağlık kontrolleriyle karaciğer hasarının ilerlemesi önlenmelidir" dedi. Vücutta toksinlerin zararsız hale getirilmesinden kan şekerinin düzenlenmesine, safra salgılamasından pıhtılaşma proteinlerinin üretimine kadar birçok hayati görev üstlenen karaciğer, sağlık için kritik öneme sahip. Medical Park Bahçelievler Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Rabia Deniz Göktürk, karaciğer yağlanmasının (hepatosteatoz) erken evrede belirti vermeden ilerleyebileceğine dikkat çekerek uyarılarda bulundu. "Karaciğerin ağırlığının yüzde 10’undan fazla yağ birikmesi riskli" Karaciğer yağlanmasının, karaciğerin toplam ağırlığının yüzde 5-10’undan fazlasında yağ birikmesiyle oluştuğunu dile getiren Uzm. Dr. Göktürk, "Aşırı kalorili ve yağlı beslenme, obezite, tip 2 diyabet, insülin direnci, yüksek kolesterol, aşırı alkol tüketimi ve bazı ilaçlar karaciğer yağlanmasına yol açabilir" ifadelerini kullandı. "Belirti vermeden yıllarca ilerleyebilir" Karaciğer yağlanmasının genelde erken evrelerde belirti vermediğini belirten Uzm. Dr. Göktürk, "Bu yüzden birçok kişi hastalığın farkında olmuyor. Ancak ilerleyen dönemlerde hastalık halsizlik, iştahsızlık, sağ üst karın bölgesinde ağrı, bulantı, ciltte ve gözlerde sararma gibi şikâyetlerle kendini gösterebiliyor" dedi. "Tedavi edilmezse siroza kadar gidebilir" Karaciğer yağlanmasının tedavi edilmediğinde Non-Alkolik Steatohepatit (NASH) adı verilen iltihaplanmaya, ardından fibrozis ve siroza dönüşebileceğini kaydeden Uzm. Göktürk, "Siroz, geri dönüşümsüz bir durumdur ve karaciğer yetmezliği ile karaciğer kanseri gibi hayati tehlikeler doğurabilir" diye konuştu. "Tanıda görüntüleme yöntemleri ve biyopsi kullanılıyor" Tanıda kullanılan yöntemler hakkında bilgi veren Uzm. Dr. Göktürk, "Karaciğer enzimlerinin ölçüldüğü kan testleri, ultrasonografi, MR ve BT görüntüleme yöntemleri karaciğer yağlanmasını değerlendirmede yardımcıdır. İleri aşamalarda ise elastografi (Fibroscan) ya da biyopsi ile kesin tanı konulabilir" dedi. "Asıl tedavi yaşam tarzı değişikliğidir" Karaciğer yağlanmasının tedavisinde ilaçtan çok yaşam tarzı değişikliğinin etkili olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Göktürk, "Dengeli ve sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, kilo kontrolü ve alkol tüketiminden kaçınmak temel yaklaşımlardır. Rafine şeker, doymuş ve trans yağ içeren işlenmiş gıdalardan uzak durulmalı, Akdeniz tipi beslenme benimsenmelidir" açıklamasında bulundu. "Hızlı kilo kaybı olumsuz etki oluşturabilir" Kilo verme sürecinde dikkat edilmesi gerekenlere de değinen Uzm. Dr. Göktürk, "Hızlı kilo vermek karaciğer yağlanmasını paradoksal olarak artırabilir. Haftada 0.5-1 kg arası kilo kaybı en sağlıklı olanıdır. Vücut ağırlığının yüzde 7-10’unu kaybetmek bile karaciğerdeki yağlanmayı azaltabilir" şeklinde konuştu. "Hepatit aşılarınızı ihmal etmeyin" Karaciğer sağlığını korumak için Hepatit A ve B aşılarının yaptırılması gerektiğini hatırlatan Uzm. Dr. Göktürk, "Gereksiz ilaç kullanımından kaçınılmalı, düzenli sağlık kontrolleriyle karaciğer hasarının ilerlemesi önlenmelidir" dedi.
Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde östaki balon tuboplasti uygulaması gerçekleştirildi
05 Ağustos 2025 Salı - 23:39 Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde östaki balon tuboplasti uygulaması gerçekleştirildi Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi, tıbbi alanda önemli bir başarıya imza attı. Hastanede ilk kez gerçekleştirilen östaki balon tuboplasti işlemiyle, kulak ve solunum yolu sorunları yaşayan hastalara yeni bir umut oldu. İstanbul’dan gelen hasta Enes Öztekin’e, hastanenin Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Gazi Zeydoğlu tarafından başarıyla uygulanan işlem, hastanın yaşam kalitesini artırmayı amaçlıyor. Östaki balon tuboplasti, genellikle tekrarlayan kulak enfeksiyonları ve otitis media gibi sorunların tedavisinde kullanılan, minimal invaziv bir yöntemdir. Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin bu alandaki ilk uygulaması, bölgedeki sağlık hizmetlerinin gelişimine önemli katkılar sağlayacak. Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Op. Dr. Gazi Zeydoğlu, "Uzun zamandır kulakta basınç hissi, ağrı ve seste yankı şikayeti olan hastamızın değerlendirmesi sonucunda kronik östaki disfonksiyonu olduğunu tespit ettik. Bu hastalığın en etkin tedavisi östaki balon tuboplastidir. Sayılı merkezlerde yapılan bu işlemi Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde de yapılıyor olması Siirt halkı adına bizi çok mutlu ediyor" dedi. Ameliyat sonrası memnuniyetini dile getiren hasta Enes Öztekin ise, "Gazi hocamızın ameliyatlarını görüyor ve olumlu sonuçları duyuyordum. Böyle bir şikayetim olunca Siirt’te olduğunu öğrendiğimde, aradaki kilometrelerin tedavime engel olamayacağını fark ettim ve gönül rahatlığıyla geldim. Şu an şikayetlerim çok azaldı ve ameliyatım başarılı geçti. Gazi hocamıza çok teşekkür ederim" ifadelerini kullandı.
ASELSAN’dan Demirci Belediyesi’ne 2 adet OED cihazı hibe edildi.
05 Ağustos 2025 Salı - 18:18 ASELSAN’dan Demirci Belediyesi’ne 2 adet OED cihazı hibe edildi. Manisa’nın Demirci ilçesinde belediye bünyesine ASELSAN tarafından OED cihazı kazandırıldı. Demirci Devlet Hastanesi Sağlık Memurları Samim Tavşan, Sabri Şimşek ve Demirci Belediyesi işbirliği ile hazırlanan " Altın Dakikalar " projesi ASELSAN’a sunuldu. Yaklaşık bir ay süren çalışmalar sonucunda onaylanan proje kapsamında Demirci Belediyesi’ne ASELSAN tarafından ani kalp durmalarında hastaya elektroşokla müdahale edilerek hayata döndürülmesini sağlayan 2 otomatik eksternal defibrilatör (OED) cihazı hibe edildi. Belediye Başkanı Erkan Kara da projeyi başarıyla gerçekleştiren sağlık memurları Samim Tavşan ve Sabri Şimşek’i makamında misafir ederek gerçekleştirdikleri çalışmadan dolayı teşekkür etti. Belediye Başkanı Erkan Kara yaptığı açıklamada, "Günümüz artık sağlık alanında gelişime dayalı, yenilikçi çalışmalar yapmayı gerektirmektedir. Sağlık Memurları Samim Tavşan ve Sabri Şimşek bizleri ziyaret ederek projelerini anlattılar. Arkadaşlarımızın hızla ASELSAN ile iletişime geçmelerini sağladık. ASELSAN tarafından uygun görülen proje sayesinde belediyemize 2 adet OED cihazı hibe olarak kazandırıldı. Belediyemiz bünyesinde kullanılacak olan OED cihazı ve hastaya ilk müdahale için İl Sağlık Müdürlüğü tarafından İlk Yardım eğitimi verilecek. Belediyemiz personelleri OED cihazının kullanımı ve hastaya ilk yardım üzerine eğitim alacaklar "dedi. Başkan Erkan Kara, "OED cihazı ilçemizde kalabalık, sosyal organizasyonlar ve pazaryeri gibi alanlarda oluşabilecek ani kalp durmalarında hastaya ilk müdahale için belediyemiz personelleri tarafından aktif olarak kullanılacak. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyorum." dedi.
Balıkesir’de obezite cerrahi uygulama merkezi açıldı
05 Ağustos 2025 Salı - 18:05 Balıkesir’de obezite cerrahi uygulama merkezi açıldı Balıkesir Üniversitesi, sağlık hizmetlerindeki uzmanlaşma alanlarını genişletmeye devam ediyor. Bu kapsamda, Üniversite Hastanesi bünyesinde Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi kuruldu. Merkez; Balıkesir İl Sağlık Müdürlüğü ve Sağlık Bakanlığı Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından verilen onayla resmiyet kazandı. Obezite vakalarına multidisipliner ve bilimsel temelli çözümler sunmayı hedefleyen merkez, sağlık hizmetlerine önemli katkılar sağlamayı amaçlıyor. Obezite Cerrahisi Uygulama Merkezi’nin sorumlu hekimliğini Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ferhat Çay yürütüyor. Doç. Dr. Ferhat Çay, merkezin kuruluşuna ilişkin yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Obezite Cerrahisi Merkezimiz, hem akademik hem de klinik açıdan büyük bir vizyonun ürünüdür. Obezite, günümüzde sadece estetik değil, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına yol açan global bir halk sağlığı problemidir. Biz bu sorunu çok boyutlu ele alan, bilimsel temele dayalı ve etik ilkelerle çalışan bir merkez kurduk. Kurduğumuz bu merkez, sadece Balıkesir’e değil; Türkiye’nin dört bir yanına ve yurt dışından gelen hastalarımıza da güvenli ve yüksek standartlarda tedavi sunmaktadır. Hastalarımız, alanında uzman bir ekip tarafından multidisipliner yaklaşımla değerlendirilmekte; ameliyat öncesi ve sonrası süreç titizlikle planlanmaktadır" Cerrahi başarının sadece teknik bir müdahaleyle sınırlı olmadığına dikkat çeken Doç. Dr. Ferhat Çay; "Merkezimizde diyetisyen, psikolog ve egzersiz danışmanlarının da dahil olduğu bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Amacımız, hastalarımıza sadece kilo verdirmek değil, kalıcı ve sağlıklı bir yaşam tarzı kazandırmak. Balıkesir Üniversitesi Hastanesinde ilk obezite cerrahisi yaptığımız 2019 yılından bugüne binlerce hastamızı şifa ile taburcu ettik." Obezite Cerrahisi Merkezinin sağlık turizmine de katkı sağladığını ifade eden Doç. Dr. Ferhat Çay, "Yurt dışından gelen hastalarımızın tedavileri için Balıkesir Üniversitesini tercih etmesi, bu alandaki uluslararası güvenin de bir göstergesidir. Bu vesileyle başta rektörümüz Prof. Dr. Yücel Oğurlu ile Üniversite yönetimimize, en üst düzey teknik ve teknolojik alt yapı imkanlarını sağladığı için hastanemiz Başhekimi Doç. Dr. Bahadır Çağlar ile ekibine ve Genel Cerrahi alanında Balıkesir’de birçok ilke imza atılan kliniğimizin Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Başbuğ’a teşekkür ediyorum. Tüm bu çalışmalar, Balıkesir Üniversitesinin akademik gücü ve sağlık hizmetlerindeki yüksek kalitesiyle birleşerek, ülkemize örnek bir merkez kazandırmıştır. Merkezimizde Prof. Dr. Murat Başbuğ ile birlikte hem hastalarımıza şifa dağıtmayı hem de genç cerrahlara nitelikli eğitim imkânı sunmayı sürdüreceğiz" şeklinde konuştu.
Emzirme anne-bebek bağını güçlendiriyor
05 Ağustos 2025 Salı - 16:28 Emzirme anne-bebek bağını güçlendiriyor Emzirme ile anne vücudundan salgılanan halk arasında sevgi hormonu olarak da bilinen oksitosin hormonu anne ile bebek arasındaki bağın güçlenmesine katkı sağlarken, aynı zamanda doğum sonrasında rahim kasılmalarını tetikleyerek kanamanın kontrol altına alınmasını kolaylaştırıyor. Emzirmenin anne ve bebek sağlığı açısından birçok faydası bulunduğunu belirten İstanbul Aile Hekimliği Derneği Bilim Komisyonu üyesi Dr. Esra Nur Kapukaya, "Dünyaya gözlerini yeni açmış bir bebek için en uygun gıda kendi annesinin sütüdür. Doğum sonrasında ilk birkaç gün gelen, halk arasında ağız sütü olarak bilinen kolostrum, enfeksiyonlara ve alerjik rahatsızlıklara karşı koruyucu özellikler taşır. Beyin ve görme fonksiyonları üzerinde etkilidir ve bebeğin ilk kakasının atılmasına yardımcı olarak sarılığı önleyebilir. Ancak bazı anneler bu ilk sütün renginden dolayı sütlerini sağıp atmayı tercih edebilmektedir. Bu alışkanlık yanlış. Bebeklerin doğumdan sonraki ilk yarım saat içerisinde mutlaka emzirilmeye başlanması gerekir. Doğumdan sonra anne ile bebeğin aynı odada kalmaları, emzirmeyi kolaylaştırmaktadır. Anne bebeğini emzirdikçe, süt hormonu olarak bilinen prolaktin hormonu salgılanır ve süt miktarı artar. Bebek emdikçe hem kendisi hem de anne emzirmeyi öğrenir ve süreç kolaylaşır. Bebekler bazen sadece beslenmek için değil, güven duygusu ve rahatlama amacıyla da emme ihtiyacı hisseder. Bu nedenle bebek her istediğinde emzirilmelidir" dedi. Dr. Kapukaya, "İlk haftalarda süt miktarı az olabilir; özellikle sezaryen doğum sonrası bu süre uzayabilir. Ancak bebek her istediğinde emzirildiğinde, süt miktarı zamanla artar. Annelerin sütlerinin bebeklerine yetmeyeceği yönündeki endişeler yersizdir. Bebek her saat başı emzirilebilir, süt miktarı arttıkça bu süre iki ya da üç saate çıkabilir. Ancak üç saatten fazla geçtiyse ve bebek hâlâ uyuyorsa, mutlaka uyandırılarak emzirilmelidir. Emzirme sırasında annenin temizliğe özen göstermesi, sabun gibi kurutucu ürünlerden kaçınması gerekir. Anne rahat bir pozisyonda dik oturmalı, bebeğin memeye yaklaştırılması sağlanmalıdır. Bebek ile yüz yüze olunmalı, göz teması kurulmalı ve bebek memeyi tam kavramalıdır. Emzirme ağrılı olmamalıdır. Ağrı hissedildiğinde pozisyon düzeltilmelidir. Anne ve bebeğin durumuna göre farklı emzirme pozisyonları da tercih edilebilir" dedi. Kapukaya, emzirme sırasında dikkat edilecek detayları şöyle sıraladı: "Emzirmeye başlanan meme boşalana kadar devam edilmelidir. Sadece ön süt alınırsa bebek tam doyamaz ve gaz sancısı yaşayabilir. Her emzirmede bir önceki memenin zıttı kullanılmalıdır. Silikon başlık, kundağa sarılma, biberon kullanımı gibi bazı alışkanlıklar emzirmeyi olumsuz etkileyebilir. Bebek huzursuzken emzirmek zorlaşır; bu yüzden alt temizliği, gazı ve açlığı kontrol edilmelidir. Sıkı sütyenler süt üretimini engelleyebilir, bu nedenle rahat giysiler tercih edilmelidir. Gece emzirmeleri loş ışıkta yapılmalı, annenin kafein ve gaz yapıcı yiyeceklerden kaçınması gerekir". Dr. Kapukaya, bebeklerin yeterli anne sütü alıp almadığını anlamanın yollarını şöyle sıraladı: " Bebek günde en az 6 kez idrar yapıyorsa, Doğumdan sonraki ikinci haftasında doğum kilosuna ulaşıyorsa, Ayda 500-600 gramdan az olmayacak şekilde kilo alıyorsa beslenmesi yeterlidir". Dr. Kapukaya, "Emzirme anne ve bebek için çok kıymetlidir. Bu süreçte annelerin stresten uzak durması, kendilerine güvenmeleri ve sık sık dinlenmeleri önemlidir. Emzirmeyle ilgili zorluk yaşayan anneler en yakın sağlık kuruluşuna ya da aile sağlığı merkezlerine başvurabilirler" diyerek sözlerini tamamladı.
Hekimler ve birim çalışanlarına teşekkür belgesi
05 Ağustos 2025 Salı - 15:43 Hekimler ve birim çalışanlarına teşekkür belgesi Eskişehir Şehir Hastanesi ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde, normal doğum oranları yüksek, sezaryen ve primer sezaryen oranları düşük olan hekimlere ve birim çalışanlarına teşekkür belgesi verildi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, beraberinde Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Serkan Ceyhan, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkan Yardımcısı Uzm. Dr. Pakize Gözde Gök, Şube Müdürü Hülya Bulut ve Dr. Ebe Fatma Nilüfer Topkara ile birlikte Yunus Emre Devlet Hastanesi’ni ziyaret etti. Ziyaret kapsamında; TDL Ünitesi/Doğum Salonu, Kadın Hastalıkları ve Doğum Servisi, Emzirme Odaları, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği, Relaktasyon Polikliniği, Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi ve Anne Sütü Hazırlama Odası gibi birimlerde incelemelerde bulunuldu. Heyet, bu alanlarda görev yapan sağlık personelinden detaylı bilgi alırken, hastanede tedavi gören anne ve bebeklerle de birebir ilgilendi. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, emzirme danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması, relaktasyon polikliniği gibi özel birimlerin aktif kullanımı, emzirmenin devamlılığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Bu kapsamda, söz konusu birimlerde görev yapan hekim ve ebeler, gösterdikleri özverili ve başarılı hizmetlerden ötürü Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici tarafından teşekkür belgeleriyle onurlandırıldı.