SAĞLIK
Hitit Üniversitesi’nin kan bağışı duyarlılığına Kızılay’dan gümüş madalya 01 Mayıs 2026 Cuma - 18:39:32 Türk Kızılay tarafından yürütülen kan bağışı kampanyalarına sağladığı katkı dolayısıyla Hitit Üniversitesine gümüş madalya verildi. Türk Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bölge Kan Merkezleri ve Kan Bağışı Merkezleri tarafından yürütülen kan bağışı projeleri ve kampanyalarına destek veren kurumlara kurumsal madalya veriyor. Bu kapsamda 2025 yılında gerçekleştirilen toplam bin 54 ünite kan bağışıyla Çorum’da kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurum Hitit Üniversitesi oldu. Hitit Üniversitesinde kan bağışı kampanyalarına en fazla katkı Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulları Kampüsü ve Spor Bilimleri Fakültesinden geldi. Hitit Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu’nda düzenlenen takdim töreninde konuşan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, "Türk Kızılay tarafından üniversitemizde gerçekleştirilen kan bağışı kampanyalarına duyarlılık göstererek hayatlara dokunan akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Çorum Kızılay Şube Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bilgin de Çorum’da ilk kurumsal madalyanın 2024 yılında 654 ünite kan bağışı ile Osmancık 75. Yıl Cumhuriyet İlkokuluna verildiğini ifade ederek kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurumun ise Hitit Üniversitesi olduğunu kaydetti. Kan bağışlarının ülke genelindeki kan ihtiyacının karşılanmasınaönemli katkı sunduğuna dikkati çeken Bilgin, desteklerinden dolayı başta Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk olmak üzere üniversite yönetimine teşekkür etti. Törene, Hitit Üniversitesi Senato Üyeleri, Çorum Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Senem Biçer, Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Yasemin Güloğlu ve Şube Müdürü Tuğrul Yıldırım katıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:00 Sınav döneminde kontrolsüz ilaç kullanımı Sınav hazırlık sürecinde dikkat artırma vaadiyle kullanılan ürünler, doğru tedavinin önüne geçebiliyor. Ailelerin bilinçsiz yönlendirmeleri çocukların sağlığını riske atıyor. Türkiye’de milyonlarca öğrencinin geleceğini etkileyen LGS ve YKS sürecinde artan stres ve başarı baskısı, öğrenci ve aileleri "kısa yoldan çözüm" arayışına itiyor. Son dönemde özellikle dikkat ve odaklanmayı artırdığı iddia edilen bazı ilaçların, hekim kontrolü olmadan kullanılması ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Cansu Gerçek, kamuoyunda "zihin açıcı" olarak bilinen ürünlere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Gerçek, bu ürünlerden biri olan sitikolin; beyin hücre zarının yapısında yer alan fosfolipitlerin sentezine katılan, nörolojik süreçlerde rol oynayan bir madde oldğunu belirterek, "Sitikolin, çocuk ve ergen psikiyatrisinde bazı seçilmiş vakalarda destekleyici amaçla kullanılabilir. Ancak hiçbir şekilde temel tedavinin yerine geçmez. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda birinci basamak tedavi, bilimsel etkinliği kanıtlanmış stimülan ilaçlardır. Sitikolin bu tedavilere alternatif değildir; yalnızca gerekli görüldüğünde ek destek olarak değerlendirilebilir. Kkontrolsüz kullanımın en büyük tehlikesi, çocukların doğru tanı ve tedaviye ulaşmasının gecikmesi ve farklı sağlık sorunlarına yol açabilme riski. Çünkü her dikkat sorunu aynı nedene dayanmayabilir. Her dikkat sorunu DEHB değildir. Bu nedenle hekime danışmadan yapılan her müdahale, asıl sorunun gözden kaçmasına neden olabileceği gibi farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir" dedi. Dr. Cansu Gerçek özellikle sosyal medya ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan yönlendirmelerin ciddi risk taşıdığını belirterek, "Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayın, arkadaş tavsiyesi ile ilaca başlamayın ve gelişme çağındaki çocukların akademik başarısı için kimyasal destek arayışına girmeyin. Sitikolin gibi maddeler, doğru hastada ve doğru endikasyonla kullanıldığında fayda sağlayabilecek nörobiyolojik ajanlar arasında yer alıyor. Ancak bu durum, onların "herkes için uygun" olduğu anlamına gelmiyor. Gelişigüzel ‘zihin açıcı’ kullanımı doğru değildir. Kalıcı başarı, doğru tanı, uygun tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla mümkündür" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:22 Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
Uzmanı uyardı, havuza girerken kulaklara dikkat
05 Ağustos 2025 Salı - 11:22 Uzmanı uyardı, havuza girerken kulaklara dikkat Op. Dr. Emel Peru Yücel, kulak zarı delik olan hastaların ömür boyu kulağını sudan korumaları gerektiğini söyledi. Kulak zarı, kulağa darbe alınması, kronik orta kulak iltihapları, şiddetli gürültüye maruz kalma, ani suya dalmalar veya uçak kalkış ve inişlerinde orta kulaktaki basıncın aşırı artması nedenlerinden dolayı zarar görüp delinebilir. Medicana Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel "Kulak zarı delik olan hastalar ömür boyu kulağını sudan korumaları gerekir" dedi. Havuzda, denizde veya banyoda kulağına su kaçması durumunda suyun orta kulağa geçtiğini, kronik enfeksiyon ve mantar gelişimine sebep olabildiğini ileten Medicana Sivas Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü’nden Op. Dr. Emel Peru Yücel "Kulak zarı delinmesi nedeniyle hasta olan kulakta yüzde 20-30 civarında işitme kaybı gelişir. Çeşitli nedenlerle delinen ve işitme kaybına neden olan yırtılmış kulak zarının tamir edilmesi gereklidir. Bu işlemin adı ise Timpanoplasti yani kulak zarı ameliyatı" şeklinde konuştu. Kulak zarı delik olan hastalar ömür boyu kulağını sudan korumak zorundadır. Kulak zarı delik olan hastaların ömür boyu kulaklarını sudan korumaları gerektiğini söyleyen Op. Dr. Emel Peru Yücel "Ameliyat ile tamir olan kulak zarından bir daha orta kulağa su geçişi önlenmiş olur aynı zamanda işitme kaybı da düzelir. Mikroskop altında yapılan ameliyatta sadece kulak zarı delinmesi varsa ve orta kulakta iltihap akıntısı yoksa yalnızca zarın tamir edilmesi yeterlidir. Fakat bazen orta kulakta ve kemikçiklerde iltihap ve yeniklik olması durumunda ise kulak zarı tamiri ile birlikte orta kulaktaki iltihabın temizlenmesi gerekir ve işitmenin yeniden sağlanması için kemikçikler arasındaki iletişim tekrar kurulması gerekir. Basit kulak zarı değişimi ameliyatlarının ideal zamanı 12-14 yaşından sonra önerilir. Fakat beraberinde ilerlemiş orta kulak iltihap olan hastalar her yaşta ameliyat olabilir. Bazen de yüz felci ve beyin ile ilgili istenmeyen durumlar geliştiğinde acil şartlarda ameliyat edilmesi gerekebilir" dedi. Ameliyat sonrası ertesi gün taburcu olunuyor Op. Dr. Emel Peru Yücel, hastanın kulak zarı ameliyatında birinci gün taburcu olabileceğini söyleyerek, "Hastalar, genellikle ameliyat sonrası birinci günde pansumanları yapılarak hastaneden taburcu olabilmektedirler. Daha sonra günübirlik pansumanlara gelmeleri gerekir. Ameliyatlarda kulağa yerleştirilen kulak tamponları genellikle 10-14 gün sonunda çıkarılmaktadır. Ameliyat sonrasında hastaların kulaklarını belirli bir süre sudan korumaları ve ameliyat bölgesindeki enfeksiyon ve reaksiyonları önlemek amacı ile antibiyotik ve kortizon içeren kulak damlaları kullanmaları önerilmektedir. İyileşme 3-4 hafta içinde tamamlanmaktadır" ifadelerine yer verdi.
Uzmanlardan böbrek yetmezliği uyarısı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:09 Uzmanlardan böbrek yetmezliği uyarısı Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı ve Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hacı Bayram Berktaş, böbrek yetmezliğinin genellikle sinsi ilerleyen bir hastalık olduğunu belirterek önemli uyarılarda bulundu. Turgut Özal Tıp Merkezi Başhekim Yardımcısı ve Nefroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hacı Bayram Berktaş, böbrek yetmezliğinin genellikle belirti vermeden ilerlediğini ve semptomların çoğunlukla hastalığın son evresinde ortaya çıktığını kaydetti. Hastalığa yol açan başlıca nedenlerin diyabet, hipertansiyon ve romatizmal hastalıklar olduğunu belirten Berktaş, ayrıca böbrek taşları, tekrarlayan enfeksiyonlar, gereksiz ilaç kullanımı ve böbrek kistlerinin de riski artırdığını ifade etti. Erken teşhis hayati önem taşıyor Kronik hastalığı olan bireylerin düzenli olarak böbrek kontrollerini yaptırmaları gerektiğini söyleyen Berktaş, "Eğer kontrollerde böbrekte bir hasar tespit edilirse, bu durumda böbrek yetmezliğine gidişatı yavaşlatmak için gerekli tedbirler mutlaka alınmalıdır" dedi. Koruyucu önlemler alınmalı Tedbirler arasında sıvı alımının düzenlenmesi, tuz tüketiminin azaltılması, diyetin kontrol altında tutulması, gereksiz ilaç kullanımından kaçınılması ve enfeksiyonların zamanında tedavi edilmesinin yer aldığını belirten Berktaş, "İdrar yollarında sorun oluşturan taş gibi durumlar da mutlaka müdahale edilmelidir" ifadelerini kullandı. Son evrede iki seçenek Böbrek yetmezliğinin son evresine gelindiğinde ise hastaların karşısında iki tedavi seçeneği kaldığını belirten Berktaş, "Bu noktada ya diyalize başlanıyor ya da böbrek nakli planlanıyor. Ancak hedefimiz, bu son aşamaya gelinmesini mümkün olduğunca geciktirmek. Bunun için koruyucu önlemler büyük önem taşıyor" diye konuştu.
Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:05 Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı Niğde Belediyesi; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara moral ve destek olmak amacıyla ’Geçmiş olsun çantası’ uygulamasını hayata geçirdi. Hastaların ve yakınlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan çantalarda; ıslak mendil, peçete, su, kolonya, karton bardak ve şampuan gibi hijyen ve kişisel bakım malzemeleri bulunuyor. Belediye ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan bu çantalar, hastane personeliyle iş birliği içinde, ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Niğde Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Geçmiş Olsun Çantası’ uygulaması kapsamında Belediye Başkanı Emrah Özdemir ve Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ramazan Kürşad Zor, hastaları ziyaret ederek hem moral verdi hem de çanta hediyesinde bulundu. Başkan Özdemir: "Hastalarımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" Başkan Özdemir, tedavi gören hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sırasında vatandaşlara hijyen ve kişisel bakım ürünlerinin yer aldığı geçmiş olsun çantası takdim edildi. Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir; hastane sürecinin hem hastalar hem de yakınları için zorlu bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Belediyemiz sadece fiziki hizmet üretmekle kalmıyor, sosyal sorumluluk projeleriyle de hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. ‘Geçmiş olsun çantası’ ile onların yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz" dedi. Başkan Özdemir, "Başhekimimizle birlikte yeni yatan hastalarımızı ziyaret ettik, geçmiş olsun dedik. Belediye olarak bir kampanya başlattık. Bundan sonra yeni yatan hastalarımızın ilk andaki ihtiyaçların tamamını karşılamak için geçmiş olsun paketi hazırladık. Fırsat buldukça gelip dağıtmak ve hastalarımıza geçmiş olsun demek istiyorum. Hastaneye yattıkları o ilk anda ne ihtiyaçları varsa onları temin edeceğimiz çantamızı hastalarımıza veriyoruz. Belediye olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissetsinler istiyoruz. Tabii ki çantada ilk ihtiyaçları var belki ama devamında da ne ihtiyaçları olursa bizim belediye çalışanlarımız artık her gün hastanedeler ve sağlık çalışanlarımızla ortak hareket ediyoruz. Onların ne ihtiyaçları varsa elimizden geldiği kadar karşılamak için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Hedeflerinin, küçük dokunuşlarla hasta ve yakınlarının hastane ortamında kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Özdemir; "Tüm hemşehrilerimize sağlık, sabır ve acil şifalar diliyor, bu zorlu sürecin en kısa sürede atlatılmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı
05 Ağustos 2025 Salı - 11:00 Niğde Belediyesi’nden hastalara destek: ’Geçmiş olsun çantası’ uygulaması başladı Niğde Belediyesi; hastanelerde tedavi gören vatandaşlara moral ve destek olmak amacıyla ’Geçmiş olsun çantası’ uygulamasını hayata geçirdi. Hastaların ve yakınlarının temel ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik hazırlanan çantalarda; ıslak mendil, peçete, su, kolonya, karton bardak ve şampuan gibi hijyen ve kişisel bakım malzemeleri bulunuyor. Belediye ekipleri tarafından titizlikle hazırlanan bu çantalar, hastane personeliyle iş birliği içinde, ücretsiz olarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. Niğde Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Geçmiş Olsun Çantası’ uygulaması kapsamında Belediye Başkanı Emrah Özdemir ve Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Ramazan Kürşad Zor, hastaları ziyaret ederek hem moral verdi hem de çanta hediyesinde bulundu. Başkan Özdemir: "Hastalarımızın yanlarında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" Başkan Özdemir, tedavi gören hastalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. Ziyaret sırasında vatandaşlara hijyen ve kişisel bakım ürünlerinin yer aldığı geçmiş olsun çantası takdim edildi. Uygulamaya ilişkin açıklamalarda bulunan Başkan Özdemir; hastane sürecinin hem hastalar hem de yakınları için zorlu bir dönem olduğunu vurgulayarak, "Belediyemiz sadece fiziki hizmet üretmekle kalmıyor, sosyal sorumluluk projeleriyle de hemşehrilerimizin yanında olmaya devam ediyor. ‘Geçmiş olsun çantası’ ile onların yalnız olmadığını hissettirmek istiyoruz" dedi. Başkan Özdemir; "Başhekimimizle birlikte yeni yatan hastalarımızı ziyaret ettik, geçmiş olsun dedik. Belediye olarak bir kampanya başlattık. Bundan sonra yeni yatan hastalarımızın ilk andaki ihtiyaçların tamamını karşılamak için geçmiş olsun paketi hazırladık. Ben de fırsat buldukça gelip dağıtmak ve hastalarımıza geçmiş olsun demek istiyorum. Hastaneye yattıkları o ilk anda ne ihtiyaçları varsa onları temin edeceğimiz çantamızı hastalarımıza veriyoruz. Belediye olarak her zaman yanlarında olduğumuzu hissetsinler istiyoruz. Tabii ki çantada ilk ihtiyaçları var belki ama devamında da ne ihtiyaçları olursa bizim belediye çalışanlarımız artık her gün hastanedeler ve sağlık çalışanlarımızla ortak hareket ediyoruz. Onların ne ihtiyaçları varsa elimizden geldiği kadar karşılamak için gayret ediyoruz" şeklinde konuştu. Hedeflerinin, küçük dokunuşlarla hasta ve yakınlarının hastane ortamında kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlamak olduğunu dile getiren Özdemir; "Tüm hemşehrilerimize sağlık, sabır ve acil şifalar diliyor, bu zorlu sürecin en kısa sürede atlatılmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.
Samsun’daki boğulma vakaları tırmanışta: 4 ilden gelen tatilcilere uyarı
05 Ağustos 2025 Salı - 10:43 Samsun’daki boğulma vakaları tırmanışta: 4 ilden gelen tatilcilere uyarı Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, özellikle yaz aylarında Samsun sahillerinde artış gösteren boğulma vakalarına dikkat çekerek, Çorum, Amasya, Tokat ve Sivas’tan gelen vatandaşları uyardı. Prof. Dr. Özkaya, "Dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girmeyin. RIP akıntısı sizi geri dönüşü olmayan bir tehlikeye sürükleyebilir" dedi. Boğulma ve boğulma tehlikesi geçirme vakalarının 2025 yazında da büyük artış gösterdiğini belirten Prof. Dr. Şevket Özkaya, "Sadece Samsun sahilinde, hafta sonunda 10’a yakın vatandaşımız boğulma tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Özellikle hafta sonları Çorum, Amasya, Tokat ve Sivas’tan sahillere gelen vatandaşlarımız bu tehlikeyle sıkça karşılaşıyor" diye konuştu. "Tokat’tan gelenler bu yaz ilk sırada" Geçen yaz Çorum’dan gelen vatandaşlar arasında boğulma olaylarının yoğun olduğunu ancak basının uyarılarıyla bu yıl sayının azaldığını hatırlatan Özkaya, "Bu yıl Tokat’tan gelen vatandaşlarımız arasında boğulma vakaları daha sık yaşanıyor. Tokat yerel basınının da yazın son ayında uyarılarda bulunarak, özellikle dalgalı ve rüzgârlı havalarda denize girilmemesini sağlaması gerekiyor" şeklinde konuştu. RIP akıntısı uyarısı: "Anormal deniz hareketlerinde suya girmeyin" Boğulma riskine karşı denize girerken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan birinin "ters akıntı" yani RIP akıntısı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, "Denizin yüzeyinde anormal bir durum görüyorsanız kesinlikle suya girmeyin. Bu uyarı sadece Karadeniz için değil, Ege ve Akdeniz sahilleri için de geçerli. Depremlerle birlikte kıyı yapılarında değişiklikler oluyor ve bu durum boğulma riskini artırıyor" ifadelerini kullandı. "Geçen yaz bine yakın can kaybı yaşandı" Boğulma vakalarının her geçen yıl arttığını ve geçen yaz ülke genelinde bine yakın kişinin hayatını kaybettiğini aktaran Prof. Dr. Özkaya, "Bu yaz da boğulma vakalarında ciddi artış var. İnsanlarımızın dalgalı havalarda denize girmemesi, özellikle RIP akıntısına karşı bilinçli olması şart" açıklamasında bulundu. "Tokatlı genç yoğun bakımda kurtarıldı" 21 yaşındaki bir gencin tomografisini örnek olarak paylaşan Özkaya, "Tokat’tan gelen 21 yaşındaki bir vatandaşımız Samsun’da ciddi bir boğulma tehlikesi geçirdi. Canlandırma müdahalesiyle yoğun bakımda takip edilerek hayata tutundu ve sağlıklı şekilde taburcu edildi" dedi.
Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:30 Prof. Dr. Namık Şahin: "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli" Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nörapatik eklemi olan hastalarda protez ameliyatlarının geciktirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur. Daha çok eklem, hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin diz ve kalça protezi hakkında bilinmesi gerekenlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Diz ve kalça protezi ameliyatlarının, yıpranan, hasar gören diz ve kalça eklemlerine metal, plastik veya seramik malzemeden yapılan implantlar konulması olarak açıklayan Prof. Dr. Şahin bu ameliyatlara "Total Diz Protezi" veya "Total Kalça Protezi" denildiğini belirtti. Genellikle kireçlenme (artroz), romatizmal artrit veya kırık gibi durumlarda gerçekleştirildiğini anlattı. Bu eklem protezleri ameliyatıyla ağrıyı gidermek, hareketliliği artırmak ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilmelerini sağlamanın hedeflendiğini dile getirdi. Tıp literatüründeki güncel gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Şahin yeni kılavuzlara göre "orta veya şiddetli derecede diz ya da kalça kireçlenmesi olan ve protez cerrahisi gereken hastalarda, bir veya daha fazla ameliyatsız tedavi yeteri kadar fayda sağlayamayan hastalara" cerrahi tedavi uygulandığını söyledi. Ameliyat tercihinin doktor ve hasta arasında ortak bir karar olması gerektiğinin altını çizdi. "Hangi hallerde ameliyat kararı ertelenmez?" Eklem protez cerrahisinin zamanında yapılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Birçok hasta ameliyatsız tedaviyi tamamladıktan sonra, orta ila şiddetli ağrıya ve işlev kaybına rağmen çeşitli gerekçelerle ameliyatı ertelemektedir. Oysa hem doktor hem de hasta tarafından ortak bir karar verildiyse cerrahi tedavi geciktirilmemelidir" uyarısında bulundu. Şahin, özellikle şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezi ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Ameliyatın genelde aşırı sigara kullanımı, obezite veya düzensiz diyabet nedeniyle geciktirildiğine değinen Prof. Dr. Şahin, "Obezite tek başına eklem protezini geciktirmek için bir neden değildir. Kesin bir değer olmasa da, vücut kitle indeksi 40 üzeri olan hastaların ameliyatın yan etki riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Bunun yanında obezite cerrahisi geçiren hastalarda da protez cerrahisi yan etkileri olabilmektedir. Bu hastaların ameliyat öncesi kilo vermeleri teşvik edilmelidir" diye konuştu. "Ameliyat sonrası fizik tedavi çok önemli" Eklem protez ameliyatlarının genel veya epidural anestezi altında yapıldığını, yaklaşık 1-2 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Şahin, hastaların genellikle 2 gün hastanede kaldıklarını ve yürüteç yardımıyla ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi sabah yürümeye başladıklarını söyledi. Tam iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle birkaç ay aldığını; bu dönemde yürüme, merdiven inip çıkma, oturma ve kalkma gibi aktivitelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun, iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Şahin "Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim ve iş birliği olmalı; hasta ameliyat öncesi ve sonrası doktorun önerilerine uymalıdır" dedi. Sigara içmenin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini; bu nedenle ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanın faydalı olacağına işaret eden Prof. Dr. Şahin, "Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına özen gösterilmelidir" diye konuştu.
"Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:28 "Bazı hastalarda protez cerrahisi geciktirilmemeli" Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nörapatik eklemi olan hastalarda protez ameliyatlarının geciktirilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem, hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Namık Şahin diz ve kalça protezi hakkında bilinmesi gerekenlerle ilgili önemli bilgiler paylaştı. Diz ve kalça protezi ameliyatlarının, yıpranan, hasar gören diz ve kalça eklemlerine metal, plastik veya seramik malzemeden yapılan implantlar konulması olarak açıklayan Prof. Dr. Şahin bu ameliyatlara "Total Diz Protezi" veya "Total Kalça Protezi" denildiğini belirtti. Genellikle kireçlenme (artroz), romatizmal artrit veya kırık gibi durumlarda gerçekleştirildiğini anlattı. Bu eklem protezleri ameliyatıyla ağrıyı gidermek, hareketliliği artırmak ve hastaların günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilmelerini sağlamanın hedeflendiğini dile getirdi. Tıp literatüründeki güncel gelişmeleri aktaran Prof. Dr. Şahin yeni kılavuzlara göre "orta veya şiddetli derecede diz ya da kalça kireçlenmesi olan ve protez cerrahisi gereken hastalarda, bir veya daha fazla ameliyatsız tedavi yeteri kadar fayda sağlayamayan hastalara" cerrahi tedavi uygulandığını söyledi. Ameliyat tercihinin doktor ve hasta arasında ortak bir karar olması gerektiğinin altını çizdi. "Hangi hallerde ameliyat kararı ertelenmez?" Eklem protez cerrahisinin zamanında yapılması gerektiğine işaret eden Prof. Dr. Şahin "Birçok hasta ameliyatsız tedaviyi tamamladıktan sonra, orta ila şiddetli ağrıya ve işlev kaybına rağmen çeşitli gerekçelerle ameliyatı ertelemektedir. Oysa hem doktor hem de hasta tarafından ortak bir karar verildiyse cerrahi tedavi geciktirilmemelidir" uyarısında bulundu. Özellikle şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezinin ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Şiddetli deformitesi, kemik kaybı veya nöropatik eklemi olan hastalarda eklem protezi ameliyatının geciktirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Şahin, "Ameliyatın geciktirilmesi hastanın daha çok işlev kaybına neden olur, daha çok eklem hareket kaybı ve kas gücü kaybına yol açar. Bu durumda ameliyat sonrası rehabilitasyonu güçleşir" dedi. Ameliyatın genelde aşırı sigara kullanımı, obezite veya düzensiz diyabet nedeniyle geciktirildiğine değinen Prof. Dr. Şahin "Obezite tek başına eklem protezini geciktirmek için bir neden değildir. Kesin bir değer olmasa da, vücut kitle indeksi 40 üzeri olan hastaların ameliyatın yan etki riskinin arttığı konusunda bilgilendirilmeleri gerekir. Bunun yanında obezite cerrahisi geçiren hastalarda da protez cerrahisi yan etkileri olabilmektedir. Bu hastaların ameliyat öncesi kilo vermeleri teşvik edilmelidir" diye konuştu. "Ameliyat sonrası fizik tedavi çok önemli" Eklem protez ameliyatlarının genel veya epidural anestezi altında yapıldığını, yaklaşık 1-2 saat sürdüğünü belirten Prof. Dr. Şahin hastaların genellikle 2 gün hastanede kaldıklarını ve yürüteç yardımıyla ameliyat sonrası aynı gün ya da ertesi sabah yürümeye başladıklarını söyledi. Tam iyileşme sürecinin kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle birkaç ay aldığını; bu dönemde yürüme, merdiven inip çıkma, oturma ve kalkma gibi aktivitelerde dikkatli olunması gerektiğini ifade etti. Fizik tedavi ve rehabilitasyonun, iyileşme sürecinin önemli bir parçası olduğunun altını çizen Prof. Dr. Şahin "Hasta ve hekim arasında iyi bir iletişim ve işbirliği olmalı; hasta ameliyat öncesi ve sonrası doktorun önerilerine uymalıdır" dedi. Sigara içmenin iyileşme sürecini olumsuz etkileyebileceğini; bu nedenle ameliyat öncesinde sigarayı bırakmanın faydalı olacağına işaret ederek "Ayrıca enfeksiyon riskini azaltmak için hijyen kurallarına özen gösterilmelidir" diye konuştu. (ES-
Migrenle mücadele zor değil
05 Ağustos 2025 Salı - 10:26 Migrenle mücadele zor değil Toplumda oldukça yaygın görülen ve hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyen migren, zonklayıcı ve sık tekrarlayan ataklarla seyrettiği için hem sosyal yaşamı hem de iş gücünü olumsuz etkiliyor. Ancak migren için çok çeşitli tedavi yöntemleri bulunuyor. Migren, uzun sürebilen ve zonklayıcı baş ağrısı nedeniyle yaşam kalitesini olumsuz etkiliyor. Ancak yeni nesil tedavilerle bu hastalık kontrol altına alınabiliyor. İlaç ve hayat tarzı değişikliklerinin yanında botoks uygulamaları da migrende kullanılabiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Büşra Er, "Migrenin yalnızca ilaçla değil; yaşam tarzı değişiklikleriyle de yönetilebileceğini unutmamak gerekiyor. Uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve düzenli egzersiz de tedavinin ayrılmaz parçalarıdır. Baş ağrısı günlüğü tutmak, hastanın tetikleyicileri tanımasına da yardımcı olur. Ancak destekleyici tedaviler de uygulanabilir. Bunlardan biri de botoks uygulamasıdır" dedi. Uzm. Dr. Büşra Er, botoks uygulaması öncesinde hastalara fiziki muayene yapıldığını ifade ederek, "Botoks, alın, şakak, ense ve saçlı deri bölgelerine belirli noktalardan enjeksiyon şeklinde uygulanır. İşlem, yalnızca bu alanda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından yapılmalıdır. Etkisi 3 ila 6 ay sürmektedir" şeklinde konuştu. Uzm. Dr. Büşra Er, botoksun tıbbi bir işlem olduğunu ve bilinçsizce yapılmasının ciddi yan etkilere yol açabileceğini de vurguladı: "Göz kapağında düşme, yutma güçlüğü, mimiklerde bozulma gibi komplikasyonlarla karşılaşılabilir. Bu nedenle hastaların yalnızca nöroloji veya algoloji uzmanlarına başvurarak işlem yaptırması büyük önem taşıyor. Ayrıca son 3-6 ay içinde başka nedenlerle (örneğin estetik amaçlı) botoks yapılmışsa, mutlaka bu bilgi hekime aktarılmalı." Uzm. Dr. Büşra Er, migrenin kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu ve doğru yaklaşımlar sayesinde hastaların yaşam kalitesinde belirgin iyileşmeler sağlanabileceğini söyleyerek, bu konuda mutlaka nöroloji uzmanıyla görüşülmeden komşu tavsiyesiyle herhangi bir işlem yapılmaması gerektiğini ifade etti.
Gediz Uluoymak Aile Sağlığı Merkezi’ne 2 yeni hekim ataması yapıldı
05 Ağustos 2025 Salı - 10:25 Gediz Uluoymak Aile Sağlığı Merkezi’ne 2 yeni hekim ataması yapıldı Kütahya’nın Gediz ilçesinde bulunan Uluoymak Aile Sağlığı Merkezi’ne (ASM) 2 yeni aile hekimi ataması gerçekleştirildi. Uluoymak ASM’de geçtiğimiz ay Dr. İbrahim Yaktubay’ın ani vefatı ve Dr. Besim Keleş’in emekli olmasıyla oluşan yoğunluk, yeni atamalarla giderilmiş oldu. Uluoymak ASM’nin 3 nolu birimine, Tavşanlı Devlet Hastanesi’nden Dr. Muhammed Ali Kaya atanırken, 4 nolu birime ise Gediz Devlet Hastanesi’nden Dr. Süleyman Güzelyurt getirilerek görevlerine başladılar. Gediz genelindeki aile hekimi dağılımı ise; Uluoymak ASM’ye 6 hekim, Salur ASM’ye 3 hekim, Dayınlar ASM’ye 2 hekim, Eskigediz ASM’ye 2 hekim, Yenikent ASM’ye 2 hekim, Gökler ASM’ye 1 hekim, Erdoğmuş ASM’ye 1 hekim, Yunuslar ASM’ye 1 hekim ve Yeşilçay ASM’ye 1 hekim şeklinde oldu. Bu atamalarla birlikte Gediz merkez ve köylerindeki toplam aile hekimi sayısı 19’a yükseldi. "Gediz halkımıza sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi ve erişilebilirliği daha da artacaktır" İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ömer Orçun Erdoğan, yeni atamalarla ilgili yaptığı açıklamada, "Yaşanan üzücü kayıplar ve emeklilikler sonrası Uluoymak ASM’deki yoğunluğu gidermek için 2 değerli hekimimizin ataması yapıldı. Dr. Muhammed Ali Kaya ve Dr. Süleyman Güzelyurt hocalarımız görevlerine başladılar. Bu atamalar sayesinde, Gediz halkımıza sunulan sağlık hizmetlerinin kalitesi ve erişilebilirliği daha da artacaktır. Kendilerine yeni görevlerinde başarılar diliyorum. Gediz’imize hayırlı olsun" dedi.
Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Köse: "Şap hastalığı insanlara da bulaşır"
05 Ağustos 2025 Salı - 10:17 Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Köse: "Şap hastalığı insanlara da bulaşır" Adana Veteriner Hekimler Odası Başkanı Nihat Köse, şap hastalığının insanlara da bulaşabileceğini ancak insanlarda hayvanlardaki gibi ağır seyretmediğini, bu nedenle korkulacak bir durum olmadığını söyledi. Köse, yaptığı açıklamada Kurban Bayramı’ndan sonra şap hastalığının görülmeye başlandığını ve hastalığın hala devam ettiğini belirterek, "Şap, viral bir enfeksiyondur ve 7 farklı serotipi ile alt serotipleri bulunmaktadır. Serotipler arasında çapraz bağışıklık söz konusu değildir. Ülkemizde bu hastalığa karşı aşılar yaygın şekilde uygulanmaktadır. Şap, genç buzağılarda ve genç hayvanlarda kalbe yerleştiğinde ölüme neden olabilen, ciddi ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Yetişkin hayvanlarda ise ölümcül olmamakla birlikte, hastalık çok yıpratıcı ve bulaşıcıdır" diye konuştu. Şap hastalığı ile ilgili hayvan yetiştiricilerinin dikkat etmesi gereken konuları aktaran Köse, "Hayvanların ağızlarında salya akıntısı, topallık ve ağızlarını açtıklarında dilinde kabarıklık görülmesi durumunda veteriner hekimlere başvurulmalıdır. Şap hastalığı, yüzde 100 oranında önlenebilir olmasa da aşılamalar sayesinde yayılımı büyük ölçüde engellenebilir. Hastalık herhangi bir yerde ortaya çıktığında derhal yetkililere ihbar edilmelidir. Yetkililer, hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla 10 kilometre yarıçapındaki alanlarda hayvan giriş çıkışlarını durdurur. Karantina sürecinde dezenfeksiyon çalışmaları yapılır, hasta olmayan hayvanlar ayrılır ve veteriner hekimlerin önerileri doğrultusunda denetimler gerçekleştirilerek hastalık kontrol altına alınır. Hastalık ortaya çıktıktan sonra, söz konusu bölgedeki odak söndürülmelidir. Son iyileşen hayvandan sonra geçen 21 günlük sürenin ardından, bölgedeki hastalık sönmüş kabul edilir. Veteriner hekim olay yerine giderek hastalığı tespit eder ancak kesin tanı laboratuvar incelemesi ile konulur ve buna göre gerekli önlemler alınır" diye konuştu. Adana’da ilkbahar döneminde büyükbaşların yaklaşık yüzde 97’sinin aşılandığını belirten Köse, "Şap hastalığı, çift tırnaklı hayvanlarda yaygındır. Koyun ve keçilerde de görülebilir ancak oran daha düşüktür. Büyükbaş hayvanlarda ise ciddi verim kayıplarına yol açabilir. Bu nedenle hayvan sahiplerinin veteriner hekimlerle sürekli iletişim halinde olması büyük önem taşır. İlimizde hastalık çıkan mihraklarda tekrar aşılama çalışmalarına başlanmıştır. Daha önce aşı yapılmış olsa da veteriner hekim geldiğinde yeniden aşılama yapılmalıdır. Şap virüsü samanlıkta bile 5 ay boyunca aktif kalabiliyor. Rüzgar, hayvan gübresi ve arazide kullanılan ekipmanlarla taşınabiliyor. Bu nedenle karantina, tecrit ve dezenfeksiyon kurallarına sıkı sıkıya uyulmalıdır. Hayvanların kontrolsüz hareketleri kesinlikle engellenmelidir" dedi. Köse, şap hastalığının insanlara da bulaşabileceğine dikkat çekerek şöyle devam etti: "Şap hastalığı, hayvanlardan insanlara bulaşma potansiyeli taşıyan bir zoonoz olmasına rağmen, insanlarda görülme sıklığı oldukça düşüktür. İnsanlarda şap hastalığı vakaları nadirdir ve genellikle enfekte hayvanlarla doğrudan temas sonucu veya enfekte hayvan ürünlerinin tüketilmesiyle meydana gelir. Ayrıca hastalık insanlarda hayvanlardaki gibi ağır seyretmez. Bu nedenle korkulacak bir durum yoktur."
Bayburt Devlet Hastanesine Temmuz ayında 53 bin 208 kişi başvurdu
05 Ağustos 2025 Salı - 10:01 Bayburt Devlet Hastanesine Temmuz ayında 53 bin 208 kişi başvurdu Bayburt Devlet Hastanesi, Temmuz ayında hastaneye başvuran hasta sayılarını açıkladı. Haziran ayında 44 bin 113 toplam ayaktan hasta sayısı, Temmuz ayında 9 bin 95 kişi artarak, 53 bin 208’e yükseldi. Bu ay, acil servise başvuran hasta sayısında da artış görüldü. Haziran ayında acil servise başvuran sayısı 14 bin 616 iken, Temmuz ayında bu sayı 17 bin 534 oldu. Temmuz ayında en yoğun başvuru ise göz hastalıkları polikliniğinde gerçekleşti. 01-31 Temmuz tarihleri arasında yapılan muayene sayıları şu şekilde: Uzman Aile Hekimliği: 890 Anestezi Polikliniği: 416 Beyin Cerrahi: Bin 987 Cildiye Polikliniği: Bin 168 Çocuk Cerrahisi: 537 Çocuk Polikliniği: 2 bin 770 Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı: 266 Enfeksiyon Hastalıkları: 639 Fizik Tedavi Polikliniği: Bin 280 Genel Cerrahi Polikliniği: Bin 774 Göğüs Cerrahisi Polikliniği: 175 Göğüs Hastalıkları: Bin 209 Göz Hastalıkları Polikliniği: 3 bin 266 İç Hastalıkları Polikliniği: 3 bin 268 Kadın Hastalıkları Polikliniği: 2 bin 458 Kalp Damar Cerrahisi: 471 Kardiyoloji Polikliniği: 2 bin 510 Kulak Burun Boğaz Polikliniği: 2 bin 47 Nöroloji Polikliniği: Bin 850 Ortopedi Polikliniği: 2 bin 960 Plastik Cerrahi Polikliniği: 281 Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Polikliniği: 966 Üroloji Polikliniği: Bin 489 Acil servis hastası: 17 bin 534 Yapılan Ameliyat Sayısı: 409 Yapılan Lokal Ameliyat Sayısı: 85 Yapılan Endoskopi Sayısı: 131 Yapılan Kolonoskopi Sayısı: 60 Yapılan Bronkoskopi Sayısı: 7 Yapılan Anjiyo Sayısı: 81 Gebe Okulu Danışanı Sayısı: 14 MHRS randevulu hasta sayısı: 15 bin 256 MHRS dışı ayaktan başvuru: 20 bin 418 Toplam ayaktan bakılan hasta sayısı: 53 bin 208