Son Dakika
|
İnşaatta kafasına mutfak tüpü düşen işçi hayatını kaybetti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, işçi ve işveren temsilcilerini kabul etti
‘Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ duruşmasında 15 sanık tahliye edildi
Bursa’da avukat cinayeti: 7 şüpheli gözaltında
İzmir'de freni boşalan tır 10 araca çarptı
İstanbul'da sokak çetelerine yönelik operasyon
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Trump’tan AB menşeli otomobil ve ağır vasıtalara yüzde 25 gümrük vergisi kararı
Şanlıurfa’da üvey kardeşler arasında arazi kavgası: 2 ölü
Sobaya dökülen tinerin parlamasıyla ağır yaralanan genç hayatını kaybetti
Sakarya’da karaya oturan gemi havadan görüntülendi
İsrail'in Küresel Sumud Filosunda alıkoyduğu Türkler bugün İstanbul'a dönecek
Van Gölü Havzası’nda yağış bereketi: Etkisi 2027 yılına kadar sürecek
Çocukların silahla oyunu faciayla bitti
SAĞLIK
Hitit Üniversitesi’nin kan bağışı duyarlılığına Kızılay’dan gümüş madalya
01 Mayıs 2026 Cuma - 18:39:32
Türk Kızılay tarafından yürütülen kan bağışı kampanyalarına sağladığı katkı dolayısıyla Hitit Üniversitesine gümüş madalya verildi. Türk Kızılay Kan Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bölge Kan Merkezleri ve Kan Bağışı Merkezleri tarafından yürütülen kan bağışı projeleri ve kampanyalarına destek veren kurumlara kurumsal madalya veriyor. Bu kapsamda 2025 yılında gerçekleştirilen toplam bin 54 ünite kan bağışıyla Çorum’da kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurum Hitit Üniversitesi oldu. Hitit Üniversitesinde kan bağışı kampanyalarına en fazla katkı Osmancık Ömer Derindere Meslek Yüksekokulu, Meslek Yüksekokulları Kampüsü ve Spor Bilimleri Fakültesinden geldi. Hitit Üniversitesi Rektörlüğü Senato Salonu’nda düzenlenen takdim töreninde konuşan Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, "Türk Kızılay tarafından üniversitemizde gerçekleştirilen kan bağışı kampanyalarına duyarlılık göstererek hayatlara dokunan akademik ve idari personelimiz ile öğrencilerimize yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Çorum Kızılay Şube Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Bilgin de Çorum’da ilk kurumsal madalyanın 2024 yılında 654 ünite kan bağışı ile Osmancık 75. Yıl Cumhuriyet İlkokuluna verildiğini ifade ederek kurumsal gümüş madalyayı alan ilk kurumun ise Hitit Üniversitesi olduğunu kaydetti. Kan bağışlarının ülke genelindeki kan ihtiyacının karşılanmasınaönemli katkı sunduğuna dikkati çeken Bilgin, desteklerinden dolayı başta Rektör Prof. Dr. Ali Osman Öztürk olmak üzere üniversite yönetimine teşekkür etti. Törene, Hitit Üniversitesi Senato Üyeleri, Çorum Kan Bağışı Merkezi Müdürü Dr. Senem Biçer, Kan Bağışçısı Kazanım Uzmanı Yasemin Güloğlu ve Şube Müdürü Tuğrul Yıldırım katıldı.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:37
Büyükşehir’den diyabetli öğrencilere sensör desteği
Bursa’da gençlerin daha iyi bir eğitim alabilmesi ve gelecek kaygısı yaşamaması için çalışmalarını sürdüren Bursa Büyükşehir Belediyesi, sosyal güvencesi bulunmayan Tip 1 diyabet hastası üniversite öğrencilerine yönelik, ‘Şeker Sensörü Desteği’ni başlattı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde hayata geçirilen ‘Sürekli Glikoz Ölçüm Sensörü’ desteğiyle, üniversitelerin örgün eğitim programlarında öğrenim gören 18 yaş üzerindeki Tip 1 diyabetli gençlerin, kan şekeri seviyelerini gün içerisinde anlık olarak takip edebilmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından başlatılan destek programıyla eğitimine devam eden gençlerin yaşam kalitesinin artırılması ve hastalık yönetimlerinin daha güvenli hale gelmesi hedefleniyor. Projenin başvuruları, 1 Mayıs-15 Mayıs tarihleri arasında alınacak. Destekten yararlanmak isteyen öğrencilerin Bursa’da ikamet etmesi, 18 yaşını doldurmuş olması, Tip 1 diyabet tanısına sahip bulunması ve üniversitelerin örgün eğitim programlarında aktif olarak öğrenim görmesi gerekiyor. Değerlendirme süreçlerinin ardından uygun bulunan öğrencilere sensör desteği sağlanacak. Başvurular için https://www.bursa.bel.tr/form/?form_id=b8b53cd277 adresi ziyaret edilebilir.
01 Mayıs 2026 Cuma - 15:00
Sınav döneminde kontrolsüz ilaç kullanımı
Sınav hazırlık sürecinde dikkat artırma vaadiyle kullanılan ürünler, doğru tedavinin önüne geçebiliyor. Ailelerin bilinçsiz yönlendirmeleri çocukların sağlığını riske atıyor. Türkiye’de milyonlarca öğrencinin geleceğini etkileyen LGS ve YKS sürecinde artan stres ve başarı baskısı, öğrenci ve aileleri "kısa yoldan çözüm" arayışına itiyor. Son dönemde özellikle dikkat ve odaklanmayı artırdığı iddia edilen bazı ilaçların, hekim kontrolü olmadan kullanılması ciddi bir tartışma konusu haline geldi. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı Dr. Cansu Gerçek, kamuoyunda "zihin açıcı" olarak bilinen ürünlere ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Dr. Gerçek, bu ürünlerden biri olan sitikolin; beyin hücre zarının yapısında yer alan fosfolipitlerin sentezine katılan, nörolojik süreçlerde rol oynayan bir madde oldğunu belirterek, "Sitikolin, çocuk ve ergen psikiyatrisinde bazı seçilmiş vakalarda destekleyici amaçla kullanılabilir. Ancak hiçbir şekilde temel tedavinin yerine geçmez. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda birinci basamak tedavi, bilimsel etkinliği kanıtlanmış stimülan ilaçlardır. Sitikolin bu tedavilere alternatif değildir; yalnızca gerekli görüldüğünde ek destek olarak değerlendirilebilir. Kkontrolsüz kullanımın en büyük tehlikesi, çocukların doğru tanı ve tedaviye ulaşmasının gecikmesi ve farklı sağlık sorunlarına yol açabilme riski. Çünkü her dikkat sorunu aynı nedene dayanmayabilir. Her dikkat sorunu DEHB değildir. Bu nedenle hekime danışmadan yapılan her müdahale, asıl sorunun gözden kaçmasına neden olabileceği gibi farklı sağlık sorunlarına da yol açabilir" dedi. Dr. Cansu Gerçek özellikle sosyal medya ve kulaktan dolma bilgilerle yapılan yönlendirmelerin ciddi risk taşıdığını belirterek, "Hekim önerisi olmadan ilaç kullanmayın, arkadaş tavsiyesi ile ilaca başlamayın ve gelişme çağındaki çocukların akademik başarısı için kimyasal destek arayışına girmeyin. Sitikolin gibi maddeler, doğru hastada ve doğru endikasyonla kullanıldığında fayda sağlayabilecek nörobiyolojik ajanlar arasında yer alıyor. Ancak bu durum, onların "herkes için uygun" olduğu anlamına gelmiyor. Gelişigüzel ‘zihin açıcı’ kullanımı doğru değildir. Kalıcı başarı, doğru tanı, uygun tedavi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarıyla mümkündür" dedi.
01 Mayıs 2026 Cuma - 14:22
Milas Veteriner Fakültesi 17 Üniversiteden 250 öğrenciyi ağırladı
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Milas Veteriner Fakültesi ev sahipliğinde, IVSA Muğla tarafından düzenlenen VETWISE’26 I. Ulusal Öğrenci Kongresi, MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde yapıldı. 28-30 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen kongre, IVSA Muğla’nın ilk ulusal öğrenci kongresi olma özelliğini taşıdı. Türkiye’nin 17 üniversitesinden gelen veteriner fakültesi öğrencilerini buluşturan kongre; ‘Muğla Gençlik Yılı’ vizyonu ve Dünya Veteriner Hekimler Günü kapsamında önemli bir bilimsel platform oluşturdu. Cerrahi, dahiliye, yaban hayatı, sucul hayvan hastalıkları, arıcılık, klinik uygulamalar ve sektör buluşmalarını kapsayan oturumlar ve workshoplar düzenlendi. Açılışta konuşan MSKÜ Rektörü Prof. Dr. Turhan Kaçar, kongrenin yalnızca bir öğrenci etkinliği değil, gençlerin bilimsel üretim ve mesleki gelişime katılımını gösteren önemli bir organizasyon olduğunu vurguladı. Etkinliğin, öğrencilerin akademi ve sektörle doğrudan temas kurmasına katkı sağladığını belirtti. Milas Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Artay Yağcı ise veteriner hekimliğin hayvan sağlığının ötesinde insan sağlığı, çevre, gıda güvenliği ve biyoteknolojiyle doğrudan ilişkili geniş bir alan olduğunu ifade etti. Tek sağlık yaklaşımının önemine dikkat çeken Yağcı, gelecekte salgın hastalıklarla mücadelede ve ekosistemin korunmasında veteriner hekimlerin kritik rol üstleneceğini belirtti. Muğla’nın arıcılık, çam balı, su ürünleri ve hayvancılık açısından güçlü bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Yağcı, iklim değişikliği ve hastalıklar gibi sorunlara bilimsel çözümler üretilmesi gerektiğini söyledi. Kongrenin, teorik bilginin ötesinde tartışma ortamı sunacağını ifade etti. IVSA Muğla Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Neslihan Sürsal Şimşek de kongrenin Dünya Veteriner Hekimler Günü ile aynı dönemde düzenlenmesinin anlamına dikkat çekti. Veteriner hekimliğin zoonozlardan gıda güvenliğine kadar geniş bir sorumluluk alanına sahip olduğunu belirterek, mesleğin Tek Sağlık yaklaşımındaki temel rolünü vurguladı. Farklı üniversitelerden öğrencilerin bir araya gelmesinin mesleki dayanışma açısından önemli olduğunu ifade eden Şimşek, kongrenin bilim, iş birliği ve gençlik enerjisini buluşturan bir platform olduğunu söyledi. Organizasyona katkı sağlayan tüm paydaşlara teşekkür etti. Üç gün süren kongreye, akademisyenler ve sektör temsilcilerinin yanı sıra Muğla İl Milli Eğitim Müdürü Emre Çay, Muğla İl Tarım Orman Müdür Yardımcısı Dr. Songül Topal, Muğla Valiliği Proje Koordinatörü Dr. Ahmet Esen, Muğla Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hurşit Öztürk, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Sağlık Kültür Spor Daire Başkanı Şamil Türkay Aktürk katıldılar. Kongre boyunca gerçekleşen oturumlar ve uygulamalı workshoplar ile öğrencilerin bilimsel vizyonunun güçlendirmesi ve mesleki farkındalıklarının artması hedeflendi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Düşme sonrası gittiği hastanede nadir görülen ölümcül hastalığa yakalandığını öğrendi
2
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:04
İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner: "1 yılda 300 kere doktora giden hasta var"
3
30 Nisan 2026 Perşembe- 10:11
Grip olduğunu düşündü doktora gitmedi: Hayatının şokunu yaşadı
4
30 Nisan 2026 Perşembe- 09:15
Yüksekova’nın fedakar ebeleri gebeler için yollarda
5
30 Nisan 2026 Perşembe- 14:44
Hasta, doktoruna böbreğini verdi
05 Ağustos 2025 Salı - 08:18
Başkent Hastanesinde hayat kurtaran operasyon: Anne ve bebeği yaşama tutundu
Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi’nde gerçekleştirilen son derece riskli ve nadir görülen bir operasyonla, hem anne hem de bebeğin hayatını kurtardı. Hastanın hastaneye ulaştığında ciddi nefes darlığı ve genel durum bozukluğu içinde olduğunu ve yapılan tetkiklerde aort damarının patladığını, kalbi çevreleyen boşluğa kan aktığı için kalbin baskı altında kaldığını tespit ettiklerini söyleyen Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Profesörü Dr. Adem İlkay Diken operasyonu şu sözlerle anlattı: "Hasta, kardiyojenik şok tablosunda yani kalp fonksiyonlarının bitme noktasına geldiği bir durumda merkezimize geldi. Kalp Damar Cerrahisi, Anestezi ve Reanimasyon, Kadın Hastalıkları ve Doğum ile Yenidoğan Anabilim Dalı öğretim üyelerinin hastayı hızlıca değerlendirmesi neticesinde dakikalarla yarışarak ameliyata aldık. Aynı anda hem 32 haftalık bebeğin doğumu gerçekleşti, hem de yırtılan aort damarı ve aort kapağı onarıldı. Daha önce geçirilmiş göğüs duvarı ameliyatlarının olması operasyonu daha da zorlaştırdı. Ancak modern teknolojinin tüm imkanlarının kullanıldığı uzun ve zorlu bir ameliyatın sonunda hem anne hem bebek sağlıklı bir şekilde ameliyattan çıktı. Bu hasta örneği, yani Marfan Sendromu olan bir kadın hastada gelişen rüptüre aort diseksiyonu neticesinde aynı anda acil doğum ve kalp ameliyatının başarıyla gerçekleştirilmesi, ülkemizde tıbbi literatürde bir ilk olup, dünyada ise 10’dan az sayıda takdim edilmiştir. Hasta ve bebeği için olumlu sonuçlanan bu ağır sürecin bir parçası olmak üniversitemiz ve ülkemiz adına gurur verici olmuştur." Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı - Perinatoloji Bilim Dalından Uzm. Dr. Ümran Kılınçdemir Turgut, operasyonun kadın doğum ve yenidoğan ekibi açısından önemini şöyle aktardı: "Hasta geldiğinde annenin durumu iyi değildi. Fetal değerlendirmeyi hızla yaptık ve bebeğin kalp atımlarında sorunlar olduğunu tespit ettik. Anne ve bebeğin hayatını kurtarmak için saniyeler çok değerliydi. Kalp damar cerrahisi, perinatoloji ve yenidoğan ekibiyle hızlıca organize olup ameliyata girdik. Bebeği canlı olarak çıkardık ve yeni doğan ekibine teslim ettik. Ardından kalp damar cerrahisi ekibi çok zorlu bir operasyon gerçekleştirdi. Ameliyattan iki hafta sonra anne taburcu edildi. Bebek erken doğduğu için bir süre daha merkezimizde gözlem altında olacak." Diken; "Aort, vücudun en büyük atardamarı olup kalbin pompaladığı kanı tüm vücuda ulaştırmakla görevlidir. Son yıllarda artık vücudun 24. organı olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Aort hastalıklarından biri olan anevrizma damarın olması gereken çapından yüzde 50 oranında büyümesine verilen tıbbi isimdir. Örnekle, normalde 3 santimetre olan aort çapının 4,5 santimetreyi aşması olarak tanımlanır. Anevrizma gelişimi için birçok etmen söz konusudur. Bunların başında yüksek tansiyon, sigara kullanımı ve bazı genetik yatkınlık oluşturan durumlar yer almaktadır. Bu etmenler aort dokusunda yıpranmaya neden olmakta ve hayatın erken dönemlerinden itibaren aortun genişlemesine neden olmaktadır. Bazı ailelerde aort anevrizması daha sık olarak saptanabilir. Marfan sendromu, Loeys-Dietz Sendromu veya Ehlers-Danlos Sendromu gibi genetik geçişli bağ dokusu hastalıkları bu durumu daha da riskli hale getirir ve daha erken yaşlarda aortta yırtılma riski oluşturur" dedi. Hastanın Marfan sendromu olduğuna ve geçmişte birden fazla operasyon geçirmesine rağmen bu tanıyı almadığına dikkat çeken Prof. Dr. Diken, bu sendromun erken teşhis edilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı: "Marfan sendromlu hastalarda aort normal bireylere göre çok daha erken çaplarda yırtılmaya meyillidir. Normalde 4,5 cm üzeri riskli iken bu hastalarda 4 cm bile hayati risk oluşturabilir. Özellikle gebelik gibi normal fizyolojinin tamamen değiştiği dönemlerde risk çok daha artar. Bu vaka örneğiyle aort anevrizması olan kişilerin erken tanı almasının ve düzenli takiplerinin öneminin altını çizmek istiyorum" diye konuştu. Riskin Ciddiyeti ve Farkındalık Çağrısı Aort anevrizması konusunda önemli uyarılarda bulunan Prof. Dr. Adem İlkay Diken şöyle konuştu: "Yüksek tansiyon, yoğun sigara kullanımı, ailede aort hastalığı veya ani genç yaş ölüm hikayesi bu hastalık için önemli risk faktörleridir. Genetik hastalıklar nedeniyle bu risk 20’li yaşlara kadar inebiliyor. Erken teşhis çok önemli çünkü yırtılma sonrası ameliyatlar hayati riskin yüzde 70-80’lere çıktığı operasyonlar haline geliyor. Öte yandan yırtılma olmadan tanı alan hastalarda anevrizma ameliyatları güvenle ve düşük risklerle yapılabiliyor. Bu nedenle ailesinde aort anevrizması ve ani kardiyak ölüm hikayesi olan, yüksek tansiyon hastaları ve sigara tüketen, kısacası risk grubundaki bireylerin mutlaka kalp damar cerrahına başvurmaları gerekir." Multidisipliner Yönetim Başarı Getirdi Prof. Dr. Diken; "Operasyonun başarısını sağlayan en önemli faktörün multidisipliner yaklaşım olduğunun altını önemle çizmek isterim. Bu tür kompleks ameliyatlar, sadece kalp damar cerrahisinin başarısıyla değil, güçlü bir anestezi ekibi, deneyimli bir kadın doğum ekibi, yetkin bir yenidoğan ekibi ile bu hastaların ameliyat sonrası süreçlerinde duruma vakıf, alanında tecrübeli yoğun bakım hemşire kadrosunun koordineli çalışmasıyla mümkündür. Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi merkezlerde bu nedenle başarı oranları tıbbi literatüre yakın seviyelerde gerçekleşmektedir" diye konuştu. Uzm. Dr. Ümran Kılınçdemir Turgut ise özellikle kalp hastalığı olan anneler için gebelik planlamasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Genel olarak kalp hastalığı olan kadınlar gebelik planlamadan önce kardiyoloji ve kadın doğum uzmanlarının onayı olmadan gebe kalmamalıdır. Aort diseksiyonu gibi ağır bir komplikasyonu gebelik sırasında yaşayan annelerin çoğu maalesef hayatını kaybediyor. Bu nedenle önlem en önemli adım" dedi. "Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi ekibi; ‘’Farklı branşların insanüstü gayreti ve profesyonel iş birliğiyle yürütülen bu operasyon multidisipliner yaklaşımın hayati önemini bir kez daha gösterdi. Anne ve bebek hayata bağlandı. Hem tıbbi hem de insani açıdan örnek bir başarıya imza atmaktan büyük gurur duyuyoruz." açıklamasında bulundu.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 18:03
Yaşadığı dağlık alanda rahatsızlanan yaşlı kadın için ekipler seferber oldu
Yalova’nın Termal ilçesinde yaşadığı dağlık bölgede rahatsızlanan yaşlı kadın, ambulansın giremediği bölgeden AFAD ve UMKE ekiplerince alınarak hastaneye sevk edildi. Alınan bilgiye göre, Termal ilçesi Gökçedere Barajı mevkiinde dağlık alanda oğlu ile yaşayan Asiye Yurt (75) rahatszlandı. Yörük olduğu ve büyükbaş hayvan besiciliği yaptığı öğrenilen yaşlı kadın için 112’den yardım talep edildi. Bölgeye ambulansın girememesi nedeniyle AFAD’dan arazi aracı ve 4 arama kurtarma personeli, UMKE’den bir arazi aracı ve 4 sağlık personeli ile 112 ambulans ekibi sevk edildi. UMKE ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından güvenli alanda 112 ekiplerine teslim edilen hasta, Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaşlı kadının tedavisine başlanıldığı öğrenildi.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:52
Dağlık alanda yaşayan yaşlı hasta için seferber oldular
Yalova’nın Termal ilçesinde dağlık alanda yaşayan ve rahatsızlanan yaşlı kadın, ambulansın giremediği bölgeden AFAD ve UMKE ekiplerinin çalışmasıyla çıkartılarak hastaneye sevki gerçekleştirildi. Alınan bilgiye göre, Termal ilçesi Gökçedere Barajı mevkiinde dağlık alanda oğlu ile yaşayan 75 yaşındaki Asiye Yurt rahatsızlandı. Yörük olduğu ve büyükbaş hayvan besiciliği yaptığı öğrenilen yaşlı kadın için 112’den yardım talep edildi. Bölgeye ambulansın girememesi nedeniyle AFAD tarafından 1 dağcılık aracı ve 4 arama kurtarma personeli, UMKE tarafından 1 dağcılık aracı ve 4 sağlık personeli ile 112 ambulans ekibi sevk edildi. UMKE ekiplerinin yaptığı ilk müdahalenin ardından hasta, güvenli alanda 112 ekiplerine teslim edilerek Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaşlı hastanın tedavisine başlanıldığı öğrenildi.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 17:40
Karasu Devlet Hastanesi 2024 ameliyat sayısını ilk 6 ayda geçti
Karasu Devlet Hastanesi, uzman hekim ve personel atamalarıyla sağlık hizmetlerindeki kapasitesini önemli ölçüde artırdı. Hastanede, bu yılın ilk 6 ayında gerçekleştirilen nitelikli ameliyat sayısı, geçen yılın toplam ameliyat sayısını geçti. Karasu Devlet Hastanesi, bölge sakinlerinin yerinde sağlık hizmetine erişimini kolaylaştırmak adına önemli çalışmalar yürütüyor. Yaz aylarında artan hasta potansiyeline rağmen sunduğu hizmetle ilçe halkının takdirini toplamaya devam ediyor. Hastanede 29 uzman hekimin görev yaptığını belirten Başhekim Uzm. Dr. Anıl Erdik, Sağlık Bakanlığı 2025 Yer Değiştirme Atamaları çerçevesinde Radyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Karadağ ile Acil Tıp Uzmanı Dr. Kerim Hasçelik’in de hastanede göreve başladığını kaydetti. Ortopedi ve genel cerrahi alanında başarı ameliyatların gerçekleştirildiği hastanede temmuz ayı itibarıyla 100’ün üzerinde A-B-C grubu ameliyat gerçekleştirildiği ifade edilirken, bu yılın ilk 6 ayında toplam 472 A-B-C grubu ameliyat yapıldığı belirtildi. Hastanenin 2024 yılı ameliyat sayısına bakıldığında, bu yılın ilk 6 ayında gerçekleşen ameliyat sayısı geçen yılın toplam ameliyat sayısına ulaştı.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:33
Eskişehir Şehir Hastanesi bir başarıya daha imza attı
Eskişehir Şehir Hastanesi Elektro Fizyoloji Merkezi, Uluslararası Johnson and Johnson Enstitüsü tarafından "Uluslararası Atriyal Fibrilasyon Eğitim Merkezi" olarak belgelendirildi. Eskişehir Şehir Hastanesi Kardiyoloji Kliniğinde, son 3 yıldır aktif olarak her türlü ablasyon işleminin yapıldığı ve yeniliklerin öncüsü olmaya devam ettiği belirtildi. Günümüzde ritim bozukluğu anlamında toplumun en büyük sorunlarından biri olan Atriyal Fibrilasyon hastalığı merkezde başarılı bir şekilde tedavi ediliyor. Özellikle son 2 yıldır uygulanan başarılı ablasyon yöntemlerinin sonucu, Eskişehir Sehir Hastanesi Elektro Fizyoloji Merkezi, aritmi alanında dünyanın önde gelen Uluslararası Johnson and Johnson Enstitüsü tarafından "Uluslararası Atriyal Fibrilasyon Eğitim Merkezi" olarak belgelendirildi. Bu sertifika sayesinde uluslararası olarak dünyanın her yerinden eğitim almak isteyen doktorlar merkezde eğitim sürecine alınabilecekler. İlgililer "Bu sertifikanın el edilme sürecindeki katkılarından dolayı İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yasar Bildirici, Başhekim Dr. Öğr. Üyesi Fatih Alper Ayyıldız ve ekibimize teşekkürü borç biliriz." diye belirttiler.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:30
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi hastaların memnuniyetini topladı
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi, tedavi gören hastaların memnuniyetini topladı. Hastalar, hem doktorların hem de personelin ilgisinden memnun olduğunu dile getirdi. Halı saha maçı sırasında çapraz bağlarını koparan ve başarılı bir ameliyat sonrası fizik tedavi sürecine başlayan İbrahim Obut, hastanenin sunduğu hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Obut, "Yaklaşık 3 haftadır fizik tedavi sürecindeyim. Hocalarımız ve personelimiz birebir çok güzel ilgileniyorlar. Sağlık sektörünün doğası gereği ufak tefek aksaklıkların olabilir ancak genel ilginin ve alakanın üst düzeyde olduğunu gördüm. Tedaviyle ilgili bilgilerin ve donanımın da çok iyi olduğunu memnuniyetle gördüm" dedi. Omuz ağrısı nedeniyle tedavi gören Veysi Onat ise, "Omuzumu tedavi ettiler. Bütün personel güler yüzlüydü, hepsinden de memnunum" şeklinde konuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi salon sorumlusu fizyoterapist Adil İlgin, 6 FTR doktoru, 20 fizyoterapi teknikeri ve 20 fizyoterapistten oluşan 46 kişilik bir ekiple hizmet verdiklerini belirtti. Ünitede nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, genel cerrahi rehabilitasyonu, gebe okulu ve eğitimi, romatolojik rehabilitasyon ve pediatrik rehabilitasyon gibi çeşitli alanlarda hastaların tedavi edildiğini belirten İlgin, ortalama aylık bin hastaya hizmet verdiklerini kaydetti.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:29
Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi hastalara verdiği hizmet ile göz doldurdu
Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ünitesi, tedavi gören hastaların memnuniyetini topladı. Hastalar, hem doktorların hem de personelin ilgisinden memnun. Halı saha maçı sırasında çapraz bağlarını koparan ve başarılı bir ameliyat sonrası fizik tedavi sürecine başlayan İbrahim Obut, hastanenin sunduğu hizmetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Obut, "Yaklaşık 3 haftadır fizik tedavi sürecindeyim. Hocalarımız ve personellerimiz birebir çok güzel ilgileniyorlar. Sağlık sektörünün doğası gereği ufak tefek aksaklıkların olabilir ancak genel ilginin ve alakanın üst düzeyde olduğunu gördüm. Tedaviyle ilgili bilgilerin ve donanımın da çok iyi olduğunu memnuniyetle gördüm" dedi. Omuz ağrısı nedeniyle tedavi gören Veysi Onat ise, "Omuzumu tedavi ettiler. Bütün personel güler yüzlüydü, hepsinden de memnunum" şeklinde konuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Fizik Tedavi salon sorumlusu fizyoterapist Adil İlgin, 6 FTR doktoru, 20 fizyoterapi teknikeri ve 20 fizyoterapistten oluşan 46 kişilik bir ekiple hizmet verdiklerini belirtti. Ünitede nörolojik rehabilitasyon, ortopedik rehabilitasyon, genel cerrahi rehabilitasyonu, gebe okulu ve eğitimi, romatolojik rehabilitasyon ve pediatrik rehabilitasyon gibi çeşitli alanlarda hastaların tedavi edildiğini belirten İlgin, ortalama aylık 1000 hastaya hizmet verdiklerini kaydetti. (ŞU-AKK-Y)
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 16:12
Nusaybin’de 3 boyutlu yazıcıyla kraniyoplasti ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi
Mardin’de Nusaybin Devlet Hastanesi’nde ilk kez gerçekleştirilen ve başarıyla sonuçlanan kraniyoplasti ameliyatı, hem tıbbi hem de teknolojik açıdan bir ilke imza attı. Genç hasta Lokman Akyüz’e uygulanan ameliyatla, özel olarak geliştirilen 3 boyutlu yazıcı teknolojisi kullanılarak milimetrik ölçülerde tam anatomik bir kafatası oluşturuldu. Ameliyatı gerçekleştiren Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Altun, operasyonun modern teknoloji ile cerrahi tekniğin bir araya getirilmesiyle başarıyla tamamlandığını söyledi. Dr. Altun, bu ameliyatla hastanın beyni iç ve dış darbelere karşı korunmuş olduğunu belirterek, "Aynı zamanda kozmetik açıdan da önemli bir iyileşme sağlandı. Toplumsal etkileşimde hastanın kendini daha rahat hissetmesi amaçlandı. Operasyon başarılı geçti, sadece enfeksiyon riski göz önünde bulundurularak takip yapıyoruz" dedi. Ameliyat sonrası ertesi gün taburcu edilen Lokman’ın üçüncü gün kontrolünde de herhangi bir komplikasyon görülmediği, hastanın takibinin devam edeceği ve altı ay ile bir yıl içinde rutin kontrollerinin yapılacağı bildirildi. Nusaybin Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. M. Selim Ünverdi ise, "Hastanemizde ilk kez kraniyoplasti ameliyatı gerçekleştirdik. Bu önemli operasyonun başarılı geçmesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Desteklerinden dolayı Sağlık Bakanlığımıza, İl Sağlık Müdürümüze ve Kaymakamımıza teşekkür ederim. İnşallah Nusaybin’de daha birçok ilke imza atacağız" ifadelerini kullandı.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:47
Türkiye ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında sağlıkta stratejik iş birliği başlatıldı
Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) ile Birleşik Arap Emirlikleri arasında sağlık diplomasisi, yatırım ve eğitim alanlarını kapsayan stratejik iş birliği süreci başlatıldı. Sağlık Turizmi Konfederasyonu (SATKOF) Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay başkanlığındaki heyet, Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri’yi ziyaret etti. Görüşmede iki ülke arasında sağlık turizmi, geleneksel tıp, dijital sağlık çözümleri ve tıbbi aromatik bitkiler başta olmak üzere çok sayıda başlık masaya yatırıldı. Ziyarette Türkiye ile BAE arasında sağlık alanındaki uzun vadeli iş birliğini kurumsallaştıracak olan "Çerçeve İş Birliği Protokolü" Büyükelçiye resmi olarak takdim edildi. Protokolde karşılıklı hasta yönlendirme, eğitim programları, ortak sertifikasyon sistemleri, sağlık yatırımları ve girişimciliği kapsayan birçok alanda iş birliği hedefleri belirlendi. Görüşmede ayrıca önümüzdeki aylarda Ankara’da düzenlenmesi planlanan "Türkiye - Birleşik Arap Emirlikleri Uluslararası Sağlık ve Medikal Yatırım Konferansı" hakkında bilgi paylaşımında bulunuldu. SATKOF, söz konusu konferansta BAE Büyükelçiliğini resmi paydaş olarak görmekten memnuniyet duyacağını iletti. SATKOF Genel Başkanı Prof. Dr. Aysun Bay, "Türkiye’nin güçlü sağlık altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve akredite sağlık kuruluşları; Birleşik Arap Emirlikleri’nin dijital vizyonu ve yatırım gücüyle birleştiğinde ortaya çıkacak sinerji yalnızca iki ülkeye değil, bölgesel sağlık barışına da katkı sağlayacaktır" dedi. Birleşik Arap Emirlikleri Ankara Büyükelçisi Saeed Thani Hareb Al Dhaheri ise, "Sağlık Turizmi Konfederasyonu’nun nazik ziyareti ve sunduğu vizyoner iş birliği önerileri için teşekkür ederim. Türkiye ile sağlık alanındaki bu stratejik diyaloğu büyük bir memnuniyetle karşılıyoruz. Bundan sonraki süreçte de iletişim halinde olmaktan ve özellikle BAE’de düzenlenecek sağlık turizmi programlarında SATKOF ile birlikte çalışmaktan mutluluk duyacağız" ifadelerini kullandı.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:23
İl Sağlık Müdürü Bildirici, Eskişehir Şehir Hastanesi’ni ziyaret etti
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, Dünya Emzirme Haftası sebebi ile ziyaret ettiği Eskişehir Şehir Hastanesi’nde, ilgili sağlık hizmetlerine ilişkin personelden detaylı bilgi aldı. Ziyarete, Hastane Başhekimi Dr. Öğretim Üyesi Fatih Alper Ayyıldız ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü Esra Güldaş da eşlik etti. Ziyaret kapsamında doğumhane, emzirme odaları, çocuk poliklinikleri, kadın doğum servisi, relaktasyon odası ve anne sütü planlama odası gibi birimlerde incelemelerde bulunan İl Sağlık Müdürü Bildirici, ilgili sağlık hizmetlerine ilişkin personelden detaylı bilgi aldı. Doç. Dr. Yaşar Bildirici, anne ve bebek sağlığının korunmasında anne sütüyle beslenmenin önemine dikkat çekerek, emzirme danışmanlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının ve annelere verilen desteğin artırılmasının gerekliliğini vurguladı. Servislerde tedavi gören anneler ve bebekleriyle bir araya gelen Bildirici, anne ve babalarla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti. İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, emzirmenin teşvik edilmesi amacıyla hizmet veren relaktasyon odası ve anne sütü planlama odası gibi özel alanların aktif kullanımının, emzirmenin sürdürülmesine büyük katkı sağladığını ifade etti.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:00
Testler ile alerjilerini öğrenen hastalar daha konforlu bir yaşam sürüyor
Solunum, gıda ve ilaç alerjilerinin tespit için 3 farklı test yöntemi olduğunu ifade eden Özel Denizli Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Aslıhan Banu Er, alerji şikayeti olanların uzman bir kliniğe başvurmalarını önerdi. Özel Denizli Tekden Hastanesi Göğüs Hastalıkları doktorlarından Uzm. Dr. Aslıhan Banu Er, alerji şikayeti bulunan hastalara dair önemli bilgiler paylaştı. Özel Denizli Tekden Hastanesinde 3 çeşit alerji testinin bulunduğu belirterek, alerji testleri hakkında bilgiler veren Uz. Dr. Aslıhan Banu Er, "Birincisi deri prick testleri, ikincisi kandan yaptığımız spesifik immünoglobulin E testleri, üçüncüsü ise seçili hastalarda yaptığımız ilaç alerji testleri. Deri prick testleri ve kandan yaptığımız spesifik immünoglobulin E testlerinde solunum ve gıda alerjilerini tespit edebilmekteyiz. Kandan yaptığımız testler her yaş grubuna uygulanabilmektedir. İlaç alerji testleri ise hastalar ve hekimlerin herhangi bir ilaca karşı alerji öyküsü veya şüphesi durumunda hastalarımıza günü birlik yatış yaparak gözlem altında gerçekleştirdiğimiz çok önemli bir testtir. Alerji şikayeti olan, herhangi bir ilaç alerjisi olan ve bunların tespit edilmesini isteyen hastalarımız uzmana başvurmalıdır" dedi.
04 Ağustos 2025 Pazartesi - 13:23
Prof. Dr. Cumhur Aydemir: "Anne sütü, sağlıklı nesillerin temelidir"
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Neonatoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cumhur Aydemir, 1-7 Ağustos Emzirme Haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, anne sütünün bebek sağlığı açısından vazgeçilmez bir besin olduğunu belirterek, "Anne sütü, sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlar" dedi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), UNICEF ve Sağlık Bakanlıkları öncülüğünde her yıl kutlanan Emzirme Haftası kapsamında yazılı bir açıklama yapan Prof. Dr. Aydemir, emzirmenin sürdürülebilir bir şekilde desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Aydemir, DSÖ’nün bu yıl emzirme konusunda sağlık sistemlerinin sürekli destek sağlayacak şekilde güçlendirilmesini öncelik haline getirdiğini belirterek, "Her annenin, istediği sürece emzirmek için ihtiyaç duyduğu desteğe ve bilgiye erişebilmesi sağlanmalıdır. Bunun için nitelikli emzirme danışmanlığına yatırım yapılmalı, Mama Kodu uygulanmalı ve kadınları destekleyen ortamlar oluşturulmalıdır" ifadelerini kullandı. Dünya Emzirmeyi Destekleme İttifakı’nın (WABA) belirlediği 2025 yılı teması hakkında bilgi veren Aydemir, "Bu yılın teması ‘Emzirmeyi Önceliklendirin: Sürdürülebilir Destek Sistemleri Oluşturun’ olarak belirlendi. Aileler, topluluklar, iş yerleri, sağlık sistemleri ve hükümetler birlikte hareket ettiğinde, emzirmeye verilen desteğin nesiller boyu sürecek olumlu etkileri olur" dedi. Aydemir, Türkiye’de Emzirme ve Anne Sütü Gönüllüleri Derneği (TEMAS) gibi kuruluşların bu sürece önemli katkı sunduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmesi, ardından uygun ek gıdalarla birlikte emzirmenin en az 2 yaşına kadar sürdürülmesi, kültürel bir norm haline gelmelidir. Bu süreçte yalnızca annenin değil, tüm aile bireylerinin bebek ve çocuk bakımına dahil olması desteklenmelidir." Ulusal Emzirme Yardım Hattı, çevrim içi ve yüz yüze eğitimlerin özellikle aile desteği olmayan ebeveynler için önemli bir rol üstlendiğini belirten Aydemir, "Geleceğimiz olan çocuklarımızın, kendileri için en ideal besin olan anne sütü ile beslenmesini sağlayarak sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sağlamayı hedefliyoruz. Gelin, hep birlikte emzirmeyi destekleyen bir dünya oluşturalım" çağrısında bulundu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder