SAĞLIK
Manisa’daki hastalara mesir macunu dağıtıldı 02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:48:58 Manisa Büyükşehir Belediyesi, bu yıl 486’ncısı düzenlenen Uluslararası Manisa Mesir Macunu Festivali coşkusunu hastanelere taşıdı. Festival etkinliklerine katılamayan hastalar ve refakatçileri, belediye ekiplerinin ziyaretiyle geleneksel şifalı mesir macununa kavuştu. Sosyal belediyecilik anlayışıyla hareket eden Manisa Büyükşehir Belediyesi, hastanede tedavi gördüğü veya refakatçi olduğu için festival alanına gidemeyen vatandaşlardan gelen talepler üzerine harekete geçti. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu’ya ulaştırılan, "Hastanede olduğumuz için festivale katılamadık, bizlere de mesir macunu ulaştırabilir misiniz?" talepleri kısa sürede karşılık buldu. Üç büyük hastanede dağıtım yapıldı Başkan Dutlulu’nun talimatıyla Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri tarafından organize edilen çalışmada Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi, Manisa Şehir Hastanesi ve Merkez Efendi Devlet Hastanesi ziyaret edildi. Ekipler, servisleri tek tek ziyaret ederek hasta ve yakınlarına mesir macunu ikram etti. Vatandaş odaklı hizmet anlayışını vurgulayan Başkan Besim Dutlulu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Mesir macunu geleneği, toplumun her kesimine hitap eden köklü bir mirastır. Festival heyecanını yerinde yaşayamayan vatandaşlarımızın talebine kayıtsız kalmamız mümkün değildi. Ekiplerimiz aracılığıyla bu şifalı geleneği hastanelerimize ulaştırdık. Tek dileğimiz, bu kadim mirasın herkese şifa ve moral olmasıdır." Hastanede festival sürpriziyle karşılaşan vatandaşlar, kendilerini unutmayan Manisa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Besim Dutlulu’ya teşekkür ederek memnuniyetlerini dile getirdi. Bu anlamlı çalışma, hem kültürel mirasın yaşatılmasına hem de hastaların moral bulmasına katkı sağladı.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 14:00 Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Eroğlu: "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" KASTAMONU (İHA) – Kastamonu’da bölgedeki veteriner odalarının temsilcileriyle bir araya gelen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" dedi. Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi’nin 5’inci Bölge Oda Başkanları Toplantısı Kastamonu’da gerçekleştirildi. Şehit Şerife Bacı Öğretmenevi2nde gerçekleştirilen toplantıya Kastamonu, Düzce, Samsun, Çankırı, Ankara, Bartın, Sinop, Bolu, Tokat, Çorum, Zonguldak ve Amasya illerinden veteriner odalarının başkanları katıldı. "Veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş" Toplantıda konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün önemine değinerek, "Gıda ve sağlığın koruyucuları veteriner hekimlerin çalışma alanları çok geniş. Hayvan sağlığı, hayvan refahı, hayvan hakları, hayvansal üretim, çevre sağlığı, veteriner halk sağlığı, biyoteknoloji, biyogüvenlik ve tabii ki insan sağlığı sonuçta hizmet eden bir meslek grubu. Hayvan ve insan sağlığına aynı anda hizmet eden meslek grubu dünyada sadece veteriner hekimlerdir. Bugün sadece bir kutlama günü değil, aynı zamanda veteriner hekimliğin farkındalığını ortaya koyma, yaşama ve hayata dair olan hizmetlerini ortaya koymak ve daha ileri noktalarda standartları geliştirilmiş bir veteriner hekimlik uygulamaları günüdür" dedi. Veteriner hekimlere yönelik yapılan yasal düzenlemelere değinen Eroğlu, "Türkiye’de 72 veteriner hekim odamız var. Bütün odalarımız mesleğimizin sorunlarını ve daha ileri noktalara nasıl taşınması gerektiğini gösteren etkinlikler yapıyorlar. 41. Madde gibi çok önemli bir konumuz vardı. Biliyorsunuz üç yıldan beri bir türlü bir sonuca gidilememişti. Geçen ay Tarım Komisyonu’ndan 41. Madde geçti. İnşallah önümüzdeki günlerde de genel kurula gelecek. Tabii bakanlığın konuyu sahiplenmesi, bakanlık eliyle meclise gitmesi önemliydi" dedi. Devlet nezdindeki temsil taleplerini yineleyen Eroğlu, "Ulusal Tek Sağlık Koordinasyon Kurulu kararı alındı Kasım ayında. Biz bu kurulda, ülkemizdeki 47 bine yaklaşan veteriner hekimi temsil eden yasal bir kurum olarak yer almamız gerektiğini devletimizin çeşitli makamlarına ilettik. Ayrıca veteriner fakültelerinde bir kontenjan azaltıldı. Çok sevindirici bir durumdu, bunun devam etmesini istiyoruz. Yüzdelik dilim, taban puan uygulaması, son sınıf öğrencilerine ücret verilmesi gibi konuları büyük bir dikkatle takip ediyoruz. Sağlıklı hayvan, gıda, çevre ve toplum hedefi için veteriner hekimlerin haklarının teslim edilmesi gerekiyor" şekinde konuştu. Toplantının açılış konuşmasını yapan Kastamonu Veteriner Hekimler Odası Başkanı Hacı İbrahim Maşalacı ise toplantının hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
02 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:40 KBÜ’den Alzheımer ve benzeri hastalıklara umut ışığı Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesinde yürütülen ve TÜBİTAK tarafından desteklenen deneysel araştırmada, Trokserutin’in nörodejeneratif hastalıklardaki etkileri dünyada ilk kez kapsamlı şekilde incelendi. Karabük Üniversitesi (KBÜ) Tıp Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Fizyoloji Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir’in yürütücülüğünü yaptığı "Kainik Asit ile Oluşturulan Deneysel Nörodejenerasyon Modelinde Trokserutinin Nöroprotektif Etkilerinin ve Galektin-3 İlişkisinin Araştırılması" başlıklı bilimsel çalışma; Alzheimer, Parkinson ve Huntington gibi nörodejeneratif hastalıkların tedavisine yönelik önemli bulgular ortaya koydu. TÜBİTAK destekli projede, beynin temel uyarıcı nörotransmitteri olan glutamatın aşırı birikiminin sinir hücrelerinde ciddi hasara yol açtığına dikkat çekildi. Bu durumun bilişsel ve motor bozukluklarla seyreden, ilerleyici ve geri dönüşümsüz özellikteki nörodejeneratif hastalıkların gelişiminde önemli rol oynadığı vurgulandı. "Yaşlanan nüfusla hastalıklar artıyor" Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Demir, dünya nüfusunun giderek yaşlandığını belirterek, "Dünya nüfusu yaşlandıkça hem Türkiye’de hem de dünyada Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıkların görülme sıklığı artmaktadır. Bu hastalıkların temelinde oksidatif stres, nöroinflamasyon ve bazı kimyasal habercilerin dengesizliği yer almaktadır" dedi. Araştırmada deneysel model kullanıldığını ifade eden Demir, "Mikrocerrahi yöntemle denekler üzerinde kainik asit kullanarak nörodejenerasyon modeli oluşturduk. Bu modelde beyin hasarı ve nöron kaybını gözlemleyerek hastalığın mekanizmasını inceleme imkânı bulduk" diye konuştu. "Trokserutin umut verdi" Çalışmada Trokserutin’in etkilerini incelediklerini kaydeden Demir, elde edilen sonuçların dikkat çekici olduğunu belirterek şunları söyledi: "Son dönemde önem kazanan Galektin-3 proteini üzerine de yoğunlaştık. Trokserutinin hem nöroinflamasyonu hem de oksidatif stresi azalttığını, ayrıca Galektin-3 seviyelerini düşürdüğünü tespit ettik. Elde ettiğimiz sonuçlar oldukça olumlu." Elde edilen bulguların gelecekte yeni tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini vurgulayan Demir, "Bu çalışma dünya ve Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor. Uluslararası saygın bir dergide yayınlanmak üzere kabul edildi. Bu bizim için son derece umut verici" ifadelerini kullandı.
Niğde’de anne adayları doğuma hazırlanıyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:56 Niğde’de anne adayları doğuma hazırlanıyor Niğde Ömer Halisdemir Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde hizmet veren Gebe Okulu; anne adaylarını doğuma fiziksel ve psikolojik olarak hazırlayarak sağlıklı nesillerin yetişmesine katkı sunuyor. Kadın doğum uzmanları, ebeler, fizyoterapistler, psikologlar, diyetisyenler ve sosyal hizmet uzmanlarından oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülen eğitimler; anne adaylarının gebelik, doğum ve doğum sonrası süreçlerini bilinçli ve sağlıklı bir şekilde geçirmelerini sağlıyor. Niğde’deki Gebe Okulu’nda gebelik öncesi hazırlıktan başlayarak doğum süreci ve lohusalık dönemine kadar kapsamlı bilgiler sunuluyor. Üreme sağlığı, gebelikte ve lohusalıkta beslenme, doğuma hazırlık teknikleri, nefes egzersizleri, anestezi yöntemleri, yeni doğan bakımı, emzirme ve doğum sonrası danışmanlık gibi birçok konuda hem teorik hem uygulamalı eğitimler veriliyor. Hastane bünyesindeki yeni kadın doğum polikliniklerinde bulunan eğitim salonlarında yürütülen çalışmalarla anne adayları, uzman kadro eşliğinde birebir destek alırken baba adayları ve yakınlarını da kapsayan süreç, aile odaklı bir yaklaşımla sürdürülüyor. Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Kürşad Ramazan Zor; doğum öncesinden doğum sonrasına kadar anne adaylarının her zaman yanlarında olduklarını söylerken; uzman kadro ve modern ünitelerle mutlu anneler, sağlıklı nesiller için çalıştıklarını ifade etti. Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Seval Kılbasanlı ise yaptığı açıklamada, "Anne ve bebek sağlığını merkeze alan uygulamaları hastanemizde titizlikle sürdürüyoruz. Anne dostu hastane olarak doğum sürecinde kadının mahremiyetine ve hareket özgürlüğüne saygı gösteriyor, bebek dostu unvanımızla da ilk temas ve anne sütüyle beslenmenin önemini vurguluyoruz" ifadelerini kullandı. Gebe Okulu Sorumlu Ebesi Gizem Çoban de; "Anne adayları gebeliği öğrendiğinde ve bebeğin ilk kalp atışını duyduğunda bizimle iletişime geçebilir. Eğitimlerimizle hem bilgi hem güven temelli bir hazırlık sunuyoruz. Tüm anne adaylarını ve yakınlarını okulumuza bekliyoruz" diyerek çağrıda bulundu.
Mevsimlik tarım işçilerine sağlık taraması
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:39 Mevsimlik tarım işçilerine sağlık taraması DÜZCE(İHA) – Düzce Sağlık Müdürlüğü koordinasyonda, tarım sektöründe ekonomik kazanç sağlamak amacı ile doğu ve güneydoğu illerinden Düzce’ye gelen mevsimlik tarım işçilerine yönelik sağlık taraması tek tek yapılıyor. Düzce’ye kilometrelerce uzaktan gelen tarım işçileri her yıl olduğu gibi bu yılda Sağlık Müdürlüğü gerçekleştirilen program çerçevesinde sağlık taramasından geçiriliyor. Çilimli İlçe Devlet Hastanesinde görevli ekipler tarafından, koruyucu ve önleyici sağlık hizmetleri dahilinde 28 çadır ziyaret edilerek 101 tarım işçisine sıtma, bebek, çocuk, gebe ve lohusa izlemleri ile çeşitli hastalıklara karşı aşı yapıldı. Ekipler ayrıca kanser başta olmak üzere; üreme sağlığı, pestisit uygulamaları, kuduz, KKKA, ishal, çevre sağlığı, sağlıklı beslenme, anne sütünün önemi, obezite, sağlık okuryazarlığı ve hijyen gibi birçok konuda eğitimler vermektedir. Çocuklara yönelik olarak ise ağız ve diş sağlığı taramaları yapıyor. Bununla birlikte yürütülen çalışmalar kapsamında; yaşam alanı değerlendirmeleri, 15-49 yaş arası kadın izlemleri, bebek, çocuk, gebe ve lohusa izlemleri, eksik aşı tespitleri ile gebe ve bebeklere yönelik D vitamini ve demir desteği sağlanırken sağlık problemleri için işçilere bilgilendirme gerçekleştiriliyor. Mevsimlik tarım işçilerine sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin açıklamalarda bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, "Bu yıl da ilimize ülkemizin çeşitli illerinden gelen mevsimlik tarım işçilerinin sağlık taramaları, İl Sağlık Müdürlüğümüz koordinasyonunda gerçekleştiriliyor. Taramalar kapsamında; kronik hastalık takipleri, aşılama, gebe ve bebek izlemleri, bulaşıcı hastalıkların takibi, üreme sağlığı hizmetleri, sağlık okuryazarlığı eğitimleri ve kanser taramaları gibi hizmetler sunuluyor. İşçilerin ihtiyaç duyması halinde, ilimiz genelindeki kamu hastanelerinden ileri sağlık hizmetlerine erişim sağlanabiliyor. Düzce’de misafir ettiğimiz her bir mevsimlik tarım işçisinin sağlığını önemsiyor ve çalışmalar titizlikle sürdürülüyor" dedi. Dr. Yılmaz ayrıca, Aile Sağlığı Merkezlerinde görev yapan personel tarafından; merkez, ilçe ve köylerinde bulunan mevsimlik tarım işçilerinin yaşam alanlarına gidilerek sezon boyunca tarama programına devam edileceğini bildirdi.
Büyükşehir’den Ağız Diş Sağlığına ücretsiz dokunuş
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:28 Büyükşehir’den Ağız Diş Sağlığına ücretsiz dokunuş Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Kepez ilçesinde hizmet veren Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, 2025 yılının ilk 6 ayında 3 bin 700 hastaya ücretsiz tedavi hizmeti sundu. Antalya Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik projeleriyle Antalyalıların hayatlarını kolaylaştırmaya devam ediyor. Büyükşehir Belediyesi’nin Kepez ilçesinde hizmete açtığı Sağlık Merkezinde yer alan Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği, hizmetleriyle vatandaşların yüzlerini güldürüyor. Merkezde 7 yaş ve üstü çocuk ile yetişkinlere sosyal güvence aramadan tamamen ücretsiz olarak diş tedavisi hizmeti veriyor. Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği’nde 2025 yılının ilk 6 ayında 3700 hastaya 14 bin 800 işlem gerçekleştirildi. 6 ayda 3 bin 700 hastaya ücretsiz hizmet Antalya Büyükşehir Belediyesi Ağız ve Diş Sağlığı Polikliniği Birim Sorumlusu Özge Öncül Kerpiççi, poliklinikte 7 yaş ve üzeri çocuklar ile yetişkinlere herhangi bir sosyal güvence aranmaksızın tamamen ücretsiz hizmet verildiğini belirtti. 2025 yılının ilk 6 ayında 1300’ü çocuk, 2400’ü yetişkin olmak üzere toplam 3 bin 700 hastaya hizmet verdiklerini ifade eden Kerpiççi, bu süreçte toplam 14 bin 800 işlem gerçekleştirildiğini söyledi. "Ücretsiz diş sağlığı hizmeti vatandaşın yükünü hafifletiyor" Günümüzde özel tedavi ücretlerinin vatandaşların zorladığının altını çizen Kerpiççi, "Doğru tedaviyi, doğru yerde ve bütçeye uygun şekilde bulmak oldukça güçleşti. Aynı zamanda yoğunluktan dolayı her alanda randevu almak da zorlaştı. Vatandaşlarımız, sunduğumuz ücretsiz hizmetten oldukça memnun. Polikliniğimizde ağız ve diş muayenesi, dolgu, kanal tedavisi, diş çekimi, diş taşı temizliği ve panoramik röntgen işlemleri gerçekleştiriyoruz. Hasta kabulünü sadece randevu sistemiyle yapıyoruz. Böylece bekleme ve yığılmaların önüne geçerek vatandaşlarımıza daha konforlu bir hizmet sunuyoruz" dedi. Ağız Diş Sağlığı Polikliniği ziyaretçilerinden Mahmut Levent Bülbül, merkezde sunulan hizmetten memnuniyetini şu sözlerle dile getirdi: "Evimize yakın ve ücretsiz olması büyük avantaj. Randevu usulü ile geldiğimiz için bir yoğunluk olmuyor. Hekimlerimiz son derece iyi, bu nedenle burayı tercih ediyoruz. Ağız ve diş sağlığı hastanelerinde sunulan tüm hizmetlerin aynısı burada da mevcut. Hiçbir eksik yok. Güler yüzlü bir şekilde karşılanıyoruz, her konuda yardımcı oluyorlar. Ücretsiz hizmet verildiği için çok memnunuz. Kepez bölgesinde oturan herkese tavsiye ederim." Antalyalı vatandaşlar, ücretsiz ağız ve diş sağlığı hizmetleri hakkında bilgi almak ve randevu oluşturmak için mesai saatleri içinde 0242 361 39 18 numaralı telefonu arayabilir.
Emzirme, meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:28 Emzirme, meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltıyor Emzirme Hemşiresi Kübra Nur Çakar, emzirmenin annenin doğum sonrası toparlanmasına yardımcı olduğunu, meme ve yumurtalık kanseri riskini azalttığını ve annenin sağlıklı kilosuna dönmesini desteklediğini söyledi. Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi, bebek dostu hastane anlayışıyla tüm anne ve anne adaylarını bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyor. 1-7 Ağustos Emzirme Haftası kapsamında, Başkent Üniversitesi Adana Dr. Turgut Noyan Uygulama ve Araştırma Merkezi Yeni Doğan Bilim Dalı Emzirme Hemşiresi Kübra Nur Çakar, anne sütünün sadece bebek sağlığı açısından değil, aynı zamanda doğanın korunması ve sürdürülebilir bir gelecek için taşıdığı öneme de dikkat çekti. Emzirme Hemşiresi Kübra Nur Çakar, anne sütü, bebeklerin doğumdan itibaren ihtiyaç duyduğu tüm besin öğelerini içeren, bağışıklığı güçlendiren, sindirimi kolay ve tamamen doğal bir besin olduğunu söyleyerek, "Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF, bebeklerin ilk altı ay yalnızca anne sütüyle beslenmesini, sonrasında ise uygun ek gıdalarla birlikte iki yaş ve ötesine kadar emzirmenin sürdürülmesini önermektedir. Kolostrum olarak bilinen ilk süt, bebeğin ilk aşısı niteliğindedir. Zeka gelişimini destekleyen bir besin, aynı zamanda anne ile bebek arasında güçlü bir bağ kurulmasına yardımcı olur. Emzirme; annenin doğum sonrası toparlanmasına yardımcı olur, meme ve yumurtalık kanseri riskini azaltır ve annenin sağlıklı kilosuna dönmesini destekler" diye konuştu. Emzirmenin yalnızca bireysel sağlık için değil, çevresel sürdürülebilirlik açısından da büyük önem taşıdığına vurgu yapan Çakar, "Anne sütü sağlıklı nesillerin yetişmesine sağladığı katkı kadar, geleceğe yaşanabilir bir dünya bırakmak için de en sürdürülebilir besin kaynağıdır. Üretim, paketleme, taşıma ve atık yönetimi gibi çevreye zarar veren süreçlere ihtiyaç duymaz. Hazır mamalara kıyasla karbon ayak izini neredeyse sıfıra indirir. Atıksız bir beslenme biçimi olması nedeniyle emzirme, çevre dostu bir tercihtir. Bebeğin doğru pozisyonda olması ve areolanın tamamını kavrayarak emmesi, etkin süt alımı için önemlidir. Günlük 6-8 idrara çıkış, yeterli süt alımının göstergesidir. Anne sütü, oda sıcaklığında 4 saat, buzdolabında 4 gün ve derin dondurucuda 6 ay boyunca güvenle saklanabilir. Süt saklanırken kap veya poşetin üzerine tarih, gün ve gece ya da gündüz yazılmasını da önermekteyiz" dedi.
Uzmanlardan sıcaklık uyarısı
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:22 Uzmanlardan sıcaklık uyarısı Uzmanlar son günlerde artan hava sıcaklıklarına karşın uyarılarda bulunarak, "Sağlıklı kişileri bile etkileyen sıcak çarpması, beyin kanaması, kalp krizi gibi birçok hastalığa neden olabiliyor" dedi. Uzmanlar, yaz havalarının getirdiği sıcak havalar nedeniyle sıcak çarpması konusunda uyarılarda bulunarak, "Aşırı sıcaklarda vücutta sıvı kaybı arttığı ve elektrolit dengesi bozulduğu için su tüketimi artırılmalıdır. Sağlıklı kişileri bile etkileyen sıcak çarpması, beyin kanaması, kalp krizi gibi birçok hastalığa neden olabilen aşırı sıcaklar, hipertansiyon, diyabet ve kalp hastaları için daha büyük risk oluşturmaktadır. Bu nedenle mümkünse 11.00-16.00 saatleri arasında dışarı çıkmamak, çıkanların ise gölgede kalmaya özen göstermeleri gerekir. Şapka takmak, el, yüz, ense ve kolları su ile serinletmek gerekir. Eve gidince vücut ısısını dengelemek için ılık bir duşta faydalı olacaktır. Aşırı sıcaklarda vücutta sıvı kaybı arttığı ve elektrolit dengesi bozulduğu için su tüketimi artırılmalıdır. Sıvı kısıtlaması gerektiren bir hastalık yok ise günde 2 buçuk litre su tüketmek gerekir" diye konuştu. ‘Sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmeli!’ Uzmanlar, sıcak havalarda susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre sıvı tüketilmesi gerektiğinin altını çizerek,"Yoğun fiziksel aktivite ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için en az 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır. Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde en az iki kez güneş veya sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir. Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa dahi park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken herkesin dışarı çıktığından emin olunmalıdır. Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır. Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir. Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun mümkün olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı veya silinmelidir. Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir. Vücut direncini artırmak ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol miktarda sebze ve meyve tüketilmelidir. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır. Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer doktor tarafından sıvı alımı kısıtlanmış veya idrar söktürücü ilaç kullanılması söz konusu ise ilgili doktora başvurmak gerekir. Mide kramplarına neden olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir. Kafein, alkol ve fazla miktarda şeker içeren içecekler vücuttan daha fazla sıvı kaybına yol açtığı için tüketilmemelidir. Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, çabuk bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına özen gösterilmelidir"
Uzmanından yaz sıcaklarında kalp hastalarına hayati uyarılar
01 Ağustos 2025 Cuma - 12:11 Uzmanından yaz sıcaklarında kalp hastalarına hayati uyarılar Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzman Hekimi Doç. Dr. Ramazan Gündüz, artan yaz sıcaklıklarında özellikle kalp ve tansiyon hastalarını ilgilendiren hayati uyarılarda bulundu. Gündüz, sıcak havanın kalbin iş yükünü artırarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Yaz mevsimiyle birlikte ülke genelinde rekor düzeyde sıcaklıkların yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Ramazan Gündüz, sıcak hava ve buna eşlik eden sıvı kayıplarının kalbin iş yükünü ciddi oranda artırdığını söyledi. Doç. Dr. Gündüz, "Ülkemizde yaz mevsimiyle beraber rekor düzeyde sıcaklıklara ulaşmış bulunmaktayız. Sıcak hava ve buna eşlik eden sıvı kayıpları kalbin iş yükünü ciddi oranda artırmakta ve kalbe ciddi bir stres faktörü olarak yansımaktadır. Özellikle tansiyon hastaları, kalp hastaları, tansiyon ve kalp için ilaç kullanan hastalar ve belli bir yaşın üzerinde egzersiz yapan hastalar yüksek risklidir. Bu hastaların daha dikkat etmesi gerekir" dedi. Bu belirtilere dikkat Sıcak havalarda dışarıda bulunan kişilerin bazı belirtilerle sıcak çarpmasına maruz kalabileceğini belirten Gündüz, uyarılarda bulundu, "Sıcak havalarda eğer dışarıdaysanız, baş ağrısı, terleme, sersemlik, baygınlık hissi, yorgunluk, çarpıntı hissediyorsanız sıcak çarpmasına maruz kalmış olabilirsiniz ve bu durumda hemen serin bir yere geçin, bol sıvı alın, soğuk bir suyla duş alın, şikayetleriniz bunları yapmanıza rağmen geçmiyorsa, hekiminizi arayın ya da medikal destek isteyin mutlaka." "Gölgeyi tercih edin, saat 17.00’den önce çıkmayın" Sıcak havalarda alınması gereken önlemlere de değinen Gündüz, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu, "Sıcak havalarda neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz? İlk yapılması gereken saate dikkat etmeliyiz. Özellikle 17.00’a kadar güneş ışığının en fazla dışarıya ulaştığı saatlerdir. Bu saatlerden önce dışarı çıkmayalım. Dışarı çıkarken giyinmemize dikkat edelim. Pamuklu, terletmeyen, açık renkli kıyafetleri tercih edelim. Güneşin vücudumuzdaki etkinliğini azaltmak için güneş kremi kullanalım, güneş gözlüğü ve şapka gibi yardımcı kıyafetler giyelim. Su içmeye dikkat edelim. Yoğun egzersizlerden kaçınalım. Eğer yazın egzersize başlamayı düşünüyorsak bile, hekimimize danışarak egzersizi yapalım." "İlaç dozlarını kendi başınıza değiştirmeyin" Açıklamasında, dışarıda çalışmak zorunda kalan kişilere de seslenen Doç. Dr. Gündüz, "Dışarıda çalışıyorsak veya dışarı çıkmak zorundaysak, yanımıza mutlaka bol miktarda su alalım. Arada mola verip dinlenmeye dikkat edelim. Gölge bir yer seçip, burada su ihtiyacımızı karşılayıp dinlenelim" dedi. Kalp hastalarının kullandığı ilaçlara da değinen Gündüz, "Son olarak da şunu söylemek istiyorum. Eğer kalp hastasıysanız ve kalple ilgili ilaçlar kullanıyorsanız, bu ilaçlarınızın yaz dönemi boyunca dozlarının değiştirilmesi gerekebilir. Fakat bunları kendi başınıza değiştirip veya kesmeye çalışmayın. Hekiminize danışıp bunların doz ayarlanmasını yaptırınız" ifadelerini kullandı.
Uzmanından yaz sıcaklarında kalp hastalarına hayati uyarılar
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:46 Uzmanından yaz sıcaklarında kalp hastalarına hayati uyarılar Manisa Şehir Hastanesi Kardiyoloji Uzman Hekimi Doç. Dr. Ramazan Gündüz, artan yaz sıcaklıklarında özellikle kalp ve tansiyon hastalarını ilgilendiren hayati uyarılarda bulundu. Gündüz, sıcak havanın kalbin iş yükünü artırarak ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini vurguladı. Yaz mevsimiyle birlikte ülke genelinde rekor düzeyde sıcaklıkların yaşandığını ifade eden Doç. Dr. Ramazan Gündüz, sıcak hava ve buna eşlik eden sıvı kayıplarının kalbin iş yükünü ciddi oranda artırdığını söyledi. Doç. Dr. Gündüz, "Ülkemizde yaz mevsimiyle beraber rekor düzeyde sıcaklıklara ulaşmış bulunmaktayız. Sıcak hava ve buna eşlik eden sıvı kayıpları kalbin iş yükünü ciddi oranda artırmakta ve kalbe ciddi bir stres faktörü olarak yansımaktadır. Özellikle tansiyon hastaları, kalp hastaları, tansiyon ve kalp için ilaç kullanan hastalar ve belli bir yaşın üzerinde egzersiz yapan hastalar yüksek risklidir. Bu hastaların daha dikkat etmesi gerekir." dedi. "Bu belirtilere dikkat" Sıcak havalarda dışarıda bulunan kişilerin bazı belirtilerle sıcak çarpmasına maruz kalabileceğini belirten Gündüz, şu uyarılarda bulundu: "Sıcak havalarda eğer dışarıdaysanız, baş ağrısı, terleme, sersemlik, baygınlık hissi, yorgunluk, çarpıntı hissediyorsanız sıcak çarpmasına maruz kalmış olabilirsiniz ve bu durumda hemen serin bir yere geçin, bol sıvı alın, soğuk bir suyla duş alın, şikayetleriniz bunları yapmanıza rağmen geçmiyorsa, hekiminizi arayın ya da medikal destek isteyin mutlaka." "Gölgeyi tercih edin, saat 17.00’den önce çıkmayın" Sıcak havalarda alınması gereken önlemlere de değinen Gündüz, vatandaşlara şu tavsiyelerde bulundu: "Sıcak havalarda neler yapmalıyız, nelere dikkat etmeliyiz? İlk yapılması gereken saate dikkat etmeliyiz. Özellikle 17.00’a kadar güneş ışığının en fazla dışarıya ulaştığı saatlerdir. Bu saatlerden önce dışarı çıkmayalım. Dışarı çıkarken giyinmemize dikkat edelim. Pamuklu, terletmeyen, açık renkli kıyafetleri tercih edelim. Güneşin vücudumuzdaki etkinliğini azaltmak için güneş kremi kullanalım, güneş gözlüğü ve şapka gibi yardımcı kıyafetler giyelim. Su içmeye dikkat edelim. Yoğun egzersizlerden kaçınalım. Eğer yazın egzersize başlamayı düşünüyorsak bile, hekimimize danışarak egzersizi yapalım." "İlaç dozlarını kendi başınıza değiştirmeyin" Açıklamasında, dışarıda çalışmak zorunda kalan kişilere de seslenen Doç. Dr. Gündüz, "Dışarıda çalışıyorsak veya dışarı çıkmak zorundaysak, yanımıza mutlaka bol miktarda su alalım. Arada mola verip dinlenmeye dikkat edelim. Gölge bir yer seçip, burada su ihtiyacımızı karşılayıp dinlenelim" dedi. Kalp hastalarının kullandığı ilaçlara da değinen Gündüz, "Son olarak da şunu söylemek istiyorum. Eğer kalp hastasıysanız ve kalple ilgili ilaçlar kullanıyorsanız, bu ilaçlarınızın yaz dönemi boyunca dozlarının değiştirilmesi gerekebilir. Fakat bunları kendi başınıza değiştirip veya kesmeye çalışmayın. Hekiminize danışıp bunların doz ayarlanmasını yaptırınız." ifadelerini kullandı.
Meme kitlelerinde düzenli kontrol ve erken müdahale hayat kurtarıyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:44 Meme kitlelerinde düzenli kontrol ve erken müdahale hayat kurtarıyor Meme sağlığını korumak için düzenli kontrol ve erken müdahalenin hayat kurtardığını belirten Denizli Özel Egekent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Tekin, "Meme kitleleri tanısında ve tedavisinde cerrahi müdahale, erken teşhis ve doğru planlama ile oldukça başarılı sonuçlar verir" dedi. Denizli Özel Egekent Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Mustafa Tekin, meme kitlelerinin tanısı ve tedavisinde cerrahi müdahale süreci hakkında önemli bilgiler paylaştı. Meme kitlelerinin tanısı ve tedavisinde gerçekleştirilen cerrahi müdahalenin hastaların yaşam kalitesini artırmak ve olası ciddi hastalıkları önlemek açısından büyük önem taşıdığını belirten Op. Dr. Mustafa Tekin, "İlk aşamada meme ultrasonografi ve mamografi gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak kitlelerin büyüklüğü, şekli ve özellikleri belirlenir. Bu tetkiklerin ardından, biyopsi yöntemiyle kitlelerin benign mi yoksa malign mi olduğunu yani iyi huylu mu kötü huylu mu olduğunu kesinleştirmek için patolojik analiz yapılır ve tedavi planı ona göre oluşturulur" dedi. Hasta ve kitlenin durumuna göre tercih yapılıyor Cerrahi müdahale sürecinde, hastanın durumu ve kitlelerin özellikleri dikkate alınarak farklı teknikler tercih edilebildiğini kaydeden Op. Dr. Mustafa Tekin, "Küçük ve benign görülen kitlelerde genellikle lokal eksizyon veya kısmi meme alınması yeterli olurken, malign durumda ise daha kapsamlı cerrahi ve gerekirse sentinel lenf nodu biyopsisi yapılabilir. Ameliyat sonrası, hastanın iyileşme sürecini hızlandırmak ve estetik sonuçları optimize etmek amacıyla, genellikle minimal invaziv teknikleri tercih ederiz" diye konuştu. "Düzenli takip ve uyum tedaviyi olumlu etkiliyor" Meme sağlığını korumak için düzenli kontrollerin ve erken müdahalenin hayat kurtardığını belirten Op. Dr. Mustafa Tekin, şu uyarılarda bulundu: "Meme kitleleri tanısında ve tedavisinde cerrahi müdahale, erken teşhis ve doğru planlama ile oldukça başarılı sonuçlar verir. Hastaların bu süreçte uzman bir hekim tarafından düzenli takip edilmesi ve tedavi planlarına uyum göstermeleri gerekiyor. Hastalara moral ve motivasyon aşılamak da tedavi sürecine olumlu katkılar sağlıyor"
Cizre Devlet Hastanesi Başhekimi saha denetimine çıkıp, sorunları yerinde inceledi
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:27 Cizre Devlet Hastanesi Başhekimi saha denetimine çıkıp, sorunları yerinde inceledi Şırnak’ın Cizre İlçe Devlet Hastanesi Başhekimliği görevine kısa bir süre önce başlayan Dr. Halit Sapan, sorun ve eksiklikleri yerinde görmek ve hastanedeki iş ve işleyişinin daha etkin bir şekilde yapılması için hastane içi saha denetimini gerçekleştirdi. Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Halit Sapan, hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artırmak ve fiziki koşulları daha elverişli hale getirmek amacıyla kapsamlı bir iyileştirme süreci başlatacaklarını ifade etti. Başhekim Dr. Sapan, tüm servis ve birimlerin peyderpey elden geçirileceğini, boya, badana ve restorasyon çalışmalarının planlı ve titizlikle sürdürüleceğini vurguladı. Bu çalışmaların hem hasta memnuniyetini hem de personel verimliliğini artırmayı hedeflediğini belirten Dr. Sapan, bu planlamanın ilk adımı olarak fizik tedavi ünitesinde kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirildi. Sapan, birimin fiziki yapısı, hem hasta konforunu hem de sağlık personelinin çalışma koşullarını gözeten şekilde yeniden düzenlendiğini söyledi. Yapılan iyileştirmelerin ardından Başhekim Dr. Halit Sapan, hastane yöneticileri ile birlikte incelemelerde bulundu. Yapılan fiziki düzenlemelerin hizmet kalitesine katkısına vurgu yapan Sapan, bu tür düzenlemelerin yalnızca görüntü değil, sağlık hizmetinin etkinliği açısından da büyük önem taşıdığını belirterek, ellerinden gelenin en iyisini yapmaya gayret ettiklerini söyledi.
Emzirme anne sağlığında kalkan görevi görüyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 11:16 Emzirme anne sağlığında kalkan görevi görüyor Araştırmalara göre, emziren kadınlarda meme kanseri riski yüzde 4,3 oranında azalıyor; emzirmenin hormon dengesi, kemik sağlığı ve ruhsal iyilik hali üzerinde de çok yönlü etkiler sağladığı bilimsel verilerle ortaya konuyor. Doç. Dr. Cihan Karadağ, emzirmenin annenin hem kısa hem uzun vadeli sağlığı için faydalarını anlattı. Dünya genelinde yapılan araştırmalara göre emzirme; annenin doğum sonrası toparlanma sürecini hızlandırıyor, uzun vadede meme ve yumurtalık kanseri başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruyucu etki gösteriyor. Medicana Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Karadağ, emzirmenin sadece bebek için değil, anne sağlığı için de güçlü bir koruyucu mekanizma sunduğunu belirtti. Ruhsal dengeyi destekler, stresi azaltır Emzirme sırasında salgılanan oksitosin hormonu, annenin hem fiziksel hem de ruhsal durumunu doğrudan etkiliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Doç. Dr. Cihan Karadağ, "Oksitosin hormonu emzirme sırasında yoğun şekilde salgılanır. Bu hormonun, rahim kasılmalarını sağlayarak doğum sonrası iyileşmeyi desteklediği bilinmektedir. Aynı zamanda oksitosin düzeyindeki artış, annenin stresle başa çıkma kapasitesini artırır. Emziren annelerde serum kortizol ve adrenalin düzeyleri daha düşük ölçülmektedir. Bu da annenin daha sakin, huzurlu ve dayanıklı bir ruh haline sahip olmasına katkı sağlar" dedi. Meme ve yumurtalık kanserine karşı koruyucu etki sağlar "Emziren kadınlarda östrojen hormonunun salgısı geçici olarak baskılanır. Bu durum meme dokusundaki hücre çoğalmasını azaltarak meme kanseri gelişme riskini düşürür" diyen Doç. Dr. Cihan Karadağ, şu bilgileri paylaştı: "12 ay emziren kadınların meme kanserine yakalanma riski, hiç emzirmeyenlere göre yüzde 4,3 oranında azalır. Ayrıca, 30 yaşından önce doğum yapmış ve bir yıl boyunca düzenli emzirmiş kadınlarda yumurtalık kanseri riski de ciddi oranda düşer." Kemik sağlığını korur, doğum sonrası kiloların verilmesine yardımcı olur Doç. Dr. Cihan Karadağ, bu sürecin kemik sağlığı ve kilo kontrolü açısından da olumlu etkiler oluşturduğunu belirterek, "Emzirmenin ilk 6 ayında kemik yapımını gösteren biyolojik belirteçlerde artış, kemik yıkımında ise azalma gözlemlenmiştir. Bu da osteoporoz riskinin düşmesini sağlar. Aynı zamanda emzirme, annenin günlük enerji ihtiyacını ortalama 500 kalori artırır. Bu artışın bir kısmı annenin besin tüketimiyle, bir kısmı ise gebelikte depolanan yağların kullanımıyla karşılanır. Sonuç olarak emziren anneler, doğum sonrası dönemde daha kolay kilo verir" şeklinde konuştu. Emzirme, doğurganlığı geçici olarak baskılar Düzenli emzirmenin, doğumdan sonraki dönemde doğurganlığı doğal olarak baskıladığını ifade eden Doç. Dr. Cihan Karadağ, "Emziren kadınlarda prolaktin hormonunun yüksek düzeyde salgılanması, yumurtlamayı geçici olarak baskılar. Bu nedenle emziren kadınlar doğumdan sonraki 10 haftalık dönemde genellikle gebe kalmaz. Ancak bu sürenin kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalıdır" ifadelerini kullandı.
Sağlık-Sen Şube Başkanı Anmal, Cizre ADSM Başhekimi Karaaslan ile sağlık hizmetini değerlendirdi
01 Ağustos 2025 Cuma - 10:58 Sağlık-Sen Şube Başkanı Anmal, Cizre ADSM Başhekimi Karaaslan ile sağlık hizmetini değerlendirdi Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı ve beraberindeki Sendika yöneticileri Cizre ADSM Başhekimi Mazlum Karaaslan’ı ziyaret ederek, çalışanların sorun ve talepleri ile Sağlık hizmeti ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabgatullah Anmal beraberindeki şube yöneticileri, işyeri temsilcileri ve sendika üyeleri ile birlikte Cizre Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Mazlum Karaaslan’ı makamında ziyaret ederek kurum çalışanlarının sorunlarını iletip sendikal çalışmalar ve vatandaşların sağlık hizmeti alma beklentileri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. Kurumum fiziki yetersizliği ile ilgili görüşlerini ifade eden Başkan Anmal, "Şırnak genelinde olduğu gibi Cizre’de de faaliyet gösteren ağız ve diş sağlığı merkezinin vatandaşlarımızın sağlık beklentisine sağlık çalışanların özverisi ile en iyi sağlık hizmetin verildiğine müşahede ediyoruz. Şırnak Milletvekili Arslan Tatar’ın çabası ile yapımı devam eden yeni Cizre ADSM binasının hizmete girmesi ile tesis olarak önemli ölçüde rahatlayacaklar. Biz, kamu çalışanları olarak elbette görevimizi en iyi şekilde yapmaya çalışırken değerli devlet büyüklerimizden de emeğin karşılığının verilmesini ve kurum amirlerimizin de çalışanlarını onura etmelerini bekliyor ve önemsiyoruz" dedi. Sağlık-Sen heyetinin yapmış olduğu ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Cizre Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Başhekimi Dt. Mazlum Karaaslan ise, kendilerine tevdi edilen görevi layığı ile yapmaya çalışacaklarını belirterek, "Cizre özelinde ve Şırnak genelinden kurumumuza müracaat eden hastalarımıza en iyi sağlık hizmetini sunmaya ve hastalarımıza şifa olmaya büyük bir gayret gösteriyoruz. Hastane Başhekimliği olarak sivil toplum kuruluşlarının öneri ve gözlemlerine önem vereceklerini sahadaki çalışanlardan da fikir ve görüşleri alarak bu görüş ve istişarelerle hastaların hak ettiği en iyi ve en hızlı sağlık hizmetini sunmak için çalışacağız" ifadelerinde bulundu. Ziyaret sonunda Sağlık-Sen heyeti tarafından Başhekim Karaaslan’a çeşitli hediyeler takdim edildi.