Son Dakika
|
Cinayete kurban giden Kübra Yapıcı’nın ailesi: "10 kez müebbet alsınlar"
Kübra Yapıcı cinayetinde kan donduran detaylar
TCG Anadolu ve denizaltı SAHA EXPO kapsamında İstanbul’da
Bayraktar Kızılelma Endonezya yolcusu
BioNTech, Covid-19 aşısının üretimini durduruyor
Borsa İstanbul’da yeni rekor
CHP Kurultayı davası 1 Temmuz’a ertelendi
Artvin’de Sarp Sınır Kapısı yolunda heyelan
'rüşvet alma', 'rüşveti temin etme', 'irtikap
Yardım derneğine 72 milyon liralık vurgun operasyonu: 21 gözaltı
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
İsrail, Beyrut’u vurdu: 2 ölü, 7 yaralı
Aracın hurdaya döndüğü kazayı burnu bile kanamadan atlattı
İlkay Akkaya konserinde bayraklı protestoda bulunan öğrencilere saldırı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’u karşıladı
İçişleri Bakanı Çiftçi, subay ve astsubay adaylarıyla bir araya geldi
İran Meclis Başkanı Galibaf’tan halka birlik çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Ferhan’ı kabul etti
SAĞLIK
Muğla’da "Ellerimizde hayat var" mesajı
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:54:16
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, "Dünya El Hijyeni Günü" kapsamında düzenlediği farkındalık etkinliğiyle sağlıkta hijyenin hayati önemine dikkat çekti. Sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde en temel ve en etkili yöntem olan el hijyeni, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı. Enfeksiyon Kontrol Hemşireleri ve Enfeksiyon Hastalıkları Hekimleri tarafından kurulan farkındalık standı, hem hastane personelinden hem de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. "El Hijyeni Hayat Kurtarır" mottosunun ön plana çıkarıldığı etkinlikte, katılımcılar el boyaması ile hazırlanan özel panoya el baskısı yaparak bu anlamlı harekete destek verdiler. Renkli görüntülerin oluştuğu stantta, el hijyeninin sadece bir alışkanlık değil, hasta güvenliğinin en önemli halkası olduğu vurgulandı. Hastane yönetiminin de tam kadro katılım sağladığı programda, farkındalık sadece görsel çalışmalarla sınırlı kalmadı. Sağlık çalışanlarının el hijyeni uygunluğu, stantta bulunan özel cihazlar aracılığıyla anlık olarak değerlendirildi. Bilimsel yöntemlerle yapılan bu ölçümlerle, doğru el yıkama teknikleri uygulamalı olarak gösterildi. Günün anlam ve önemine binaen stantta; Sabun ve el antiseptikleri, Hijyen setleri, Çeşitli bilgilendirici materyaller ve hediyeler dağıtıldı.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:52
Bayburt’ta solunum yetmezliği tedavisi başarıyla sonuçlandı
Bayburt Devlet Hastanesinde solunum yetmezliği tanısıyla yoğun bakımda tedavi altına alınan hasta, yaklaşık 10 günlük tedavi sürecinin ardından sağlığına kavuştu. Nefes almada güçlük ve bilinç bozukluğu şikâyetleriyle hastanenin acil servisine başvuran hastaya, yapılan tetkik ve muayenelerin ardından solunum yetmezliği tanısı konuldu. Aşırı kilo ve solunum yetmezliğine bağlı olarak başta böbrekler olmak üzere bazı organlarında etkilenme tespit edilen hasta, yoğun bakım servisinde yakın takibe alındı. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fırat Kayaner’in takibinde yürütülen süreçte, Düzce Üniversitesi Yoğun Bakım Yan Dal Uzmanı Prof. Dr. Öner Abidin Balbay’dan da destek alındı. Hemşirelerin yoğun bakım sürecindeki takibi ve sağlık ekibinin çalışmalarıyla tedavisi tamamlanan hasta, yaklaşık 10 gün sonra taburcu edildi. Sağlığına kavuşan hasta ise kilo vereceği ve sigarayı bırakacağı yönünde söz verdi. Bayburt Devlet Hastanesi yönetimi, tedavi sürecinde görev alan sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Fırat Kayaner’e başarılarının devamını diledi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:45
Fibromiyaljide beslenme yaşam kalitesini artırabilir
Özel Ümit Hastaneleri Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Deniz Mutluer, fibromiyaljide beslenmenin yalnızca kilo kontrolü için değil, ağrı yönetimi ve yaşam kalitesinin artırılması açısından da önemli olduğunu belirtti. Fibromiyaljinin yalnızca yaygın kas-iskelet sistemi ağrısıyla sınırlı olmayan, kronik yorgunluk, uyku problemleri ve zihinsel bulanıklık gibi pek çok belirtiyle kendini gösterebilen karmaşık bir sendrom olduğunu ifade eden Dyt. Deniz Mutluer, hastalarda karın ağrısı, şişkinlik ve baş dönmesi gibi şikâyetlerin de görülebileceğini söyledi. Günümüzde fibromiyaljinin kesin bir tedavisi bulunmasa da doğru yaklaşımlarla semptomların kontrol altına alınabileceğini belirten Mutluer, beslenmenin bu süreçte güçlü bir destekleyici rol oynadığını vurguladı. Mutluer, özellikle fazla kilo ve obezitenin fibromiyalji semptomlarını belirgin şekilde artırabileceğine dikkat çekerek, "Vücutta artan yağ dokusu, inflamasyonu tetikleyerek ağrı hassasiyetini yükseltebilir ve yaşam kalitesini düşürebilir. Bu nedenle sağlıklı vücut ağırlığını korumak, tedavi sürecinin temel taşlarından biridir" dedi. Akdeniz tipi beslenme öne çıkıyor Bilimsel çalışmaların, antioksidan ve antiinflamatuar içeriği yüksek beslenme modellerinin fibromiyalji semptomlarını hafifletmede etkili olabileceğini gösterdiğini aktaran Mutluer, Akdeniz tipi beslenme, düşük FODMAP diyeti, glutensiz beslenme ve vejetaryen ağırlıklı yaklaşımların bu noktada öne çıkan modeller arasında yer aldığını ifade etti. Vitamin ve mineral eksikliklerine dikkat Günlük beslenmede bazı temel davranış değişikliklerinin büyük önem taşıdığını belirten Mutluer, renkli sebze ve meyveler gibi antioksidan açısından zengin besinlerin, zeytinyağı ve omega-3 gibi sağlıklı yağların, yeterli ve kaliteli protein kaynaklarının ve liften zengin gıdaların beslenme düzeninde yer almasının olumlu sonuçlar doğurabileceğini kaydetti. Fibromiyalji hastalarında bazı vitamin ve mineral eksikliklerine de sık rastlandığını dile getiren Mutluer, özellikle D vitamini, magnezyum, çinko ve C vitamini düzeylerinin yeterli olmasının semptomların yönetiminde olumlu katkılar sağlayabileceğini söyledi. "Tek bir beslenme modeli yok" Fibromiyaljide herkes için geçerli tek bir beslenme modelinin bulunmadığını vurgulayan Mutluer, her bireyin ihtiyaçlarının, yaşam tarzının ve semptomlarının farklı olduğunu belirtti. Mutluer, "Bu nedenle en doğru yaklaşım; kişiye özel, dengeli ve sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturmaktır" ifadelerini kullandı. Uzman desteği süreci daha güvenli hale getirir Beslenme tedavisinin amacının sadece kilo vermek olmadığını belirten Dyt. Deniz Mutluer, beslenme programlarının yaşam kalitesini artırmak, ağrıyı daha yönetilebilir hale getirmek ve genel sağlığı desteklemek için planlanması gerektiğini dile getirdi.
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:44
Nefes darlığı, kalp, akciğer veya obezitenin habercisi olabilir
Göğüs HastalıklarıUzmanı Dr. Gülay Kaplan, nefes darlığının dikkat edilmesi gereken ciddi bir belirti olduğunu ve kalp, akciğer ve obezite gibi hastalıklara işaret edebileceğini söyledi. Nefes darlığı rahatsızlığı, dikkat edilmesi gereken hastalıklardan biri olduğunu belirten Medicana Bursa Hastanesi Göğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, önemsenmeyen nefes darlığının, zamanla daha ciddi rahatsızlıklara sebep olabileceğini söyledi. Nefes darlığı, kişinin efor sırasında zorlanma veya daha fazla hava ihtiyacı duyması ile tanımlanır. Fiziksel etkinlikleri kısıtlayan nefes darlığı hayat kalitesini olumsuz olarak etkilediğini belirten Medicana Bursa HastanesiGöğüs HastalıklarıUzmanıDr. Gülay Kaplan, "Tıp dilinde ’dispne’ olarak tabir edilen nefes darlığı, nefes alamama ya da nefes daralması şeklinde ortaya çıkar. Kişi sanki tam nefes alamıyormuş gibi hisseder. Nefes darlığı akciğer ve kalp damar hastalıklarından kaynaklanıyor olabilir. Bu yüzden tedavi yöntemleri farklılık gösterir. Kişi nefes darlığını yürüme ya da merdiven çıkma gibi durumlarda zorlanma, hava alma isteği artması veya geçmişe göre daha fazla güç harcama, yeterince hava alamama şeklinde görülür. Nefes darlığı, daha ciddi hastalıklara sebep olabileceğini için mutlaka bir sağlık kuruluşuna, hekime görünülmesi önemlidir" dedi. Hava yollarının daralması sebebiyle nefes almada güçlük çekilmesine yol açan ve yaşam boyu süren ataklar ile hastanın yaşam kalitesini düşürenastım, dünyada 300 milyon insanı etkisi altına aldığını ifade eden Gülay Kaplan, "Astım ataklarını en aza indirebilmek için öncelikle bu hastalığı tetikleyen etmenlerden kurtulmak gerekir. Astımın en yaygın belirtilerinin başında ise nefes darlığı ve öksürük gelir.KOAHise istatistiklere göre dünyada ölüme yol açan hastalıklar arasında 4. sırada yer alıyor. İlerleyici ve geri dönüşümü olmayan bu akciğer hastalığı önlenebilir ve tedavi edilir. AncakKOAH’ınbu denli ciddimortaliterakamlarına ulaşmasının başlıca sebebi sigaradır. Aynı zamanda hastalığın teşhisinde yaşanan gecikmeler de ölüm oranlarını artırmaktadır. İnsanlar nefes darlığı ya da öksürüğü ciddiye almadan yaşamlarına devam ederler. Ancak bir zaman sonraKOAHfazlasıyla ilerlemiş olur ve tedavi edilemez bir hal alır" diye konuştu. Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlananzatürreöncelikle bakteriler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ortaya çıktığını ifade eden Kaplan, "Zatürre ilk olarak öksürükle birlikte kendini gösterir. Diğer belirtileri ise kirli ve iltihaplı balgam,halsizlik,iştahsızlık, ateş, üşüme, titreme, bulantı, kusma, baş ağrısı, göğüs ağrısı ve nefes darlığıdır. Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yaşandığı durumlarda akla öncelikle göğüs boşluğuna iltihabi bir sıvının biriktiği ihtimali gelir. Erken teşhis ve tedavi ile hasta eski sağlığına kavuşabilir. Kalp her attığında kasılıp gevşeyen ve vücuda kan pompalayan bir kastır. Kalp kası görev bakımından düz kaslar gibi çalışır ancak yapı olarak çizgili kaslara benzer. Yani isteğe bağlı kasılmaz.Kalp yetmezliğigenellikle kalp krizi, kalp damar hastalıkları ya da yüksek tansiyon gibi hastalıklar yüzünden kalp kasının zarar görmesinden kaynaklanır. Kalp yetmezliğinin başlıca belirtisi ise nefes darlığıdır. Diğer belirtileri ise öksürük,iştahsızlık, yorgunluk, ödem, çarpıntı, kilo alımı ve geceleri sık idrara çıkmadır. Bunun gibi, hastalık derecesine varanşişmanlıkolarak tanımlanan obezitenin belirtileri arasında ilk sırada nefes darlığı yer almaktadır" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 09:16
Diş eti hastalıkları Alzheimer’a neden olabiliyor
2
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:21
Opr. Dr. Zaim: "Bahar aylarında göz şikayetleri artabilir"
3
06 Mayıs 2026 Çarşamba- 10:56
Uzmanı uyardı: "Rota virüsünden korunmada en etkili yöntem aşıdır"
4
05 Mayıs 2026 Salı- 22:34
Kayseri Devlet Hastanesi’nde ‘el hijyeni’ eğitimi
5
05 Mayıs 2026 Salı- 15:26
Erzincan’da el hijyeni için farkındalık standı kuruldu
11 Temmuz 2025 Cuma - 16:50
Filtrelenmiş fotoğraflar yetersizlik duygusu oluşturuyor
Sosyal medyada paylaşılan yazlık yaşam tarzı ve fit beden fotoğraflarının kişilerin beden algısını etkilediğine dikkat çeken Klinik Psikolog Özge Bilir, bu durumdan korunmak için sosyal medya detoksu ve beden olumlama yaklaşımını tavsiye etti. Yaz aylarında beden memnuniyetsizliğiyle bağlantılı kaygı ve sosyal kaçınma davranışlarında artış olduğunu belirten Acıbadem Bodrum Hastanesi Klinik Psikolog Özge Bilir, "İnsanlar daha çok kapandıkları, daha az sosyal ortama girdikleri, bedenlerini sakladıkları bir döngüye girebiliyorlar. Sıcak hava nedeniyle daha açık kıyafetler tercih edildiği için insanlar bedenleriyle daha çok yüzleşiyor. Plaj, havuz gibi alanlarda ‘ideal’ vücut algısı daha görünür hale geliyor. Bu da özellikle gençlerde ve kadınlarda beden memnuniyetsizliğini artırabiliyor. Duygu durum dalgalanmaları da yaz mevsiminde daha görünür oluyor. Mevsim değişimlerinde kişilerin ‘iyi ve mutlu hissetme’ baskısı altında stres yaşayabiliyor. Bunu yaparken gerçeklikten uzak bir anlayıştan kaçınmamız gerekiyor. Güzellik standartlarına uymadığını düşündüğümüz bedenimizin de kendi bakış açımıza göre kusurları olabilir. Mükemmeliyetçi düşüncelerimiz varsa törpüleyebilmek ve en önemlisi bedenimizin yaşamımız için bizi hayatta tuttuğu, kusursuz olmak zorunda olmadığımızı unutmamalıyız" diye konuştu. "Yaza hazır vücut baskısı artıyor" Psikolog Bilir, kış aylarında fazla düşünülmeyen kilo ya da vücut hatlarının, yaz öncesi diyet ve spor baskısıyla "bikini vücudu", "yaza fit gir", "detoks sezonu" gibi söylemlerle öne çıktığını vurguladı. Sosyal medyanın bilinçsiz kullanımının da bireylerin beden algısı üzerinde psikolojik, sosyokültürel ve bireysel olarak ciddi etkiler oluşturduğunu söyledi. Tüm bunların kişilerin bedenlerini yaz mevsimine "hazırlanması gereken" bir nesne gibi görmelerine neden olduğuna işaret eden Bilir, "Bu noktada beden algısı, kişinin kendi bedeni hakkındaki düşüncelerini, duygularını ve değerlendirmelerini içeriyor. Kişi kendini bu ‘ideal beden’ kalıplarına uymadığı için yetersiz hissedebiliyor" dedi. Sosyal medyada paylaşılan fotoğrafların büyük bölümünün filtreli, pozlu ve idealize edilmiş olduğuna değinen Bilir, "Özellikle yaz tatillerinde estetik görünümler, lüks yaşam tarzları ve fit bedenler daha sık paylaşılıyor. Takipçiler bilinçli veya bilinçsiz olarak bu kişilerle kendilerini kıyaslayabiliyor" ifadelerini kullandı. "Depresyon ve sosyal fobi tetikleniyor" Filtrelenmiş fotoğrafların, estetik müdahalelerin, ulaşılamaz bir beden standardı sunduğunun altını çizen Bilir, özellikle ergenler ve genç yetişkinlerin bu içeriklere daha duyarlı olduğunu ve böylece gerçeklikten uzak beden algılarına daha kolay kapıldıklarını dile getirdi. Sosyal medyada geçirilen sürenin artmasıyla birlikte beden memnuniyetsizliğinin, düşük benlik saygısının ve yeme bozukluklarının arttığını söyleyerek bu durumların sadece fiziksel değil, psikolojik sağlığı da etkilediğini; sosyal kaçınma, özgüven eksikliği, depresyon belirtileri ve sosyal fobinin bu süreçte daha sık ortaya çıktığını ifade etti. "Sosyal medya detoksu yapın" Beden algısındaki değişimlerin farkında olarak sağlıklı beden-zihin ilişkisini teşvik etmenin ruh sağlığı uzmanlarının en önemli görevlerinden biri olduğundan bahseden Psikolog Bilir, "Sosyal medya detoksu, ayna karşısında olumlu cümleler kurma egzersizi, beden olumlama yaklaşımını benimsemek ve gerekirse profesyonel destek almaktan çekinmemenin" bu süreçte faydası olacağını anlattı. Sosyal medyanın, gerçekliğin sadece bir kısmını yansıttığını hatırlatan Psikolog Bilir şunları söyledi: "Aynaya bakan kişi eksiklerini değil; kendisini hayatta taşıyan, nefes aldıran, duygularını taşıyan bedenini görmeli. Sosyal medyada karşılaştığınız görüntülerin gerçekliğini sorgulamanız, kendinizi daha az yargılamanıza yardımcı olabilir. Bedeninizin şekli, sizin kim olduğunuzu tanımlamaz. Yaz aylarını, kendinizle barışık geçirmeyi deneyin. Ruhunuz hafiflediğinde, bedeninize de daha nazik davranmaya başlarsınız.’’
11 Temmuz 2025 Cuma - 15:02
Ardahan’da işçiler basın açıklaması yaptı
Ardahan’da Öz Sağlık İş Sendikası üyeleri, Kamu çerçeve protokolü görüşmelerinde yaşanan tıkanmayı protesto etmek için basın açıklaması yaptı, ardından oturma eylemi gerçekleştirdi. Hak-İş Konfederasyonu’na bağlı Öz Sağlık İş Sendikası, Kaptanpaşa mahallesinde basın açıklaması ve oturma eylemi düzenledi. Grup adına konuşan Öz Sağlık İş Sendikası Ardahan Şube Başkanı Kurtuluş Kayatürk, Ocak ayından bu yana imzalanması beklenen Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP) görüşmelerinin işçiler açısından büyük bir hayal kırıklığına dönüştüğünü söyledi. Kayatürk, işçilerin ekonomik zorluklarla mücadele ettiğini vurgulayarak, "600 bin kamu işçisi aylardır tek kuruş zam almadan hizmet ediyor. Ama artık bıçak kemiği geçti, şah damarımıza dayandı. İşçinin dayanacak gücü kalmadı" ifadelerini kullandı. Açıklamasında, işçilerin kiralarını, kredi kartlarını ve temel ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirten Kayatürk, "KÇP’de yaşanan gecikme her gün onurumuzu kırıyor, insan gibi yaşama arzumuzu yok ediyor. Biz sadece hakkımız olanı istiyoruz. İşçinin yüzünü güldürecek tek gerçek; KÇP’nin işçi talepleri doğrultusunda hemen şimdi imza altına alınması ve toplu iş sözleşmelerinin bir an önce bitirilmesidir. Basın açıklamasının ardından topluluk, "Haklarımız için, emeğin onuru için, çoluk çocuğumuzun ekmeği için" sloganıyla 15 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Sendika üyeleri, ülke genelinde benzer eylemleri sürdüreceklerini ve talepler karşılanana kadar mücadeleye devam edeceklerini vurguladı.
11 Temmuz 2025 Cuma - 13:30
Film festivalinin sağlıkçılarına teşekkür
DÜZCE (İHA) – Düzce’de ilk defa gerçekleştirilen uluslararası film festivalinde görev alan sağlıkçılara Düzce Valisi Selçuk Aslan teşekkür belgesi verdi. Mayıs ayında Düzce’de ilk defa gerçekleştirilen Düzce Konuralp Uluslararası Film Festivalinde görev yapanlara teşekkür belgeleri ulaştırılmaya devam ediyor. Bu çerçevede festivalin sağlık ekibinde yer alan Düzce İl Sağlık Müdürlüğü personellerinden Batuhan Bülbül ve Ferhat Mezarcı’ya Düzce Valisi Selçuk Aslan tarafından Teşekkür Belgesi ile iletildi. Belgeleri ise Düzce İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Bülbül ve Mezarcı’ya vererek başarılarının devamını diledi.
11 Temmuz 2025 Cuma - 12:27
Yaşlı adam tıp öğrencilerinin eğitimi için bedenini kadavra olarak bağışladı
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi’ne kadavra bağışları sürüyor. Son olarak İstanbul Eyüpsultan’da yaşayan 72 yaşındaki Niyazi Madendere, bedenini tıp öğrencilerinin eğitimi için kadavra olarak bağışladı. ALKÜ Tıp Fakültesi’ne yapılan kadavra bağışlarına bir yenisi daha eklendi. Daha önce 5 kişinin bedenini bağışladığı fakülteye, İstanbul’da yaşayan 72 yaşındaki Niyazi Madendere de vefatının ardından kullanılmak üzere bedenini bağışladı. Vasiyetin yerine getirilmesi için gerekli yasal belgelerin hazırlanmasının ardından, ALKÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Kemal Erenler ile birlikte resmi protokol imzalandı. Prof. Dr. Erenler, son yıllarda kadavra bağışlarında artış yaşandığını belirterek, Madendere’ye duyarlılığından dolayı teşekkür etti. "Bu karar 50 yılı aşkın süredir aklımdaydı" Bağışçı Niyazi Madendere, kararını genç yaşlarda aldığını belirterek; "Bu karar 50 yılı aşkın süredir olgunlaşan ve beynimde yer eden bir karardı. Ülkemizde kadavra konusunda yeterince duyarlılık gösterilmediğini düşünüyorum. Kadavra görmeden mezun olan öğrenciler olmasın istiyorum. Bedenimin bilime ve insanlığa faydalı olmasını istedim. Bugün, en mutlu günüm. Bu bağışla başarılı hekimlerin yetişmesine katkı sağlayacağıma inanıyorum. Bu süreçte bana destek olan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’a, Dekanımız Prof. Dr. Ali Kemal Erenler’e ve ALKÜ ailesine teşekkür ederim" dedi.
11 Temmuz 2025 Cuma - 12:19
Mardin’de sanal anjiyo hizmeti başladı
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, kalp hastalıklarının erken teşhisinde önemli bir yöntem olan Koroner BT Anjiyo (sanal anjiyo) çekimlerine başlandı. Bilgisayarlı tomografi teknolojisiyle damarların iç yapısını detaylı şekilde inceleme imkanı sunan sanal anjiyo çekimleri, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete girdi. Kol damarından verilen kontrast madde yardımıyla gerçekleştirilen çekimlerde, damarların iç akışı ve yapısal durumu net bir şekilde görüntülenerek, tıkanıklık ve bozuklukların erken teşhisi hedefleniyor. Sanal anjiyonun, klasik anjiyoya kıyasla daha az risk taşıdığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Raif Kılıç, "Halk arasında sanal anjiyo denilen yöntem kalbi besleyen damarları gösteren girişimsel olmayan yani invaziv olmayan bir görüntüleme yöntemidir. Bu yöntem ile kalp damar tıkanıklığı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu yöntem, kol damarından verilen kontrast madde yardımıyla kalp damarlarının durumunu net şekilde göstermektedir. Sanal anjiyo bilgisayarlı tomografi ile çekilen bir tetkiktir. Normal anjiyo ise girişimsel olarak yapılan bir teknik olduğu için sanal anjiyoda girişimsel bir yöntem kullanılmadığından dolayı hasta için daha güvenilirdir. Sanal anjiyo hasta için yan etkisi daha düşük olan bir yöntemdir. Bizim normal anjiyomuz ise girişim yöntemle yapıldığından dolayı riski bulunmaktadır. O yüzden hastalara öncelikli tercihimiz sanal anjiyo olmaktadır. Eğer sanal anjiyoda lezyon tespit edersek ondan sonra girişimsel yöntemle yaptığımız konvansiyonel anjiyoyu öneririz. Ama önceliğimiz sanal anjiyo ile hastalarda damar yapısını görmektir" dedi. 59 yaşındaki hasta Bedran Kılıç ise daha önce başka yere sevk edilmesi planlandığını ancak cihazın Mardin’e gelmesiyle birlikte tedavisini kendi şehrinde yaptırabildiğini söyledi. Kılıç, "Anjiyo iyi ve rahattı. Bana Ankara’ya gitmem gerektiği söylendi. Gitmedim. Daha sonra bu cihazın Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldiğini duydum. Başvurduk ve burada çekimler yapıldı. Sağlık Bakanlığı’na ve buraya gelmesine vesile olan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
11 Temmuz 2025 Cuma - 12:11
Mardin’de sanal anjiyo hizmeti başladı
Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, kalp hastalıklarının erken teşhisinde önemli bir yöntem olan Koroner BT Anjiyo (sanal anjiyo) çekimlerine başlandı. Bilgisayarlı tomografi teknolojisiyle damarların iç yapısını detaylı şekilde inceleme imkanı sunan sanal anjiyo çekimleri, Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde hizmete girdi. Kol damarından verilen kontrast madde yardımıyla gerçekleştirilen çekimlerde, damarların iç akışı ve yapısal durumu net bir şekilde görüntülenerek, tıkanıklık ve bozuklukların erken teşhisi hedefleniyor. Sanal anjiyonun, klasik anjiyoya kıyasla daha az risk taşıdığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Raif Kılıç, "Halk arasında sanal anjiyo denilen yöntem kalbi besleyen damarları gösteren girişimsel olmayan yani invaziv olmayan bir görüntüleme yöntemidir. Bu yöntem ile kalp damar tıkanıklığı olup olmadığı tespit edilmektedir. Bu yöntem, kol damarından verilen kontrast madde yardımıyla kalp damarlarının durumunu net şekilde göstermektedir. Sanal anjiyo bilgisayarlı tomografi ile çekilen bir tetkiktir. Normal anjiyo ise girişimsel olarak yapılan bir teknik olduğu için sanal anjiyoda girişimsel bir yöntem kullanılmadığından dolayı hasta için daha güvenilirdir. Sanal anjiyo hasta için yan etkisi daha düşük olan bir yöntemdir. Bizim normal anjiyomuz ise girişim yöntemle yapıldığından dolayı riski bulunmaktadır. O yüzden hastalara öncelikli tercihimiz sanal anjiyo olmaktadır. Eğer sanal anjiyoda lezyon tespit edersek ondan sonra girişimsel yöntemle yaptığımız konvansiyonel anjiyoyu öneririz. Ama önceliğimiz sanal anjiyo ile hastalarda damar yapısını görmektir" dedi. 59 yaşındaki hasta Bedran Kılıç ise daha önce başka yere sevk edilmesi planlandığını ancak cihazın Mardin’e gelmesiyle birlikte tedavisini kendi şehrinde yaptırabildiğini söyledi. Kılıç, "Anjiyo iyi ve rahattı. Bana Ankara’ya gitmem gerektiği söylendi. Gitmedim. Daha sonra bu cihazın Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldiğini duydum. Başvurduk ve burada çekimler yapıldı. Sağlık Bakanlığı’na ve buraya gelmesine vesile olan herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
11 Temmuz 2025 Cuma - 12:09
Gebe okulu açıldı
Mardin’in Dargeçit Devlet Hastanesinden anne ve bebek dostu hizmeti olan ebe polikliniği ve gebe okulu açıldı. Anne ve anne adaylarına doğum öncesi ve sonrası süreçlerde daha bilinçli, sağlıklı ve güvenli bir deneyim sunmak amacıyla Dargeçit Devlet Hastanesi ebe polikliniği ve gebe okulu hizmet vermeye başladı. Ebe polikliniği ve gebe okulunda gebelik takibinden doğum sürecine, yenidoğan bakımından emzirme danışmanlığına kadar geniş kapsamlı hizmetler sunuluyor. Anne adaylarının doğum sürecine aktif katılımını sağlamak, doğumla ilgili korku ve kaygıları gidermek amacıyla uzman ebeler tarafından bilgilendirme ve destek sağlanıyor. Poliklinikte ayrıca tansiyon, boy ve kilo ölçümleri, normal doğum süreci ve ilaç dışı ağrı yönetimi gibi önemli takipler yapılırken, anne adaylarının doğum ekibiyle tanışmasına da olanak tanınıyor. Böylece doğum süreci daha bilinçli ve güvenli bir şekilde ilerliyor.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:57
Akdeniz Belediyesi’nden erken tanı seferberliği
Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesi, kadın sağlığını önceleyerek kanserle mücadelede erken tanı ve tedavinin önemine dikkat çekiyor. İlçe Sağlık Müdürlüğü ile imzalanan protokol çerçevesinde yürütülen sağlık taramaları sayesinde, bugüne kadar yaklaşık 100 kadına ücretsiz sağlık hizmeti ulaştırıldı. Proje kapsamında; meme kanseri (mamografi), rahim ağzı kanseri (smear testi), kolon kanseri taramaları ve çeşitli kan testleri ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Sağlık hizmetine erişimde zorluk yaşayan kadınların, Akdeniz Belediyesi tarafından tahsis edilen servis araçlarıyla KETEM’e (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) ulaşımları sağlanıyor. Son olarak 10 kadın, belediye araçlarıyla KETEM’e götürülerek testlerden geçirildi. "Erken tanı hayat kurtarır" Akdeniz Kaymakamı ve Belediye Başkan Vekili Zeyit Şener, projeye ilişkin yaptığı açıklamada, "Kadınların sağlığı, aynı zamanda ailelerin ve toplumun sağlığıdır. Bu bilinçle, İlçe Sağlık Müdürlüğümüzle yürüttüğümüz iş birliği sonucunda, erken tanı hayat kurtarır anlayışıyla kısa sürede yaklaşık 100 kadına ulaştık. Kadınların sağlıklı bir yaşam sürmeleri için her türlü desteği vermeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Öte yandan, test ve tarama sonuçlarında risk grubunda yer aldığı tespit edilen kadınların tedavi süreçleri de Akdeniz Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri tarafından yakından takip ediliyor. Ekipler, bu süreçte hem rehberlik hizmeti sağlıyor hem de kadınların Onkobüs servisleriyle hastanelere ücretsiz ulaşımını temin ediyor.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:36
Hamamözü’nde kamu personeline kenelere karşı eğitim
Amasya’nın Hamamözü ilçesinde yaz aylarında görülme sıklığı artan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığına karşı kamu kurumlarında görev yapan personelin bilinç düzeyini artırmak amacıyla eğitim seferberliği başlatıldı. Hamamözü Toplum Sağlığı Merkezi’nde görevli Dr. Ahmet Elyıldırım koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda ilçedeki emniyet personeli, jandarma ekipleri, belediye çalışanları ve müftülük personeline yönelik kurumlara özel, ayrı ayrı eğitim oturumları düzenlendi. Hamamözü Kaymakamlığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü’nün desteğiyle uygulanan eğitimlerde keneler aracılığıyla bulaşan KKKA hastalığının insanda nasıl seyir izlediği, hastalıktan korunma yolları, erken tanının önemi ve sahada karşılaşılan riskli durumlara karşı alınması gereken önlemler detaylı olarak ele alındı. Özellikle açık alanda ve kırsal bölgelerde çalışan personelin risk altında olduğuna dikkat çekerek kişisel korunma yöntemleri, doğru müdahale teknikleri ve yanlış bilinen uygulamalar hakkında bilgi veren Dr. Elyıldırım, "KKKA ile mücadelede kamu personelinin bilinçli hareket etmesi, sadece bireysel değil toplumsal sağlık açısından da hayati öneme sahip. Hamamözü’nde, halk sağlığına yönelik koruyucu çalışmalarımızı iş birliği içinde sürdüreceğiz" diye konuştu.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:33
Kocasinan’da organ bağışı seferberliği
Kocasinan İlçe Sağlık Müdürlüğü tarafından ilçede yürütülen organ bağışı farkındalık çalışmaları büyük ilgi görürken, son iki haftada 85 kişi organ bağışında bulundu. Organ bağışının önemine dikkat çekmek ve daha fazla gönüllüye ulaşmak amacıyla çeşitli kurum ve işletmelerde açılan bilgilendirme stantları sayesinde son iki haftada 85 kişi organ bağışında bulundu. Sahada yürütülen çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan Kocasinan İlçe Sağlık Müdürü Dr. Özlem Ulutabanca; vatandaşların organ bağışı konusunda bilinçlendirilmesine özel önem verdiklerini vurguladı. Dr. Ulutabanca; "Organ bağışı, hayat kurtaran çok kıymetli bir adımdır. Bir kişinin yapacağı bağış, birden fazla hastanın hayata tutunmasına imkan sağlayabilir. Bu bilinçle ekiplerimizle birlikte ilçe genelinde kurduğumuz stantlar aracılığıyla hem vatandaşlarımızı doğru bilgiyle buluşturuyor hem de bağış sürecine rehberlik ediyoruz. Son iki haftada 85 kişinin organ bağışı yapması, toplumda bu konuda bir farkındalık oluştuğunun en somut göstergesidir. Bu duyarlılığı artırmak için çalışmalarımıza aralıksız devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:23
Prof. Dr. Celkan: "Kalp kapakçık hastalıklarında erken tanı hayat kurtarıyor"
Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, "Kalp sağlığı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri. Özellikle kalp kapakçık hastalıkları, sinsi ilerleyebilen ve tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir sağlık sorunu. Kalp kapakçık hastalıklarıyla ilgili farkındalığın artırılması gerekir" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, kalp ve damar cerrahisinde modern yaklaşımlarla ilgili bilgi verdi. "Kalp kapakçıkları kalbin sağlıklı bir şekilde kan pompalamasını sağlar" Kalp kapakçıkları ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Celkan, "Kalpte dört ana kapakçık bulunur, mitral, aort, triküspit ve pulmoner kapakçıklar. Bu kapakçıklar, kalbin sağlıklı bir şekilde kan pompalamasını sağlar. Kapakçıklarda meydana gelen darlık (stenoz) ya da yetersizlik (yetmezlik) gibi bozulmalar, kalbin iş yükünü artırarak zamanla kalp yetmezliğine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Kalp kapakçık hastalıklarının erken döneminde genellikle belirti olmadığını söyleyen Prof. Dr. Celkan, "Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, halsizlik ve çabuk yorulma, bayılma hissi, ayaklarda şişlik, Bu şikayetlerin varlığı, özellikle ileri yaşlarda kapakçık hastalıklarının habercisi olabilir" ifadelerine yer verdi. Tanı ve tedavide güncel yöntemler Tedavi süreci hakkında konuşan Prof. Dr. Celkan, "Modern tıbbın sunduğu imkanlarla birlikte kalp kapakçık hastalıklarında tanı çok daha erken konulabiliyor. Ekokardiyografi (EKO), transözofageal EKO, kalp MR’ı ve anjiyografi, tanıda en sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Tedavi, hastalığın derecesine ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Hafif vakalarda ilaç tedavisiyle takip yeterli olabilirken, ileri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Günümüzde, kapak onarımı ya da kapak değişimi ameliyatları minimal invaziv tekniklerle de yapılabilmekte. Uygun hastalarda ise TAVI gibi kapalı yöntemlerle müdahale edilebiliyor" şeklinde konuştu. "Erken tanı çok önemli" Kalp kapakçık hastalıklarında başarıyı belirleyen en önemli unsurların başında erken tanı ve tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, "Kapak hastalıkları genellikle yavaş ilerleyen ama tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan kalp hasarlarına neden olabilen hastalıklardır. Bu nedenle, belirtiler ortaya çıkmadan önce bile düzenli kontroller çok önemlidir. Doğru tanı, zamanında müdahale ve deneyimli bir ekiple yapılan cerrahilerle hastalarımız sağlıklı bir yaşama geri dönebilmektedir" diye konuştu.
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:04
Muğla Büyükşehir’den halk sağlığı için yaz seferberliği
Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren sivrisinek, karasinek, bit, pire ve kene gibi hastalık taşıyıcı canlılara (vektörlere) karşı mücadelesini sürdürüyor. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 13 ilçede kapsamlı bir seferberlik başlatıldı. Veteriner hekim, ziraat mühendisi, kimyager ve biyologlardan oluşan teknik ekip ile sertifikalı 241 personel ve 61 araçla yürütülen çalışmalar, insan sağlığını tehdit eden vektörlerin salgın hastalıklara yol açmayacak şekilde kontrol altında tutulmasını amaçlıyor. Ekipler vatandaşları uyarıyor Özellikle durgun sularda üreyen sivrisineklere karşı vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları da devam ediyor. Ekipler tarafından yapılan uyarılarda; foseptik kapaklarının kapalı tutulması, kova, leğen, el arabası gibi su biriktiren kapların ters çevrilmesi veya üzerlerinin kapatılması, süs ve sulama havuzlarındaki suların düzenli olarak yenilenmesi, saksı altı tabaklarındaki suların boşaltılması gibi önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca mezarlıklarda ağzı açık şekilde bırakılan şişe ve su kaplarının da sivrisinek üremesine neden olabileceği hatırlatılıyor. Karasineklerle mücadelede ise gübre, açıkta bırakılan çöpler ve toplanmayan meyve gibi organik atıklara dikkat çekilirken; bit, pire ve kene gibi parazitlerin ise ev hayvanlarına düzenli dış parazit uygulaması yapılmaması durumunda yayılabileceği ifade ediliyor. Vektörle mücadele ekipleri aynı zamanda mahalle muhtarlarını ziyaret ederek, hem bilgilendirme yapıyor hem de yerel destekle mücadeleyi daha etkin hale getiriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumak adına yaz boyunca vektörle mücadele çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini bildirdi. Başkan Aras: "Halk sağlığı için gece gündüz sahadayız" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yaz aylarında artış gösteren vektör kaynaklı hastalıkların önüne geçmek için çalışmaların büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü belirterek şunları söyledi, "Vektörle mücadele, özellikle yaz aylarında halk sağlığı açısından hayati bir önem taşıyor. Sivrisinekten karasineğe, bit ve keneye kadar tüm vektörlerle mücadelemizi bilimsel veriler ışığında, sahada aktif görev yapan 241 personelimizle sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın bu konuda bilinçli hareket etmesi de büyük önem taşıyor. Ekiplerimiz 13 ilçemizde büyük bir özveriyle çalışırken, muhtarlarımız ve hemşehrilerimizin desteğiyle bu mücadeleyi daha etkili hale getiriyoruz. Amacımız, Muğla’mızda sağlıklı ve huzurlu bir yaz mevsimi geçmesini sağlamak"
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder