SAĞLIK
07 Mayıs 2026 Perşembe - 09:54 Muğla’da "Ellerimizde hayat var" mesajı Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi, "Dünya El Hijyeni Günü" kapsamında düzenlediği farkındalık etkinliğiyle sağlıkta hijyenin hayati önemine dikkat çekti. Sağlık hizmeti ilişkili enfeksiyonların önlenmesinde en temel ve en etkili yöntem olan el hijyeni, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesinde düzenlenen özel bir etkinlikle kutlandı. Enfeksiyon Kontrol Hemşireleri ve Enfeksiyon Hastalıkları Hekimleri tarafından kurulan farkındalık standı, hem hastane personelinden hem de vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. "El Hijyeni Hayat Kurtarır" mottosunun ön plana çıkarıldığı etkinlikte, katılımcılar el boyaması ile hazırlanan özel panoya el baskısı yaparak bu anlamlı harekete destek verdiler. Renkli görüntülerin oluştuğu stantta, el hijyeninin sadece bir alışkanlık değil, hasta güvenliğinin en önemli halkası olduğu vurgulandı. Hastane yönetiminin de tam kadro katılım sağladığı programda, farkındalık sadece görsel çalışmalarla sınırlı kalmadı. Sağlık çalışanlarının el hijyeni uygunluğu, stantta bulunan özel cihazlar aracılığıyla anlık olarak değerlendirildi. Bilimsel yöntemlerle yapılan bu ölçümlerle, doğru el yıkama teknikleri uygulamalı olarak gösterildi. Günün anlam ve önemine binaen stantta; Sabun ve el antiseptikleri, Hijyen setleri, Çeşitli bilgilendirici materyaller ve hediyeler dağıtıldı.
Prof. Dr. Celkan: "Kalp kapakçık hastalıklarında erken tanı hayat kurtarıyor"
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:23 Prof. Dr. Celkan: "Kalp kapakçık hastalıklarında erken tanı hayat kurtarıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, "Kalp sağlığı, yaşam kalitesini doğrudan etkileyen en önemli faktörlerden biri. Özellikle kalp kapakçık hastalıkları, sinsi ilerleyebilen ve tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlara yol açabilen önemli bir sağlık sorunu. Kalp kapakçık hastalıklarıyla ilgili farkındalığın artırılması gerekir" dedi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, kalp ve damar cerrahisinde modern yaklaşımlarla ilgili bilgi verdi. "Kalp kapakçıkları kalbin sağlıklı bir şekilde kan pompalamasını sağlar" Kalp kapakçıkları ile ilgili bilgi veren Prof. Dr. Celkan, "Kalpte dört ana kapakçık bulunur, mitral, aort, triküspit ve pulmoner kapakçıklar. Bu kapakçıklar, kalbin sağlıklı bir şekilde kan pompalamasını sağlar. Kapakçıklarda meydana gelen darlık (stenoz) ya da yetersizlik (yetmezlik) gibi bozulmalar, kalbin iş yükünü artırarak zamanla kalp yetmezliğine neden olabilir" ifadelerini kullandı. Kalp kapakçık hastalıklarının erken döneminde genellikle belirti olmadığını söyleyen Prof. Dr. Celkan, "Nefes darlığı, çarpıntı, göğüs ağrısı, halsizlik ve çabuk yorulma, bayılma hissi, ayaklarda şişlik, Bu şikayetlerin varlığı, özellikle ileri yaşlarda kapakçık hastalıklarının habercisi olabilir" ifadelerine yer verdi. Tanı ve tedavide güncel yöntemler Tedavi süreci hakkında konuşan Prof. Dr. Celkan, "Modern tıbbın sunduğu imkanlarla birlikte kalp kapakçık hastalıklarında tanı çok daha erken konulabiliyor. Ekokardiyografi (EKO), transözofageal EKO, kalp MR’ı ve anjiyografi, tanıda en sık kullanılan yöntemler arasında yer alıyor. Tedavi, hastalığın derecesine ve hastanın genel sağlık durumuna göre planlanır. Hafif vakalarda ilaç tedavisiyle takip yeterli olabilirken, ileri vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Günümüzde, kapak onarımı ya da kapak değişimi ameliyatları minimal invaziv tekniklerle de yapılabilmekte. Uygun hastalarda ise TAVI gibi kapalı yöntemlerle müdahale edilebiliyor" şeklinde konuştu. "Erken tanı çok önemli" Kalp kapakçık hastalıklarında başarıyı belirleyen en önemli unsurların başında erken tanı ve tedavi olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet Adnan Celkan, "Kapak hastalıkları genellikle yavaş ilerleyen ama tedavi edilmediğinde geri dönüşü olmayan kalp hasarlarına neden olabilen hastalıklardır. Bu nedenle, belirtiler ortaya çıkmadan önce bile düzenli kontroller çok önemlidir. Doğru tanı, zamanında müdahale ve deneyimli bir ekiple yapılan cerrahilerle hastalarımız sağlıklı bir yaşama geri dönebilmektedir" diye konuştu.
Muğla Büyükşehir’den halk sağlığı için yaz seferberliği
11 Temmuz 2025 Cuma - 11:04 Muğla Büyükşehir’den halk sağlığı için yaz seferberliği Muğla Büyükşehir Belediyesi, yaz aylarının gelmesiyle birlikte artış gösteren sivrisinek, karasinek, bit, pire ve kene gibi hastalık taşıyıcı canlılara (vektörlere) karşı mücadelesini sürdürüyor. Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığına bağlı Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında, 13 ilçede kapsamlı bir seferberlik başlatıldı. Veteriner hekim, ziraat mühendisi, kimyager ve biyologlardan oluşan teknik ekip ile sertifikalı 241 personel ve 61 araçla yürütülen çalışmalar, insan sağlığını tehdit eden vektörlerin salgın hastalıklara yol açmayacak şekilde kontrol altında tutulmasını amaçlıyor. Ekipler vatandaşları uyarıyor Özellikle durgun sularda üreyen sivrisineklere karşı vatandaşlara yönelik bilgilendirme çalışmaları da devam ediyor. Ekipler tarafından yapılan uyarılarda; foseptik kapaklarının kapalı tutulması, kova, leğen, el arabası gibi su biriktiren kapların ters çevrilmesi veya üzerlerinin kapatılması, süs ve sulama havuzlarındaki suların düzenli olarak yenilenmesi, saksı altı tabaklarındaki suların boşaltılması gibi önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca mezarlıklarda ağzı açık şekilde bırakılan şişe ve su kaplarının da sivrisinek üremesine neden olabileceği hatırlatılıyor. Karasineklerle mücadelede ise gübre, açıkta bırakılan çöpler ve toplanmayan meyve gibi organik atıklara dikkat çekilirken; bit, pire ve kene gibi parazitlerin ise ev hayvanlarına düzenli dış parazit uygulaması yapılmaması durumunda yayılabileceği ifade ediliyor. Vektörle mücadele ekipleri aynı zamanda mahalle muhtarlarını ziyaret ederek, hem bilgilendirme yapıyor hem de yerel destekle mücadeleyi daha etkin hale getiriyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, halk sağlığını korumak adına yaz boyunca vektörle mücadele çalışmalarını aralıksız sürdüreceğini bildirdi. Başkan Aras: "Halk sağlığı için gece gündüz sahadayız" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yaz aylarında artış gösteren vektör kaynaklı hastalıkların önüne geçmek için çalışmaların büyük bir titizlikle sürdürüldüğünü belirterek şunları söyledi, "Vektörle mücadele, özellikle yaz aylarında halk sağlığı açısından hayati bir önem taşıyor. Sivrisinekten karasineğe, bit ve keneye kadar tüm vektörlerle mücadelemizi bilimsel veriler ışığında, sahada aktif görev yapan 241 personelimizle sürdürüyoruz. Vatandaşlarımızın bu konuda bilinçli hareket etmesi de büyük önem taşıyor. Ekiplerimiz 13 ilçemizde büyük bir özveriyle çalışırken, muhtarlarımız ve hemşehrilerimizin desteğiyle bu mücadeleyi daha etkili hale getiriyoruz. Amacımız, Muğla’mızda sağlıklı ve huzurlu bir yaz mevsimi geçmesini sağlamak"
Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına ’Kuduz’ eğitimi
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:56 Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına ’Kuduz’ eğitimi Nazilli Devlet Hastanesi’nde görevli acil servis hekimleri ve aşı birimi hemşirelerine yönelik düzenlenen Kuduz Profilaksisi Eğitimi’nde, hastalığın bulaşma yollarından aşı protokollerine kadar pek çok önemli konu ele alındı. Eğitim, muhtemel temas vakalarında sağlık personelinin hızlı ve doğru müdahale kapasitesini artırmayı hedefliyor. Nazilli Devlet Hastanesi’nde sağlık çalışanlarına yönelik "Kuduz Profilaksisi Eğitimi" düzenlendi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Yekta Ürkmez tarafından acil servis hekimleri ve aşı birimi hemşirelerine verilen eğitimde, kuduz hastalığının bulaşma yolları, riskli temas durumları, etkili yara bakımı ve güncel aşı protokolleri ele alındı. Uzm. Dr. Ürkmez, özellikle temas sonrası uygulanması gereken önleyici tedavi süreci hakkında örnek vakalar üzerinden bilgilendirme yaptı. Sağlık çalışanlarının bilgi düzeylerini güncelleyerek muhtemel kuduz şüphesi vakalarında daha hızlı ve doğru müdahaleyi sağlamayı amaçlayan eğitimde ayrıca katılımcılar, karşılaştıkları olgularla ilgili sorularını paylaşarak karşılıklı deneyimlerini aktardılar. Nazilli Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Necati Akkaya, bu tür eğitimlerin düzenli aralıklarla devam edeceğini belirterek, "Hem hasta güvenliği hem de sağlık personelimizin yetkinliği için bu çalışmaları sürdüreceğiz" dedi.
İl Sağlık Müdürü Erşan’dan aşırı sıcaklara karşı uyarı: "Yaz sıcaklarına karşı bilinçli olalım"
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:47 İl Sağlık Müdürü Erşan’dan aşırı sıcaklara karşı uyarı: "Yaz sıcaklarına karşı bilinçli olalım" Hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmelerde bulunan İl Sağlık Müdürü Dr. Mehmet Erşan, "Kayseri’mizde yaz sıcakları hem şehir merkezinde hem de ilçelerimizde etkisini göstermeye başladı. Vatandaşlarımızın, özellikle yaşlı ve çocuklarımızın sağlığını korumak için bu dönemde daha bilinçli hareket etmesi gerekiyor. Unutmayalım, alınacak basit önlemlerle yazı sağlıklı ve güvenli şekilde geçirebiliriz" diyerek dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında bilgilendirmelerde bulundu. "Sıcak çarpmasına karşı önlem alın" Erşan, "Güneş ışınlarının en dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında zorunlu olmadıkça dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Dr. Erşan, "Özellikle yaşlılarımız, çocuklarımız ve kronik rahatsızlığı olan bireyler bu saatlerde dışarı çıkmamaya özen göstermeli. Mecbur kalındığında ise mutlaka şapka takılmalı, güneş gözlüğü kullanılmalı ve mümkün olduğunca gölgeli alanlar tercih edilmeli" dedi. "Bol sıvı tüketin" Kolay ulaşılabilecek su bulundurmanın önemli olduğunu söyleyen Erşan, "İlimizde yaz ayları genellikle kuru ve sıcak geçtiğinden dolayı, terleme ile vücuttan sıvı kaybı daha fazla olur. Bu nedenle su tüketiminin artırılması hayati önem taşır. Susama hissi beklenmeden su içilmeli, gazlı ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalı. Evde ya da dışarıda gün boyunca kolay ulaşılabilecek şekilde su bulundurulması önemli bir alışkanlık haline getrilmeli" ifadelerini kullandı. Sıcak havalarda sindirimi zor, yağlı ve ağır yemeklerden uzak durulması gerektiğini belirten Dr. Erşan, "Yaz aylarında ağır yemeklerden kaçınılmalı, taze sebze ve meyveler, yoğurt, ayran gibi serinletici ve hafif gıdalar tercih edilmeli. Özellikle Kayseri mutfağının sevilen lezzetleri olan mantı, yağlama gibi yemekler bu dönemde daha hafif porsiyonlarla ve akşam saatlerinde tüketilmeli. Ayrıca yiyeceklerin hijyenine de dikkat edilmeli, açıkta satılan ürünlerden uzak durulmalı" dedi. "Giyiminizi havanın şartlarına göre belirleyin" Dr. Erşan, pamuklu giysilerin tercih edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Yaz aylarında özellikle açık renkli, bol ve pamuklu kumaşlardan üretilmiş giysiler tercih edilmeli. Bu tür giysiler teri emer, cildin nefes almasına yardımcı olur ve vücut ısısını dengede tutar. Teri tutmayan sentetik kıyafetler isilik ve cilt tahrişine yol açabildiği için aşırı sıcaklarda tercih edilmemeli" ifadelerini kullandı. İleri yaşlardaki vatandaşların dikkatli davranması gerektiğini söyleyen Dr. Erşan, "65 yaş üzeri ve kalp, yüksek tansiyon, diyabet ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlığı olan vatandaşlarımız sıcak havalarda daha dikkatli davranmalı. Bu vatandaşlarımız ilaçlarını düzenli almalı, kontrollerini ihmal etmemeli ve hekimlerinin önerilerine mutlaka uymalı. İlimizde şehir merkezinin yanı sıra kırsal mahallelerde tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın da güneş altında uzun süre çalışmaları sağlık açısından risk oluşturabilir. Bu nedenle açık alanda çalışanlar bol sıvı tüketmeli, sık sık dinlenmeli ve şapka gibi koruyucu ekipmanlar kullanmalı" dedi.
Erken boşalma sorununa ameliyatsız çözüm: Selektif Dorsal Kriyoablasyon
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:15 Erken boşalma sorununa ameliyatsız çözüm: Selektif Dorsal Kriyoablasyon Kahramanmaraş’taki Sular Akademi Hastanesinin, erkeklerde sıkça görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan erken boşalma sorununa yönelik önemli bir tedavi yöntemini uygulamaya başladığı bildirildi. Ameliyat gerektirmeyen "Selektif Dorsal Kriyoablasyon (SDK)" yöntemiyle, kalıcı bir çözüm sunulduğu ifade edildi. Selektif Dorsal Kriyoablasyon yönteminin penisin gövdesinde bulunan ve boşalma refleksini tetikleyen sinirlerin, özel bir cihaz yardımıyla -70 dereceye kadar dondurularak iletiminin zayıflatılmasına neden olduğu aktarıldı. Yaklaşık 20-30 dakika süren işlem sonrasında, sinirlerdeki aşırı hassasiyetini azalttığı ve böylece boşalma süresinin uzadığı kaydedildi. Tedavi sonrası hastalarında 2 hafta içinde belirgin bir iyileşme gözlemlendiğini kaydeden uzmanlar, SDK uygulamasının etkisinin ortalama 2-3 yıl sürdüğünü söyledi. Ayrıca tedavi sonrası hastaların özgüveninin arttığı ve tekrar tedavi ihtiyacının oldukça azaldığı bildirildi. Üroloji Uz. Dr. Mustafa Yeter, "Bu hastalık kişinin işini ve ailesini etkiliyor. Uzun süredir takipte olunan ve araştırmalar yapılan bir hastalık. Son yıllarda İstanbul ve büyükşehirlerde değişik yöntemler uygulanıyor. Selektif Dorsal Kriyoablasyon yöntemiyle bu tedaviyi yapıyoruz. Sinirlerin dondurulması ile gerçekleşiyor. Penisin kenarlarında sinirleri -70 derece donduruyoruz. Hastanın erken boşalması artmış oluyor" dedi. Üroloji Uz. Dr. Yusuf Selim Kaya, "Erken boşalma erkek cinsel işlev bozuklarında ilk sırada. Hem erkek hem de kadını ilişkiyi etkileyen bir durum olduğu için insanlar bu durumun çözüme kavuşmasını istiyorlar. Selektif Dorsal Kriyoablasyon tedavisi gündemde. Penisteki bazı sinirlerin beyne giden iletilerini dondurarak erken boşalmanın zamanını uzatıyoruz" diye konuştu.
Sular Akademi Hastanesi’nden ameliyatsız çözüm: Selektif Dorsal Kriyoablasyon
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:12 Sular Akademi Hastanesi’nden ameliyatsız çözüm: Selektif Dorsal Kriyoablasyon Kahramanmaraş’taki Sular Akademi Hastanesinin, erkeklerde sıkça görülen cinsel işlev bozukluklarından biri olan erken boşalma sorununa yönelik önemli bir tedavi yöntemini uygulamaya başladığı bildirildi. Ameliyat gerektirmeyen "Selektif Dorsal Kriyoablasyon (SDK)" yöntemiyle, kalıcı bir çözüm sunulduğu ifade edildi. Selektif Dorsal Kriyoablasyon yönteminin penisin gövdesinde bulunan ve boşalma refleksini tetikleyen sinirlerin, özel bir cihaz yardımıyla -70 dereceye kadar dondurularak iletiminin zayıflatılmasına neden olduğu aktarıldı. Yaklaşık 20-30 dakika süren işlem sonrasında, sinirlerdeki aşırı hassasiyetini azalttığı ve böylece boşalma süresinin uzadığı kaydedildi. Tedavi sonrası hastalarında 2 hafta içinde belirgin bir iyileşme gözlemlendiğini kaydeden uzmanlar, SDK uygulamasının etkisinin ortalama 2-3 yıl sürdüğünü söyledi. Ayrıca tedavi sonrası hastaların özgüveninin arttığı ve tekrar tedavi ihtiyacının oldukça azaldığı bildirildi. Üroloji Uz. Dr. Mustafa Yeter, "Bu hastalık kişinin işini ve ailesini etkiliyor. Uzun süredir takipte olunan ve araştırmalar yapılan bir hastalık. Son yıllarda İstanbul ve büyükşehirlerde değişik yöntemler uygulanıyor. Selektif Dorsal Kriyoablasyon yöntemiyle bu tedaviyi yapıyoruz. Sinirlerin dondurulması ile gerçekleşiyor. Penisin kenarlarında sinirleri -70 derece donduruyoruz. Hastanın erken boşalması artmış oluyor" dedi. Üroloji Uz. Dr. Yusuf Selim Kaya, "Erken boşalma erkek cinsel işlev bozuklarında ilk sırada. Hem erkek hem de kadını ilişkiyi etkileyen bir durum olduğu için insanlar bu durumun çözüme kavuşmasını istiyorlar. Selektif Dorsal Kriyoablasyon tedavisi gündemde. Penisteki bazı sinirlerin beyne giden iletilerini dondurarak erken boşalmanın zamanını uzatıyoruz" diye konuştu.
Tıp dünyasını şaşırtan ameliyat
11 Temmuz 2025 Cuma - 10:08 Tıp dünyasını şaşırtan ameliyat Trabzon Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen ameliyat, tıp dünyasını şaşırttı. Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. İsmet Çelik, Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Aydın Aktaş ve ekibi tarafından yapılan operasyonda 76 yaşındaki Asiye Taşdelen’in karaciğerinde toplamda 90 santimetreye ulaşan 3 ayrı kedi-köpek kisti ameliyatla çıkartıldı. Kistlerin büyüklüğü dikkat çekerken Genel Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. İsmet Çelik, dünya literatüründe tüm karnı dolduran ve 90 santime ulaşan kist görmediklerini belirterek Taşdelen’e yapılan gerekli tetkikler ve görüntüleme sonucu karaciğerinde üç adet kedi-köpek kisti (hidatik kist) tespit ettiklerini ifade etti. Çelik, başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini belirtti. Kistin oluşumunu incelendiğinde kedi ve köpekten kaynaklı olduğunu gördüklerini kaydeden Çelik, kedi ve köpeklerle temas eden kişilerin hayvanların sağlıklı olup olmadığı, kedi-köpek kistini taşıyıp taşımadığını kontrol ettirmeleri uyarısında bulundu. Kedi ve köpekten kaynaklı olduğunu gördük Yapılan detaylı tetkiklerde kistin oluşumunu kedi ve köpekten kaynaklı olduğunu gördüklerini belirten Çelik, "Trabzon’da Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi bir ilke vesile oldu. Hastamız Gümüşhane’den karın şişliği ve ağrısı ile bizlere müracaat etti. Geldiğinde ileri tetkikleri yaparak, tüm karnını dolduran bir kitle ile karşılaştık. Durumu detaylandırınca kistin oluşumunu kedi ve köpekten kaynaklı olduğunu gördük. Hastamızın başka hastalıkları vardı. O hastalıkları ekarte edebilmek için ilgili branşlarla birlikte vakayı değerlendirdik. Hastamızın ameliyat olabilirliğini tartıştık. Konsey kararı ile ameliyatına karar verdik" dedi. "Dünya literatüründe tüm karnı dolduran ve 90 santime ulaşan kist görmedik" Dünya literatüründe tüm karnı dolduran ve 90 santime ulaşan kist görmediklerini ifade eden Çelik, "Asiye Hanım, maalesef ihmal edilmiş bir hastamız. Bu kist, kedi ve köpeklerin dışkısı ve yediği yiyeceklerle bulaşan bir hastalık. Bu kist, genellikle tesadüfen yakalanabilir. Karaciğere yerleşir. Bu hastamızda da durum öyle olmuş. Ameliyat olamayacağı söylenip eve yollanmış. Bizler detaylandırıp ameliyat kararı aldık. Hastamızın karaciğerinde 3 ayrı kist vardı. Tüm karnı kist ile kaplıydı. 2 tanesinin tamamına çıkardık. Diğerini ise kontrolle alarak içini boşalttık. Dünya literatüründe tüm karnı dolduran ve 90 santime ulaşan kist görmedik. Ameliyatımız 2 saat sürdü. Hastamızın safra yolları kontrol edildi. Hastamızın durumu gayet iyi. Solunum cihazından bağımsız olarak kendi başına solunum yapabiliyor. En korktuğumuz şey; alerjik bir durumun olması. 90 santim çapındaki kist vücuda yayıldığı zaman alerjik bir durumda hastanın ölümüne sebep olabilmesi. Göremediğimiz yayılımlar için tedbir alıyoruz" diye konuştu. "Kedi-köpek kistini taşıyıp taşımadığını kontrol etmelidirler" "Kedi ve köpeklerle temas eden insanlar, o hayvanların sağlıklı olup olmadığı, kedi-köpek kistini taşıyıp taşımadığını kontrol etmelidirler" diyen Çelik, "Asiye Hanım, çiftçilik yapan bir ev hanımı. Bu yüzden kedi ve köpekle teması söz konusu. Evcil kedi ve köpek baktıkları için böyle bir şeyin olabileceğini düşünememişler. Bu kist 4-5 yıldan daha fazla bir süreçte oluşmuş. Kistin varlığı, kan testiyle, herhangi bir tarama sırasında ortaya çıkar. Herkeste oluşabilir. Karaciğer başta olmak üzere akciğer ve diğer organlara da bulaşabilir. Kedi ve köpeklerle temas eden insanlar, o hayvanların sağlıklı olup olmadığı, kedi-köpek kistini taşıyıp taşımadığını kontrol etmelidirler" dedi.
Batı tarzı değil, Akdeniz diyeti prostattan koruyor
11 Temmuz 2025 Cuma - 09:49 Batı tarzı değil, Akdeniz diyeti prostattan koruyor Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş; balık, sebze, meyve, baklagil ve zeytinyağı içeriği ile ön plana çıkan Akdeniz diyetine uyan erkeklerde, iyi huylu prostat büyümesi (BPH) riskinin az olduğunu, yüksek miktarda kırmızı et, protein tüketen ve az sebze yiyenlerin riskli grupta yer aldığını söyledi. Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Emre Salabaş, prostat büyümesinin sık idrara çıkma, kesik kesik işeme, gece çok sık idrara kalkma, idrar akışında azalma ve idrarı tam boşaltamama şikâyetleriyle kendini gösterdiğini söyledi. Doç. Dr. Emre Salabaş, bazı gıdaların sınırlandırılması ve yaşam tarzındaki değişikliklerin iyi huylu prostat büyümesi (BPH) ve diğer prostatla ilgili bozukluk risklerinde azalmaya katkıda bulunduğunu belirtti. Doç. Dr. Salabaş, bitkisel ağırlıklı beslenen kişilerin, daha az bitki tüketenlere kıyasla ölümcül prostat kanseri riskinin yüzde 19 daha düşük olduğunu ve kandaki prostat spesifik antijen (PSA) düzeylerinin de daha düşük seyrettiğini vurguladı. Obezite ve alkol tetikliyor Doç. Dr. Emre Salabaş, "Günde 4 ya da daha fazla sebze tüketenlerde, hiç sebze yemeyenlere göre iyi huylu prostat büyümesi (BPH) üçte bir oranında daha öz görülüyor. Yapılan araştırmalarda obezite ve metabolik sendrom hastalarında BPH riskinin arttığı gözlemleniyor. Bu nedenle kilo kaybını kolaylaştıran sağlıklı bir diyetle beraber semptomları iyileştirmek için özellikle kafeinli ve alkollü içeceklerin tüketimi azaltılmalı. Batı tarzı işlenmiş etler, şekerli içecekler, fast-food ve sosları yoğun yemeklerden uzak durun" ifadelerini kullandı. HoLEP yöntemiyle hastalık tekrarlamıyor Genetik yatkınlığı olan kişilerin BPH riskinin dört kat daha fazla olduğunu aktaran Doç. Dr. Salabaş, 40 yaş üzeri kişilerin kontrollerini aksatmaması gerektiğini de söyledi. Prostatın tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirten Doç. Dr. Salabaş, Holmium Lazer (HoLEP) yöntemiyle hastaların bir kaç gün içinde normal yaşamlarına döndüklerini ifade etti. Hastanın yaşına, sağlık durumuna ve prostatın büyüme düzeyine göre tedavi planı oluşturduklarını da aktaran Doç. Dr. Salabaş, HoLEP tedavi yöntemini anlattı: "Teknolojinin değişimi ile HoLEP kapalı prostat ameliyatları altın standart haline geldi. Eskiden açık cerrahi gerektiren büyük prostatlar bu yöntemle kapalı(endoskopik) olarak tedavi edilebiliyor. HoLEP ameliyatı sonrası prostatın tekrar büyüyüp şikâyet oluşturma riski son derece az. Bu yöntem ile hastaların kanama riskleri daha düşük olurken hastaneden daha hızlı taburcu olup günlük yaşamalarına dönebiliyorlar. İdrar yapma şikâyeti daha yüksek oranda gerilip, düzeliyor. Hastalar normal yaşamlarına birkaç gün içinde dönüyor."