Son Dakika
|
Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı!
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
Emeklilerin bayram ikramiyelerinin hesaplara yatacağı tarih belli oldu
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Dünya Çiftçiler Günü Programı'nda açıklamalar
Özkan Yalım yeni bir ek ifade vermek üzere Çağlayan Adliyesine götürüldü
Sarıyer’de İETT otobüsü alev topuna döndü
İzmir’de taksiciye bıçaklı gasp girişimi araç kamerasında
Adalet Bakanı Gürlek: "15 bin sözleşmeli personel alımı yapacağız"
Şarkıcı Yusuf Güney adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı
İstanbul merkezli 16 ilde DEAŞ operasyonu
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Galatasaray’ın Uruguaylı yıldızı Torreira’ya yumruklu saldırı
Yaş çay alım fiyatı 35 lira olarak belirlendi
Vali Tavlı’dan sel açıklaması: "Can kaybı ve yaralanma yok, iş yerlerinde zararlar mevcut"
Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti
Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde "Mukaddes emanetler" sergisi ziyarete açıldı
Manavgat’da ’pes’ dedirten görüntü cezasız kalmadı
Niğde’de 27 öğrenci yedikleri yemekten rahatsızlandı
SAĞLIK
Zonguldak’ta Eczacılık Günü paneli düzenlendi
12 Mayıs 2026 Salı - 19:12:23
14 Mayıs Eczacılık Günü kapsamında 17. Bölge Zonguldak Eczacı Odası tarafından düzenlenen panelde, eczacıların sağlık sistemindeki rolü ve mesleki sorunlar ele alındı. Oda konferans salonunda gerçekleştirilen panele,TEB Genel Başkanı Ecz. Mehmet İrfan Demirci, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, Bartın Belediye Başkanı Muhammet Rıza Yalçınkaya, Zonguldak İl Sağlık Müdürü Mustafa Özkan Gün, BEUN Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zehra Safi Öz, Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği Başkanı Sait Yücel ve çok sayıda akademisyen ile eczacı katıldı. Programda konuşan TEB Genel Başkanı Mehmet İrfan Demirci, eczacıların sağlık sistemindeki önemine dikkat çekerek, "Birinci basamak sağlık hizmetinin merkezinde eczacılar olmalı" dedi. İnternet üzerinden ilaç ve gıda takviyesi satışına ilişkin düzenlemelere de tepki gösteren Demirci, bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu ifade etti. Esra Geyikli ise açılış konuşmasında mesleki dayanışmanın önemine vurgu yaparak, bu tür organizasyonların sektör açısından büyük değer taşıdığını söyledi. Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem de eczacıların toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlendiğini belirterek, " Toplum sağlığının korunmasında büyük emek ve sorumluluk üstlenen tüm eczacılarımızın Eczacılık Bayramı’nı kutluyor, özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
12 Mayıs 2026 Salı - 19:10
Dünya Sağlık İçin Hareket Et Günü’nde yürüdüler
Zonguldak İl Sağlık Müdürlüğü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğinde 10 Mayıs Dünya Sağlık için Hareket Et Günü etkinlikleri kapsamında Kemal Köksal Şehir Stadyumu’nda "Sağlıklı ve Hareketli Yaşama Merhaba " yürüyüşü düzenlendi. İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı Koordinasyonunda düzenlenen yürüyüş etkinliğinde sağlık çalışanlarının yanı sıra Fener İlkokulunda eğitim gören minik öğrenciler düzenlenen etkinliğe katılarak renkli görüntülere sahne oldular. Yürüyüşün ardından Fener İlkokulu öğrencilerine yönelik eski Milli Atlet Hüseyin Orhun Demircan tarafından öğrencilere Şehir stadyumda koşu ve çeşitli fiziksel aktiviteler de bulundurdu. Programın ardından minik öğrencilere elma ikram edildi. Güzel bir organizasyon altında düzenlenen Yürüyüşün ardından bir açıklama yapan Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Özkan Gün , Fiziksel aktif olmanın ve düzenli sağlık kontrolleri yaptırmanın önemine dikkat çekerek , ‘’Toplumda fiziksel aktivitenin artırılması hükümetler, tüm kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri dahil herkesin sorumluluğunda olup her yaş ve cinsiyetten engelli bireyler de dahil toplumun her kesimi için günlük 30-60 dakika orta yoğunlukta bir fiziksel aktivite ciddi hastalıkları önlemek için güçlü bir araç ve uygun maliyetli bir halk sağlığını iyileştirme yöntemidir. Ülkemizde de 10 Mayıs Sağlık İçin Hareket Et Günü, her yıl Bakanlığımızın Koordinasyonunda diğer paydaş kurum, kuruluşlar ve sivil toplum örgütleri ile birlikte toplum bilincini ve farkındalığını arttırmak amacı ile 81 ilimizde düzenlenen çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Fiziksel aktivite, günlük yaşam içerisinde kas ve eklemlerimizi kullanarak enerji tüketimi ile gerçekleşen herhangi bir bedensel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığının geliştirilmesinde temel araçlardan biridir. Bir halk sağlığı sorununu gidermenin yanında, aynı zamanda toplum refahını, çevrenin korunmasını teşvik eder ve gelecek nesillere yönelik bir yatırım oluşturur. Sağlığın korunması ve geliştirilmesi için haftada 150 dakikalık (haftanın 5 günü 30 dakikalık) orta şiddette bir egzersiz yetişkinler açısından yeterlidir. 1-4 yaş arası çocuklar, gün içinde farklı şiddetlerde toplam 180 dakikalık fiziksel aktivite yapmalıdırlar. 5-18 yaş arasındaki çocuk ve ergenler için ise, günde 60 dakika, orta şiddetliden yüksek şiddetli aktivitelere doğru şiddeti değişen aktiviteler önerilmektedir.’’ diyerek sağlıklı yaşam için fiziksel aktivitenin önemini vurguladı.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:23
Yağışlar sonrası çiftçilere hububat tarlalarında hastalık riski uyarısı: "Hastalık çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur"
Sivas Valiliği ile Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, il genelinde etkili olan yağışlı hava ve sonrasında artan sıcaklıkların hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riskini artırdığına dikkat çekerek çiftçilere uyarıda bulundu. Sivas’ta son günlerde etkili olan yağışlı hava ve ardından yükselen sıcaklıklar nedeniyle hububat alanlarında sarı pas ve septorya kök çürüklüğü hastalığı riski arttı. Sivas Valiliği ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, üreticilere tarlalarını sık sık kontrol etmeleri ve hastalık belirtilerine karşı erken mücadele başlatmaları çağrısında bulundu. Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Sinan Berk, "İlimizde son dönemlerde etkili olan yağışların ve serin hava şartlarının etkisiyle hububat alanlarında sarı pas hastalığı ve septorya kök çürüklüğü riski ciddi şekilde artmıştır. Bu hastalıklar yüksek ve sık ekim yapılan, aşırı azotlu gübre kullanılan ve hava sirkülasyonunun yetersiz olduğu alanlarda hızla yayılmaktadır. Hastalık çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınan tedbirler verimi korur" dedi. "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir" İl ve ilçe müdürlüklerinde görev yapan teknik ekiplerin sezon boyunca arazi kontrollerini sürdürdüğünü belirten Berk, üreticilerin gelişmeleri yakından takip etmelerinin önem taşıdığını ifade ederek, "Geç kalınan müdahale ürün kaybı demektir. Bereketli ve kayıpsız bir sezon diliyoruz" diye konuştu. "Hastalık görüldüğü anda müdahaleye başlanmalıdır" Sivas İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi Cihangir Bölücek ise pas hastalıklarıyla mücadelede öncelikle kültürel önlemlerin uygulanması gerektiğini belirtti. Bölücek, "Ekim normlarına uyulmalı, sık ekimden kaçınılmalı ve dengeli gübreleme yapılmalıdır. Azotlu gübrenin fazla kullanılması hastalığın yayılmasını artırır. Ayrıca dayanıklı ve toleranslı çeşitlerin tercih edilmesi önemlidir. Tüm bu tedbirlerin ardından hava şartlarına bağlı olarak hastalık yaygınlaşıyorsa, tarlalar düzenli kontrol edilmeli ve hastalık görüldüğü ilk anda mücadeleye başlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Sarı pas hastalığı Ziraat Mühendisi Banu Hasdemir de sarı pas hastalığının belirtileri hakkında bilgi vererek, "Sarı pas hastalığında yapraklarda makine dikişi şeklinde sıralı sarı çizgiler ve tozlanma görülür. Tarlaya girildiğinde pantolona sarı renk bulaşıyorsa hastalık aktif şekilde yayılıyor demektir. Septorya hastalığında ise yapraklarda kahverengi lekeler oluşur, zamanla yapraklar kurur ve bitkinin gelişimi zayıflar. Kök çürüklüğünde köklerde zarar meydana gelir, bitkide sararma, cılız kalma ve yatmalar görülür" dedi. Nemli bahar aylarında hızla yayılıyor Bu hastalıklarla mücadele edilmediği takdirde yüzde 50’ye varan verim kayıplarının yaşanabileceğini belirten Hasdemir, ürün kalitesinde düşüş, tohumluk ve yemlik değerinde azalma görülebileceğini, bazı durumlarda ise yem olarak kullanılan ürünlerde acılaşmaların ortaya çıkabileceğini söyledi. Öte yandan uzmanlar, sarı pas hastalığının "Puccinia striiformis" mantarının neden olduğu ciddi bir mantari hastalık olduğunu belirterek, özellikle serin ve nemli bahar aylarında hızla yayılarak önemli verim kayıplarına yol açabildiğine dikkat çekti.
12 Mayıs 2026 Salı - 18:06
Sivas’ta hastanın göğüs duvarındaki 8 kiloluk tümör başarıyla çıkarıldı
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki hastanın göğüs duvarındaki yaklaşık 8 kiloluk dev tümör alındı. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi’nde gerçekleştirilen başarılı operasyonla, 77 yaşındaki Saniye Elmalı uzun yıllardır yaşam kalitesini olumsuz etkileyen ciddi sağlık probleminden kurtarıldı. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekiplerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyon, multidisipliner yaklaşımın başarılı örneklerinden biri oldu. Hastanın uzun yıllardır göğüs duvarında bulunan büyük bir kitle ile yaşamını sürdürdüğünü belirten Göğüs Cerrahisi Ana Bilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Özbey, süreçle ilgili yaptığı açıklamada, "Bu tür göğüs duvarı tümörleri nadir görülen olgulardır. Hastamız uzun yıllardır bu kitle ile yaşamış ve daha sonra kliniğimize başvurmuştur. Yapılan değerlendirmelerin ardından cerrahi müdahale kararı aldık. Ancak bu tür büyük ve kompleks ameliyatlar ekip çalışmasını gerektirir. Göğüs Cerrahisi, Genel Cerrahi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte multidisipliner bir yaklaşım sergiledik. Ameliyatımız başarıyla tamamlandı ve hastamızın genel durumu oldukça iyi" ifadelerini kullandı. Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. Sinan Soylu ise hastanın ameliyat sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Hastamızda sağ göğüs bölgesinde, kaburga travmasına bağlı geliştiği düşünülen ve göğüs duvarını etkileyen büyük bir kitle mevcuttu. Göğüs Cerrahisi ile Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi ekipleriyle birlikte planlı bir operasyon gerçekleştirdik. Oldukça kapsamlı bir cerrahiydi ancak ekip uyumu sayesinde operasyon başarıyla tamamlandı. Hastamızın genel durumu şu an stabil ve iyidir" dedi. Operasyonda Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Ana Bilim Dalı’ndan Doç. Dr. Handan Derebaşınlıoğlu da yer aldı. Ameliyat sırasında hastadan çıkarılan kitlenin yaklaşık 7 kilo 750 gram ağırlığında olduğu açıklandı. Sağlığına kavuşan Saniye Elmalı ise duygularını, "Uzun yıllardır bu rahatsızlıkla yaşıyordum. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Hocam ve tüm ekibe minnettarım. Derdimden kurtardılar, hepsinden Allah razı olsun" sözleriyle ifade etti. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi yetkilileri, bu tür zorlu vakalarda farklı branşların ortak çalışmasının hem başarı oranını artırdığını hem de hastalara daha güvenli tedavi imkânı sunduğunu vurguladı. Modern tıbbi altyapısı, alanında uzman akademik kadrosu ve hasta odaklı sağlık hizmet anlayışıyla dikkat çeken Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hastanesi, gerçekleştirdiği başarılı operasyonlarla bölgenin önemli sağlık merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor. Üniversite, bilimsel birikimi ve güçlü sağlık kadrosuyla yalnızca Sivas’a değil, çevre illere de nitelikli sağlık hizmeti sunmaya devam ediyor.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 17:28
Sağlık Bakanlığı: "(Hantavirüs) Şu ana kadar 5 kişide herhangi bir klinik belirti veya semptoma rastlanmamıştır"
2
11 Mayıs 2026 Pazartesi- 12:08
Çavdarhisar’da ithal damızlık sığırların sağlık kontrolleri yapıldı
3
12 Mayıs 2026 Salı- 12:34
Lilly Türkiye’nin oluşturduğu deneyim alanında obezite masaya yatırıldı
4
12 Mayıs 2026 Salı- 09:09
Ağrıyı göz ardı eden bel fıtığı hastalarına uyarı: "Sinir baskısı ilerleyebilir"
5
12 Mayıs 2026 Salı- 13:03
"Türkiye’deki hantavirüs insandan insana bulaşmıyor"
13 Haziran 2025 Cuma - 16:26
17 yaşındaki hasta helikopter ambulansla Ağrı’ya sevk edildi
İlaç zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki genç, gelişen ritim bozukluğu sonrası helikopter ambulansla Ağrı’daki yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, 17 yaşındaki genç hasta, ilaç zehirlenmesi şüphesiyle Derecik Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın takibinde ritim bozukluğu gelişmesi üzerine durum kritik değerlendirildi. Hızlı müdahale ve ileri tetkik ihtiyacı doğrultusunda helikopter ambulans devreye girdi. Hasta, Hakkari’den havalanan ambulans helikopterle Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne nakledildi. Burada uzman ekiplerce tedavisine başlanan hastanın durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.
13 Haziran 2025 Cuma - 16:18
17 yaşındaki hasta helikopter ambulansla Ağrı’ya sevk edildi
İlaç zehirlenmesi nedeniyle hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki genç, gelişen ritim bozukluğu sonrası helikopter ambulansla Ağrı’daki yoğun bakım ünitesine sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, 17 yaşındaki genç hasta, ilaç zehirlenmesi şüphesiyle Derecik Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Hastanın izleminde ritim bozukluğu gelişmesi üzerine durum kritik değerlendirildi. Hızlı müdahale ve ileri tetkik ihtiyacı doğrultusunda helikopter ambulans devreye girdi. Hasta, Hakkari’den havalanan ambulans helikopterle Ağrı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi’ne nakledildi. Burada uzman ekiplerce tedavisine başlanan hastanın durumunun yakından takip edildiği öğrenildi.
13 Haziran 2025 Cuma - 15:41
Karadeniz Ereğli’de anjiyo ünitesi hizmete girdi
Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesinde geçen yıl anjiyo ünitesinin hizmete girmesinin ardından Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesinde de anjiyo biriminin açılıp hizmete başlaması bölge halkının takdirini kazanarak büyük bir memnuniyetle karşılandı. Karadeniz Ereğli Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Vildan Türkeli konuyla ilgili olarak yapmış olduğu açıklamada şöyle dedi: " Hastanemizde, gelişmiş tıbbi görüntüleme ve tedavi yöntemlerinden biri olan Anjiyo Ünitesi kurulmuş ve hizmet vermeye başlamıştır. Anjiyo, damarların görüntülenmesini sağlayarak, damar tıkanıklıkları, darlıkları gibi sorunları teşhis etmeye yarayan önemli bir işlemdir. Kalp damarları başta olmak üzere, vücudun tüm damar sisteminin detaylı bir şekilde incelenmesini sağlar. Bugün, ünitemizde ilk işlem olarak Periferik Anjiyografi başarıyla gerçekleştirilmiştir. Bu işlem, karın içinden ayak ucuna kadar uzanan damarların görüntülenmesi sağlanarak, özellikle bacaklarda meydana gelen damar tıkanıklıkları ve dolaşım sorunları tespit edilmiştir. Periferik anjiyografi, bu tür sorunların tanısını koymak ve tedaviye yön vermek için kritik bir rol oynamaktadır. Hastanemizde görevli Kardiyovasküler Cerrahi Uzmanımız Op. Dr. Fatih Sezgin ve ekibimiz tarafından gerçekleştirilen bu işlem başarıyla tamamlanmış, hastamızın sağlık durumu yakından izlenmektedir. Bu süreçte emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, teknik ekiplerimize ve desteklerini eksik etmeyen herkese teşekkür ediyorum. Katkı sağlayan herkesin gayretleri için minnettar olduğumuzu belirtmek isteriz. Ayrıca, işlem gören hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor ve en kısa sürede sağlığına kavuşmasını temenni ediyoruz. Sağlık her şeyin başıdır, bizler de Karadeniz Ereğli halkının en iyi hizmeti alabilmesi için her zaman yanlarındayız. Daha hızlı tanı, etkili tedavi için hastanemizde yenilikçi sağlık hizmetleri sunmaya devam ediyoruz."
13 Haziran 2025 Cuma - 15:00
Kene kabusunda önemli gelişme, vali açıkladı, aşı çalışmalarında sona gelindi
Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Vali Şimşek, Cumhuriyet Üniversitesi tarafından geliştirilen aşı çalışmasında sona yaklaşıldığını söyledi. Sivas Valiliği Ek Bina Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen "Kene Vakaları Hakkında Değerlendirme Toplantısı’na Vali Yılmaz Şimşek’in yanı sıra, Sivas Belediye Başkanı Adem Uzun ve ilgili kurum temsilcileri katıldı. Toplantıda, il genelindeki kene vakalarının seyri ve alınan önlemler masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan Vali Şimşek, "2021’den bu yana aslında vakalarda ve ölüm sayılarında bir artış değil, ciddi oranda bir azalış söz konusu. 2021 yılında 224 vaka görülürken, bu sayı 2022’de 210, 2023’te 83, 2024’te ise 65 olarak kayıtlara geçti. 2025 yılında ise bugün itibarıyla, yani haziran ayının ortası itibarıyla toplam vaka sayımız 39’dur. Vakaya yakalanan kişilerin genellikle hayvancılık ve çiftçilikle uğraştıkları görülüyor. Diğer vakaların bölgesel dağılımı incelendiğinde ise yoğunluğun kuzey ilçelerimizde toplandığı dikkat çekmektedir" dedi. Aşı çalışmaları son aşamada Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı karşı yürütülen aşı çalışmaları ile ilgili bilgi veren Vali Yılmaz Şimşek, "Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yürütülen aşı çalışmalarının son aşamaya gelen aşı çalışmasında sona yaklaşıldı. Fakültemizin Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı’nın uluslararası çalışma grubu ile birlikte yürüttüğü aşı çalışmalarında geliştirilen iki aşıdan birinde faz 1 aşamasına gelinmiş bulunmaktadır" şeklinde konuştu. "Lütfen keneyi hafife almayınız" Kene tutulumlarına karşı önlemleri anlatan Şimşek, "Lütfen keneyi hafife almayınız. Tarla ve meralara çıkarken açık renkli uygun kıyafetler giyiniz. Vücudunuzu düzenli olarak kontrol ediniz. Vücudunuza tutunan keneyi çıplak elle dokunmadan; eldiven, bez ya da poşet ile çıkartınız. Çıkaramıyorsanız en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Kene ne kadar erken çıkarılırsa, hastalığın bulaşma riski de o kadar azalır. İnşallah hep birlikte dikkatli ve bilinçli hareket ederek kene riskini en aza indireceğimize yürekten inanıyorum. Bizler, Sivas Valiliği olarak halk sağlığını korumak adına gerekli tüm tedbirleri kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz" diye konuştu.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:35
Doğu Karadeniz’de kene mevsimi sakin geçiyor
Ülkemizde her yıl çok sayıda kişinin hayatını kaybetmesine neden olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), bu yıl da ölümcül etkisini sürdürüyor. Sivas’ta 2025 yılı içerisinde KKKA nedeniyle 6 kişi yaşamını yitirirken, Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki iller için kene mevsimi sakin geçiyor. Konuyla ilgili bilgi veren Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının bölgede azalma eğiliminde olduğunu ancak hâlâ risk taşıdığını belirtti. Gürdal, bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den sevk edilen 12 hastadan birinin hayatını kaybettiğini söyledi. Yılmaz, hastalığın 2002 yılından bu yana Karadeniz Bölgesi’nde görülmeye devam ettiğini ifade ederek "Vaka sayıları giderek azalmakta ancak hâlâ görülmeye devam ediyor. Bu yıl Trabzon’a Gümüşhane ve Artvin’den gelen 12 hasta başvurdu, bunlardan biri 80 yaşlarında maalesef yaşamını yitirdi. Diğer hastalarımızı ise başarılı bir şekilde tedavi ederek taburcu ettik" dedi. Geçen yıl Türkiye genelinde yaklaşık 600 KKKA vakası görüldüğünü ve bunlardan 20’sinin yaşamını yitirdiğini kaydeden Yılmaz, "Daha önceki yıl 700’e yakın vaka vardı vefat sayısı da geçen seneye benzerdi. Bu yıl vaka sayılarının o düzeye ulaşmayacağını düşünüyoruz. Kendi hastanemize başvuran hasta sayısı da bu yıl biraz daha az" diye konuştu. Özellikle yaz tatiliyle birlikte kırsal bölgelere gidecek vatandaşlara uyarılarda bulunan Yılmaz, "Kene ısırmalarına karşı açık renkli giysiler tercih edilmeli, pantolon paçaları çorap içine sokulmalı ve mümkün olduğunca kapalı giyinilmeli. Kene vücuda yapıştıysa dikkatli çıkarılmalı, vücut mutlaka kontrol edilmeli" şeklinde konuştu. Haziran ayı en riskli dönem Haziran ayının KKKA vakalarının en yoğun görüldüğü dönem olduğuna dikkat çeken Yılmaz, "Temmuz ayının ortalarından itibaren vakalarda düşüş bekliyoruz. Sivas, Tokat, Erzurum, Gümüşhane gibi iller vakaların en sık görüldüğü bölgeler arasında yer alıyor. Bilimsel araştırmalarda KKKA virüsünün bölgesel olarak bazı serotip farklılıkları var. Bazı bölgelerde daha ağır seyrediyor bazı bölgelerde biraz daha hafif seyrediyor. Hastanın ümmin durumu önem arz ediyor" ifadelerini kullandı. Eğitim faaliyetlerinin vaka sayılarının düşürülmesinde etkili olduğunu vurgulayan Yılmaz, "Toplumsal bağışıklık da oluştu. Ancak yine de kenelere karşı dikkatli olunmalı. Her kırsal ziyaretten sonra vücudun her bölgesi dikkatlice kontrol edilmeli" dedi.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:11
Kadınların sessiz tehlikesi: Sistit ve havuz hijyenine dikkat
Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Şakir Aydoğan, kadınların sık karşılaştığı ve zamanında tedavi edilmediğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen sistit hastalığının, özellikle havuz kullanımı sonrasında riskinin arttığını söyledi. Büyük Anadolu Hastaneleri Üroloji Uzmanlarından Opr. Dr. Şakir Aydoğan, kadınların sıkça karşılaştığı sistit hastalığı hakkında önemli uyarılarda bulundu. Opr. Dr. Aydoğan, özellikle yaz aylarında havuz kullanımının artmasıyla birlikte, yeterince temizlenmeyen havuz sularının bu enfeksiyon riskini tetikleyebileceğini belirtti. Sistit nedir? Üroloji Uzmanı Opr. Dr. Şakir Aydoğan, "Sistit, idrar yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak ortaya çıkan ve mesaneyi etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur. Kadınlarda anatomik yapıları gereği daha sık görülen bu hastalık, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma hissi, alt karın ağrısı, bel ağrısı ve idrarda kan görülmesi gibi belirtilerle kendini gösterebilir" dedi. "Havuz kullanımına dikkat" Özellikle yetersiz hijyen şartlarına sahip havuzların, bakterilerin çoğalması için uygun ortam hazırlayabildiğini ifade eden Opr. Dr. Şakir Aydoğan, "Havuz suyu enfeksiyonların kolayca bulaşmasına yol açarken, sistit riskini artırabilir. Havuz kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar ise havuzdan çıktıktan sonra temiz su ile duş alınmalı, Islak mayo ile uzun süre kalmamalı ve havuzların hijyen standartlarına uygun olduğundan emin olunmalıdır" şeklinde konuştu. "Bol su için, belirtilere dikkat edin" Opr. Dr. Aydoğan, sistitin erken teşhis edilmesinin önemine değinip, bol su tüketilmesi gerektiğine dikkat çekerek, "Hijyen kurallarına dikkat edilmesi, bol su tüketimi ve belirtiler ortaya çıktığında doktora başvurulması enfeksiyonun ilerlemesini önlemektedir. Kadın sağlığını tehdit eden bu hastalıkla ilgili farkındalığın artırılması, erken teşhis ve tedavi açısından kritik önem taşımaktadır. Eğer yukarıda belirttiğimiz şikayetler sizde de varsa, mutlaka bir uzman doktora danışmanızı önermekteyiz" ifadelerine yer verdi.
13 Haziran 2025 Cuma - 13:11
"El ve ayak hastalığı, havuz suyundan bulaşabilir"
Bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olan el, ayak ve ağız hastalığı hakkında bilgi veren Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, "Hastalık solunum yoluyla, tükürükle, yakın temasla ve dışkı yoluyla bulaşabilir. Yazın havuz sezonunun açılması ve enfekte havuz sularının yutulması ise ayrı bir risk oluşturmaktadır" dedi. Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Nazlı Karakullukçu Çebi, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olan el, ayak ve ağız hastalığı hakkında açıklamalarda bulundu. "Ateş ve halsizlik belirtiler arasındadır" El, ayak ve ağız hastalığının genellikle ateş, iştahsızlık, belli belirsiz bir kırıklık hali ve boğaz ağrısı ile başladığına dikkat çeken Uzm. Dr. Çebi, "Karın ağrısı ve öksürük de olabilir. Ateşin başlamasından 1-2 gün sonra ağızda ağrılı, içi su dolu döküntüler meydana gelir. Döküntüler genellikle ağzın arka kısmında küçük kırmızı lekeler olarak başlar, daha sonra içi su dolu kabarcıklar haline gelir. Deri döküntüleri ise 1-2 gün sonra gelişir. Ayak tabanı ve ellerde avuç içinde düz kırmızı noktalar halinde başlar" şeklinde konuştu. "Deride döküntüler görülebilir" Döküntülerin dizlerde, dirseklerde, kalçada veya genital bölgede de oluşabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Çebi, "Popoda oluşan döküntüler pişik, ellerdeki döküntüler alerji ile karıştırılabilir. El ve ayaklardaki döküntüler genellikle 5-7 gün içerisinde kendiliğinden iyileşir. Özellikle küçük çocuklar ağızlarındaki ağrılı yaralar nedeniyle su içmekte zorlanabilir. Her ne kadar adı el, ayak ve ağız hastalığı da olsa her zaman tüm bu alanlarda döküntü görülmeyebilir. Sadece ağız yaraları veya sadece deride döküntüler şeklinde gelişebilir" ifadelerini kullandı.
13 Haziran 2025 Cuma - 12:08
Türk Kızılay, gönüllü kan bağışçısında dünya 3’üncüsü
Türk Kızılay, 2.3 milyon gönüllü kan bağışçısına ulaşarak dünyada 3’üncü oldu. Türkiye’nin kan ihtiyacının yüzde 90’ını karşılayan Türk Kızılay, 2.3 milyon gönüllü kan bağışçısına ulaşarak dünyada 3’üncü oldu. Dünya Gönüllü Kan Bağışçıları Günü vesilesiyle Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz, açıklamalarda bulundu. Kan bağışı yaparak hayat kurtaran isimsiz kahramanlara teşekkür eden Başkan Yılmaz "Gönüllü kan bağışçılarımız, insanımızın taşıdığı merhametin ve dayanışma ruhunun en güzel örneğini sunuyor. Her bir bağış, üç hayata umut, ailelerine ise sevinç oluyor. Tüm vatandaşlarımızı kan bağışında bulunarak bu umuda ortak olmaya davet ediyorum" dedi. Geçen yıl 2.3 milyon bağışçıdan elde edilen toplam 2.7 milyon ünite kan bağışı, doğumdan ameliyata, acil durumdan kronik hastalığa kan ihtiyacı duyan milyonlarca hastaya yardımcı oldu. ‘Birbirimize Candan Bağlıyız’ kampanyası kapsamında 18 Bölge Kan Merkezi, 68 Kan Bağış Merkezi, 300’den fazla mobil ve sabit ekip ile kan bağışı çalışmalarını yürüten Kızılay, 2024 yılında Türkiye’nin kan ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını karşılamayı başardı. Dünyada 3’üncü sırada Kızılay, geçtiğimiz yıl ulaştığı 2.3 milyonu aşkın kan bağışçısıyla dünya genelinde 3’üncü sırada yer alıyor. Türk Kızılay, Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Dernekleri Federasyonu’nda yer alan 191 ulusal dernek arasında Çin ve Japon Kızılhaçı’nın ardından geliyor. Günlük 9 bin ünite bağışa ihtiyaç var Türk Kızılay ülke genelinde her gün bin 140 hastanenin kan ve kan ürünleri ihtiyacını karşılıyor. Bunun için gönüllü bağışçılardan toplanan kanların gerekli test ve analizlerden geçerek hastanelere sevk etmeye hazır şekilde Kızılay stoklarında bulunması gerekiyor. Stokların belli bir seviyede korunabilmesi için de günlük yaklaşık 9 bin ünite kan bağışına ihtiyaç duyuluyor. Kök hücre bağışıyla 7 bini aşkın hasta şifa buldu Türk Kızılay, kök hücre tedavisi bekleyen hastalar için de 2013 yılından bu yana Türkök Projesi’nde aktif görev alıyor. Kan gibi hayati öneme sahip Türkök projesinde 1,1 milyon aktif kök hücre bağışçı adayı bulunuyor. Bugüne kadar kök hücre bağışçı aday havuzundan gerçekleşen 7 bini aşkın nakille hastalar şifa buldu. Kan bağışı için 15 dakika ayırmak yeterli Türk Kızılay, "Birbirimize Candan Bağlıyız" kampanyası kapsamında 18-65 yaş arası sağlıklı her bireyi düzenli kan bağışçısı olmaya çağırıyor. Kan bağışlamak isteyen vatandaşlar, en yakın Kızılay Kan Bağışı noktasına giderek form doldurduktan sonra doktor kontrolünde yapacağı kan bağışıyla 15 dakika içinde kan dostları arasına katılabiliyor. Erkekler 3 ayda bir, kadınlar 4 ayda bir kan bağışında bulunabiliyor.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:28
Aile hekimleri üzerinden poliklinik randevusu almak artık daha kolay
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü; vatandaşların hastane randevularına daha kolay ulaşabilmesini sağlamak amacıyla uygulamaya konulan sistemle ilgili bilgilendirme yaptı. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bulmakta zorlanan vatandaşlar, artık aile hekimleri aracılığıyla hastane polikliniklerine yönlendirilerek randevu alabilecek. Yapılan açıklamada; "Uygulanan bu sistemle vatandaşlar ilk olarak bağlı oldukları aile hekimine başvurarak muayene oluyor. Muayene sonrasında gerekli görülmesi hâlinde, aile hekimi doğrudan ilgili hastane polikliniğinden hasta adına randevu oluşturuyor. Bu uygulama sayesinde hem hastanelerdeki yoğunluğun azaltılması hem de vatandaşların daha sistemli bir şekilde sağlık hizmetine erişimi hedefleniyor" ifadelerine yer verildi. Niğde genelinde aylık yaklaşık 4 bin randevu kontenjanının bu sistem aracılığıyla planlandığı belirtilerek vatandaşların yeni uygulamayla ilgili detaylı bilgi almak ve bu hizmetten faydalanmak için aile hekimlerine başvurabilecekleri duyuruldu.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:26
Niğde’de sigarayı bırakmak isteyenlere uzman desteği
Niğde İl Sağlık Müdürlüğü, sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlara yönelik hizmet veren sigara bırakma poliklinikleri ve bilgilendirme stantlarıyla il genelinde farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Doğan Bahadır İnan, sigaranın insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bırakma sürecinde uzman desteğinin önemine vurgu yaptı. İnan; sigara bırakma polikliniklerinin, bırakmak isteyen bireyleri cesaretlendiren, onlara rehberlik eden ve yoksunluk belirtileriyle baş etmelerine yardımcı olan önemli merkezler olduğunu belirtti. Ayrıca farklı noktalarda kurulan bilgilendirme stantlarıyla halkı bilinçlendirmeye devam ettiklerini ifade eden İnan, sağlıklı bir yaşam için tüm vatandaşları bu hizmetlerden yararlanmaya davet etti. İnan; "Niğde merkezde 2 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezi ile Niğde Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Bor ilçesinde Bor Sağlıklı Hayat Merkezi ve Bor Devlet Hastanesi, Ulukışla ilçesinde ise Ulukışla Devlet Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren sigara bırakma poliklinikleri, sigarayı bırakmak isteyen tüm vatandaşlara hizmet veriyor. Bu hizmetten faydalanmak isteyenler ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı üzerinden kolayca randevu alabiliyor. Dileyen vatandaşlarımız ilgili sağlık kuruluşlarına doğrudan başvurarak da profesyonel destek alabiliyor" ifadelerine yer verdi.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:18
Uzm. Dr. Özgün Ozan İnceoğlu Bozüyük Devlet Hastanesi’nde göreve başladı
Kulak Burun Boğaz (KBB) Uzmanı Uzm. Dr. Özgün Ozan İnceoğlu, Bozüyük Devlet Hastanesi’nde hasta kabulüne başladı. Bozüyük Devlet Hastanesi yönetiminden yapılan açıklamada, Uzm. Dr. İnceoğlu’nun KBB Polikliniği bünyesinde görevine başladığı ve hastaların muayene, tanı ve tedavi işlemlerini gerçekleştireceği bildirildi. Vatandaşlara daha hızlı ve nitelikli sağlık hizmeti sunmayı amaçladıklarını belirten yetkililer, yeni hekim kadrosuyla birlikte poliklinik hizmetlerinin güçlendiğini ifade etti. Bozüyük halkı, MHRS sistemi üzerinden ya da 182 numaralı telefondan randevu alarak Uzm. Dr. İnceoğlu’na muayene olabilecek.
13 Haziran 2025 Cuma - 11:07
Erken teşhisle mesane kanserine dur deyin
DENİZLİ (İHA) – Mesane kanseri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Denizli Özel Egekent Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, erken teşhis ile hem hastalığın yayılımını engellendiğini hem de tedavi yöntemlerinde başarılı sonuçlar elde edildiğini vurguladı. Denizli Özel Egekent Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, mesane kanseri hakkında bilgilendirme yaptı. Mesane kanseri, belirtileri genellikle sinsi seyrettiğini vurgulayan Doç. Dr. Yıkılmaz, bu nedenle erken evrede fark edilmesi zor olabilen bir hastalık olduğunu ifade etti. Erken teşhis, tedavinin başarısı ve hastanın yaşam kalitesi açısından kritik bir öneme sahip olduğunu belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Mesane kanserinde erken teşhisin, hastalığın yayılmasını engellemek ve daha az invaziv tedavi yöntemleriyle başarılı sonuçlar elde etmek için hayati öneme sahip. Özellikle idrarda kan görülmesi gibi belirtilerin asla göz ardı edilmemesi gerekir. Bu tür durumlarda derhal bir üroloji uzmanına başvurmanın şart. Erken evrede yakalanan mesane kanserleri, genellikle cerrahi müdahale ile tamamen tedavi edilebilirken, ileri evrelerdeki kanserlerde tedavi süreci daha karmaşık ve zorlayıcı olabilmektedir" dedi. "Belirtileri yaşayan kişiler vakit kaybetmeden tıbbi yardım almalı" Mesane kanserinin belirtileri hakkında bilgiler veren Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Mesane kanserinin en yaygın belirtisi, ağrısız kanlı idrardır. Bununla birlikte, sık idrara çıkma, idrar yaparken yanma veya ağrı, acil idrara çıkma hissi gibi belirtiler de mesane kanserine işaret edebilir. Bu belirtilerden herhangi birini yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden tıbbi yardım alması gerekir. Özellikle 50 yaş üzeri bireylerin, sigara içenlerin ve kimyasal maddelere maruz kalan kişilerin mesane kanseri riski açısından daha dikkatli olmalıdır. Düzenli kontroller ve farkındalık, hastalığın erken dönemde tespit edilmesine yardımcı olabilir ve bu da tedavi şansını önemli ölçüde artırır" şeklinde konuştu. "Mesane kanserinde erken müdahale en güçlü silahımız" Toplumun mesane kanseri hakkında bilinçlenmesi ve erken müdahalenin önemine değinen Doç. Dr. Taha Numan Yıkılmaz, "Günümüzde mesane kanseri teşhisinde kullanılan sistoskopi, idrar sitolojisi ve görüntüleme yöntemleri gelişmiş teknikler, hastalığın erken evrede yakalanmasını kolaylaştırmaktadır. Modern tıbbın sunduğu bu imkanların, hastaların daha hızlı ve doğru bir şekilde teşhis edilmesine imkan tanıyor. Mesane kanserinde farkındalık ve erken müdahale, hastaların sağlığını korumak ve yaşam sürelerini uzatmak için en güçlü silahımızdır. İhmal edilen her belirti, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilir. Toplumun mesane kanseri belirtileri konusunda bilinçlendirilmesi ve düzenli sağlık kontrollerinin önemi, bu hastalığa karşı verilen mücadelede en büyük adımlardan biridir" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder