Son Dakika
|
Trump: "İran işleri yoluna koyamıyor, akıllanmaları gerek"
Bartın’da halk otobüsü otomobilin üzerine devrildi: 44 yaralı
Şemdinli’de dereye düşen çocuğun cansız bedeni bulundu
Devler Ligi’nde 9 gollü maçın kazananı PSG
Edirne-İstanbul arası 1,5 saate düşüyor, ilk test sürüşü başarılı geçti
Tefecilere şafak operasyonu: Evden servet çıktı
Bursa’da tekmeli sopalı kavga
Endonezya'da tren kazası: 14 ölü, 84 yaralı
Yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 81 şüpheli adliyeye sevk edildi
Sahte vekâletle 770 milyon liralık vurguna suçüstü
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Taiwan’s Epic Spiritual Journey with the Sea Goddess Mazu
Ederson, PFDK’ya sevk edildi
Trump’tan Merz’e: "Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor"
Bulgaristan İçişleri Bakanı Emil Dachev Selimiye Camii’ne hayran kaldı
ABD’den İran’ın "gölge bankacılık" sistemine yaptırım
Dışişleri Bakanı Fidan, Hırvat mevkidaşı Grlic-Radman ile bir araya geldi
Bakan Çiftçi: "Madenci eyleminin sağduyu ve ve nezaket içinde sona ermesi anlamlı bir tablo ortaya koymuştur"
Okul saldırısında hayatını kaybeden Belinay’ın babası konuştu
SAĞLIK
Şanlıurfa’da rahatsızlanan İspanyol turist acilen alındığı ameliyatla sağlığına kavuştu
29 Nisan 2026 Çarşamba - 13:07:03
Şanlıurfa’da karın ağrısı şikayetiyle hastaneye başvuran İspanyol turist acilen alındığı ameliyatla sağlığına kavuşurken, tedavi sürecinde kullanılan yapay zeka destekli çeviri, iletişimi kolaylaştırdı. Şanlıurfa Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ziyaret amacıyla kente gelen yabancı bir hastaya yönelik başarılı müdahalesiyle dikkat çekti. İspanya vatandaşı Jose Miguel Marzal Gas, 2 gündür devam eden şiddetli karın ağrısı şikayeti üzerine hastanenin acil servisine başvurdu. Yapılan muayene ve tetkiklerin ardından hastaya "akut perfore apandisit" tanısı konuldu. Hayati risk taşıyan durum nedeniyle hasta acil ameliyata alındı. Başarıyla gerçekleştirilen operasyonun ardından İspanyol turist sağlığına kavuştu. Genel durumu iyi olan turist, başarılı ameliyatı gerçekleştiren genel cerrahi uzmanı Op. Dr. İskender Kutlu’ya yapay zeka çevirisi yardımıyla teşekkür etti. Tedavi sürecinden memnuniyet duyduğunu belirten Jose Miguel Marzal Gas, "Cumartesi günü öleceğimi düşündüm. Çok şiddetli bir ağrım vardı. Ancak kısa sürede kendimi toparladım. Doktoruma ve burada görev yapan tüm sağlık çalışanlarına minnettarım" ifadelerini kullandı. Sağlığına kavuşan turistin taburcu edilmesinin ardından kentteki gezisine kaldığı yeden devam edeceği öğrenildi.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:41
Ani sıcaklık değişimleri çocukları vuruyor: Uzmandan ailelere "kat kat giydirin" uyarısı
Ani hava değişimlerinin çocuk sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Gülsenem Aracı, gün içindeki sıcaklık farklarının özellikle okul çağındaki çocuklarda hastalık riskini artırdığını belirterek ailelere "kat kat giydirin" uyarısında bulundu. Son yıllarda sıkça yaşanan ani hava değişimleri, özellikle çocukların sağlığını tehdit ediyor. Liv Hospital Samsun Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Uzm. Dr. Gülsenem Aracı, gün içinde yaşanan hızlı ısı farklarının çocukların bağışıklık sistemi üzerinde önemli etkiler oluşturduğunu belirtti. Çocukların vücut ısılarını yetişkinlere göre daha zor dengelediğini vurgulayan Uzm. Dr. Aracı, "Gün içindeki ani sıcaklık değişimleri; soğuk algınlığı, grip ve üst solunum yolu enfeksiyonlarının artmasına neden oluyor. Özellikle okul çağındaki çocuklar, kalabalık ortamlarda bulunmaları nedeniyle hastalıklara daha açık hale geliyor" şeklinde konuştu. "Sadece fiziksel değil, zihinsel etkiler de görülüyor" Değişken hava şartlarının yalnızca hastalıklarla sınırlı kalmadığını ifade eden Aracı, bu durumun çocukların günlük hayatını da etkilediğini belirtti. "Ani hava değişimleri çocuklarda halsizlik, iştahsızlık ve odaklanma sorunlarına yol açabiliyor. Aynı zamanda kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesi, hem hareketsizliği artırıyor hem de bulaşıcı hastalık riskini yükseltiyor. Bu durum çocukların fiziksel olduğu kadar zihinsel gelişimini de olumsuz etkileyebiliyor" diye konuştu. Ailelere önemli öneriler Ebeveynlerin bu süreçte dikkatli olması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Aracı, şu önerilerde bulundu: "Çocuklar hava koşullarına uygun şekilde giydirilmeli ve kat kat giyim tercih edilmelidir. Dengeli beslenme, yeterli uyku ve bol su tüketimi bağışıklık sistemini destekler. Ayrıca çocukların düzenli olarak açık havada zaman geçirmesi ve hijyen kurallarına dikkat edilmesi de hastalıklardan korunmada önemli rol oynar. Ani hava değişimlerinde belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır." "Kat kat giyinme yöntemi öne çıkıyor" Değişken hava şartlarında en etkili yöntemlerden birinin kat kat giyinme olduğunu belirten Uzm. Dr. Aracı, "Tek kalın kıyafet yerine ince ama birden fazla katman tercih edilmelidir. Bu sayede gün içinde değişen hava koşullarına göre kıyafetler kolayca çıkarılıp giyilebilir ve vücut ısısı dengede tutulur. Pamuklu ve nefes alabilen kumaşlar tercih edilmeli, sentetik ürünlerden kaçınılmalıdır. İç katmanda pamuklu tişörtler, dış katmanda ise rüzgârı kesen ama hava alan giysiler daha sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:27
Uzmanlardan ’Kene’ uyarısı: "Vaka sayısı artacak, ölümcül olabiliyor, ciddiye alalım"
Havaların sıcaklıklarının yükselmesiyle kene kaynaklı vakaların da kendini gösterebildiğini söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, "Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz benekli ateşi. Çıplak elle değil tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı gibi belirtiler çok özgül değil, o yüzden gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, daha dikkatli olmamız gerekiyor" dedi. Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle 21 yaşındaki bir gencin vefat ettiği iddia edilirken havaların ısınmasıyla birlikte uzmanlar keneye karşı uyardı. Sıcak yaz günlerinde park, bahçe, mesire alanı gibi yeşil alanlarda vatandaşların yoğunluk oluşturduğuna dikkat çekilirken İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa- Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı’ndan Prof. Dr. İlker İnanç Balkan da önemli tavsiyelerde bulundu. Kenenin kesinlikle çıplak elle çıkarılmaması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Balkan, kişilerin açık renkli, uzun giysiler tercih etmesi ve vücutlarını kontrol etmesi gerektiğini belirtti. "Çıplak elle çıkarılmamalı" "Keneler nisan ayı ortasıyla eylül ayı ortası arasında toprak sıcaklığı 16-18 dereceye çıktığında hayatımızda bir yer teşkil etmeye, hastalık bulaştırmaya başlıyor" diyen Prof. Dr. İlker İnanç Balkan, " Ülkemizde 3 hastalık kenelerle ilgili çok önemli, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA), lyme, Akdeniz Benekli Ateşi. Lyme hastalığı, Akdeniz Benekli Ateşinin kene popülasyonu daha farklı bölgelerde. Akdeniz benekli ateşi özellikle Trakya bölgesinde daha çok görülüyor. Lyme daha kırsal, dağlık ve ya tarımla ilgili faaliyetlerin olduğu bölgelerde. KKKA’nın taşıyıcısı keneler ülkemizde belirli bir bölgede daha çok görülüyor. Kelkit Vadisi denilen veya Doğu Karadeniz, Orta Anadolu Hattı’nda özellikle Sivas, Çorum, Tokat gibi illerimizin bulunduğu bölgede yoğun olarak görülüyor. Kırsal alanda çalışanlar, pikniğe gidenler, tarım ve hayvancılıkla meşgul olanlar özellikle dikkat etmeli. Kenenin tutunduğunu fark etmek bazen güç oluyor. Pikniğe gidenler, açık alanda çimenlerin üzerine oturmak yerine bir örtünün üzerine oturmalı, mümkünse pantolonlarını bir çorabın içerisine alarak bulunmalı. Eve geldiklerinde kontrol etmeleri çok önemli. Vücutta diz arkası, kulak arkası, saçlı deri gibi kıyıda köşede kalmış vücut bölgelerine keneler tutunabilir. Çıplak elle değil eğer kene tutulmamışsa bir peçete yardımıyla alınmalı. Eğer tutunmuşsa cımbızla hiç koparmadan almak lazım. Kenenin çıkartılması esnasında baş kısmı eğer cildin içerisinde kalırsa hastalığın bulaşması kolaylaşır" dedi. "İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir" Sözlerini sürdüren Prof. Dr. Balkan, "KKKA için konuşursak kenenin tutunmasından sonra 10 gün içerisinde belirtiler başlar. Halsizlik, ateş, kas ve baş ağrısı, mide bulantısı, karın ağrısı gibi çok özgül olmayan belirtiler, gribi de düşündürebilecek belirtiler. O yüzden kişinin dikkatini çekmeyebiliyor, bu da gecikmelere yol açabiliyor. İlk 2-3 gün hiç belirti olmayabilir, sonrasında başlayabilir. Kene tutunmasını izleyen 10 gün içinde belirtilerden herhangi birisi ortaya çıkarsa derhal sağlık kuruluşuna başvurmak, gecikmemek gerekir. KKKA’ya yol açan virüs, vücuda yayıldığında tüm organları etkileyen organ yetmezliklerine, vücut içerisinde kanamalara yol açan, çok ağır bir klinik tabloya ve çoklu organ yetmezliğine sebep olabiliyor, bu çok hızlı ilerleyebiliyor. Burada biraz zamanla yarıştığımızı söylemeliyim. Destek tedavisi yapılıyor, kanamayı önleyici tedaviler. Antiviral bir ilacımız var ama hafif vakalarda çok ihtiyaç olmuyor. Yılda 500 ila bin vaka arası kayıtlara geçiyor. Bunlardan da yüzde 3 ila 5’i arasında vaka maalesef ölümle sonuçlanıyor. Yüzde 10-15 gibi ağır vaka olduğunu söyleyebiliriz. Eşlik eden başka hastalıkların bulunması da bir faktör. İyi takip edilmezse, geç kalınırsa ölümcül olabiliyor. Virüse özgü bir antiviralimiz yok, aşı çalışmaları devam ediyor. Spesifik, virüse özgü bir tedavi henüz elimizde yok" şeklinde konuştu. "Vaka sayısı artacak, ciddiye alalım, ölüme yol açabilir" Henüz sıcaklıkların yeni geldiğini ve kişilerin bulundukları noktalarda mutlaka dikkatli olması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Balkan sözlerine şöyle devam etti: "Vaka sayısı artacak, bunu ciddiye alalım, böyle bir risk var. Keneler ölümcül bir virüsü bulaştırabilir ve bu virüs 10 gün içerisinde de ölüme yol açabilir. Çocuklarımızı, sevdiklerimizi korumak amacıyla daha dikkatli olmamız gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’mızın yayınladığı broşürler var, bilgilendirme videoları var. Bağda, bahçede, tarlada, piknikte vakit geçiren vatandaşlarımız eve döndüklerinde vücuda tutunan bir kene var mı, kontrol etsinler. Aile fertleri birbirini kontrol ederek kene tutunması açısından birbirini gözden geçirerek bu önlemi alabilirler. Açık renk kıyafetler giymek kenenin fark edilmesini kolaylaştıracaktır. Kişinin kene teması bütün yaklaşımı değiştiriyor, hastayı gözlem altına almayı gerektiriyor. Tanı konuncaya kadar mutlaka hastalarımızı gözlem altında tutuyoruz. Durumu hekime bildirmemiz, özellikle bu aylarda nisan-eylül aylarında keneyle ilişkili hastalıkların görüldüğü coğrafyada yaşayan vatandaşlarımız bu konuda daha duyarlı, hassas olabilirlerse daha erken tanı konulması ve tedavinin başlanması açısından hayat kurtarıcı olacaktır. Bütünlüğünü koruyarak çıkarmak lazım, sonra orayı sabunlu suyla yıkamak lazım. Kene tutunmuş vaziyetteyken üzerine herhangi bir kimyasal uygulamak kenenin kusmasına yol açacağından kene de virüsü zaten sindirim sisteminde taşıdığı için hastalığı daha da fazla bulaştırmasına yol açacağından kesinlikle önerilmez. Kenenin bütünlüğünü bozmadan çıkarma imkanımız yok ise hiç dokunmadan sağlık kuruluşuna başvuralım bu önemli"
29 Nisan 2026 Çarşamba - 12:25
Diyarbakır’da 2 bin 300 aileye yeni doğan destek paketi
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışıyla hayata geçirdiği "yeni doğan destek paketi" ile son bir yılda sosyoekonomik zorluk yaşayan 2 bin 300 aileye, doğumun ilk anından itibaren destek sundu. Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, toplumsal dayanışma ağlarını güçlendirmek amacıyla 7’den 70’e her kesime ulaşma hedefiyle çalışmalarına devam ediyor. Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, sosyal belediyecilik politikası gereği yeni doğan bebeklere yönelik özel destek paketleri oluşturdu. Yeni Doğan Destek Paketi Projesi kapsamında yapılan incelemelerde, özellikle geliri düşük ailelerin yeni doğan bebeklerinin temel ihtiyaçlara erişimde güçlük yaşadığı tespit edildi. Bu doğrultuda hazırlanan destek paketleri ailelere ulaştırılıyor. Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürlüğü, son 1 yılda 2 bin 300 aileye ücretsiz yeni doğan destek paketi ulaştırdı. 0-1 aylık bebekler için hazırlanan destek paketinde, anne için hijyen pedi, bebek için hastane çıkış seti, battaniye, bez, şampuan, ıslak mendil ve ateş ölçer gibi temel ihtiyaç ürünleri bulunuyor. Projeye ilişkin bilgi veren Sosyal Hizmetler ve Yardım İşleri Şube Müdürü Nihal Bozhan Özbek, yeni bir bebeğin dünyaya gelişinin mutluluk kadar sorumluluk da getirdiğini belirterek, her bebeğin eşit şartlarda hayata başlaması gerektiğine inandıklarını ifade etti. Özbek, projenin yalnızca bir sosyal yardım değil, aynı zamanda bir dayanışma çalışması olduğunu vurguladı. "Her bebek eşit başlangıç hakkına sahip’’ Sosyal yardım talebi ile müdürlüğe müracaatta bulunan ailelerin evlerine ziyaretler gerçekleştirerek sosyal incelemelerde bulunduklarını ifade eden Özbek, sahada yaptıkları incelemeler sonucunda yeni doğum yapan annelerin temel ihtiyaçlara erişiminde güçlük çektiklerini tespit ettiklerini ve bu ihtiyaca somut bir destek sunmak istediklerini söyledi. Her yeni doğan bebeğin eşit bir başlangıç hakkına sahip olması gerektiğine inandıklarını aktaran Özbek, özellikle sosyoekonomik açıdan gelir durumu düşük olan ailelere bu hassas süreçlerinde yalnız olmadıklarını hissettirmek amacıyla bu projeyi ortaya çıkardıklarını kaydetti. "Doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz’’ Bu projenin sadece bir sosyal yardım projesi değil, aynı zamanda bir sosyal dayanışma projesi olduğunun altını çizen Özbek, "Çünkü biz Diyarbakır’da doğan her bebeği bu kentin bir değeri olarak görüyoruz ve hayatlarının en başlangıcından itibaren onların yanında olduğumuzu hissettirmek istiyoruz" dedi. Yaklaşık bir yıldır sürdürülen proje kapsamında bugüne kadar 2 bin 300 aileye destek verildiğini bildiren Özbek, ailelerden alınan geri dönüşlerin olumlu olduğunu ve çalışmanın artarak devam edeceğini vurguladı. Özbek, "Bu çalışmaya başlayalı tam bir yıl oldu. Bugüne kadar 2 bin 300 aileye ulaştık ve sayımız her geçen gün artıyor. Ailelerin bu anlamda yaptıkları geri dönüşler çok olumlu. Yeni doğum süreçlerinin en başında yanlarında olduğumuzu hissetmeleri, böylesi küçük paketlerle desteklenmeleri onların kendilerini değerli hissetmelerini sağlıyor ve biz bu olumlu dönüşlerle ciddi bir motivasyon yakaladık. Bu hizmeti sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Projeden yararlanan Ferhat Göçlü ise verilen destekten memnuniyet duyduklarını belirterek, "Bizim 3 çocuğumuz vardı. Bu dördüncü oldu. Bunun için çok sevinçliyiz. Büyükşehir Belediyesinin bize vermiş olduğu çanta biraz olsa da bize katkı sağladığı için teşekkür ederiz" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
28 Nisan 2026 Salı- 10:46
Bağırsağı kangrene gidiyordu, kapalı ameliyatla kurtarıldı: "Bir gün geç kalsam bugün burada olmayacaktım"
2
25 Nisan 2026 Cumartesi- 10:31
Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde ebeler unutulmadı
3
28 Nisan 2026 Salı- 16:12
Tokat’ta 3 yaşındaki çocuğa kene tutundu, tedavi altına alındı
4
28 Nisan 2026 Salı- 11:03
Yeni nesil ‘hücre kan kurtarma cihazı’ Mersin’de kullanılmaya başlandı
5
24 Nisan 2026 Cuma- 10:38
Erzurum’da 261 işletmeye denetim
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:37
Bağımlılıkla mücadele eğitimleri sürüyor
DÜZCE (İHA) – Düzce İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı, Çilimli Devlet Hastanesi ve ilçe Toplum Sağlığı Merkezi iş birliğinde Çilimli ilçesinde bağımlılıkla mücadele eğitimi düzenlendi. Çilimli Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen eğitime ilçedeki kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan personeller ile meslek yüksekokulu öğrencileri katıldı. Program kapsamında katılımcılara bağımlılıkla mücadele, tütün ürünlerinin zararları ve sigara bırakma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı ve Çilimli Toplum Sağlığı Merkezi’nden uzmanlar tarafından verilen eğitimde, bağımlılığın ne olduğu, belirtileri, YEDAM’ın tanıtımı, bağımlı bireylere yaklaşım ve gizlilik konuları ele alındı. Ayrıca tütün ürünlerinin kullanımı ve zararları hakkında bilgilendirme yapıldı, sigara bırakma polikliniği tanıtıldı ve ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı hakkında katılımcılara detaylı bilgiler verildi. Eğitimin, katılımcıların bağımlılık konusunda farkındalıklarını artırmayı, toplumsal sağlığın korunmasına katkı sağlamayı ve sigara bırakma konusundaki bilinç düzeyini yükseltmeyi hedeflediği bildirildi.
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:15
Alanya’da ULAR ameliyatıyla zorlu tümörde bağırsak devamlılığı korundu
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir başarıya imza atıldı. Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve ekibi, hastanede ilk kez uygulanan Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonuyla anal kanala çok yakın tümörlerde dahi bağırsak devamlılığını korumayı başardı. Alanya’da yaşayan 65 yaşındaki Şaban Görgülü, makatta ağrı şikâyetiyle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurdu. Hastanede görevli Hastanede görevli Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay tarafından yapılan fizik muayene ve görüntüleme sonucunda anal kanala yalnızca 2 cm mesafede tümöral kitle tespit edildi. Görgülü, multidisipliner bir yaklaşımla, farklı branşlardaki hekimlerin görüş ve önerileri doğrultusunda tedavi altına alındı. Onkoloji uzmanları tarafından uygulanan neoadjuvan tedavi sayesinde tümör geriletildi ve anal kanala olan mesafe 4 cm’ye kadar çıkarıldı. Bu kritik sürecin ardından hastanın onayı alınarak Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay ve hastanede görevli Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Serdar Arslan tarafından Ultra Low Anterior Rezeksiyon (ULAR) operasyonu gerçekleştirildi. Söz konusu operasyon; kalın bağırsağın makata yakın son bölümünde yerleşen kanserlerin tedavisinde kullanılan, bağırsak devamlılığını koruyan ve stoma (torba) ihtiyacını en aza indirmeyi amaçlayan ileri bir cerrahi yöntem olarak öne çıkıyor. Tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz Hastanede ilk kez uygulanan ve başarıyla tamamlanan operasyon hakkında bilgi veren Dr. Öğretim Üyesi Tamer Akay, "Hekim arkadaşım Dr. Öğretim Üyesi Arslan ile birlikte yaptığımız ULAR yöntemi; özellikle rektumun alt kısmında, son 5-6 cm’de yerleşen ve dış sfinkter kaslarına yayılmamış tümörlerde uygulanır. Bu teknik sayesinde anüs ve dış sfinkter kasları korunabilmekte, hastaların bağırsak kontrolü büyük ölçüde devam etmektedir. Bu tür zorlu vakalarda en önemli hedef yalnızca kanserli dokunun tamamen çıkarılması değil aynı zamanda hastanın yaşam kalitesinin korunmasıdır. Özellikle anal kanala çok yakın tümörlerde; doğru hasta seçimi, uygun cerrahi teknik ve multidisipliner yaklaşım sayesinde kalıcı kolostomiye gerek kalmadan hastanın yaşam kalitesi korunarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" diye konuştu. İleri cerrahi teknikler ve ekip çalışmasının kanser tedavisinde kritik rol oynadığını vurgulayan Akay, "Ekibimizle birlikte bu tür ameliyatları hastanemizde başarıyla gerçekleştiriyoruz. Hastamız Şaban Görgülü‘nün ameliyatı da başarılı geçti. Takipleri hastanemiz tarafından sürdürülecektir" ifadesini kullandı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 14:13
Organlarıyla 4 kişiye umut oldu
Bursa’nın İnegöl ilçesinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak, organlarıyla 4 hastaya umut oldu. Tadavi gördüğü İnegöl Devlet Hastanesi yoğun bakım ünitesinde beyin ölümü gerçekleşen 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak’ın yakınları örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay verdi. Bunun üzerine Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesi ve Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinden gelen uzman ekiplerce İnegöl Devlet Hastanesi’nde organ alımı gerçekleştirildi. 2 böbrek, 1 karaciğer ve korneası ekiplerce alınarak Bursa ve Ankara’daki hastalara nakledildi. İnegöl Devlet Hastanesi resmi sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Hastanemiz genel yoğun bakım ünitesinde tedavi görmekte olan 62 yaşındaki Abdulaziz Çakmak’ın beyin ölümü gerçekleşmesi sonucu yakınlarıyla yapılan aile görüşmesinde, organ nakli hakkında bilgilendirme yapılmıştır. Aynı zamanda organ bağışçısı olan hastamızın ailesi de örnek bir duyarlılık göstererek organ bağışına onay vermiştir. Organ nakli süreci yasal mevzuat ve etik kurallar çerçevesinde hastanemiz organ nakli kooordinasyon ekibi tarafından hızlı ve büyük bir titizlikle yürütülmüştür. Süreç sonucunda bağışlanan organlar Bursa ve Ankara illerinde dört ayrı hastaya umut olmuştur." Açıklama şöyle devam etti: "Bu süreçte özverili çalışmalarından dolayı kurumumuz idaresine, organ ve doku nakil koordinatörlüğümüze, yoğun bakım ünitesi, ameliyathane, radyoloji, laboratuvar ekip arkadaşlarımıza, nakil için çıkarımı yapan Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesine, Başkent Üniversitesi Ankara Hastanesine, Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görevli kıymetli hocalarımıza ve organ bağışını kabul eden yüce gönüllü ailemize teşekkür eder, birçok insana hayat olan merhuma Allah’tan rahmet dileriz. Organ bağışı sayesinde birçok hastaya sağlıklı yaşam şansı doğacak olması, acı bir kaybın toplum adına umut verici bir dayanışmaya dönüşmesine vesile olmuştur. Herkesi organ bağışçısı olmaya davet ediyor ve nakil bekleyen tüm hastalara acil şifalar diliyoruz. Organ bağışçısı olmak için hastanelerin organ ve doku nakil birimlerine başvurabilir veya E-Nabız üzerinden organ bağışı beyanında bulunabilirsiniz."
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:37
Muradiye’ye ücretsiz sağlık merkezi müjdesi
Yunusemre Belediyesi, Muradiye Mahallesi’nde önemli bir ihtiyacı karşılayarak Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezi’ni hizmete açtı. Merkezde fizyoterapist, psikolog ve diyetisyen vatandaşlara ücretsiz danışmanlık hizmeti vermeye başladı. Halkın sağlığı ve mutluluğu için çalışmalarını sürdüren Yunusemre Belediyesi, Muradiye Mahallesi’nde hayata geçirdiği projelere bir yenisini daha ekledi. İyilikseverlerin desteğiyle tamamlanan Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezi, vatandaşların kullanımına hazır hale getirildi. Yeni merkezle birlikte Muradiye bölgesinde yaşayan vatandaşlar; fizyoterapi, yetişkin ve çocuklara yönelik psikolojik danışmanlık ile diyetisyenlik hizmetlerinden yararlanabilecek. Hafta içi 08.30-17.30 saatleri arasında hizmet verecek merkezin bölgede önemli bir eksikliği giderdiğini belirten Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, konuya ilişkin yaptığı açıklamada Muradiye’nin artık ihmal edilen bir bölge olmadığını ifade etti. Başkan Balaban, "Göreve gelir gelmez mahallemiz için planladığımız yatırımları hızla hayata geçirmeye başladık. Bu kapsamda Muradiye yatırımlarımızdan birini daha faaliyete aldık. Muradiye Ali Çullu Sağlık Hizmetleri Merkezimiz artık vatandaşımızın hizmetinde. Merkezimizde fizyoterapist, psikolog ve diyetisyenimiz bulunuyor. Artık vatandaşlarımız bu hizmetler için merkeze gitmek zorunda kalmayacak. Mutlu bir Muradiye için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz." dedi. Merkezde sunulan tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunu belirten vatandaşlar ise Muradiye’ye böyle bir sağlık hizmeti kazandırılmasından dolayı Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’a teşekkür etti.
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:36
Samsun Şehir Hastanesi’nde Çocuk Hematoloji-Onkoloji Kliniği açıldı
Samsun Şehir Hastanesi bünyesinde Çocuk Hematoloji Ve Onkoloji Kliniği hizmete açıldı. Yeni klinikle birlikte, çocukluk çağı kanser hastalarının artık il dışına sevk edilmesine gerek kalmayacak. Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay ile Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin’in katılımıyla merkezin açılışı yapıldı. Akabinde Müdür Mustafa Uras yaptığı açıklamada, "Samsun’da sağlık hizmetlerinin gerek niteliği gerek erişilebilirliği açısından bugün yine önemli bir adım atıldı. Şu ana kadar Samsun’da Sağlık Bakanlığı nezdinde çocuk hematoloji ve onkoloji kliniği bulunmamaktaydı. Şehir hastanesi süreciyle birlikte, Samsun Şehir Hastanesi’nde çocuk hematoloji kliniği; 10 yataklı servis, 5 yataklı ayaktan kemoterapi ünitesi ve 2 adet çocuk hematoloji-onkoloji polikliniği ile hizmet vermeye başladı. Çocukluk çağı kanserleri, anne ve babalar için çok büyük bir yıkım. İlimizde bu hizmet yalnızca üniversite hastanesinde verilmekteydi ve onun da belirli bir kapasitesi vardı. Samsun’un aynı zamanda bir bölge merkezi olması nedeniyle talep oldukça fazla ve bu talep karşılanamıyordu. Daha önce de birçok kez ifade ettiğim gibi Samsun, sağlıkta bir amiral gemisi konumunda. Bugün bu ifademizi bir kez daha pekiştiriyoruz. Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniğimizi de hizmete açtık. Artık vatandaşlarımızın Samsun dışındaki illere gitmesine gerek kalmayacak. Bu süreçler oldukça meşakkatli ve zor. Bir anne-baba için evladının böyle bir hastalıkla karşılaşması büyük bir yıkımdır. Tedavi sürecinde il dışına gitmek, aileleri hem maddi hem de manevi açıdan ciddi şekilde yıpratmaktadır. Üstelik bu süreç tek seferlik bir tedavi ya da ameliyatla sınırlı değildir; aylarca sürebilmektedir. Bu nedenle farklı bir şehirde bulunmak, aile birliği açısından da ciddi zorluklar doğurmaktadır. Bugün burada, Samsun Şehir Hastanesi’nde bu hizmeti hem şehrimize hem de bölge halkına sunmak bizim için büyük bir gurur kaynağıdır. Samsun Şehir Hastanesi, Samsun Üniversitesi ile afiliye bir hastanedir. Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın, öğretim üyemiz, aynı zamanda Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı ve Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Zuhal Keskin Sarılar gözetiminde görev yapan ekibe, sundukları değerli sağlık hizmetleri için teşekkür ediyorum" dedi. "Burada olduğumuz için şanslıyız" Iğdır’dan gelen anne Tuğçe Yılmaz ise "İlk olarak Amasya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde tetkiklerimiz yapıldı. Akabinde ani olarak Samsun Şehir Hastanesi’ne sevk edildik. Burada olduğumuz için şanslıyız. Hekimler ve hemşireler çok iyiler" diye konuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:22
TÜRASAŞ personeline tütünle mücadale eğitimi verildi
Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, TÜRASAŞ Bölge Müdürlüğü’nde çalışan personele yönelik tütün ürünlerinin zararları konusunda eğitim düzenleyerek yerinde danışmanlık hizmeti verdi. 2024-2028 Tütün Kontrolü Strateji Belgesi ve Eylem Planı kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Dr. Pakize Gizem Topçu tarafından personele tütün ürünlerinin sağlığa zararları anlatıldı. Kamu kurumlarında sigara bırakma kampanyalarının yaygınlaştırılması amacıyla düzenlenen eğitimde, bağımlılıkla mücadele yöntemleri üzerinde duruldu. "Yerinde danışmanlık hizmeti sunuldu" Bilgilendirme sunumunun ardından katılımcılara "Yerinde Sigara Bırakma Danışmanlığı Hizmeti" kapsamında poliklinik desteği sağlandı. Sigarayı bırakmak isteyen çalışanların süreci uzmanlar eşliğinde planlanırken, bireysel danışmanlıklarla sağlıklı yaşam vurgusu yapıldı. İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, tütün kullanımını azaltmaya yönelik bu tür saha çalışmalarının devam edeceğini belirtti.
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:09
BEUN Hastanesinde Atriyal Septal Defekt tedavisinde modern uygulama hayata geçti
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve ileri teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda doğumsal kalp hastalıkları arasında en sık görülen rahatsızlıklardan biri olan atriyal septal defekt tedavisinde kullanılan modern perkütan (kapalı) yöntemler, BEUN Hastanesinde başarıyla uygulanarak bölge halkına umut oluyor. Atriyal septal defekt, kalbin üst odacıkları arasında bulunan anormal açıklık nedeniyle ortaya çıkan ve zamanla ciddi sağlık sorunlarına yol açabilen bir doğumsal kalp hastalığı olarak biliniyor. Bu durum, sol kulakçıktan sağ kulakçığa anormal kan geçişine neden olarak kalbin sağ tarafında genişlemeye, akciğer dolaşımında artışa ve ilerleyen süreçte kalp yetmezliği, ritim bozuklukları ile pulmoner hipertansiyon gibi önemli komplikasyonlara yol açabiliyor. Günümüzde erken tanı ve uygun hasta seçimi ile Atriyal Septal Defekt, açık cerrahiye gerek kalmadan perkütan kapalı yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından gerçekleştirilen bu ileri düzey girişimler, hastalara daha konforlu, güvenli ve hızlı bir iyileşme süreci sunarken yaşam kalitesinin artırılmasına da önemli katkı sağlıyor. Hastanede güçlü ve deneyimli sağlık kadrosu ile ileri teknolojik imkânlar sayesinde gerçekleştirilen bu uygulamalar, Batı Karadeniz Bölgesi için büyük bir kazanım olarak öne çıkıyor. Bu sayede hastalar, büyük şehirlere gitmek zorunda kalmadan kendi bölgelerinde modern tedavi imkânlarına ulaşabiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, şu ifadeleri dile getirdi: "Üniversite Hastanemiz, sahip olduğu güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanı ve gelişmiş teknolojik altyapısı ile sağlık alanında yenilikçi ve yüksek standartlı uygulamaları hayata geçirmeye kararlılıkla devam etmektedir. Atriyal septal defekt gibi önemli kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılan modern yöntemlerin Hastanemizde başarıyla uygulanması, yalnızca üniversitemiz adına değil, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin ulaştığı ileri seviyeyi göstermesi açısından da son derece önemlidir. Bu tür önemli tıbbi girişimlerin Üniversite Hastanemiz tarafından Zonguldak’ta gerçekleştirilebilmesi, Batı Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan vatandaşlarımız için büyük bir kazanım sağlamaktadır. Hastalarımızın büyük şehirlerdeki sağlık merkezlerine gitme zorunluluğu olmadan, şehrimizde nitelikli ve güvenilir sağlık hizmetine ulaşabilmeleri; hem erken tanı ve tedavi imkânlarını artırmakta hem de zaman açısından önemli kolaylıklar sunmaktadır. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımıza yürekten teşekkür ediyor, özverili çalışmalarından dolayı kendilerini tebrik ediyorum. Tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor; Yüce Allah’tan şifa diliyorum. Üniversite Hastanemizin, modern tıbbın sunduğu en güncel imkânları vatandaşlarımızla buluşturarak bölgenin sağlık üssü olma misyonunu güçlendirerek sürdüreceğine yürekten inanıyorum."
25 Mart 2026 Çarşamba - 13:07
"Uyku apnesi kalp krizi ve inme riskini artırıyor"
Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, "Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir" dedi. "Dünya Uyku Günü" dolayısıyla uyku apnesi hakkında bilgilendirmede bulunan Liv Hospital Samsun Kulak Burun Boğaz Uzmanı Opr. Dr. Yunus Karadavut, hastalığın en önemli belirtisinin horlama olduğuna dikkat çekerek, "Bazen yan odalarda uyuyanlar bile hastanın uyku apnesi durumunu anlayabilir. Kişinin uyurken solunumunun durmasını ise yanında yatan kişi fark eder. Uyku apnesi belirtilerinden bir diğeri ise gündüz uyuklama durumudur. Hasta gece boyunca bahsedilen uykuda nefesin durması, horlama gibi faktörler yüzünden uyku düzenini kaybeder. Hasta sabah kalktığında yorgun ve bitkin bir şekilde kalkacaktır. Kaliteli uyku olmadığı için de hasta gündüz uyuklama halindedir" diye konuştu. "İşte ve okulda performans sorununa yol açar" Opr. Dr. Yunus Karadavut, uyku apnesinin sebep olduğu problemler hakkında şu bilgileri paylaştı: "Uyku apnesi yaşayan hasta, uykusunu yeterli ve düzenli alamadığı için sabah kalktığı zaman ciddi bitkinlik, yorgunluk hali yaşar. Hasta uykusunu tam alamaz, buna bağlı olarak sinirli olma, konsantre olamama durumlar da kendini gösterir. Ciddi baş ağrısı yakınmaları vardır, gece boyunca sık sık idrara çıkma söz konusudur. Uygunsuz yerlerde uyuma vardır, bu da hastanın iş ve okul performansını ciddi oranda azaltır." "Tedavide yüksek hava basıncı uygulanabilir" Uyku apnesinde tedavi yollarına değinen Opr. Dr. Karadavut, şöyle devam etti: "Uyku apnesi birçok hastalığın temel nedenlerinden biridir. Kuvvetli baş ağrısı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, kalp krizi, inme, depresyon gibi problemler uyku apnesinin neden olabileceği sıkıntılar arasındadır. Bunlar çok ciddi sorunlar olduğu için mutlaka böyle şikâyetleri olan kişilerin uyku apnesi yönünden testler yaptırması, uzman doktorları ziyaret etmesi gerekmektedir. Unutulmamalıdır ki, uyku apnesi tedavisi olmayan bir hastalık değildir. Yüksek derecede uyku apnesi için pozitif hava basıncı tedavisi uygulanmaktadır. Yukarıda bahsedilen belirtileri taşıyan kişilerin mutlaka kulak burun boğaz konusunda uzmanlaşmış kişilere görünmeleri gerekmektedir." "Bu hastalıklar uyku sorunlarına yol açıyor" Uyku sorunlarına yol açan hastalıklara dikkat çeken Opr. Dr. Karadavut, "Depresyon ve kaygı bozuklukları, astım ve akciğer hastalıkları, kalp yetmezliği, kronik böbrek yetmezliği, fibromiyalji, parkinson, MS, kas hastalıkları ve ALS gibi bazı hastalıklar farklı tiplerde uyku sorunlarına yol açabilmektedir. Bunun dışında, Covid-19 hastalarında uyku apne riski yüksek bulunan vakalarda klinik seyrin, düşük riskli gruba göre 2 kat daha ağır geçtiği gözlemlenmiştir. Uyku apne tanı ve tedavisinin daha etkin bir şekilde yapılmasıyla bu risklerin de azaltılabileceği kanısındayız" şeklinde konuştu. "Bu belirtilerde hemen doktora başvurun" Hangi belirtilerde doktora başvurulması gerektiğine de değinen Opr. Dr. Karadavut, "Uykuya dalmakta zorluk, nedensiz şekilde sık uyanma, sabah çok erken saatte uyanıp bir daha uyuyamama, gece en az 1 kez tuvalet ihtiyacıyla uyanma, uykuda terleme, uykuda sık pozisyon değiştirme veya sık hareket etme, sabah dinlenmemiş ve yorgun uyanma, gündüz yorgunluğu, gün içinde uyku ihtiyacı veya uyuklama, zihinsel aktivitelerde giderek bozulma, normal beslenmeye rağmen giderek kilo alma, sebepsiz mizaç bozuklukları, sinirlilik ve gerginlik gibi önemli problemler olduğunda mutlaka bir doktora başvurulmalıdır" diyerek sözlerini noktaladı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:59
Türkiye’de kronik hastalıklarda alarm: Tedaviye uyum hayati önemde
27 Mart 'Dünya Tedaviye Uyum Günü' kapsamında Kahramanmaraş'ta düzenlenen etkinlikte uzmanlar, kronik hastalıklarda tedaviye uyumun artırılmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Prof. Dr. Mustafa Araz ve Prof. Dr. Oktay Ergene, hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi hastalıkların kontrol altına alınmaması halinde ciddi komplikasyonlara ve erken ölümlere yol açtığını vurguladı.
25 Mart 2026 Çarşamba - 12:16
Annesini kanserden kaybeden lise öğrencisi, kanseri teşhis eden yapay zeka destekli proje geliştirdi
İzmir’de lise öğrencisi Melek Öztürk, annesini kanserden kaybetmesinin ardından hastalıklarda erken ve doğru teşhis koyabilen yapay zeka destekli bir sistem geliştirdi. "ONCOMathRIX" adı verilen sistemin açık kaynak verilerle yüzde 97 başarı oranına ulaştığı ve projenin patent alma aşamasında olduğu belirtildi. Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi 10. sınıf öğrencisi Melek Öztürk’ün (16) hayatı, annesi Zehra Öztürk’ün amansız bir hastalığa yakalanmasıyla tamamen değişti. Genç kızın annesine ilk olarak pankreas kanseri, ardından ise böbrek üstü bezi kanseri teşhisi konuldu. Bu zorlu süreçte annesinin tedavisinde yaşanan aksaklıklar ve tıbbi süreçlerdeki zorluklar, Öztürk’ün dikkatini sağlık alanına yöneltti. Tedavi aşamalarında bir hastanın ve hasta yakınlarının yaşadığı yıkıma bizzat şahit olan genç öğrenci, annesini kaybetmesinin ardından büyük bir acı yaşadı. Yaşadığı bu derin kayıp, onda başka hastaların ve ailelerin benzer acılar çekmesini önlemek adına güçlü bir motivasyon oluşturdu. Matematik ve biyolojiye olan ilgisini bu motivasyonla birleştiren Öztürk, okulunda TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine hazırlanan "Matrix" adlı matematik kulübünde çalışmalar yapmak için harekete geçti. Matematik öğretmeni Erhan Erdoğan’ın desteğiyle araştırmalar yapan genç kız, pes etmeden çalışarak dijital patoloji alanındaki büyük iş yükünü fark etti. Bu doğrultuda Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Doğan Kılıç ile iletişime geçerek fikrini anlattı. Başlangıçta genç bir öğrencinin hevesi olarak değerlendirilen bu fikir, literatürdeki eksiklikleri tespit eden yapısı sayesinde kısa sürede ciddi bir bilimsel çalışmaya dönüştü. Ortaya çıkan ve "ONCOMathRIX" adı verilen bu proje, böbrek hücresi karsinomu tanısında patoloji uzmanlarının iş yükünü hafifletmek amacıyla matematik tabanlı bir farmakolojik karar destek sistemi olarak hayata geçirildi. Biyolojik verileri topolojik ve diferansiyel analiz yöntemleriyle işleyen ONCOMathRIX sistemi, hücre yapısındaki değişimleri yüksek hassasiyetle modelleyerek, ilaç etkileşimlerini ve tedavi süreçlerini dijital bir tabanda analiz etme imkanı sunuyor. Kanser hastalarına umut olacak Annesinin tedavi sürecinde yaşadığı zorlukların kendisine ilham olduğunu anlatan Melek Öztürk, "Bu süreçte hastanın ve hasta yakınlarının ne kadar yıkıldığını, ne kadar zor dönemlerden geçtiğini bizzat yaşadım. Annemi kaybettikten sonra bu konuyla ilgili bir adım atmam gerektiğine olan inancım arttı ve projemi bu motivasyonla hayata geçirdim." ifadelerini kullandı. Sistemin histopatolojik görüntülerdeki gürültüyü azaltarak bunları ısı haritalarına dönüştürdüğünü ve böbrek kanserinde evreleme yaparak kişiselleştirilmiş tedavi örnekleri sunduğunu belirten Öztürk, "Mevcut 537 açık kaynak veri setiyle yüzde 97 başarı oranına ulaştık. Şu an projemizin marka tescili ve patenti mevcut olup fikri ve sınai mülkiyet hakkı başvurularımızı da revize ettik. Sadece benim değil, birçok kanser hastasının yaşadığı bu zorluklara umut olabilmek ve bilime fayda sağlamak adına çalışıyorum. Aynı zamanda konuyla ilgili bir makalenin de yayım süreçlerini yürütüyorum." şeklinde konuştu. Görüntü işleme teknolojilerinde büyük potansiyel Proje hakkında değerlendirmelerde bulunan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kubilay Doğan Kılıç, birimlerinde ürettikleri verileri bilim dünyasına kazandırarak tutarlılığı artırmaya çalıştıklarını kaydetti. Kişiselleştirilmiş tıp ve akıllı sistemlerin alanın geleceği olduğunu vurgulayan Kılıç, "Melek de yapay zekanın devreye girmesiyle hızla popülerleşen görüntü işleme sistemleri üzerine çalışarak bilimsel literatürdeki eksikliklerden birini tespit edip bunun üzerine ilerledi. Başlangıçta projeyi genç bir arkadaşımızın hevesi olarak düşündük fakat ciddi bir bilimsel bakış açısıyla geldiğini görünce kendisine ufak destekler vererek yol gösterici olduk. Ancak çalışmayı, düşünceyi ve fikri tamamen kendisi geliştirdi." dedi. Görüntü işleme sistemlerinin birçok alanda kullanılabileceğine dikkat çeken Kılıç, "Amacımız sistemin diğer dallarda kullanılamaması değil, kullanıldığı alanlarda olabildiğince tutarlı sonuçlar almasını sağlamaktır. Biz bu yönü çok güçlü yapmaya çalışıyoruz. Eğer bu projeyi tam tutarlı ve kliniğe yansıyabilecek bir hale getirirsek, görselle tanı yapılan diğer bütün alanlarda da kullanılmaması için hiçbir sebep görmüyorum. Melek’in patent ve fikri mülkiyet konusundaki başvuruları başladı ve süreç devam ediyor. Aynı zamanda işin ticari olmayan akademik kısımlarını bilim dünyasıyla paylaşmak adına bir makale çalışmasına da başlandı." açıklamasında bulundu. "Türkiye’de bir ilke imza attı" Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi Müdürü Zeynep Aslan, öğrencisi Melek Öztürk’ün geliştirdiği projeyle tıp dünyasında Türkiye’de bir ilke imza atarak imkansızı başardığını belirtti. Tüm çabalarının bu başarıyı daha ileriye taşımak olduğunu vurgulayan Aslan, TÜBİTAK ve TEKNOFEST’in desteklediği projeye farklı kurum ve kişilerden de katkı beklediklerini ifade etti. Sıdıka Rodop Anadolu Lisesi Matematik Öğretmeni Erhan Erdoğan ise TEKNOFEST ve TÜBİTAK projelerine hazırlanan "Matrix" adlı matematik kulüplerinin, öğrencileri Melek Öztürk’ün öncülüğünde büyük bir başarıya imza attığını dile getirdi. Öğrencisinin topolojiden tıbba ve onkolojiye kadar birçok farklı alanda pes etmeden gösterdiği azme dikkat çeken Erdoğan, bu kararlılığın kendilerini son derece gururlandırdığını kaydetti.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:52
Prof. Dr. Gözel: "Yalnızca kolesterol yüksekliği başlı başına bir problemdir"
Kolesterol yüksekliğinin başlı başına bir problem olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nevzat Gözel, "Tedavi edilmeyen kolesterol yüksekliği damar sertliği ve damar kireçlenmesine yol açar. Atardamarlarda biriken yağlı maddeleri zaman içinde damardan koparak kalp damarlarını tıkayıp kalp krizine, beyin damarlarını tıkayıp felce neden olabilir" dedi. Fırat Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Gözel, kolesterol yüksekliği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Gözel, "Halk arasında kolesterol yüksekliği olarak bilinen hiperlipideminin ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Yalnızca kolesterol yüksekliği başlı başına bir problemdir. Ancak diyabet, hipertansiyon ve iskemik kalp hastalığı bulunan kişilerde bu durum çok daha kritik bir önem taşır. Tedavi edilmeyen kolesterol yüksekliği damar sertliği ve damar kireçlenmesine yol açar. Atardamarlarda biriken yağlı maddeleri zaman içinde damardan koparak kalp damarlarını tıkayıp kalp krizine, beyin damarlarını tıkayıp felce neden olabilir. Kolesterol yüksekliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerekiyor. Tedavi edilmediğinde ciddi sonuçlarla karşılaşılabilinir. Hastalık tedavi edilebilir bir sağlık sorunudur. Genetik faktörleri değiştirmek elimizde değil; ancak ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişikliği ve egzersizle kolesterolü kontrol altına almak mümkündür" diye konuştu.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:42
ADÜ’de ’Kök Hücre ve Eksozom’ Paneli düzenlendi
Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde ’Kök Hücre ve Eksozom’ paneli düzenlenirken, programda rejeneratif tıp alanındaki güncel gelişmeler ele alındı. Akademisyenler ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği panelde kök hücre ve eksozom temelli tedavi yaklaşımlarının bilimsel altyapısı ile klinik uygulamalardaki yeri değerlendirildi. Panel kapsamında ’Kök Hücre Nakli Nedir?’, ’Kök Hücre Vericisi Nasıl Olunur?’ ve ’Eksozom Nedir? Eksozom Uygulamaları Nelerdir?’ başlıklarında katılımcılara bilgi verildi. Panele konuşmacı olarak katılan Gökay Bozkurt ve Gökçen Gökçe Tepeli, alanlarındaki güncel araştırmalar doğrultusunda değerlendirmelerde bulundu. Konuşmalarda, kök hücre bağışının önemi, nakil süreçlerinin tedavideki rolü ve rejeneratif tıbbın geleceğine ilişkin potansiyel detaylı şekilde aktarıldı. Ayrıca eksozom temelli tedavi yöntemlerinin bilimsel temelleri ve kullanım alanları da ele alındı. Katılımcıların sorularının yanıtlandığı interaktif bölümle devam eden panel, bilimsel bilgi paylaşımına katkı sunan verimli bir ortamda tamamlandı. Üniversite yetkilileri, sağlık bilimleri alanında güncel gelişmelerin ele alındığı benzer etkinliklerin devam edeceğini belirtti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder