SAĞLIK
Fethiye Kirme ve Kozağaç içme suyu hatları yenileniyor 23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:33:22 MUSKİ Genel Müdürlüğü, Fethiye’nin Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde artan nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su ihtiyacını karşılamak amacıyla içme suyu hat yenileme çalışmalarına başladı. Çalışmalar kapsamında toplam 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattı yenilenirken, mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede su iletimi sağlanacak. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, artan nüfusa bağlı olarak bölgenin su ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalan içme suyu hatlarının yenilenmesi yönündeki talimatları doğrultusunda yatırımlarını sürdüren MUSKİ Genel Müdürlüğü, çalışmalarına Fethiye’de devam ediyor. Bu kapsamda Faralya Mahallesi Kirme mevkii ile Karaağaç Mahallesi Kozağaç mevkisinde, özellikle yaz aylarında yaşanan nüfus artışının oluşturduğu su ihtiyacı dikkate alınarak 1.400 metre uzunluğundaki içme suyu hattının yenilenmesine başlandı. Çalışmalarla mevcut hatların çapları büyütülerek bölgeye daha yüksek kapasitede ve kesintisiz su sağlanması hedefleniyor. Artan nüfusa karşı altyapı güçlendiriliyor MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Fethiye’nin Kirme ve Kozağaç mevkilerinde içme suyu hat yenileme çalışması başlattı. Yükselen nüfus ve özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimine bağlı olarak yaşanan yetersizliklerin giderilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarla, bölgenin içme suyu altyapısı daha güçlü hale getirilecek. Çalışmalar kapsamında mevcut içme suyu hatlarının çapı büyütülerek daha yüksek kapasiteli hat sistemine geçilecek. Toplam 1400 metre uzunluğunda gerçekleştirilecek yenileme çalışması sayesinde bölgeye sağlanan su miktarı artırılırken, yaz dönemlerinde yaşanan kesinti sorunlarının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kirme ve Kozağaç mevkilerinde sürdürülen çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte mahallelerin uzun süredir yaşadığı önemli altyapı sorunlarından biri çözüme kavuşacak. Yürütülen içme suyu çalışmalarına ilişkin Özellikle nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle yaz aylarında yaşanan içme suyu yetersizliği ve kesinti problemlerinin son bulacağını Karaağaç Mahalle Muhtarı Selma Göktepe, "Nüfus artışı ve konut sayısındaki yükseliş nedeniyle özellikle yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, sık sık kesintiler yaşanıyordu. Bu sorunu gidermek amacıyla bölgede hatların çapı büyütülerek daha geniş borular döşeniyor. Öncesinde terfi merkezinde de yenileme yapıldı, kapasite artırıldı. Elektrik hattı yetersizdi, o da değiştirilerek güçlendirildi. Şu anda depolarımız MUSKİ ekipleri tarafından yenileniyor. Yapılan çalışmalarla bölgemizdeki su sorunu çözülecek. Bu hizmetlerin hayata geçirilmesinde başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’a, MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül’e, sahada çalışan tüm ekiplere mahallem adına teşekkür ediyorum" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:28 Dalaman Şerefler Mahallesi’nde basınç sorunu giderildi MUSKİ Genel Müdürlüğü, Dalaman’ın Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü tamamladığı için sık arızalara ve kesintilere neden olan, vatandaşların parsellerinden geçtiği için müdahaleyi zorlaştıran 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu şebeke hattını Dalaman Belediyesi ile koordineli biçimde yol kenarına taşıyarak yeniledi. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın, Muğla’nın her noktasında hatların modernleştirilerek vatandaşlara kesintisiz su sağlanmasına yönelik talimatları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü, Dalaman Şerefler Mahallesi’nde projelerini hayata geçirmeye devam ediyor. Proje kapsamında Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, kullanım ömrünü doldurması nedeniyle sık arızalara sebep olan ve vatandaş arazilerinden geçtiği için müdahaleyi güçleştirerek kesinti sürelerini uzatan 3 bin 300 metre uzunluğundaki içme suyu hattı Dalaman Belediyesi’nin üst yapı çalışmalarıyla ile koordineli olarak yenilendi. Dalaman Belediyesi ile koordineli çalışma MUSKİ Genel Müdürlüğü ekipleri, Dalaman Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde ekonomik ömrünü tamamlayan, sık arıza ve kesintilere neden olan 3.300 metre uzunluğundaki eski şebeke hatlarını modern, dayanıklı ve uzun ömürlü hatlarla yol kenarına alarak yenilendi. Vatandaş arazilerinden geçen eski hatlar arızaların tespitini zorlaştırırken su kesintilerinin süresini ve kayıp-kaçak oranını artırıyor, yetersiz çap nedeniyle de özellikle yüksek kotlara su ulaştırılmasında basınç sorunlarına sebep oluyordu. Yürütülen yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla, uzun süredir devam eden altyapı sorunları giderilirken arızalara daha hızlı müdahale edilebilecek ve hizmet kalitesinin artırılmış olacak. Dalaman Belediyesi’nin üstyapı çalışmalarıyla koordineli şekilde tamamlanan projede ikinci bir müdahaleye gerek kalmadan sorun kalıcı olarak çözüme kavuşturulmuş oldu. Hatların yol güzergahına alınarak yenilenmesi ve çaplarının büyütülmesi sayesinde arızalara daha hızlı müdahale edilecek, aynı zamanda yüksek kotlara su iletimi daha güçlü ve kesintisiz şekilde sağlanacak. Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Bu yaz su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz" Yaz döneminde yaşadıkları kesintilerin, hatların yenilenerek yol kenarına alınmasıyla sona ereceğini belirten Şerefler Mahallesi Muhtar Vekili Ramazan Dönder, "Özellikle yaz döneminde artan su ihtiyacıyla birlikte geçmişte sık sık su kesintileri yaşanıyordu ve bu durum vatandaşlarımızı ciddi şekilde mağdur ediyordu. En önemli sorunlardan biri boru hatlarının tarım arazilerinden geçmesiydi. Bu nedenle arıza durumlarında ekili alanlara giriş zorlaşıyor, özellikle yağışlı ve çamurlu havalarda müdahale daha da güç hale geliyordu ve arızaların giderilme süresi uzuyordu. Şimdi belediyemizin yol çalışmalarıyla birlikte boru hatları yenilenerek yol kenarına alındı. Bu sayede arızalara çok daha hızlı müdahale edilebilecek, vatandaşlarımız açısından çok daha sağlıklı bir süreç oluşacak. Kesintiler azalacak ve arıza durumlarında hızlı çözüm sağlanacak. Boru hatlarının yenilenmesi, güçlendirilmesi ve yol kenarına alınması en büyük avantajımız oldu. MUSKİ ekiplerimiz 7 gün 24 saat sahada çalışarak arızalara çok daha hızlı müdahale edebilecek. Başta Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ahmet Aras’a da bu hizmet anlayışı ve yatırımlardan dolayı teşekkür ediyoruz. MUSKİ Genel Müdürümüz Sayın Yılmaz Şengül’e de teşekkür ediyorum. Yapılan çalışmalar gerçekten çok önemli. Yapılan çalışmalarla birlikte bu yaz döneminde su sıkıntısı yaşanmayacağını düşünüyoruz ve vatandaşlarımız için daha rahat bir dönem olacağına inanıyoruz." diye belirtti. İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, "Arızaları minimuma indirmeyi hedefliyoruz" Yürütülen yenileme çalışmasının bölgedeki kesinti sürelerini en aza düşüreceğini söyleyen İşletmeler 3. Bölge Daire Başkanı Doğan Ayan, " Dalaman ilçemiz Şerefler Mahallesi Kırcagedire mevkiinde, Dalaman Belediyesi Fen İşleri ile koordineli olarak üstyapı çalışmalarından önce altyapı yenileme çalışmalarımızı tamamladık. Yaklaşık 3 bin 300 metre içme suyu hattını vatandaş parsellerinden çıkararak kadastral yollara aldık. Bu çalışmayı yol yapımından önce gerçekleştirdiğimiz için üstyapının tekrar tekrar bozulmasının da önüne geçmiş olduk. İlçe belediyemizle koordineli şekilde altyapı çalışmalarımızı tamamladık. Mevcut hatların parsellerden geçmesi nedeniyle arızaların tespiti ve müdahalesi uzun sürüyordu. Ayrıca çap yetersizliği nedeniyle basınç sorunları yaşanıyordu. Şebeke hattını yol kenarına alarak arızalara daha hızlı müdahale ederek, arızaları azaltıp, basınç ile su kesintisi sorunlarını minimuma indirdik" dedi.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 17:07 Psikologdan uyarı: "Kurban kesimi çocuklara gösterilmemeli" Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini belirten Psikolog Enise Öziç, "Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun ve kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Soyut düşünce becerisi henüz gelişmemiş çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi önemlidir" dedi. Liv Sağlıklı Yaşam Merkezi’nden Uzman Klinik Psikolog Enise Öziç, Kurban Bayramı’nın çocuklara nasıl anlatılması gerektiği hakkında bilgilendirmede bulundu. Uzman Klinik Psikolog Öziç, "Bayramlar ve bayramlara istinaden yapılan kutlamalar hem çocuklar hem yetişkinler adına bir araya gelme, mutluluğu paylaşma, sosyalleşme ve ziyaretlerle aidiyet ve sevgi bağlarını güçlendirme, kaybedilen insanların kabirlerini ziyaret edebilme ve kültürel ve dini değerlerin devamının sağlanabilmesi gibi birçok açıdan önemli bir işleve sahiptir" diye konuştu. "Hem ibadet hem manevi boyut aktarılmalı" Çocuklara Kurban Bayramı’nın anlatılmasının çocuğun gelişim dönemine göre değiştiğini ifade eden Psikolog Öziç, "Soyut düşünce becerilerinin geliştiği dönemde özellikle 11 yaş ve sonrasında Kurban Bayramı’nın hem ibadet hem manevi boyutu gerekçeleriyle birlikte aktarılabilir. Kurban kesiminin bir şiddet davranışı olarak değerlendirmesini önlemek adına kurbanın dini bir ritüel olduğunun; kesim işlemi ya da kan akıtılıyor olmasının bir zevk ve şiddet amacıyla gerçekleştirilmediği çocukla paylaşılmalıdır. Kurban Bayramı’nın dini boyutuna ve yoksul insanlara yardım gibi sosyal boyutuna değinilmesi önemlidir" şeklinde konuştu. "11 yaşından küçüklere bayramın yardımlaşma boyutu anlatılmalı" 11 yaşından küçük çocukların soyut düşünme beceresinin gelişmediğinin altını çizen Psikolog Enise Öziç, "11 yaşından daha küçük çocuklar ise soyut düşünebilme becerileri açısından yeterli gelişim seviyesinde olmadıkları için bu yaş döneminde daha kısa ve somut ifadeler ile kurban bayramının anlatılması önerilmektedir. Bu yaş dönemi çocuklarda kurban bayramının sosyal ve yardımlaşma yönüne vurgu yapılması yeterlidir. Soyut düşünce becerisi gelişmeyen çocuklara ise özellikle kurban kesiminin izletilmemesi, bu sürecin çocuklardan uzak bir yerde gerçekleştirilmesi önemlidir" ifadelerini kullandı.
23 Mayıs 2026 Cumartesi - 16:25 Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz uyardı: "Et tüketimi risk oluşturabilir" Kurban Bayramı’nda artan et tüketimi ve değişen beslenme düzeni sindirim sorunlarından kilo artışına kadar birçok sağlık problemini beraberinde getirebiliyor. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram sofralarında sağlığı korumak için dikkat edilmesi gereken önemli beslenme kurallarını paylaştı. Kurban Bayramı’nın vazgeçilmezi olan et tüketimi, bilinçsiz yapıldığında sağlık açısından bazı riskleri de beraberinde getirebiliyor. Bayram döneminde değişen öğün düzeni ve artan porsiyonlar nedeniyle sindirim sistemi problemleri, kilo artışı ve mide-bağırsak şikayetleri sık görülebiliyor. "Etler, mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmeli" Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, özellikle yeni kesilen etlerin tüketim şekline dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Osanmaz, yeni kesilen etlerin sindiriminin daha zor olabileceğini belirterek, etlerin mümkünse 12-24 saat dinlendirildikten sonra tüketilmesinin sindirim sistemi açısından daha uygun olacağını ifade etti. "Et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketimi önemli" Porsiyon kontrolünün de bayram döneminde büyük önem taşıdığına dikkat çeken Osanmaz, yüksek protein içeriğine sahip etlerin fazla miktarda tüketilmesinin vücutta yağ depolanmasını artırabileceğini ve kilo kontrolünü zorlaştırabileceğini söyledi. Osanmaz, et tüketiminin yanında sebze ve salata tüketiminin artırılmasını önerdi. Lif açısından zengin besinlerin tokluk süresini uzattığını ve sindirim sistemini desteklediğini belirten Osanmaz, özellikle sebze ağırlıklı destekleyici öğünlerin önemine vurgu yaptı. Pişirme yöntemlerine dikkat Bayram sofralarında pişirme yöntemlerinin de sağlık açısından önemli olduğuna dikkat çeken Osanmaz, kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirme yöntemlerinin tercih edilmesini önerdi. Tatlı tüketimi konusunda da ölçülü olunması gerektiğini söyleyen Osanmaz, ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli alternatiflerin tercih edilmesinin daha sağlıklı bir seçim olacağını belirtti. Uzman Diyetisyen Tuğba Osanmaz, bayram döneminde küçük ama etkili beslenme alışkanlıklarıyla hem bayram sofralarının keyfinin çıkarılabileceğini hem de sağlığın korunabileceğini vurguladı.
Doç. Dr. Sibel Özcan: ’’Kronik ağrı çözümsüz değildir’’
22 Nisan 2025 Salı - 17:04 Doç. Dr. Sibel Özcan: ’’Kronik ağrı çözümsüz değildir’’ Fırat Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Özcan, kronik ağrılar hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, akut ağrının vücudumuzun doku hasarına verdiği doğal bir tepki, bir alarm hali olduğunu, kronik ağrının ise 3 aydan uzun süren ve hastanın günlük yaşamını, iş performansını etkileyerek hayat kalitesini düşüren bir sendrom olduğunu, ağrının şiddetinin ve tipinin değişkenlik gösterebileceğini ve yanma, uyuşma, basınç hissinin eşlik edebileceğini ifade etti. Doç. Dr. Özcan, kronik ağrının vücudun her yerinde görülebileceğini, sıklığı ve süresinin değişebileceğini, hem fiziksel hem psikolojik olarak bedeni etkileyip, günlük hayatı zorlaştırabileceğini, hareket kabiliyeti, esneklik, güç ve dayanıklılığın azalabileceğini, bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olacağını, uyku bozuklukları, İş gücü kaybı, üretkenlikte azalmaya yol açabileceğini, sosyal ilişkilerde bozulma, kaygı ve depresyona sebep olacağını ve bir kısır döngü oluşturarak depresyonun ağrıyı, ağrının depresyonu arttırabileceğinin altını çizdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, dünyadaki insanların yüzde 60-65’inin kronik ağrıdan mustarip olduğunu, en sık görülen kronik ağrıların bel ve boyun ağrıları olduğunu, kronik ağrının tedavisinin zor ve uzun olduğunu genellikle tek bir tedavi yöntemine cevap vermediğini söyledi. Doç. Dr. Özcan, algolojinin, kronik ağrıların tanı ve tedavisi ile ilgilenen bir bilim dalı olarak, ağrı çeken hastaların yaşam kalitesini artırmak amacıyla çeşitli yaklaşımlar sunduğunu, algolojide her yaş ve cinsiyetteki kronik ağrılı hastaların ağrı etiyolojisi açısından değerlendirildiğini, diğer disiplinlerin ilgi alanına girdiği takdirde bu dallarla birlikte gerekli multidisipliner-interdisipliner yaklaşımın sağlandığını, ayaktan ya da yatan hastaların tanı ve tedavi planlarının düzenlenerek tedavide öncelikle ilaç tedavisi, fizik tedavi yöntemleri gibi geleneksel yöntemler uygulandığını, hastanın bunlardan fayda görmemesi durumunda girişimsel ağrı tedavisi yöntemlerine başvurulduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, en sık görülen kronik ağrılara baktığımızda ilk sırada bel ve boyun ağrılarının geldiğini, toplumun yüzde 90’ına yakın bir kısmının hayatı boyunca en az bir kere bel ağrısı şikayeti ile karşı karşıya kaldığını ve bu ağrıların da fıtıktan kaynaklandığının düşünüldüğünü, ancak kireçlenme, diskin zayıflaması ya da sertleşmesi, bel kaslarında gerçekleşen problemlerin de bel ağrılarına neden olabileceğini, bel fıtıklarının sadece yüzde 2-3’lük kısmı için ameliyat gerektirirken geriye kalan büyük kısmın ameliyatsız da tedavi edilebilmekte olduğunu vurguladı. Do. Drç Özcan, kesin ameliyat olması gereken hastalar dışında birçok tedavi yöntemiyle bel ve boyun ağrılarından ameliyatsız bir şekilde kısa bir sürede kurtulmanın mümkün olduğunu, epidural enjeksiyonlar, faset eklemlerine yönelik enjeksiyonlar veya radyofrekans (RF) tedavileri, fıtığın baskı yaptığı bölgeye uygulanan transforaminal enjeksiyonların, fıtık içerisine ozon uygulamaları veya RF tedavileri gibi birçok tedavi seçeneği uygulanabildiğinin altını çizdi. Doç. Dr. Sibel Özcan, ikinci sırada baş ve yüz ağrılarının olduğunu, migren, gerilim tipi, küme tipi baş ağrılarıyla beraber halk arasında çıldırtan hastalık olarak bilinen nevraljilerin (yüzün bazı bölgelerinde elektrik çarpar tarzda ağrılar) yer aldığını, bu ağrıları da dindirmek için sinir blokajları, RF ablasyon gibi girişimsel ağrı tedavilerinin uygulanabilmekte olduğunu söyledi. Doç. Dr. Sibel Özcan, Bir diğer kronik ağrının ise diz, omuz ve kalça gibi eklem ağrıları olduğunu, eklemlerin osteoartiti yani halk arasında kireçlenme olarak belirlenen eklemlerdeki hasarlardan kaynaklı ağrıların en sık karşılaşılan ağrılar olduğunu ayrıca yaralanmalar veya sinir-tendon sıkışması sonucu da ağrı olabileceğini, bu ağrıların tedavisi için bu eklemlere kök hücre tedavisi, PRP, ozon ve RF tedavileri yapılabilmekte olduğunu ifade etti. Ağrıların yüzde 90’ı tedavi edilebiliyor Fırat Üniversitesi Hastanesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Algoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sibel Özcan, Şeker hastalığı gibi bazı kronik hastalıklar, zona veya inme-felç sonrası gelişen nöropatik ağrılarda da girişimsel ağrı tedavilerinin uygulanabildiğini, son yıllarda teknolojinin kullanımının yaygınlaşması ve artan iş temposu nedeniyle birçok insanın sırt ağrısı şikayetinden yakınmakta olduğunu, bu durumlarda ağrıya sebep olan kaslara ozon veya lokal anestezik ilaçlarla tetik nokta enjeksiyonun faydalı olabilmekte olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Sibel Özcan, en önemli hasta grubunun ise kanser hastaları olduğunu, bu hastalarda analjezik (ağrı kesici ilaçlar) tedavilerinin düzenlenmesi ve takibi, sinir blokajları, ağrının sebebi olan sinirlerin yakılması ağrı pompaları veya katater uygulamaları ile hastaların kanser tedavisine uyumları sağlanarak yaşam kalitelerinin arttırılabildiğini ifade etti. Doç. Dr. Sibel Özcan, Girişimsel ağrı tedavilerinin, gerek kanser gerekse kanser olmayan hastalarda tedavi seçenekleri arasında çok önemli bir yer tuttuğunu, teknoloji ve bilimin geldiği nokta ile ağrıların yaklaşık yüzde 80-90’nının tedavi edilebilmekte olduğunu söyledi.
Anmal: ’’İdareciler yük olmak yerine yükü paylaşmalı’’
22 Nisan 2025 Salı - 16:17 Anmal: ’’İdareciler yük olmak yerine yükü paylaşmalı’’ Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal, Şırnak İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Sait Değer’in istifasıyla ilgili yaptığı açıklamada, yeni görev alacak idarecinin yük olmaktan ziyade yükü paylaşması gerektiğini söyledi. İl Sağlık Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Mehmet Sait Değer görevinden istifa ederek ayrıldı. Değer’in istifasını sosyal medya hesabından duyuran Sağlık-Sen Şırnak Şube Başkanı Sabğatullah Anmal "Yeni görev alacak idarecinin yük olmaktan ziyade yükü paylaşmalı idareciliği ile yeni hizmetler geliştirerek halka yansıtmalıdır. Bürokrasi de halka yük değil halka hizmet odağı ile yük almalıdır" dedi. AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar’ın sağlık alanına özel ilgi gösterdiğini ifade eden Anmal, milletvekilinin özel çabası ile sağlıkta çözülmez denilen büyük sorun yumağı haline gelen sorunların da bir bir çözüldüğüne değinerek, Tatar’a özel ilgisi ve çabasına da teşekkür ettiklerini söyledi. Anmal, "Sağlık Bakanımızın özel ilgisi ile Şırnak’ın sağlık altyapısını güçlendirecek biri görevlendirecek. Bölgemizde kıt imkanlarla yürütülen sağlık hizmetini suistimal eden ve halka ulaştırmasının önünde bazen büyük engeller çıkıyor. Şırnak olarak büyük avantajımız Arslan Tatar gibi bir milletvekilimizin olmasıdır. Geliştirdiği hizmet odaklı çalışmaları ile bölgemizde büyük hizmetlere öncülük eden vekilimize teşekkür ediyoruz. İdarecilerin görevlendirmesi ile hizmet bekleyen halkımıza yeni hizmet anlayışı ile bir nabza olsun büyük gayretlerine şahitlik ediyoruz. Bu nedenle görevlendirilen kamu görevlilerin yük olmaktan ziyade sorun olmadan sorunların üstesinden gelmeleri büyük önem arz ediyor. Bakanımızın özel ilgisi ve milletvekilimizin de büyük gayretleri ile sağlık altyapısının güçlenmesine vesile olacak idareciliği ile birlikte Şırnak’ı sağlık alanında öncü edecek bir idarecinin göreve gelmesini umut ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan: "Türkiye’nin en güçlü hukuk departmanına sahibiz"
22 Nisan 2025 Salı - 15:26 Sağlık-Sen Genel Başkanı Doğan: "Türkiye’nin en güçlü hukuk departmanına sahibiz" Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmetleri Kamu Görevlileri Sendikası (Sağlık-Sen) Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, "63 avukatımızla Türkiye’nin en güçlü hukuk departmanına sahibiz" dedi. 63 avukat ile Türkiye’nin en geniş sendikal hukuk ağına sahip olan Sağlık-Sen, binlerce üyeye hukuki danışmanlık ve dava desteği hizmeti sunuyor. Türkiye’nin dört bir yanında Sağlık-Sen üyelerine hukuki danışmanlık veren avukatlar, Sağlık-Sen Genel Merkezi’nde buluştu. Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, Genel Başkan Yardımcıları Sinan Kuluöztürk ve Mustafa Irgatoğlu ile Genel Merkez avukatları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukatların katıldığı toplantıda; hukuk, mevzuat, sendikal mücadele, yol haritası, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. "63 avukatımızla Türkiye’nin en güçlü hukuk departmanına sahibiz" Hukuk departmanının çok güçlü olduğunu belirten Doğan, "Bizim derdimiz üyemizin haklarını öğrenmesi ve bizim aracılığımız ile haklarını savunması. 63 avukatımızla Türkiye’nin en güçlü hukuk departmanına sahibiz. Hukuk departmanımızı daha da güçlü hale getirmek istiyoruz. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarına ‘Nasıl daha iyi hizmet ederiz’ anlayışıyla çalışıyoruz. Bu buluşma, sadece bir toplantı değil; Sağlık-Sen’in hukuki alandaki kararlılığının ve vizyonunun güçlü bir yansımasıdır. Birlikte üretiyor, birlikte mücadele ediyor ve üyelerimizin emeğini her zeminde savunmaya devam ediyoruz" diye konuştu. "Fikirleriniz bizim için çok değerli" Üyelerinin hiçbir konuda sıkıntı yaşamaması için gayret gösterdiklerini belirten Doğan, "Bugün burada konuşulacak fikirler bizim için çok değerli. Görüş alışverişi yapacak, yol haritası belirleyeceğiz. Amacımız üyemize en iyi hizmeti sunmak" ifadelerini kullandı. Ankara Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Sağlık Hukuku alanında çalıştaylar düzenlemeye başladıklarını anlatan Doğan, teşkilata yönelik de bu alanda eğitimlere başlayacaklarını bildirdi. Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Irgatoğlu ise Sağlık-Sen Genel Merkezi olarak avukatlara kıymet verdiklerini belirterek, sendikal kazanım bakımından da avukatların katkılarının büyük olduğunu dile getirdi.
Fıtık tedavisinde uygulanan bu yöntem hastaları daha hızlı ayaklandırıyor
22 Nisan 2025 Salı - 15:09 Fıtık tedavisinde uygulanan bu yöntem hastaları daha hızlı ayaklandırıyor Bolu’nun İzzet Baysal Devlet Hastanesi’nde Avrupa Fıtık Cemiyeti’nin önerdiği yöntemle yapılan kapalı (laparoskopik) ameliyatlar sayesinde, hastalar daha az ağrı hissederek, kısa sürede taburcu olup günlük yaşamlarına hızla dönüyor. Bolu’nun İzzet Baysal Devlet Hastanesi, karın duvarı fıtığı tedavisinde bölgesel merkez olma yolunda ilerliyor. Manisa’dan gelen 1 hasta, hastanede başarılı bir karın duvarı fıtığı ameliyatı geçirdi. Daha önce aynı şikayetle ameliyat olan ancak fıtığı nüks eden Habibe Topçu, karın ağrısı şikayetiyle İzzet Baysal Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Yapılan tetkiklerde hastada geniş çaplı nüks ventral herni (karın duvarı fıtığı) ve karın içi organların fıtık kesesi içinde sıkıştığı tespit edildi. Hasta, 26 Mart tarihinde Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Turan Durak, Anestezi Uzmanı Dr. Selin Yencilek ve ameliyathane ekibi tarafından ameliyata alındı. Laparoskopik yöntemle gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı. Operasyonla ilgili açıklamalarda bulunan Op. Dr. Ahmet Turan Durak, gelişen teknolojiyle birlikte karın duvarı fıtıklarında laparoskopik cerrahinin daha fazla tercih edildiğini belirterek, "Özellikle tekrarlayan fıtık ameliyatlarında, eski yamanın çıkarılmasının zorluğu ve tekrar nüks etme riski, hem hasta hem de cerrah açısından ciddi bir endişe kaynağı olabiliyor. Avrupa Fıtık Cemiyeti’nin de önerisiyle, bu tür hastalarda yama uygulaması karın duvarının ara katmanlarına veya arkasına yapılmalıdır. Bu teknik, açık cerrahi, laparoskopik ya da robotik cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilebilmektedir. Biz de merkezimizde ağırlıklı olarak laparoskopik, yani kapalı yöntemle bu operasyonları başarıyla yapmaktayız. Bu yöntem sayesinde hastalar daha az ağrı hissediyor, daha kısa sürede taburcu oluyor ve günlük yaşamlarına daha hızlı dönebiliyor. Bolu ve çevresinden bu tür zor vakalar merkezimize yönlendiriliyor. Hastane yönetimimize ve İl Sağlık Müdürlüğü’ne desteklerinden dolayı teşekkür ederim" dedi. Başarılı ameliyat sonrası duygularını paylaşan hasta Habibe Topçu ise, "Ablam bana sizi önerdi. Ben de geldim, ameliyatımı oldum. Allah razı olsun sizlerden. Size çok dua ettim" dedi. İzzet Baysal Devlet Hastanesi, deneyimli kadrosu ve modern cerrahi yöntemleriyle bölgede fıtık tedavisinde merkez olma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
Uzm. Dr. Uras: "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır"
22 Nisan 2025 Salı - 14:37 Uzm. Dr. Uras: "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır" SAMSUN (İHA) – Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, Doğal Olan Normal Doğum Sempozyumu’nda yaptığı konuşmada sezaryenin bir doğum tercihi olmadığını ve ameliyat olduğunun altını çizdi. Sağlık Bakanlığı tarafından, normal doğumun özendirilmesi, tıbbi olarak zorunlu olmadığı sürece sezaryen oranlarının azaltılması ve nüfus artış hızının sürdürülebilir bir seviyede tutulması amacıyla "Normal Doğum Eylem Planı" hazırlandı ve uygulamaya konuldu. Bu kapsamda Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün öncülüğünde, kadın sağlığının ve normal doğumun önemini vurgulamak amacıyla Doğal Olan Normal Doğum Sempozyumu düzenlendi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salonda başlayan sempozyumda, alanında uzman hekimler ve akademisyenler, doğum tercihlerini etkileyen faktörlerden normal doğumun anne ve bebek üzerindeki etkilerine kadar pek çok önemli konuyu ele aldı. Sempozyumda "Sevgiyle, Güvenle, Doğanın Ritmiyle" sloganıyla normal doğumun doğal ve sağlıklı süreci detaylı bir şekilde katılımcılara aktarıldı. "Sezaryen doğum tercihi değil, bir ameliyattır" Programın açılışında konuşan Uzm. Dr. Mustafa Uras, "Gerek Cumhurbaşkanlığımız gerek Sağlık Bakanlığımız, doğal doğumun teşvik edilmesini güçlü sağlıklı nesillerin temeli olarak görmektedir. Normal doğum, anne ve bebek sağlığına olan katkılarıyla birlikte sağlık sistemimizin sürdürülebilirliği açısından da büyük bir değere sahiptir. Bu konuda atılan her adım hem annelerimizin hem de toplumumuzun geleceğine yapılan bir yatırımdır. Bilindiği üzere aslında sezaryen bir doğum tercihi değildir. Sezaryen bir nevi ameliyattır. Ne zaman anne ve bebek sağlığı açısından bir tehdit olduğu zaman doktor tarafından verilen bir karardır. Ama maalesef son yıllarda anne adaylarımızın gerek adaylarımızın kararı olsun gerek toplum tarafından farklı açıdan gösterilmesi kaynaklı maalesef insanlar artık biri doğum tercihi olarak görmeye başladı. Şunu bir hekim olarak rahatlıkla söyleyebilirim. Sezaryende, sonuç olarak ameliyat alıyorsunuz. Bağırsak yapışıklığı ve buna benzer ve ameliyatta oluşabilecek çeşitli komplikasyonlar oluşabiliyor. Aynı zamanda doğumdan sonra çocuk yaşaması gereken fizyolojik ritmi yaşamadığı zaman bir anda anne karnından dış dünyayla karşılaştırıyoruz. Tabii bunun da bir sürü sıkıntılar oluyor. İşte yeni doğan yoğun bakımında yatması süreci gibi" dedi. Sempozyuma ayrıca Samsun Vali Yardımcısı Vekili/Canik Kaymakamı Şeref Aydın, Samsun Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Eyüp Çakır, doktorlar, hemşireler, ebeler, sağlık çalışanları ve anne adayları katıldı. Programın sonunda normal doğum konusunda çalışmalar yürüten hekimlere plaket takdim edildi. Sempozyum, 2 oturum halinde uzman hekimlerin alanlarındaki sunumlar ve soru-cevap kısmının ardından sona erdi.
Estetik uzmanı açıkladı: "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu cildin yenilenmesini destekler"
22 Nisan 2025 Salı - 14:06 Estetik uzmanı açıkladı: "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu cildin yenilenmesini destekler" Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Emre Kıymık, "Kök hücre ve kolajen kombinasyonu, cildin hem yapısal hem de yüzeysel anlamda yenilenmesini destekler. Ameliyatsız bir çözüm arayan, doğal sonuçlar isteyen bireyler için güçlü bir alternatiftir" dedi. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Opr. Dr. Emre Kıymık, kök hücre ve kolajen destekli uygulamalar hakkında bilgi verdi. Estetik ve gençleşme uygulamalarında son yılların en dikkat çeken yeniliklerinden birinin, kök hücre ve kolajen destekli tedaviler olduğunu ifade eden Opr. Dr. Emre Kıymık, "Bu yöntemler, vücudun kendi yenileyici gücünü harekete geçirerek cilt sağlığını destekler ve yaşlanma belirtilerini doğal yollarla azaltmayı hedefler. Kök hücre destekli uygulamalarda genellikle kişinin kendi yağ dokusundan elde edilen kök hücreler kullanılır. Bu hücreler, yenilenme potansiyelleri yüksek olduğu için cilt altına enjekte edildiğinde doku onarımını, elastikiyet artışını ve hücre yenilenmesini teşvik eder. Özellikle yüz gençleştirme, cilt kalitesini artırma, yara izlerinin iyileştirilmesi gibi birçok alanda tercih edilmektedir. Kolajen destekli uygulamalar ise ciltte zamanla azalan kolajen miktarını yerine koyarak cildin daha sıkı, parlak ve sağlıklı görünmesini sağlar. Kolajen içerikli enjeksiyonlar veya mezoterapi benzeri destek tedaviler, ciltte doğal bir lifting etkisi oluşturabilir. Bu uygulamalar genellikle ince kırışıklıklar, nem kaybı, mat görünüm gibi yaşlanma belirtileri üzerinde oldukça etkilidir" diye konuştu.
Kotler Awards 2025’ten Liv Hospital’a ‘Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri’ ödülü
22 Nisan 2025 Salı - 14:04 Kotler Awards 2025’ten Liv Hospital’a ‘Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri’ ödülü İSTANBUL (İHA) – Liv Hospital, Kotler Awards 2025’te Healthverse PanoramicWEB projesiyle, ‘Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri’ ödülüne layık görüldü. Liv Hospital, pazarlama dünyasının küresel çapta en saygın ödül platformlarından biri olan Kotler Awards 2025’te önemli başarı elde etti. Dijital sağlık vizyonunun en yeni ve çarpıcı örneklerinden biri olan Healthverse PanoramicWEB projesiyle, ‘Yılın En Başarılı İnovasyon ve Yaratıcı Fikri’ ödülüne layık görüldü. Hasta ve doktor arasında şeffaf bir köprü kuruyor Yapılan açıklamaya göre, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşümü merkezine alan Liv Hospital Healthverse PanoamicWEB, yüksek kaliteli içerik yapısı ve ileri teknoloji entegrasyonu ile hasta ve sağlık profesyonelleri arasında sürdürülebilir ve şeffaf bir iletişim köprüsü kuruyor. Healthverse PanoramicWEB 360 derecelik bir bakış sunarak hastaların tedavi süreçlerini daha iyi anlamalarını, sağlık verilerine kolaylıkla erişmelerini ve kişiselleştirilmiş dijital deneyimlerle kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlıyor. Proje aynı zamanda sağlık turizmi, ikinci görüş hizmetleri ve uzaktan sağlık danışmanlığı gibi pek çok alanda da yenilikçi çözümler sunuyor. "Öncü olmaya devam edeceğiz" Liv Hospital Grup Koordinatörü Meri İstiroti "Healthverse PanoramicWEB, sadece dijitalleşen sağlık dünyasına değil, insanın merkezde olduğu, güven veren, şeffaf ve erişilebilir bir geleceğe açılan kapıdır. Bu vizyonumuzun Kotler Awards gibi uluslararası bir platformda takdir edilmesi bizim için büyük bir gurur ve motivasyon kaynağıdır. Ödülümüz Türkiye’nin sağlık alanındaki küresel rekabet gücünü de gösteriyor. Dijital sağlık çözümleriyle dünya sahnesinde öncü rol üstlenmeye devam edeceğiz" diye konuştu. Healthverse PanoramicWEB nedir? Hastane, hasta danışmanları, doktorlar ve hastaları; 360 derece gezme imkanıyla çevrimiçi olarak bir araya getiren bir uygulamadır. Hasta alacağı sağlık hizmetini, kullanılacak teknolojiyi ve hastaneyi birebir görerek hasta danışmanları rehberliğinde görüşme yapabilir, doktorundan bilgi alabilir. Sağlık turizmine katkısı büyük Açıklamaya göre, sağlık turizmine de büyük katkı sağlayan Healthverse PanoramicWEB, ile misafirler nasıl bir ortamda hizmet alacağını görüyor, doktoru ile tanışıyor. Healhtverse sayesinde Liv’le tanışan hastanın güven duygusu pekişiyor. Türkiye’de kullanılan teknolojiyi ve sağlık sisteminin de deneyimleniyor olması sağlık turizmi açısından da büyük bir katsı sağlıyor. Dünyanın her yerinden hastaneyi 360 derece gezmek mümkün Healthverse PanoramicWEB platformu sayesinde hastalar, dünyanın herhangi bir yerinden hasta danışmanı rehberliğinde hastaneyi 360 derece gezebiliyor, doktoruyla görüşerek yapılacak tedavi ile ilgili bilgi sahibi olabiliyor. Hasta danışmanları, doktorlar ve hastaları dijital bir ortamda çevrim içi olarak bir araya getiren Healthverse PanoramicWEB’de sağlık çalışanları, hastanede olmasalar dahi yazılım sayesinde hastanenin içine dijital olarak klonlanarak, görevlerini yerine getirebiliyor.