Son Dakika
|
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Fransa’da aşırı sıcaklardan 7 kişi öldü
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı
Hamaney'den ABD mesajı!
ABD'li Bakan Rubio: "İran'la savaşı sona erdirecek anlaşma bugün sağlanabilir"
Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan atamalar Resmi Gazete’de
ABD basınından Hamaney iddiası!
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
Devlet Bahçeli, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramı’nı kutladı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü
Trump: "Sağlık kontrolümü az önce tamamladım, her şey mükemmel"
İran heyeti, Katar’daki temaslarını tamamladı
Milli Savunma Bakanı Güler Edirne’de
MHP Lideri Bahçeli, Kerkük Valisi Ağa’yı kabul etti
İran: "ABD son 48 saat içinde ateşkesi ağır şekilde ihlal etti"
SAĞLIK
Malatya’da ambulans helikopter 82 yaşındaki hasta için havalandı
26 Mayıs 2026 Salı - 20:29:50
Malatya’nın Darende ilçesinde 82 yaşındaki hasta, ani göğüs ağrısı şikayeti üzerine ambulans helikopterle Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne sevk edildi. Edinilen bilgilere göre, A.Ö. (82) isimli hasta, Darende ilçesinde rahatsızlanarak göğüs ağrısı şikayetiyle Darende Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından hastanın akciğer embolisi geçirdiği belirlenirken, durumunun ciddi olduğu değerlendirilerek hava ambulansı talep edildi. Kısa sürede ilçeye ulaşan hava ambulansı, hastayı alarak Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi’ne götürdü. Hastanın tedavisi burada devam ediyor.
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01
"Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek"
Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 15:59
Diyetisyenden Kurban Bayramı’nda sağlıklı sofralar için uyarı
Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, "Sofraların vazgeçilmezi kırmızı et, ölçülü yenildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır" dedi. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, bayram sofralarında et ve tatlı tüketiminde ölçülü olunması gerektiğini belirterek, bayram günlerinde sağlıklı beslenmenin önemine dikkat çekti. "Ağır etli yemeklerden kaçının" Beslenme ve Diyet Uzmanı Elanur Yılmaz Akay, "Kurban Bayramı sofralarının vazgeçilmezi kırmızı et, ölçülü tüketildiğinde sağlıklı bir besin kaynağıdır. Ancak aşırıya kaçmak kolesterol ve kalp-damar hastalıkları riskini artırır. Etin yanında sebze, salata ve tam tahıllı ürünlerle tabağı dengelemek hem sindirimi kolaylaştırır hem de bayram boyunca enerjiyi korur. Bayramda ağır yemekler kaçınılmaz olsa da, öğünleri hafifletmek mümkündür. Yoğurt, ayran, zeytinyağlı sebzeler ve lifli gıdalar sindirim sistemini rahatlatır. Özellikle akşam yemeklerinde daha hafif tercihler yapmak, mideyi yormadan bayram keyfini sürdürmeye yardımcı olur" diye konuştu. "Bol bol su için yürüyüş yapın" Bayram ziyaretlerinde de ikram edilen tatlıların fazla tüketilmesinin kan şekerini hızla yükselteceğini söyleyen Akay, "Bu özellikle diyabet hastaları için risk oluşturmaktadır. Tatlıların küçük porsiyonlarla tadına bakılmasını, mümkünse sütlü tatlıların tercih edilmelidir. Bayram boyunca bol su içmek, vücudu toksinlerden arındırır ve sindirimi destekler. Ayrıca kısa yürüyüşler yapmak hem kan dolaşımını hızlandırır hem de ağır yemeklerin etkisini azaltır. Su ve hareket, bayramın enerjisini yüksek tutmanın en basit ama en etkili yollarıdır" şeklinde konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 12:20
Gezi teknesinde yaralanan vatandaşa Sahil Güvenlikten tıbbi tahliye
Muğla’nın Fethiye ilçesi açıklarında seyreden gezi teknesinde yaralanan vatandaş Sahil Güvenlik ekipleri tarafından tıbbi tahliyesi gerçekleştirildi. Fethiye açıklarında gezi teknesinde bulunan ve yaralanan vatandaş için 112 Acil Çağrı Merkezini arayarak yardım çağrısı yapıldı. Yapılan yardım çağrısı sonrası bölgede bulunan Sahil Güvenlik ekipleri tarafından yaralanan vatandaş kıyıda bekleyen 112 ambulans ekiplerine teslim edildi.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mayıs 2026 Salı- 10:58
Onkoloji bölümü çalışanı kanseri çalıştığı hastanede yendi: "Elime kitle geldi, erken evre çok önemli"
2
22 Mart 2024 Cuma- 09:52
Kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı
3
26 Mayıs 2026 Salı- 08:45
18 yıldır nakil kalbiyle yaşıyor: Üç bypasslı hastaya riskli pil operasyonu
4
26 Mayıs 2026 Salı- 11:38
Dermatoloji Uzmanı Dr. Kurt’tan deri kanseri uyarısı
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:00
"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut
18 Nisan 2025 Cuma - 11:51
Muratpaşa’da gastronomide hijyen atağı
Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, gıda güvenliği ve hijyen alanında yeni bir dönem başlıyor. Muratpaşa Belediyesi, AGYİD ve Diversey iş birliğiyle hayata geçirilen sertifikasyon programıyla, gastronomi sektöründe kalite çıtası yükseltiliyor. Turizmin başkenti Antalya’da, Muratpaşa Belediyesi öncülüğünde başlatılan "Gold Town Gıda Güvenliği ve Hijyen Sertifikasyon Programı" ile yiyecek-içecek sektöründe yeni bir dönem başlatıldı. Antalya Gastronomi Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği (AGYİD) ile uluslararası hijyen markası Diversey’in destek verdiği projeyle, Antalya hijyen ve gıda güvenliğinde örnek şehir olma yolunda ilerliyor.Program kapsamında restoran, kafe, lokanta ve pastane gibi işletmeler gönüllülük esasına dayalı olarak başvuru yaparak, uluslararası standartlara uygunluklarını belgeleme imkânı bulacak. Eğitimler ASSİM’de başladı Programın ilk eğitim çalışması, Muratpaşa Belediyesi Abdullah Sevimçok Sivil Toplum ve İnovasyon Merkezi’nde (ASSİM) gerçekleştirildi. Eğitimi Diversey Türkiye Gıda Mühendisi Ödül Özdamar verdi. Özdamar, Diversey’in projede içerik geliştirme ve belediyenin denetim ekiplerinin kapasite artırımı gibi alanlarda bilgi ve deneyim desteği sağladığını belirtti. Amaç, sürdürülebilir hijyen kültürü Eğitime katılan Muratpaşa Belediyesi Gıda Mühendisi Ayşe Sarılar, projenin hedefinin sadece denetim değil; uzun vadede sektör genelinde sürdürülebilir bir hijyen ve gıda güvenliği kültürü oluşturmak olduğunu ifade etti. Yeni program sayesinde Antalya, denizi ve güneşiyle olduğu kadar, güvenli ve kaliteli gastronomi destinasyonlarıyla da anılacak.
18 Nisan 2025 Cuma - 11:51
Balıklıgöl’de "Doğal Olan Normal Doğum" yürüyüşü
Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü personeli, "Doğal Olan Normal Doğum" sloganıyla normal doğumun teşvik edilmesi ve bu konuda farkındalık oluşturulması amacıyla Balıklıgöl platosunda pankartlı yürüyüş etkinliği gerçekleştirdi. Sağlık Bakanlığı, ’normal’ doğumun teşvik edilmesi ve sezaryanla doğumun azaltılması için "Normal Doğum Eylem Planı" hazırladı. Hazırlanan eylem planına, Türkiye’nin dört bir yanından destekler devam ediyor. Şanlıurfa İl Sağlık Müdürlüğü personelleri, tarihi, dini ve turistik Balıklıgöl platosunda düzenlediği pankartlı yürüyüş ile normal doğuma destek verdi. Yaklaşık 1 saat süren yürüyüş etkinliği, tarihi çarşılar bölgesinden başlayarak Balıklıgöl’de son buldu. Yürüyüş boyunca ellerinde "Doğal Olan Normal Doğum" pankartları taşıyan kadınlar, her şeyin doğal olanının güzel olduğunu belirterek normal doğumu desteklediklerini belirttiler.
18 Nisan 2025 Cuma - 11:41
Sevilen doktora veda
Bursa’nın İnegöl ilçesinde uzun yıllar hizmet veren Dr. Bahri Turgut Kavaklı, böbrek yetmezliği nedeniyle kaldırıldığı yoğun bakım ünitesinde hayatını kaybetti. Kavaklı, yüzlerce seveni tarafından gözyaşlarıyla uğurlandı. İnegöl’ün sevilen simalarında 76 yaşındaki Dr. Bahri Turgut Kavaklı, geçtiğimiz günlerde böbrek yetmezliği nedeniyle rahatsızlandı. İnegöl Devlet Hastanesinde yapılan ilk müdahalenin ardından yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan Kavaklı, hayatını kaybetti. Kavaklı, İshakpaşa Camiinde öğlen namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Orhaniye Mezarlığına defnedildi. Cenaze törenine Kaymakam Eren Arslan, Belediye Başkanı Alper Taban, İTSO Başkanı Yavuz Uğurdağ, siyasi parti temsilcileri, oda ve dernek başkanları ile vatandaşlar katıldı.
18 Nisan 2025 Cuma - 11:39
Kasıktan girilerek yapılan operasyonda kalp kapakçığı değiştirildi
Kalp yetmezliği tanısını konulan 69 yaşındaki Salice Kılıçarslan, Sincan Eğitim Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ve kasıktan yapılan operasyonda kalp kapakçığının değiştirilmesiyle sağlığına kavuştu. Ankara’da yaşayan 69 yaşındaki Salice Kılıçarslan, yaklaşık 2 ay önce nefes sıkışıklığı ve göğüs ağrısı yaşamaya başladı. Durumu kızlarına bildiren Kılıçarslan, çağrılan 112 Acil Ambulans ile Sincan Eğitim Araştırma Hastanesine başvurdu. Burada yapılan tetkikler sonucunda kalp yetmezliği teşhisi konulan Kılıçarslan’ın tedavisine başlandı. Yapılan tetkikler sonucu hem aort hem de mitral kapağında kaçak olduğu tespit edilen Kılıçarslan, kasıktan girilerek yapılan başarılı ameliyatla sağlığına kavuştu. "Şu an iyiyim, herhangi bir sorunum yok" Evinde oturduğu esnada nefesinin sıkıştığını dile getiren Kılıçarslan, "Nefes alıp veremedim. Göğsüm de ağrı vardı. Kızlarım ambulansı aradı, beni yetiştirdiler. Daha sonra ambulansı aradılar ve beni hastaneye yetiştirdiler. Hemen yatışım yapıldı. Neredeyse 2 aydır hastanedeyim. Şu an iyiyim, herhangi bir sorunum yok. Çok şükür, iyiyim. Doktorlarımdan çok memnunum. Çok iyi doktorlarımız var" ifadelerini kullandı. "Bir kapak takıldı ve annemin nefes alması sağlandı" Kızı Çiğdem Kılıçarslan ise annesinin fenalaştığını görür görmez ambulans çağırdıklarını kaydederek, "Annem iyiydi ama birden bire nefesi kesilmeye başladı, nefes alamıyordu. Biz ambulans çağırdık ve acil bir şekilde hastaneye yetiştirdik. Acil Servise başvurduk ve daha sonra yatışı yapıldı. İki önemli kalp kapağında ciddi sorun olduğunu söylediler. Daha sonra kapalı ameliyata karar verdiler. Kasıklardan girdiler, bir kapak takıldı ve annemin rahatlaması, nefes alması sağlandı" dedi. "İşlemden sonra hastamız ayağa kalkabildi" Sincan Eğitim Araştırma Hastanesi’nde kardiyolog olarak görev yapan Prof. Dr. Hüseyin Ayhan, "Hastamız yaklaşık 2 ay önce çok kötü bir halde geldi. Kalp yetmezliği bulguları vardı, nefes alamıyordu. Akciğerleri sıvı toplamıştı. Bunun sebebi hem aort kapağında daralma hem kaçırma hem de mitral kapağında kaçırma vardı. Hastayı değerlendirdik, yetersizlik tedavisini verdik ama cerrah arkadaşlarla değerlendirdiğimizde hastanın ameliyatı için yüksek riskli olacağını söylediler. Hasta yakınları başka bir merkeze de gitti, oradaki cerrahlarda ameliyat olamayacağını söylediler. Biz de hastaya kasıktan kapak değiştirme işlemi dediğimiz TAVİ işlemini yaptık. İşlemden sonra hastamız ayağa kalkabildi, yürüyebildi ve rahat nefes alabiliyor" diye konuştu. "BM’nin bizi örnek gösterdiği sigara bırakma oranlarına tekrar ulaşmalıyız" Kalp sağlığının nasıl korunacağına dair önerilerde de bulunan Ayhan, sözlerine şöyle devam etti: "Türkiye’nin en büyük sorunu sigara. Sigara kullanımında ciddi bir artış var. 2010’larda BM’nin bizi örnek gösterdiği sigara bırakma oranlarına tekrar ulaşmalıyız. İkinci durum hareketsizlik, hareket problemimiz var. Bu da üçüncü bir durum olarak obeziteyi karşımıza çıkarıyor. Bu üçünü öncelikli olarak kontrol altına almalıyız ve vatandaşların kendilerine dikkat ederek, herhangi bir şikayet yaşadığında bizle ulaşarak, erken müdahalenin yolunu bulmalıyız" ifadelerini kullandı."
18 Nisan 2025 Cuma - 10:51
Eski hastane binası yıkılıyor, yerine Sağlık Yaşam Merkezi yapılacak
Samsun’un Vezirköprü ilçesinde bulunan eski Vezirköprü Devlet Hastanesi binasında yıkım çalışmaları başladı. Yıkım sonrası Sağlık Bakanlığı tarafından aynı alana "Sağlık Yaşam Merkezi Kompleksi" inşa edilecek. Taşkale Mahallesi Köprülüler Caddesi üzerinde bulunan ve 30 Temmuz 1984 tarihinde 100 yatak kapasiteli olarak hizmete giren Vezirköprü Devlet Hastanesi, 2000’li yıllarda yapılan eklemeyle 200 yataklı hale getirilmişti. Yeni hastane binasının tamamlanmasının ardından 23 Kasım 2020 tarihinde sağlık hizmetleri yeni binaya taşınmış, eski bina ise boş kalmıştı. Uzun süredir atıl durumda olan eski hastanenin ne olacağı merak edilirken, 11 Mart 2025 tarihinde 797 bin 589 TL muhammen bedelle yıkım ihalesine çıkıldı. İhalenin sonuçlanmasının ardından başlatılan yıkım çalışmalarının yaklaşık bir ay süreceği bildirildi. Yerine sağlık kompleksi Yıkımın ardından aynı arsaya yapılacak "Sağlık Yaşam Merkezi Kompleksi"nde, İlçe Sağlık Müdürlüğü, Aile Hekimliği ve 112 Acil Çağrı Merkezi gibi birimler yer alacak. Sağlık Bakanlığı tarafından projelendirilen merkezde ayrıca şu hizmet birimleri bulunacak: İlçe Sağlık Müdürlüğü, Aile Hekimliği ve 112 Acil Çağrı Merkezi gibi birimler yer alacak. Sağlık Bakanlığı tarafından projelendirilen merkezde ayrıca şu hizmet birimleri bulunacak: İlçe Sağlık Müdürlüğü, Aile Hekimliği ve 112 Acil Çağrı Merkezi birimleri yer alacak. Projelendirilecek Sağlık Yaşam Merkezinde; Beslenme Danışmalığı, Fiziksel Aktivite Kronik Hastalıklar Yönetimi , Sağlıklı Yaşlanma Danışmanlığı, Kadın ve Üreme sağlık lı Gebelik, Evlilik Öncesi Danışmalık, Aile Danışmalığı, Sosyal Çalışmalar ve Toplumsal Destek, Sigara Bırakma Polikliniği, Çocuk ve Ergen Sağlığı Danışmalığı, Koruyucu Ağız ve Diş Sağlığı Hizmetleri, Sağlık Okur Yazarlığı Okulu , Okul Sağlığı Hizmetleri, Görüntüleme Hizmetleri, Tıbbi Laboratuvar Ünitesi Enjeksiyon Kontrol Hizmetleri, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi (KETEM).
18 Nisan 2025 Cuma - 10:41
"Kronik ağrılara yüksek teknolojiyle çözüm"
"Kronik sırt, bel, bacak ya da kol ağrıları nedeniyle yaşam kalitesi düşen, günlük aktivitelerini yerine getiremeyen ve ağrı kesicilere bağımlı hale gelen hastalar için umut verici bir çözüm artık mümkün" diyen Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı Doç. Dr. Mustafa Kılıç, spinal kord stimülasyon tedavisinin birçok hastanın hayatına yeniden dokunduğunu belirtti. BHT CLINIC Tema Hastanesi’nde görev yapan Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı Doç.Dr. Mustafa Kılıç, "Spinal kord stimülasyon tedavisi, ağrı sinyallerinin beyne ulaşmasını engelleyen bir teknolojiye dayanıyor. Kalp piline benzer bir cihaz, omuriliğe yerleştirilerek hafif elektrik akımları gönderiyor. Bu sinyaller, ağrının hissedildiği bölgedeki sinirleri uyararak ağrının beyinde algılanmasını engelliyor" açıklaması yaptı. Bu yöntem sayesinde kronik ağrıların yönetiminde devrim niteliğinde bir başarı elde edildiğini belirtti. Ameliyatsız deneme imkânıyla kalıcı karar "Tedaviye başlamadan önce hastalara, geçici bir deneme stimülasyonu uygulanıyor. Böylece cihazın ağrıyı ne derece azalttığı test ediliyor. Deneme süreci başarılı geçtiğinde kalıcı cihaz yerleştiriliyor" diyen Dr. Kılıç, bu iki aşamalı yöntemin hasta memnuniyetini artırdığını ve gereksiz ameliyatların önüne geçtiğini vurguladı. İlaç kullanımını azaltıyor, sosyal hayatı geri kazandırıyor "Opioid ya da diğer ağrı kesicilere bağımlılığı azaltmak da bu tedavinin önemli bir kazanımı" diyen Dr. Kılıç, "Birçok hastanın tedavi sonrası hem ağrılarında ciddi azalma hem de sosyal yaşamlarında gözle görülür bir iyileşme yaşamaktadır. Cihaz, vücudun hareketine göre uyarımı otomatik olarak ayarlayabiliyor. Otururken ya da yürürken farklı şiddette çalışan sistem, hastanın günlük aktivitelerine uyum sağlıyor. Bu özelliğin kullanıcı dostu ve konforlu bir deneyim sunuyor" şeklinde konuştu. Geri dönüşümlü ve güvenli bir seçenek Tedaviye devam etmek istemeyen hastalar için cihazın tamamen çıkarılabilir olmasının büyük bir avantaj sağladığının altını çizen Dr. Kılıç, "Bu sistem geri dönüşümlüdür, yani hasta isterse önceki haline dönebilir" diyerek güven veren bir süreç sunduklarını belirtti. "Amacımız ağrıyı yüzde 50-70 oranında azaltmak" Dr. Kılıç sözlerine son olarak şunları ekledi: "Başarılı hasta hikâyeleri, bu tedavinin ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Amacımız, ağrıyı tamamen yok etmek değil, yüzde 50-70 oranında azaltmak. Ancak bu bile birçok hastanın yürümeye, çalışmaya, hatta gülümsemeye yeniden başlaması için yeterli oluyor."
18 Nisan 2025 Cuma - 10:40
Kalp Sağlığı Haftası’nda farkındalık semineri: "Sağlıklı yaşamla kalbinizi koruyun"
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı ve Kardiyoloji Anabilim Dalı, 14-20 Nisan 2025 Kalp Sağlığı Haftası kapsamında ortak bir seminer düzenledi. Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Konferans Salonu’nda, gerçekleştirilen seminerde, kalp ve damar hastalıklarının önemi, risk faktörleri ve tedavi yöntemleri ele alındı. Seminere; MSKÜ Tıp Fakültesi Halk Sağlığı AD Başkanı Prof. Dr. Metin Pıçakçıefe ve Kardiyoloji AD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özcan Başaran konuşmacı olarak katıldı. Prof. Dr. Metin Pıçakçıefe, "Kalp ve Damar Hastalıklarının Önemi ve Risk Faktörleri" başlıklı sunumunda, kalp hastalıklarının önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurguladı. Kalp damar hastalıklarının, doğumdan itibaren sağlıklı yaşam tarzı benimseyerek büyük oranda önlenebileceğini ifade eden Pıçakçıefe, özellikle sigara, yüksek tansiyon, obezite gibi risk faktörlerinin kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını belirtti. Prof. Dr. Özcan Başaran ise "Kalp ve Damar Hastalıklarında Risk Değerlendirmesi ve Tedavi" konulu sunumunda, kalp hastalıklarının Türkiye’de Avrupa ülkelerine kıyasla daha erken yaşlarda görüldüğüne dikkat çekerek, mevcut risk faktörlerinin gelişmiş ülkelere göre daha kontrolsüz olduğunu aktardı. Başaran, kalp damar hastalıklarının erken teşhis ve yaşam tarzı değişiklikleri ile önlenebilir ve yönetilebilir olduğunu vurguladı. Seminerin ardından katılımcıların soruları yanıtlanırken, etkinliğe Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Turhan Togan, Başhekim Yardımcısı Uzm. Dr. Eda Özlek, her iki anabilim dalının akademik personelleri, intörn doktorlar ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı.
18 Nisan 2025 Cuma - 10:36
Menteşe’de sağlıkta koordinasyon güçleniyor
Menteşe Sağlıklı Hayat Merkezi tarafından, Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Menteşe Devlet Hastanesi’nde görev yapan hekimlere yönelik bilgilendirme ziyaretleri gerçekleştirildi. Ziyaret kapsamında, İç Hastalıkları, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları, Kadın Hastalıkları ve Doğum branşlarında hizmet veren uzman hekimler ziyaret edilerek, Sağlıklı Hayat Merkezinin işleyişi, sunduğu hizmetler ve sevk koordinasyonu hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. Gerçekleştirilen ziyaretlerde, sağlık hizmetlerinin daha etkili ve entegre bir yapıda sunulması hedeflenirken; hastaların uygun şekilde yönlendirilmesi ve hizmetlerden azami fayda sağlaması için merkez ile hastaneler arasındaki koordinasyonun önemi vurgulandı. Ziyaretler sayesinde, hekimlerin Menteşe Sağlıklı Hayat Merkezi’nin sunduğu önleyici sağlık hizmetleri, danışmanlık faaliyetleri, fiziksel aktivite ve beslenme danışmanlığı, sigara bırakma polikliniği gibi hizmetlere dair bilgi düzeyinin artırılması amaçlandı. Sağlık kurumları arasındaki iş birliğini güçlendirmeye yönelik yapılan bu tür çalışmaların, bölge halkının sağlık hizmetlerine erişimini kolaylaştıracağı ve sağlıklı yaşam kültürünün yaygınlaşmasına katkı sağlayacağı ifade edildi.
18 Nisan 2025 Cuma - 10:11
Denizli’de sağlıklı yaşam için ilk ders verildi
Denizli İl Sağlık Müdürlüğü, Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) yürütülen sağlık hizmetinin tanıtımı gerçekleştirildi. Ardından Sağlıklı Hayat Merkezindeki birimleri tek tek dolaşan Denizli İl sağlık Müdürü Berna Öztürk, eğitimleri yerinde takip etti. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Denizli İl Sağlık Müdürü Uzman Dr. Berna Öztürk tarafından sunum yapılarak Sağlıklı Hayat Merkezleri ve buralarda verilen hizmetler ile Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Projesi anlatıldı ve sağlıklı hayat konusunda eğitim verildi. Eğitimin ardından katılımcılara Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk tarafından katılım belgesi takdim edildi. Sonrasında Sağlıklı Hayat Merkezindeki birimler tek tek dolaşılarak Sağlık Beslenme Mutfağında sağlıklı ikramlarda bulunuldu, vatandaşların pilates yaptığı egzersiz salonu, gebe eğitim sınıfı, diyetisyen, psikolog, koruyucu diş hekimliği, KETEM, Sigara Bırakma Polikliniği gibi birçok bölüm yerinde tanıtıldı. Pamukkale 1 Nolu Sağlıklı Hayat Merkezinde düzenlenen etkinliğe; Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, gazeteciler ve vatandaşlar katıldı. "2024 yılında yaklaşık 430 bin danışmanlık, eğitim ve tarama hizmeti verildi" Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Sağlıklı Hayat Merkezlerinin; sağlığa yönelik risklerden birey ve toplumu korumak, sağlıklı hayat tarzını teşvik etmek, birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendirmek ve bu hizmetlere ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla kurulan çok amaçlı yapılar olduğunu belirterek, "Diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, sosyal hizmet uzmanı ve çocuk gelişimcilerimiz başta olmak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde hekimlerimiz ve diğer sağlık personelimiz öncelikli olarak kronik hastalıkların önlenmesi boyutunda bir ekip ruhu ile çalışmalarını sürdürmektedirler. İlimizde Merkezefendi, Pamukkale ve Acıpayam ilçelerimizde bulunan 3 adet Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde KETEM’lerde yapılan kanser taramaları, meme muayenesi ve bilgilendirme eğitimlerinin yanı sıra birçok branşta koruyucu sağlık hizmeti ve danışmanlık verilmektedir. 2024 yılında bu Merkezlerimizde; beslenme danışmanlığında 13 bin 536, gebe bilgilendirme sınıflarında 4 bin 324, fizyoterapi danışmanlığında 5 bin 594, psikolojik danışmanlıkta 4 bin 438, sosyal hizmet danışmanlığında 618, çocuk gelişimi danışmanlığında 3 bin 251, sigara bırakma polikliniklerimizde 3 bin 545, evlilik öncesi danışmanlıkta 970, koruyucu ağız ve diş sağlığı danışmanlığında 2 bin 821 danışmanlık verilmiş olup spor salonlarında 5 bin 632 kişi ile egzersiz yapılmış, halk eğitimlerinde 202 bin 902 kişiye, okul eğitimlerinde 90 bin 046 öğrenciye eğitim ve 10 bin 730 öğrenciye de tarama yapılmıştır. Yine KETEM kanser taramalarında da 79 bin 252 tarama gerçekleştirilmiştir. Toplamda Merkezlerimizde; 2024 yılında 427 bin 659 (yaklaşık 430 bin), 2025 yılı 3 aylık dönemde de yaklaşık 110 bin danışmanlık, eğitim ve tarama hizmeti verilmiştir. ‘Hastalığa Değil, Sağlığa Yatırım Yapmak’ anlayışı ile vatandaşlarımızın sağlıklarına yatırım yapmasını istiyoruz ve bu Merkezlerimize bekliyoruz. Aile hekimlerinden ya da bizzat Sağlıklı Hayat Merkezi’ne giderek vatandaşlarımız, randevu alabilir ve bu Merkezlerimizden ücretsiz hizmet alabilirler" dedi. "Tüm vatandaşlarımızı sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri için bu eğitimlerimize davet ediyoruz" Sağlık Bakanlığı tarafından ‘Koruyan Sağlık’ modeli kapsamında, Sağlıklı Hayat Merkezleri aracılığıyla topluma verilecek, yeni bir eğitim programı oluşturulduğunu ifade eden Denizli İl Sağlık Müdürü Uz. Dr. Berna Öztürk, Denizli’de basın mensuplarına Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) adı verilen bu eğitimlerin ilkini verdiklerini söyledi ve şöyle konuştu: "Projenin açılış ilk dersi Türkiye’de Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu başkanlığında geçen hafta gerçekleştirildi. ‘Sağlıklı Hayat İçin SAHA’dayız’ sloganı ile başlatılan Akademi ile vatandaşlarımızın sağlık okuryazarlığı düzeyini artırarak sağlık hizmetlerinden daha etkin yararlanmalarını sağlamak, sağlıklı hayat tarzını teşvik ederek sağlıklı yaş almalarını desteklemek hedeflenmektedir. Sağlıklı Hayat Akademisi’ne katılan vatandaşlarımıza, 13 oturum şeklinde; koruyucu sağlık hizmetleri ve aile hekimliği, koruyucu ağız ve diş sağlığı, sağlıklı beslenme ve fazla kilo ile mücadele, fiziksel aktivite ve doğru egzersiz, kanser taramaları ve erken teşhis, akılcı ilaç uygulamaları, sağlıklı yaşam ve kronik hastalıklar, sağlıklı kadın ve sağlıklı nesil, ruh sağlığı ve mutlu bireyler, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı alışkanlıklar, sağlıklı yaş alma ve yaşlı sağlığı, sağlıklı yaşam alışkanlıkları kazandırma konularında eğitimler düzenlenecektir. Biz de İl Sağlık Müdürlüğü olarak sağlık hizmetlerimizi vatandaşlarımıza duyurmamızda ve yine yürüttüğümüz projelerde bizlere her zaman destek olan basın mensuplarımıza bu eğitimi vermek istedik. Eğitimlerimiz Sağlıklı Hayat Merkezlerimizde devam edecek olup tüm vatandaşlarımızı sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri için bu eğitimlerimize davet ediyoruz" diye konuştu.
18 Nisan 2025 Cuma - 09:49
Sağlık ekiplerinden bulaşıcı hastalıklardan korunma eğitimi
Van’ın İpekyolu İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri, mahalleleri tek tek gezerek vatandaşlara bulaşıcı hastalıklardan korunma eğitimleri veriyor. İpekyolu İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri, mahalleleri tek tek gezerek vatandaşları bulaşıcı hastalıklara karışı bilgilendiriyor. Bilgilendirme çerçevesinde Dereüstü Mahallesi’ni ziyaret eden sağlık ekipleri, burada özellikle brucella ve kene hastalığına karşı uyarılarda bulundu. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İpekyolu İlçe Sağlık Müdürü Dr. Zübeyde Kul, pişirilmeden peynir yapılan süt ürünlerinin brucella hastalığına yol açabildiğini ifade ederek, vatandaşlara bilgilendirmelerde bulunduklarını söyledi. Brucella hastalığından korunmak için kaynağının bilinmediği yerden et ve süt ürünlerinin alınmaması gerektiğine dikkat çeken Kul, "Hayvanlarımızı yılda iki kere brucelladan korumak için aşılamalı, sütlerimizi iyi kaynatmalıyız. Kaynamamış sütten yapılan taze peynirleri tüketmemeli, peynirlerimizi en az üç ay tuzlu sularda (salamura) beklettikten sonra yemeliyiz. Bunun yanında yine kırsalda görülen ve kenelerden bulaşan kırım kongo kanamalı ateşi hastalığı, hayvancılıkla uğraşan, bağ ve bahçe işinde çalışanlar ile pikniğe giden vatandaşlarda sık görülmektedir. Bunlardan korunmak için açık renk kıyafetler tercih edilmeli, pantolonlar çorapların içine sokulmalı gerekirse uzun botlar tercih edilmelidir. Vücudun herhangi bir yerine yapışan kene görüldüğünde; asla elle temas etmemeli, kene elle çıkarılmamalı, hemen en yakın bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" dedi. Her hafta ziyaret ettikleri mahallelerde, bulaşıcı hastalıklara karşı verilen eğitimlerin yanı sıra tansiyon ve şeker hastalığı taramalarının da yapıldığını belirten Kul, "Burada tansiyon ve şeker hastalığının ne olduğunu, belirtilerinin neler olduğunu ve bunlardan korunma yöntemlerini anlatıyoruz. Ayrıca kadınlara KETEM hakkında da bilgilendirmelerde bulunuyoruz" ifadelerini kullandı.
18 Nisan 2025 Cuma - 09:47
Çocuklarda menenjite yol açıyor: Uzmanından ’meningokok’ enfeksiyonu uyarısı
DİYARBAKIR (İHA) – Memorial Diyarbakır Hastanesinde görevli Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Onur, meningokok enfeksiyonunun çocuklarda menenjite neden olduğunu söyledi. Son günlerde meningokok Menenjitten dolayı ölümlerin olduğunu belirten uzmanlar menenjit virüsünün bulaş sonrası belirtileri ve menejit aşısının önemine değindi. Memorial Diyarbakır Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Onur, meningokok menenjit denilen menenjitin etkeninin nancel menenjit denilen bakteri olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Onur, ‘’Genellikle bu bakteri beyin zarını, kan dolaşımı ile septik tabloya neden olarak ağır meningokok enfeksiyonuna neden olur. Genellikle belirtilerin başlaması bakterinin alınmasından 3-7 günlük bir süre sonra ortaya çıkar ve nazofarinks dediğimiz boğazın üst kısmından tükürük yoluyla bulaşır. Bulaşımın olmasından sonra çocuklarda hafif üst solunum yolu belirtileri ile karşımıza gelir ve saatler içerisinde hızla ilerleyerek meningokok menenjit tablosu dediğimiz menenjit ya da septik tabloya neden olarak ağır septik hastalığa neden olur. Bu tür durumlarda çocuğun ilk hafif ateşlendiği, burnunun aktığı dönemlerde doktora götürülür fakat genellikle bu tanıyı koymak için daha klinik bulguların seyretmesi gerekmektedir. Genellikle de bunlar kısa sürede bu hastalığın başlamasına 3-5 saat sonra hafif vücutta döküntülerin olması, şiddetli ateşin olması ve çocuğun genel durumunun giderek bozulması ile karakterizedir" dedi. ’’Hastalığın belirli bir yaş dönemi yok’’ Uzm. Dr. Onur, hastalığın belli bir yaş döneminin olmadığını kaydederek, ’’Her yaş döneminde olabilir. Burada en önemli sorun tanının doğru konması ve tedavinin erken başlanmasıdır. Genellikle tedaviye erken başlandığı durumlarda dahi bu hastalığın ölüm oranı yüzde 15-20’ler civarındadır yine yüzde 20‘lerin üstünde tedavi edilmesine rağmen sağırlık gibi bazı septik tablonun ağırlaşıp el, ayak gibi ekstremitelerinin kaybıyla giden ampütasyonlara kadar gidebilen tablolar oluşturmaktadır. Tedavinin başlanması ile beraber hastalığın iyileşme süreci de yaklaşık 7-10 gün sürmektedir’’ diye konuştu. Aşının belirli bir yaş aralığının da olmadığını dile getiren Uzm. Dr. Onur, şu ifadeleri kullandı: ’’Ne kadar küçük zamanda çocuğun küçüklük yaşlarında başlarsınız o kadar etkilidir. Belli bir yaş dönemi yoktur her yaşta menenjit aşısı yapılabilir. Yani 15 yaşındaki çocuğumuza da yapabilirsiniz, 50 yaşındaki annenize de yapabilirsiniz. Ama dediğim gibi bu bakteriye karşı korumak istiyorsanız genellikle bu aşının çocukluk döneminin anne üstü aldığı dönemler yani iki ile üç ay civarında başlayıp ilk bir, bir buçuk yıl içerisinde iki aşının da aynı anda yapılıp üçer kez aşılanmayla bağışıklığın yüzde 95-97 civarına geldiği bilinmektedir. Aşıları bu anlamda Türkiye’de şu an temin etme şansımız sadece özel olarak mevcuttur. Özel hastanelerde ya da eczanelerden bu aşılar temin edilebilir. Aşının hafif yan etkisi vardır yüzde 40 civarında ateş yapar aileler bu ateşten de korkup aşı yaptık havale geçirme riski var diye düşünebilirler ama sonuçta bu hastalıktan korunmak istiyorsak bu tür basit şeylerin de önlemini alarak aşı yapmamızı tavsiye ediyoruz."
18 Nisan 2025 Cuma - 09:23
Silvan’da "Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi"
Sağlık Bakanlığınca başlatılan ve sağlıklı yaşam bilincini artırmayı hedefleyen Sağlıklı Hayat Akademisi Projesi eğitimi Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde verilmeye başlandı. Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet veren Talaytepe Sağlıklı Hayat Merkezi, Ergani Sağlıklı Hayat Merkezi, İlçe Sağlık müdürlükleri, Toplum Sağlığı merkezleri aracılığı ile 17 ilçede Sağlıklı Hayat Akademisi (SAHA) Projesi kapsamında eğitimlere Silvan ilçesinde başlandı. Silvan Sağlık Müdürlüğü ekiplerince Halk Eğitim Merkezinde verilen programda katılımcılara kanser taramaları ve erken teşhis, koruyucu sağlık hizmetleri ve aile hekimliği, sağlıklı beslenme ve obezite ile mücadele, fiziksel aktivite ve hareketli yaşamı destekleme, akılcı ilaç uygulamaları, kronik hastalıkları önleme ve farkında olma, sağlıklı kadın ve sağlıklı nesil, bağımlılıkla mücadele ve sağlıklı alışkanlıklar, ruh sağlığı ve mutlu bireyler konularında eğitimler veriliyor. Sağlıklı Türkiye Yüzyılı Programı kapsamında koruyan sağlık modeliyle sağlıklı yaşam eğitimleri ve danışmanlık hizmetleri vererek sağlıklı toplumun oluşmasını amaçlayan Sağlık Merkezlerinde aile hekimliği hizmetlerini desteklemek ve güçlendirmek, diyetisyenlik, psiko-sosyal destek, fizyoterapi, çocuk gelişimine yönelik hizmetlere erişimi kolaylaştırmak, tütün ve benzeri bağımlılık yapıcı maddelerin yol açtığı sağlık riskleri ve tehditleri ile mücadele etmek, halihazırda sağlıklı beslenme ve hareketli hayat programı çerçevesinde yürütülen uygun beslenme alışkanlıklarını kazandırmak ve obezite ile mücadele etmek, ruh sağlığını korumak, sağlıklı yaş alma ve toplumun yaşam kalitesini yükseltecek alışkanlıkları kazandırmak hedefleniyor. Eğitim süresince katılımcıların kronik hastalıklar açısından yaşam tarzı değişikliklerine yönelik danışmanlık hizmetleri verilecek, kanser taramaları yapılacak, bağımlılık ile mücadele konusunda farkındalıkları artırılacak ve gerekli görüldüğünde destek sağlanarak kaçırılmış fırsatlar değerlendirilecek ve aile hekimliği sisteminin desteklenerek güçlendirilmesi sağlanacak. Eğitimlere katılım sağlamak isteyen vatandaşların, en yakın Sağlıklı Hayat Merkezi, İlçe Sağlık Müdürlüğü veya Toplum Sağlığı merkezlerine ulaşım sağlayarak eğitime katılım talebi oluşturabilecekleri kaydedildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder