Son Dakika
|
Acemi kasaplar hastaneye koştu!
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Artvin’de sağanak taşkınlara neden oldu
Demokrasi şehitleri mağdurları ilk kez Dolmabahçe’de
Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu
Sele kapılan amca ve yeğenin son görüntüleri ortaya çıktı
Fransa’da aşırı sıcaklardan 7 kişi öldü
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Kurban Bayramı mesajı
Hamaney'den ABD mesajı!
ABD'li Bakan Rubio: "İran'la savaşı sona erdirecek anlaşma bugün sağlanabilir"
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Transparent Steel Church Revives Belgium’s Historic Herkenrode Abbey
Kurbanlığı araçtan sarkıtıp kilometrelerce sürükledi
Vatandaşlar Kurban Bayramı namazını Ayasofya’da kıldı
MHP lideri Bahçeli, Merhum Türkeş’in kabrini ziyaret etti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan Başbakanı Şerif ile telefonda görüştü
Trump: "Sağlık kontrolümü az önce tamamladım, her şey mükemmel"
İran heyeti, Katar’daki temaslarını tamamladı
Milli Savunma Bakanı Güler Edirne’de
SAĞLIK
Kene popülasyonu arttı, uzmanlar tedbir çağrısı yaptı
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 10:11:30
Yağmur yağışları ve havaların ısınmasıyla birlikte ortaya çıkan kenelere karşı uzmanlar vatandaşları uyardı. İlkbahar ve yaz aylarının gelmesiyle kene vakalarında artış yaşanırken, özellikle kene ısırmaları sonucu görülen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığının insan sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğu belirtildi. Erzincan Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Karakeçili, özellikle haziran ortası ve temmuz aylarında vaka yoğunluğunun arttığını söyledi. Bu yıl kene popülasyonunun fazla olduğuna dikkati çeken Karakeçili, keneye maruz kalan vatandaşların en kısa sürede sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti. Karakeçili, hastaneye ulaşımın mümkün olmadığı durumlarda kenenin çıplak elle temas edilmeden çıkarılması gerektiğini belirterek, "Eldiven ya da poşet yardımıyla cımbız kullanılarak uygun şekilde çıkarılmasını öneriyoruz." dedi. Kırsal alanlarda kapalı kıyafet tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Karakeçili, şunları kaydetti: "Kapalı ayakkabı giyilmeli ve pantolon paçaları çorapların içine sokulmalı. Çünkü keneler yerden gelerek vücudumuza tutunuyor. Ayrıca vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi gerekiyor." Kenelere karşı koruyucu spreylerin de kullanılabileceğini aktaran Karakeçili, vatandaşların panik yapmadan bilinçli hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:49
Annelik estetiği, birden fazla bölgeyi düzeltebilir
Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, doğum sonrası vücutta bazı kalıcı değişiklikler ortaya çıkabileceğini belirterek, "Karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma, memelerde sarkma, hacim kaybı ve bacaklarda yağlanma doğum sonrası en sık görülen sorunlardır. Annelik estetiği ’mommy makevover’ ile bu sorunların kalıcı olmasının önüne geçilebilir. Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar" dedi. Annelik estetiği, diğer bir adıyla "mommy makeover" uygulamaları hakkında bilgi veren Acıbadem Bursa Hastanesi Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Mahmut Özyılmaz, "Gebelik ve doğum sonrası vücutta oluşan değişimler her zaman kalıcı olmak zorunda değil. Annelik estetiği, deforme olan bölgeleri yeniden şekillendirmek ve vücut oranlarını toparlamak amacıyla planlanan kombine cerrahi işlemleri içerir. Doğru planlama ile annelik estetiği sayesinde kadınlar kendilerini yeniden daha iyi hissedebilir" diye konuştu. "Her hastaya aynı işlem uygulanmaz" Annelik estetiğinin kişiye özel planlandığını vurgulayan Özyılmaz, "Her hastada tüm ameliyatlara gerek olmayabilir. Hastanın ihtiyaçları, beklentileri, vücut yapısı ve sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel bir planlama yapılır" ifadelerini kullandı. "En sık meme estetiği ve karın germe uygulanıyor" Doğum ve emzirme sonrası en fazla değişimin meme bölgesinde görüldüğünü belirten Özyılmaz, "Meme büyütme, meme dikleştirme, gerekirse dikleştirme ile birlikte büyütme ya da meme küçültme ameliyatları planlanabilir. Burada hastanın beklentisi ve vücut ölçüleri mutlaka dikkate alınır" diye konuştu. Karın bölgesindeki değişimlere de değinen Özyılmaz, "Gebelik sonrası karın kaslarında gevşeme, ciltte sarkma ve yağlanma oluşabilir. Karın germe ameliyatı ile sarkan deri alınır, karın kasları sıkılaştırılır ve bel hattı yeniden şekillendirilir" dedi. "Dirençli yağlar liposuction ile alınabiliyor" Diyet ve egzersize rağmen bazı bölgelerde yağlanmanın kalabildiğini ifade eden Özyılmaz, "Bel, basen, bacak içi ve diz içi gibi alanlarda dirençli yağ birikimleri görülebilir. Liposuction ile bu bölgelerdeki yağlar alınarak vücut hatları daha dengeli hale getirilebilir" dedi. "Doğumdan sonra en az 1 yıl beklenmeli" Annelik estetiğinin doğum yapmış, emzirme dönemi tamamlanmış ve genel sağlık durumu uygun olan hastalara uygulanabileceğini belirten Özyılmaz, "Doğumdan sonra en az 1 yıl geçmesi ve kilo verme sürecinin tamamlanmış olması önemlidir" diye konuştu. "Bazı hastalarda tek ameliyatta yapılabilir" Birden fazla işlemin aynı seansta yapılabildiğini belirten Özyılmaz, "Tek ameliyatta tüm işlemler uygulanabilir. Ancak bunun için hastanın sağlık durumu, kilosu, sigara kullanımı ve ek hastalıklarının olup olmadığı mutlaka değerlendirilmelidir" dedi. "Yaklaşık 10 günlük dinlenme süreci yeterli olabilir" İyileşme süreci hakkında bilgi veren Özyılmaz, "Kombine ameliyatlarda genellikle 2 gece hastane yatışı gerekir. Sonrasında evde yaklaşık 10 günlük istirahat süreci yeterli olabilir" ifadelerini kullandı. "Amaç sadece görünüm değil, özgüvenin yeniden kazanılması" Son olarak annelik estetiğinin psikolojik etkisine dikkat çeken Özyılmaz, "Doğum sonrası vücutta oluşan deformasyonların düzeltilmesi, kadının kendini yeniden iyi hissetmesini ve özgüveninin artmasını sağlar. Başarılı sonuç için doğru planlama, hasta uyumu ve deneyimli bir uzmanla ilerlemek büyük önem taşır" dedi.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:22
Uzmanından "bayramda dengeli beslenin" uyarısı
Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramı’nda vatandaşlara dengeli beslenmeleri tavsiyesinde bulunarak, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki emilimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirimi daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil, küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta, eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 09:07
Diyetisyen Sarıbudak: Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemli
Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, Kurban Bayramında kırmızı et tüketiminin yoğun olduğuna değinerek, "Et tüketiminin artmasıyla birlikte sindirim rahatsızlıkları, mide problemleri, tansiyon yükselmesi, kan yağlarında yükselme ortaya çıkabilir" dedi. Aile fertlerinin toplandığı, birlik ve beraberlik içerisinde geniş sofraların kurulduğu Kurban Bayram’ında kırmızı et ile birlikte tatlılar hamur işlerinin de tüketim miktarı ve sıklığı artıyor. Bu nedenle Çanakkale İl Sağlık Müdürlüğü Diyetisyeni Selin Sarıbudak, bayramda etin saklama şartları, pişirme yöntemleri, tüketme şekilleri hakkında bilgiler verdi. Sarıbudak, "Kurban Bayramı kırmızı etin yoğun ve sık tüketildiği bir bayramdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek için beslenmede denge önemlidir" dedi. Kırmızı etin pişirme ve saklama şartlarına değinen Diyetisyen Selin Sarıbudak, "Kurban etleri hemen tüketilmemeli. Etler kesildikten sonra ölüm sertliği olur ve bu sertlik hem pişirmede hem de sindirimde sıkıntılara yol açar. Bu yüzden etler kesildikten sonra buzdolabında en az 12-24 saat bekletilmelidir. Pişirme yöntemi önemli. Etler kızartma, kavurma yerine fırında, haşlama, ızgara yöntemleriyle pişirilmelidir. Etler pişirirken ekstra yağ ilave etmiyoruz. Kendi yağı ile pişiriyoruz. Etler yüksek ısıda uzun süre ve ateşe yakın mesafede pişirildiğinde besin değeri kaybı oluşuyor. O yüzden etleri ateşten en az 15 cm uzak olacak şekilde pişiriyoruz" dedi. Gün içinde tatlı, et ve meşrubat tüketimin artmasıyla su tüketiminin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Sarıbudak, "Bayram sabahı hafif bir kahvaltıyla güne başlıyoruz. Aç karnına yoğun et ve tatlı tüketimi sindirimi zorlayabilir. Peynir, domates, salatalık, yumurta, yeşillik ve tam tahıl bir ekmekle hafif dengeli bir kahvaltı yapmak gün içerisinde aşırı et tüketiminin de önüne geçecektir. Kırmızı et iyi kaliteli protein içermesinin yanı sıra magnezyum, demir, çinko, fosfor gibi mineraller, B12, B1, A vitamini içermektedir. C vitamini demirin vücuttaki eminimini arttırır. Bu sebeple etlerin yanında mutlaka C vitamininden zengin sebze ve salatalar tüketmeye özen gösterelim. Et yemeklerini öğle öğününde tercih edelim. Sindirme daha kolay olan posa içeriği yüksek sebze ve kuru baklagil yemeklerini akşam öğününde tüketelim. Artan protein tüketimi ile birlikte su ihtiyacımız da artmaktadır. Günde en az 2-2,5 litre su tüketmeye özen gösterelim. Çay, kahve, asitli gazlı içeceklerin su yerine geçmediğini hatırlayalım, unutmayalım" ifadelerini kullandı. Kurban etinin birer yemeklik olarak muhafaza edilmesi ve çözdürülen etlerin tekrardan dondurulmaması gerektiğini söyleyen Sarıbudak, "Kurban etlerini saklarken büyük parçalar halinde değil küçük parçalar halinde birer yemeklik olacak şekilde kıyımı kuşbaşı olarak buzdolabı poşetlerinde veya yağlı kağıda sararak saklayabiliriz. Eksi 2 santigrat derecede 1-2 hafta eksi 18 santigrat derecede de 3-4 aya kadar etlerimizi saklayabiliriz. Dondurucudan çıkardığımız etleri buzdolabında çözdürelim ve çözdürülen etleri yeniden dondurmayalım. Hemen pişirelim" şeklinde konuştu.
Çok Okunan Kategori Haberleri
1
26 Mayıs 2026 Salı- 10:58
Onkoloji bölümü çalışanı kanseri çalıştığı hastanede yendi: "Elime kitle geldi, erken evre çok önemli"
2
22 Mart 2024 Cuma- 09:52
Kalın bağırsak kanseri farkındalık ayı
3
26 Mayıs 2026 Salı- 08:45
18 yıldır nakil kalbiyle yaşıyor: Üç bypasslı hastaya riskli pil operasyonu
4
26 Mayıs 2026 Salı- 11:38
Dermatoloji Uzmanı Dr. Kurt’tan deri kanseri uyarısı
5
11 Mart 2026 Çarşamba- 11:00
"Tedavisi yok" denilen hastalıkta umut
15 Nisan 2025 Salı - 15:19
"Balık tüketmek kalp krizi riskini azaltabilir"
Harvard Tıp Fakültesi’nde Tıp Profesörü ve Harvard Halk Sağlığı Okulu’nda Kardiyovasküler Epidemiyoloji Programı Direktörü olan Eric Rimm, ’’Yıllardır yapılan araştırmalar, haftada birkaç kez balık tüketen kişilerin, hiç balık yemeyenlere kıyasla daha düşük ölümcül kalp krizi riski taşıdığı gösterdi’’ dedi.
15 Nisan 2025 Salı - 14:48
İki yılda şifa kapısı oldu: 2 milyon 530 bin muayene
Kurulduğu günden bu yana binlerce hastaya şifa olan Kocaeli Şehir Hastanesi, modern teknolojisi ve güçlü sağlık kadrosuyla iki yılda bölgenin sağlık üssü haline geldi. 2024 yılında 2 milyon 530 bin muayenenin gerçekleştiği hastanede, düzenlenen törenle yıl dönümü kutlandı. Bölgenin sağlık alanındaki en önemli yatırımlarından biri olan Kocaeli Şehir Hastanesi, açılışının ikinci yıl dönümünü düzenlenen törenle kutladı. 3 Nisan 2023’de kapılarını açan hastane, geçen iki yıl içinde hem Kocaeli’nin hem de çevre illerin sağlık yükünü büyük ölçüde üstlenerek vatandaşlara yüksek standartlarda sağlık hizmeti sundu. Programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Şehir Hastanesi Başhekimi Bahri Elmas ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. "Hastanemiz, sadece Kocaeli’nin değil, ülkemiz için de önemli bir sağlık yatırımıdır" Başhekim Bahri Elmas, hastanenin ikinci yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Sizleri şahsım ve hastanem adına saygı ve hürmetle selamlıyorum. Kocaeli Şehir Hastanesi, modern sağlık hizmetleri ile öne çıkan, hasta ve çalışan odaklı yaklaşımıyla geleceğin hastanesi vizyonunu benimseyen bir kurumdur. Hastanemiz sadece Kocaeli için değil, bölgemiz ve ülkemiz için de önemli bir sağlık yatırımıdır" dedi. "Günde yaklaşık 10 bin kişi buraya geliyor" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da yaptığı konuşmada, Şehir Hastanesi’nde verilen hizmetin büyüklüğüne değindi. Büyükakın, "Günde yaklaşık 10 bin kişi buraya geliyor. 10 bin kişi dediğiniz, Anadolu’da büyük ölçekli bir ilçe nüfusu kadar bir hareketliliğe denk geliyor. Yılların tecrübesiyle söylüyorum, buranın idaresi adeta bir endüstriyel tesisin idaresi gibi. Burada inanılmaz bir hizmet sunuluyor" diye konuştu. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, şöyle konuştu: "Bu tür tesislerin yapılması, işletilmesi ve bugünkü haline getirilmesi büyük fedakarlıklar gerektiriyor. İki yıl içinde burada tedavi gören milyonlarca vatandaşımızı düşündüğümüzde, bu yatırımın ne kadar gerekli olduğu ortaya çıkıyor. Bu hizmetlerin vatandaşlara ulaştırılması ve erişiminin kolaylaştırılması açısından bu yatırımlar çok kıymetli. Bu anlamda, başta sağlık kahramanlarımız olmak üzere başhekimimizden tüm çalışanlarımıza kadar emeği geçen herkese vatandaşlarımız adına şükranlarımı sunuyorum". Konuşmaların ardından pasta kesildi. Toplam bin 280 yatak sayısının bulunduğu Kocaeli Şehir Hastanesi’nde, 58’i akademik kadroda yer alan 722 hekim, bin 299 ebe-hemşire, 126 lisansiyer sağlık personeli, bin 71 diğer kamu çalışanı ile destek hizmetleri yürüten bin 346 firma çalışanı görev yapıyor. Hastanenin ikinci yılında, ilk yıla kıyasla sağlık hizmetlerine erişimin önemli ölçüde genişlediği, toplam muayene sayısının yüzde 30’luk bir artışla 2 milyon 530 bine yükseldiği, acil muayene sayısının yüzde 23 artışla 530 bine ulaştığı, il dışına yapılan hasta sevklerinin de yüzde 27 oranında azaldığı öğrenildi. Ayrıca, yatan hasta sayısının yüzde 22 artarak yaklaşık 67 bine çıktığı, ameliyathanelerde gerçekleştirilen operasyon sayısının yüzde 61’lik artışla 90 bine çıktığı, yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hasta sayısının da artan yatak kapasitesiyle birlikte yüzde 46’lık bir artışla 14 bin 700’e yükseldiği bildirildi.
15 Nisan 2025 Salı - 14:46
İki yılda şifa kapısı oldu: 2 milyon 530 bin muayene
Kurulduğu günden bu yana binlerce hastaya şifa olan Kocaeli Şehir Hastanesi, modern teknolojisi ve güçlü sağlık kadrosuyla iki yılda bölgenin sağlık üssü haline geldi. 2024 yılında 2 milyon 530 bin muayenenin gerçekleştiği hastanede, düzenlenen törenle yıl dönümü kutlandı. Bölgenin sağlık alanındaki en önemli yatırımlarından biri olan Kocaeli Şehir Hastanesi, açılışının ikinci yıl dönümünü düzenlenen törenle kutladı. 3 Nisan 2023’de kapılarını açan hastane, geçen iki yıl içinde hem Kocaeli’nin hem de çevre illerin sağlık yükünü büyük ölçüde üstlenerek vatandaşlara yüksek standartlarda sağlık hizmeti sundu. Programa, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli Şehir Hastanesi Başhekimi Bahri Elmas ve çok sayıda sağlık çalışanı katıldı. "Hastanemiz, sadece Kocaeli’nin değil, ülkemiz için de önemli bir sağlık yatırımıdır" Başhekim Bahri Elmas, hastanenin ikinci yılını kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, "Sizleri şahsım ve hastanem adına saygı ve hürmetle selamlıyorum. Kocaeli Şehir Hastanesi, modern sağlık hizmetleri ile öne çıkan, hasta ve çalışan odaklı yaklaşımıyla geleceğin hastanesi vizyonunu benimseyen bir kurumdur. Hastanemiz sadece Kocaeli için değil, bölgemiz ve ülkemiz için de önemli bir sağlık yatırımıdır" dedi. "Günde yaklaşık 10 bin kişi buraya geliyor" Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın da yaptığı konuşmada, Şehir Hastanesi’nde verilen hizmetin büyüklüğüne değindi. Büyükakın, "Günde yaklaşık 10 bin kişi buraya geliyor. 10 bin kişi dediğiniz, Anadolu’da büyük ölçekli bir ilçe nüfusu kadar bir hareketliliğe denk geliyor. Yılların tecrübesiyle söylüyorum, buranın idaresi adeta bir endüstriyel tesisin idaresi gibi. Burada inanılmaz bir hizmet sunuluyor" diye konuştu. Kocaeli Valisi İlhami Aktaş ise tüm sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, şöyle konuştu: "Bu tür tesislerin yapılması, işletilmesi ve bugünkü haline getirilmesi büyük fedakarlıklar gerektiriyor. İki yıl içinde burada tedavi gören milyonlarca vatandaşımızı düşündüğümüzde, bu yatırımın ne kadar gerekli olduğu ortaya çıkıyor. Bu hizmetlerin vatandaşlara ulaştırılması ve erişiminin kolaylaştırılması açısından bu yatırımlar çok kıymetli. Bu anlamda, başta sağlık kahramanlarımız olmak üzere başhekimimizden tüm çalışanlarımıza kadar emeği geçen herkese vatandaşlarımız adına şükranlarımı sunuyorum" Konuşmaların ardından pasta kesildi. Toplam bin 280 yatak sayısının bulunduğu Kocaeli Şehir Hastanesi’nde, 58’i akademik kadroda yer alan 722 hekim, bin 299 ebe-hemşire, 126 lisansiyer sağlık personeli, bin 71 diğer kamu çalışanı ile destek hizmetleri yürüten bin 346 firma çalışanı görev yapıyor. Hastanenin ikinci yılında, ilk yıla kıyasla sağlık hizmetlerine erişimin önemli ölçüde genişlediği, toplam muayene sayısının yüzde 30’luk bir artışla 2 milyon 530 bine yükseldiği, acil muayene sayısının yüzde 23 artışla 530 bine ulaştığı, il dışına yapılan hasta sevklerinin de yüzde 27 oranında azaldığı öğrenildi. Ayrıca, yatan hasta sayısının yüzde 22 artarak yaklaşık 67 bine çıktığı, ameliyathanelerde gerçekleştirilen operasyon sayısının yüzde 61’lik artışla 90 bine çıktığı, yoğun bakım ünitesinde tedavi gören hasta sayısının da artan yatak kapasitesiyle birlikte yüzde 46’lık bir artışla 14 bin 700’e yükseldiği bildirildi.
15 Nisan 2025 Salı - 14:25
Medipol Uyku Polikliniği ile uyku sağlığında yeni adım
Medipol Sağlık Grubu, uyku sağlığına özel olarak tasarlanan ve multidispliner bir yaklaşım sunan Medipol Mega Üniversite Hastanesi Uyku Polikliniği’nin açılışını gerçekleştirdi.
15 Nisan 2025 Salı - 14:23
Uzmanı, iskelet sistemini ayakta tutan kaslar için spor yapılmasını önerdi
Dicle Üniversitesi (DÜ) Sağlık Bilimleri Enstitüsü Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğretim Üyesi Muhsin Duran, spor yapmanın faydalarını sıralayarak, "Sporun, egzersizin sağlık üzerine etkileri, kardiyovasküler üzerine etkileri, dolaşım üzerine etkileri, kemik mineral üzerine etkileri var. Bununla ilgili kendi çalışmam da var. Sporsuz bir hayat düşünülemez, iskelet sistemimizi ayakta tutan kaslarımızdır. Kasların güçlenmesi için ne yapılmalıdır? Spor yapılmalıdır" dedi. Dr. Öğretim Üyesi Muhsin Duran, sporla ilgili yüzlerce araştırması olduğunu belirterek, sporun, egzersizin sağlık üzerine etkileri, kardiyovasküler üzerine etkileri, dolaşım üzerine etkileri, kemik mineral üzerine etkileri olduğunu söyledi. Bununla ilgili kendi çalışması da olduğunu aktaran Duran, sporsuz bir hayatın düşünülemeyeceğini vurgulayarak, "İskelet sistemimizi ayakta tutan kaslarımızdır. Kasların güçlenmesi için ne yapılmalıdır? Spor yapılmalıdır. Günümüzde kesinlikle spor yapılmalıdır. Mehmet Öz, dünyaca ünlü kalp doktoru. Egzersizi önermektedir. Biz de egzersizi öneriyoruz. Çok ağır sporları önermiyoruz. Onlar zaten sporu meslek haline getiren kişilerdir" dedi. Duran, Avrupa’da insanların 89-90 yaşlarında bisiklete bindilerini, koştuklarını kaydederek, "Egzersizin zararı olsaydı çoktan ölmüş olurlardı. Spor, kesinlikle faydalıdır. İnsanlarımızı spora yönlendirmemiz lazım. Diyabet hastasıysa yürüyüşe teşvik edilir, bel, boyun fıtığı varsa yüzme önerilir. Kaslar güçlü olduğu zaman eklemlere destek olur" diye konuştu. Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği birinci sınıf öğrencisi Muhammed Ali Arslanhan ise, "Spor yaptığım gün, kendimi daha pozitif hissediyorum. Spor yapmayı herkese öneriyorum. Her gün yaptığım zaman kendimi daha sağlıklı hissediyorum" şeklinde konuştu. Beden Eğitimi ve Spor Öğretmenliği birinci sınıf öğrencisi Berfin Savuk da, yaklaşık 10 yıldır voleybolla uğraştığını söyleyerek, "Hem sağlık açısından hem oksijen açısından nefes alışverişini gerçekten etkiliyor. İnsan yaptıkça bu değişimi fark edebiliyor. Spor sadece fiziksel açıdan insana katkı sağlamıyor. Zihinsel açıdan da çok fazla yararı var" dedi.
15 Nisan 2025 Salı - 14:02
Sağlık bilimleri öğrencilerine iş sağlığı eğitimi
SUBÜ İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörlüğü, 16 saatlik yoğunlaştırılmış programla Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerine yönelik ‘Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi’ verdi. Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörlüğü tarafından Sağlık Bilimleri Fakültesi öğrencilerine yönelik ‘Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi’ verildi. İş Sağlığı ve Güvenliği Koordinatörü Serap Karakoç’un 16 saatlik yoğunlaştırılmış programı ile verilen eğitimle, geleceğin sağlık profesyonellerinin meslek hayatlarına bilinçli başlamaları amaçlandı. Öğrenciler eğitimle alandaki temel prensipleri öğrenme fırsatı buldu. Eğitim boyunca iş kazalarının nedenleri ve önlenmesi, risk yönetimi, acil durum müdahale yöntemleri, ilgili yasal mevzuat ve sağlıklı çalışma ortamlarının oluşturulmasının önemi gibi konular ele alındı. Teorik bilgilerin yanı sıra örnek olaylar ve uygulamalarla desteklenen eğitim ile öğrencilerin mezun olduklarında karşılaşabilecekleri potansiyel iş sağlığı ve güvenliği risklerine karşı daha donanımlı hale gelmesi bekleniyor. Öğrencilerin bu alandaki farkındalıklarının arttırılması ile gelecekte hem kendi sağlıklarını korumalarına hem de çalışma ortamlarında güvenli bir kültürün oluşmasına katkı sağlayacakları değerlendiriliyor. SUBÜ, pratik ve mesleki gelişim odaklı eğitimleri, nitelikli sağlık profesyonelleri yetiştirme misyonunun önemli bir parçası olarak görüyor.
15 Nisan 2025 Salı - 12:55
Elazığ’da erişkin ileri yaşam desteği eğitimi
Elazığ İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Acil Sağlık Hizmetleri çalışanlarının bilgi ve becerilerini artırmaya yönelik Erişkin İleri Yaşam Desteği (İLYAD) eğitimi düzenlendi. İl Ambulans Servisi Başhekimliği tarafından düzenlenen eğitimde, erişkin hastalarda acil olgu yönetimi, EKG, ritim bozukluklarına yaklaşım, akut koroner sendromlar, erişkin hastalarda görülen özel durumların tedavisi ve arrest yönetimi konularında güncel yaklaşımlar hakkında teorik ve uygulamalı simülasyon eğitimleri gerçekleştirildi. Eğitimlerin belirli aralıklarla devam edeceği kaydedildi.
15 Nisan 2025 Salı - 12:52
Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Çözüm: "Normal doğum fizyolojik bir süreçtir"
Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Çözüm, "Normal doğum fizyolojik bir süreçtir. Sezaryen doğum ise ancak tıbbi bir gereklilik durumunda başvurulan cerrahi bir yöntemdir" ifadelerini kullandı. Sağlık Bakanlığı Sağlıklı Çözüm, sosyal medya hesabından "Doğal Olan Normal Doğum’ farkındalık kampanyasına dair çeşitli basın yayın organlarında yapılan yorum ve değerlendirmelere ilişkin açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, "Normal doğum fizyolojik bir süreçtir. Sezaryen doğum ise ancak tıbbi bir gereklilik durumunda başvurulan cerrahi bir yöntemdir. Türkiye’de her 100 doğumun 61’i sezaryen ile olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise bu oranın %10-15 aralığında kalmasının hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha uygun olduğunu belirtmektedir. Bilimsel araştırmalar, normal doğumun anneler açısından daha hızlı iyileşme süreci, daha düşük enfeksiyon riski ve daha az doğum sonrası komplikasyon ile ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bebek açısından normal doğum; anneyle erken ve güvenli temas, bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve solunum problemlerinin daha az görülmesi gibi önemli avantajlar sağlamaktadır. Gereksiz sezaryen müdahaleleri, kadınların doğurganlık kapasitesini olumsuz yönde etkileyebilmekte ve sonraki gebeliklerde çeşitli risklerin artmasına neden olabilmektedir. Sağlık Bakanlığı, kadınların doğum şekline yönelik bir yönlendirme ya da dayatma yapmamakta; bilimsel veriler ışığında, normal doğumun faydalarına yönelik toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan çalışmalar yürütmektedir" ifadelerine yer verildi.
15 Nisan 2025 Salı - 12:45
Kalp sağlığınız için risk faktörlerini kontrol altına alın
Türkiye’de her yıl yaklaşık 125 bin kişinin kalp krizi sebebiyle hayatını kaybettiğini vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, kalp damar hastalıklarına neden olan risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla ölümlerin yüzde 70’inin ortadan kaldırılacağına dikkat çekti. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Kalp damar hastalıklarının Türkiye’de birinci sıra ölüm nedeni olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ağca, "TÜİK verilerine göre Türkiye’deki tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 35 ile 40’ı kalp damar hastalıkları nedeniyle meydana gelmektedir. Ülkemizde her yıl 125 bin kişi kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmektedir" şeklinde konuştu. Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde kalp damar sağlığını etkileyen risk faktörlerini bilmenin ve buna yönelik tedbir almanın hayati önem arz ettiğini belirten Prof. Dr. Ağca, "Tansiyonunuzu, kan şekerinizi ve kolesterol seviyelerinizi düzenli olarak ölçtürmeniz; varsa hipertansiyon, diyabet ve kolesterol hastalıklarınızın tedavisini doktorunuzun önerileri doğrultusunda yapmanız önemlidir" ifadelerini kullandı. Sigarayı bırakın Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı, kalp damar sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ettiğinin altını çizen Ağca, "Hiç sigara içmemek kalp sağlığı açısından çok önemli. Eğer sigara içiyorsanız mutlaka sigarayı bırakmanız gerekmektedir. Psikososyal stres, hareketsiz yaşam ve aşırı kilolu olma yani obezite kalp sağlığını tehdit eden diğer risk faktörleridir. Bunlarla mücadele kalp damar sağlığınızı iyileştirecektir" dedi. Prof. Dr. Ağca son olarak tüm bu risk faktörlerinin kontrol edilmesi sonucu kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ortaya çıkan ölümlerin yüzde 70’inin ortadan kaldırılacağını ifade etti.
15 Nisan 2025 Salı - 12:44
Yaz tatilinizi ’göz’den kaçırmayın
Yazları özellikle tatilde yüzerken, güneş gözlüğü kullanırken ve dalış gibi etkinliklerde sorun oluşturabilen miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi görme kusurları, gündelik yaşamı olumsuz etkileyebiliyor. Yaz mevsiminin habercisi ilkbahar, bu gibi görme bozukluklarını gidermek için uygun bir dönem olarak görülüyor. Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinan Bilgin, görme bozukluklarına karşı uygulanan lazerle tedaviler hakkında bilgi verdi. Görme bozukluklarının tedavisinde kullanılan lazer cerrahisi, son yıllarda görme kusurlarında kullanılıyor. No Touch (T-PRK), LASIK ve SMILE gibi lazer refraktif cerrahi yöntemleri; miyopi, hipermetropi ve astigmatizma gibi kırma kusurlarını düzeltmek amacıyla kornea dokusunu yeniden şekillendiren excimer lazer teknolojisi ile uygulanıyor. Medicana International İzmir Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Doç. Dr. Sinan Bilgin, bahar aylarının göz hastalıklarının tedavisi için uygun bir zaman dilimi olduğunu söyleyerek, "Excimer lazerler, lazer göz cerrahisi alanında önemli bir teknolojidir. Bu lazerler, korneadan mikroskobik miktarda dokuyu, sağlıklı kornea dokusuna zarar vermeden yok etme kapasitesine sahiptir. Böylece gözlük kullanımı gerektiren görme bozuklukları kolayca tedavi edilerek yazın yüzerken ya da dalış, sörf gibi aktiviteler yapılırken kişinin görme sorunu yaşamaması sağlanabilir" dedi. Yöntem hastanın ihtiyacına göre değişiyor Excimer lazerin nasıl çalıştığını anlatan Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Excimer lazer, kornea dokusunu hassas bir şekilde çıkarmak için belirli bir dalga boyunda ultraviyole ışık yayar. Bu yüksek enerjili ışık darbeleri, korneanın yalnızca küçük bir miktarına nüfuz eder ve bir seferde 0,25 mikron kadar az dokuyu yok edebilir. Lazer sistemi, hastanın kırma kusurunu düzeltmek üzere bilgisayar tarafından programlanır. Cerrah olarak biz, hastanın ihtiyaçlarına göre yöntem değişiyor" diye konuştu. Göz izleme sistemlerinin tedavi sürecini desteklediğini vurgulayan Doç. Dr. Sinan Bilgin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yeni nesil excimer lazerlerin büyük çoğu, göz hareketlerini izleyen ve lazer ışınını sürekli olarak hedefte tutan otomatik göz takip sistemlerine sahiptir. Bu sayede lazer işlemi sırasında hastanın gözü istemsiz olarak hareket etse bile cihaz, lazeri doğru noktaya yönlendirmeye devam edebilir. Gerekirse işlemi kısa süreliğine durdurur ve göze yeniden pozisyon verilmesini sağlar." Göz bebeği boyutu önem taşıyor Son yıllarda yapılan bilimsel araştırmaların, göz bebeği boyutunun lazer görme düzeltme sonuçlarını etkileyebileceğini gösterdiğini kaydeden Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Karanlıkta göz bebeğinizin büyüklüğü, lazer tedavi bölgesinden büyük olursa, işlem sonrasında geceleri parlama ve ışık etrafında hale görme gibi görsel rahatsızlıklar yaşanabilir. Bu nedenle lazer tedavisinin planlanmasında göz bebeği boyutu mutlaka dikkate alınmalıdır" dedi. Lazer işleminin süresiyle ilgili de bilgi veren Doç. Dr. Sinan Bilgin, "Tedavi süresi, hastanın kırma kusurunun derecesine bağlı olarak yaklaşık 20 ila 60 saniye arasında değişmektedir" ifadelerini kullandı. No Touch yöntemi cerrahi temas gerektirmiyor Doç. Dr. Sinan Bilgin, ‘No Touch’ yöntemiyle ilgili de şu bilgileri verdi: "Halk arasında ‘No Touch’ olarak bilinen T-PRK yöntemi yaygın olarak uygulanmaktadır. Bu yöntemin en önemli özelliği, cerrahi bir aletle göz yüzeyine fiziksel temas gerektirmemesidir. Lazer işlemi öncesinde hastanın en iyi gördüğü numaralar tespit edilir. Bununla birlikte kornea kalınlığı, keratokonus hastalığı varlığı, gözyaşı miktarı, lazer uygulanacak kornea bölgesinin topografik analizi, göz bebeğinin ışıklı ve karanlık ortamlarda ne kadar büyüdüğü, epitel kalınlığı ve göz bebeklerini genişleterek numara değişiminin belirlenmesi gibi birçok kriter titizlikle incelenir. Bu değerlendirmeler sonucunda tüm ölçümler uygunsa tedavi süreci ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgilendirme yapılır."
15 Nisan 2025 Salı - 12:42
"Kalp sağlığınız için risk faktörlerini kontrol altına alın"
Türkiye’de her yıl yaklaşık 125 bin kişinin kalp krizi sebebiyle hayatını kaybettiğini vurgulayan Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, kalp damar hastalıklarına neden olan risk faktörlerinin kontrol altına alınmasıyla ölümlerin yüzde 70’inin ortadan kaldırılacağına dikkat çekti. Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görevli Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Fahriye Vatansever Ağca, Kalp Sağlığı Haftası kapsamında açıklamalarda bulundu. Kalp damar hastalıklarının Türkiye’de birinci sıra ölüm nedeni olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ağca, "TÜİK verilerine göre Türkiye’deki tüm ölümlerin yaklaşık yüzde 35 ile 40’ı kalp damar hastalıkları nedeniyle meydana gelmektedir. Ülkemizde her yıl 125 bin kişi kalp krizi nedeniyle hayatını kaybetmektedir" şeklinde konuştu. Kalp damar hastalıklarının önlenmesinde kalp damar sağlığını etkileyen risk faktörlerini bilmenin ve buna yönelik tedbir almanın hayati önem arz ettiğini belirten Prof. Dr. Ağca, "Tansiyonunuzu, kan şekerinizi ve kolesterol seviyelerinizi düzenli olarak ölçtürmeniz; varsa hipertansiyon, diyabet ve kolesterol hastalıklarınızın tedavisini doktorunuzun önerileri doğrultusunda yapmanız önemlidir" ifadelerini kullandı. Sigarayı bırakın Sigara ve tütün ürünlerinin kullanımı, kalp damar sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ettiğinin altını çizen Ağca, "Hiç sigara içmemek kalp sağlığı açısından çok önemli. Eğer sigara içiyorsanız mutlaka sigarayı bırakmanız gerekmektedir. Psikososyal stres, hareketsiz yaşam ve aşırı kilolu olma yani obezite kalp sağlığını tehdit eden diğer risk faktörleridir. Bunlarla mücadele kalp damar sağlığınızı iyileştirecektir" dedi. Prof. Dr. Ağca son olarak tüm bu risk faktörlerinin kontrol edilmesi sonucu kalp ve damar hastalıkları nedeniyle ortaya çıkan ölümlerin yüzde 70’inin ortadan kaldırılacağını ifade etti.
15 Nisan 2025 Salı - 12:24
"Erken Teşhis Hayat Kurtarır"
Gölcük Belediyesi tarafından düzenlenen "Erken Teşhis Hayat Kurtarır" adlı panelde vatandaşlar, kanser eğitimi ve sağlık okuryazarlığı konularında bilgilendirildi. Gölcük Belediyesi, halk sağlığını desteklemek amacıyla Erken Teşhis Hayat Kurtarır paneli düzenledi. Kanser eğitimi ve sağlık okuryazarlığı paneline, kadınlar ve vatandaşlar ilgi gösterdi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde Dr. Ezgi Erdem, kanser konusunda erken teşhisin önemine dikkat çekti. Sağlık okuryazarlığı konularında da bilgiler verilen eğitimde katılımcıların soruları da cevaplandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder