SPOR - 29 Ocak 2026 Perşembe 11:35

5 yaşındaki Ertuğrul’un motosiklet hikayesi Kur’an-ı Kerim ile başladı

A
A
A
5 yaşındaki Ertuğrul’un motosiklet hikayesi Kur’an-ı Kerim ile başladı

Sakarya’da yaşayan 5 yaşındaki Ertuğrul İdacı, babasının "Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenirsen istediğini alacağım" vaadiyle başladığı motosiklet tutkusunda, Dünya Superbike Şampiyonu Toprak Razgatlıoğlu’nun izinden gitmek istiyor.


Babasının teşvikiyle 4 yaşındayken Kur’an kursuna giden Ertuğrul İdacı, kısa sürede Kur’an-ı Kerim okumayı öğrenerek babasının vadettiği ödülü kazandı. Yeteneğiyle ailesini şaşırtan minik sporcu, şimdilerde hafta sonları babasıyla birlikte bulduğu boş arazilerde ve pistlerde motosiklet kullanarak antrenman yapıyor. Denge kontrolü ve hakimiyetiyle dikkati çeken minik Ertuğrul, kısıtlı imkanlara rağmen çalışmalarını sürdürüyor. Kaskını takıp motosikletinin başına geçen Ertuğrul’un en büyük hayali ise gelecekte ay-yıldızlı bayrağı pistlerde dalgalandırmak.



Ertuğrul İdacı: "Toprak Razgatlıoğlu gibi olmak istiyorum"


Motosiklet üzerindeki hakimiyetiyle görenlerin ilgisini çeken 5 yaşındaki Ertuğrul İdacı, "Motosikletten önce babama elektrikli bisiklet videoları gösteriyordum. Babam, ’Kur’an okumayı öğrenirsen ne istersen alacağım’ dedi. Bende Kur’an kursuna gittim ve öğrendim. Babam bir arkadaşından motosiklet aldı, bende heves edip sürdüm. Sonrasında kendi kendime alıştım. Kenan ağabey (Sofuoğlu) ve Toprak ağabeyi (Razgatlıoğlu) örnek alıyorum. Büyüyünce Toprak ağabeyim gibi olmak istiyorum" dedi.



Kur’an geçti, motosikleti kaptı


Baba Ahmet İdacı ise oğlunun motosiklet merakının ve yeteneğinin kendilerini de şaşırttığını belirtti. Oğlunu motive etmek için ödül koyduğunu anlatan İdacı, "Ertuğrul’un öncesinde motosiklet merakı yoktu. Ertuğrul’u 4 yaşında Kur’an kursuna yazdırdık. Ben de bir ödül belirledim. ’Bu kursu bir an önce bitirip Kur’an okumaya geçersen sana ne istiyorsan alacağım’ dedim ama Ertuğrul’un böyle bir şeyi isteyeceğini tahmin edemedim. Aradan 3 ay geçmeden bana fotoğraflar atmaya başladı annesinin telefonundan. Elektrikli bisiklet istediğini söyledi. Benim de böyle bir şeyi aldıktan sonra süremezse diye bir korkum vardı. Bir arkadaşımda motosiklet vardı. Kendisinden bunu aldıktan sonra Ertuğrul’a sürdürdüm. Başarısını görünce de elektrikli bisikletle değil, motosikletle devam etme kararı aldık" diye konuştu.



Ahmet İdacı: "Ertuğrul için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz"


Kendi imkanlarıyla oğluna destek olmaya çalıştığını vurgulayan İdacı, şunları kaydetti:


"Ertuğrul’un bir hevesle, hayalle girdiği bu yolda elimden geldiği kadar ona destek olmaya çalışıyorum. Motosikleti çok sevdi. Denge kontrolü çok güzel olduğu için çok çabuk uyum sağladı. Abisinin bisikletini de sürüyordu. 125’lik motosikleti de sürdü. Hala daha hevesi bitmedi. Biz de artık bu yolda onun için neler yapabiliriz diye düşünüyoruz. Ertuğrul’u geliştirebilecek, ona bir şeyler katabilecek veya kendini ispatlayabilecek neler yapabiliriz diye düşünüyoruz. Ertuğrul’a verebileceklerimiz belli ama yine de Ertuğrul için bir şeyler yapmaya çalışıyoruz."



"Profesyonel destek almadan bu yolda yürümek biraz zor"


Ahmet İdacı, profesyonel bir göze ihtiyaç duyduklarına dikkat çekerek, "Açıkçası biz günlük antrenman yapamıyoruz. Ben pazar gününü bir tek Ertuğrul’a ayırıyorum çünkü ben de çalışıyorum, bir tek o gün ona müsait olabiliyorum. Her pazar günü buraya geliyoruz. Biraz daha beton ve asfalt zeminde motosiklet kullanmasını istediğim için trafiğe kapalı yerler bulmaya çalışıyorum. Açıkçası biraz zorlanıyoruz. Genelde zamanımız burada geçiyor, arada da Karaman yolunda bulunan küçük piste gidiyoruz. Tabii ki biz destekliyoruz, uğraşıyoruz, kendi gücümüzle emek sarf ediyoruz. Ertuğrul 1 senedir motosiklet sürüyor. Profesyonel destek alması gerekiyor çünkü amatörce yapılacak bir şey değil. Profesyonel destek almadan bu yolda yürümek biraz zor. Oğlumun kapasitesinin uzmanlarca analiz edilmesini ve doğru yönlendirilmesini istiyoruz" ifadelerini kullandı.



5 yaşındaki Ertuğrul’un motosiklet hikayesi Kur’an-ı Kerim ile başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya 11 yıl atıl kalan MYO binası için SUBÜ düğmeye bastı Sakarya’nın Karasu ilçesinde 2014 yılında temeli atılan ve kaba inşaat aşamasında durdurularak uzun yıllar atıl vaziyette kalan Meslek Yüksekokulu ek binasında, 11 yıl aradan sonra yeniden çalışma başlatıldı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılan bina, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) tarafından başlatılan süreçle yeniden inşa ediliyor. Karasulu iş insanlarının katkılarıyla 30 Nisan 2014 tarihinde temeli atılan bina, 2025 yılı Aralık ayında yeniden tamamlanmak üzere ihale sürecine alındı ve yapımına başlandı. Yaklaşık 100 milyon lira ödenek ayrılarak devam eden inşaatın tamamlanmasının ardından yeni yerleşkenin 2026-2027 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi planlanıyor. Toplam 3 bin 500 metrekare inşaat alanına sahip olacak Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu ek binasında 6 sınıf, 3 bilgisayar laboratuvarı, 1 konferans salonu ve öğrenci çalışma alanları yer alacak. Mevcut binaya ek olarak inşa edilen yeni bina ile birlikte, akademik donatılar ve geniş yeşil alanlarıyla öğrencilerin kampüs yaşamını destekleyecek modern bir eğitim ortamı oluşturulması hedefleniyor. Yeni kampüs alanında; Arka-Yüz Yazılım Geliştirme, Ön-Yüz Yazılım Geliştirme, Bilgisayar Programcılığı, Bilişim Güvenliği Teknolojisi, Bulut Bilişim Operatörlüğü, Büyük Veri Analistliği, Çok Boyutlu Modelleme ve Animasyon, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Yapay Zeka Operatörlüğü programlarında eğitim verilmesi planlanıyor. Mevcut bina ile birlikte değerlendirildiğinde, Bilişim Teknolojileri MYO’nun geniş bir kampüs alanına kavuşması ve öğrenci sayısının artması bekleniyor. "Milli teknoloji hamlesi doğrultusunda nitelikli insan yetiştirmeye devam edeceğiz" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Bilişim Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Gökhan Atalı, yeni kampüsün üniversite ve ülke açısından önemli bir kazanım olacağını belirterek, "Bu yeni yerleşke ile birlikte, milli teknoloji hamlesi doğrultusunda bilişim alanında nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye daha güçlü bir altyapıyla devam edeceğiz. Öğrencilerimizin çağın gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılması, mezuniyet sonrası istihdam ihtimallerinin artması ve ülkemizin dijital dönüşüm sürecine katkı sunacak bireyler yetişmesi en temel hedefimizdir. Yeni kampüsümüzün, hem öğrencilerimize hem de bölgemize önemli faydalar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.
İzmir AK Parti İzmir’den 2025 yılı değerlendirmesi AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda, 2025 yılına ilişkin hedefler ve kentin sorunlarının ele alındığı kapsamlı bir değerlendirme toplantısı düzenlendi. Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimleri eleştiren Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu, "Görüyoruz ki karşımızda bahane üreten bir belediyecilik anlayışı mevcuttur; mazeretlerle vatandaşın karşısına çıkmaktan hicap duymayan bir zihniyetle karşı karşıyayız" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıda, 2025 yılına ilişkin hedefler, merkezi hükümet yatırımları ve kentin sorunları ele alındı. Eski Gençlik ve Spor Bakanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Muharrem Kasapoğlu ile AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı’nın açıklamalarda bulunduğu toplantıda, deprem konutlarından Basmane Çukuru’na, ulaşım projelerinden İzmir Körfezi’ne kadar geniş bir yelpazede değerlendirmeler yapıldı. Kasapoğlu: "İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyacı var" Toplantıda konuşan Muharrem Kasapoğlu, İzmir’in Türkiye için sembolik bir öneme sahip olduğunu belirterek, şehrin pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kasapoğlu, "İzmir bir dünya şehridir. Coğrafi konumu, kapsayıcı yapısı ve demografik özellikleri itibarıyla son derece özel bir şehirdir. İzmir’in pozitif bir gündeme ihtiyaç duyduğunu açıkça görmekteyiz" dedi. Gençlik ve spor yatırımları konusunda yerel yönetimlere iş birliği çağrısında bulunan Kasapoğlu, "Yerel yönetimlerden, proje üretimi için tarafımıza yer gösterilmesi hususunda destek talep ettik. Bazıları bu talebimize yapıcı yaklaştı, diğerlerinden de benzer adımlar bekliyoruz. Yeter ki yer göstersinler; böylece bu süreçteki çabamızı ve ortaya koyduğumuz somut hizmetleri birlikte büyütebilelim" ifadelerini kullandı. "Mazeret üreten bir belediyecilik anlayışı mevcut" Mevcut belediyecilik anlayışını eleştiren Kasapoğlu, karşılarında mazeret üreten bir yönetim olduğunu savundu. Kasapoğlu, deprem riski ve yapı stokuna ilişkin ise şunları kaydetti: "Bu şehrin bir diğer önemli gündem maddesi deprem riskidir. Merkezi hükümet olarak çok önemli adımlar attık. 30 binden fazla konutu tamamlayarak İzmirli vatandaşlarımıza teslim ettik. Şu anda 20 bin konutluk yeni bir planlamamız daha mevcuttur ve süreç hızlı bir şekilde ilerlemektedir." İzmir Körfezi’ndeki kirlilik ve kooperatif süreçlerine de değinen Kasapoğlu, "Vatandaşın verdiği sorumluluğu yerine getiremeyen bir zihniyet söz konusudur. İzmir Körfezi ayrı bir sorundur. Yıllardır mazeret belediyeciliği çerçevesinde, sürekli başkalarını suçlayarak vatandaşı kokuya ve kirliliğe mahkum eden bir yönetim anlayışı hakimdir" diye konuştu. Saygılı: "İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı ise konuşmasında Basmane Çukuru, Yüksek Hızlı Tren projesi ve yerel siyasetteki tartışmalara yer verdi. Basmane Çukuru projesine ilişkin TMSF ile yapılan anlaşmayı değerlendiren Saygılı, süreçte çözüm için gayret gösteren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a kendi partilileri tarafından yöneltilen eleştirileri doğru bulmadığını belirtti. Saygılı, "Cemil Tugay’a yönelik ifadeler kullanmak siyasi nezakete uygun değildir. Biz AK Parti olarak bu tarz yaklaşımlara alışık değiliz. İzmir’e bakış açımız kimsenin zararına değil, şehrin faydasına olacak şekildedir" dedi. Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının tamamlanmasıyla seyahat süresinin 3,5 saate düşeceğini vurgulayan Saygılı, "Vizyonumuz; İzmir’i ulusal ve uluslararası turizm, sanayi ve ticaret ekosistemlerine Yüksek Hızlı Tren ağları ile entegre etmektir" diye konuştu. "Projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız" CHP’li yerel yönetimin "engelleniyoruz" söylemini eleştiren Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin projeleri hayata geçiremediğini savundu. Saygılı, "Söz verilen battı-çıktılar nerede? Metrobüs projesinden bahsediliyor ancak otobüslerin gideceği yol dahi yok. Yaklaşık iki yıldır deniz taksi konusu gündemde tutuluyor; fakat ortada ne tekne var ne de hizmet" şeklinde konuştu. Saygılı, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Biz, projeleri hayata geçiremeyen bir belediye ile muhatabız; ancak bunu bir kavga sebebi haline getirmek istemiyoruz. Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın bu konudaki hakkını teslim etmeliyim; kendisi arar, durumu izah eder ve yardımcı olmamızı ister. Sayın Bakanımız da bizzat yardımcı olunması gerektiğini kendisine nezaketle ifade etmiştir. İzmir kavgayla değil, uzlaşıyla yürür." Toplantıya Kasapoğlu ve Saygılı’nın yanı sıra AK Parti Konak İlçe Başkanı Sait Başdaş, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi AK Parti Grup Sözcüsü Uğur İnan Atmaca, Tanıtım Medya Başkanı Safa Narlı ve İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nail Kocabaş katıldı.