KÜLTÜR SANAT - 17 Mayıs 2022 Salı 18:43

Tiyatro ile uyuşturucu bağımlılığına dikkat çekildi

A
A
A
Tiyatro ile uyuşturucu bağımlılığına dikkat çekildi

Samsun’da, uyuşturucu bağımlılığının zararlarına dikkat çekmek üzere hazırlanan “Pembe Aslında Siyahtır” tiyatro oyunu okullarda sahnelenmeye başlandı.

Samsun’da, uyuşturucu bağımlılığının zararlarına dikkat çekmek üzere hazırlanan “Pembe Aslında Siyahtır” tiyatro oyunu okullarda sahnelenmeye başlandı.


İlkadım Belediyesi tarafından 16-18 Mayıs tarihleri arasında ilçedeki eğitim yuvalarında uyuşturucuyla mücadeleyi konu alan “Pembe Aslında Siyahtır” adlı tiyatro oyunu gösterilecek. İlkadım Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü desteği ile Tiyatro Balans tarafından “Pembe Aslında Siyahtır” adlı tiyatro ilk olarak Köksal Ersayın Anadolu Lisesi öğrencilerine sergilendi. Sahnelenen tiyatro oyunu öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi.


Oyunun, barkovizyon görüntüleri ile başladığı gösteride, gençlere rol model olabilecek ünlülerden mesajlar izletildi. Fakir bir ailenin oğlu ve zengin bir ailenin kızının bulaştığı zehrin hayatlarındaki olumsuzlukları ve ruhsal çöküşün konu edildiği oyunda gençlere; “Bu illetin zengini, fakiri, kızı, erkeği yok. Bu illete bulaşma, bulaşırsan ölürsün, bulaşırsan öldürürsün” mesajları verildi. Final sahnesinde ise bir maddenin adını kullanmadan, göstermeden yerde sürünme anı gözler önüne sergilendi.



“Biz hayata ayna tutuyoruz”


Gerçekleşen tiyatro oyununda öğrencilerin hem eğlendiklerini hem de uyuşturucuyla mücadele konularında bilgilenmiş olduklarını belirten yönetmen Metin Karaman, “Biz hayata bir ayna tutuyoruz. Seyirci de bu sayede bir empati kurabiliyor ve empati kurduğunda, ‘evet bu benim de başıma gelmişti, demek ki böyle de davranılabiliyormuş ya da burada dikkat etmem gerekiyormuş’ gibi çıkarımlarda bulunabiliyor. Dolayısıyla biz de bu hedefe ulaşmak adına tiyatronun gücünü bildiğimiz için bu sosyal projeyi tiyatro sahnesinde sergiliyoruz. Hedef kitle karşısına çıktığımızda daha bilinçli, daha doğru, hatasız bir oyunla çıkabilmek için elimizden gelen tüm çabayı sarf ediyoruz” dedi.



“Bu hayati konuyu gençlerimize aktarmak istedik”


Gençliği aydınlatmak adına önemli bir proje olduğunu söyleyen İlkadım Belediyesi Basın ve Halka İlişkiler Müdürü Hüseyin Özköse, “Uyuşturucu ve tüm bağımlılıklarla mücadele çok önemli bir konu. Bu hayati konunun tiyatro ile gençlerimize, çocuklarımıza, ailelere aktarılmasını istedik. Oyun açıkça her şeyi anlatıyor. Oyundaki hazin sonu hep birlikte izledik. Bu şekilde hazin sonların yaşanmaması için yapmamız gereken şey; bütün bağımlılık çeşitlerine karşı savaş açmak, bunlardan uzak durmak olmalıdır. Bizi tüm anlamıyla uyuşturan, sonu hazin olan, uyuşturucu, sigara, alkol, internet bağımlığı ve benzeri kötü alışkanlıkların tümünden uzak duralım” diye konuştu.


Bol alkış ve beğeni ile izlenen tiyatro gösterisinin sonunda oyunculara İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş adına Müdür Hüseyin Özköse çiçek takdim etti.


Tiyatro oyunu 19 Mayıs ve Gazi Anadolu Lisesi ile son bulacak.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa ’Tarım kenti’ Şanlıurfa yağışa doydu Şanlıurfa’da 2026 yılında etkili olan yağışlar bereket getirdi. Geçtiğimiz yıl kuraklıkla mücadele eden kentte, bu yılın ilk aylarından itibaren etkili olan yağışlar dikkat çekici seviyelere ulaştı. Hububat tarımının önemli kentlerinden biri olan Şanlıurfa’da, bu yıl hiç sulama yapılmaya gerek kalmadan ekimi yapılan buğday, arpa ve mercimek gibi ürünlerin hasadı yapılacak. Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Rıza Öztürkmen, tarlada yağan yağış miktarı ve faydaları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. "Oldukça bereketli bir yıldayız" Öztürkmen, "2026 yıllı bereketli ve bol yağmurlu bir yıl oldu. Geçen yıl yaşadığımız kurak bir yılın ardından 2026 yılı bize çok ümit verdi. Geçtiğimiz yıl normal şartlar altında Ocak ayından Mart ayına kadar yağın yağış miktarı 160 kilogram iken, yağış miktarı bu yıl 300 kilograma yaklaştı. Bizim Şanlıurfa ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin tamamında da aynı ortalama elde edildi. 2025-2026 su yıllı diyoruz. Ekim ayından itibaren ilimize yağan yağmur miktarı 490 milimetre yani geçmiş yılları biz çoktan geçtik, yüzde 25 ile geçtik. Yine aynı şekilde bu yıl, geçen yıl Ocak’tan Mart ayına kadar yağan yağmur miktarını 2 katını elde ettik. Oldukça bereketli bir yıldayız. Çünkü geçen yıl çiftçimiz, yaşanan kurallık nedeniyle büyük sıkıntı yaşadı. Bu kuraklık bütün toplumu da etkiledi. Bu yaşlılar ümit ediyorum, kuru tarım arazilerinde olduğu gibi sulu tarım arazilerinde de yüzümüzü güldürecek" dedi. Suruç Ovası çiftçilerinden Mehmet Dindar Yıldız, geçen yılla göre çok yağışlı, bereketli bir yıl yaşadıklarını belirterek, "Geçtiğimiz yıl kurak, sıkıntılı bir dönem yaşadık. Çok şükür bu yıl Allah’ın bereketi bayağı fazlaydı. Ekinler de baya iyi oldu. Çok şükür bu yıl baraj suyuna gerek kalmadan ekinler büyüdü. Allah’ın rahmet ve bereketi hepimizin gözünü doyurdu" diye konuştu. Meteorolojik verilere göre, 2026 yılının ilk dört ayında metrekareye 490 kilogram yağış düştü. Uzmanlar, bu yağış miktarı ile tarımsal üretimde yüksek rekolte beklendiğini bildirdi.
Sivas Uzmanı uyardı: "Kişisel veriler, mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" SİVAS (İHA) – Sivas Cumhuriyet Üniversitesi (SCÜ) İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sefer Darıcı, kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğini söyleyerek, "Verileriniz afişe olabilir" dedi. Günümüzde sohbet tabanlı yapay zeka uygulamalarının artmasıyla birlikte bireylerin bu sistemlerle kurduğu iletişim daha kişisel bir boyuta taşınıyor. Yapay zeka ile iletişim kuran kişilerin bu sistemleri zaman zaman bir insan gibi algılayarak daha detaylı ve özel bilgiler paylaştığı görülüyor. Bu durum literatürde ‘anthropomorfize etme’ olarak tanımlanırken, kullanıcıların yapay zekaya insana özgü özellikler atfetmesi anlamına geliyor. Paylaşılan içeriklerin kişisel ve mahrem bilgiler içermesi ise veri güvenliği açısından çeşitli riskleri beraberinde getiriyor. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sefer Darıcı, yapay zeka ile kurulan iletişimde dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Darıcı, kullanıcıların farkında olmadan kişisel verilerini paylaşabildiğini ve bunun ilerleyen süreçte çeşitli riskler doğurabileceğini, verilerin pazarlanabileceğini söyleyerek, "Önemli olan kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" ifadelerini kullandı. "Yapay zeka mahrem bilgilerinizle besleniyor" Yapay zekanın insanların mahrem bilgilerinden beslendiğini söyleyen Darıcı, "Günümüzde yapay zeka kullanımının hızla artmasıyla birlikte anthropomorfize etme eyleminin de arttığını görüyoruz. Anthropomorfize, yapay zekaya sanki bir insanmış gibi insana ait özellikler atfetme durumudur. Sanki karşınızda insan varmış gibi algılama eğilimini ifade eden bir kavramdır. Karşımızdakini insan gibi düşündükçe ve o tarzda bir eğilim içerisinde oldukça, onunla olan paylaşımlarımızda insanla olan paylaşımlarımız gibi daha detaycı ve daha mahrem içerikler dahi olabiliyor. Yapay zekanın bir yandan kendi öğrenim yapısı olduğu kadar, aynı zamanda yapay zekayı kullanan kişilerden öğrendiği verilerle birlikte de öğrendiğini görebiliyoruz. Hatta kişinin yapay zekaya geçmişinden, o uygulamayla yapmış olduğu paylaşımlardan yola çıkarak, o kişiye yani müşteriye ilişkin yanıtlar verdiğini de biliyoruz. Doğal olarak yapay zeka bir yandan sizden besleniyor, diğer yandan da algoritma olarak öğrenmiş olduğu diğer kaynaklardan besleniyor. Bu tarz içeriklerin paylaşımını yaptığımızda da yapay zekanın sizin mahrem bilgilerinizle de beslenmesi ve onunla da öğrenmesi anlamına gelmektedir" dedi. "Bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" Paylaşılan verilerin açığa çıkma ihtimali olduğunu belirten Darıcı, "Bu durum, ilerleyen zamanlarda verilerinizin üçüncü kişiler tarafından da kullanılabilmesi riskini de beraberinde getiriyor. Bu durum aynı zamanda sizin profilinizin, duygularınızın, yapay zekayla yapmış olduğunuz paylaşımların, geçmişinizin, merak etmiş olduğunuz ve sorduğunuz şeylerin bu bilgisayar algoritması içerisinde var olması ve onun da bu bilgilere sahip olması anlamına geliyor. Bu tarz içeriklerin paylaşılıyor olması, yarın bir gün verilerle alakalı bir sıkıntı yaşandığı zaman sizin verilerinizin de afişe olması anlamına gelebilir. Yapay zeka uygulamalarında firmaların kendi içlerinde bu verileri belirli şartlar altında kullandıklarını, hatta bazılarının da bu bilgileri üçüncü kişilerle paylaşılabileceğini, yapay zeka kullanmadan önce onayladığımız sözleşmede zaten otomatik olarak kabul etmiş oluyorsunuz. Böylesi bir durumda ilerleyen zamanda reklam, pazarlama, siyasal bir amaçla veya belirli bir profili tahmin etme gibi amaçlarla da kullanılabilir. Bu nedenle yapay zekayla ister istemez o sohbetler yapılırken belirli paylaşımlar yapılmak zorunda, ancak bunun da bir sınırı olduğunu unutmamak gerekiyor" diye konuştu. "Mahrem bilgiler yapay zekayla paylaşılmamalı" Kişisel Verileri Koruma Kanunu söz konusu olsa da verilerin sızıntı durumunda ortaya dökülebileceğini unutmamak gerektiğinin altını çizen Darıcı, "Her ne kadar da karşınızdaki firma sizin verilerinizi koruyacağını ifade ediyor olsa dahi veya ‘biz anlaşma yaptığımız üçüncü şahıslara karşı verememe konusunda, reklam pazarlama iş birliği yaparız’ gibi bir içeriği söz konusu olsa da, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Sizin atmış olduğunuz herhangi bir veriniz, bu bir fotoğraf olabilir, bir içerik, herhangi bir metin veya doküman olabilir, bu yapay zekayı hem eğiten hem de bunu üçüncü kişilerle pazarlayan bir yapısı söz konusu olabilir. Önemli olan burada kişisel verilerin, özellikle de mahrem bilgilerin yapay zekayla paylaşılmaması gerektiğidir" şeklinde konuştu.