SAĞLIK - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 12:43

"Ani baş dönmesi, inme işareti olabilir"

A
A
A
"Ani baş dönmesi, inme işareti olabilir"

Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, ani baş dönmesinin inme işareti olabileceğini söyledi.


Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, 10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü dolayısıyla inme hakkında bilgilendirmelerde bulundu. İnme veya diğer adıyla felcin beyne giden hayati derecede önemli kan ve oksijen akışının ani bir şekilde kesilmesi veya azalmasıyla meydana gelen klinik bir tablo olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, "Beynin bir bölümüne iletilen kan akışının azaldığı ya da kesintiye uğradığı durumlarda felç kendini gösterir. Bu durumda beyin hücreleri dakikalar içinde hayatını kaybetmeye başlar. Felç acil bir durumdur ve acil tedavi çok büyük öneme sahiptir. Erken müdahale, beyin hasarını ve diğer riskleri azaltabilir ya da engelleyebilir" dedi.



"Ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşamak mümkün"


İnmenin iskemik inme ve hemorajik inme olarak iki türü bulunduğundan bahseden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, "İskemik inme en sıklıkla görülen inme türüdür. Beynin kan damarlarındaki daralmadan veya tıkanmadan dolayı meydana gelmektedir. Hemorajik inme ise, beyindeki bir kan damarının yırtılması durumunda meydana gelmektedir. Siz ya da yakınınızdaki bir kişi inme geçiriyorsa, semptomların başladığı ana dikkat etmek çok önemlidir. Çünkü bazı tedavi teknikleri, felcin hemen ardından uygulandığında etkili olabilmektedir. Konuşmakta ve diğer insanların söylediklerini anlamakta zorluk çekmek, yüz, kol ya da bacakta meydana gelen felç yahut uyuşma, ani olarak bir ya da iki gözde ortaya çıkan bulanıklık ya da karartılı görme yaşanılabilir. Kişi etrafındakileri çift görebilir. Kusma, baş dönmesi ya da bilinç kaybının eşlik edebileceği ani ve şiddetli baş ağrısı oluşabilir. Ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşamak mümkündür" diye konuştu.



"Kadınlarda felçten dolayı gerçekleşen ölüm oranları erkeklere kıyasla daha fazla"


55 yaş üstündeki bireylerin, genç bireylere oranla felç geçirme ihtimalinin daha yüksek olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Dolu, "Erkeklerdeki felç ihtimali, kadınlara kıyasla daha yüksek olsa da kadınlarda felçten dolayı gerçekleşen ölüm oranları erkeklere kıyasla daha fazladır. Yaşam tarzı, fazla kilolu veya obez olmak, fiziksel hareketsizlik, uyuşturucu kullanımı, yüksek tansiyon, sigara içimi veya pasif içicilik, yüksek kolesterol, diyabet (şeker), uyku apnesi, kalp yetmezliği, atriyal fibrilasyon gibi kardiyovasküler rahatsızlıklar, kişisel ya da ailevi inme öyküsü, kalp krizi, geçici iskemik atak geçmişi, korona enfeksiyonu, doğum kontrol hapları, hormon tedavileri inmeyi etkileyebilmektedir" şeklinde konuştu. Felcin beynin kan akışından ne kadar zaman mahrum kaldığına ve hangi bölümün etkilendiğine bağlı şekilde bazı bölgelerde geçici ya da kalıcı sakatlıklara sebep olabileceğine dikkat çeken Uzm. Dr. Hikmet Dolu, komplikasyonların felç, kas hareketi kaybı, konuşma güçlüğü, yutma güçlüğü, hafıza kaybı veya düşünme güçlüğü, duygusal problemler, ağrı davranış değişikliklerini içerebileceğini belirtti.



"Tedavisi mümkün"


Uzm. Dr. Hikmet Dolu, inmeyi önlemek için neler yapabileceği konusunda şu bilgileri paylaştı:


"İnmeye sebep olabilecek risk etkenlerinin farkında olmak, hekimin önerilerine uymak ve sağlıklı bir hayat tarzını benimsemek, hipertansiyonu kontrol etmek, kolesterol ve doymuş yağ miktarını düşürmek, tütün kullanımını bırakmak, sağlıklı kiloyu korumak, meyve ve sebzesi zengin bir diyet uygulamak, düzenli egzersiz yapmak, alkol kullanımını sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak, diyabeti yönetmek inmeyi engellemek için atılabilecek en iyi adımlardır. Felç için acil tedavi teknikleri, felcin türüne göre farklılık göstermektedir. İskemik felci tedavi etmek amacıyla, kan akışı beyne hızlı bir biçimde sağlanmalıdır. İlaçların olabildiğince erken verilmesi önemlidir. Hızlı tedavi yalnızca sadece hayatta kalma oranını artırmakla kalmaz, meydana gelebilecek risklerin de azaltılmasını sağlar. Bazen iskemik inmeleri doğrudan tıkalı kan damarın içerisinde tedavi etme yöntemine başvurulur. Endovasküler tedavi sonuçlarına bakıldığında bu yöntem, büyük oranda iyileşme göstermiş ve uzun sürede potansiyel sakatlıkları azaltmıştır. Acil prosedürler olabildiğince kısa zaman içinde gerçekleştirilmelidir. Karotis endarterektomi yöntemi, karotis arteri tıkayan plağı ortadan kaldırarak iskemik felç riskini düşürür. Anjiyoplastide kasıklarda bulunan bir atar damardan karotis atar damarına bir kateter iletilir. Bu işlemin ardından daralmış olan atar damarı genişletmek amacıyla bir stent yerleştirilebilir. Kanama bölgesi genişse, hekim kanı almak ve beyninizdeki basıncı düşürmek için cerrahi operasyon yapmayı isteyebilir. Felç geçiren kişiler bir rehabilitasyon programına dahil edilir. Buradaki tedavi programı hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve felçten kaynaklanan sakatlığın düzeyine bağlı olarak şekillenmektedir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.