KÜLTÜR SANAT - 13 Şubat 2026 Cuma 10:55

Asırlık kültür: Yumurta topuk ayakkabı

A
A
A
Asırlık kültür: Yumurta topuk ayakkabı

Samsun Çarşamba’nın tescilli kültürel zenginliklerinden olan ve geleneksel yöntemlerle imal edilen yumurta topuk ayakkabı, asırlar geçse de unutulmuyor.


Çarşamba’nın en önemli kültürel değerleri arasında yer alan, 1970’li ve 1980’li yılların vazgeçilmezi olan yumurta topuk Çarşamba ayakkabısı, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Coğrafi İşaret Tescil Belgesi alarak özgünlüğünü resmileştirmişti. Aradan geçen yıllara rağmen bu kültürel simge, vatandaşlar tarafından ilgi ve beğeniyle tercih edilmeye devam ediyor.


Çarşamba ilçesinde 15 yıldır yumurta topuk ayakkabı imalatı yapan Oğuzhan Gülşen, bu işin ata mesleği olduğunu ve 80 senedir sürdürüldüğünü söyledi. Çarşamba ayakkabısının ilçe turizmi ve kültürü için çok önemli bir değer olduğunu belirten Gülşen, tarihinin çok eski dönemlere dayandığını ifade etti. Yaklaşık 50 yıl önce ilçede 250’nin üzerinde ayakkabı imalatçısı olduğunu ancak bu sayının günümüzde 6-7’ye kadar düştüğünü açıklayan usta Gülşen, "2020 yılında belediye başkanı ve ticaret odası başkanıyla birlikte yumurta topuk ayakkabının tescilini aldık. Ancak imalatçı sayısı azaldı. Eskiden büyükşehirlerde fabrikasyon ayakkabı olmadığından ayakkabılar elde yapılıyordu. Bu nedenle çok sayıda ayakkabıcımız vardı. Ülkemiz sanayileştikçe ve ayakkabılar makinelerde üretilmeye başladıkça el yapımı ayakkabılar piyasadan çekilmeye başladı. Şu an 6-7 imalatçı kaldı. Biz de bu kültürü unutturmamak adına çalışıyoruz" dedi.



"Alışan bir daha bırakamaz"


Çarşamba ayakkabısını giymeye alışmış insanların başka ayakkabı giyemediğini ifade eden Gülşen, ayakkabının yalnızca Çarşamba’da üretildiğine dikkat çekerek, "Bu ayakkabı diğer illerde üretilmiyor. 81 ile kargo ile gönderiyoruz. İnsanlar gayet memnun kalıyor ancak artık insanlarımız genel olarak spor ayakkabıyı tercih ediyor. Bizim ayakkabılarımız özel günlerde, eski kültürleri yaşatmak için kullanılıyor. Sürekli giyen amcalarımız halen var. Ayrıca süs eşyası olarak küçük minyatür ayakkabılar da yapılmaya başlandı. Biz de üretmeye başladık, yoldan geçenler hediyelik olarak alıyor. İlçemizin simgesi olduğu için tercih ediliyor" ifadelerine yer verdi.



"İlçemize heykel kazandırdık"


Çarşamba Tarihi Köprüsü’nün yanında bulunan ayakkabı heykelini ilçeye kazandırdıklarını belirten Gülşen, "Coğrafi işaret tescil belgesi alınmadan önce kültürel ayakkabı heykelimizi tarihi köprümüzün yanına koymayı başardık" diye konuştu.


Yumurta topuk ayakkabı ve sekiz köşeli kasket, Çarşambalılar yoğun ilgi göstermeye devam edecek gibi görünüyor.



Asırlık kültür: Yumurta topuk ayakkabı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Mini voleybol şenliği coşkuyla gerçekleştirildi Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Türkiye Voleybol Federasyonu İl Temsilciliği iş birliğinde Süleymanpaşa’da düzenlenen Mini Voleybol Şenliği coşkuyla gerçekleştirildi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında yapılması planlanan ancak ertelenen şenlik, Namık Kemal Stadyumu’nda yoğun katılımla sporseverlerle buluştu. Tekirdağ’ın 10 ilçesinden 28 kulüp, 102 takım ve bin 20 sporcunun katılım sağladığı Mini Voleybol Şenliği’nde tüm kulüp ve sporculara madalya takdim edildi. Genç yeteneklere tam destek Şenlik alanını ziyaret ederek antrenörler ve sporcularla bir araya gelen Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, "Geleceğin sporcularını desteklemeye, çocuklarımızı ve gençlerimizi sporla buluşturmaya devam edeceğiz. Sporun birleştirici gücüyle daha sağlıklı, daha aktif ve daha güçlü bir Tekirdağ için çalışıyoruz. Şehrimizin her köşesinde sporu yaygınlaştırmaya ve genç yeteneklerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Türkiye şampiyonlarına madalya Şenlik kapsamında ayrıca Türkiye şampiyonu olan Çorlu Şahinler Ortaokulu Kız Voleybol Takımı ile Türkiye üçüncüsü olan Kapaklı Nazmiye Seyfettin Koçak Ortaokulu Erkek Voleybol Takımı’na madalyaları, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer ve Tekirdağ Gençlik ve Spor İl Müdürü Ahmet Üzgün tarafından takdim edildi. Gün boyu devam eden etkinliklerde yüz boyama aktiviteleri, çocuk eğlence alanları, ikramlar, animasyon gösterileri, palyaço gösterileri ve müzik sunumu sporculara ve ailelerine keyifli anlar yaşattı. Mini Voleybol Şenliği, tüm kulüp ve sporcuların katılımıyla çekilen toplu anı fotoğrafının ardından sona erdi.
Bolu Bolu’da bir haftada düzenlenen operasyonlarda 176 kişi gözaltına alındı Bolu’da polis ve jandarma ekiplerince son bir haftada düzenlenen asayiş, narkotik ve kaçakçılık operasyonlarında gözaltına alınan 176 kişiden 22’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Bolu İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla 4-10 Mayıs tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve operasyonlar yürüttü. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında 11 farklı adrese düzenlenen operasyonlarda 10 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 4’ü tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yapılan aramalarda 36,66 gram metamfetamin, 9,89 gram bonzai, 29 gram eroin, 6,34 gram afyon sakızı, 2,57 skunk, 10 ectasy, 1 gram esrar, 1 gram kokain, 3 sentetik ecza ve 2 uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Aranan 49 kişiden 17’si cezaevine gönderildi Asayişin sağlanmasına yönelik çalışmalarda ise meydana gelen 278 farklı olaya müdahale eden güvenlik güçleri, bu olaylara karışan 111 şüpheliyi yakaladı. Adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’i tutuklandı. Öte yandan, uygulamalarda çeşitli suçlardan haklarında yakalama kararı bulunan 49 kişi de gözaltına alındı. Bu kişilerden 17’si, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 3 ayrı adrese yapılan operasyonlarda 6 kişi gözaltına alındı. Operasyonlarda bin adet kaçak sigara, 200 elektronik sigara ve 2 muhtelif kazı malzemesi ele geçirildi.
Samsun Sosyal Güvenlik Haftası: "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" Samsun’da Sosyal Güvenlik Haftası kutlamaları, "Sigorta ile iş güvende, işçi güvende; gelecek güvende" sloganıyla kutlanmaya başladı. "11-17 Mayıs Sosyal Güvenlik Haftası" kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Samsun İl Müdürü Ünal Kaya ve beraberindekiler, Samsun Valisi Orhan Tavlı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin sonunda Vali Orhan Tavlı, "Sosyal güvenlik sistemimize emek vererek, ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışıyla aziz milletimize özveriyle hizmet eden tüm SGK çalışanlarımızın Sosyal Güvenlik Haftası’nı kutluyor, tüm çalışanlarımıza, işverenlerimize ve emeklilerimize sosyal güvenlik güvencesiyle sağlıklı ve huzurlu ömürler diliyoruz. Sosyal Güvenlik Haftası vesilesiyle kayıtlı istihdamın sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırım olduğunu hatırlatarak herkesi bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz" dedi. SGK’dan Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında yapılan yazılı açıklamada ise "Çalışanların sigortalı olarak çalıştırılmaları anayasal bir hak olmakla birlikte hem çalışanlar hem de işverenler açısından yasal bir zorunluluktur. İşverenlerin sigortasız istihdam sağlama hakkı bulunmadığı gibi, çalışanların da kendi rızalarıyla dahi olsa bu haktan feragat ederek sigortasız çalışmayı talep etmeleri hukuken mümkün değildir. Çalışanların sigortasız çalışma taleplerinin kabul edilmesi, işverenler açısından iyi niyetle yapılmış bir esneklik gibi görünse de ciddi yasal ve mali riskler barındırmaktadır. İşletmelerimizin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanların, sosyal yardım yararlanıcılarının veya bakmakla yükümlü olunan kişi statüsündekilerin hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya eğilim gösterebildiği tespit edilmektedir. İşverenlerimizin bu tür talepler karşısında taviz vermeyerek yasal yükümlülüklerini yerine getirme bilinciyle hareket etmeleri; ileride karşılaşılabilecek ağır idari yaptırımların ve öngörülemeyen mali yüklerin önüne geçilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Kayıt dışı istihdam, toplumun sosyal ve ekonomik değerleri üzerinde çok yönlü olumsuz etkilere neden olmakta; hem çalışanlar hem işverenler hem de devlet açısından ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Bu kapsamda kayıt dışı çalışan bir kişi: Geleceğin en önemli teminatı olan emeklilik hakkından mahrum kalır. Muhtemel bir iş göremezlik durumunda malullük aylığına hak kazanamaz. Vefatı hâlinde, geride bıraktığı ailesi (eş ve çocukları) ölüm aylığı güvencesinden yoksun kalır. Beklenmedik iş kayıplarında ekonomik bir kalkan olan işsizlik sigortasından faydalanamaz. Kendisi ve ailesi için sağlık hizmetlerinden doğrudan yararlanma hakkını riske atarak, Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerini kendi bütçesinden ödemek durumunda kalır. İş kazası ve meslek hastalıklarına karşı yasal olarak sağlanan koruyucu önlemlerden ve muhtemel kaza anında sunulan maddi/sağlık güvencelerinden uzak, büyük bir risk altında çalışmak zorunda bırakılır" ifadeleri kullanıldı. "Kayıt dışı istihdam, bireyleri yalnızca sosyal güvenlik şemsiyesinden değil, aynı zamanda iş mevzuatının sağladığı temel güvencelerden de koparmaktadır. Bu durumdaki çalışanlar; kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve analık izni gibi en temel özlük haklarından mahrum bırakılarak, kayıtlı istihdamın sağladığı adil ücret standartlarının gerisinde ve güvencesiz şartlarda çalışmaya maruz kalmaktadır" denilen açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi: "Sosyal güvenlik uygulamalarında asıl amacın cezalandırmak değil, rehberlik odaklı bir yaklaşımla işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli bir zeminde büyümesini desteklemek olduğu vurgulanmalıdır. Bununla birlikte, kayıt dışı istihdamın, oluşturduğu anlık ve yanıltıcı kazancın aksine, işletmeleri telafisi güç mali risklere sürüklediği göz ardı edilmemelidir. Kayıt dışı çalışmanın tespit edilmesi halinde işletmeler; yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve muhtemel iş kazalarında doğacak ağır yasal yükümlülükler gibi ticari faaliyetleri durma noktasına getirebilecek ciddi yaptırımlarla yüzleşmektedir. Bu çerçevede işverenlerin, söz konusu riskleri almak yerine sunulan istihdam teşviklerinden faydalanarak güvenli bir büyüme yolunu tercih etmeleri büyük önem taşımaktadır. Tüm bu risklerin ötesinde, kayıt dışı istihdamın makroekonomik ve toplumsal ölçekte oluşturduğu çok yönlü tahribatlar, haksız rekabet oluşur, piyasa dengesi bozulur, işverenler vergi avantajı sağlayan gider yazma ve indirim gibi haklardan mahrum kalır, işyerinde verimlilik ve motivasyon düşer, vergi ve prim kaybı oluşur, sosyal güvenlik sistemi zarar görür, çalışan/emekli dengesi bozulur, primsiz ödemelerin artmasıyla bütçe yükü artar, gelir dağılımı adaletsizleşir, kaynak dağılımında etkinlik azalır, ekonomik verilerin güvenilirliği zedelenir, doğru politikaların oluşturulması güçleşir. Çalışanlar, çalışmalarının işveren tarafından SGK’ya bildirilip bildirilmediğini veya hangi kazanç seviyesinden bildirildiğini kısa sürede öğrenebilirler. Bunun için e-Devlet şifresi ile sorgulama yapılabilir. ALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi 7/24 aranabilir. İl veya ilçelerde bulunan Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ya da Sosyal Güvenlik Merkezlerine şahsen başvuru yapılabilir. Çalışma hayatında şeffaflığın sağlanması, çalışan haklarının güvence altına alınması ve muhtemel uyuşmazlıkların önüne geçilmesi amacıyla, ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması büyük önem taşımaktadır. Mevzuat gereği, Türkiye genelinde 3 ve daha fazla işçi istihdam eden işletmelerde; işçilere yapılan ücret dâhil her türlü ödemenin, kanuni kesintiler düşüldükten sonra kalan net tutarının bankalar aracılığıyla gerçekleştirilmesi yasal bir zorunluluktur. Bu yükümlülüğe uyulmaması, işletmeleri her bir çalışan ve ihlalin devam ettiği her ay için ayrı ayrı uygulanan idari para cezalarıyla karşı karşıya bırakmakta; süreç, işverenler açısından katlanarak artan öngörülemez bir mali riske dönüşmektedir. Kayıtlı istihdam, sadece yasal bir zorunluluk değil; ülkemizin aydınlık yarınlarına, çocuklarımızın geleceğine ve işletmelerimizin sürdürülebilirliğine yapılan en büyük yatırımdır. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları bu ortak sorumluluğa sahip çıkmaya davet ediyoruz."
Ankara MHP’li Yalçın’dan Bülent Arınç’a sert tepki: "FETÖ’ye kuryelik ve aracılık yaptığı günlerin karşılığını vermeye çalışıyor" MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın KHK’lılarla ilgili açıklamalarına sert tepki gösterdi. Yalçın, Arınç’ın "yanlış adrese gönderme yaptığını" belirterek, "Kendini gündemde tutmaya çalışıyor" ifadelerini kullandı. MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilenlere ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Yalçın paylaşımında, Arınç’ın "kendini unutturmamak ve gündemde kalmak için çaba gösterdiğini" savunarak, "Siyaset fosili Bülent Arınç; kendisini unutturmamak, politika müzesinin teşhir salonunda bulunmak için elinden geleni yapıyor" ifadelerini kullandı. Arınç’ın açıklamalarını eleştiren Yalçın, şu ifadeleri kullandı: "Sabık Meclis Başkanı Arınç, sabıka ekilmiş tarlalardan zehirli çiçekler devşirip hastalıklı bünyelere deva ekstreleri üreterek gündemde kalmaya çalışıyor. Aynı zamanda da FETÖ’ye kuryelik ve aracılık ettiği günlerde elde ettiği politik kazanımların karşılığını vermeye çabalıyor. Arınç, KHK’lılarla ilgili yanlış adrese gönderme yapıyor. Baltayı taşa vurmakla kalmıyor, kendi ayağına kurşun sıkıyor. Kim bilir, belki de bazı hamlelerin yerini yapıyor. Peki, kimler Bülent Arınç’ın avukatlığına soyunduğu bu KHK’lılar? Terör örgütleriyle iltisak, irtibat veya üyelik gerekçesiyle kamu görevinden ihraç edilen veya kapatılan kurumlarda çalışan kişiler. Fazla söze ne hacet."