ASAYİŞ - 02 Ocak 2026 Cuma 17:25

Cep telefonu kaydı ele verdi: Aftan çıkan otoparkçıya ikinci silahlı saldırıdan 14 yıl hapis

A
A
A
Cep telefonu kaydı ele verdi: Aftan çıkan otoparkçıya ikinci silahlı saldırıdan 14 yıl hapis

Samsun’da daha önce adam öldürme suçundan hüküm giyip aftan yararlanarak cezaevinden çıktığı öğrenilen otoparkçı, bu kez tartıştığı müşteriyi silahla yaraladığı gerekçesiyle 14 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Olay anının cep telefonu kamerasına yansıyan görüntüleri, mahkeme heyetinin kararında belirleyici oldu.


Olay, 19 Ağustos 2025 tarihinde Samsun’un İlkadım ilçesi Hançerli Mahallesi’nde bulunan bir otoparkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otoparkçı Hikmet Ulusal (73) ile otoparkta aracı bulunan Murat Saraç (53) arasında tartışma çıktı. Tartışma sırasında Hikmet Ulusal, aracından aldığı tabancayla Murat Saraç’ın üzerine gelerek ateş etti. Açılan ateş sonucu Murat Saraç yaralanırken, yaşanan arbede sırasında Hikmet Ulusal da ateş ettiği sırada elinden vurularak yaralandı. Murat Saraç, kendisini vuran Hikmet Ulusal’ın silahını almak için yerde uzun süre boğuştu. O anlar bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla saniye saniye kaydedildi.


Yaralı Murat Saraç özel bir hastanede, Hikmet Ulusal ise Gazi Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Yapılan incelemede, Murat Saraç’ın sol belinden giren tabanca mermisinin sol koltuk altından çıktığı, Hikmet Ulusal’ın ise sağ elinin parmağından vurularak yaralandığı tespit edildi. Tedavisinin ardından Hikmet Ulusal, Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alındı.


Yapılan araştırmada, Hikmet Ulusal’ın 1994 yılında Samsun’da bir radyocuyu silahla vurarak öldürdüğü, bu suçtan 8 yıl cezaevinde kaldıktan sonra "Rahşan Ecevit affı" kapsamında tahliye edildiği ortaya çıktı. Polisteki sorgusunun ardından 20 Ağustos’ta Samsun Adliyesi’ne sevk edilen Hikmet Ulusal tutuklandı. Olayla ilgili Samsun 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde "adam öldürmeye teşebbüs" ve "silah" suçlarından hakkında dava açıldı.


Duruşmada tutuklu sanık Hikmet Ulusal savunmasında, "Şahsı daha önceden tanımam, otoparka aboneydi. Otoparka aracı yolu kapattı, kaldırması için hatırlattım. Bana ‘yalakalık yapıyorsun’ dedi. Ben alttan aldım, otoparkın girişine geçtim, aracı kaldırmasını, yarın sabah da getirmemesini söyledim. Sol elini beline sokup ‘senin işini bitiririm’ dedi. Ben de aracımdan aldığım silah ile ona ateş ettim. Bana müdahale edince düştüm, kendimi savunmak için bir el daha ateş ettim. Daha sonra da silahı elimden aldı. Öldürmek kastı ile ateş etmedim. Önce ateş ettiğimde boşluğa korkutmak için attım, ikinci olayda yaralandı. Aramızda küfürleşme olmadı. Oğlumun vurulduğu olaydan beri taşıdığım silahı araçtan aldım. Ben de parmağımdan yaralandım. Öldürme ve yaralama kastım yoktur. Suç işlemek kastım yoktur" dedi.



Mağdur Murat Saraç ise mahkemede verdiği ifadesinde şunları söyledi:


"Şikayetçiyim. Ben beyefendiyi tanımıyorum. 2 yıldır otoparka aboneyim. O gün aracımı almaya gittim, önünde araç vardı. Aracımı çıkarmak için manevra yaptım. Otopark görevlisi geldi, ‘niye geri geliyorsun’ dedi. Aracımın camı açıktı, küfür ettiğini duydum. ‘Niye küfür ediyorsun, ben sana ne yaptım’ dedim. Orada bulunan vatandaşlar ‘abi sen ona uyma’ dediler. O sırada koştuğunu gördüm, elinde silah vardı. Üçüncü kez silah doğrulttu. Silahı almaya çalıştım, yerde boğuştuk. 2 kez ateş etti. Eğer üçüncü kez ateş etseydi şu an ölmüştüm. Oradan yakın olan özel hastaneye gittim. Onun elinden aldığım silahı da orada polislere teslim ettim" diye konuştu.


Duruşmada olay anına ait cep telefonu görüntüleri izletildi. Cumhuriyet savcısı, sanığın "öldürmeye teşebbüs" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından cezalandırılmasını talep etti.


Mütalaaya karşı söz alan Hikmet Ulusal, "Bunca hakareti yapmam için bir neden yok. Ağzımdan küfür çıktıysa istem dışıdır. Kendisinden özür diliyorum. Bana ‘yalakalık yapıyorsun’ sözü üzerine olay başlamıştır. Olaydan dolayı çok üzgünüm, pişmanım. Eşimi de cezaevindeyken üzüntüden kaybettim. Tahliyeme karar verilmesini istiyorum" şeklinde konuştu.


Mahkeme heyeti, olayda "öldürmeye teşebbüs" suçunun oluştuğuna kanaat getirerek Hikmet Ulusal’a, "öldürmeye teşebbüs" suçundan indirimsiz 11 yıl, "ruhsatsız silah bulundurmak"tan indirimsiz 3 yıl olmak üzere toplam 14 yıl hapis cezası verdi. Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.



Cep telefonu kaydı ele verdi: Aftan çıkan otoparkçıya ikinci silahlı saldırıdan 14 yıl hapis

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaeli’de "Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi" törenle tanıtıldı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türk düşünce dünyasının önemli ismi Alev Alatlı’nın adını taşıyan kültür kompleksini tanıttı. İzmit Millet Bahçesi içinde yer alan Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi, düzenlenen törenle tanıtıldı. Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, kütüphaneye annesinin isminin verilmesinin kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirterek, Başkan Tahir Büyükakın’a teşekkür etti. Törende konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, İzmit Millet Bahçesini şehrin kalbinde bir kültür alanı olarak tasarladıklarını ifade ederek, içinde yer alan kütüphanenin ise gençlerin talebi üzerinde hazırlandığına dikkati çekti. Sergi alanının da kentin ihtiyacı olduğunu söyleyen Büyükakın, merkezin her şeyiyle çok fonksiyonlu olarak hayata geçirildiğini aktardı. "Roman onun için bir laboratuvardı" Büyükakın, konuşmasında Alev Alatlı’nın Türk düşünce dünyasındaki yerine dikkati çekti. Alatlı’yı "Doğu’ya da Batı’ya da teslim olmayan bir münevver" olarak tanımlayan Büyükakın, şöyle devam etti: "Alatlı, Gazali’nin bir zamanlar din ilimlerini ihya ettiği gibi, çağının yeniden ihya edenidir. O, Aristo’nun ’ya ya da’ dünyasından, modern kuantum fiziğinin ’hem hem de’ dünyasına kapı aralayan gerçek bir entelektüeldi. Bir sözü var çok etkilendiğim; ’Benim tarafım yok, benim derdim var’ O ne sağa, ne sola teslim oldu. O hep derdinin peşinden koştu, hakikati anlatmaya çalıştı ve bunu hep cesaretle yaptı. Zaten entelektüel konfor onun hiç arayışı olmamıştı. Öyle olsaydı birilerini alkışlardı, ’kimden daha çok alkış alırım’ diye yazardı ama hiç öyle yapmadı. Roman onun için bir laboratuvardı ama sadece onun için değil; romandaki karakterler aracılığıyla okuyucu da o laboratuvarın içine girer, orada onunla birlikte o serüvenin bir parçası olurdu. Derdi aslında düşünmeyi öğretmekti, akletmeyi öğretmekti. Çokça kabul edilen popüler değerleri sorgulamayı öğretmekti. Gençler bu ismi burada gördükçe, onun ismi burada yaşadıkça biz geleceğin inşasında da çok kıymetli şeyler yapmış olacağız." Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter" Vali İlhami Aktaş, Alatlı’nın bu ülkeye çok fazla kazanç sağladığını ifade ederek, "Konu Alev Alatlı olunca her türlü söz biter. Alev Alatlı hocamız ile, önceki görev yerimde Kapadokya Yüksek Okulu’nun üniversiteye çevrilmesi noktasında uğraş verdik. Kendisi entelektüel olarak yazdığı tüm kitapları hayatında da yaşayan bir kişidir. Devlet yönetimi gibi konularda ne kadar fedakarca çalıştığını biliyoruz. Hiçbir maddi beklentisi olmadan ihtiyacı olan yerlerde eğitim kurumları oluşturdu. Buradaki kütüphanenin ve sanat galerisinin de ilimize hayırlı olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı" Alev Alatlı Kütüphanesi ve Sanat Galerisi projesi dolayısıyla Tahir Büyükakın’a teşekkür eden AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ise, "Gerçek ile gösterilmek istenen şeylerin arasındaki farkı Alev Alatlı ortaya koydu. Herkesin uygarlık diye övgüler dizdiği dünyada insanların ne kadar manipüle edildiğini bize sundu. Bugün Gazze’de zulüm var. Dünya naklen seyrediyor. Oysa Alev Alatlı o kadar içten takip etti ki Gazze’yi, Filistin davasını... Filistinli annelerin dramını ondan öğrendik. Türkiye’deki aydın despotizmine karşı bizi uyandırdı. Bu ülkede kendisini aydın olarak tanıtanların nasıl bir çöküş yaşadığını Alev Hoca deşifre etti. Türkiye’nin içini inanılmaz ifadelerle anlattı. Malumatla bilgi arasındaki derin farkı anlattı" diye konuştu. 7’den 70’e herkese hitap ediyor Alev Alatlı Kütüphanesi 2 bin 200 metrekare kapalı alanı ve 500 kişilik çalışma kapasitesiyle her yaştan kullanıcıya hitap ediyor. İçerisinde yer alan 23 bin 52 basılı eser, 29 bin e-kitap, 106 tez ve 22 bilgisayarlı dijital araştırma salonu ile şehrin en donanımlı kütüphanelerinden biri olarak ön plana çıkıyor. Kütüphane bünyesinde sessiz çalışma salonu, sesli çalışma salonu, 2 çocuk kütüphanesi, 22 bilgisayarlı dijital çalışma salonu, atölye alanı ve çok amaçlı salon yer alıyor. Alev Alatlı Kütüphanesi, pazartesi hariç haftanın 6 günü, 09.00-22.00 saatleri arasında hizmet verecek. Kütüphanenin yanında yer alan 2 bin 200 metre karelik Sanat Galerisi ise 360 derece sahnesi, sergi alanları ve çok amaçlı salonlarıyla hizmet vermeye hazır. 135 metrekarelik fuaye ve suaye alanına sahip Sanat Galerisi, kültür-sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Ayrıca programda Kocaeli Milletvekilleri Prof. Dr. Sadettin Hülagü, Veysel Tipioğlu, Sami Çakır, Cemil Yaman, Radiye Sezer Katırcıoğlu, Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zafer Cantürk, AK Parti İl Başkanı Dr. Şahin Talus, MHP İl Başkanı Tuncay Batı, AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Yasemin Özdemir, Alev Alatlı’nın kızı Funda Firuz Aktan, STK temsilcileri, vatandaşlar ve çok sayıda öğrenci de hazır bulundu.
İstanbul DEAŞ operasyonunda 72 şüpheliye tutuklama talebi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Yalova’daki saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı olan ve İstanbul’da yılbaşı günü benzer saldırılara teşebbüs edebilecekleri şeklinde haklarında bilgiler bulunan şüphelilerin de aralarında bulunduğu 147 şahıs yakalandı. Savcılık, adliyeye sevk edilen şüphelilerden 72’si hakkında tutuklama talep etti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından DEAŞ silahlı terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, M.Y. olduğu tespit edilen şüphelinin terör örgütü yanlısı olarak İstanbul’da faaliyet yürüttüğü, örgütün liderliğini yaparak illegal etkinlikler düzenlediği, illegal faaliyetler çerçevesinde örgüte taban kazanma amaçlı çalışmalar yaptığı, toplanan paraları örgüte, Suriye’de kendilerine karşıt terör örgütleri kontrolündeki kamplarda, sözde esir tutulan terör örgütü yanlılarına ve örgüt bünyesinde faaliyet gösteren şahıslara yönelik eğitim yapmak amacıyla kullandığı öne sürülmüştü. Soruşturma çerçevesinde, İstanbul Merkezi 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda sosyal medya platformları üzerinden propaganda faaliyetleri yürüttükleri şeklinde bilgileri bulunan illegal yapıya katılarak faaliyet gösterdiği tespit edilen 32 şüpheli, Yalova’daki saldırıyı gerçekleştiren şahıslarla bağlantılı ve İstanbul’da yılbaşı günü benzer saldırılara teşebbüs edebilecekleri şeklinde haklarında bilgiler bulunan 41 şüpheli, örgütle irtibatlı olduğu belirlenen 13 şüpheli, sosyal medyada örgüt yanlısı paylaşımlarda bulunan 14 şüpheli, ayrıca çatışma bölgeleriyle irtibatlı olduğu ve Türkiye açısından tehdit oluşturan ’yabancı terörist savaşçı’ oldukları belirlenen 15 şüpheli ve haklarında yakalama kararı bulunan 32 şüpheli olmak üzere toplam 147 kişi gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden 32’si, "Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu" gerekçesiyle, geri gönderme merkezine götürülerek, sınır dışı edildi. Emniyette işlemleri biten diğer 115 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık, ifadelerinin ardından 43 şüpheliyi adli kontrol şartı talebiyle, 72 şüpheliyi ise tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti.