SAĞLIK - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 12:37

‘Çocuklarda tablet kullanımına sınır konulmalı’

A
A
A
‘Çocuklarda tablet kullanımına sınır konulmalı’

Zorunlu durumlar dışında belli kurallar çerçevesinde ve belirli sürelerle çocukların teknolojik cihazları kullanmasına izin verilebileceğini söyleyen Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Aydın, "Özellikle okul öncesi dönemde, anne-baba etkileşimine açık ve doğru programlarla teknolojik aletlerin çocuklar üzerinde olumlu etkileri de olabilir. Uygun kullanım kuralları ve sınırlamalar çerçevesinde bu araçların faydalı olabileceği unutulmamalıdır" dedi.


Liv Hospital Samsun Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Faruk Aydın, çocuklarda teknolojik cihaz kullanımı hakkında bilgilendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Ömer Faruk Aydın, zorunlu durumlar dışında belli kurallar çerçevesinde ve belirli sürelerle çocukların teknolojik cihazları kullanmasına izin verilmesinin uygun olabileceğini belirtti.



"2 yaşından küçükler için uygun değil"


2 yaşından küçük çocukların teknolojik aletlerin kullanmasının önerilmediğini vurgulayan Prof. Dr. Aydın, "Çünkü dil, zihinsel, hareket ve sosyal-duygusal becerilerin gelişimi için anne-baba ve diğer yetişkinlerle sosyal etkileşim gereklidir. Okul öncesi dönemde, günlük kullanım süresi 1 saati geçmemelidir. İlk ve ortaokul döneminde ise hafta içi okul günlerinde 1 saat, tatil günlerinde ise 2 saati aşmamalıdır" diye konuştu.



"Uykudan önce kullanılmamalı"


Uykudan önceki 1 saatlik zaman diliminde dijital elektronik aletlerin kullanımının önerilmediğini belirten Prof. Dr. Aydın, "Ayrıca, kullanılacak sürenin bölünerek birkaç seferde kullanılması uygun olabilir. Ancak eğitim amaçlı kullanımlar, görüntülü görüşmeler veya konuşmalar bunun dışında tutulabilir" ifadelerini kullandı.



"Uygun sınırlar konulmalıdır"


Günümüzde çocuklar ve ergenler arasında dijital elektronik aletlerin yaygın kullanılmasının, bu araçların eğlence aracı haline gelmesine ve özel dillerin oluşmasına yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Aydın, "Ayrıca, sosyal iletişimde önemli bir rol oynamakta ve teknolojiyle olan bağlantılarını sağlamaktadır. Özellikle okul öncesi dönemde, anne-baba etkileşimine açık ve doğru programlarla teknolojik aletlerin çocuklar üzerinde olumlu etkileri olabilir. Uygun kullanım kuralları ve sınırlamalar çerçevesinde bu araçların faydalı olabileceği unutulmamalıdır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya El emeği eserler beğenildi Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde üç yıl önce bir hayalle yola çıkan Şerife Çelik Sanat Atölyesi, Bedesten AVM’de açtığı stantla kursiyerlerinin el emeği eserlerini görücüye çıkardı. Tavşanlı ilçesinde sanatseverler anlamlı bir sergide buluştu. Şerife Çelik Sanat Atölyesi bünyesinde eğitim alan kursiyerlerin uzun süren çalışmaları neticesinde ortaya koydukları eserler, Bedesten AVM’de düzenlenen sergiyle vatandaşların beğenisine sunuldu. İki gün boyunca açık kalan sergi, sanatseverlerden tam not aldı. Serginin açılışında konuşan atölye kurucusu Şerife Çelik, sanat yolculuğuna üç yıl önce büyük bir hayalle başladıklarını ifade etti. Başarının tesadüf olmadığını vurgulayan Çelik, "Üç yıl önce bir hayalimiz vardı ve bu yola çıktık. Ancak hiçbir hayalin sihirle gerçekleşmeyeceğinin, gerçekten büyük bir çaba gerektirdiğinin farkındaydık. Biz de çok çalıştık, pes etmeden emek verdik" dedi. Atölyenin yakaladığı başarının bir ekip işi olduğunu belirten Şerife Çelik, eğitmen kadrosuna ve kursiyerlerine teşekkür etti. Çelik, "Arkamızda gerçekten güçlü bir ordumuzun olduğunu söyleyebilirim. Hocalarımızla birlikte çok güzel ve özel işler yaptığımıza inanıyorum. Bugün burada sergilenen eserler, o disiplinli çalışmanın ve sanat aşkının bir meyvesidir" ifadelerini kullandı. Bedesten AVM’de kurulan stantta sergilenen tablolar ve el sanatı ürünleri, ziyaretçiler tarafından büyük bir ilgi ve beğeniyle karşılandı. Kursiyerlerin heyecanına ortak olan vatandaşlar, Tavşanlı’daki sanat faaliyetlerinin bu denli kaliteli bir boyuta ulaşmasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler. İki gün süren etkinlik, hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle son buldu.
Bursa Kışla birlikte gelen göz enfeksiyonlarına dikkat Kış aylarında gribal enfeksiyonların artmasına paralel olarak göz hastalıklarında da artış görülürken, uzmanlar vatandaşları bu konuda dikkatli olma konusunda uyardı. Kış aylarında sık karşılaşılan göz problemleri konusunda bilgi veren Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Hastalarımıza kış aylarında rahatsızlık veren sorunlardan biri de göz kuruluğudur. Kışın havalar yağışlı ve karlı geçmesine rağmen nem oranı düşük olduğundan hava oldukça kurudur. Ayrıca kış boyunca yanan kaloriferler, çalışan klimalar yeterince havalandırılmayan kapalı ortamlar bu etkilerin daha da artmasına yol açar. Özellikle uzun süre bilgisayar karşısında çalışan meslek grupları kuru göz rahatsızlığı açısından risk altındadırlar. Çünkü uzun süreli konsantrasyon gerektiren durumlarda insanlardaki mevcut göz kırpma sayısı azalmakta ve gözler daha çabuk kurumaktadır. Gözlerde batma, sulanma ve kızarıklık şeklinde kendini gösteren göz kuruluğunda, hastalara önerilerimiz, çalışılan ortamın nemlendirilmesi, bilgisayar karşısında daha sık göz kırpma ve göz hekiminin önereceği gözyaşı damlalarının kullanılması şeklindedir" dedi. Bir diğer problemin de gözde sulanma, kızarıklık, çapaklanma ile başlayan konjonktivitler olarak adlandırılan sorun olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Kış aylarında virüslere bağlı hastalıkların artmasına paralel olarak özellikle gribal enfeksiyonların artış gösterdiği dönemlerde viralkonjonktivitin görülme sıklığı artmaktadır. Toplu yaşam alanları bu açıdan risk altındadır. Hastalık gözde kızarıklık, sulanma, çapaklanma ve ışığa karşı hassasiyet artışı şeklinde şikayetlere neden olur. Genellikle tek gözde başlayıp daha sonra diğer gözde de şikayetler ortaya çıkar. Gözün kornea dediğimiz saydam tabakasını tutarak görme azalması yapabileceğinden en kısa zamanda bir göz hekimine başvurmak gerekir. Hastalıktan korunmak için özellikle gözlerin çok ovulup kaşınmamasına, başkasına ait havlu, makyaj malzemesi ve benzeri şahsi eşyaların kullanılmamasına, bu tür hastalık belirtileri olan kişilerle yakın temastan kaçınılmasına ve el hijyenine dikkat edilmesi gerekir" diye konuştu. Ultraviyole ışınlarının da göz açısından riskleri olduğunu belirten İpçioğlu, "Kış aylarında sıcaklığın az olması, ultraviyole ışınlarının zararlı etkilerinin de daha az olduğu anlamına gelmiyor. Kışın karların oluşturduğu parlama ve yansımalar bu etkileri daha da arttırmaktadır. Bu nedenle dışarıda uzun süre vakit harcama eğiliminde olan çocuklar, açık havada çalışan işçiler ve kar sporu yapanlar risk altındadır. Yaşa bağlı katarakt, yaşa bağlı makula dejeneresansı, pterjium, ve göz çevresi cilt kanserleri güneş ışığına bağlı göz hastalıklarından bazılarıdır" şeklinde konuştu.