ÇEVRE - 02 Ocak 2026 Cuma 12:24

İlkadım’da karla mücadele

A
A
A
İlkadım’da karla mücadele

Samsun’un İlkadım ilçesinde etkili olan kar yağışı sonrası belediye ekipleri, ulaşımın aksamaması ve günlük yaşamın olumsuz etkilenmemesi için kent merkezi ile kırsal mahallelerde yoğun bir karla mücadele çalışması yürüttü.


İlkadım Belediyesi, ilçe genelinde etkisini artıran kar yağışının ardından yol açma, temizleme ve tuzlama çalışmalarını eş zamanlı olarak hayata geçirdi. Fen İşleri ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekipleri, ana arterler, ara sokaklar ve toplu taşıma güzergâhlarında buzlanmaya karşı önlem alırken, özellikle kırsal mahallelerde ulaşımın kesintiye uğramaması için gece boyunca sahada görev yaptı.


Karla mücadele çalışmalarının 24 saat esasına göre sürdürüldüğünü belirten İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, kar yağışının çocuklar için sevindirici olsa da şehir yaşamında aksamalara yol açabildiğine dikkat çekti. Yağışın başlamasıyla birlikte ekiplerin anında sahaya indiğini ifade eden Kurnaz, kırsal mahallelerde iş makinelerinin yoğunlaştırıldığını, kent merkezinde ise yol açma ve tuzlama çalışmalarının titizlikle sürdürüldüğünü söyledi.


Başkan Kurnaz, gece boyunca fedakârca görev yapan ekiplere teşekkür ederek, önümüzdeki günlerde görülebilecek yeni kar yağışlarına karşı da teyakkuzda olduklarını vurguladı. Vatandaşlara da uyarıda bulunan Kurnaz, buzlanma ve don riskine karşı mecbur kalınmadıkça özel araçlarla trafiğe çıkılmamasını, mümkün olduğunca toplu taşımanın tercih edilmesini istedi.



İlkadım’da karla mücadele

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Düzce’de 14 bin 428 hayvana mikroçip takıldı DÜZCE(İHA) – Düzce Valisi Selçuk Aslan, 2025 yılı şubat ayından itibaren ilde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ü toplandığını 14 bin 428 hayvana mikroçip takılarak ev hayvanı pasaportlarının teslim edildiğini açıkladı. Vali Selçuk Aslan, gerçekleştirdiği asayiş değerlendirme toplantısında yaptığı açıklamada sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Selçuk Aslan, Düzce’de sahipsiz sokak hayvanlarının neden olabileceği güvenlik problemlerini ortadan kaldırmak adına ilgili kurumların yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu belirterek "Bu husustaki çalışmalarımızı daha ileri noktaya taşımak adına sahipsiz sokak hayvanlarının kısırlaştırılıp gerekli tedaviler uygulandıktan sonra barınabileceği 16 bin metrekarelik mevcut bakımevine ilave olarak 84 bin metrekarelik alan üzerinde oluşturduğumuz kontrollü doğal yaşam alanı inşaatımızın tamamlandığı müjdesini bir kez daha siz değerli hemşehrilerimle paylaşmaktan mutluluk duyduğumu ve sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması konusunda artık sona yaklaştığımızı belirtmek istiyorum" dedi. Veteriner hekimler destek oluyor Vali Aslan, sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ünün toplandığını belirterek "Bilindiği üzere ilimizde sahipsiz sokak hayvanlarını toplama çalışmaları 10 belediye ve il özel idaresi tarafından sorumluluk alanlarında sürdürülmekte, toplanan hayvanlar Düzce İli Katı Atık Birliği (DİKAB) tarafından işletilen hayvan bakımevi ve kontrollü doğal yaşam alanına teslim edilmektedir. 13 ekip ve 37 personel ile sürdürülen toplama faaliyetlerine 13 veteriner hekim destek olmaktadır. Gerçekleştirilen özverili çalışmalar sonucunda 2025 yılı şubat ayından itibaren ilimizde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ü toplanmıştır. Düzce’de 8 bin 375 adedi köpek ve 6 bin 53 adedi kedi olmak üzere toplam 14 bin 428 hayvana mikroçip takılarak ev hayvanı pasaportları teslim edilmiştir. Sahipli ev hayvanlarının kayıt altına alınması ile birlikte hayvanların korunması, terk edilmesinin önlenmesi ve sorumlu sahiplik bilincinin geliştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmakta olup hem bu süreci hızlandırmak hem de imkanı bulunmayan hayvan sahiplerine destek olmak amacıyla ev hayvanlarının kayıt altına alınmasına destek projesini paydaşlarımızla hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu amaçla ilk etapta tanımlama ve aşılama için bin kedi/köpek sahibine destek sunulması planlanmıştır. Hem vatandaşlarımızın esenliğini sağlamak hem de sahipsiz hayvanlar sorununa makul bir çözüm bulma noktasında örnek teşkil edeceğini düşündüğümüz çalışmalarımızın ilimiz ve ülkemize hayırlı olması temennimi ifade etmek istiyorum" ifadelerinde bulundu.
İstanbul Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin tercihi devam edecek" Yeni dönem analizlerine göre altın, hem bireysel hem kurumsal tarafta ağırlığını artırıyor. Altının güvenli liman, platin ve gümüşün ise stratejik birer seçenek olduğuna dikkati çeken Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" dedi. Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılı altın ve emtia piyasalarına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. Kitiş, "2026 itibarıyla altın, devletlerin rezerv politikalarından bireylerin tasarruf reflekslerine kadar uzanan geniş bir güven zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle biz altını bir yatırım aracından çok, finansal istikrar enstrümanı olarak görüyoruz. Bu yaklaşım uzun süredir savunduğumuz, altının kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade yapısal eğilimlerle değerlendirilmesi gerektiği görüşünü de desteklemektedir" dedi. "Altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir" Kitiş, merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin ise "Merkez bankalarının rezerv kompozisyonlarında altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir. Bu; fiyat, para sistemine duyulan sınırlı güvenin açık bir göstergesidir. 2026 ve sonrasında bu eğilimin tersine dönmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu çerçevede, altın fiyatlarını etkileyen ana unsur yalnızca faiz kararları değil; rezerv güvenliği, jeopolitik dayanıklılık ve parasal egemenlik arayışı olacaktır" diye konuştu. "2026’da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" Orta Doğu’daki kırılgan dengeler, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve ABD-Çin rekabetinin, 2026’ya girerken masadaki temel jeopolitik başlıklar olduğunu hatırlatan Kitiş, "Bu tablo, küresel piyasalarda risk primini yüksek tutmaya devam edecek. Tarihsel olarak bu tür dönemlerde sermaye, hisse senetlerinden ziyade altın gibi fiziksel varlıklara yönelir. 2026’da da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" diye konuştu. "Platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır" Uluslararası finans kuruluşlarının 2026 için sınırlı toparlanma ve finansal kırılganlık beklentisini koruduğuna işaret eden Kitiş, şunları kaydetti: "International Monetary Fund ve World Bank başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşları, 2026 için küresel büyümede sınırlı toparlanma, borçluluk oranlarında artış, finansal kırılganlıkların devamı beklentisini koruyor. Bu projeksiyonlar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimini destekler nitelikte. Çin’in gümüş ihracatına yönelik aldığı kısıtlayıcı kararlar, başta sanayi ve yenilenebilir enerji sektörü olmak üzere küresel arz zincirinde ciddi dalgalanmalara yol açtı. Gümüşün güneş panelleri, batarya teknolojileri ve savunma sanayindeki stratejik rolü düşünüldüğünde, bu adım gümüş fiyatlarında yapısal bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Aynı zamanda yatırımcıların gümüşten altına yönelme eğilimi, altının güvenli liman özelliğini daha da güçlendiriyor. Otomotiv sektöründe emisyon standartlarının sıkılaşması ve hidrojen teknolojilerine olan ilgi, platin talebini orta vadede destekleyebilir. Ancak platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır." "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak" Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye özelinde altının sadece bir yatırım tercihi değil, ekonomik bir güven refleksi olduğunu vurgulayarak, "Enflasyon ve kur beklentilerinin devam ettiği ortamda, altının TL bazında güçlü kalması son derece doğal. 2026’da da altın, bireysel yatırımcının en net korunma aracıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren rafineri mevzuatı ve nakit işlemlerde paranın kaynağının belgelenmesine yönelik düzenlemeler, altın sektöründe önemli kırılma oluşturuyor. Bu düzenlemeler; kayıt dışılığı azaltacak, piyasanın daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak, kısa vadede işlem maliyetlerini artırsa da orta ve uzun vadede altının kurumsal ve güvenilir bir yatırım aracı olarak konumunu güçlendirecek. Bu süreçte fiyatlamaların daha sağlıklı oluşacağını ve fiziki altının değerinin daha net ortaya çıkacağını öngörüyoruz. 2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Böyle bir dünyada altın, ne spekülatif bir yükselişin ne de geçici bir korkunun ürünü. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.