GÜNDEM - 10 Mart 2026 Salı 09:51

Profesör açıkladı: "Akran zorbalığı kişide derin izler bırakıyor, etkileri yetişkinliğe kadar uzanabiliyor"

A
A
A
Profesör açıkladı: "Akran zorbalığı kişide derin izler bırakıyor, etkileri yetişkinliğe kadar uzanabiliyor"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Sağlık Bilimleri Fakültesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, akran zorbalığının çocukların psikolojik ve sosyal gelişimi üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu belirterek, bu durumun benlik saygısında düşüşten güven kaybına kadar uzanan sonuçlar doğurabildiğini ve etkilerinin bazı bireylerde yetişkinlik dönemine kadar devam edebildiğini söyledi.


Akran zorbalığı ile ilgili önemli açıklamalardan bulunan Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, "Toplumda gerçekten böyle bir algı var ve bunun tamamen temelsiz olduğunu söyleyemeyiz. Ancak burada önemli olan nokta, yüz yüze zorbalık ile dijital ortamda gerçekleşen zorbalığı birbirinden ayırmaktır. Okullarda yaşanan her çatışma ya da her anlaşmazlık zorbalık değildir. Zorbalık dediğimiz şey genellikle kasıt, tekrar ve güç dengesizliği vardır. Bugün baktığımızda, özellikle siber zorbalığın daha görünür ve daha yaygın hale geldiğini söylemek mümkün. Yüz yüze zorbalık bazı okullarda ve bazı yaş gruplarında artmış olabilir, ama dijital alan bu sorunu çok daha büyük ve sürekli bir hale getirmiştir. Bunun nedenleri arasında çocukların daha yoğun ekran kullanımı, sosyal medyada görünür olma baskısı, empati becerilerindeki zayıflama, aile içi iletişim sorunları, okul ikliminin zayıflaması ve rekabetçi sosyal ortamlar sayılabilir. Kısacası mesele sadece çocuğun bireysel davranışı değil; aile, okul, akran grubu ve dijital kültürün birlikte etkilediği çok boyutlu bir süreçtir" dedi.



Akran zorbalığına maruz kalan çocuklarda orta çıkan sorular


Akran zorbalığı çocuk üzerinde çok derin izler bırakabildiğini altını çizen Prof. Dr. Ersanlı, "Kısa vadede çocukta kaygı, korku, içine kapanma, okula gitmek istememe, ders başarısında düşüş, uyku sorunları, iştahsızlık ya da karın ağrısı ve baş ağrısı gibi bedensel belirtiler görülebilir. Bazı çocuklar ağlamaklı olur, bazıları öfkeli hale gelir, bazıları ise hiçbir şey olmamış gibi davranır ama içten içe ciddi bir yıpranma yaşar" şeklinde konuştu.



Uyarıcılar


Çocuklarda görülen bazı belirtilere dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ercüment Ersanlı, "Uzun vadede ise bu durum benlik saygısında düşüşe, insanlara güven kaybına, sosyal çekilmeye, depresif belirtilere, yoğun kaygıya ve ilerleyen yaşlarda ilişkilerde zorlanmaya yol açabilir. Daha da önemlisi, çocuk kendisini değersiz, yalnız ve korunmasız hissetmeye başlayabilir. Bu nedenle akran zorbalığına ’çocuklar arasında olur, geçer’ diye bakmak çok yanlıştır. Çünkü bazen etkileri okul yıllarını da aşarak yetişkinlik dönemine kadar uzanabilir" açıklamasında bulundu.



"Çocuk evine gittiğinde bile zorbalıktan kaçamıyor"


Dijital ortamların akran zorbalığını sadece artmadığını, aynı zamanda onun biçimini de değiştirdiğini söyleyen Ersanlı, "Eskiden okul çıkışında ya da sınıfta yaşanan bir olay, bugün 24 saat boyunca telefon ekranında devam edebiliyor. Çocuk evine gittiğinde bile zorbalıktan kaçamıyor. Bu, sorunun en ağır taraflarından biridir. Siber zorbalıkta küçük düşürücü mesajlar, alay eden paylaşımlar, dışlayıcı grup sohbetleri, sahte hesaplar, fotoğraf ya da video yayma gibi davranışlar çok yıkıcı olabiliyor. Çünkü dijital zorbalıkta izleyici kitlesi büyüyor, içerik kalıcı hale geliyor ve mağdur çocuk kendisini sürekli tehdit altında hissedebiliyor. Ayrıca bazen zorbalığı yapan kişinin kim olduğu da net olmuyor. Bu da çocuğun güvensizlik duygusunu artırıyor. Dolayısıyla bugün akran zorbalığıyla mücadele, mutlaka dijital ortamları da kapsamak zorundadır" ifadelerini kullandı.



"Ailelerin en çok dikkat etmesi gereken şey ani değişimlerdir"


Çocuk okula gitmek istemiyorsa, arkadaşlarından uzaklaşıyorsa, odasına kapanıyorsa, sık sık başının ya da karnının ağrıdığını söylüyorsa, uykusu bozulduysa, notları düşmeye başladıysa ya da eskiden sevdiği şeylere karşı ilgisini kaybettiyse bu durumun bir uyarı işareti olabildiğini söyleyen Ersanlı şunları söyledi:


"Siber zorbalıkta ise telefon ya da tablet kullanımıyla ilgili değişimler dikkat çekicidir. Çocuk ekrana bakarken birden huzursuzlaşıyorsa, mesaj gelince tedirgin oluyorsa, cihazını gizliyorsa, sosyal medya hesaplarını kapatıyorsa ya da çevrim içi olduktan sonra mutsuzlaşıyorsa ailelerin bunu ciddiye alması gerekir. Öte yandan, çocuk bazen zorbalığa maruz kalan değil, zorbalık yapan taraf da olabilir. Bu durumda da aşırı öfke, başkalarını küçümseyen konuşmalar, sürekli kavga etme, empati eksikliği, hatasını kabul etmeme ve başkalarının acısıyla alay etme gibi belirtiler görülebilir. Yani aile yalnız ’Benim çocuğum mağdur mu?’ diye değil, ’Benim çocuğum başkasına zarar veriyor olabilir mi?’ diye de bakmalıdır. En önemli mesaj şu: Akran zorbalığını küçümsemeyelim. ’Çocuktur yapar’, ’kendi aralarında hallederler’ ya da, ’biraz güçlü olmayı öğrensin’ gibi yaklaşımlar çocuk üzerinde kalıcı yaralar bırakabilir. Bir çocuğun güven duygusunu, okul aidiyetini ve benlik saygısını korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bir çocuk zorbalığa uğradığında yalnızca bir olay yaşamış olmaz; bazen dünyaya bakışı da sarsılır. Bu yüzden ailelerin, öğretmenlerin ve okul yönetimlerinin birlikte hareket etmesi çok önemlidir. Erken fark etmek, doğru dinlemek ve doğru müdahale etmek, birçok çocuğun hayatında çok büyük bir fark oluşturabilir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Amasya Amasya’da Ramazan pideleri meslek liselilerden Amasya’da hastane ve okul pansiyonlarının ihtiyacı olan Ramazan pideleri, meslek lisesi öğrencileri tarafından hazırlanıyor. Amasya Borsa İstanbul Turizm Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 5 öğrenci ve 2 usta, günlük 500 pide hazırlayıp iftar sofralarına gönderiyor. Hijyen ve gıda güvenliğine dikkat eden pideci liseliler ‘Maskeli beşler’ olarak tanınıyor. Ellerde şekillenen hamur lezzetli pidelere dönüşüyor 180 öğrencinin eğitim aldığı okulun modern atölyesinde üretimin her etabında hijyen ile gıda güvenliğine önem veren Yiyecek ve İçecek Hizmetleri Bölümü öğrencileri, elleriyle şekillendirdikleri hamurları fırında pişirip lezzetli pidelere dönüştürüyor. Mezun olduğu okulunda usta öğretici Baba mesleği olan pideciliği mezun olduğu okulunda üstlendiği usta öğretici göreviyle sürdürdüğünü belirten Ali Erdem Küpçü, "Burada Ramazan pidesi ve ekmek yapıyoruz. Öğrenci kardeşlerimizin de mesleği öğrenmelerini sağlıyoruz. Hastaneye, belediyeye, okul pansiyonlarına günlük 500 pide satıyoruz" dedi. Onlara ‘Maskeli beşler’ diyorlar Mezun olduktan sonra pidecilik alanında iş bulmayı isteyen 12. sınıf öğrencisi Alican Petek, "Sürekli maske ve bone taktığımız için arkadaşlarımız bize ‘Maskeli beşler’ diyor. Hijyen ve gıda güvenliğine çok dikkat ediyoruz" diye konuştu. Pideler bol susamlı Ekibe bu yıl katılan 9. sınıf öğrencisi Sadık İlistir de, bol susamlı pidelerinin yapımında iddialı olduklarını söyledi. (MÇ-)
Kütahya Kütahya OSB’de fidan dikim etkinliği Kütahya Organize Sanayi Bölgesi (OSB) Yönetim Kurulu Başkanlığı tarafından düzenlenen etkinlikte kadın yatırımcılar ve çalışanlar, kalıcı bir hatıraya dönüştürmek amacıyla fidan dikim etkinliğinde bir araya geldi. Programın açılış konuşmasını Kütahya Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Eskioğlu yaptı. Eskioğlu konuşmasında kadınların toplumdaki yerine dikkat çekerek, "Kadınların hayatımızdaki yerini ve kıymetini her zaman biliyoruz ancak iki kız çocuğu babası olduktan sonra bunu çok daha derinden hissetmeye başladım. Kadınların emeği, üretkenliği ve hayatın her alanına kattığı değer gerçekten çok kıymetli. Bugün burada hem bu değeri vurgulamak hem de gelecek nesillere bırakılacak bir hatıra oluşturmak adına birlikte fidan dikmekten büyük mutluluk duyuyorum. Kadınların üretimde, yönetimde ve hayatın her alanında daha güçlü bir şekilde var olmasının toplumumuz için büyük bir kazanım olduğuna inanıyorum" dedi. Ardından söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli ise konuşmasında kadın ve erkeğin birbirini tamamlayan iki önemli güç olduğunu vurguladı. Sürmeli, toplumda ayrım yerine birlik ve dayanışmanın önemine dikkat çekerek kadınların üretimden sosyal yaşama kadar birçok alanda önemli katkılar sunduğunu ifade etti. Bu tür etkinliklerin birlikte üretme ve dayanışma kültürünü güçlendirdiğini belirtti. Konuşmaların ardından katılımcılar tarafından fidan dikimi gerçekleştirildi. Dikilen her fidana, fidanı diken kişinin adına hazırlanan hatıra kartları bağlandı. Program sonunda katılımcılara hatıra niteliğinde katılım ve teşekkür sertifikaları ile çiçek takdim edildi. Etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.
Kocaeli Kocaeli’de 3 bin 593 bağımsız birim dönüşecek Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında, 5 ilçedeki 10 bölgede hak sahipleriyle uzlaşma sağlanarak arazi ölçüm ve projelendirme aşamasına geçildi. Kentin deprem riskine karşı daha dirençli hale getirilmesi amacıyla başlatılan "5000 Bağımsız Birim Dönüşüm Projesi" sürüyor. Kent genelinde 7 ilçe ve 14 bölgede yürütülen görüşmeler sonucunda 8 bölgede yasal çoğunluk sağlandı. Kalan 6 bölge için hak sahipleriyle uzlaşma sağlanamazken, Darıca ilçesinde yer alan Eren ve Hisarkent sitelerinde de hak sahiplerinin büyük çoğunluğuyla anlaşılarak bu alanlar projeye dahil edildi. Böylece İzmit, Darıca, Derince, Gölcük ve Körfez ilçelerinde teknik çalışmaların başlatıldığı bölge sayısı 10’a, dönüşecek bağımsız birim sayısı ise 3 bin 593’e ulaştı. Uzlaşma sağlanan bölgeler ve proje detayları Proje alanlarındaki güncel detayların da paylaşıldığı açıklamada, arazi ölçüm ve projelendirme aşamasında olan İzmit Kadıköy Mahallesi’nde 38 bin 100 metrekare alanda 928 bağımsız bölüm ve 1018 hak sahibi bulunduğu belirtildi. Darıca ilçesindeki Kazım Karabekir Mahallesi’nde 15 bin 300 metrekarede 312 bağımsız bölüm ve 188 hak sahibi, Bağlarbaşı Mahallesi’nde 12 bin 447 metrekarede 277 bağımsız bölüm ve 298 hak sahibi, Hisarkent Sitesi’nde 24 bin 657 metrekarede 524 bağımsız bölüm ve 817 hak sahibi, Eren Sitesi’nde ise 13 bin 277 metrekarede 173 bağımsız bölüm ve 189 hak sahibiyle yola devam ediliyor. Çalışmaların sürdüğü diğer ilçelerden Körfez Güney Mahallesi’ndeki 15 bin 809 metrekare alanda 259 bağımsız bölüm ve 240 hak sahibi bulunurken; Derince ilçesi Çenedağ Mahallesi’nde 17 bin 900 metrekarede 394 bağımsız bölüm ve 371 hak sahibi, Dumlupınar Mahallesi’nde 7 bin 300 metrekarede 150 bağımsız bölüm ve 142 hak sahibi, Yavuz Sultan Mahallesi’nde ise 13 bin 539 metrekarede 194 bağımsız bölüm ve 211 hak sahibiyle uzlaşma sağlandığı ifade edildi. Gölcük Donanma Mahallesi’nde ise 12 bin 53 metrekare alanda 382 bağımsız bölüm ve 436 hak sahibinin projeye dahil olduğu kaydedildi. İrtibat ofisleri kuruldu Vatandaşların kentsel dönüşüm süreci hakkında detaylı bilgi alabilmesi ve görüşmelere katılabilmesi amacıyla 5 farklı noktada irtibat ofisleri kuruldu. Bu kapsamda, İzmit Kadıköy Mahallesi, Darıca Fevzi Çakmak Mahallesi, Gölcük Merkez Mahallesi’ndeki ofislerin yanı sıra; Derince ve Körfez bölgeleri için Deniz Mahallesi’nde ile Körfez Tütünçiftlik Güney Mahallesi Kültür Merkezi’nde oluşturulan aktif ofislerin hizmet vermeye devam ettiği bildirildi.