ASAYİŞ - 22 Ekim 2024 Salı 11:03

Projeli dolandırıcılık: 10’larca kişi milyonlarca lira kaptırdı

A
A
A

Samsun ve çevre illerde tanıştığı kişileri Avrupa Birliği (AB) hibeleri ve devlet destekli projeler yaparak "yüksek kazanç sağlama" vaadiyle milyonlarca lira dolandırdığı iddia edilen şahıs, kayıplara karıştı. Bir araya gelen mağdurlar, açtıkları bireysel davaların yanı sıra tüm mağdurlar olarak toplu dava açacaklarını söyledi.

Türkiye’de çok para kazanma vaadiyle yapılan dolandırıcılık olaylarına bir yenisi daha eklendi. İddialara göre Aykut A. (42), kurduğu proje danışmanlık şirketi ve iş birlikçileri üzerinden insanlara çeşitli vaatlerde bulundu. "Zirai dron projesi, imar projesi, tekstil atölyesi projesi, su tesisatı projesi, tıbbi-aromatik bitki üretimi projesi, sulama birliği projesi" gibi farklı sahte projeler ile AB hibeleri ve devlet desteklerinden yararlanma ve yüksek kazanç elde etmeyi vadeden Aykut A. ve iş birlikçilerinin, 10’larca kişiyi ikna ederek milyonlarca lira parasını aldığı ileri sürüldü. Aralarında öğretmen, esnaf, temizlikçi, taksici, mobilyacı, sucu gibi farklı meslek gruplarından kişilerden oluşan mağdurlar, birçok kişinin dolandırıldığını ancak olaydan haberi olmayan yakınlarından gizlemek için ortaya çıkmak istemediklerini ifade etti.

Projeli dolandırıcılık: 10’larca kişi milyonlarca lira kaptırdı

"Zirai dron projesi diye 1 milyon TL dolandırıldım"

210 gram altını ile birlikte bankadan kredi çekerek dolandırıcılara verdiğini ifade eden emekli memur B.S. (61), "Ben zirai dron almak istediğim için dolandırıldım. Kendisiyle çarşıda tesadüfen karşılaştım. Emekli olduğumdan zirai dronla tarla ilaçlama işinden para kazanabileceğim konusunda beni kandırdı. 1 milyon TL param gitti. Gerçekte dron da alamadım. Parayı da bir miktar bankadan kredi çektim, yılların birikimi 210 gram altınım vardı hepsini ona verdim. Mağdur olan tek ben değilim. Aynı kişiler tarafından dolandırılan benim bildiğim 17 kişi var. Kendini ifşa etmeyen ve dolandırılanlar da var. Ulaştığım 40-50 mağdur var. Ortalama 1 milyon dolandırsa, 50 milyon TL civarında bir vurgun yapmış olabilir" dedi.

Projeli dolandırıcılık: 10’larca kişi milyonlarca lira kaptırdı

"Altınlarla çekilmiş fotoğraflarını görünce inandım"

Dolandırıcıların telefondan gösterdiği resimleri görünce kredi çekip bu kişilere verdiğini belirten öğretmen M.A. (40), "Aykut A.’yı Ladik ilçesinde tanımıştım. Lokantaları vardı ve ailesini de biliyorum. Havza’ya gelince proje yapacağından bahsetti. A.E.C. isimli eski milletvekilinin projesi olduğunu iddia etti. Bu şekilde bizden paralarımızı aldı. ’1-2 aya proje tamam’ derken 1 sene geçti. Benim 600 bin TL zararım oldu. Bankadan kredi çektim ve faizleri de var. Bankaya da borçlarımı ödeyemedim. Memur maaşımla da geçinmekte zorlandım. İran’la bağlantılarının olduğunu söyleyip, paralarını, altın resimlerini gösterdi. Bize bir geri dönüşü olmadı. Şu anda yaşamımı sürdürmekte zorlanıyorum. Çoluk çocuğumuzun ailemizin geçinmesiyle de uğraşıyorum. Ailemin olaydan kısıtlı haberi var. Ne kadar dolandırıldığımı bilmiyorlar. Benim gibi mağdur edilen birçok kişi var. 4 milyon TL aldığı kişiler var. O da öğretmen, 50 bin TL maaş alıyor, bankaya da maaşının tamamını kredi borcu olarak ödüyor. Bizim ulaştığımız Amasya’da, İstanbul’da, Çorum’da onlarca kişiyi de çeşitli projeler ile dolandırmış. Haber duyulunca daha fazla mağdurun da ortaya çıkacağını düşünüyorum" diye konuştu.

"Avrupa Birliği destekli proje için 700 bin TL dolandırıldım"

AB destekli faizsiz krediyle makine alıp atölye kurulma vaadiyle dolandırıldığını belirten mobilyacı F.Ç. (41), "Aykut isimli kişi, tam nitelikli dolandırıcıdır. Tek başına da yapmıyor bu işi. Birkaç kişi daha kendisine yardım ediyor. Onlarca kişiden milyonlarca para aldı. Beni de ’makine alacağız, iş yapacağız, Avrupa Birliği desteğinden yararlanacağız’ diye dolandırdı. Biraz kredi çektim biraz birikimim vardı. Bu şekilde paraları alıp gitti ve kendisine ulaşamıyoruz. Benim zararım 700 bin TL civarında oldu. Ailem dolandırıldığımı bilmiyor, inşallah paramızı geri alabiliriz" şeklinde konuştu.

"Tıbbi-aromatik bitki projesi ile 500 bin TL dolandırıldım, çoğu mağdur ortaya çıkmaktan utanıyor"

Arsasında eşiyle birlikte tıbbi-aromatik ürünler yetiştirme projesine inanıp parasını kaptırdığını ve birçok mağdurun da çeşitli sebeplerle konuşmaktan çekindiğini belirten öğretmen O.Ç. (55), "Dolandırıcı ile 2 yıl önce arkadaşım vasıtası ile tanıştım. Eşim ve benim arsamıza proje yapma bahanesi ile dolandırıldım. Mahkemeye de intikal ettirdim. Ben dolandırıldıktan sonra Aykut A. isimli kişinin benim haricimde birçok kişiyi daha dolandırıldığını duydum. Bu konunun yargıda çözülmesini istiyorum. Çok sayıda mağdur var. Bu tarz dolandırıcılık olayları toplumda normal karşılanmaya başlandı. Her yerde dolandırıcı haberleri görüyoruz. İnsanlar kendini hırsıza karşı koruyabiliyor ama dolandırıcıya karşı koruyamıyor. Benim 500 bin TL zararım oldu. Bu olayın ardından sağlığım da bozuldu. Aynı kişiler tarafından dolandırılanlar olarak Samsun’da bir araya geldik. Bireysel olarak dava açan çok sayıda mağdur var. Birçok kişi de beklemede. Toplu dava açmayı da düşünüyoruz. Bazı mağdurlar bunu bir utanç vesilesi olarak sayıyorlar. Mağdur olan utanıyor, mağdur edilmeyen utanmıyor. Bunun en önemli nedeni mağdurların büyük bir kısmının ya annesi ya eşi ya ailesi ya da çocuklarının dolandırıldığından haberi yok. Bundan dolayı ortaya çıkmak istemiyorlar. 100’den fazla kişinin çeşitli yollarla aynı kişiler tarafından dolandırıldığını duyuyoruz. Benim yıllarca çalıştığım emeklerim gitti. Çok endişeliyim, çünkü bizi dolandıran kişiler benden sonra da onlarca kişiyi dolandırdı ve her şeyi de yapabilecek kapasitede" ifadelerini kullandı.

"Kredi kartımdan 370 bin TL çekti, 1 ay sonra ödeyecekti 10 ay oldu kayıp"

Aykut isimli kişinin babasını kefil göstererek kendinden kredi kartını alarak dolandırdığını dile getiren bir esnaf ise, "Benden 1 ay sonra geri ödemek şartı ile kredi kartı istedi. Ben de babası onay verirse kartı veririm dedim. Babasıyla da görüştüm ve oğluna kefil olunca kredi kartını kendisine verdim. Benden 200 bin TL çekeceğim diye kartımı aldı. 320 bin TL limiti olan kartımdan 320 bin TL çekti. 1 ay sonra ben karttan kendi borcum olan 60 bin TL’yi ödedim. O gün benden kartı ’para yatıracağım’ diye aldı. Kartı verdiğim gece 52 bin TL daha çekmiş. 372 bin TL parayı çekti ve kendisine 10 aydır ulaşamıyorum. 10 aydır başkasından borç alarak karta takla attırıyorum. Kartımın borcunu ancak dükkanımı satarak, kapatarak ödeyebilirim. Toplamda faizlerle birlikte 600 bin TL bana zararı olmuş. Babası da ’oğlum sahtekar değil, ödeyecek’ diyor. Ben farklı dönemlerde 4 seferde toplam 200 bin TL’yi geri alabildim. 400 bin TL alacağım kaldı. Diğer mağdurları görünce dolandırıcı olduğunu anladım. Herkesi dolandırmış, tek bir kişiyi 6 milyon TL dolandırmış. 4 milyon TL, 1,5 milyon TL, 600 bin TL ve 700 bin TL dolandırdığı kişileri de gördüm. Hizmetçi bir kadının 100 bin TL parasını bile almış. Bu şekilde dolandırılan çok sayıda kişiyi biliyorum" açıklamasında bulundu.

Samsun’da bir araya gelen mağdurlar, açtıkları bireysel davaların yanı sıra tüm mağdurlar olarak toplu dava açacaklarını, Aykut A. ve iş birlikçilerinin başka insanları da dolandırmaması için adalet ve yetkililerden yardım istediklerini söylediler.

Erdi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Depremde tüm ailesini kaybeden baba, 04.17’de mezar başında gözyaşlarına boğuldu Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde, Gaziantep’in İslahiye ilçesinde tüm ailesini kaybeden bir kişi, saatler 04.17’yi gösterdiğinde Adana’daki aile mezarlığında gözyaşlarına boğuldu. Deprem sırasında işte olduğu için hayatta kalan baba, aradan geçen 3 yıla rağmen enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızını umutla aramayı sürdürüyor. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 6 Şubat 2023’te iki büyük deprem, 11 ilde büyük yıkıma neden oldu. Gaziantep’in İslahiye ilçesinde de çok sayıda bina yerle bir olurken, Karaca ailesi de depremin en ağır acısını yaşayan ailelerden biri oldu. Gece vardiyasında çalıştığı için enkaz altında kalmayan baba Fatih Karaca, depremde annesini, eşini, biri üniversite öğrencisi olmak üzere 3 çocuğunu ve kayınvalidesini kaybetti. "04.17’de mezar başında ailesine dua etti" Saat 04.17’de ailesinin Adana’daki Kabasakal Mezarlığında bulunan kabristanı başında dua eden Fatih Karaca, en büyük acısının ise enkazdan cenazesi çıkarılamayan 13 yaşındaki kızı İrem Karaca olduğunu söyledi. Aradan geçen 3 yıla rağmen kızından bir iz bulunamadığını belirten Karaca, umudunu hiç kaybetmediğini dile getirdi. Gözyaşları içinde konuşan acılı baba Karaca, "Allah’ım kimseye evlat acısı yaşatmasın. En kötüsü de 3 yıldır ne ölüsüne ne de dirisine ulaşamadığım kızım. Mezar yeri depremden sonra 10 gün hazır kaldı. Araştırmalar yaptık. Çocuğumuzun yaşadığını 3 kız onayladı. Hep birlikte oynamışlar. O günden beri kızımı arıyorum. Kayıp daha da kötü, bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Çaresizlik çok kötü bir şey. Allah’ım, böyle bir acıyı kimseye yaşatmasın. İçlerinden en kötüsü de kayıp. Bulamıyorsun ve derdini kimseye anlatamıyorsun. Allah’ım, evlat sevgisini yaşattı, erken aldı. Tarif edilemez, acısı çok zor " dedi. "Bayram geldiğinde ‘Baba harçlık ver’ diyen evladım kalmadı" Bayramların ve özel günlerin kendisi için anlamını yitirdiğini ifade eden Karaca, "Ben 4 çocuk babasıydım. Bayram geldiğinde ‘baba harçlık ver’ diyen bir evladım kalmadı. Annem, kaynanam, eşim ve 3 çocuğum burada yatıyor. Hayat onlarsız çok zor. Tek umudum, kızımı canlı bulabilmek. Onu bulursam hayat devam edecek. Millet bayramda çocuklarıyla bayramlaşıyor ama sen duruyorsun. Bayramları ya da özel günleri iş yerinde geçiriyorum. Karne alan insanları görünce kıskanıyorum. Allah’a dua ediyorum, kimseye böyle bir acı yaşatmasın" diye gözyaşlarına boğuldu.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ın üçüncü yılında acılar hala taze Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremler sonrası hayatını kaybedenlerin defnedildiği Kapıçam Mezarlığı’nda depremzedeler, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde yakınlarının mezarları başında geçirdi. Kahramanmaraş’ta 6 Şubat 2023 depremlerinin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen acılar hala ilk günkü tazeliğini koruyor. Asrın felaketinde hayatını kaybeden binlerce vatandaş, depremin yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı’nda dualarla anıldı. Gece saatlerinden sabahın ilk ışıklarına kadar süren anmalarda depremzedeler ve yakınları, sevdiklerinin kabirleri başında sabahladı. Mezarlıkta zaman zaman yoğunluk oluşurken, kimi vatandaş ağıtlar yaktı, kimi Kur’an-ı Kerim okuyarak dualar etti. Ellerinde çiçeklerle mezar başına gelen aileler, kaybettikleri yakınlarının fotoğraflarını kabir taşlarına bırakırken, bazı vatandaşlar gözyaşlarına hâkim olamadı. Depremin üzerinden geçen üç yıla rağmen yaşanan acının dinmediğini belirten depremzedeler, her 6 Şubat’ta aynı hüznü yeniden yaşadıklarını ifade etti. Alican Uzunlu isimli depremzede, "Çok yakın bir arkadaşımı kaybetmiştim. Mezarının yerini bilmiyorum onu arıyorum umarım bulurum. Görmek istiyorum mezarı başında dua edeceğim" dedi. Hacı Ahmet Yılmaz ise, "Kardeşim ve eşinin mezarının başındayız. Sabahlayacağız, mezarın temizliğini yapacağız" diye konuştu. Sezgin Durmuş isimli depremzede ise, "Üçüncü yılındayız ama sanki dün gibi olmuş gibi. Eşim kardeşini annesini ve 5 yaşındaki kızımızı kaybettik. Zor bir durum rabbim kimseye yaşatmasın. Anneannesinin yakındaydı kızımız yaşadıkları bina çökmüştü, üçüncü gün akşamına bulduk kendi imkanlarımız ile bulduk cenazemizi. Burada dua ediyoruz bütün ölenlere rahmet olsun" diye konuştu. İsmail Yalçın isimli depremzede de, "Ben ikim kızımı ve eşimi de kaybettim. Biri 8, diğeri 13 yaşındaydı tarifi yok. Aslında onlar kurtuluşa erdi. Kalanlar aslında acı çekiyor. Hiçbir zaman aklımdan çıkmıyorlar" dedi.
Zonguldak Zonguldak’ta asrın felaketinde hayatını kaybedenler anıldı Kahramanmaraş merkezli "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Zonguldak’ta anma programı düzenlendi. Saatler 04.17’yi gösterdiğinde Madenci Anıtı önünde toplanan kalabalık, hayatını kaybedenleri dualar ve karanfillerle andı. Zonguldak Demokrasi Platformu tarafından organize edilen anma programı, depremin gerçekleştiği saat olan 04.17’de başladı. Saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, katılımcılar ellerindeki karanfilleri deprem bölgesinde büyük kahramanlık gösteren madencileri simgeleyen Madenci Anıtı’nın önüne bıraktı. "Acılarımız hala taze" Platform adına açıklama yapan sözcü Erdoğan Kaymakçı, felaketin boyutlarına dikkat çekerek bilim ve denetim vurgusu yaptı. Kaymakçı, "6 Şubat 2023’te tarihimizin en yıkıcı felaketini yaşadık. 53 binden fazla canımızı yitirdiğimiz bu büyük acı hala tazedir. Şehirler sadece beton yığınları değildir; planlamalar kültürel mirası ve halkın ihtiyaçlarını gözeterek yapılmalıdır. Bilim ve mesleki etik ilkelerinden taviz verilmemesi, bu felaketlerin tekrar yaşanmaması için tek yoldur" ifadelerini kullandı. Madencilerin kahramanlığı unutulmadı Anma törenine katılan GMİS Genel Sekreteri Yener Arslanbuğa ise deprem bölgesinde görev yapan maden işçilerine teşekkür etti. Arslanbuğa, "Depremin ardından Türkiye Taşkömürü Kurumu ve MTA bünyesinden yaklaşık 4 bin madenci kardeşimiz gönüllü olarak bölgeye gitti. Bir cana, bir aileye umut olmak için yerin metrelerce altında edindikleri tecrübeyi enkaz altında sergileyen tüm arkadaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Anma programı açıklamanın ardından sona erdi.