EKONOMİ - 11 Mayıs 2026 Pazartesi 16:55

Ruanda ve Samsun arasında iş birliği mesajı

A
A
A
Ruanda ve Samsun arasında iş birliği mesajı

Ruanda Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Charles Kayonga, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası (TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’nu ziyaret ederek, karşılıklı iş birliği fırsatlarını görüştü. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu, iş birliğine açık olduklarını söyledi.


Farklı programlar için Samsun’a gelen Ruanda Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Charles Kayonga ve beraberindeki Ticaret Ataşesi Lucas Murenzi ile bazı firma yöneticileri, Samsun Ticaret ve Sanayi Odası’nı ziyaret ederek, Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu’yla bir araya geldi. Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kadir Erol Beytekin, Yönetim Kurulu Üyeleri Oğuzhan Serinkaya ve Kerem Tüfekçi’nin de hazır bulunduğu ziyarette, karşılıklı iş birliği fırsatları görüşüldü.



"Türkiye ile uzun vadeli ekonomik iş birliği hedefliyoruz"


Samsun’da bulunmaktan dolayı duyduğu memnuniyeti ifade eden Ruanda Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçisi Charles Kayonga, 2 yıldan beri Türkiye’de görevli olduğunu ve Karadeniz Bölgesi’nde ilk ziyaretini Samsun’a gerçekleştirdiğini belirtti. Samsun’un bölge ve Türkiye için önemli bir potansiyele sahip olduğunu bildiğini ifade eden Charles Kayonga, "Samsun ve bölge olarak güçlü potansiyele sahipsiniz. Ülkeler ve başkanlar düzeyinde yakın politik ilişkilerimiz var. Biz de var olan bu güzel ilişkileri daha da büyütmek ve ileriye taşımak istiyoruz. Ruanda çok hızlı gelişen ve büyüyen bir ülke, genç bir nüfusa ve altyapıya sahibiz. Coğrafi olarak iki ülke çok birbirine benziyor. Türk yatırımcıları ülkemize yatırım yapmalarını istiyoruz. Burada gördüğümüz fırsatları da ülkemizde paylaşıyorum. Farklı sanayi için yeni teknolojilere ihtiyacımız var. Ülkemizde çok güzel tarım alanları mevcut. Tarım üretimi için teknolojik makinelere ve sulama teknolojilerine ihtiyacımız bulunmakta. Bunu sadece Ruanda olarak düşünmeyin. Çevremizde 80 milyon gibi önemli bir nüfus var. Bizim amacımız birlikte teknolojik iş birliği kurmak istiyoruz. Beklentimiz yüksek. Sürekli ve birlikte ortak yatırım yapmak iki ülke yararına olacaktır" dedi.



"İş birliğine açığız"


Samsun TSO Yönetim Kurulu Başkanı Salih Zeki Murzioğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Murzioğlu, Samsun’un ekonomi, sanayi ve ihracat potansiyelinin yanı sıra kentin öne çıkan sektörlerine yönelik bilgiler paylaşarak, iş birliğine açık olduklarını kaydetti. Konuşmasında, Samsun’un gerek tarım ve sanayi altyapısıyla gerek sağlık yatırımlarıyla gerekse turizm alanlarıyla Karadeniz Bölgesi’nin en önemli kenti olduğunu belirten Murzioğlu, "Karadeniz’in en büyük kenti olan Samsun, sahip olduğu alternatifli üretim ve hizmet altyapıları ile potansiyeli oldukça yüksek bir şehir. Türkiye’de sadece birkaç ile nasip olan hava, kara, deniz ve demiryolu ulaşım hatlarıyla Samsun bir lojistik kent konumunda. Oda olarak iki ülke arasında başta ekonomi olmak üzere her alanda ilişkilerimizi daha ileriye taşımak adına elimizden gelen çabayı göstermeye hazır olduğumuzu bilmenizi isterim. Yapılacak iş birliklerinin iki ülke halkına da önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. İnşallah bu ziyaret ilerisi için güzel bir başlangıç olur" diye konuştu.


Ziyaret, karşılıklı anı takdimiyle sona erdi.



Ruanda ve Samsun arasında iş birliği mesajı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Alanya’da engeller sanatla aşıldı Alanya’da 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında düzenlenen "Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi" Alanya Kültür Merkezi’nde açıldı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan sergide özel bireyler, duygu, hayal ve yaşam mücadelelerini tuvale yansıttı. Alanya Belediyesi Engelsiz Park ve Yaşam Merkezi El Sanatları Atölyesi tarafından hazırlanan Hayalden Tuvale Karma Resim Sergisi’nin açılışı gerçekleştirildi. Açılış töreninde konuşan Görsel Sanatlar Öğretmeni Ayşegül Macar Koçak, sanatın bireylerin kendini ifade etmesindeki önemine dikkat çekerek, ortaya konan eserlerin her birinin özel bir hikaye taşıdığını vurguladı. Belediye Başkan Danışmanı Faruk Konukçu ise sanatın engelleri aşmadaki gücüne işaret ederek, "Sanatın dili evrenseldir; sınır tanımaz, engel tanımaz. Buradaki her eser bir umudu, bir mücadeleyi ve güçlü bir yaşam duruşunu temsil ediyor" ifadelerini kullandı. Başkan Danışmanı Konukçu, göreve geldikleri günden bu yana erişilebilir ve eşit bir yaşam için çalıştıklarını belirterek, engelsiz şehir vizyonunun sadece fiziksel değil, sosyal ve kültürel alanları da kapsadığını dile getirdi. Konukçu ayrıca, Alanya Belediyespor bünyesinde kurulan Tekerlekli Sandalye Tenis Takımı’nın da başlangıcının yapıldığını duyurarak, sportif erişilebilirlik konusunda önemli bir adım attıklarını ifade etti. Düzenlenen kısa gösteri maçına da katılan Konukçu büyük alkış aldı. Sergi 5 gün açık kalacak Konuşmaların ardından serginin açılış kurdelesi kesildi. Tuvale yansıtılan eserler, ziyaretçiler tarafından büyük ilgiyle incelendi. Katılımcılar, her tablonun ardındaki emeği ve yaşam hikayesini yakından hissetme fırsatı buldu. Etkinliğe ayrıca Güzel Sanatlar Lisesi Müzik Grubu da çaldıkları eserlerle renk kattı. 5 gün boyunca açık kalacak olan serginin açılışına Belediye Başkan Danışmanları Faruk Konukçu ve Nazmi Zavlak, Alanya Kent Konseyi Başkanı Nurhan Özcan, siyasi parti temsilcileri, STK’lar ve vatandaşlar katıldı.
Kütahya SGK Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar’dan kayıt dışı istihdam uyarısı Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Kütahya İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın hem çalışanlar hem işverenler hem de ülke ekonomisi açısından ciddi sonuçlar doğurduğunu belirterek, işverenlere yasal yükümlülüklere uyma çağrısında bulundu. Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında açıklamalarda bulunan İl Müdürü İsmail Sayar, kayıt dışı istihdamın; çalışanların SGK’ya hiç bildirilmemesi ya da çalışma günleri ile ücretlerinin eksik bildirilmesi anlamına geldiğini ifade etti. Sigortasız işçi çalıştırmanın yanı sıra eksik gün veya düşük ücret bildiriminin de kayıt dışı istihdam kapsamında değerlendirildiğini vurgulayan Sayar, sigortalı çalışmanın anayasal bir hak olduğu kadar hem çalışan hem işveren açısından yasal bir zorunluluk olduğunun altını çizdi. İşverenlerin sigortasız işçi çalıştırma hakkının bulunmadığını belirten İsmail Sayar, çalışanların kendi rızalarıyla dahi sigortasız çalışmayı talep etmelerinin hukuken mümkün olmadığını söyledi. Özellikle emekli, dul ve yetim aylığı alanlar ile sosyal yardım yararlanıcılarının hak kaybı yaşamamak adına zaman zaman kayıt dışı çalışmaya yöneldiğinin tespit edildiğini kaydeden İsmail Sayar, işverenlerin bu tür talepler karşısında mevzuattan taviz vermemesi gerektiğini ifade etti. Kayıt dışı çalışan kişilerin emeklilik hakkından mahrum kaldığını belirten İsmail Sayar, iş göremezlik durumunda malullük aylığı alamadıklarını, vefat halinde ise geride kalan aile bireylerinin ölüm aylığı güvencesinden yararlanamadığını söyledi. Ayrıca işsizlik sigortasından faydalanamayan çalışanların sağlık hizmetlerine erişimde de sorun yaşayabildiğini dile getirdi. "Sigortasız çalışanlar yasal koruma mekanizmalarından uzak" İş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda da kayıt dışı istihdamın büyük risk taşıdığına dikkat çeken İsmail Sayar, sigortasız çalışanların yasal koruma mekanizmalarından uzak kaldığını belirtti. Bunun yanında kayıt dışı çalışanların kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ve analık izni gibi temel işçilik haklarından da mahrum bırakıldığını ifade etti. SGK’nın temel yaklaşımının cezalandırma değil rehberlik olduğunu vurgulayan İsmail Sayar, işletmelerin sürdürülebilir ve güvenli büyümesini desteklemeyi amaçladıklarını kaydetti. Ancak kayıt dışı istihdamın kısa vadeli kazanç gibi görünse de işletmeleri ağır mali ve hukuki yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceğini belirten Sayar, tespit halinde yüksek idari para cezaları, prim teşviklerinin iptali ve iş kazalarında ciddi hukuki sorumlulukların gündeme geldiğini söyledi. Kayıt dışı istihdamın ülke ekonomisine verdiği zararlar hakkında da değerlendirmelerde bulunan İsmail Sayar, bu durumun haksız rekabete neden olduğunu, piyasa dengesini bozduğunu, vergi ve prim kayıplarına yol açtığını ifade etti. Sosyal güvenlik sisteminin zarar gördüğünü, gelir dağılımında adaletsizlik oluştuğunu ve ekonomik verilerin güvenilirliğinin zedelendiğini belirtti. İsmail Sayar açıklamasının sonunda, kayıtlı istihdamın yalnızca yasal bir zorunluluk değil, aynı zamanda ülkenin geleceğine yapılan önemli bir yatırım olduğunu belirterek, Sosyal Güvenlik Haftası kapsamında tüm tarafları ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye davet etti.