GÜNDEM - 03 Mayıs 2025 Cumartesi 10:49

Şair hekimden 26’ncı şiir kitabı

A
A
A
Şair hekimden 26’ncı şiir kitabı

İç Hastalıkları ve Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Emin Dinççağ, 26’ncı şiir kitabı "Gülmezsen Gül Demem" ile bir kez daha okurlarının karşısına çıktı. Dinççağ, kitabında sevgi eksenli toplumsal duyarlılığı ön plana çıkarıyor.


Kitabın amacı hakkında değerlendirmede bulunan Dr. Dinççağ, "Gülmezsen Gül Demem iddialı bir kitap değil. Ben de şair değilim. Şair olmak, şiir yazmak elbette onurlu bir çaba, herkesin isteyeceği, gurur duyacağı bir unvan. Ancak amacım, insani bir görev olarak topluma hayırlı, iyi mesajlar verebilmek" dedi.



"Kitaplarımda sevgi ve şiddet gibi toplumsal olayları konu alıyorum"


Dinççağ, "Benim sevdiğim ve halen aktif olarak çalıştığım bir mesleğim var. Hekimlik yapıyorum, içimden geldiği gibi topluma dokunuyorum, insanların yaralarına merhem olmaya çalışıyorum. Toplumsal olaylara duyarlılığını şiirleri aracılığıyla ifade ediyorum. Kitaplarımda da toplumsal duyarlılığım gereği, sevgi, şiddet gibi toplumsal olayları konu alıyorum, dikkat çekmeye çalışıyorum. Sev diyorum! Gül diyorum" diye konuştu.



"Toplumun en önemli sorunu sevgisizlik"


Seven toplumun daha huzurlu olduğunu belirten Dinççağ, "Toplumun en önemli sorununun ‘sevgisizlik’ olduğunu, sevmeyi becerebilen toplumların, sevgiyi yeşertebilecek toplumların daha mutlu ve huzur içinde yaşayabileceğine inanıyorum. Seven, çalışan, bu sayede ekonomik kalkınmasını becerebilen ulusların daha huzurlu ve mutlu olduğunu görüyorum" şeklinde konuştu.



"Sevgi bir ruh sağlığı sorunudur"


Dinççağ sevgiyle ilgili şunları söyledi:


"Sevgiyi soyut, laf olarak gördüğümüzü, sevgiyi bilmediğimizi, sevginin içselleştirilemediğini görüyor ve bunun tartışılması ve gündem olmasını diliyorum. Sevgi, emek vermek demektir. Çaba göstermektir, saymaktır, elinden tutmaktır, destek olmaktır, anlamaktır, anlatmaktır, korumaktır Sevgi, sevmek özünde bir ruh sağlığı sorunudur. Sevgisizliğin olduğu her yerde şiddet vardır. Kavga vardır, savaş vardır, ölüm vardır. Yaşamak, mutlu olmak, huzur, yaşam kalitesini yükseltmek, daha iyi sosyoekonomik şartlara ulaşmak, daha uzun ömürlü olmak, ruh sağlığını ve beden sağlığını yükseltmek, toplumsal sosyoekonomik düzeyi yükseltmek ‘sevginin’ anlaşılması ve iyi anlatılması ile mümkündür. Seven, sevgiyi bilen, sevgi gören, sevgili bir toplumda yaşayan, sevginin çoğaldığı ortamlarda kimse şiddetin, uyuşturucunun, ölümün esiri olmaz, olamaz."



Şair hekimden 26’ncı şiir kitabı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Onur: "Arvasi Hoca Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" Gazeteci yazar Hüdâvendigâr Onur, büyük Türk milliyetçisi Ahmet Arvasi’nin aynı zamanda bir fıkıh âlimi de olduğunu belirterek, "Bu sahada ‘İlmihâl’ kaleme almıştır. Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" dedi. Ülkücü hareketin sembol isimlerinden Erdem Karakoç’un düzenlediği haftalık ‘Vefa’ toplantıları devam ediyor. Koçoba’daki son etkinlikte büyük Türk milliyetçisi ve mütefekkiri S. Ahmet Arvasi anıldı. Erdem Karakoç, 12 Eylül öncesi zor zamanlarda Arvasi Hoca’nın yazılarıyla, konferanslarıyla bir nesli eğittiğini, yetiştirdiğini, batıl ideolojilere saplanmaktan koruduğunu söyledi. Karakoç ayrıca, Ahmet Arvasi’nin savunduğu davayı yaşayan ‘örnek bir şahsiyet’ olduğunu söyledi. MHP Şişli ilçesi eski başkanlarından Kamil Balyer de konuşmasında, Ahmet Arvasi’nin kadroya önem verdiğini belirterek, "Söylediğini yaşamaya gayret ederdi. Ülkücü hareketin manevi mimarlarından biridir. Bir davayı anlatmada, devlet yönetiminde, yapılacak her işte başarılı olmak için kadroların kalitesinin önemine değinirdi. O Ahmet Yesevi ruhluydu" dedi. "Yazılarında Türklük vurgusu çoktur" Gazeteci yazar Hüdavendigâr Onur da, Türk milliyetçilerinin yetişmesinde emeği olanlardan birinin Ahmet Arvasi olduğunu belirterek, "Yazıları dikkatle okunduğunda, satır aralarında Türk tarihine, din ve felsefeye, kısacası yaşadığı döneme ait tüm konulara değindiği görülür. Ahmet Arvasi’ye göre Türk milliyetçiliği, İslâm’ın çizdiği sınırlar içerisinde Türk’ün mutluluğunu arayan bir harekettir. Bu bir iddia değil tespittir" dedi. Hüdâvendigâr Onur, aynı zamanda Ahmet Arvasi’nin bir din bilgini olduğunu belirterek, "O, fıkıh âlimidir. İlmihâl kaleme almıştır. Şöyle der, ‘İlmihâl bilmeyen, ne İslam’ı bilir ne de onun dünya ve kâinata bakışını.’ Ülkücü hareketin, Türk milletinin manevi mimarlarından biridir" ifadelerini kullandı. Ahmet Arvasi’nin yaşadığı dönemin tüm sorunlarına değindiğini, çareler ürettiğini belirten Onur, Arvasi’nin güzel sanatlara verdiği önemden de bahsetti. Ahmet Arvasi’ye göre estetiğin bir ilim olduğunu belirten Onur, sözlerini şöyle tamamladı: "Arvasi’ye göre sanat, güzele ulaşmak ve çirkinden uzaklaşmaktır. Sanatkâr mutlak güzeli arar. Sinan imparatorluğumuzun temel taşlarından Süleymaniye çıkabileceğini, Selimiye çıkacağını ispatladı. Arvasi’ye göre bu muhteşem eserlerde hendesenin zaferi ve dinin zaferi vardır. İslâmiyet’e göre en güzel Allah’tır."