EKONOMİ - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 13:47

Samsun, turizminde yeni hedef ’Körfez ülkeleri’

A
A
A
Samsun, turizminde yeni hedef ’Körfez ülkeleri’

SAMSUN (İHA) – Körfez ülkelerinden gelen acente temsilcileri Samsun’da işletme temsilcileri ile ikili iş görüşmelerinde bulundu.


Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Yerel Kalkınma Hamlesi kapsamında Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Samsun Büyükşehir Belediyesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, TGA ve THY işbirliğinde Canik ilçesindeki bir otelde Körfez Ülkelerine Yönelik Seyahat Acenteleri Tanıtım Turu ve B2B etkinliği düzenlendi. Acente temsilcileri, 3 günlük tanıtım turunun ardından Samsun’da iş yeri temsilcileri ile yüz yüze iş görüşmesi fırsatı buldu.



Dicle: "Umarım, yapılacak ikili iş görüşmeleri yeni başlangıçlara vesile olur"


Görüşmelerin yeni başlangıçlara vesile olmasını dileyen OKA Genel Sekreteri Mehlika Dicle, "OKA olarak bizler bölgemizin ekonomik ve sosyal kalkınması açısından çeşitli proje ve faaliyetler yürütüyoruz. Çalıştığımız odak alanlarından en önemlilerinden biri de turizm. Bugüne kadar yürüttüğümüz mali destek programlarıyla turizm altyapısının gelişmesine önemli destekler verdik. Bunun yanında ikinci hedefimiz de bölgemizin hem ulusal hem de uluslararası düzeyde tanıtımıydı. Bu kapsamda yürütülen tanıtım faaliyetlerinden 3.’sünü ilk 2 yıl Suudi Arabistan acentalarına düzenledikten sonra bu yıl Körfez ülkelerine genişleterek düzenliyoruz. Samsun, Amasya, Çorum ve Tokat’ta faaliyet gösteriyoruz. Bu 4 il doğa turizmi temelinde Körfez ülkelerinin dikkatini çekecek özelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Körfez ülkelerinden gelen misafirlerimizle 3 gün önce başladığımız program, bugün ikili iş görüşmeleri ile tamamlanıyor. Geride bıraktığımız seyahat programı çerçevesinde hem Samsun hem Amasya’nın doğal güzelliklerini görme fırsatı yakaladılar. 3 günlük saha tanımasının ardından bölgedeki işletme temsilcileri ile yapılacak görüşmeler bizler için çok daha kıymetli. Umarım, yapılacak ikili iş görüşmeleri yeni başlangıçlara vesile olur" dedi.



Demirtaş: "Samsun’da turizm için gerekli olan birçok unsur paket olarak mevcut"


Turizm için gerekli birçok unsurun Samsun’da var olduğuna değinen İl Kültür ve Turizm Müdürü Süleyman Demirtaş, "Sözün bittiği yerdeyiz. İcraat noktasına gelmiş bulunuyoruz. Hem gezi hem de şu anda görülen yerlerdeki hayranlıkları gözlerden görebiliyoruz. Samsun doğal güzelliklerinin yanı sıra köklü tarihi olan bir şehir. Turizm için gerekli birçok unsurun paket olarak Samsun’da bulunduğunu düşünüyorum. Samsun’da doğa, deniz, kanyon, ova, delta, dağ ve turizmcilerin aradığı her şey var. Samsun, bölgenin merkezi ve turizm açısından da bu böyle. Önemli turizm destinasyonları olan noktaları Samsun 1-1,5 saat uzaklıkta. Amasya, Ordu, Çorum, Tokat’a çok yakın ve turizmde de bölgenin merkezi durumundayız. Hiçbir şey için geç olmadığını düşünüyorum. Bugünün çok iyi bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Bu güzel çalışmada emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.


Programda söz alan acente temsilcileri de Körfez ülkelerinden Samsun’a bir ilginin olduğunu, Samsun’a direkt uçuş konusunda gerekli adımların atılması gerektiğini belirterek, direkt uçuşlar başlarsa turizmin daha da gelişebileceğine dikkat çektiler.


Etkinlik, konuşmaların ardından plaket takdim töreni ve yüz yüze görüşmelerin yapılması ile sona erdi. Etkinlikte geçen 2 toplantıdaki Suudi Arabistan temsilcilerinin yanı sıra Bahreyn, Katar, Irak, Kuveyt, BAE ve Umman gibi ülkelerden gelen acente temsilcileri ile temaslar kuruldu.



Samsun, turizminde yeni hedef ’Körfez ülkeleri’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize ‘Miray kuş’ imza gününde Rizeli 13 yaşındaki doğuştan engelli Miray, 3 eseriyle kitap fuarında imza dağıttı. Rize Kitap Fuarı, bu yıl da birbirinden değerli yazarları ve kitapseverleri bir araya getirirken, fuarın en dikkat çeken isimlerinden biri kendi hayallerinden yola çıkarak ‘Miray kuş’ adı altında 3 kitap yazan 13 yaşındaki minik yazar Miray Özcan oldu. Doğuştan serebral palsi (SP) hastası olan Miray Özcan, kaleme aldığı 3 kitabıyla fuar alanında Rize İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından kurulan ‘Genç Yazarlar ve Şairler’ isimli stantta yerini aldı. Küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve üretkenlikle ziyaretçilerin büyük ilgisini çeken Özcan, gün boyunca okuyucularıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı. Fuarı ziyaret eden çok sayıda vatandaş, minik yazardan imza alabilmek için standı önünde yoğunluk oluşturdu. Rize Valiliği ile Rize Belediyesi iş birliğinde düzenlenen fuarda Miray Özcan’ın standı, özellikle çocuklar ve gençler başta olmak üzere her yaştan ziyaretçinin uğrak noktalarından biri haline geldi. Özcan’ın yazarlık yolculuğu ve azmi, fuara katılanlar tarafından takdirle karşılandı. Minik yazarın standını ziyaret eden Rahmi Metin de Miray Özcan ile yakından ilgilendi. Özcan’ın kitaplarından satın alan Metin, kitapları genç yazara imzalatarak destek verdi. Ziyaret sırasında kısa bir sohbet gerçekleştiren Metin, Miray’ın başarısından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul Bilim diplomasisi için ortak çağrı İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı kapsamında Silivri’de düzenlenen basın toplantısında, akademisyenlerin imzasını taşıyan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" bildirgesi kamuoyuna açıklandı. Silivri’de 1-3 Mayıs 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen 2. İlim Yayma Ödülleri İstişare Kampı, bilim dünyasını ve karar vericileri ilgilendiren önemli bir bildirgeyle gündeme geldi. Kamp kapsamında düzenlenen basın toplantısında, farklı disiplinlerden ödül sahibi akademisyenlerin katkılarıyla hazırlanan "Bölgesel İstikrar İçin Bilim Diplomasisi" başlıklı metin kamuoyuyla paylaşıldı. Programda İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan’ın yanı sıra akademisyenler, üniversite temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu yer aldı. Akademik birikim politika önerisine dönüştü Toplantıda yapılan konuşmalarda, İlim Yayma Ödülleri’nin yalnızca bireysel başarıları ödüllendiren bir organizasyon olmadığı, aynı zamanda akademik bilgi üretimini toplumsal ve siyasal karar süreçlerine entegre etmeyi hedeflediği vurgulandı. Necmettin Bilal Erdoğan, ödül sahibi akademisyenlerin her yıl istişare kamplarında bir araya gelerek ortak akıl geliştirdiğini ve bu sürecin somut çıktılarının bildirgeler aracılığıyla kamuoyuna sunulduğunu ifade etti. Geçtiğimiz yıl yayımlanan "Sağlıkta Teknolojik İstiklal" bildirgesinin kamu kurumları nezdinde karşılık bulduğunu hatırlatan Erdoğan, bu yıl hazırlanan bildirgenin ise çok daha geniş bir çerçevede, bölgesel istikrar ve uluslararası iş birliği ekseninde şekillendiğini belirtti. "Bölgesel istikrar dışa bağımlı olamaz" Akademisyenler tarafından kaleme alınan bildirgede, özellikle Orta Doğu ve çevresinde yaşanan çatışmalar, enerji hatları üzerindeki jeopolitik baskılar ve uluslararası sistemdeki belirsizlikler detaylı şekilde ele alındı. Bu gelişmelerin, bölgesel barış ve güvenliğin yalnızca dış merkezli yapılarla sürdürülemeyeceğini ortaya koyduğu vurgulandı. Metinde, bölge ülkelerinin kendi tarihsel, kültürel ve bilimsel birikimlerinden hareketle yeni bir iş birliği zemini oluşturması gerektiği ifade edilirken, bu zeminin askeri ittifaklar ya da geçici siyasi uzlaşılarla değil; bilimsel üretim, eğitim, teknoloji ve ortak değerler üzerine inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bilim diplomasisi stratejik araç olarak konumlandırıldı Bildirgede bilim diplomasisi; yalnızca akademik bir faaliyet alanı değil, aynı zamanda krizleri önleyen, güven inşa eden ve uzun vadeli istikrarı destekleyen stratejik bir araç olarak tanımlandı. Ortak akademik ağlar, veri paylaşım sistemleri, öğrenci ve akademisyen hareketliliği gibi unsurların bölgesel iş birliğinin temel yapı taşları olduğu belirtildi. Türkiye’nin sahip olduğu yükseköğretim kapasitesi, savunma sanayiindeki gelişimi, diplomatik tecrübesi ve tarihsel bağları sayesinde bu süreçte öncü bir aktör olabileceği vurgulandı. Sekiz maddelik yol haritası açıklandı Toplantıda kamuoyuna duyurulan bildirgede, bölgesel istikrarın sağlanmasına yönelik somut öneriler de yer aldı. Bu kapsamda; ülkeler arası ortak politika üretimini sağlayacak daimi ilmi komisyonların kurulması, büyükelçilikler bünyesinde bilim ateşeliklerinin oluşturulması ve araştırma kurumları arasında ortak fon mekanizmalarının geliştirilmesi önerildi. Ayrıca üniversiteler arası iş birliklerinin güçlendirilmesi, ortak veri havuzlarının kurulması, öğrenci değişim programlarının daha etkin hale getirilmesi ve deprem, iklim, enerji gibi alanlarda bölgesel bilimsel çalışma gruplarının oluşturulması gerektiği ifade edildi. Savunma ve güvenlik teknolojilerinde ortak AR-GE ağlarının kurulması da bildirgenin dikkat çeken başlıkları arasında yer aldı. Uluslararası öğrenci ve akademisyen vurgusu Toplantıda yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin uluslararası öğrenci ve akademisyenler açısından önemli bir cazibe merkezi olduğu da vurgulandı. Bu potansiyelin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda diplomatik ve kültürel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildi. Uluslararası öğrencilerin mezuniyet sonrasında ülkelerinde üst düzey görevlere gelerek Türkiye ile güçlü bağlar kurduğu ifade edilirken, bu durumun Türkiye’nin küresel etkisini artıran önemli bir unsur olduğu kaydedildi.