EKONOMİ - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 13:27

Samsun’da Türk somonu hasadı başladı

A
A
A
Samsun’da Türk somonu hasadı başladı

Samsun’un Yakakent ilçesinde bulunan balıkçı barınağında Türk somonu hasadı yapıldı. Karadeniz’in besleyici ve serin sularında yetiştirilen lezzetli somonlar başta Japonya, Çin ve Rusya olmak üzere dünya mutfaklarını süslüyor.


Samsun İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden alınan bilgilere göre Samsun’da su ürünleri yetiştiriciliği yapan ve yetiştiricilik belgesi bulunan toplam 40 tesis bulunuyor. Bu tesislerin önemli bir kısmı, Havza Dereköy Göleti, Boyabat ve Derbent Baraj Gölleri ile Yakakent açıklarında Karadeniz’de faaliyet gösteriyor. Samsun’un toplam su ürünleri yetiştiricilik kapasitesi 32 bin 869 tona yıla ulaştı. Bu kapasitenin 14 bin 194 tonunu Türk somonu ve levrek, 9 bin 675 tonunu ise alabalık üretimi oluşturuyor.


Türk somonu hasadı yapıldı


Yakakent ilçesinde protokol üyelerinin katılımıyla Türk somonu hasadı yapıldı. Kafeslerden kepçe yardımıyla alınan somonlar soğuk hava kutularına konuldu. Hasatta konuşan Samsun Valisi Orhan Tavlı, "Türk somonu hasadı başladı. Üreticilerimiz için, Samsun’umuz için, Türkiye’miz için hayırlı olsun. Yakakent’in tertemiz denizinde beslenen Türk Somonları, en lezzetli şekilde dünya mutfaklarına sunuluyor. Samsun balıkçılığın merkezi. Samsun’da 3 tane büyük ovamız var. Vezirköprü, Bafra ve Çarşambadır. Dördüncüsü ise Karadeniz ovamızdır. Yakakent ve Samsun balıkçılığın, kültür balıkçılığın merkezi olması hasebiyle Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde, Tarım ve Orman Bakanlığımız, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız, Plan Bütçe Komisyonluğu ile Samsun Milletvekillerimizin vermiş olduğu destekle hep birlikte Yakakent’te Su Ürünleri Organize Sanayi Bölgesi’ni faaliyete geçireceğiz" dedi.


"2024 yılında yaklaşık 100 milyon dolar ihracatımız var, bu sene daha da artacak"


Samsun İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam, Yakakent Balıkçı Barınağındaki yaptığı açıklamada, "İlimizde üretilen alabalıkların büyük kısmı iç piyasada tüketiliyor, ancak ortalama 500-600 gram ağırlığa ulaşan balıklar Yakakent’teki deniz kafeslerine taşınarak burada 1,5 ila 4 kilogram arasında büyütülüyor. Bu balıklar, 1,25 kilogramı aştığında ‘Türk somonu’ olarak adlandırılıyor ve başta Japonya ile Rusya olmak üzere birçok Avrupa ülkesine ihraç ediliyor. 2024 yılında yaklaşık 100 milyon dolar ihracatımız var. Bu sene daha da artacak. Samsun’da 2024 yılında ağ kafeslerde 13 bin 270 ton alabalık üretildi. Bu miktarın 8 bin 771 tonunu Türk somonunun oluşturdu. Özellikle Japonya’dan gelen taleplerin artması üzerine üreticilerin planlamalarını bu taleplere göre revize ettik. Somon üretim kapasitesini artırdık. Türk somonu denizde çok hızlı büyüyor ve et kalitesi açısından oldukça lezzetli. Bu nedenle özellikle Japonya ve Rusya gibi ülkelerden yoğun talep alıyoruz" diye konuştu.


Samsun’da su ürünleri yetiştiricilik tesislerinde yaklaşık 150 kişinin istihdam edildiğini, bu rakamın işleme ve değerlendirme tesisleriyle birlikte 300’e ulaştığını ifade eden Sağlam, "Türk somonunun et rengi kalitesini artırmak için Türk Gıda Kodeksi’ne uygun pigment içeren yemler kullanıyoruz. Jeopolitik risklerin azalması ve özellikle Ukrayna’daki savaşın sona ermesi durumunda ihracatın daha da artmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.


"İhracat 2 milyar doları açmış durumdadır"


Su ürünleri sahibi Ahmet Tolga Vural, "Türk Somonu, Türkiye ve Türkiye’nin ihracatı açısında iyi noktaya geliyor. İhracat 2 milyar doları açmış durumdadır. Türk Somonu Rusya ve Japonya’da çok tercih edilen bir üründür" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 200 şehit yakını tatile uğurlandı Sivas’ta düzenlenen program kapsamında 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını, moral ve motivasyon amaçlı 6 günlük tatil için Alanya’ya uğurlandı. Sivas’ta şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları için moral ve motivasyon olması amacıyla anlamlı bir tatil programı hazırlandı. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde düzenlenen organizasyon kapsamında, 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını Alanya’ya uğurlandı. Şehit aileleri, gaziler ve yakınları Sivas’ta ilk defa organize edilen böylesi bir tatil programına dahil olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. "Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir" Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Şimşek, "Devletimiz tüm imkânlarıyla şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ailelerimize hayırlı ve güzel bir tatil diliyorum" diye konuştu. "Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" Her zaman şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Dernek Başkanı Deveci, "Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için düzenlediğimiz bu program, onların moral ve motivasyonuna katkı sunmak adına önemli bir çalışmadır. Bu süreçte bizlere destek olan başta Sayın Abdullah Güler ve Sayın Valimiz Yılmaz Şimşek’e özellikle bizleri Alanya’da ağırlayacak olan Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e şehit ailelerimiz ve gazilerimiz adına teşekkür ediyorum. Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Mersin Atıklar oyuncağa dönüşüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi, çevre duyarlılığı ile kadın emeğini bir araya getirerek dikkat çeken bir dönüşüm hikayesi oluşturuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen projede, tekstil sektöründe atık olarak değerlendirilen malzemeler geri dönüşüm sürecinden geçirilerek yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Kadınların üretim gücüyle şekillenen bu süreç, hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor hem de kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasına imkan tanıyor. Mersinden Kadın Kooperatifi Tekstil Şube Müdürü Gülten Çavuş, projenin yaklaşık 5 yıldır sürdürülen ‘Evimiz Atölye’ çalışmalarıyla temellendiğini belirterek, başlangıçta firmalardan piyasaya sürülmeyen çorapların toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını söyledi. Süreç içerisinde tekstil atıklarından elyaf üretimi fikrinin ortaya çıktığını ifade eden Çavuş, "Çünkü çok fazla atık değerlendirilmeden çöpe gidiyordu" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansına sunulan projenin kabul edilmesiyle üretimin hız kazandığını kaydeden Çavuş, "Gelen atığa göre günde ortalama 200 kilogram elyaf üretebiliyoruz. Makinelerimizi kurmamızın üzerinden yaklaşık 1,5 ay geçti. İlk etapta deneme yanılma sürecimiz oldu. Hangi malzemeden daha iyi elyaf elde edileceğini bu süreçte öğrendik. Elyaf üretimine uygun olmayan atıkları ise minder yapımında değerlendiriyoruz" diye konuştu. Projenin yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik faydalar da sağladığını vurgulayan Çavuş, kadın emeğinin daha görünür hale gelmesiyle birlikte katılımcıların kazançlarının artacağını belirtti. Proje kapsamında verilen eğitimlerle katılımcılara çevre dostu yaşam alışkanlıkları da kazandırılıyor. Su tasarrufu ve sürdürülebilir yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuş, atıkların yeniden değerlendirilmesinin özellikle yeni nesiller açısından önemli bir farkındalık oluşturduğunu dile getirdi. Çavuş, "Amacımız hem su tasarrufu sağlamak hem çevre kirliliğini önlemek hem de ekonomiye katkı sunmak. Katılımcılara tasarruflu su kullanımı ve çevre dostu yaşam konusunda eğitimler veriyoruz. Bu proje, atıkların dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırılmasını anlatmak açısından yeni nesil için büyük bir destek" ifadelerini kullandı.
Bursa Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik’teki kabri başında yad edildi. Program, Eşrefzade Camii bahçesinde sela okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan "Bazı kişiler, evliyaların kabrinde ’ne buluyorsunuz diye’ bizleri tenkit ediyor. Biz büyüklerin kabirlerinde türbelerinde Allah’a halimizi arz ediyoruz. Onlardan feyz alıyoruz. Büyüklerin kılıcı kabre girdikten sonra daha keskin oluyor. Onun için biz Allah’a olan halimizi arz etmek için onun sevgililerini vesile kılıyoruz. Bugün Çin’de yaşayan Kadiriler Türkiye’ye, Bursa’ya, İznik’e gelip Eşrefzade Abdullah Rumi, Abdülkâdir Geylânî’nin izlerini sürüyor, onların türbelerini arıyor" dedi. Her dönemde insanları ilahi aşka kavuşturan Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi zâtların mevcut olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "Buraya gelen davetliler, 6 asır önce onun beyitleriyle sözleriyle buraya çağrıldılar. Onlar Allah dostları aşkı, yaradanı anlattılar. Onun için burada olanlar özel davete icabet edenlerdir" dedi. İznik Kaymakamı Arif Karaman konuşmasında etkinliğin önemine dikkat çekerken her yıl geleneksel olarak gerçekleşmesinde emeği geçen İznik Belediyesi’ne teşekkür etti. İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte gerçekleştirdiği konuşmasında, "2015 yılından bu yana devam eden anma programlarımızda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Niyet edip buraya gelen herkes, isimlerinin önünde ne unvan olursa olsun buraya gelerek bu güzel ortamın bereketinden nasiplenmek istiyoruz" diye belirtti. Programda ayrıca İznik Belediyesi tarafından günün anlam ve önemine binaen hazırlanan köfteli çorba katılanlara ikram edildi. Programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan, belediye başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda misafir katıldı.