KÜLTÜR SANAT - 27 Mart 2025 Perşembe 12:33

Samsun’un tapu senedi mezar başlıkları kayıt altına alınacak

A
A
A
Samsun’un tapu senedi mezar başlıkları kayıt altına alınacak

Samsun’un tüm mahallelerinde yapılacak çalışma ile süslemeleri, yazıları ve mimari özelliklerinin yanında tarihi bilgiler de veren mezar taşları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) öncülüğünde kayıt altına alınacak.


OMÜ Eğitim Fakültesi Türkçe ve Sosyal Bilimler Eğitimi Bölümü Öğr. Üyesi, Prof. Dr. Yavuz Bayram ve 10 kişiden oluşan ekip, Samsun’un 17 ilçesi bin 251 mahallesindeki mezarlıklarda çalışma yapacak. Yapacakları çalışmalarla mezar taşları kayıt altına alınacak. İlgisiz kalan, yok olmak üzere olan milletlerin tapusu haline gelmiş mezar taşları bu sayede dijital ortama aktarılacak.



"Mezarlıkları tarayarak Osmanlı Türkçesi yazılmış başlıkları tespit edeceğiz"


Projeden bahseden Prof. Dr. Yavuz Bayram, "Bizim Samsun’la ilgili bir projemiz var. Üniversitemiz bu konuda tam destek veriyor. Samsun Valiliği, Samsun Büyükşehir Belediyesi, Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nün yer alacağı bir proje olacak. Samsun’daki bütün mezarları gezeceğiz. Bin 251 mahalle var. Hepsini tek tek gezeceğiz. Mezarlıkları tarayarak Osmanlı Türkçesi yazılmış başlıkları tespit edeceğiz. Daha sonra tasnif ederek tescilleme işlemini yapacağız. Proje 3 yıllık projedir. Biz bunları tespit etmeksek etrafını saran bitkilerle bu başlıklar hiç gözükmeyecek. Bu mezar taşları bizim gizli hazinelerimizdir. Bu hazineleri biz her geçen yıl kaybediyoruz. Bu hazinelerin kaybolmasını önlemek için bulmamız, tespit etmemiz ve dijital ortama aktarmamız gerekiyor" dedi.



"Mezar taşları o bölgenin tapuları hükmündedir"


Mezarlar ve mezarlıklar bir bölgenin, coğrafyanın kime ait olduğunu gösterdiğini ifade eden Bayram, "Bir belde de örneğin mezarları inceleyerek, o beldenin kimlere ait olduğunu, orada hangi toplulukların yaşadığını, hangi dine mensup olduklarını ayrıntılı bilgilerle elde ediyoruz. Mezarlıklarda bulunan mezar taşları, başlıklar o bölgenin tapuları hükmündedir. Tarihi kaynaklarda bunu görebiliyoruz. Dolayısıyla mezarlıklar çok önemli bir folklor, kültürel ve tarihi birikim açısında önemlidir. Bazen nüfusla ilgili de bilgi alabiliyoruz. Bazen mezar taşlarında yazılan yazılarda o dönemde hangi hastalıkların yaygın olduğunu öğrenebiliyoruz. Bir salgın yaşanmış mı gibi bilgileri mezar başlıklarından öğrenebiliyoruz. Tabii, bunun çok farkında olduğumuz söylenemez. Hocalarımızın yaptıkları çalışmalarda, onların ortaya koyduğu somut verilerle Samsun’da Osmanlı döneminden kalma mezar taşlarının olduğu gösteriliyor. Samsun merkezinde, Çarşamba’da, Bafra’da mezarlıklar olduğunu gördük. Bunların dışında da özellikle Osmanlı Türkçesi ile yazılmış mezarlıklar var. Samsun’daki mezar taşlarının ilk olarak tespit edilmesi lazım. Çalışmaların Samsun’un tamamını kapsaması gerekiyor. Sadece belirli bir yerlerde değil. Çarşamba, Bafra, Vezirköprü ve merkez üzerinde çalışmalar yapılmış ama Ladik, Alaçam, Terme, Salıpazarı gibi bütün 17 ilçenin taranması gerekiyor" diye konuştu.



Samsun’un tapu senedi mezar başlıkları kayıt altına alınacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık operasyonunda 16 tutuklama Mersin merkezli yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturmasında 16 kişi daha tutuklandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in ‘kökünü kazıyacağız’ diyerek işaret ettiği yasa dışı bahis soruşturmaları hız kesmeden sürdürülüyor. Tarsus Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları doğrultusunda Mersin ve Tarsus ilçesi merkezli olarak yasa dışı bahis ve dolandırıcılık soruşturması başlatıldı. Soruşturmada bin 657 kişinin hesapları üzerinden yaklaşık 259 bin IBAN kullanılarak 49 milyondan fazla işlem gerçekleştirildiği ve toplam işlem hacminin 273 milyar lirayı aştığı tespit edildi. Parayı kripto platformlarına aktardılar İşlem hacmi 273 milyar liraya ulaşan paranın önemli bir kısmının kripto varlık platformlarına aktarıldığı belirlendi. Dijital iz takibi yapılarak, para trafiğinin detayları ortaya çıkartıldı. Başsavcılık koordinesinde yürütülen projeli soruşturma kapsamında bugüne kadar 207 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. Şüphelilerden 120’si tutuklanırken, 40’ı hakkında adli kontrol kararı verildi. Devam eden çalışmalarda ayrıca 48 şüpheliye ait hesaplarda 8,5 milyar liralık hareketlilik tespit edildi. Bu gelişme üzerine başsavcılığın talimatıyla 31 Mart tarihinde 58 adrese daha eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 36 şüpheli gözaltına alınırken, farklı illerde yakalananlarla birlikte çok sayıda kişi hakkında işlem yapıldı. Adreslerde yapılan aramalarda silah, mühimmat, dijital materyaller ve banka kartları ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 16’sı tutuklanırken, 15’i hakkında adli kontrol kararı verildi. Soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü bildirildi. Adalet Bakanı ‘kökünü kazıyacağız’ demişti Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve gelir gelmez yaptığı açıklamada yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını vurgulayarak, "Bu işin sonuna kadar gideceğiz, kökünü kazıyacağız" ifadelerini kullanmıştı. Toplumsal bir tehdit olan yasa dışı bahisle ilgili operasyonların hız kesmeden sürmesi bekleniyor.
Çanakkale Gelibolu Belediyesinin çalışmasında güvenlik önlemi alınmadı, işçinin hayatı hiçe sayıldı Çanakkale’nin Gelibolu ilçesinde AK Partili belediye tarafından sürdürülen altyapı çalışmalarında bir personelin yeterli tedbir almadan çalıştığı görüldü. Gelibolu Belediyesi sosyal medya hesaplarından altyapının yetersizliğine vurgu yapılan, "Yılların altyapı yetersizliği, bugün dondurucu kış şartlarında sırılsıklam bir mücadelenin omzuna yüklenmiş durumda’ paylaşımında, iş güvenliği kurallarına uyulmadan personelin hayatının hiçe sayıldığı görüldü. AK Partili Gelibolu Belediyesi ilçedeki altyapı sorununu sosyal medya hesaplarından şarkılı ve yazılı mesaj ile eleştirerek dile getirirken, çalışmalar sırasında bir personelin tedbir almadan çalıştığı görüldü. Basınçlı suyun olduğu bölgede personelin kişisel koruyucu ekipman olarak baret, yüz ve göz koruyucu kullanmadığı görüldü. İş güvenliği uzmanlarının yaptığı değerlendirmede, ilk kademede çalışan kişinin kişisel koruyucu ekipman olarak baret, yüz ve göz koruyucu kullanmadığı belirtildi. Yapılan çalışmada önemli unsurlardan biri olarak da çalışan ve çevre güvenliği için basınçlı suyun çalışma başlamadan kesilmesi gerektiği aktarıldı. Videoda tam olarak seçilmese de çalışma esnasında kullanılan ayakkabının yalıtkan özellikte olması gerektiği ve herhangi bir elektrik maruziyetine sebebiyet vermemek amacıyla çalışma yapılan bölgeden geçen enerji hatlarının kaçak ihtimaline karşı çalışma süresince kesilmesi gerekliliği vurgulandı. İşçinin tahta sopa ile çalışması ve basınçlı suyun kesilmemesi göz önünde bulundurulduğunda tahta sopanın basıncın etkisi ile sıçrayarak çalışanın hayati bir organına zarar verebileceğine dikkat çekildi. Yaklaşık 1 buçuk metrelik derinlikte yapılan bu çalışmada çıkarılan toprağın da uygunsuz istiflenmesi ile oluşabilecek çöküntü vb. durumlarda çalışan için herhangi bir güvenli çıkış noktası önlemi alınmadığı görüldü.