GÜNDEM - 01 Haziran 2026 Pazartesi 10:19

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

A
A
A

Samsun’da doğuştan leptin hormonu eksikliği nedeniyle tokluk hissi oluşmayan ve 5 yaşında 90 kiloya kadar çıkan Yağız Bekte, uygulanan tedavi sayesinde 11 yaşında 40 kiloya düştü. Bir dönem yürümekte dahi zorlanan çocuk, bugün yaşıtlarıyla birlikte oyun oynayıp etkinliklere katılabiliyor.

Samsun’un Tekkeköy ilçesinde yaşayan Sedat (44) ve Sevda Bekte (35) çiftinin ikinci çocukları olan 11 yaşındaki Yağız Bekte, doğuştan gelen leptin hormonu eksikliği nedeniyle bebeklik döneminden itibaren hızla kilo aldı. Henüz 1 buçuk yaşındayken 32 kiloya ulaşan Yağız, 2 yaşında 37, 3 yaşında ise 55 kilo oldu. Kilosu 5 yaşında 90’a kadar yükselen çocuk, fazla kiloları nedeniyle bir dönem solunum cihazına bağlanmak zorunda kaldı.

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

Sağlık Bakanlığı onaylı özel tedaviye alınan Yağız’ın yaşamı, tedavinin olumlu sonuç vermesiyle değişti. 2022 yılından itibaren düzenli şekilde kilo vermeye başlayan Yağız, 11 yaşında 40 kiloya düşerek yaşıtlarıyla aynı boy-kilo indeksine ulaştı. İlk kez arkadaşlarıyla birlikte gezip eğlenebilen Yağız, çeşitli etkinliklere katılmanın mutluluğunu yaşarken, hayatında ilk kez yaşıtları gibi gezip eğlenirken, adrenalin dolu zip coasterda kaymayı da ihmal etmiyor.

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

"Eskiden kilolarım nedeniyle yürüyemiyordum"

Eskiden hastalığı nedeniyle fazla kilolarından dolayı yürüyemediği için yaşıtları gibi etkinliklere katılamadığını ve buna çok üzüldüğünü ifade eden 4. sınıf öğrencisi Yağız Bekte, "Eskiden çok kiloluydum. Şimdi ise gayet iyiyim. Eskiden hiçbir etkinliğe katılamıyordum. Çok kilolu olduğum için yürüyemiyordum. Şimdi kilom gayet iyi. Eskiden arkadaşlarımın yaptığı etkinlikleri yapamıyordum, şimdi ise yapabiliyorum. Bunun için çok mutluyum" dedi.

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

"Yağız, arkadaşlarını görünce üzülür ve ağlardı, şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor"

Yağız’ın yaşıtları ile aynı kiloya gelmesinin hem Yağız hem de kendileri için büyük mutluluk kaynağı olduğunu ifade eden baba Sedat Bekte ise "Yağız çok zor dönemlerden geçti. Çok kiloluydu. Zayıflaması için özel bir tedavi görmesi gerekiyordu ve tedavisini görüyor. Şu anda başarılı bir şekilde zayıflamış durumda. Artık o da yaşıtları gibi etkinliklere katılmaya başladı.

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

Yağız, 11 yaşına girmek üzere. Bu hâllerini görmek güzel bir duygu. Önceden bir yerlere gidemiyorduk, gezemiyorduk. Yağız arkadaşlarını gördüğü zaman hep ağlar ve üzülürdü. ‘Ben niye gidemiyorum?’ diye ağlardı. Şimdi onun için büyük bir hediye oldu. Şimdi tüm parkurlarda oynayabiliyor. Yağız’ın tedavisi kontrol amaçlı devam edecek. Yağız, 2022 yılından itibaren sağlıklı bir şekilde kilo veriyor. Bakanlık onaylı tedavisi güzel bir şekilde devam ediyor" diye konuştu. Doktor kontrolü altında yaşamını sürdüren Yağız Bekte’nin tedavisinin ömür boyu devam edeceği öğrenildi.

Yağız’ın inanılmaz değişimi: 5 yaşında 90 kiloydu, 11 yaşında 40 kilo

Erdi Demir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Tarihi kalıntıların da bulunduğu iki köy arasında kalan kanyon, keşfedilmeyi bekliyor Kastamonu’nun Araç ilçesinde iki köy arasında yer alan ve tarihi kalıntılarıyla görsel şölen sunan kanyonun koruma altına alınarak, tabiat parkı ilan edilmesi için çalışma başlatıldı. Kastamonu Üniversitesi ile Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ortaklığında yürütülen proje ile Kastamonu’nun kanyonlarının milli park, tabiat parkı, tabiat anıtı ya da sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınmasının amaçlanıyor. Bu çerçevede Kastamonu Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal öncülüğünde Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ekipleri Araç ilçesindeki Saltuklu ve Oycalı köyleri arasındaki Cibiş (Saltuklu) Kanyonunda incelemede bulundu, kanyonun tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için çalışmalarda bulundu. Yaklaşık 3 yıl önce Saltuklu kanyonunda geniş kapsamlı yürütülen çalışma ve uzman ekiplerce kanyonun geçilmesi sonrasında tarihi yaşam kalıntıları da tespit edildi. Bölge halkı tarafından ‘saklı cennet’ ve ‘Cibiş Kanyonu’ olarak da adlandırılan Saltuklu Kanyonunun gizli kalmış güzelliklerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan incelemelerde Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal tarafından kanyon bölgesinde rota çalışması da yapıldı. Haberal, tarihi yaşam kalıntılarının olduğu bölgenin turizme kazandırılması ve koruma altına alınması için yaklaşık 3 yıl önce çalışma başlattıklarını hatırlatarak, Ormancılık ve Tabiat Turizmi alanında ihtisaslaşma çalışmaları yürüten Kastamonu Üniversitesinin bu alanda çalışmalarına başladığını ve Saltuklu Kanyonunun turizme kazandırılması noktasında girişimlerde bulunduklarını kaydetti. "Kanyonu, tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan ettirip turizme kazandırmak istiyoruz" Saltuklu Kanyonunun Araç ilçesine bağlı Oycalı ile Saltuklu köyleri arasında kaldığını söyleyen Haberal, "Saltuklu Kanyonundan 3 yıl önce geçiş yapmıştık. Burada 3 kilometrelik bir kanyon güzergahı var. Başından sonuna kadar biz, kanyon içerisini gezdik uzman kanyonu bilen arkadaşlarımızla birlikte. Kanyonu bizler turizme kazandırmak istiyoruz. Çünkü kanyonun etrafında muhteşem bir coğrafya var. Burasını biz, korunan alan ilan etmek istiyoruz. Bu kapsamda bölgenin tabiat parkı ya da tabiat anıtı olarak ilan edilmesi için Kastamonu Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ndeki arkadaşlarımızla birlikte incelemede bulunuyoruz. Kanyonun Tabiat Parkı veya Tabiat Anıtı ilan ettirip burayı turizme kazandırma gayemiz var" dedi. "Kanyonun etrafında tarihi kalıntılar ile Selçuklu ve Osmanlı mezarları bulunuyor" Saltuklu Kanyonunun Valla Kanyonu, Horma Kanyonu ya da Çataklı Kanyonunun geçilebilmesi için amatör kanyonculara yönelik eğitim alanının da olabileceğini söyleyen Haberal, "Saltuklu kanyonu Valla, Horma ve Çataklı kanyonunun alt yapısını oluşturabilecek, adeta bir antrenman yapılabilecek bir kanyon. Öncelikli olarak kanyonu sporlarını seven insanların, kanyon geçişi yapan insanların gelip burada antrenman yapmaları, ondan sonra büyük kanyonlara geçmeleri gerekir" diye konuştu. Kanyonun etrafında tarihi kalıntıların bulunduğunu söyleyen Haberal, "Kanyonun içerisinde inanılmaz göletler var, şelaleler var ve tabiat harikası görseller var. İçerisinde bir de kale kalıntısı, sur kalıntısı var. Buranın da karşımızda kanyonun Oycalı tarafına bakan kesimin de Selçuklu ve Osmanlı mezarları da bulunuyor. O dönemden buraya gelen tarihi kaynaklarımızın da, kültürel kaynaklarımızın da halen devam ettiğini görmekteyiz. Kanyonun başlangıcında, giriş noktasında 5 tane değirmen gördük. Bu değirmenler eskiden suyla çalışıyordu. Sonradan faal olarak bir tanesi kalmış. Ayrıca kanyonun çıkışında çok güzel bir alanlar var. Adeta mesire alanı olabilecek yerler mevcut. Eğer tabiat parkı alanı olursa zaten Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü çok güzel sosyal donatılar yapıyor" şeklinde konuştu. "İki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz" Oycalı ve Saltuklu köylerinin arasında kalan Cibiş Kanyonunda çalışmalar yürütüldüğünü belirten Araç’ın Saltuklu Köyü Muhtarı Cevat Tüzün ise "Bizler de bu arkadaşlarımıza bilgiler veriyoruz. Kanyonumuzun iki tarafı taşlı, bir tarafı Oycalı köyüne ait, diğer tarafı Saltuklu köyüne aittir. Bu iki köyü birbirine bağlayan kanyon üzerinde cam teras ya da bir köprü talep etmekteyiz. Bu konuda bizlere yardımcı olmanızı arz ederiz. Oycalı ile Saltuklu köyleri arkasında tahta köprü vardı. Fakat tahta köprü yıkıldı. Şu anda oraya bir köprü talebinde bulunmaktayız ulaşım sağlanması için. Eskiden İğdir pazarından alınan hayvanlar, Eflani’ye getirildi. Bu güzergah kullanılırdı. İki köyün arasında bir ticari ulaşım olurdu. Şimdi hepsinden mahrum kaldık. Tarihi değirmenlerimiz var. Önceden elektrikli değirmenler yoktu. Su ile çalışan değirmenlerimiz vardı. 20-30 köy buraya gelip orada buğdaylarını merkeple veya atla öğütüp giderlerdi. Yemlerini, unlarını orada yaparlardı. Şimdi o değirmenler de afetten dolayı, çayın fazla kabarmasından dolayı yolların çalışmamasından dolayı onlar da iptal oldu. Şu anda halen çalışma yerleri açık duruyor değirmenlerin ama çalıştırılmıyor" ifadelerini kullandı.
Bayburt Bayburt’ta mayıs ayında 38 bin 882 hasta muayene edildi Bayburt Devlet Hastanesinde 1-31 Mayıs tarihleri arasında 38 bin 882 hasta muayene edildi. Hastanede aynı dönemde 192 ameliyat gerçekleştirilirken, acil serviste 14 bin 775 hastaya sağlık hizmeti verildi. Hastane verilerine göre, mayıs ayında MHRS üzerinden randevulu 10 bin 304, MHRS dışı ayaktan 13 bin 803 hasta muayene oldu. Acil servis başvurularıyla birlikte toplam ayaktan bakılan hasta sayısı 38 bin 882’ye ulaştı. 1-31 Mayıs tarihleri arasında polikliniklere başvurarak muayene olan hasta sayıları şu şekilde: Uzman aile hekimliği: Bin 106 Anestezi polikliniği: 146 Beyin cerrahisi polikliniği: Bin 306 Cildiye polikliniği: 422 Çocuk hastalıkları polikliniği: 2 bin 85 Çocuk ve ergen ruh sağlığı: 116 Enfeksiyon hastalıkları: 381 Fizik tedavi polikliniği: Bin 218 Genel cerrahi polikliniği: Bin 257 Göğüs cerrahisi polikliniği: 122 Göğüs hastalıkları polikliniği: 770 Göz hastalıkları polikliniği: Bin 754 İç hastalıkları polikliniği: 3 bin 431 Kadın hastalıkları polikliniği: Bin 921 Kalp damar cerrahisi: 289 Kardiyoloji polikliniği: Bin 400 Kulak burun boğaz polikliniği: 520 Nöroloji polikliniği: Bin 363 Ortopedi polikliniği: 2 bin 441 Plastik cerrahi polikliniği: 166 Ruh sağlığı ve hastalıkları polikliniği: 949 Sigara bırakma polikliniği: 1 Üroloji polikliniği: Bin 83 Acil servis: 14 bin 775 Hastanede aynı dönemde 192 ameliyat ve 68 lokal ameliyat gerçekleştirildi. Ayrıca 48 endoskopi, 22 kolonoskopi, 3 bronkoskopi ve 71 anjiyo işlemi yapıldı. Gebe okulundan yararlanan danışan sayısı ise 22 oldu.