SAĞLIK - 28 Mayıs 2024 Salı 12:05

Yüzde 95’i tamamlanan Şehir Hastanesi Samsun’a nefes aldıracak

A
A
A

Samsun’da yüzde 95’i tamamlanan Şehir Hastanesi, açıldığında kente sağlık alanında nefes aldıracak.

İl Sağlık Müdürü Dr. Mustafa Uras, "Samsun Şehir Hastanesi, Samsun’un 20-30 yıllık sağlık yatırımları nezdindeki sağlık sorununu ciddi manada çözecek. İnşaatı 2024 yılında firmadan teslim almayı ve ivedi bir şekilde Samsun Şehir Hastanesi’ni hizmete açmayı planlıyoruz" dedi. Yapımına 2020 yılında başlanılan Samsun Şehir Hastanesi, son aşamaya geldi. Sağlık Bakanlığı’nın öz kaynaklarıyla yapılan Samsun Şehir Hastanesi’nin 2024 yılı içinde açılması hedeflenirken kentteki diğer hastanelerin akıbeti de belli oldu.

Yüzde 95’i tamamlanan Şehir Hastanesi Samsun’a nefes aldıracak

"Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne taşınıyor"

İl Sağlık Müdürü Mustafa Uras, son gelişmelerle ilgili, "Samsun Şehir Hastanesi’nde sona gelmiş sayılırız. İnşaatı 2024 yılında firmadan teslim almayı ve ivedi bir şekilde Samsun Şehir Hastanesi’ni hizmete açmayı planlıyoruz. Sağlık Bakanlığı ile yaptığımız görüşmeler neticesinde Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ne dönüştürerek, yeniden düzenlemeyi planlıyoruz. Dönüştürülen bu bina, yani şu an ki Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Samsun Şehir Hastanesi’nin ek hizmet binası olacak. Şu anda mevcut hizmet veren İlkadım ilçemizdeki Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’ni boşaltacağız. Oradaki bina çok eski ve taleplerimize karşılık vermiyor. O binayı Eğitim ve Araştırma Hastanesine taşıdığımız zaman insanlarımız çok daha kaliteli bir hizmet alacak. Aynı zamanda bu bina Şehir Hastanesi’nin ek hizmet binası olduğu zaman doktor görevlendirmeleri çok daha rahat bir şekilde yapılacak. Bu şekilde totalde 1600-1700 kapasiteli bir yatak kapasitemiz olacak. Şehir Hastanesi yatak kapasitesi çok daha artırılacak bir hastanedir. Bu düzenlemelerle ilimizde uzun bir dönem boyunca ameliyathane ve yatak sorunu yaşamayacağız. Samsun İl Sağlık Müdürlüğü’nün Eğitim Araştırma Hastanesi’nin yanındaki Kamu Kampüsü alanına yapılmasını planlıyoruz. Şu an için Gazi Devlet Hastanesi’nin kapanması ile ilgili bir şey yok. Gazi Devlet Hastanesi mevcut konumunda sağlık hizmeti vermeye devam edecek. İlerleyen dönemde Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin ve Sağlık Müdürlüğü’nün bulunduğu alandan taşınmasından sonra, bu alanda yeni Gazi Devlet Hastanesi’ni inşa ederek, İlkadım’da insanların kolaylıkla sağlık hizmetlerine ulaşabileceği daha nitelikli bir 2. basamak bir hastanemiz olacak" diye konuştu.

"Atakum ve Tekkeköy Devlet Hastaneleri’ndeki son gelişmeler"

Yüzde 95’i tamamlanan Şehir Hastanesi Samsun’a nefes aldıracak

Müdür Uras, Atakum ve Tekkeköy Devlet Hastaneleri hakkında şu bilgileri verdi:

"Atakum Devlet Hastanesi’nin projesi hazırlandı. Bu hastanemiz 350 yatak olarak planlanmıştı. Projede bazı revizyonlar yaptık. Atakum nüfusu artan, sürekli büyüyen büyük bir merkez ilçemizdir. Buradaki nüfus artışını göz önünde bulundurarak Atakum’da şu an için 350 yatak kapasite bulunan ama rahatlıkla 600 yatağa evrilebilecek hastane projesi yeniden çizildi. Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’ın desteğiyle hastane arazisini büyüttük. En kısa zaman içinde Atakum’da bir devlet hastanesi yapılmaya başlanacak. Tekkeköy Devlet Hastanesi ise yeniden bir ihale ile insanlarımızın hizmetine hızlı bir şekilde sunulacak. Böylece merkezde 3 tane büyük 2. basamak hastane ve devasa bir 3. basamak Şehir Hastanesi ile insanlarımıza çok daha kaliteli bir sağlık hizmeti sunumu gerçekleştireceğiz."

Yüzde 95’i tamamlanan Şehir Hastanesi Samsun’a nefes aldıracak

"Yoğun bakım yatağı sıkıntısı yaşamayacağız"

Şehir Hastanesi’nin açılmasıyla yoğun bakım sıkıntısı yaşamayacaklarını ifade eden Uras, "Samsun Şehir Hastanemiz şu an bin 103 yatak kapasitelidir. Eğitim ve Araştırma Hastanemizi şehir hastanemize bağladığımız zaman totalde bin 600, bin 700 yatak kapasitesine ulaşacağız. Şu anda yoğun bakım yatağında bir miktar sıkıntı yaşıyoruz. Oluşan bu yeni yatak kapasitesiyle bunu ciddi manada çözeceğiz. Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek bina olduğu için totalde bizim yaklaşık 350 yoğun bakım yatağımız olacak. Uzun bir dönem ilimizde yoğun bakım yatağı sıkıntısı yaşamayacağız. Tekkeköy ve Atakum Devlet Hastaneleri aktifleştiği an Gazi Devlet Hastanesi ile beraber Samsun’un 20-30 yıllık sağlık yatırımları nezdindeki sorunu ciddi manada çözülecek" şeklinde konuştu.

Furkan Abrek Ünal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Yalıkavak açıklarında göçmen faciası: 16 şüpheli adliyede Muğla’nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayla ilgili yürütülen çalışmalarda, göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik 16 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı ve adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre olay, 1 Nisan 2026 tarihinde saat 06.00 sıralarında Yalıkavak açıklarında meydana geldi. İçerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu lastik botun, yasal olmayan yollarla Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartları altında hız yaparken alabora olup battı. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu olan 20 kişi sağ kurtarıldı. Ekipler, 19 kişinin ise cansız bedenine ulaştı. Kurtarılan yaralıların hastanelerde tedavi altına alındığı öğrenildi. Göçmenlerin geliş güzergahı ortaya çıkarıldı Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart günü Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale illerinden farklı araçlarla Bodrum’a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin, 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir kaptan tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi. Organizatörlere operasyon: 16 şüpheli gözaltında Göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi’ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Devam eden araştırmalarda, göçmenlerin bota bindirildiği bölgede bulunan diğer şüpheliler de yakalandı. Çalışmalar sonucunda olayla bağlantılı toplam 16 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından sabah saatlerinde Bodrum Adliyesi’ne sevk edildi.
İzmir Göztepe, 6 haftalık galibiyet hasretine son verdi Göztepe, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-0 mağlup ederek 6 hafta sonra yeniden galibiyet sevinci yaşadı. Göztepe, Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında deplasmanda Gençlerbirliği ile karşı karşıya geldi. İzmir ekibi, sahadan 2-0’lık galibiyetle ayrılarak kötü gidişata son verdi. Sarı-kırmızılılar, ligde son galibiyetini 31 Ocak tarihinde Karagümrük karşısında almıştı. Bu maçın ardından oynadığı 6 karşılaşmada istediği sonuçları elde edemeyen Göztepe; Konyaspor, Kayserispor, Eyüpspor ve Alanyaspor ile berabere kalırken, Beşiktaş ve Başakşehir’e mağlup oldu. Uzun süredir galibiyete hasret kalan Göz-Göz, Gençlerbirliği deplasmanında aldığı bu sonuçla 56 gün sonra 3 puan sevinci yaşadı ve iki aylık aranın ardından yeniden galibiyetle yeniden tanıştı. 2 maç sonra kalesini gole kapattı Bu sezon Trendyol Süper Lig’de birçok maçta kalesini gole kapatmayı başaran Göztepe, son haftalarda savunmadaki istikrarını kaybetmişti. Sarı-kırmızılı ekip, Gençlerbirliği karşılaşması öncesinde oynadığı Başakşehir ve Alanyaspor maçlarında kalesinde ikişer gol gördü. Ancak Göz-Göz, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 2-0 mağlup ederek savunmada yeniden güven verdi. İzmir temsilcisi, bu galibiyetle birlikte iki maç aranın ardından kalesini gole kapatmayı başardı. Bokele ve Miroshi gol sayılarını 2’ye çıkardı Göztepe, Gençlerbirliği karşısında bulduğu iki golü de penaltıdan kaydetti. İlk penaltıda topun başına defansif orta saha oyuncusu Novatus Miroshi geçerken, ikinci penaltıyı ise savunma oyuncusu Malcom Bokele kullandı. Her iki oyuncu da penaltıları gole çevirerek sarı-kırmızılıların galibiyetinde önemli rol oynadı. Bu gollerle birlikte Bokele ve Miroshi, Göztepe formasıyla bu sezonki gol sayılarını 2’ye yükseltti.
Konya MEVKA, 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nı Konya’da yatırımcılara tanıttı Mevlana Kalkınma Ajansı (MEVKA), Konya Ticaret Odası işbirliği ile 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’na yönelik tanıtım toplantısı düzenledi. Çok sayıda KOBİ’nin katılımıyla Konya Ticaret Odası’nda gerçekleştirilen toplantıda, Mevlana Kalkınma Ajansı yetkilileri tarafından 2026 Yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’na yönelik olarak sunumlar gerçekleştirilerek katılımcılardan gelen sorular cevaplandırıldı. Toplantının açılışında konuşan Mevlana Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İhsan Bostancı, "Kalkınma yerelden başlar’ anlayışıyla sorumlu oldukları bölgelerin her açıdan gelişmesine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdüren kalkınma ajansları, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarını bir araya getiren, destekleyici, koordinatör ve katalizör olarak faaliyet gösteren kalkınma birimleridir. Mevlana Kalkınma Ajansı olarak bizler de, bir yandan uyguladığımız çeşitli destek mekanizmaları ile bölgemizin her açıdan gelişimini hedeflerken, diğer yandan da ulusal ve uluslararası fon kaynaklarının bölgemize çekilerek bölge insanımızın ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması için çalışmalarımızı paydaşlarımızla birlikte sürdürüyoruz. Ajansımız tarafından bu minvalde yürütülen çalışmalar neticesinde de ajansımız kurulduğu günden bugüne kadar uygulanan mali ve teknik destek programları ile bölgeye 2026 yılı rakamlarıyla 4,4 milyar TL kaynak aktarılmış, eş finansmanlarla birlikte 8,4 milyar TL’den fazla yatırım harekete geçirilmiştir. Kalkınma ajansları hibe ve kredi desteklerinin yanında yatırım destek ofisleri aracılığı ile de yerli ve yabancı yatırımcılara; bölgenin ekonomik potansiyeli, sektörel fırsatlar, mevzuat ve teşvikler hakkında bilgi sağlamak, yatırım sürecinde proje hazırlama, izinler, finansman vb. konularında danışmanlık yapmak gibi hizmetler sunmaktadır. Ajanslarımız bu faaliyetlerinin yanı sıra yeni teşvik sistemi ile gerek üst ölçekli kalkınma planlarında gerekse yine ajanslarımız tarafından hazırlanan bölge planlarında belirlenen stratejik konularda görev sahalarında yapılacak yatırımları hızlandırabilmek adına farklı bir teşvik programının da uygulanmasından sorumlu hale geldiler. Geçtiğimiz yıl 29 Mayıs 2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan yatırımlarda devlet yardımları hakkında karar ile ülkemizdeki yatırım teşvik sisteminde kapsamlı bir değişim gerçekleşmiş, daha seçici ve daha odaklı bir teşvik modeli ortaya konulmuştur. Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi ile sektörel ve bölgesel teşvikler başlıkları altında çeşitli destek unsurlarını içeren yeni teşvik sistemi; teknoloji, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ve nitelikli insan kaynağı odağında; yüksek katma değerli yatırımların artırılmasını, ithalata bağımlılığın azaltılmasını, yerli üretim kapasitesinin güçlendirilmesini, bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasını hedefleyen bir yapıya evrilmiştir. Yeni teşvik sisteminde en güçlü destekler ‘Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi’ programında yer almaktadır. Bu üst başlık altındaki Teknolojik Hamle Programı ile yüksek katma değerli yatırımlara, Stratejik Hamle Programı ile belirlenen dış ticaret dengesini iyileştirici yatırımlar ile dijital ve yeşil dönüşüm yatırımlarına ayrıştırıcı teşvikler verilmektedir. Bu saydığımız programlardan bölgesel kalkınma adına son derece stratejik ve yenilikçi bir model olarak gördüğümüz Yerel Kalkınma Hamlesi Programı kapsamında ise; bölgesel potansiyellerin ve atıl kaynakların değerlendirilmesi, yerel ihtiyaçların karşılanması, illerde hiç üretimi olmayan ve başarı ihtimali yüksek sektörlerin geliştirilmesi, mevcut sektörlerin ileri-geri bağlantılarının desteklenmesi, yeni kümelerin oluşturulması veya mevcutların güçlendirilmesi gibi mekansal amaçlara matuf yatırımlar desteklenmektedir. Bu program kapsamında her il için stratejik öneme sahip 4 yatırım başlığı her yıl güncellenmek kaydıyla belirlenerek toplamda 324 yatırım konusu teşvik programı kapsamına alınmaktadır. İlk defa 2025 yılında uygulanmaya başlanan Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı çerçevesinde Konya ilimiz için yatırım kapsamına alınan bu konuların belirlenmesi aşamasında ajansımız tarafından masa başı ve saha çalışmaları olmak üzere iki yönlü çalışma yürütülmüş; masa başı çalışmaları doğrultusunda; kalkınma planı, bölgesel gelişme ulusal stratejisi gibi üst ölçekli planlar ile Konya-Karaman 2024-2028 Bölge Planı’nda iller için önerilen stratejik sektörler ve projeler, ajansımız tarafından hazırlanan ön fizibilite raporları, sektörel araştırma çalışmaları incelenerek diğer kalkınma ajansları tarafından hazırlanan ön fizibilite raporlarından da istifade edilerek, bölgemize uygun olabilecek ürün ve yatırım konuları incelenmiş, saha çalışmaları kapsamında ise; bölgede yer alan Ar-Ge merkezleri ile iletişime geçilerek, çalışmanın amacına uygun olacak yenilikçi proje fikirleri konusunda görüşme yapılmış, ulusal hamle programı ürün listesi incelenmiş olup, bölgede üretilebilecek ürünler ilgili kuruluşlar ile istişare edilmiş, odalarımıza, STK’larımıza ve çeşitli ziyaretler yapılmıştır. Ajansımız tarafından yürütülen uzun ve titiz bir çalışma sonunda Konya ve Karaman illeri için toplam 82 yatırım önerisi bakanlığımıza iletilmiş olup yukarıda zikredilen amaç ve kriterler doğrultusunda yapılan değerlendirmeler neticesinde 2025 yılında Konya ilimiz için; raylı taşımacılık için demiryolu araçlarına ait parçaların üretimi, mermi üretim tesisi, metal enjeksiyon kalıplama teknolojisiyle askeri silah parçaları üretimi ve soğuk dövme tekniği ile namlu üretimi ve yem katkı maddeleri/buzağı maması üretimi teşvikten yararlanabilecek yatırım konuları olarak belirlenmişti. Yürütülen çalışmalar neticesinde ise Konya ilimizden toplam yatırım tutarı 13,4 milyar TL olan 24 adet başvuru alınmış, bu sonuçla şehrimiz teşvik programı kapsamında en fazla yatırım başvurusu alan 3. il olmuştur. 2026 yılı Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı kapsamında ise yine bölge planımızda yer alan öncelikli sektörler ışığında ve programın yeni kümelerin oluşturulması veya mevcutların güçlendirilmesi ilkesi doğrultusunda Konya ilimiz için bakanlığımız tarafından akıllı tarım teknolojileri, makineleri, ekipmanları ve aksamları üretimi, askeri savaş araçları, silah ve bunların parçaları ile mühimmat üretimi, motorlu taşıt aksam ve parçaları üretimi, raylı taşımacılık için demiryolu araçları ve demiryolu araçlarına ait parçaların üretimi konuları teşvik kapsamına alınmıştır. Program, Yerel Kalkınma Hamlesi Programı uygulama usul ve esasları tebliği ve yerel yatırım konuları listesi tebliği temel alınarak 26 kalkınma ajansı aracılığıyla gerçekleştirilecektir. Program kapsamında komple yeni veya kapasite artışına yönelik yatırımlar desteklenebilecektir. Destek, yüzde 50 yatırıma katkı oranı ile KDV istisnası, uygun şartların oluşması durumunda yatırım yeri tahsisi, gümrük vergisi muafiyeti, sigorta primi işveren hissesi desteği gibi bileşenlerin yanı sıra makine alımlarında 301 milyon TL’yi geçmemek kaydı ile yatırım tutarının yüzde 15’i nakdi destek, ya da yatırım tutarının yüzde 20’si ve 301 milyon TL’ye kadar faiz/kar payı desteği unsurlarından oluşmaktadır. Program başvuruları, portal üzerinden 15 Mayıs 2026 Cuma gününe kadar alınmaya devam edilecektir. Ajansımız tarafından yeni ilan edilen iki mali destek programımızdan da kısaca bahsetmek istiyorum. Bu destek programlarımızdan ilki olan ‘2026 Yılı SOGREEN Geri Ödemeli Finansman Desteği Programı’ ajansımız tarafından, ülkemizin yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız koordinasyonunda Dünya Bankası finansmanı ile yürütülen kısa adı SOGREEN olan Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi kapsamında yürütülecektir. 250 milyon TL bütçe ile ilan ettiğimiz bu geri ödemeli finansman desteği programı kapsamında temel amacımız; TR52 Konya-Karaman Bölgesi’nde imalat sanayiinde faaliyet gösteren KOBİ’leri yeşil dönüşüme teşvik ederek, üretim süreçlerinin daha verimli ve bu sayede daha karlı hale getirilmesidir. Program kapsamında; sınırda karbon düzenlemesi mevzuatından öncelikle etkilenecek sektörler olan alüminyum, demir-çelik ve otomotiv ile karaman ili özelinde gıda makineleri imalatı ve ambalaj başta olmak üzere ilgili sektörlerde; endüstriyel simbiyoz uygulamaları, döngüsel ekonomi uygulamaları, emisyon azaltıcı uygulamalar, enerji etüdü raporu, enerji izleme sistemleri, verimlilik uygulamaları, kompresör vb. kaynaklı atık ısı geri kazanımları, atık geri kazanım ve reklamasyon sistemleri kurulumu, karbon yakalama ve depolama teknolojileri uygulamaları gibi konularda kadınların ve gençlerin istihdam edilebilirliklerini de artıracak proje başvuruları beklediğimizi ve bu minvaldeki projelere asgari 3 milyon TL, azami 7.5 milyon TL destek verileceğini bu vesile ile dile getirmek istiyorum. Ajans olarak kısa bir süre önce ilan ettiğimiz ‘2026 Yılı Tohumculuk Sektörü Ar-Ge ve İnovasyon Altyapısını Güçlendirme Faizsiz Kredi Desteği Programı’ ile ilgili de birkaç hususa değinmek istiyorum. 2024 yılı verilerine göre Türkiye’de en çok sertifikalı tohumluk üretimi gerçekleştirilen il yaklaşık 280 bin ton ve yüzde 25 pay ile Konya olurken, Karaman’ın ise sıralamada ilk 10 il içerisinde yer aldığı gözlemlenmektedir. Önümüzdeki 5 yılda küresel ölçekte 150 milyar dolarlık bir hacme ulaşarak neredeyse iki katına çıkması beklenen bu pazardan yeterince pay alabilmemiz için sektörün güçlü bir Ar-Ge yapısına sahip olması gerektiği hepimizin malumudur. Bu ihtiyaca ve bölgemizin bu alandaki öncü konumuna binaen ajansımız tarafından uzun süren saha çalışmalarının bir sonucu olarak bir destek programı tasarlanmıştır. Tohumculuk sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin Ar-Ge ve inovasyon altyapılarının geliştirilmesini hedefleyen ve toplam 135 milyon TL ile ilan edilen söz konusu program; ıslah alanında Ar-Ge yapmaya yetkin tohumculuk firmalarının artırılması ve tohumculuk sektöründe Ar-Ge ve inovasyon altyapısının geliştirilmesi olmak üzere 2 öncelikte ilan edilmiştir. Program kapsamında birinci öncelik için: 15 milyon TL bütçe yarılmış olup, proje başı asgari 500 bin TL - azami 1 milyon TL arasında destek sağlanacak, ikinci öncelik için ise 120 milyon TL bütçe yarılmış olup, proje başı asgari 7 milyon TL - azami 50 milyon TL arasında destek sağlanacaktır. Destek programımız, Vakıf Katılım ile imzalamış olduğumuz protokol gereği garantili fon transferi sistemi kapsamında gerçekleştirilecektir. Programa, Konya-Karaman’da kayıtlı olan veya yasal şubesi bulunan, üretici belgesine sahip işletmeler ve kooperatifler başvuru yapabilecektir. İşletmelerimizde KOBİ statüsü aranmamaktadır. Ajansımız tarafından ilan edilen programlar ve yerel kalkınma hamlesi teşvik programı kapsamında başvuru beklediğimizi özellikle ifade ediyorum" dedi. Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk de, "Yerel Kalkınma Hamlesi Teşvik Programı’nı hayata geçiren Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza teşekkür ediyorum. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı’nı, Türkiye’nin dengeli ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri açısından son derece stratejik ve yerinde bir adım olarak görüyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda şekillenen bu yaklaşım; kalkınmanın yalnızca belirli merkezlerde değil, tüm ülke sathına yayılmasını esas alması bakımından büyük önem taşımaktadır. Her ilin kendi potansiyeli, üretim kültürü ve ekonomik altyapısı dikkate alınarak belirlenen yatırım başlıkları; yerelden güç alan, kapsayıcı ve dengeli bir kalkınma modelinin en somut göstergesidir. Bu yönüyle programın; bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına, üretim çeşitliliğinin artırılmasına ve yerel ekonomilerin daha dirençli hale gelmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bugün Konya; çok yönlü üretim yapısı, güçlü sanayi altyapısı ve girişimci ruhuyla Türkiye ekonomisinin en dinamik merkezlerinden biridir. Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, şehrimizin mevcut üretim kabiliyetlerini ileri teknolojiyle buluşturarak daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçişi mümkün kılacaktır. Konya için belirlenen yatırım başlıklarının; şehrimizin üretim birikimini geleceğe taşıyan stratejik bir dönüşüm vizyonu olacağına inanıyoruz. Akıllı tarım teknolojileri, motorlu taşıt aksam ve parçaları, raylı sistemler ve savunma sanayi gibi stratejik alanlarda belirlenen yatırım başlıkları; Konya’nın üretim ekosistemini daha entegre, daha yenilikçi ve daha rekabetçi bir yapıya dönüştürecek bütüncül bir dönüşümün kapısını aralamaktadır. Bu dönüşüm; yalnızca üretim kapasitesinde artış değil, aynı zamanda teknoloji odaklı büyüme, yüksek katma değerli üretim ve küresel rekabette daha güçlü bir Konya anlamına gelmektedir. Bu süreçle birlikte şehrimizin ihracat kapasitesinin artacağına, nitelikli istihdamın güçleneceğine ve Konya’nın yüksek teknoloji üretiminde çok daha üst bir konuma yükseleceğine inanıyoruz. Bu vesileyle özellikle ifade etmek isterim ki; Yerel Kalkınma Hamlesi Programı, Konya iş dünyası için önemli fırsatlar sunmaktadır. Sağlanan vergi avantajları, finansman destekleri ve kapsamlı teşvik mekanizmaları; özellikle teknoloji odaklı ve katma değeri yüksek yatırımlar açısından güçlü bir zemin oluşturmaktadır. Tüm üyelerimizi devletimizin sunduğu bu imkanları en iyi şekilde değerlendirmeye, yatırım planlarını bu vizyon doğrultusunda şekillendirmeye davet ediyorum. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu programda paydaşımız olan Mevlana Kalkınma Ajansımıza da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Bölgemizin kalkınmasına yönelik yürüttüğü çalışmalar, sağladığı destekler ve ortaya koyduğu vizyon ile MEVKA, Konya’mız için son derece önemli görevler üstlenmektedir. Konya Ticaret Odası olarak bizler de; yatırım ortamını geliştirmek, üyelerimizi doğru alanlara yönlendirmek ve bu tür stratejik programlardan en üst düzeyde faydalanmalarını sağlamak adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa makine sektörü temsilcileri ITES China Fuarı’na çıkarma yaptı Bursa makine sektörü temsilcileri, küresel ihracat hedefleri doğrultusunda Çin pazarına güçlü bir adım attı. Üyelerinin dış ticaret hacmini artırmaya yönelik birçok projeyi hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) öncülüğünde Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürütülen ‘Makine Teknolojileri UR-GE Projesi’ firmaları, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Shenzhen kentinde düzenlenen ITES China Fuarına çıkarma yaptı. Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. "Hedefimiz Türkiye ihracatına katkı koymak" BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, "Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de Türkiye ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz" dedi. Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, "BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum" diye konuştu. BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, "Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız" şeklinde konuştu. BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, "Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, "Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor" dedi.
Trabzon Trabzon’da balıkçılar "paydos" dedi Denizlerde 15 Nisan’da başlayacak av yasağına kısa bir süre kala Trabzon’da balıkçıların büyük kısmı gelecek sezonun hazırlıkları için limana demir atarak "paydos" etti. Bu sezon hamside bolluk yaşanırken palamutta beklenen verim alınamadı. Balıkçılar, teknelerini limana çekerek ağ ve bakım çalışmalarına başlarken, bazı ekipler de mayıs ayında başlayacak orkinos avı için Akdeniz’e gitmeye hazırlanıyor. Sezonu değerlendiren balıkçılar, bu yıl özellikle hamsinin uzun süre devam ettiğini ancak ekonomik anlamda beklentileri tam karşılamadığını ifade etti. Balıkçıların bir kısmı bakım sürecine girerken, bir kısmı ise yurt dışı ve farklı denizlerde avcılık yapmayı planlıyor. "Uzun bir hamsi sezonu geçirdik" Yoroz limanına demirleyen Ergün Reis A gemisinin sahibi Recep Yılmaz, bu sezon palamut avının neredeyse hiç olmadığını belirterek, "Bu sezon palamut hiç olmadı ama eylül ayından nisana kadar uzun bir hamsi sezonu geçirdik. Bir ara hamsi bitti diye düşünürken sezonun sonuna doğru İğneada tarafında çok iyi bir av yaşandı. Ancak Ramazan ayına denk geldiği için pek para kazanamadık. Geçtiğimiz yıllara göre çok uzun bir sezondu. Vatandaş bu sezon hamsi yemekten bıktı diyebiliriz" dedi. Önümüzdeki sezon için umutlu olduklarını dile getiren Yılmaz, "Gelecek sene için konuşmak erken ama palamut olacağını umut ediyoruz. Gürcistan’da da avcılık yaptık. Daha önce Moritanya’da 6 yıl çalıştım. Bu sezon burada çalıştık ancak yeniden yurt dışına gidebiliriz. Orada da şartlar zor" diye konuştu. Orkinos için Akdeniz’e gidecekler Hamsi sezonunun sona ermesiyle bakım çalışmalarına başladıklarını kaydeden Yılmaz, "Şu an teknemizde ağ bakımı yapıyoruz. Ardından orkinos ağlarını hazırlayacağız. Mayıs gibi Akdeniz’e doğru yani Malta ve Kıbrıs tarafına gideceğiz. Bu süreç yaklaşık 1 ay sürüyor. Dönüşte ise teknenin bakım süreci eylüle kadar devam edecek. Zor şartlara rağmen çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Balık bol olunca ekonomik anlamda tatmin etmiyor" Gemi çalışanı Yılmaz Genç ise balıkçılıkta dengesiz kazanç durumuna dikkat çekerek, "Genel olarak balık fazla olduğu zaman ekonomik anlamda tatmin etmiyor, az olduğu zaman değerli oluyor. Yakıt pahalılığı, masraflar ve ağ tamirleri nedeniyle iyi bir kazanç elde edemedik. Şu an sezonu kapattık" dedi. Hamsi sezonunun verimli geçtiğini belirten Genç, "Vatandaş bu sene hamsiyi ucuza yedi. Bir sene hamsi iyi olur, bir sene palamut iyi olur. Önümüzdeki sene palamuttan umutluyuz" şeklinde konuştu. Bakım ve yeni sezon hazırlıkları başladı Sezonun sona ermesiyle birlikte bakım çalışmalarına başladıklarını ifade eden Genç, "Ağlarımızın tamiri yapılıyor, gemilerin boya işleri var. Karadeniz’de tekne sayısı fazla olduğu için bazı gemiler yurt dışına gidiyor. Masraflar çok yüksek. Şu anda orkinos hazırlıkları yapılıyor. Akdeniz’e gidecek olanlar yola çıkacak, diğerleri Karadeniz’de kalacak. İnşallah önümüzdeki sezon hem hamsi hem palamut bol olur, herkesin yüzü güler" dedi. Öte yandan denizlerde trol ve gırgır ağları ile avcılık yapan balıkçılar için av yasağı 15 Nisan itibarıyla başlayacak.