YEREL HABERLER - 17 Nisan 2012 Salı 13:29

KUTLU DOОUM HAFTASI NEDENİYLE KAN BAОIŞI

A
A
A
KUTLU DOОUM HAFTASI NEDENİYLE KAN BAОIŞI

Siirt`te Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında din görevlileri ve vatandaşlar tarafından kan verildi.
Siirt İl Müftülüğü ile Siirt İmam-Hatip Mezunları Derneği`nin işbirliğiyle müftülük binasında düzenlenen kampanyaya din görevlileri, öğrenciler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Siirt Müftüsü Faruk Arvas, Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri kapsamında kan bağış kampanyası düzenlediklerini söyledi. Müftü Arvas, kan bağışının din ve sağlık açısından çok önemli olduğunu belirterek, "Kan bağışı çok önemli bir insanlık görevidir. İnancımız gereği bir insana hayat veren, insanlığa hayat vermiş gibidir. Bu
sebeple bağışlanan kan ile bir insanın hayatının kurtulması bizim için en büyük mutluluktur. Kan Allah`ın bir nimetidir. Sevgili Peygamberimiz de kan aldırmayı tavsiye etmiştir. Kan veren insanın hiçbir kaybı olmuyor. Sağlık ve sevap açısından insanın kazancı olmaktadır. Gayemiz, uygulamamızı tüm vatandaşlarımızın örnek almasıdır. Onların da bu önemli ve hayati kampanyaya katılmalarını sağlamaktır" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu Üniversitesi ile KESOB arasında iş birliği alanları genişletilecek Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Kastamonu Esnaf ve Sanatlar Odaları Birliği arasında yapılan görüşme sonrasında üniversitede öğrenim gören öğrenciler için "İş Akademisi"nin kurulması kararlaştırıldı. Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi ile Kastamonu Esnaf ve Sanatlar Odaları Birliği (KESOB) arasında iş birliği alanları genişletilecek. Kastamonu Üniversitesi İİBF Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, Kastamonu Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Danışma Kurulunda da yer alan Kastamonu Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Yücel Gedik’i ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede Kandemir ile Yücel arasında kurumlar arasında yapılacak iş birliğinin genel hatları belirlendi. Bu kapsamda, odaya kayıtlı yaklaşık 14 bin 500 üye ve 16 bin 386 iş yerini ilgilendiren eğitim taleplerinin oluşturularak uygun olanların fakülte tarafından karşılanması, fakülte öğrencilerinin işyeri uygulaması ve staj imkanlarının arttırılması için işyerlerinin öğrenci talepleri ile fakülte öğrencilerinin eşleştirilmesi, bölgesel ya da sektörel anlamda ortaya çıkan sorunların çözümüne yönelik tez ve proje konularının belirlenerek, sonuçlanan çalışmaların çıktılarının ilgili sektör ile paylaşılması gibi konular ele alındı. Ayrıca kurumlar arasında iş birliği yapılması ve bu sürecin sağlıklı işlemesi için "İş Akademisi" gibi bir iş birliği platformunun kurulmasına yönelik çalışmaların yapılmasına karar verildi. İİBF Dekanı Prof. Dr. Orhan Kandemir, ilerleyen dönemde kurulması planlanan "İş Akademisi" gibi bir platformun fakültenin önemli dış paydaşları arasında yer alan Ticaret ve Sanayi Odaları ile Ticaret Borsası gibi iş dünyasının öne çıkan kuruluşlarını da kapsayacak biçimde daha geniş tabana yayılabileceğini vurguladı.
Erzurum Oratoryoda "Zulüm" tartışması Erzurum’da sahnelenen ‘Çanakkale Destanı Oratoryosu’yla ilgili olarak "Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi" tartışması yaşandı. Erzurum Kültür, Sanat, Eğitim Derneği (ERSANDER), Harp Malulü Gaziler Derneği ve Ziya Gökalp Anadolu Lisesi tarafından ortaklaşa olarak geçtiğimiz 27 Mart gecesi, ‘Çanakkale Destanı Oratoryosu’ sahnelendi. ERSANDER Başkanı ve Ziya Gökalp Anadolu Lisesi Müdürü Ümit Gergit’in yazıp yönettiği ve kız-erkek 63 öğrencinin sahnelediği oratoryoda adeta izdiham yaşandı. İbrahim Erkal Kültür Merkezindeki etkinlikle ilgili sosyal medyada paylaşılan habere bazı vatandaşlar, Erzurumlunun oratoryoya yabancı olduğunu öne sürdüler. ‘Oratoryo’ tartışması şöyle devam etti: "Bayburt’ta Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının verdiği konserde bir vatandaş şöyle demişti: ‘Bayburt Bayburt olalı böyle zulüm görmedi’ Şimdi Erzurum’da benzer durum yaşanmadı mı? - Erzurum Halk Oyunları Halk Türküleri Derneği’nde uzun yıllar başkanlık yapan Sebahattin Bulut (1926-2006) Ankara’da askerlik yaparken bir oratoryo izler. Sebahattin Bulut Erzurum’a döndükten sonra bir oratoryo yazar ve sahneler. Bu nedenle Erzurumlu oratoryoya yabancı değildir. -İbrahim Erkal Kültür Merkezi görülmeye değerdi. Çanakkale Destanı oratoryosunu izlemeye gelen genç- ihtiyar, kadın-erkekler tüm koltukları doldurdu. Yer bulamayanlar ayakta veya yerlere oturarak oratoryoyu izlediler. Yarının sanatçılarının gerçekleştirdiği Çanakkale Destanı Oratoryosunu izlemek onlara ’zulüm’ gibi gelmedi. Gösteriyi alkışladılar hem de gözyaşları dökerek."
Gaziantep AB tescilli Araban sarımsağında yüksek rekolte ve kaliteli ürün bekleyişi Gaziantep’in Araban ilçesinde son günlerde etkili olan yağışların ardından sarımsak üretimi yapan çiftçilerin yüzü güldü. Yeşil sarımsakta hasat için geri sayım başlarken elde edilen ürünlerden yaklaşık 50 bin tonluk yüksek rekolte bekleniyor. Gaziantep’in Araban ilçesinde son günlerde etkili olan sağanak yağışlar adeta çiftçilere can suyu oldu. İlçede kış ve bahar aylarında etkili olan yağmur ve kar yağışları, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescilli olan Araban sarımsağında rekolte ve kalite artışı beklentisiyle çiftçinin yüzünü güldürdü. Kuraklık korkusunu ortadan kalktı, kalite ve yüksek rekolte beklentisi arttı Kuraklık korkusunu ortadan kaldıran bereketli yağışlar, yaklaşık 50 bin dönüm alanda ekili sarımsak için yüksek verim umudu sağladı. Kendine özgü aroması, lezzeti ve diş büyüklüğüyle tanınan Araban sarımsak çeşidi, ilçede ve kentte "beyaz altın" olarak adlandırılıyor. Türkiye’nin sarımsak üretiminin yüzde 25’nin yapıldığı Araban ilçesinde yağışların istenilen düzeyde olması verim beklentisini önemli ölçüde artırdı. Türkiye’nin önemli sarımsak üretim merkezlerinden biri olan ilçede, hasat öncesi tarlalarda gözle görülür bir gelişim yaşandığı ifade edildi. Çiftçiler, yağışların toprağın nem dengesini sağladığını ve sarımsakların daha sağlıklı büyümesine katkı sunduğunu belirtti. Sarımsak başlarının dolgunlaştığını dile getiren üreticiler, bu yıl rekoltenin geçen yıllara oranla daha yüksek olmasını bekliyor. Yeşil sarımsak hasadında sezonun başlamasına sayılı günler kala tarlalarda hareketlilik de artmaya başladı. Üreticiler bir yandan ürünlerini kontrol ederken, diğer yandan hasat hazırlıklarını sürdürüyor. "Bu sene rahmetimiz bol oldu" Çiftçilerin yağışlar sonrası ilaçlama yaptığını ve üretimde kaliteyi arttırmaya çalıştığını söyleyen Araban Ziraat Odası ve Sarımsak Üreticileri Birliği Başkanı Hasan Altun, "Bu sene rahmetimiz bol oldu. Çiftçilerimiz şu anda yoğun yağışlardan dolayı pas tutmaması için yağmur-çamur demeden ilaçlama yapıyor ve hiç boş durmuyor. Her saati güzel değerlendirerek üretimde kaliteyi arttırmaya çalışıyor. Araban sarımsağı bu sene daha kaliteli çıkacak. Çünkü yağışlar bol oldu. Çiftçimiz biraz daha umutlandı. Kuraklıktan dolayı çiftçilerimiz karamsardı fakat yağan yağmur dolayısıyla sarımsakların yeşermesi güzel, gidişat tüm yönüyle güzel ilerliyor" dedi. "Rekoltemiz yüksek olacak" 30 bin dönüm arazi üzerine ekili sarımsak bulunduğunu ve rekoltenin beklenenin üstünde olacağını söyleyen Altun, "Hasadımız yaklaştı. 1 ay sonra yeşil sarımsak hasadı yapacağız. Mayısın 15’inde de normal sofralık sarımsak hasadına başlayacağız. Dolayısıyla hem sevinçliyiz hem de mutluyuz. Bu sene hasadın bol olmasını bekliyoruz ve her yere sarımsak göndereceğiz. Bu sene 30 bin dönüm arazi üzerine ekili sarımsağımız var. Rekoltemiz yüksek olacak" dedi. "Araban’da Türkiye’ye yetecek kadar sarımsak var" Yetkililerden ithal sarımsağın getirilmemesini isteyen Altun, Araban’da Türkiye’ye yetecek kadar sarımsağın olduğunu ifade ederek, "Yetkililerden tek istediğimiz, hasat yaptığımız dönemde ithal mal getirmesinler. İthal mal geldiği zaman çiftçiler ekemeyecek duruma geliyor. İthal sarımsak gelmezse üretici ürününü hakkı olan fiyata satar. Tüketici de uygun fiyattan alabilir. Biz yurt dışına ihracata başlayacağız. Ama bilin ki bizim ürünümüz Türkiye’mize yeter. Biz, insanlarımız her ürünü sofrasında bol bol yesin istiyoruz" diye konuştu. "Bu sene yüksek verim bekliyoruz" Yoğun geçen yağışların ardından ilaçlama işlemine başladıklarını ve bu sene yüksek verim beklediklerini belirten çiftçi Şemsettin Girişmez ise "Yağışlar bu sene çok güzel geçti. Biz de ardından harekete geçerek ektiğimiz ürünleri ilaçlamaya başladık. Yağmur yağmadan önce gübre ve ilaç kullanmıştık. O aradaki farkı kapatmak için tekrar ilaçladık. Ürünlerin hepsi birbirinden güzel. Rekolteyi yüksek bekliyoruz" diye konuştu.
Ankara 8 ülkeden İsrail’in idam yasası tepkisi: "Ayrımcı İsrail uygulamalarına karşı uyarı" Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dışişleri bakanları, İsrail’in Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik idam cezasını öngören yasasını en güçlü şekilde kınayarak, uygulamanın bölgesel istikrarı tehdit ettiğini bildirdi. Türkiye, Mısır, Ürdün, Endonezya, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları, İsrail Parlamentosu’nda (Knesset) kabul edilen ve işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik idam cezasının uygulanmasına imkan tanıyan yasaya ilişkin ortak açıklama yayımladı. Ortak açıklamada, söz konusu yasanın en güçlü şekilde kınandığı belirtilerek, düzenlemenin fiilen Filistinlilere karşı uygulanmasının öngörüldüğüne dikkat çekildi. Bakanlar, işgal altındaki Filistin topraklarında Filistin halkının vazgeçilmez haklarını ve varlığını inkar eden bir "apartheid sistemi" ile reddiyeci söylemi pekiştiren ayrımcı İsrail uygulamalarına karşı uyarıda bulundu. Açıklamada, yasanın özellikle Filistinli mahkumlara yönelik ayrımcı biçimde uygulanmasının "tehlikeli bir tırmanma" anlamına geldiği vurgulanarak, bu tür adımların gerilimi artırabileceği ve bölgesel istikrarı zayıflatabileceği kaydedildi. Bakanlar ayrıca, İsrail’in gözaltında tuttuğu Filistinli mahkumların şatrlarına ilişkin derin endişe dile getirerek, işkence, insanlık dışı ve aşağılayıcı muamele, açlık ve temel hakların inkarına ilişkin güvenilir raporlara işaret etti. Bu uygulamaların Filistin halkına yönelik daha geniş çaplı ihlallerin parçası olduğuna dikkat çekilen açıklamada, İsrail’in Filistinlileri hedef alan ırk temelli ayrımcı ve baskıcı politikalarına karşı olunduğu ifade edildi. "Uluslararası çabalar artırılmalı" Bakanlar, sahadaki gerilimi tırmandırabilecek uygulamalardan kaçınılmasının acil gerekliliğini vurgulayarak, hesap verebilirliğin sağlanmasının önemine işaret etti. Açıklamada, istikrarın korunması ve daha kötüye gidişin önlenmesi amacıyla uluslararası toplumun çabalarını yoğunlaştırması çağrısında bulunuldu.