POLİTİKA - 29 Mart 2024 Cuma 22:02

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cumhur İttifakı’na verilen her oy Siirt’in geleceğine verilen oydur"

A
A
A
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cumhur İttifakı’na verilen her oy Siirt’in geleceğine verilen oydur"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Siirt’te iş adamları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, partililer ve vatandaşlarla bir araya geldi. Yılmaz, "Cumhur İttifakı’na verilen her oy Siirt’in geleceğine verilen oydur" dedi.


Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, yaptığı konuşmada, ekonomik gelişmenin ve kalkınmanın devam ettiğini, devam ettirdiklerini söyledi. Ramazan başından bu yana iftardan, sahura şehir şehir milletle buluştuklarını belirten Yılmaz, Van’dan, Hakkari’ye, Bingöl’den Tunceli’ye, Elazığ, Malatya, Muş, Bitlis, Ağrı, Diyarbakır birçok ili dolaştıklarını ifade etti. "Her gittiğimiz yerde insanımızla oturuyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Yılmaz, "Hemhal oluyoruz. Hem sorunlarını dinliyoruz, hem önerilerini dinliyoruz. Ortak akılla ne yapabiliriz, Bunlar üzerinde çalışmalar yürütüyoruz. Gerek merkezde, gerek yerelde. Bizim şiarımız istişaredir, ortak akıldır. İnsanımıza kulak veriyoruz. Onlarla birlikte merkezde ve yerelde politikalar geliştirip hayata geçiriyoruz. Diğer yandan özellikle son dönemlerde huzur ve güven ortamı da pekişmiş durumda. Geçmişte bu huzur ortamı yeterince olmadığı için yatırımlar özellikle de özel sektörün yatırımları yeterince bölgemize gelmiyordu. Nitelikli eleman gelmiyordu. Turist gelmiyordu. Yaylalarımızı kullanamıyorduk. Bütün bunlar çok şükür sona erdi. Şu anda huzur ve güven ortamındayız" dedi.


"Demokrasiyi, insan haklarını güzel şekilde yaşıyoruz" ifadelerinde bulunan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Ekonomik gelişmemizi de kalkınmamızı da devam ettiriyoruz. Değerli kardeşlerim, Siirt’te de elimizden geldiğince bu dönemde hizmet ettik ve çok önemli yatırımlar yaptık. İlimizdeki sağlık kuruluşu sayısını 229’a çıkardık. 2007’de Siirt Üniversitesini kurduk. Hatırlarsanız o zaman bunlar tabela üniversitesi olacak diyorlardı. Kanun çıkarttılar ama burada nasıl üniversite olacak diyorlardı. Bugün geldiğimiz noktada 20 bine yakın öğrencisi olan bir üniversiteden bahsediyoruz. Çok güzel kampüsü olan ve her gün yeni yeni binalarını yükselten bir Siirt Üniversitemiz var. Siirt’te 4 bin yabancı öğrenci var. Değişik ülkelerden gelmiş Siirt’te okuyorlar. Çok şükür bugünleri de gördük."


AK Parti’ye, Cumhur İttifakı’na verilecek her oy Siirt’in geleceğine verilmiş oy olacağını kaydeden Yılmaz, "Biz buna inanıyoruz. Gerçek belediyecilik diyoruz. Bir şahıs belediyeyi kendi şanı şöhreti için kullanıyorsa, kendi reklamı için kullanıyorsa gerçek belediyecilik yapmıyor demektir. Yine bir belediye başkanı belediyeyi, belediyenin imkanlarını halka hizmet için değil, başka ideolojik amaçlar için kullanıyorsa yine gerçek belediyecilik yapmıyor demektir. Belediyeyi başka işlere bir araç olarak kullanıyor demektir. Yapılması gereken çok açık ve net. Belediyenin kaynaklarını Siirt halkının ihtiyaçları için kullanıyor. İşte gerçek belediyecilik bu. Bunu da verimli ve etkili bir şekilde yapmaktır. Zaten iki tür siyasetçi var biliyorsunuz. Bir siyasetçi tipi, seçimden önce bol bol konuşur seçimden sonra ne dediğini unutur. Böyle bir siyasetçi var maalesef, siyasetçi tipi var. Cenabı Allah bildiğimizi beraberliğimizi daim eylesin. Huzurumuzu birliğimizi beraberliğimizi bozmaya çalışanlara Cenabı Allah fırsat görmesin diyorum. Hepinizi saygıyla, sevgiyle, selamlıyorum. Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.’’ şeklinde konuştu.



Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Cumhur İttifakı’na verilen her oy Siirt’in geleceğine verilen oydur"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ODTÜ’de Türk bayrağı açan öğrencilere saldıranların birden fazla suçtan dosyası var Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) bahar şenliklerindeki İlkay Akkaya konserinde Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) düzenlenen bahar şenlikleri kapsamında 6 Mayıs’ta sahne alan İlkay Akkaya konseri sırasında Türk bayrağı açan öğrencilere saldıran gruptakilerin birden fazla suçtan dosyası olduğu ortaya çıktı. Konser sırasında meydana gelen olaylarla ilgili ‘Devletin Egemenlik Alametlerini Aşağılama’, ‘Nitelikli Kasten Yaralama’, ‘Tehdit’ ve ‘Hakaret’ suçlarından resen soruşturma başlatılmıştı. Gözaltına alınan 6 şüpheliden 4’ünün birden fazla suç kaydı olduğu öğrenildi. İlhan Kaya’nın 16 suç kaydı var İlhan Kaya’nın 2 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Terör örgütü Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüte Yardım Etme, 1 adet Kasten Yaralama, 2 adet Görev Yaptırmamak İçin Direnme, 7 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 16 adet suç kaydı bulunduğu öğrenildi. Celal Elmacı’nın 27 suç kaydı var Celal Elmacı’nın 3 adet Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma, 3 adet Örgüt Propagandası Yapma, 1 adet Yasa Dışı Örgüt Üyesi Olma, 19 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş ve 1 adet Başkasına Ait Kimlik Bilgilerini Kullanma olmak üzere toplam 27 Adet Suç Kaydı bulunuyor. Mehmet Ferit Güneş ve Anıl Baran Dolu’nun 4 suç kaydı var Muhammed Enis Yıldız ve Oktay Akpınar’ın suç kaydı olmadığı tespit edilirken Anıl Baran Dolu’nun 2 adet Kasten Yaralama ve 2 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere toplam 4 adet suç kaydı, Mehmet Ferit Güneş’in ise 1 adet Devletin Kurumlarını Aşağılamak, 3 adet Kanuna Aykırı Toplantı/Yürüyüş olmak üzere 4 adet suç kaydı mevcut. İsmi geçen 6 şahsın yakalaması Ankara Başsavcılığı’nın emriyle yapıldı. Diğer şahısların yakalanması hususunda gerekli çalışmalar devam ediyor.
Antalya DNA testi işlemleri tamamlanan Kübra’nın cenazesi ailesi tarafından teslim alındı Burdur’da öldürülüp yakılan 30 yaşındaki Kübra Yapıcı’nın vücut bütünlüğü bozulan cenazesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda anne ve babasından alınan DNA örneği eşleşti. Vahşice öldürülen genç kadının cenazesi amcası tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketi Kahramanmaraş’a götürüldü. Cenazeyi teslim alan Kübra Yapıcı’nın amcası "Bu çocuğun ne suçu var?" dedi. Antalya’da yaşayan ve son olarak 30 Nisan’dan Kültür Mahallesi’nde bir kafeteryada 2 kişiyle birlikte görüldükten sonra kendisinden haber alınamayan Kübra Yapıcı’nın (30) Burdur’da öldürülerek gömüldüğü, da sonra ise gömüldüğü yerden çıkarılarak yakıldığı ortaya çıkmıştı. İlyas Umut D. olayı itiraf ederken, aynı gece saatlerinde yapılan operasyonla Ataberk S. de ekipler tarafından gözaltına alınmıştı. Bucak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada cinayette kullanılan silah yer gösterilmesi ile Burdur’un Ağlasun ilçesinde, Yapıcı’nın cesedinin yakıldıktan sonra kalan parçaların bir bölümü ise Antalya’nın Korkuteli ilçesindeki baraja atıldığı tespit edilmişti. DNA testi anne-baba ile eşleşti Şüpheli İlyas Umut D. ile Ataberk S., emniyetteki işlemlerin ardından dün akşam tutuklanma talebi ile adliyeye sevk edildikleri mahkemece ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Kübra Yapıcı’nın anne ve babası ise vücut bütünlüğü bozulan kızlarının kimlik tespiti için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna gelerek DNA örneği verdi. Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan inceleme sonucu anne ve babasından alınan DNA örneği eşleşti. Vücut bütünlüğü bozulmuş halde Antalya Adli Tıp Kurumu’na getirilen parçaların Kübra Yapıcı’ya ait olduğunun netleşmesinin ardından genç kadının cenazesi bugün ailesi ve yakınları tarafından teslim alındı. "Bu çocuğun ne suçu var" Canice öldürülen genç kadının anne ve babası DNA testinin olumlu çıkmasının ardından rahatsızlandığı öğrenilirken Kübra Yapıcı’nın cenazesi amcası tarafından teslim alındı. Genç kadının cenazesi toprağa verilmek üzere Kahramanmaraş’ın Ekinözü ilçesine götürülürken, babasının rahatsızlığı nedeniyle cenazeyi teslim alan amca Mehmet Yapıcı, "Devletimiz var, Allah kimseyi devletsiz bırakmasın, yalnız devlet bu tür insanlara prim vermesin. Bu tür insanlara devletin bir lokma ekmeği haramdır. Senin ne suçun var, bu çocuğun ne suçu var? Niye yakıyorsun, niye öldürüyorsun? Bunlara yarın bir gün hapishanede eline tespih verip volta attırmasın. Bu sorunlara bir çözüm bulmamız lazım. Para mevzusu yok. Biraz parası vardı, IBAN’dan parayı bize aktar dediler, o da direndi. Onlarda dürüst insan değiller, ya madde aldılar ya da başka bir şey" dedi.
Balıkesir CHP’li Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de buluştu Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Büyükşehir Belediye Başkanları Balıkesir’de bir araya geldi. Ev sahibi olan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın hedeflerinin iktidar olmak olduğunu kaydederken, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, iktidarın CHP’nin üzerine geldiğini savundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise belediyelerin şirket kurmasının onaya bağlanmasını eleştirdi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, aralarında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mahsur Yavaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın da bulunduğu salonda genel siyaseti değerlendirdikten sonra Balıkesir’de yaptığı hizmetleri anlattı. Başkan Akın, "Değerli arkadaşlarım Balıkesir sıradan bir şehir değil. Balıkesir iki denize kıyısı olan çok büyük coğrafyasıyla hem Marmara Denizi’nin hem de Ege Denizi’nin rüzgarını aynı anda hissedildiği coğrafyası olduğu coğrafyanın büyüklüğü kadar kültürüyle de çok zengin bir şehir. Tarımıyla, sanayisiyle, turizmiyle Türkiye’de üretim gücüne ciddi katkı sağlayan stratejik konumuyla ülkemizin en önemli geçiş noktalarından biridir. Aynı zamanda Balıkesir’imiz tarihin her döneminde sorumlu kalmış, kritik eşitlerde inisiyatif göstermiş bir şehir. Kurtuluş mücadelesinde Kuvayı Milliye’nin filizlendiği bu topraklar bugün de aynı kararlılıkla Türkiye’nin geleceğine katkı sunmaya devam etmektedir. Çünkü Balıkesir’imiz memleket ne demek bilir, birlik, beraberlik ne demek bilir. Siyasetin millet için yapılması gerektiğini vatanın, hayran, devletin, milletin her şeyden de üstün olduğunu bilir. Çok değerli başkanlarım. Bugün burada toplanmamızın çok önemli bir anlamı var. Sadece kendi şehrimizin, Balıkesir’imizin için değil, aynı zamanda Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik, sosyal ve siyasal tabloyla değerlendirmek için hepimiz bir aradayız. Yerel yönetimler sadece altyapı hizmeti sunan kurumlardan ibaret değil. Yerel yönetimler halka en yakın olan, ister iliyle, ister ilçesiyle, ister memleketin bütünüyle ilgili olsun, halkın umudunu diri tutan, geleceğe yön veren en önemli yapılardan biridir. Ancak hepimizin bildiği gibi kolay süreçten geçmiyoruz. Ekonomik zorluklar bir taraftan, artan hayat pahalılığı bir taraftan, vatandaşlarımızın en temel sorunlarını çok daha yükselmiş noktadırlar. Tabi bu noktada belediye başkanları olarak bizlerin sorumluluğu çok daha da artıyor. Çünkü vatandaşımız çözümü yakınında, yani en yakınında bizde arıyor. Bizim gücümüz de alttan geliyor. Gücümüz vatandaşımızın gözündeki umuttan geliyor. İktidara giden yolun yerelden geçtiğini herkes kabul eder. Bizler de siyasetçiyiz. Elbette hedefimiz iktidar olmak. Mensup olduğumuz partimizi, dünya görüşümüzü, ideallerimizi iktidara taşımak. Ancak bir farkımız var. Biz belediye başkanıyız. Ne yapmamız gereken belli. Kanun da belli. Yönetmelik de belli. Yani sonuçta bizler birer belediye başkanıyız. Biz siyaseti halka rağmen yapamayız, yapmayız. Biz ayrıştıran değil, kucaklayan siyasete inanırız. Senden benden demeden, milleti de aynı vatan gibi bölünmez bir bütün olarak kabul ederiz. Bizim anlayışımız, gerektiği zaman gözünü bile kırmadan, söz konusu vatansa gerisi teferruattır diyebilmektir. Böyle bir gelenekten geliyoruz. Siyaset, makamlar, hiçbiri vatanımızdan, bayrağımızdan, milletimizden, devletimizden üstün değildir" dedi. CHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ise, "Başkanımız az önce Balıkesir’de yaptığı uygulamalardan söz etti. Belediye icraatlarımız şunu gösterdi ki onların ulaşamadığı her noktaya ulaşıyoruz. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Az önce ekranda izlediğimiz uygulamaları çoğunluğun birçok belediyede görebilirsiniz. Zaten bu toplantıda bir araya gelmemizin temel sebeplerinden bir tanesi bu. Dertlerimizi paylaşalım, uygulamalarını paylaşalım. İyi uygulamaları birbirimize anlatalım. Eksiklerimizi görelim, tamamlayalım. Bir elin nesi var iki elin sesi var. Bir bireyin ölünceye kadar, nihayete erinceye kadar yaşamı belediyelerin o bireyin yaşamının içerisinde olduğu gerçekle Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları belediyecilik hizmeti götürüyor. Bir birey vefat ettiği zaman evine o cenaze evine hocasını gönderiyor. Fatihasını okutuyor. Yıllar yıllı bu yanlış algılarla halkı kandırarak Cumhuriyet Halk Partisi’ni başka bir yere koyup bir öcü gibi gösteren bu anlayışı yıktığı için Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanlarının üzerine geliyor bu mevcut iktidar. İktidar bizim olacak. Biz çalıştığımız sürece ve çok da çalışıyoruz. Daha da fazla çalışacağız. Çok değerli hizmetler yapıyoruz. Değerli belediye başkanım. Hepiniz sokağa çıktığınız zaman bunu görüyorsunuz. Halkın ilgisi bize, halkın sevgisi bize, halkın güveni bize, halk bizi kendinden görüyor. Roller değişti, o algılar kırıldı, dağıldı. Bugün halkın yanında olan Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları, AK Partili belediye başkanları AK Partili siyasiler şu anda mağrur. İşler tersine döndü. Onun için heyecanlandı iktidar. Biz milletimizin hayır duasını arkamıza alarak, onun teşekkürüyle mutlu olarak, onun desteğiyle güçlü olarak çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çok daha güzel hizmetler yapacağız. Birbirimize destek olacağız. Birbirimizin yanında olacağız. Birbirimizin umudunu büyüteceğiz. Halkımızın karşısına diri çıkacağız" dedi. CHP Yerel Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ise "Parlamentoda dün bir yasa geçti. Belediyelerin şirket kurması, kooperatif kurması, şirket yoluyla temin etmesi, kooperatifler ortak olması gibi tüm işlemler Cumhurbaşkanı onayla bağlandı. Bunun anlamı şudur. Artık onay bitti. Üretici kooperatifleriyle işbirliği yapmayan belediye engellilerle kırsal kalkınmada köylülerle kurduğu kooperatiflerle ortak yapmayan bir belediye nasıl olur da üreticiden aldığı ürünü aracısız olarak tüketime ya da uluslararası piyasalara ya da yurt dışı piyasalara satarak köylünün, çiftçinin daha yüksek seviyede geliri elde etmesini sağlar. Aslında cezalandırılan belediyeler midir? Bu yasal engellemelerle birlikte belediyelerin eli kolu bağlanmış mı olur? Hayır arkadaşlar cezalanan, cezalandırılan milletin kendisidir. Millet cezalandırılmaktadır" diye konuştu. Başkan Yardımcısı Zeybek, konaklama vergilerinin son durumuyla ilgili, "O nedenle hizmet çeşitliliği artan Büyükşehir Yasası’yla birlikte neredeyse coğrafyanın tüm hizmet götürmek zorunda olan altmış beş yaş üstündeki emeklilere ücretsiz oluşum desteği veren, kamuda çalışan başka faaliyetleri dolayısıyla belediyeler tarafından ücretsiz olarak taşınan tüm yurttaşlarımızı dikkate aldığında Cumhuriyet Halk Partisi iktidarının yapacağı ilk işlerden bir tanesi hali anlamdaki özelliklerini çok daha güçlendirmek, gelir tanelerini çeşitlendirmek ve özellikle de turizm bölgesinde bulunan belediyelerimiz açısından bunun da sözünü vermek istiyorum. Konaklama belgesinin belediyeler tarafından alınmasının mutlaka sağlanması gerekir. Turiste hizmeti veren belediye, yolları yapan belediye, parkları yapan belediye, otobüsler işleten belediye ama özellikle Antalya, Muğla, İzmir, Aydın, Mersin, Adana, İstanbul, Ankara gibi Bursa gibi Balıkesir gibi turizm bölgelerindeki konaklama belgesinin ya da turizm geliş TGA belgelerinin bakanlık tarafından alınıyor olması da büyük bir adaletsizliktir" dedi. Çekilen hatıra fotoğrafı sonrası toplantı basına kapalı olarak devam etti.
Kırşehir Mesleğinin son temsilcisi, çırak bulamıyor Kırşehir’de Zanaatkarlar Çarşısı’nda tesbih ustalığı yapan Savaş Çiftçi, mesleğinde çırak yetişmemesinden yakındı. Kentte profesyonel anlamda tek kaldığını söyleyen Çiftçi; antika tespihlerin değerinin 1 milyon TL’ye kadar ulaşabildiğini ifade etti. Yıllardır tespih yapımıyla uğraşan Savaş Çiftçi; mesleğin emek ve el yatkınlığı istediğini belirterek tespih yapımı hakkında bilgiler verdi. Çiftçi; "Tespih sektöründe çırak yetişmesi biraz zor bir iş. El yatkınlığı olması gerekiyor. Sektörümüz her zaman çırakların müracaat ettiği bir alan değil" dedi. Tespihin toplumda yanlış algılandığını da ifade eden Çiftçi, "Maalesef tespih kullanımları magandalıkla anılıyor. Elinde tespih olanlar o şekilde değerlendiriliyor. Oysa tespih efendiliğin sembolüdür. Kullanım şekilleri önemli" diye konuştu. Kırşehir’de profesyonel anlamda mesleği sürdüren tek kişi olduğunu kaydeden Çiftçi, "Şehirde tekim. Çırak yetiştirememenin üzüntüsünü yaşıyorum. Mesleği öğrenmek isteyenlere severek yardımcı olurum" ifadelerini kullandı. Tespihlerin taş, kehribar, ağaç ve hayvansal malzemelerden üretildiğini söyleyen Çiftçi; fiyatların kullanılan malzeme ve işçiliğe göre değiştiğini belirterek, tespihlerin 400-500 TL’den başladığını ve antika tespihlerde ise fiyatların 500 bin TL ile 1 milyon TL arasında değiştiğini aktardı.