GÜNDEM - 28 Ocak 2026 Çarşamba 15:58

Sinop’ta ‘Yüzyılın Konut Projesi’ heyecanı: 947 konutun hak sahipleri belirlendi

A
A
A
Sinop’ta ‘Yüzyılın Konut Projesi’ heyecanı: 947 konutun hak sahipleri belirlendi

Sinop’ta TOKİ tarafından inşa edilecek 947 sosyal konut için hak sahiplerini belirleme kurası, Sinop Kültür Merkezi’nde noter huzurunda ve protokolün katılımıyla gerçekleştirildi.


TOKİ tarafından "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında Sinop genelinde inşa edilecek 947 sosyal konutun hak sahiplerini belirlemek amacıyla noter huzurunda kura töreni düzenlendi. Programda protokol üyeleri projeye ve Türkiye’nin konut hamlesine dair önemli açıklamalarda bulundu.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde yürütülen "500 Bin Sosyal Konut" hamlesi çerçevesinde Sinop Kültür Merkezi’nde düzenlenen kura çekimine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.


Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Hasan Suver, törendeki konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bizler büyük bir milletiz bizim tarihimizi dünya tarihinden alsak geriye bir dünya tarihi yazılamaz. Bu büyüklük, çok eski çağlardan beri ortak kaderi yaşamak, yaşanılan badirelerden birlikte yeni salaha çıkma gibi bir gücümüzden kaynaklanır. Bizler eski dünyanın en çetin yerinde en son 2 büyük imparatorluk kurduk. En son Gazi Mustafa Kemal ile Türkiye Cumhuriyeti devletini kurduk. Devletlerin ve ülkelerin iki tane düşmanı vardır. Biri düşman dediğimiz siyasi unsur insan unsuru öbürü de doğal afetlerdir. Biz istiklal harbimizi insan unsuruna karşı gerçekleştirdik. Fakat 21. yüzyıl da doğal afetlere karşı çok büyük mücadeleler vererek hamd olsun bugün iyi yerlere geldik. 6 senedir bakanlıktayım geldiğimden beri Allaha isyan olmasın seller, yangınlar, depremler ile mücadele etmekteyiz. Bizim bir çantamız var evde hazır durur bir afet olduğunda hemen onu kapar talimat verilen yere doğru koşarız. Ben askerde komandoydum aynı askerlik burada da devam ediyor. Şikayetçi değilim, milletime hizmet etmek, milletimin yaralarını sarmak benim en asli vazifemdir bunu her zaman seve seve yaparım. Şuna gelmek istiyorum. Biz bu mücadeleleri başımızdaki sarsılmaz irade ile verdik bu irade Recep Tayyip Erdoğan iradesidir. Bir atasözü var ya at sahibine göre kişner. 6 Şubat depreminde birinci gün Adıyaman’daydım Sayın Cumhurbaşkanımız şöyle konuşuyordu: ‘Son depremzede evine girmeden bize rahatlık yüzü yok.’ Bu talimatla canla başla çalışmaya başladık. Biz kıymetli hemşerilerim daha cesetlerimizi enkaz altından çıkarmadan ikinci hafta Adıyaman’da yeni konutların temelini atmaya başladık. Çok kısa bir sürede 450 - 500 bin konutu hayata geçirdik. Bu rakam soyut bir kavramdır. Bunu söylerken kafamızda bir rakam gelip geçiyor. Bu soyut rakamı somuta çevirmenin ne anlama geldiğini size şöyle izah etmeye çalışabilirim. Sabahleyin Sinop’un kırsalında açık bir alana inşaat olmayan bir alana gidip bakın. Sabah gittiniz eve geldiniz ertesi gün sabah bir daha gittiniz baktınız bir daha baktınız ne görüyorsunuz? 550 konut yerden mantar çıkar gibi çıkmış. Bu bir mucize mi, mucizeye benziyor değil mi? İşte biz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde bu mucizeleri bu ülkede gerçekleştiriyoruz. Bunlar sadece parayla yapılan işler değil. Biz bütün bu afetlerin üstesinden gelirken ülkede ekonomide, sağlıkta, ulaştırmada, eğitimde dış ticaret, dış politikada aklınıza hangi alan gelirse üstün başarılar gösteriyoruz. İçeride bu işin çok farkında değiliz ama dışarıdan gerçekten yıldız gibi parlayan bir ülkedir. Her bakımdan başarılı bir ülke olarak görülüyor."


Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan, sosyal devlet vurgusu yaptığı konuşmasında şunları söyledi: "Bugün Sinop’umuz için önemli bir gündür. Umutların yeşerdiği bir gündür. Hemşehrilerimizin heyecanına, beklentisine, duasına ortak olduğumuz gündür. Öncelikle; Karadeniz’in incisi Sinop’umuzun ve siz kıymetli hemşehrilerimizin heyecanına, umuduna ortak olmaktan duyduğum mutluluğu özellikle ifade etmek isterim. Bugün burada, şehitlerimizin emanetlerinin, gazilerimizin, engelli kardeşlerimizin, emekli büyüklerimizin, gençlerimizin ve çok çocuklu ailelerimizin için ayrılan kontenjanların yer alması; devletimizin ve tabi ki milletimizin her zaman olduğu gibi toplumsal hassasiyetleri gözeten, kimseyi geride bırakmayan ve aynı zamanda inancımızın, kültürümüzün ve hukukumuzun bir gereği olan sosyal devlet anlayışını ortaya koyan bir yaklaşımdır. Devletimizin en önemli önceliklerinden biri, vatandaşlarımızın yaşam refahını, yaşam kalitesini artırmak ve daha iyi fiziksel şartlarda yaşamalarını sağlamaktır. Çünkü biliyoruz ki; bir insanın yuvası, hanesi, onun bu dünyadaki en kıymetli hazinesidir, sığınağıdır. ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ şiarıyla, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi’nin liderliğinde, vatandaşının her türlü ihtiyacını gözeten, kimsesizlerin kimsesi olan devletimizin ne kadar güçlü, ne kadar kudretli olduğunu bugün burada bir kez daha, gururla görüyoruz. Değerli Hemşehrilerim, ’Yüzyılın Konut Projesi’nin mimarı, Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner öncülüğünde; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’un koordinesinde, 500 Bin sosyal konutu kapsayan konut projesinin kura töreni, 81 vilayetimizde olduğu gibi bugün Sinop’umuzda da gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda; Sinop’umuzda hemşehrilerimizin hizmetine sunacağımız 947 konut için bugün ’Bismillah’ diyor, ilk adımı atıyoruz."


AK Parti Sinop Milletvekili Dr. Nazım Maviş, konutların mimari ve sosyal yönüne değindi: "TOKİ sadece konut yapmıyor, bugün bakın Ayancık’ta, Boyabat’ta, Durağan’da yapılmış, Sinop’ta yapılmış konutlara bakın. Çocuk oyun alanları, yürüyüş yolları, konutların arasında oluşmuş yürüme alanları ve yaşam alanları konutların konumlanış biçimi, Sinop’ta denize nazır biçimde birbirinin önünü kesmeyecek bir mimari biçimlendirme ile konutlarımızı yaptık. Bütün konutlarımızı böyle yapmaya çalışıyoruz. Vatandaşımız dört duvarın arasında yaşamasın bir sosyal donatının içinde yaşasın çocukları parkları oyun alanlarını yaşasın, aileler evlerin arasında birbirleriyle komşuluk ilişkisini geliştirebilsin istedik. Bunların arkasında bir akıl var. Bizim medeniyet değerlerimizi temel alan bizim inanç değerlerimize temel alan bizim tarihe ve kültüre bağlılığımızı esas alan zihindir."


Törende teknik detayları paylaşan TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk ise şöyle konuştu: "Geçmişle geleceği, yeşil ile yapıyı insan ile şehri bütünleştiren konutlar ve sosyal donatılar ürettik. Detay mimariyi esas alan projeler geliştirdik. Deprem bölgesinde yeni şehirler oluşturduk. Tarihin en büyük kentsel dönüşüm projelerini başlattık. Şehirlerimizde bahçe kültürünü ihya edecek yüzlerce millet bahçesi kazandırdık. Sinop kent meydanı millet bahçesini hayata geçirdik. 2019 yılında 50 bin 2020 yılında 100 bin 2022 yılında ise 250 bin haneyi kapsayan 3 ayrı sosyal konut projelerini başlattık. TOKİ’nin üretim gücüyle vatandaşlarımızın talep ve beklentilerini aynı yerde buluşturarak milyonlarca vatandaşımızı ilgilendiren 1 milyon 750 bin konut rakamına ulaştık. Eğitimden sağlığa, spordan, öğrenci yurtlarına, ibadethanelerden, millet bahçelerine kadar yaklaşık 66 bin 850 sosyal donatı ürettik. Esnafımıza iş yerleri kamu kuruluşlarımıza binalar inşa ettik. Yatay şehircilik anlayışını esas alan projeleri şehirlerimize yaydık. Yepyeni yaşam alanları oluşturduk."


Konuşmaların ardından yapılan duanın ardından protokol üyeleri hep birlikte butona basarak kura çekilişini başlattı. Kura sonuçlarının akşam vakti noter onayının ardından e-Devlet üzerinden açıklanması bekleniyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Sapanca Gölü kıyısında kaçak iskele ve yapı yıkımları devam ediyor: 89 yapı kaldırıldı Sakarya’da Sapanca Gölü kıyı şeridini kaçak yapılardan arındırmak için başlatılan çalışmanın ilk etabı tamamlandı. Proje kapsamında 6 kilometrelik hat üzerinde bulunan toplam 89 kaçak iskele ve yapı kaldırıldı. Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın talimatıyla hayata geçirilen "Sapanca Park" projesi çerçevesinde, göl kıyısının vatandaşların kullanımına açılması için düğmeye basıldı. Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri tarafından yürütülen çalışmalarda, sahil şeridinde doğal dokuyu bozan ve kıyı kanununa aykırı olan yapılar tespit edildi. Yapılan incelemelerin ardından sahil boyunca belirlenen 89 kaçak iskeleden 61’i, tebligatların ardından mülk sahipleri tarafından gönüllü olarak söküldü. Geriye kalan 28 yapı ise SASKİ ekiplerince bulunduğu yerden kaldırıldı. 6 kilometrelik sahil şeridinde gerçekleştirilen bu temizlik operasyonuyla göl kıyıları tamamen boşaltılmış oldu. Kaçak yapıların temizlenmesinin ardından bölgede doğaya uyumlu sosyal donatı alanları ve yürüyüş yollarını içeren "Sapanca Park Projesi"nin inşasına başlanacağı bildirildi. SASKİ Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sakarya’mızın en büyük değeri olan Sapanca Gölü’müzün korunması, geleceğe miras bırakılması için başlattığımız kıyı şeridi temizleme çalışmalarında bugün itibarıyla neticeye ulaşılmıştır. Özveriyle çalışan ekiplerimiz, bölgedeki vatandaşlarımızın da katkı ve desteğiyle kıyı şeridinde, göl havzasının içerisine yerleştirilen toplamda 89 kaçak iskeleyi bulunduğu yerden sorunsuz şekilde kaldırmıştır. Süreç boyunca ekiplerimize büyük bir hassasiyetle yaklaşan, işlemlerin gerçekleştirilmesi için destek sunan tüm vatandaşlarımıza ve mülk sahiplerimize teşekkür ederiz."
İstanbul İBB Üsküdar’da yapı kayıt belgesi bulunan binayı yıktı, aile sokakta kaldı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı zabıta ekipleri tarafından Üsküdar’da ev sahibinin evde tadilat yaptığı ve statiği bozduğu gerekçesiyle yapı kayıt belgesi olan binada yıkım gerçekleştirildi. Aile evlerinin yıkılışını gözyaşları içinde izlerken, yaşanan olay mahalle sakinleri tarafından büyük tepkiyle karşılandı. İddiaya göre Üsküdar Emek Mahallesi Postacı Mehmet Sokak üzerinde bulunan 1955 yapımı tek katlı binada yapılan tadilat çalışması nedeniyle; İBB’ye bağlı zabıta ekiplerince yıkım kararı çıkarılarak evdeki eşyalar boşaltıldı. Yıkım öncesi çevik kuvvet ekipleri tarafından sokak üzerinde ve bina çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Sabah saatlerinde başlayan yıkım çalışması, mahalle sakinleri tarafından tepkiyle karşılandı. Yıkım öncesi ev sahipleri ve ekipler arasında yaşanan tartışma kameralara yansırken, eşyaları sokağa atılan aile, evlerinin yıkılışını gözyaşları içinde izledi. Öte yandan yıkım esnasında iş makinesinin sokaktaki su borusunu patlatması nedeniyle mahalle sular içinde kaldı. Elinde yapı kayıt belgesi bulunan ve belediyenin yıkımı usulsüz olarak gerçekleştirdiğini iddia eden Şükrü Yıldız, "5 tane çocuğum var, içeride hasta kayınvalidem var ve bu kış vakti gidecek bir yerim yok, ben nereye gideceğim?" sözleriyle yaşadıkları mağduriyeti dile getirdi. "Duvarı 1 metre öne alınca kapıya ’yapı tatil belgesi’ asarak yapımı mühürlediler" Binanın sahibi Şükrü Yıldız, evinde yapmak istediği tadilatlar için gerekli başvuruları ve ödemeleri yaptığını; ardından yaptığı tadilat nedeniyle evine yapı tatil belgesi verilip mühürlendiğini dile getirdi. Yıldız, yaşanan başvuru ve iptal sürecine ilişkin şunları aktardı: "Bu bina 1955 yapımı bir yapı. Yapı kayıt belgesi mevcut ve bu belge Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından henüz iptal edilmiş değil. Bakanlığa sorduğumuzda zaten yapı kayıt belgesi olan bir binanın belediyeler tarafından yıkılamayacağı söylenmişti. Bununla ilgili ben Haziran ayında başvuruda bulundum; çatının çok kötü olduğuna dair resimleri çektim, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü’ne verdim. Onlar da benden belli bir miktar para istediler ben de istedikleri parayı yatırdım, dekontları ve makbuzları mevcut. Sonrasında çatıyı yenilemek için müsaade aldım, ama çatıyı yenilerken duvarları da çok eski olduğu için bir kısmı çöktü. Duvar çökünce ben de 1 metre ön tarafa aldım. Duvarı ön tarafa aldıktan sonra içerdeki duvarın bir kısmını yıktım. Şikayet üzerine zabıta ekipleri geldiler ve duvarı 1 metre öne aldığıma dair tutanak tutup kapıya ’yapı tatil belgesi’ asarak yapımı mühürlediler. Akabinde ertesi gün tekrar gittim ve kendilerinden ricada bulundum, bana 30 gün içerisinde yapıyı eski haline getirirsem yapı tatil belgesini iptal edeceklerini ve encümene bilgi vereceklerini söylediler. Bunun üzerine ben de 3 gün içinde yapıyı tekrar eski haline getirdim ve başvuruda bulundum. Onlar da gelip tutanak tutup, ’Yapı ön tarafa çekilmiştir, 107 metrekareden eski 85 metrekare haline gelmiştir’ şeklinde bir yazı verdiler." "30 günlük süreyi dahi beklemeden 15 gün içinde karar yıkılma kararı çıkarttılar" Yaptığı tadilatın iptalini yasal süre içinde gerçekleştirmesine rağmen encümen kararının buna aykırı şekilde çıkarıldığını ifade eden Yıldız, "Yapının ön duvarını yıktığım ve binanın statiğini bozduğum için yıkımın devam etmesi gerektiğini; bununla ilgili encümen kararı da olduğu için yıkımın yapılacağına dair bana tekrar bir yazı verdiler. Encümenin aldığı bu karar normalde geçersiz bir karar çünkü 30 gün içerisinde yapıyı eski haline getirdiğim halde encümenden 30 günlük süreyi dahi beklemeden, 15 gün içinde karar yıkılma kararı çıkarttılar. Konuyla ilgili mahkemeye başvurdum ve idare mahkemesi bununla ilgili ilk önce yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Akabinde gerekli belgeler toplansın diyerek ikinci bir yürütmeyi durdurma kararını iptal etti" şeklinde konuştu. "Madem benim yapım buna uygun değildi o zaman bana hiç müsaade vermeselerdi" Yıldız, binada yapmak istediği tadilata en baştan müsaade edilmesine rağmen sonrasında karşılaştığı yıkım kararına tepki göstererek yaşadığı mağduriyeti, "Elimde bu yapı tatil tutanağının iptaliyle ilgili bir karar var; onların ellerinde de encümen kararının ve para cezasının iptaliyle ilgili bir karar yok. Sadece yapı tatil tutanağını dayanak göstererek evimi yıkmak istiyorlar. Ben gerekli paraları yatırdım, izinlerini aldım ve mühendisler gelip baktılar, bütün her şeyini kendileri incelediler. Madem benim yapım 1955 yapımı ve buna uygun değildi; o zaman bana hiç müsaade vermeselerdi, benden para almasalardı. Veya ilk geldiklerinde tutanak tuttukları zaman ’Sen bu binanın statiğini bozmuşsun, bir daha bunu eski haline getiremezsin, buna hakkın yok’ deselerdi bana müsaade etmeselerdi ve o zaman yıksalardı. Burada bir art niyet var, burada bir sıkıntı var. Benim burada 5 tane çocuğum var ve bu kış vakti gidecek bir yerim yok, içerde bir de hasta kayınvalidem var. Ben nereye gideceğim? Hiç Allah korkuları yok" sözleriyle ifade etti.
İstanbul İBB’ye Ait Balıkyolu Köprüsü tehlike saçıyor: Vatandaş isyanda İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ait Balıkyolu Köprüsü, bakımsızlık nedeniyle hem yayalar hem de sürücüler için ciddi risk oluşturuyor. Vatandaşlar, muhtemel bir facia yaşanmadan önce köprüde acil önlem alınmasını istiyor. Esenyurt Balıkyolu Mahallesi’nde, TEM Otoyolu Avcılar-Haramidere bağlantı yolu üzerinde bulunan Balıkyolu Köprüsü’nün bazı bölümlerinde betonların döküldüğü, demirlerin açığa çıktığı görülüyor. Her gün binlerce aracın ve yayanın kullandığı köprüde, zaman zaman kopan beton parçaları aşağıya düşüyor. Özellikle ağır tonajlı araçların geçişi sırasında köprünün belirgin şekilde sallandığını belirten vatandaşlar, mevcut durumun can güvenliğini tehdit ettiğini ifade ediyor. Köprünün alt kısmında dökülen betonlar ve paslanmış demirlerin açıkta kalması hem güvenlik riski oluşturuyor hem de çevrede ciddi bir görüntü kirliliğine neden oluyor. Bölgeden geçen sürücüler ve yayalar, köprünün mevcut haliyle güvenli olmadığını savunuyor. Başvurulara cevap yok Esenyurt Belediyesi ve mahalle sakinlerinin, köprünün onarılması için İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne defalarca başvuruda bulunduğu ancak bugüne kadar herhangi bir dönüş alamadığı belirtiliyor. Duruma tepki gösteren vatandaşlar, seslerini duyurabilmek amacıyla köprüye pankartlar asarak yetkilileri göreve davet etti. Vatandaşlar, "Bir facia yaşanmadan önce önlem alınmasını istiyoruz" sözleriyle tepkilerini dile getirdi. Güçlendirme çalışması bekleniyor Esenyurt Belediyesi yetkilileri, köprünün güçlendirilmesi halinde, köprü altında yaşanan trafik yoğunluğunu azaltmaya yönelik hazırladıkları projeyi hayata geçireceklerini belirtti. Planlanan yeni U dönüşleri ve alternatif yol düzenlemeleriyle özellikle sabah ve akşam saatlerinde yaşanan trafik sıkışıklığının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Gaziantep Boşanmak isteyen kadın eşi tarafından öldüresiye darp edildi Gaziantep’te bir şahıs, boşanma talebinden ve şikayetinden vazgeçmeyen karısını adliye önünde öldüresiye darp etti. Yüzü gözü kanlar içinde kalan kadın hastaneye kaldırıldı, saldırgan koca gözaltına alındı. Olay, dün öğle saatlerinde Şehitkamil ilçesi Zeytinli Mahallesi Gaziantep Adliyesi yakınlarında meydana geldi. İddiaya göre, 3 çocuk annesi Nazlı Y. (26), 9 yıldır evli olduğu kocası Feyzullah Y.’den şiddet gördüğü ve şiddetli geçimsizlik yaşadığı nedeniyle boşanmak istedi. Nazlı Y., boşanmak için başvuruda bulunarak kocası hakkında şikayetçi oldu. Durumu öğrenen Feyzullah Y., karısını şikayetinden vazgeçirmek için zorla adliyeye götürdü. Öldüresiye darp edildi, yüzü gözü kanlar içinde kaldı Fayzullah Y., şikayetinden vazgeçmeyeceğini söyleyen karısını adliye yakınlarında öldüresiye darp etti. Yüzü gözü kanlar içerisinde kalan talihsiz kadın, çevredeki vatandaşlar tarafından son anda kurtarılırken saldırgan ise olay yerinden kaçtı. Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi’ne kaldırılan kadının kafa travması geçirdiği, burnunda kırık olduğu ve gözlerinde ciddi hasar oluştuğu belirlendi. Talihsiz kadının yoğun bakımdaki tedavisinin sürdüğü belirtildi. "Yerde bulduğu taşla kafasına vurarak kızımı yaralıyor ve komalık hale getiriyor" Yaşananlara tepki gösteren Nazlı Y.’nin babası Mehmet Karaçalı, "Kızım, 9 seneden bu yana kocasından şiddet görüyor ve 3 kez karakolda darp raporu aldı. En son dün, şehrin göbeğinde ’ifadeni geri çekeceksin’ diyerek götürmüş ve kızım da ifadesini çekmek istemediğini belirtmiş. Sonra kucağında çocukla arabadan inip kaçarken vuruyor, yere yatırıyor. O esnada vatandaşlar yaklaşamıyor. Yerde bulduğu taşla kafasına vurarak kızımı yaralıyor ve komalık hale getiriyor. Kızım yine o sırada vatandaşlara sığınıyor ve hastaneye getiriliyor. Bizi aradıklarında biz de hastaneye geldik. Kızımda bayağı kötü bir darp var. Gözünün kaymaması için işlem uygulandı. Platin aldık. Boşanma aşamasındaki eşi bunu yapıyor" dedi. "Kızımın gözünü kaybetme riski var, bu cani cezasız kalmasın" Kızının gözünü kaybetme riskinin bulunduğunu da belirten Karaçalı, "Doktorlar kızımın bir daha gözünün görmeme riski olduğunu ve gözün kayabileceğini söyledi. Kırık kemiği için platin takılacak. Biz ifademizi verdik, şikayetçi olduk. Bu cani cezasız kalmasın. Kocası zaten psikolojik haplar kullanıyordu. Biz boşanmasını istiyorduk ama çocuğundan vazgeçmediği için bırakmak istemedi. Dediğim gibi en ağır cezayla cezalandırılmasını istiyoruz" diye konuştu. Saldırgan koca adliyeye sevk edildi Öte yandan olay sonrası yakalanarak gözaltına alınan saldırgan Feyzullah Y.’nin emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edildiği ve yasal işlemlerinin sürdüğü öğrenildi.