EKONOMİ - 17 Eylül 2020 Perşembe 10:39

Devlet desteğiyle kurduğu serada pandemi döneminde üretime destek oluyor

A
A
A
Devlet desteğiyle kurduğu serada pandemi döneminde üretime destek oluyor

Bursa’da çalıştığı fabrikadan korona virüs süreci nedeniyle ayrılarak memleketi Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Hilal beldesine dönen mühendis Yekta Ürün, devlet desteğiyle kurduğu serada domates üretmeye başladı.

Bursa’da çalıştığı fabrikadan korona virüs süreci nedeniyle ayrılarak memleketi Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Hilal beldesine dönen mühendis Yekta Ürün, devlet desteğiyle kurduğu serada domates üretmeye başladı. Yüzde 70 hibe desteği ile serasını kuran genç girişimci, dönüm başına 25 ton domates almayı hedefliyor.


Bursa’da çalıştığı fabrikadan ayrılan ve memleketine dönme kararı alan 28 yaşındaki elektrik elektronik mühendisi Yekta Ürün, Hilal beldesinde GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığınca yürütülen Uludere Seracılık ile Kendi Üretiyor Projesine başvurdu. Projesi onaylanan ve yüzde 70 hibe desteği alan Yekta Ürün, kiraladığı 17 dönüm arazinin 5 dönümünde domates üretmek için sera kurdu.



“Teknoloji ile tarımı birleştirirseniz verimi arttırırsınız”


Ürün, ekolojik tarım yapmak istediğini belirterek, başvurusunun kabul edilmesi üzerine devlet desteğiyle sera kurduğunu söyledi. Teknoloji ile tarımın birleştirilmesi durumunda verimin artacağını kaydeden Ürün, “Uludere’ye geldiğimde bir sera projesinden bahsettiler. Bende dedim ki zaten benim bir projem var. İsterseniz bu ikisini birleştirelim. Daha önce burada seracılık olmadığı için kimse sera nedir nasıl yapılır, verim alınabilir mi, toprağı uygunu mudur, güneşlenme süreleri yeterli midir gibi konuları bilmiyordu. Biz burada Şırnak Üniversitesindeki hocalarla birlikte çeşitli fizibilite raporları hazırladık. Burada seracılık yapılabildiğine dair, raporlar hazırladık. Akabinde Şırnak Tarım ve Orman İl Müdürlüğüne başvurduk bu projeleri alabilmek için. Yaklaşık 5 dönüm üzerine kurulu toplam alanımız 17 dönümdür. Bir sonraki hedefimiz topraksız tarım yapmak. Şimdilik topraklı seracılıkla başladık. İnşallah ilerleyen dönemlerde bu sistemimizi geliştirmeyi düşünüyoruz. Benim buradaki amacım teknolojik ile tarımı birleştirebilmek. Teknoloji ile tarımı birleştirebilirseniz verimi yükseltmiş olursunuz. Geleneksel tarımdan ziyade tamamen teknolojiye ve bilime bağlı tarım bitkileri üretmek istiyoruz. Buradaki amacımız kesinlikle sıfır ilaç kullanmak. Hiçbir şekilde zirai ilaç, kimyasal ilaç kullanmadan tamamen organik tarım yapabilmek. Ben bu fikre nereden ulaştım, Türkiye’de bazen üretilen domatesler sınırdan geri dönüyor. İlaçlı oldukları için. Bizim buradaki tek amacımız ilaçsız zirai herhangi bir kimyasal ilaç olmadan da tarım yapabildiğini göstermek” dedi.



“Projeye 300 bin lira harcadık”


Seraları yüzde 70 hibe desteği ile kurduklarını dile getiren Ürün, “Bu seralar için yüzde 70 hibe desteği aldık. Yüzde 30’unu ben kendim karşıladım. Ondan sonra geliştirme aşamaları için tarımdan destek alabiliyoruz. Yaklaşık 300 bin lira harcadık bu projemize. Yüzde 70’ini devlet destekli, yüzde 30’ünü ise biz karşıladık. Biz bu seraları iki aydır kurduk. Domates ekeceğiz ilk etapta. Daha sonraki dönemlerde marul ve salatalık gibi çeşitli bitkiler yetiştirmeyi düşünüyoruz. Yöresel yönetmelerle yapıldığında bir dönüm başına 10 ton domates bekleniyor. Ancak bizim yaptığımız fizibilite çalışmalarıyla bu verimi 20 ile 25 tona çıkarmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kırşehir Pert olan araçtan engelli çıkan şahıs, hukuk mücadelesini sürdürüyor Ankara’da 4 yıl önce geçirdiği trafik kazası sonucu engelli kalan ve hukuk mücadelesini sürdüren Ömer Nazlı, kazanın ardından yaşadığı mağduriyeti dile getirdi. 12 Şubat 2022 tarihinde Ankara’ya ailesini ziyarete giden Ömer Nazlı’nın da içinde bulunduğu O.U.Ö. idaresindeki 34 EFC 346 plakalı otomobile Bakanlıklar Yolu üzerinde A.E.A. idaresindeki 01 KC 0555 plakalı araç çarpmış, kazada 34 plakalı araç perte çıkarken, sürücü hafif şekilde, Ömer Nazlı ise ağır yaralanmıştı. Kazanın ardından 8 gün yoğun bakımda, 8 gün de normal serviste kalıp taburcu olan Ömer Nazlı, kaza öncesinde sağlıklı bir birey olduğunu, geçirdiği ameliyatlar ve yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle hayatının tamamen değiştiğini söyledi. Olaya ilişkin hukuk mücadelesinin sürdüğünü anlatan Nazlı, "4 yıl önce trafik kazası geçirdim. 4-5 kez ameliyat oldum. Devlet hastanesinden aldığım rapora göre yüzde 95 engelliyim. Ancak Adli Tıp’ta bu oran yüzde 35 olarak belirlendi. Yüzde 35’in yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kendi ihtiyaçlarını yerine getiremeyen birisi nasıl yüzde 35 rapor alır. Farklı raporlar var. Engelli sayıldım fakat hukuk mücadelem devam ediyor. Bacaklarım ve ayaklarım tutmuyor, ayağa kalkamıyorum" dedi. Yaşadığı zorluklara rağmen ailesinin desteğiyle hayata tutunmaya çalıştığını ifade eden Nazlı, "Eşim ve çocuklarım sayesinde yaşam mücadelesi veriyorum. Hakkımızı arıyoruz" diye konuştu. Kazaya karışan aracın bir iş insanına ait olduğunu ve sürücünün alkollü olduğunu öne süren Nazlı, sürücünün hiçbir ceza almadığını söyledi. Devlet hastanesinin verdiği yüzde 95 engelli raporuna rağmen, adli tıpın verdiği yüzde 35 engelli raporunu karşı tarafın kullandığını savunan Nazlı, bu durumun da kendisini mağdur ettiğini dile getirdi.
İstanbul ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşması yarına ertelendi ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 33. oturumunda tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 33. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Yağmur Cansu Yeşilyurt’un çapraz sorgusu yapıldı. İddianamede Yağmur Cansu Yeşilyurt’un örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’na bağlı hareket ettiği, örgüt yöneticisinin örgüte dahil olduğu ilk süreçten beri yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede, Yeşilyurt’un kaçak hafriyat döküm sisteminin kurulmasında aktif rol aldığı, 2021-2022 yılları arasında bir başka örgüt üyesi Ali Nuhoğluna ait şirkette "harita mühendisi" ünvanı ile göstermelik görev yaptığı kaydedilmişti. Yeşilyurt’un, örgütün Cebeci Maden sahasında kurduğu kaçak döküm sisteminin tüm saha koordinasyonunu yürüttüğü hem de şirkette yürütülen naylon fatura işlemlerine dahili olduğu iddianamede açıklanmıştı. İddianamede, tutuklu sanık Yeşilyurt’un kaçak döküm sahasına İBB iştiraki olan İSFALT görselleri asarak kamu kurumu adına faaliyet gösteriyormuş izlenimini sağladığı, örgüt liderinin de dahil olduğu gizli toplantılara katılabildiği, örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu’nun firarından sonra bile aktif görüşmeye devam ettiği ve talimatlar aldığı kaydedilmişti. Mahkemenin verdiği aranın ardından Yağmur Cansu Yeşilyurt’a çapraz sorgu esnasında sanık Ekrem İmamoğlu soru sormak istedi. Söz verilen İmamoğlu, "Vergi denetim raporlarından muhtelif zamanlarda milyonlarca liralık para havaleleri görülüyor. İlçe belediyelerine bu paralar neden gönderilir bilginiz var mı?" sorusunu sordu. Bunun üzerine Yeşilyurt, "Bilgim yok" cevabını verdi. Duruşma, sanık avukatının beyanının dinlenilmesine devam edilmek üzere yarına ertelendi.