ASAYİŞ - 08 Ekim 2020 Perşembe 12:10

Bakan Soylu Şırnak’ta güvenlik toplantısına katıldı

A
A
A
Bakan Soylu Şırnak’ta güvenlik toplantısına katıldı

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, güvenlik toplantısına katılmak için geldiği Irak sınırına sıfır noktada bulunan Şırnak’ta Mehmetçik ile kahvaltıda bir araya geldi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, güvenlik toplantısına katılmak için geldiği Irak sınırına sıfır noktada bulunan Şırnak’ta Mehmetçik ile kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltıda Mehmetçiğe seslenen Bakan Soylu, "Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde teröre tarihi bir ders verdik. Terörün arkasında büyük güçlerin olduğunu biliyoruz. Onları desteklemek için ellerinden geleni yaptıklarını biliyoruz hayallerini ve heveslerini de biliyoruz. Sizde o büyük güçlerin hayallerini ve hevesleri kursaklarında bırakacak o inancı o kararlılığı hep birlikte görüyoruz" dedi.


Ankara’dan havayolu ile Şırnak’a geçen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu başkanlığında Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığında, güvenlik toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, Şırnak Valisi Ali Hamza Pehlivan, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Resul Holoğlu ve diğer yetkililer hazır bulundu. Toplantıdan önce Şırnak Çakırsöğüt Jandarma Komando Tugay Komutanlığında askerlerle kahvaltı yapan Bakan Soylu, yaptığı açıklamada terör örgütüne bugüne kadar vurulmamış büyük darbelerin vurulduğunu söyledi. Bakan Soylu, "Arkadaşlar afiyet olsun, hepimiz zor dönemlerden geçiyoruz. Burada asayiş ile ilgili bir toplantı yapacağız. Öncelikle hepinize milletimiz, ülkemiz ve şehitlerimiz adına şükranlarımızı sunuyoruz. Büyük bir mücadeleyi gerçekleştiriyorsunuz. Milletimizi ve ülkemizi terör örgütüyle köşeye sıkıştırmak isteyenlere karşı büyük bir mücadele veriyorsunuz" diye konuştu.



"Kıran, Kapan ve Yıldırım operasyonları ile terör örgütlerine nefes aldırmıyorsunuz"


Bakan Soylu konuşmasında terörle mücadelede tarih yazan kahraman askerlere övgüler yağdırdı. Kıran, Kapan ve Yıldırım operasyonları ile terör örgütüne ağır darbelerin vurulduğunu ifade eden Bakan Soylu, "Sürekli operasyon içindesiniz. Kıran, Kapan, Yıldırım operasyonları ile terör örgütlerine nefes aldırmıyorsunuz. İlkbahar yaz operasyonları bizim planladığımızın yüzde 43 üzeridir. Şimdi sonbahar kış operasyonları düzenlemeye başladık. Terör örgütünü köşeye sıkıştırdık. Vurdukça vurduk mecali kalmadı, kaçacak yerleri kalmadı. Yaklaşık 15 gün önce sözde Botan saha sorumlusu müstahakkını buldu. Bundan 3 gün önce Diyarbakır Lice’de bir sorumlu daha öldürüldü. Bilmenizi istiyoruz ki burada mücadele eden erimize, uzman çavuşumuza, astsubaydan, generalimize kadar herkes büyük bir inanç içerisinde mücadele veriyor. Bu topyekun bir mücadeledir. Böyle olduğu için terör örgütü sökülmektedir" şeklinde konuştu.



"Son bir yılda 174 kişi terör örgütünden kaçarak teslim oldu"


Bakan Soylu sürdürülen başarılı operasyonların terör örgütü içinde çözülmelere de yol açtığını söyledi. Soylu, son zamanlarda terör örgütünden kaçarak teslim olanların da çoğaldığını dile getirerek, "Dün gece bir kişi daha ikna edilerek teslim oldu, bir yılda 174 terörist ikna yoluyla teslim olmuş oldu. Yine terör örgütüne katılım bu yıl toplam sayı 42. Bir taraftan terör örgütü içinden kaçışlar var, diğer taraftan katılımlar azalıyor. Telsiz konuşmalarından ne durumda olduklarını anlıyoruz. Doğru bir sürecin yönetilmesiyle bütün bunlar oluyor. Şimdi sonbahar kış operasyonları başladı. Biraz da bunları değerlendireceğiz. Kaçacak delik bulamayacaklardır. Bu operasyonlarda bunları bir daha burada yaşayamaz hale getirdiniz. Ya teslim olacaklar, ya kaçacaklar, ya da etkisiz hale getireceklerdir. Başka çare yok. Hem ilkbahar yaz operasyonlarında ortaya koyduğunuz performansı hem Kıran, Kapan ve Yıldırım operasyonlarında ortaya koyduğunuz performans inanç ve kararlılığı en yüksek bir noktaya taşıyacağımız bir dönemdeyiz. Allah’a şükürler olsun araç gereçlerimiz var, İHA, SİHA’larımız var. Hep birlikte omuz omuza bir mücadele veriyoruz. Sadece burada değil, sınırın dışında Hakurk’ta, Avaşin, Metina, Zap’ta içeriye girdikçe tamamen akılları dağılmaktadır, sıkışmaktadırlar. Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde teröre tarihi bir ders verdik. Terörün arkasında büyük güçlerin olduğunu biliyoruz. Onları desteklemek için ellerinden geleni yaptıklarını biliyoruz hayallerini ve heveslerini de biliyoruz. Sizden o büyük güçlerin hayallerini ve hevesleri kursaklarında bırakacak o inancı o kararlılığı hep birlikte görüyoruz. 40 yıldır bu milletin birliğine beraberliğine kardeşliğine kastedenlere cevap veriyoruz. Bu millet 40 yıldır azap çekti. 40 yıldır bu milleti bu memleketi bölmek parçalamak için terör örgütleri üzerinden parçalamak için her şeyi yapıyorlar. Ama Allah’a şükürler olsun ki bugünkü Türkiye çaresiz değil. Ayak basmadık yer bırakmayacağız. Girmedik mağara bırakmayacağız. Rehavete kapılmayacağız. Okullarda verdiğimiz, komutanlarımızın verdiği her cümleyi hiçbir zaman kulağımızdan düşürmeyeceğiz. Rutin ve rehavet bizim mesleğimizin düşmanıdır. Bizim coğrafyamıza dünyanın ihtiyacı var. Meseleyi burada bir terör örgütü olarak görmeyelim lütfen. Onun için bizi meşgul ettikleri prangalardan kullanmalıyız, bunlardan bir tanesi terör örgütüdür. Besliyorlar, büyütüyorlar ve bu milletin başına musallat ediyorlar. Sizler bir terör örgütünün karanlığa gömen ve bir daha çıkamayacak şekilde üstüne beton örten bir nesilsiniz. Yüzlerce şehitlerimiz oldu, merak etmeyin şu an onların hepsi sizin yanınızdadır. Allah bizi şehitlerimize ve milletimize mahcup etmesin" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul L’Oréal’den Türkiye ekonomisine 40 milyar TL’lik etki L’Oréal Türkiye, ülkemizdeki 40’ıncı yılını, güzelliğin bireylerden topluma, ekonomiden sürdürülebilirliğe kadar uzanan dönüştürücü etkisini/gücünü merkeze alan özel bir etkinlikle kutladı. "Dünyayı Harekete Geçiren Güzelliği Oluşturuyoruz" var oluş amacıyla hareket eden L’Oréal, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki oluştururken, 22 markası, yaklaşık bin çalışanı ve bugün Türkiye nüfusunun yaklaşık 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketiciye dokunan ekosistemiyle Türkiye güzellik sektörünün dönüşümüne katkıda bulunmayı sürdürüyor. Şirket bu kapsamda 40’ıncı yılını özel bir etkinlikle kutladı. Şirket faaliyet gösterdiği kategorilerdeki yüzde 25 pazar payıyla, gerçekleştirdiği etkinlikte, güzelliğin kültürel, ekonomik ve teknolojik boyutlarını tekno-güzellik vizyonu ve sürdürülebilirlik odaklı inovasyonlarıyla birlikte ele aldı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, "Yalnızca güzellik ürünleri ve hizmetleri sunmuyor; insanların hayatına, hayallerine ve geleceğine eşlik ediyoruz. Güzelliği görünenin ötesinde bireyleri güçlendiren, toplumsal kalkınmayı destekleyen ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç olarak ele alıyoruz. Bugün tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi olarak inovasyon, bilim ve sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, geleceğin güzelliğini bugünden oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Güzellik görünüşün ötesinde; özgüven, bakım ve toplumsal güçtür" Şirketin 40’ıncı yıl kutlamasında açılış konuşmasını gerçekleştiren Panayotova, "Güzellik sadece görünenle sınırlı değil; bireyleri güçlendiren, toplumsal fayda oluşturan ve ekonomiyi dönüştüren stratejik bir güç. Günlük bakım ritüellerinden bireylerin özgüvenli hissetmesine, toplumsal kalkınmadan ekonomik büyümeye uzanan geniş bir etki alanından söz ediyoruz. Tüketicilerimize her temas noktasında ‘Görülüyorsunuz, sizi anlıyoruz ve kendi benzersiz hikayenizde her zaman yanınızdayız’ mesajını veriyoruz. "Her Şey Seninle Güzel" diyerek şirket olarak insanların hayatı güzelleştirdiği her ana 40 yıldır eşlik etmekten gurur duyuyoruz. Bu güvenle, bilimi, teknolojiyi, inovasyonu ve insanı odağımıza alarak geleceğin güzelliğini bugünden oluşturma kararlılığımızı sürdürüyoruz" ifadelerini kullandı. 40 yılda Türkiye’de güçlü büyüme: Türkiye nüfusunun üçte birine dokunan marka Şirket, 1986’dan bu yana güzelliği herkes için erişilebilir kılma vizyonuyla büyümeye devam ediyor. Bugün dört ana iş birimi; Tüketici Ürünleri, Lüks, Profesyonel Ürünler ve Dermatolojik Güzellik ile faaliyet gösteren şirket, 22 markası ve 8 bin 500’den fazla ürün çeşidiyle Türkiye genelinde yüz binlerce satış noktasında tüketicilere ulaşıyor. Yaklaşık 1000 çalışanıyla Türkiye nüfusunun 3’te 1’ine denk gelen 27 milyon tüketicinin hayatına dokunan şirket, bugün güzellik pazarının lideri konumunda bulunuyor. Şirket; dengeli marka portföyü ve inovasyon gücüyle her yıl pazar büyüme oranının yaklaşık 1.5-2 katı üzerinde büyümeyi hedefleyerek, bu başarıyı sürdürülebilir bir liderliğe dönüştürmeye devam ediyor. Güzellik ekonomisi: Her 1 istihdam, Türkiye’de 12 ek istihdam oluşturuyor Yapılan açıklamaya göre şirket, yalnızca güzellik sektörüne değil, Türkiye ekonomisine de güçlü katkı sağlıyor. Şirket, Türkiye ekonomisine değer zinciri bütününde 40 milyar TL’lik etki sağlarken, L’Oréal Türkiye’nin operasyonları doğrudan ve dolaylı olarak 10 binden fazla tam zamanlı istihdam oluşturuyor. Global bir araştırmaya göre şirket ekosisteminde oluşturulan her 1 kişilik istihdam, Türkiye genelinde 12 ek istihdam oluşturuyor. Tedarikçilerden eczanelere, kuaförlerden perakende ortaklarına, STK’lardan start-up’lara kadar uzanan geniş ekosistem; büyümeyi ve sosyal kalkınmayı destekliyor. Tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi Açıklamaya göre şirket, bugün kendisini yalnızca bir güzellik şirketi olarak değil, "tek işi güzellik olan bir teknoloji şirketi" olarak tanımlıyor. Şirket, yıllık yaklaşık 1 milyar Euro Ar-Ge yatırımı, dünya genelinde 4 binden fazla bilim insanı, yılda 725 patent ve 5 bin 900 teknoloji ve veri uzmanıyla geleceğin güzelliğini bugünden inşa ediyor. İstanbul ise Grup’un dünya genelindeki 7 Açık İnovasyon Merkezi’nden biri. Türkiye’de ise 2014 yılında başlayan dijital güzellik yolculuğu, bugün 14’ü aktif olmak üzere toplam 22 dijital servis ile devam ediyor. Dijitalleşmeyi büyüme motoru olarak konumlayan şirket, 2025’te dijital servislerinde 7 milyon oturuma ulaştı. Kullanıcıların 6,3 milyon renk tonu denediği ve kişi başına ortalama 19 görünüm keşfettiği bu ekosistem, 1 dakika 8 saniyelik etkileşim süresiyle öne çıkıyor. Şirket, aynı yıl Avrupa Bölgesi’nde en yüksek ‘keşfedilebilirdik oranına’ ulaşarak başarısını uluslararası düzeye taşıdı. Bilim ve teknolojiden güç alan bu yapı; yapay zekâ ve artırılmış gerçeklik destekli servislerle tüketicilere ultra kişiselleştirilmiş güzellik deneyimleri sunuyor. Sanal cilt analizlerinden makyaj denemelerine, saç ve cilt bakım önerilerinden online güzellik danışmanlığına kadar uzanan bu ekosistem; e-ticaret, veri ve CRM gücüyle birleşerek tüketiciyle daha derin ve anlamlı bağlar kurulmasını sağlıyor. Güzelliğin geleceği sürdürülebilirlikte şekilleniyor Sürdürülebilirliği sadece çevresel bir hedef değil, iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören şirket; bu yaklaşımını 2020 yılında başlattığı ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin 17 maddesinin 16’sını kapsayan "Gelecek İçin L’Oréal" programı üzerine kurguluyor. Türkiye’deki tesislerinde yüzde 100 yeşil enerji kullanan şirket, sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden son kullanıcıya kadar uzanan bütünsel bir dönüşüm alanı olarak ele alarak, teknoloji ve bilimi yalnızca inovasyon için değil, sürdürülebilirlik için de kullanıyor. Şirket, İstanbul içi lüks ve profesyonel ürün dağıtımlarında yıllık 58 ton karbon emisyonunun önüne geçerken, direkt e-ticaret sitelerinden yapılan tüm teslimatlarda ise sıfır plastik kullanımıyla fark oluşturuyor. Mağaza teslimatlarında yeniden kullanılabilir kutu sistemine geçerek yıllık 400 ton su tasarrufu elde ederken; müşterilerine sunduğu yeşil dönüşüm desteğiyle bugün yeşil salon ve yeşil eczane projelerine destek veriyor. Garnier Sosyal ve Çevresel Etiketleme sistemi ile tüketicilere ürünleriyle ilgili şeffaflık sunmaya devam eden şirket, Impact+ iş birliği ile dijital medya kampanyalarında 41 ton karbon emisyonu azaltımı sağlıyor. Tedarik zinciri aracılığıyla yüzde 61’i kadın girişimci ve yüzde 39’u KOBİ’lerden oluşan toplam 146 kişiye istihdam desteği sağlıyor.
İstanbul Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Mustafa Muhittin Fisunoğlu son yolculuğuna uğurlandı Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mustafa Muhittin Fisunoğlu, İstanbul’da düzenlenen askeri törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. 98 yaşında hayatını kaybeden eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Mustafa Muhittin Fisunoğlu için Üsküdar’daki Selimiye Camii’nde askeri cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Fisunoğlu’nun Türk bayrağına sarılı naaşı, askerlerin omuzlarında askeri top aracına taşındı. Törende askeri erkan hazır bulunurken, Fisunoğlu’nun ailesi ve yakınları da taziyeleri kabul etti. Düzenlenen askeri tören kapsamında saygı duruşunda bulunulurken, duaların edilmesinin ardından Fisunoğlu’nun naaşı defnedilmek üzere Karacaahmet Mezarlığı’na götürüldü. Muhittin Fisunoğlu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) uzun yıllar çeşitli kademelerde görev yaptıktan sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevinde bulunmuş, 1993 yılında emekliye ayrılmıştı. Cenazesiyle ilgili yıllar önce dikkat çeken vasiyette bulunmuştu Eski Kara Kuvvetleri Komutanı Muhittin Fisunoğlu, emekliliğinin ardından verdiği röportajlarda Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içerisindeki bazı komuta kademelerine yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulunmuştu. Fisunoğlu, dönemin üst düzey komutanları olan Doğan Güreş, İsmail Hakkı Karadayı, Halis Burhan ve Vural Beyazıt’a kırgın olduğunu belirterek, kendisine gönderildiğini ifade ettiği "şantaj mektubu" nedeniyle bu isimleri affetmediğini söylemişti. Fisunoğlu, söz konusu açıklamasında, "Sivil ve düşüncemi yansıtmakta hür bir insanım. Doğan Güreş, Karadayı, Halis Burhan ve Vural Beyazıt’a dargınım. Bana şantaj mektubu yazmalarından dolayı onları affedemiyorum. Vasiyet ediyorum, sakın cenazeme de gelmesinler" ifadelerini kullanmıştı. Fisunoğlu’nun bu sözleri, 1990’lı yıllarda Türk Silahlı Kuvvetleri içerisindeki komuta kademesinde yaşanan görüş ayrılıkları ve askeri vesayet tartışmalarına yönelik sert çıkışlardan biri olarak hafızalarda yer etmişti. Cenaze törenine Fisunoğlu’nun ailesi ve sevenleri yanı sıra, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, 1’inci Ordu Komutanı Orgeneral Bahtiyar Ersay, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu, 26’ıncı Genelkurmay Başkanı Emekli Orgeneral İlker Başbuğ ve çok sayıda askeri personel katıldı.