ASAYİŞ - 14 Ocak 2021 Perşembe 16:17

Şırnak anneleri, sağanak yağışa rağmen HDP’den çocuklarını istedi

A
A
A
Şırnak anneleri, sağanak yağışa rağmen HDP’den çocuklarını istedi

Şırnak’ta PKK’lı teröristlerce çocukları dağa kaçırılan, yakınlarını terör saldırılarında kaybeden anneler ile şehit yakınları ve gaziler, HDP il binası önünde eylem düzenledi.

Şırnak’ta PKK’lı teröristlerce çocukları dağa kaçırılan, yakınlarını terör saldırılarında kaybeden anneler ile şehit yakınları ve gaziler, HDP il binası önünde eylem düzenledi. Şırnak annelerinin yoğun yağmur altında düzenlediği eylem 19’uncu haftasına girdi.


PKK’lı teröristlerce çocukları dağa kaçırılan, yakınlarını terör saldırılarında kaybeden Şırnaklı kadınlar ile şehit ve gazi aileleri, Şehit Üsteğmen Mehmet Esin Caddesinde gerçekleştirdikleri yürüyüşün ardından HDP İl Başkanlığı binası önüne geldi. Yoğun güvenlik önlemleri altında ellerinde Türk bayrakları ile HDP il binasına yürüyen kadınlar, terör örgütü PKK’ya ve HDP’ye tepkilerini dile getirdi. Kadınlar sık sık ’Kahrolsun PKK’, ’Şehitler ölmez vatan bölünmez’, ’Kahrolsun PKK, tırnakçı HDP’ ve ’Kahrolsun PKK, işbirlikçi HDP’, ’Kürt Türk kardeştir, PKK kalleştir’ sloganları attı.


HDP Şırnak il binası önünde açıklama yapan Emine Üstek, oğlu Metin’in 6 yıl önce henüz 15 yaşındayken dağa kaçırıldığını ve bir daha kendisinden haber alamadıklarını söyledi. Üstek, "Ben oğlumu HDP’den istiyorum, ben sağ olana dek her Perşembe buraya gelmeye oğlumu istemeye devam edeceğim. Çocuklarımızı bizden neden kopardılar? Kendi çocuklarını götürsünler önce bizim çocuklardan ne istediler? Yeter artık çocuklarımızı bize versinler" dedi.



"Devletimiz bize haksızlık yapmadı"


Hamdiye Aslan, oğlu Doğan Aslan’ın 14 yaşında dağa kaçırıldığını belirterek, "Çocuklarımız için bu kar kışta yağmurda eylemimize devam ediyoruz. Kar, yağmur yağsa biz gene mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Çocuklarımız küçüktü dağa kaçırdılar kendi çocukları devletlerde okuttular. Artık annelerin yüreği yanmasın. Çocukları kendilerine kullanmasınlar. Haksızlığın en büyüğünü bize yaptılar. Kim bize haksızlık yaptı HDP-PKK’nın Kürt adına yaptıklarından başka, kim çocuklarımızı dağa kaçırdı onlardan başka, kim çocukları öldürttü onlardan başka. Ömrümüz 100 yıl da olsa devletimiz bize haksızlık yapmadı 14 yaşındaki çocuklarımızı bizden koparmadı, çocuklarımızı öldürmedi. Biz çocuklarımızı almak için mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.


Şırnak annelerine destek veren Hatice Atan da Diyarbakır annelerin eyleminin 500’üncü günü olması sebebiyle Diyarbakır’da eylemde olan annelere telefon ile bağlandı. Diyarbakır annelerinden Ayşegül Biçer ile görüntülü görüşen Hatice Atan, "Biz burada yoğun yağmur atlında Diyarbakır annelerini selamlıyoruz. Sizleri desteklemek adına, evladı bağrından koparılan annelerimizi desteklemek için Şırnaklı kadınlarımız ile HDP binası önündeyiz. Buradan terör örgütünü lanetliyoruz. Şırnak’tan kocaman selamlarımızı iletiyoruz. Kahraman yiğit kadınlarımızla guru duyuyoruz. Şırnak, Hakkari, Diyarbakır annelerin bu direnişi bu birlik ve beraberliği inşallah terör örgütünü bitirecektir. Sizleri seviyoruz. Diyarbakır’da 500 gündür HDP’nin önünde hesap soruyorsunuz. Her şeye rağmen sizlerin yanındayız. Sizleri desteklemeye devam ediyoruz. Allah yardımcınız olsun. Allah bir an önce sizleri evlatlarınıza kavuştursun. Burada ciddi bir yağmur var ama sizler için, ülkemizin evlatları için buradayız" şeklinde konuştu.


Diyarbakır annelerinden Ayşe Biçer ise, "Biz de burada nöbetteyiz. Sonuna kadar birlik ve beraberlik içerisinde, hakkımız olanı almadan PKK’nın temsilcisine mühür vurmadan bu kararlı davamızdan vazgeçmeyeceğiz" dedi.


HDP il binası önünde bir süre eylem yapan aileler, daha sonra dağıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu’ndan Güneydoğu’da şampiyonluk gururu Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından düzenlenen Yurtlig organizasyonu kapsamında gerçekleştirilen Güneydoğu Bölgesi Masa Tenisi Müsabakaları’nda Adıyaman’ı temsil eden Veysel Karani Erkek Yurdu, büyük bir başarıya imza atarak bölge şampiyonu oldu. Bölge genelinden çok sayıda ilin katılım sağladığı ve yüksek rekabet ortamında geçen müsabakalarda sporcular, hem teknik kapasiteleri hem de mücadeleci ruhlarıyla izleyenlerden tam not aldı. Turnuva boyunca disiplinli oyun anlayışı, takım uyumu ve kararlı performansıyla dikkat çeken Adıyaman temsilcisi, final karşılaşmalarında da üstün bir oyun ortaya koyarak şampiyonluk kupasını kazandı. Organizasyon süresince sporcular yalnızca sportif başarılarıyla değil; fair-play anlayışları, centilmenlikleri ve örnek davranışlarıyla da ön plana çıktı. Bu yönüyle müsabakalar, gençlerin sosyal gelişimine katkı sunan önemli bir platform olma özelliği taşıdı. Adıyaman Gençlik ve Spor İl Müdürü Hüseyin Elüstü, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin spora olan ilgisi, azmi ve disiplinli çalışmaları bizleri son derece mutlu ediyor. Yurtlig organizasyonları, gençlerimizin hem fiziksel hem de sosyal yönden gelişmesine önemli katkılar sağlıyor. Bu tür organizasyonlar sayesinde gençlerimiz yeni dostluklar kuruyor, takım ruhunu öğreniyor ve kendilerini daha iyi ifade etme imkanı buluyor. Güneydoğu Bölgesi’nde elde edilen bu anlamlı şampiyonlukta emeği geçen tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve idarecilerimizi yürekten tebrik ediyorum" diye konuştu. Elde edilen bu başarı, Adıyaman’da spor altyapısına verilen önemin ve gençlere sunulan imkanların somut bir göstergesi olurken, gelecekte kazanılacak yeni başarılar için de önemli bir motivasyon kaynağı oldu. Adıyaman Veysel Karani Erkek Yurdu sporcularının önümüzdeki süreçte Türkiye finallerinde de aynı başarıyı sürdürmesi hedefleniyor.
İstanbul Yağmur yağdı, İstanbul koştu İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ile İBB Spor İstanbul tarafından 2016 yılından bu yana organize edilen ’İstanbul’u Koşuyorum’ etkinliğinin bu yılki Asya etabı gerçekleştirildi. Üsküdar’da düzenlenen organizasyonda zorlu hava şartlarına karşın yaklaşık 4 bin kişi parkura çıktı. ’İstanbul’u Koşuyorum, Şehri Hissediyorum!’ sloganıyla hayata geçirilen yarışın startını Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, İBB Başkan Danışmanı Yiğit Oğuz Duman, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Neyza Akçabay, İBB Spor İstanbul Genel Müdürü Prof. Dr. Bilge Donuk ve İBB Sportif Değerlendirme Şube Müdürü İlker Öztürk birlikte verdi. Etkinlikte zorlu hava koşullarına rağmen 5K parkurunda 848, 10K parkurunda ise 2 bin 973 olmak üzere toplamda 3 bin 821 koşucu ter döktü. 5K’da şampiyonlar Ali ve Kolpakova Üsküdar’ın tarihi dokusu ve doğal güzellikleri eşliğinde koşulan İstanbul’u Koşuyorum Asya etabında, saat 08.00’de başlayan 5K yarışında erkeklerde Suriyeli Nuri Mohamed Ali, 16:36’lık derecesiyle birinciliğe ulaştı. Ömer Talyak 16:47 ile ikinci sırayı alırken, Iraklı Ishaq Abbas Mahmood Alridha 16:51 ile üçüncü oldu. Kadınlarda ise Rus Mariia Kolpakova, 21:01’lik derecesiyle zirvede yer aldı. İranlı Samin Larki 22:45 ile ikinci, Gizem Taşyaka ise 23:08 ile üçüncü sırada finiş gördü. 5K genel klasmanda dereceye giren kadın ve erkek sporculara hediye çeki verildi. Yarış sonunda birinciler 10 bin, ikinciler 7 bin 500 ve üçüncüler 5 bin lira değerinde hediye çeki kazandı. 10K’da zirve Bakar ve Kapdan’ın Saat 09.15’te başlayan 10K yarışında erkekler kategorisinde 33:09’luk performansıyla Ayhan Bakar birinciliği elde etti. Onu 34:18’lik ile Mestan Turhan ve 34:21 ile Sefa Karakaya takip etti. Kadınlar kategorisinde ise birincilik 41:28 ile koşan Ebru Kapdan’ın oldu. İkinci sırayı 45:22 ile Gamze Turhan, üçüncü sırayı ise 46:38 ile Liubov Özkalgay aldı. 10K yarışında dereceye giren sporcular; birincilikten sekizinciliğe kadar sırasıyla 25 bin, 20 bin, 15 bin, 10 bin, 8 bin, 6 bin, 5 bin ve 4 bin lira para ödülünün sahibi oldu. Ayrıca 10K kategorisinde yarışı 90 dakika içerisinde tamamlayan katılımcılar, 1 Kasım’da düzenlenecek Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu kapsamındaki 15,5K koşusuna katılım için gerekli barajı da geçmiş oldu. Yarış kapsamında 10K parkurunda 13 farklı yaş kategorisinde ilk üçe giren sporculara da kupa ve madalya takdim edildi.
İstanbul Yeşilçam oyuncularından sanatçı dostları için vefa çağrısı: "Yeşilçam Huzurevi" Türk sineması usta oyuncuları, yıllar sonra "Yeşilçam Huzurevi" projesi için Beyoğlu’nda bir araya geldi. Kemal Sunal ile başrol paylaştığı filmlerle hafızalara kazınan Serpil Nur ve sinemanın "harbi kadını" olarak bilinen Şehnaz Dilan, zor durumdaki sanatçı dostları için destek çağrısında bulundu. Geçmişte milyonları ekran başına kilitleyen, ancak bugün birçoğu geçim sıkıntısı ve barınma sorunuyla mücadele eden Yeşilçam emektarları için Avukat Onur Yağışan kolları sıvadı. "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için adım atan Yağışan’a Yeşilçam oyuncuları Serpil Nur ve Şehnaz Dilan da destek verdi. Usta oyuncular hayatlarını sinemaya adamış ancak şimdilerde yardıma muhtaç durumda olan meslektaşlarının başlarını sokabilecekleri yapının hayata geçirilmesi için çağrıda bulundu. "Çoğu Yeşilçam oyuncusunun evi yok barkı yok, bazıları barakalarda yaşıyor" Sinema Oyuncusu Serpil Nur, çoğu Yeşilçam oyuncusunun evinin olmadığını ifade ederek, "Bazıları barakalarda yaşıyor. Geçtiğimiz yıllarda duydum, barakada yaşayan bir zamanların jön bir sanatçısıydı. Barakada ölüsü bulundu. Hiçbir sanatçı böyle bir sona layık değil. Dilerim avukat beyin çıktığı bu yolda tüm sanatçılar ve devlet destek olup güzel bir yola girer ve o ihtiyacı olan sanatçılarımıza bir mekan, bir yer, bir ev, bir barınak olurlar. Çünkü eski dönemlerde çalışan sanatçıların, bilhassa ikinci, üçüncü rollerde oynayan dostlarımızın, arkadaşlarımızın sigortaları yoktu. Ve bugün hayatlarını idame ettirmeleri için herhangi bir hayat güvenceleri yok; evleri yok, maaşları yok, hiçbir şeyleri yok. Gidin bakımevlerinde, Darülaceze’lerde birçok sanatçı gerçekten çok zor durumda. İnşallah bu çıkılan yolda bir başarı elde edilir. Umuyorum, diliyorum her şey çok güzel olsun" dedi. "Evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım" Sinema oyuncusu Şehnaz Dilan ise evsiz durumda bulunan Yeşilçam oyuncuları için biran önce harekete geçilmesi gerektiğine belirterek, "Avukatımız Onur Yağışan, Türkiye’de yapılmayan bir şeyi yapacak. Lütfen rica ediyorum, bu Yeşilçam oyuncuları için, sokakta kalanlar için, bilhassa evi olmayanlar için acilen faaliyete geçmek lazım. Bunda ses sanatçılarından bilhassa rica ediyorum; destek olmalarını istiyorum ve hükümetin destek olmasını istiyorum. Kimse kalmadı gibi, kalanlar da çok zor durumda. Ben kendilerini biliyorum, görüşüyorum da. Çünkü sinemada son kuşak benim. Bazı dernekler zaten ilgilenmiyor. Derneğe para yatırıyorsunuz, bu kadar. Ama lütfen bir an önce yardımcı olsunlar. Onur Bey’e de buradan çok teşekkür ediyorum gerçekten bu gayretleri için; bizim için koşturması, Allah ondan razı olsun" şeklinde konuştu. "Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim" "Yeşilçam Huzurevi" projesinin hayata geçirmek için girişimlerde bulunan Avukat Onur Yağışan, "Öncelikle, birçok Yeşilçam emektar sanatçımızın ne yazık ki sosyal güvenceleri yok. Ne yazık ki şu an birçok emektar sanatçımızın yaşamlarının son dönemlerini başlarını sokacak, bir ev alacak durumları yok ve evleri de yok. Biz de öncelikle ahde vefa gereği ve bu durumlardan dolayı Yeşilçam emektarlarımızın huzur içinde yaşamaları için "Yeşilçam Huzurevi" projesini hayata geçirmek için kolları sıvadık. Buradaki amacımız şu: Yeşilçam emektarlarımızın, sanatçılarımızın hak ettiği en azından ömürlerinin son dönemlerinde; öncelikle güvenilir ve insanca bir yaşam yaşamaları onların hakkıdır. Bu hakka kavuşmaları için biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Buradan da çağrımız; öncelikle devletimizin, iş insanlarımızın, sağduyulu bütün vatandaşlarımızın bu projeye omuz vermeye davet ediyorum. Onlar milyonları güldürdüler; biz de en azından ahde vefa gereği biz de onları güldürelim, sevinç gözyaşlarına boğduralım diyorum ve bütün herkesten destek bekliyorum" ifadelerini kullandı