SPOR - 20 Mayıs 2025 Salı 16:49

Şırnak’ta 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis Turnuvası başladı

A
A
A
Şırnak’ta 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis Turnuvası başladı

Şırnak’ta düzenlenen 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis Turnuvası, 47 sporcunun katılımıyla yapılan gösteri maçıyla başladı.


Gençlik ve Spor Bakanlığı himayesinde, Türkiye Tenis Federasyonu’nun (TTF) destek ve koordinasyonunda, Valilik, belediye ve Şırnak Üniversitesi’nin katkılarıyla üniversite yerleşkesindeki 2 kapalı, 4 açık kortta gerçekleştirilecek turnuvaya, Türkiye, Hollanda, Rusya, Gürcistan, Macaristan, Fas, Bulgaristan ve Ukrayna’dan 47 sporcu katıldı.


Şırnak Valisi Birol Ekici, bu yıl tüm dünyadan sporcuların gelerek yarıştığı ve Cudi Kupası’nın dördüncüsünü düzenlemenin şehir olarak mutluluğunu ve huzurunu yaşadıklarını söyledi. "Cudi Dağı’nın karşısında bir dağın eteklerinde kardeşlik seslerinin yükseldiği, birlik beraberlik seslerinin güçlü bir şekilde yükseldiği böyle bir günde bu turnuvayı düzenlemekten gerçekten onur duyuyoruz" diyen Ekici, bu konuda son derece heyecanlı olduklarını aktardı. Ekici, "Önümüzdeki yıllarda da daha büyük bir inançla, daha büyük bir kararlılıkla, daha çok sporcu ile sporun birleştirici günlüğünü gösterme konusunda son derece kararlıyız. Genç nüfus oranı en yüksek ikinci şehiriz. Gençlerimiz artık iş, aş, ekmek peşinde ve sporun birleştirici gücüyle birlikte spor yapma peşinde ve daha önce olduğu gibi terörün ve kötü alışkanlıkların pençesine düşmemesi için var gücümüzle devlet olarak da gayret gösteriyoruz. Bu yıl 8 ülkeden 47 sporcumuzu ağırlamanın yine heyecanını yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.


Bu alanda 6 tane tenis kortlarının olduğunu belirten Ekici, kentteki spor yatırımlarına ilişkin şunları kaydetti:


"Hemen yakınımızda ihalesi sürmekte olan bin 500 kişilik kapalı spor salonu var. Şu anda ilana çıktığımız bir gençlik merkezimiz var. Hemen önümüzdeki günlerde burada bin kişilik bir Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın yapacağı bir üniversite öğrencilerimize hediye edeceği bir yurt olacak. Şehrimizin diğer ilçelerinde onlarca spor tesisimiz bitmiş, yapılmakta olup ve gençlerimizin hizmetine sunmak için planlananlar vardır. Bu şehrimize yaptığı katkılardan dolayı sayın Gençlik ve Spor Bakanımız Osman Aşkın Bak şükranlarımı arz ediyorum. Buraya kadar geldikleri için sporcularımıza ve ailelerine teşekkür ediyorum."


Şırnak Belediye Başkanı Mehmet Yarka, "Bir zamanlar çatışmalarla anılan bu coğrafya, Bugün barışı anlatıyor; Bir zamanlar acıların konuşulduğu dağlar, Bugün sevinç çığlıklarına sahne oluyor. Terörden barışa, barıştan spora uzanan bu yolculukta, Bugün, 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis Turnuvası ile Şırnak bir kez daha sadece Türkiye’ye değil, Dünyaya umut ve dostluk mesajı veriyor. 8 ülkeden gelen 47 sporcuyu ve 45 antrenörü, Şehri Nuh’ta, Cudi’nin gölgesinde ağırlamaktan Büyük bir gurur ve heyecan duyuyoruz" dedi.


İspanya’dan turnuvaya katılan Shana Gonzales Martinez, "Burada olmak çok iyi, atmosfer çok iyi, burada oynamaktan çok mutluyum. Benim hedefim burada teklerde finale çıkmak, çiftlerde de finale çıkmak istiyorum. Bu şehri Şırnak’ı çok sevdim. İlk defa geliyorum. Bir daha gelmek istiyorum" dedi.


Konuşmaların ardından kıras fistanlı kadınlar ile şal şepikli vatandaşların göster maçıyla 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis turnuvası başladı.


Programa, Şırnak Valisi Birol Ekici, Belediye Başkan Mehmet Yarka, vali yardımcıları, ilçe kaymakamları, kurum müdürleri ve sporcular katıldı.



Şırnak’ta 4. Uluslararası Cudi Cup Tenis Turnuvası başladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’da taziye ve kültür evi dualarla açıldı Adana’nın Kozan ilçesinde bir iş insanı desteği ile Kozan Belediyesi tarafından ilçeye kazandırılan "Kültür ve Taziye Evi" törenle kapılarını açtı. Açılışın ardından kurulan iftar sofrasında vatandaşlar oruçlarını açtı. Adana’nın Kozan ilçesinde Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı’nın öncülüğünde ilçeye bir iş insanı desteği ile taziye ve kültür evi kazandırılarak açılışı yapıldı. Açılış töreninde konuşan Kozan Belediye Başkanı Mustafa Atlı, ilçede ilk kez taziye ve kültür evini bir iş insanın desteği ile ilçeye kazandırdıklarını kaydederek, "İlçemizdeki kültür ve taziye evlerinin sayısını artırmayı hedefliyoruz. İlçemize hayırlı olmasını temenni ediyoruz. İlçemizin gelişmesi ve büyümesi için dayanışma içinde olmaktan mutluyuz" dedi. AK Parti Adana İl Başkanı Tamer Dağlı ise taziye ve kültür evininin yapımında emeği geçenlere teşekkür ederek, "İlçemizde memleket sevdalısı insanların olması bizleri gururlandırıyor. Birlik ve beraberlik içinde Kozan için çalışmaya devam ediyoruz. İlçemize 5-10 adet yeni halı saha kazandıracağız. Ayrıca Jandarma taşındığında yerine Aile Sağlığı Merkezi açacağız" şeklinde konuştu. Şevkiye Mahallesi, Şehit Şefik Uçak Sokak üzerinde, toplam 3 bin 672 metrekarelik alan üzerine inşa edilen merkez, sadece bir taziye evi değil, sosyal bir yaşam alanı olarak kullanılacak. Tesisin 250 metrekarelik kapalı alanı, cenaze merasimlerinin yanı sıra; özellikle dar gelirli vatandaşların nişan, düğün ve sünnet gibi sosyal etkinliklerini ücretsiz olarak gerçekleştirebilmeleri için tahsis edilecek. Açılış konuşmalarının ardından protokol ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla açılış gerçekleştirildi. Program sonrasında katılımcılar kurulan iftar sonrasında oruçlarını açtı.
Denizli Merkezefendi Basket zorlu Bahçeşehir Koleji maçına bileniyor Yukatel Merkezefendi Belediyesi Denizli Basket Başantrenörü Zafer Aktaş, Beşiktaş Gain’e deplasmanda mağlup oldukları karşılaşmanın ardından değerlendirmelerde bulundu. Deneyimli çalıştırıcı, takımının ortaya koyduğu mücadeleden memnun olduğunu belirtirken, önlerindeki Bahçeşehir Koleji maçının büyük önem taşıdığını vurguladı. FIBA arası sonrasında oynanan mücadeleyi değerlendiren Aktaş, eksik kadroya ve yoğun fikstüre rağmen oyuncularının sahada büyük bir mücadele ortaya koyduğunu söyledi. Milli takımlardan dönen oyuncuların kısa süre içinde maça çıkmak zorunda kaldığını hatırlatan Aktaş, buna rağmen takımın güçlü rakibine karşı son ana kadar mücadele ettiğini ifade etti. Zafer Aktaş açıklamasında, "FIBA arası dönüşünde deplasmanda Beşiktaş Gain’e karşı oyuncularımın gösterdiği mücadeleden büyük oranda memnunum. Eksik kadromuza, daha salı günü milli takımlarından dönen oyuncularımızın yorgunluklarına ve sakat oyuncularımızın olmayışına rağmen oyuncularım canla başla güçlü rakiplerine karşı mücadele ettiler. Bu karakteri ve mücadeleyi ligin kalan bölümünde de sahaya yansıtmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Ligde son 9 haftaya girildiğini hatırlatan tecrübeli başantrenör, her karşılaşmanın artık daha fazla önem kazandığını dile getirdi. Özellikle cuma günü oynanacak Bahçeşehir Koleji maçının kritik bir mücadele olacağını belirten Aktaş, "Ligin son 9 haftasına giriyoruz ve her maçın değeri çok daha fazla. Cuma günü saat 20.00’de sahamızda oynayacağımız Bahçeşehir Koleji maçı bizim için çok önemli. Bu maç için hemen çalışmalara başlayıp en iyi şekilde hazırlanmak istiyoruz" dedi. Denizli temsilcisinin başantrenörü ayrıca taraftarlara da çağrıda bulundu. Takımın kalan haftalarda tribün desteğine büyük ihtiyaç duyacağını ifade eden Zafer Aktaş, "Taraftarlarımızın desteği bizim için çok kıymetli. Cuma günü oynayacağımız Bahçeşehir Koleji maçında salonu doldurarak bizi desteklemelerini istiyoruz. Onların vereceği enerjiyle sahada çok daha güçlü olacağımıza inanıyorum" şeklinde konuştu.
Ankara MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul: "8 Mart; milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi tarafından, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin katılımıyla "Üç Hilalin Aydınlığında Altaylar’dan Tuna’ya Türk Kadını" temalı "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" programı düzenlendi. Programda konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Yurdakul, "Bugün burada, insanlık tarihinin en ağır yükünü sırtlanmış, en büyük bedelleri ödemiş, fakat buna rağmen vakarından, fedakârlığından ve dirayetinden asla ödün vermemiş Türk Kadınının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü idrak etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu anlamlı günde, Türk kadınının değerini devlet ve millet hayatının merkezine alan duruşuyla bizlere istikamet çizen; milli ve manevi hassasiyetleriyle Türk ailesini ve Türk kadınının vakarını daima savunan Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı sunuyoruz. Onun liderliği ve kararlı duruşu, bu kürsüden dile getirilen her sözün fikri ve ahlaki zeminini oluşturmaktadır" dedi. "8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün anlamından bahseden Yurdakul, "8 Mart; yalnızca takvim yapraklarında yer alan sembolik bir gün değildir. 8 Mart; hayatı doğuran, milleti büyüten, devleti ayakta tutan iradenin adıdır. Bir idrak, bir şuur, bir vefa günüdür. Türk milleti için kadın; ocağın tüten bacası, milletin mayası, devletin vicdanıdır. Biz kadın meselesine Batı’nın dar kalıplarıyla değil; binlerce yıllık Türk devlet aklının, töresinin ve inancının penceresinden bakıyoruz. Bizim medeniyetimizde kadın geride bırakılmış değildir; tarihin tam merkezindedir. Orta Asya bozkırlarında Hakan ile birlikte toyda söz alan Hatun da bizimdir, cephede mermi taşıyan Nene Hatun da bizimdir, istiklalin bedelini evladıyla ödeyen analar da bizimdir" diye konuştu. "Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil, irade sahibidir" MHP Lideri Bahçeli’nin "Kadın, Türk milletinin teminatıdır. Türk kadını fedakarlığın, sabrın ve vefanın adıdır" sözlerini hatırlatan Yurdakul, şunları kaydetti: "Türk kadını yalnızca doğurmamış; yoğurmuş, yetiştirmiş, korumuş ve diriltmiştir. Bilge Kağan’ın Orhun Abideleri’nde milleti anlatırken, anayı temel direk olarak tarif etmesi boşuna değildir. Çünkü biliriz ki, ana güçlü ise millet güçlüdür. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyaset anlayışında kadın; vitrin süsü değil irade sahibidir. Slogan değil sorumluluktur. Günümüzde kadın meselesi, Batı merkezli ideolojik yaklaşımlar çerçevesinde ele alınırken, özgürlük kavramı, çoğu zaman toplumsal bağlardan koparılmaktadır. Bu çevrelerde kadını ailesinden ve toplumsal bütünlükten yalıtan bir anlayış dayatılmaktadır. Kadının çalışma hayatındaki emeği, aileyle rekabet eden bir kimlik üzerinden tanımlanmakta ve annelik değersizleştirilmektedir."