POLİTİKA - 19 Mayıs 2025 Pazartesi 21:17

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Artık bu coğrafyanın insanları yan yana omuz omuza yetti artık diyerek büyük bir millet olarak ayağa kalkacak"

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Artık bu coğrafyanın insanları yan yana omuz omuza yetti artık diyerek büyük bir millet olarak ayağa kalkacak"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "Şimdi diyoruz ki ’Edi besse’, yeter artık. Artık bu coğrafyanın insanları savaşla, kanla, gözyaşıyla, ayrılıkla, ağıtlarla değil, şarkılarla, türkülerle, halaylarla yan yana omuz omuza yetti artık diyerek büyük bir millet olarak ayağa kalkacak. ‘Terörsüz Türkiye’ budur" dedi.


TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, çeşitli programlara katılmak üzere geldiği Şırnak’ta valiliği ve belediyeyi ziyaret etti. Polis tören mangasını selamlayan ve Valilik Şeref Defteri’ni imzalayan Kurtulmuş, Vali Birol Ekici’den kentte yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Daha sonra Şırnak Belediyesi’ni ziyaret eden Kurtulmuş, Belediye Başkanı Mehmet Yarka tarafından karşılandı. Kurtulmuş, Yarka’dan çalışmaları hakkında bilgi aldı. Kurtulmuş ile beraberindeki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, 40’a yakın milletvekili daha sonra 15 Temmuz Kongre Salonu’nda düzenlenen "Şırnak Sivil Toplum Buluşması" programında sivil toplum kuruluş temsilcileriyle bir araya geldi. Programda konuşan Numan Kurtulmuş, Gabar Dağı’nda petrol üretim kapasitesinin 81 bin varile ulaştığını belirterek, "19 Mayıs’ta başlayan süreçte Anadolu’nun ve Rumeli’nin yeniden kurtuluşu, Müdafaa-i Milliye ve Milli Mücadele ruhuyla başlayan ve bağımsızlığı fikriyatıyla olgunlaşan o yolun geldiği bu noktada bir asır sonra tam bağımsızlık sloganıyla her alanda bağımsız bir Türkiye’yi inşa etmek için ne kadar önemli bir mesafe aldığımızı da hep beraber müşahade ettik. Artık dışarıya bağımlı olmaksızın kendi ayakları üstünde durabilen ve milletiyle birlikte güçlü bir Türkiye’yi, büyük bir Türkiye’yi kurabilen iradeyi ortaya koymaya çalışıyor, gayret ediyoruz. Ayrıca bugünkü programımızın tam da ‘terörsüz Türkiye’ hedefinin gerçekleşmeye başladığı bir dönemin hemen başında gerçekleşmiş olması manidardır, önemlidir. Ümit ediyorum ki bu süreç inşallah hasarsız, kusursuz bir şekilde tamamlanacak ve bir zamanlar terörle, silahla, ağıtlarla, gözyaşlarıyla, hatta korku ve düşmanlıklarla anılan bu bölge artık kardeşlikle, barışla, esenlikle anılacak ve kardeşlik türküleri söylenecek. Geldiğimiz noktada ‘terörsüz Türkiye’yi sadece bir hayal olarak ortaya koymuyoruz, gerçekleşeceğine yürekten inanıyoruz. Çünkü milletlerin geleceğini belirleyen hafızalarıdır. Hafızalarsa sadece geçmişi söylemez. Geleceğe ilişkin bizlere pusulalar verir. Pusula yön gösterir. Bu aziz millet, Türkü’yle, Kürdü’yle hep beraber asırlar boyunca yan yana, omuz omuza kardeşçe yaşamıştır ve bunun için geçmişteki hafızamız, geçmişte bize yön gösteren hafızamız aslında hep ibresini birlikten, beraberlikten, vahdetten ve kardeşlikten yana göstermiştir" dedi.


Sultan Alparslan’ın 1064’te Anadolu’ya yapılan ilk camiden sonra Anadolu’nun fethedilmesi icin Şeyvanilerle, Mervaniler ile yani Kürt olan ahali ile yaptığı ittifak sonucu Anadolu’nın Müslümanlaştığını belirten Kurtulmuş, "Yıl 1071, hemen arkasında yıl 1187, pusulamızdaki önemli tarihlerden birisidir. Şarkın büyük komutanı, Kürtlerin büyük önderi, bütün İslam dünyasının en önemli komutanlarından birisi olan Selahattin Eyyubi’nin bir Türk olan Nurettin Zengi ile yapmış olduğu dostluk, onunla yapmış olduğu ittifak ve onunla birlikte yürümüş olduğu yol ve Müslüman topluluklara Kudüs’ün kapılarını açan o vahdet, o irade. Pusulamız ne zaman birlik ve vahdet içerisinde olursa önümüzde fetihlerin olduğunu, hep uzak gördüğümüz beldelerin bile hemen yakınımızda çok kolaylıkla fethettiğimiz yerler olduğunu bize göstermişti. Sultan Selahaddin Eyyubi’nin hayatı boyunca ’Kudüs esirken bana kendi sarayımda oturmak yakışmaz’ diyerek evinin bahçesinde ikamet ettiğini ve rüyalarında bile Kudüs’ü gördüğünü biliyoruz. Böylesine büyük bir ittifak, Nurettin Zengi ile Selahaddin Eyyubi ittifakı bize Kudüs’ün kapılarını açtı" dedi.


TBMM Başkanı Kurtuluş, Türkü Kürtten, Kürdü Arap’tan, diğerlerinden ayırmaya muvaffak olamadıklarını ama gözyaşı, kan, silah, çatışma, ayrıştırma, ötekileştirme gibi ayrılıkçı unsurların araya konulduğunu belirterek, "Şimdi diyoruz ki ’Edi besse’, yeter artık. Artık bu coğrafyanın insanları savaşla, kanla, gözyaşıyla, ayrılıkla, ağıtlarla değil, şarkılarla, türkülerle, halaylarla yan yana omuz omuza yetti artık diyerek büyük bir millet olarak ayağa kalkacak. ‘Terörsüz Türkiye’ budur. Tarihteki kardeşliğimizi bugünün şartları içerisinde yeniden üretmek ve yeniden bir, beraber ve kardeş olmak. ‘Terörsüz Türkiye’ değerli Şırnaklılar sadece Türkiye’yi ilgilendiren bir mesele de değildir. ‘Terörsüz Türkiye’ bütün çevre ülkelerimizin de terörden uzaklaşması anlamına geliyor. Aynı zamanda Suriye’nin, Irak’ın, İran’ın, Lübnan’ın, Ürdün’ün, Yemen’in, Sudan’ın, Libya’nın da terörden arınması demektir. ‘Terörsüz Türkiye’ artık insanların aynı medeniyetin kökleri üzerinde güçlü bir şekilde işbirliği yapabileceğinin alenen ilanı ve ispatı demektir. İnşallah bu istikamette yolumuza devam edeceğiz. Sevgili Şırnaklılar, sizlerden beklentimiz ve talebimiz şudur; bu süreç bir millet projesi olarak yürüyecek ve yürütülecektir. Bunun için bir araya gelip Türkiye’de kandan, gözyaşından istifade etmek isteyen bazı çevreler, dışarıdan bazı çevreler olabilir. Hiçbir provokasyona, hiçbir kötü söze, hiçbir art niyetli yaklaşıma müsaade etmeyecek, birliğimizi, dirliğimizi, kardeşliğimizi üç kuruşa heba etmeyeceğiz" dedi.


"Bizim buradaki birliğimiz hem Türkiye’nin her bir bölgesinin güçlenmesi hem de bütün coğrafyanın birlik ve beraberlik içerisinde yoluna devam etmesi demek" diyen Kurtuluş, "Bu aynı zamanda zenginleşme, demokratikleşme demektir. İnşallah bu süreci daha ileri, demokratik adımlar atarak, hak ve özgürlükleri genişleterek, Türkiye’nin demokratik kazanımlarını çok daha ileri seviyelere götürerek hep birlikte süreci kuvvetli bir şekilde tamamlayacak ve yolumuza devam edeceğiz" diye konuştu.


Enerji ve Tabii Kaynaklar Bayraktar ise, "Bugün çok özel, anlamlı bir günde Şırnak’tayız. 19 Mayıs Bayramı vesilesiyle buradayız. Türkiye, Şırnak’ta, Gabar’da tarih yazıyor. Zira biz aslında ‘terörsüz Türkiye’nin ilk örneklerini Gabar’da petrol arama ve üretim projesiyle bundan birkaç yıl önce uygulamaya koyduk. Bir dönem adı terörle anılan, gidilemez, girilemez denilen yerlerde 2019 yılında başladığımız sismik çalışmalar 2021 yılında meyvesini verdi. Ve biz ülkemizin Cumhuriyet tarihinin en büyük petrol keşfini Gabar’da gerçekleştirdik ve yine çok kısa bir süre içerisinde bugün 81 bin varil günlük üretime çıktı. Bugün artık Şırnak adeta petrolün başkenti. Tabii sadece petrol üretimiyle değil, inşallah üretimimiz artacak ama onun dışında özellikle Irak-Türkiye Ceyhan boru hattıyla sadece Türkiye’nin değil, dünya petrol piyasaları için hakikaten önemli bir yer. Şırnak, petrol ile büyümeye, gelişmeye, kalkınmaya inşallah bundan sonra da devam edecek" dedi.


Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 7 yılda 36 bin varilden sadece Gabar’da 81 bin varil petrol üretir hale geldiğini belirterek, "İnşallah üretimimizi daha da artıracağız. İnşallah zengin maden kaynaklarını da ekonomimize kazandırarak başta Şırnak olmak üzere bu bölgeye istihdam getireceğiz. Petrol üretimi bizim için önemli. Çünkü Türkiye’nin ekonomideki en önemli açmazlarından bir tanesi maalesef cari açık meselesi. Bizi mutlak surette bu cari açığı oluşturan kaynakları ortadan kaldırmamız lazım. O tarafa baktığımızda karşımıza petrol ithalatımız, doğalgaz ithalatımız, kömür ve maden ithalatımız geliyor. Türkiye enerjideki bu dışa bağımlılığı düşürdükçe, enerjide Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu Türkiye yüzyılında Türkiye’yi enerjide bağımsız bir ülke yapacağız hedefine ulaştıkça Allah’ın izniyle ekonomideki bütün problemleri de aslında ortadan kaldırmış olacağız. Biz sanayimizi katma değerli ürün üretir hale getirdikçe ve bu dışa bağımlılıktan enerjiyi kurtardıkça inşallah çok daha güçlü ve çok daha büyük bir ülke haline geleceğiz. Tabii Şırnak ve Gabar projemiz bugün bizlerin iftihar vesilesi olan bu proje. Çünkü bu bölge yıllarca terörle mücadele etti. Ama bugün herkesin büyük bir heyecanla gördüğü damardaki petrol aslında milyonlarca yıldır Gabar Dağları’nın altında duruyor. Ama aramadığın zaman bulma şansınız yok. Bulduğunuz petrolü de üretmeniz icap ediyor. Çok şükür biz kararlılıkla, inançla, ısrarla bu faaliyetlere devam ettik. Türkiye bütün kurumlarıyla ama özellikle milletimiz, başta Şırnak halkı olmak üzere arkamızda çok güçlü bir şekilde durdu. Onların hayır dualarını biz her zaman arkamızda hissettik ve bu sayede de bu neticeleri aldık. Şimdi artık Gabar istihdam kapısı oldu. Şırnaklı gençlerimiz için artık Şırnak’ın dışında gurbette iş aramaya gerek yok. Burada 3 bin 200 üzerinde kardeşimiz şu anda çalışıyor, kadınlarımız çalışıyor. Dolayısıyla inşallah büyüyerek buradaki faaliyetlerimiz devam edecek. Daha çok kardeşimize iş imkanı üreteceğiz, aş imkanı üreteceğiz ve inşallah hep birlikte ‘terörsüz Türkiye’nin son 3-5 yılda gördüğümüz kesitini bütün Türkiye’ye yayacağız. Allah’ın izniyle o zaman Türkiye inşallah çok daha kararlılıkla güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Türkiye yüzyılını, enerjinin de yüzyılı yapacağız" dedi.


Karadeniz’de Sakarya gaz sahasının 80 kilometre güneybatısında 30 milyar dolar değerinde 75 milyar metreküplük yeni bir doğalgaz keşfi yapıldığını hatırlatan


Bakan Bayraktar, bunun konutların doğalgaz ihtiyacını 3 buçuk yıl boyunca karşılayabilecek bir rezerv olduğunu söyledi. Bayraktar, "Bugün devlet olarak 2022, 2023 ve 2024 yıllarında yaklaşık 1 trilyon liralık elektrik ve doğalgaz desteğini vatandaşlarımıza sunduk. Doğalgaz faturalarının yüzde 70’ini devlet olarak biz karşılıyoruz, Hazinemiz karşılıyor. Elektrikte faturaların yaklaşık yüzde 50’sini devlet olarak biz karşılıyoruz. Sakarya gaz sahasında ürettiğimiz doğalgaz gelirleri, Gabar’da, Diyarbakır’da, Batman’da, Adıyaman’da, Trakya’da ürettiğimiz petrol gelirleri ile beraber hazinemiz daha güçlü olacak. Biz de sizleri bu anlamda faturalarda desteklemeye inşallah devam edeceğiz" dedi.



TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Artık bu coğrafyanın insanları yan yana omuz omuza yetti artık diyerek büyük bir millet olarak ayağa kalkacak"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Kahraman kurye" araç kundaklamaktan tutuklandı Samsun’da bir dönem pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınan şahsın ile bir kişi araç kundaklamaktan tutuklandı. 1 kişi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Olay, 5 Mart Perşembe günü sabaha karşı Atakum ilçesi Büyükoyumca Mahallesi’ndeki bir rezidansın otoparkında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, C.D.’ye (27) ait otomobilde yangın çıktı. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken ilk değerlendirmede yangının elektrik arızasından kaynaklanmış olabileceği belirtildi. Ancak siteye ait güvenlik kameralarının incelenmesinde kar maskeli bir kişinin araca gelerek kundaklama yaptığı tespit edildi. Samsun Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, olayın aydınlatılması için yaklaşık 120 güvenlik kamerasını inceleyerek şüphelinin güzergâhını adım adım takip etti. Yapılan çalışmalar sonucu yaklaşık 15 kilometrelik yaya iz sürme çalışmasıyla kundaklama olayını gerçekleştiren kişinin M.D (35) olduğu belirlendi. Gözaltına alınan M.D’nin ifadesinde, olayı M.K.’nin (43) para karşılığı yaptırdığını, olaydan iki gün önce arkadaşı M.S.’ye (37) ait araçla bölgede keşif yaptıklarını, olay günü ise ikametinden elektrikli scooter ile gelerek kundaklamayı gerçekleştirdiğini ve yine aynı şekilde olay yerinden ayrıldığını söylediği öğrenildi. Olayla ilgili M.K. ve M.S., Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler M.D, M.K. ve M.S. bugün Samsun Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi mahkemeye ifade veren M.D. ve M.K. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, M.S. ise mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Tutuklanan M.D., 2019 yılında motosikletli kurye olarak çalışırken pencereden düşmek üzere olan çocuğu kurtararak "kahraman kurye" olarak tanınmıştı.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" – İçişleri Bakanı Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi.İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti.Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi.Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi,Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi.Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.
Şırnak İçişleri Bakanı Çiftçi: "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor" ŞIRNAK (İHA) – İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Terörsüz Türkiye süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç, huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve Güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir" dedi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere geldiği Şırnak’ta, AK Parti İl Başkanlığı tarafından düzenlenen Vefa İftar programına katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan program, İl Müftüsü Arif Yeşiloğlu’nun yaptığı yemek duasıyla devam etti. Programda konuşan Bakan Çiftçi, "Dilimiz farklı olabilir, nağmemiz farklı olabilir; Lâkin kalbimiz birdir. Kıblemiz birdir. İstikametimiz birdir. Vatanımız, bayrağımız ve kaderimiz birdir" dedi. Bu kardeşliği hazmedemeyen odakların, yıllarca kaleyi içeriden sarsmaya çalıştığını belirten Bakan Çiftçi, "Aramıza nifak tohumları ekmek istediler. Bu ülkenin enerjisini tüketmek, kaynaklarını kurutmak, evlatlarını birbirinden koparmak istediler. Terör üzerinden büyük bir oyun kuruldu. Yıllar boyunca çok ağır bedeller ödendi. Vatanı müdafaa uğruna nice yiğidimiz şehadete yürüdü. Rabbim; bu topraklar için canını feda eden aziz şehitlerimizin her birini rahmetiyle, cennetiyle müşerref eylesin. Kahraman gazilerimize huzurlu ömürler ihsan eylesin. Nice ocağa ateş düştü. Nice anne, nice baba, nice eş, nice evlat yüreğine kor düştü. Çok büyük ekonomik kaynaklar terörle mücadeleye ayrıldı. 2 trilyon doları aşan ekonomik yük, meselenin ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu açıkça göstermektedir. O kaynak kalkınmaya harcansa bugün Türkiye, bambaşka bir seviyede olurdu. Ancak bütün bu oyunlara rağmen bu aziz millet diz çökmedi; birliğini korudu, beraberliğine sahip çıktı" dedi, Bakan Çiftçi, "Şimdi yeni bir dönemin eşiğindeyiz; Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli liderliği ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin güçlü destekleri ile yürüyen ’Terörsüz Türkiye’ süreci büyük bir umut kapısı açıyor. Bu süreç huzurun güçlenmesi, kardeşliğin tahkim edilmesi demektir. Büyük ve güçlü Türkiye idealinin daha sağlam adımlarla ilerlemesi demektir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu bu tarihi sorumluluğun önemli bir adımıdır. Yürütülen çalışmalar, milletin temsil gücüyle bu meseleye, kalıcı çözümler üretme iradesini göstermektedir. Terör meselesinde tarihi bir dönemden geçtiğimiz bu günlerde milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclisimiz, bu süreçte üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz üstlenmiştir. Bizler de İçişleri Bakanlığı olarak; bu sürecin sükunetle, suhuletle, sağduyuyla yürütülmesi adına üzerimize düşen her vazifeyi yerine getireceğiz. Güvenlik ve asayişten asla taviz vermeyeceğiz. Süreci sabote etmeye yeltenenlere karşı teyakkuz halinde olacağız. Milletimizin huzuru, kardeşliğimizin muhafazası, devletimizin vakar ve kudretini korumak için ne gerekiyorsa onu yapacağız" dedi. Bölgede yaşanan gelişmelere de değinen Bakan Çiftçi, "Son günlerde bölgemizde yaşanan gelişmeler, dünyadaki krizler ve jeopolitik gerilimler Terörsüz Türkiye sürecinin ne kadar stratejik olduğunu açıkça göstermektedir. Bu nedenle her zamankinden daha dikkatli olmalıyız. Kardeşliği güçlendirme, birliğimizi pekiştirme sürecinden rahatsız olan ve bunu istemeyen "bölgesel şer odaklarına" fırsat vermemeliyiz. Zira bu sürecin selameti, yalnızca bugünün meselesi değildir; Türkiye Yüzyılını inşa etme meselesidir. Terör ihtimali ortadan kalktıkça, bölgenin enerjisi kalkınmaya yönelecek. Bugün Gabar’da 81 bin varil petrol üretimi gerçekleşiyor. Bu üretim Türkiye ekonomisine yılda 2 milyar dolarlık katkı sağlıyor. Bu enerji, bu bereket, bu imkân; Şırnak’ın kaderine vurulan zincirlerin kırıldığını göstermektedir. İçişleri Bakanlığı olarak bizler de bu şehirlerin huzuru ve güvenliği için her an görev başındayız. Milletimizin emrindeyiz. Bu ülkede yaşayan her bir vatandaşımızın can güvenliği, mal güvenliği, inancı, kültürü, aidiyeti devletimizin teminatı altındadır. Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle bu millet tek yürektir. Cenabı Hakkın izniyle; bu vatanı hep birlikte daha müreffeh, daha kudretli, daha huzurlu kılacağız. Bu bölge kalkındıkça ’Türkiye Yüzyılı’ huzurun yüzyılı olacaktır" diye konuştu.