KÜLTÜR SANAT - 25 Mayıs 2022 Çarşamba 13:34

Büyük koç ve manda boynuzları sanata dönüşüyor

A
A
A
Büyük koç ve manda boynuzları sanata dönüşüyor

Sivaslı bıçak ustası Emre Göçeri, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden topladığı büyük koç ve manda boynuzlarını özel tasarın bıçaklara dönüştürüyor, 2 bin liradan satılan bıçaklar adeta kapışılıyor.

Sivaslı bıçak ustası Emre Göçeri, Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden topladığı büyük koç ve manda boynuzlarını özel tasarın bıçaklara dönüştürüyor, 2 bin liradan satılan bıçaklar adeta kapışılıyor.


Bıçak ustası Emre Göçeri, alışılagelmiş Sivas bıçakçılığına yeni bir soluk kazandırdı. Büyük koç ve manda boynuzundan yapılan bıçakları gravür sanatıyla birleştirip esere dönüştürdü. Klasik Sivas bıçaklarında 22 santimetre olun bıçak boyunu da 36 santimetreye kadar uzaktı. İlk etapta 7 adet üretilen bıçaklar sosyal medya üzerinden yapılan müzayedede satışa çıkar çıkmaz alıcı buldu. 2 bin TL’ye satılan bıçaklara sipariş yağdı. Göçeri, bıçak ve sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği bıçaklarda talebi karşılamaya çalışıyor.



Alışılmışın dışına çıktı


Bıçak Ustası Emre Göçeri, sıradan Sivas bıçağına yeni bir soluk getirdiğini vurgulayarak, “Sivas bıçağımız 1 buçuk yıl öncesine kadar normal çoban ve avcı bıçağımız dediğimiz en fazla 1.5 mm eninde ve an fazla 22 cm uzunluğunda olan çakılarımızdı. Bunları değiştirelim, değişik tasarımlar katalım dedik. Hançerdeki ve kılıçtaki motifleri çakıya uyarlayalım istedik. Bu motifler çok güzel oldu ve enini 3 mm’e kadar genişletip değişik çoban çakıları, modelleri yaparak alışılmışın dışına çıktık. Bu bıçaklar Türkiye’de çok talep gördü. Müşterilerimizin çok hoşuna gitti. Değişik modeller yaptık ve tüm Türkiye’ye açıldık. Bu da yetmez dedik daha büyük ve daha özel motifli çakılar yapmaya karar verdik” şeklinde konuştu.



En büyük boynuzları topluyor


Göçeri, bıçakta 5 mm eninde çelik kullanan başka ustaların olmadığını iddia ederek, “Hançerdeki ve kılıçtaki gravür işlemeleri çakıya uyarlayalım dedik. Daha önce hançere yapılan gravür işlemeler vardı ama çakıda yoktu. Öncellikle gravür sanatını öğrenelim dedik, öğrendikten sonra 32-36 santimetre gravürlü çakılar yapmaya başladık. Bu çakılarımızı özellikle koleksiyoner ve büyük baş hayvancılıkla uğraşan insanların talebini gördü. Bize ait olan desenleri buna uyarlayıp enlerini arttırdık. Burada ki en büyük sıkıntı boynuzu nasıl genişleteceğimizdi. Çok sıkıntı çektik, Türkiye’nin güneydoğu ve ege bölgesinde kesilen en büyük koç ve mandaları bulduk. Bu boynuzlarla beraber boyutları 32 ila 36 santimetreye kadar çakıları çıkardık. Türkiye’de bu da çok talep gördü. 5 milimetre kalınlığında çelik kullanan bir usta daha yok. Biz 2-3 milimetre olan alışılmış kalınlığı 5 milimetreye çıkardık” ifadelerini kullandı.



Talepleri yetiştiremiyor


Göçeri, talebin yüksek olduğunu ifade ederek, “Gravür işleme sanatı ile bizim özel motiflerimizi birleştirdiğimizde talepleri yetiştiremedik. İlk başta 7 adet çakıyı satışa sunduk ve aynı gün içinde sattık. Sonrasında baktık talep var, özel işlemelilerin boyutunu en az 30 cm enini ise 4-5 mm yaptık. Bu rakamlar çakı için çok büyük. Özel motiflerden sonra gravür eklediğimizde gravür çok büyük bir talep gördü. Biz günde ortalama 70 adet kargo çıkartıyoruz. En son sosyal medya satışlarımızda bu bıçaklardan 4 tane tanıttık şu an 22 tane siparişimiz var. İnsanlar seviyor, koleksiyonerler için güzel oldu. Şimdiye kadar koleksiyonumda böyle bir malzeme bulunmadı diyorlar” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Konya’nın ’denizinde’ balıkları kurtarmak için zamanla yarış Konya’nın Beyşehir ilçesindeki Beyşehir Gölü’nden kanala sürüklenerek mahsur kalan binlerce balık, yürütülen çalışma ile kurtarılarak yeniden doğal yaşam alanlarına bırakıldı. Türkiye’nin önemli tatlı su balığı üretim merkezlerinden biri olan ve halen avlanma yasağının devam ettiği Beyşehir Gölü’nden, regülatör kapaklarının kapalı olması nedeniyle halk arasında Çarşamba Kanalı olarak bilinen Beyşehir Soğla Apa Kanalı’na akan balıklar, su akışının olmaması nedeniyle yağmur sularıyla dolu olan dar bir alanda mahsur kaldı. Yavrulama dönemindeki balıklardan bazılarının telef olması, büyük bölümünün de telef olma riskiyle karşı karşıya kalması üzerine Beyşehir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bağlı su ürünleri koruma ekipleri harekete geçti. Beyşehir Belediyesi ekiplerinin de destek verdiği çalışmalarda, saatler süren yoğun bir kurtarma operasyonu gerçekleştirildi. Boy çizmesi giyerek kanala giren ekipler, kepçeler yardımıyla topladıkları balıkları önce güvenli şekilde koruma altına aldı. Ardından balıklar, göl kıyısında ait oldukları tatlı sulara yeniden bırakıldı. Kanal kenarında toplanan vatandaşlar da çalışmaları ilgiyle takip ederken, balıkların kurtarılmasından duydukları memnuniyeti dile getirdi. Su yüzeyinde yoğun şekilde hareket eden farklı türdeki balıklar ile yavrularının oluşturduğu görüntüler ise bölgeye gelen doğa ve balık tutkunlarının ilgisini çekti.
Bolu Bolu’da aydınlatma direğine çarpan otomobil kamerada Bolu’da kontrolden çıkan otomobilin aydınlatma direğine çarpması sonucu meydana gelen kazada araçta yolcu konumunda bulunan 1 kişi hafif şekilde yaralandı. Kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. Kaza, Borazanlar Mahallesi Hürriyet Caddesi’nde akşam saatlerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Turgut Özal Bulvarı üzerinde seyir halinde olan 14 ADE 813 plakalı otomobil, dönel kavşaktan Hürriyet Caddesi’ne dönüş yaptığı sırada araç içerisinde bulunan su şişeleri devrildi. Sürücü İ.C., devrilen şişelere baktığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan otomobil yol kenarında bulunan aydınlatma direğine çarptı. Çarpışmanın etkisiyle araçta yolcu konumunda bulunan H.C. hafif şekilde yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerince ilk müdahalesi olay yerinde yapılan yaralı H.C., ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza anı kamerada Öte yandan, yaşanan kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Güvenlik kamerası görüntülerinde, aracın dönüş yaptığı esnada kontrolden çıkarak aydınlatma direğine çarptığı görüldü. "Bir anda ses duydum" Çarpışma sesiyle kazayı fark ettiğini söyleyen Rıza Aksakal, "Arkadaşla oyun oynuyorduk. Bir anda ses duydum. Koşup baktığımızda aracın airbag’leri açılmıştı. İçeride bir abla vardı. Hemen ambulans ve polis ekiplerine haber verdik. Elimizden geldiğince yardımcı olduk" dedi. Öte yandan, kaza anı bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
Tekirdağ Uzayda rekabet kızışıyor: Türkiye sahaya iniyor Türkiye’nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Tekirdağ’da öğrencilerle bir araya gelerek uzay yolculuğu deneyimlerini ve geleceğin uzay projelerini anlattı. Tekirdağ İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde düzenlenen programda konuşan Atasever, ilkokul ve lise öğrencilerine uzay yolculuğu sürecini, aldığı eğitimleri ve bilimsel çalışmalarını aktardı. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda, uzayın bilinmeyen yönleri sade bir dille anlatıldı. Astronot Alper Gezeravcı ile birlikte ABD, Almanya ve Japonya’da katıldığı eğitim süreçlerinden bahseden Atasever, farklı ülkelerde yürütülen çalışmaların Türkiye açısından önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Uzay çalışmalarının hızla geliştiğine dikkat çeken Atasever, mevcut uluslararası uzay istasyonunun 2030 yılına doğru görevini tamamlayacağını belirtti. Yeni dönemde ticari uzay istasyonlarının ön plana çıkacağını söyleyen Atasever, özel sektörün bu alandaki yatırımlarının arttığını ve yakın gelecekte bu projelerin somut sonuçlarının görüleceğini dile getirdi. Türkiye’nin uzay hedeflerine de değinen Atasever, önümüzdeki süreçte Ay’a iki ayrı iniş planlandığını vurguladı. Türkiye’nin, uzay istasyonlarında kendi deney ekipmanlarını kullanabilmesi ve üretim altyapısını oluşturabilmesi için çalışmaların sürdüğünü aktardı. Programın sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Atasever, gençlere bilim ve teknoloji alanında kendilerini geliştirmeleri yönünde tavsiyelerde bulundu.